Skip to playerSkip to main content
  • 2 days ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/kACSYjRFtGo
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social‬
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

Category

📺
TV
Transcript
00:14Müzik
00:22Herkese merhabalar.
00:24Bugünkü konuğum Aras Yayıncılığı'nın genel yayın yönetmeni sevgili Betül Bakırcı.
00:29Hoş geldin Betül.
00:30Hoş bulduk.
00:31Nasılsın, iyi misin?
00:32İyiyim, çok teşekkür ederim. Sen nasılsın?
00:34Teşekkürler. İstiklal Caddesi'nde olmak değil mi? Sen orada Aras Yayıncılık'tan kalktın, geldin. Güzel bir şey.
00:39Beş dakika daha.
00:39Komşuya çay içmeye gelmiş gibi oldun.
00:43Biraz kendini anlat sonra ben seni nasıl tanıdım? Nasıl döndü Betül'ün muhabbeti ortamlarda? Onu bir anlatmak istiyorum tabii ki.
00:51Tamam. 12 yıllık bir hikaye var arka planda.
00:55Üniversiteye gittiğimde, üniversitedeyken Mehmet Fatih Uslu hem lisans tez hocamdı hem master tez hocamdı.
01:04Mehmet Fatih Uslu'nun derslerine gire çıka Ermenice Edebiyat'la tanışmaya başladım.
01:11Çok güzel.
01:11Ve sonrasında da Ermenice Edebiyat çalışmaya karar verdim. Ve yani Ermenice Edebiyat çalışmam için ne yapmam gerekiyor diye hocamla...
01:18Sen edebiyat okuyordun değil mi?
01:20Edebiyat okuyordum. Önce Türk Dili Edebiyat'ı okudum. Sonra kültürel çalışmalarda masterımı tamamladım.
01:26Ne yapmam gerekiyor dedim. Önce böyle bir 50-60 kitaplık bir liste verdi. Yani çalışmak istiyorsan bir bunları oku.
01:32Edebiyatla, Ermenice Edebiyatla ilgili ne yapabilirsin dedi.
01:35E bir de dedi elini taşın altına koyacaksan Batı Ermenice'si öğrenmen gerekiyor dedi.
01:41Ve sonrasında önce tabii yazın aralıksız kitapları okuduğumu hatırlıyorum.
01:45Yani işte Aras'tan sipariş veriyorum. Aras'a gidip geliyorum.
01:49O zamanlar yayın yönetmenim Robert Koptaş'la yayın yönetmenimdi. Sonra birlikte de çalıştık.
01:54Ve işte onlar da çok yardımcı oluyor. Aras ekibi de Aras'ın zaten o her zaman kapsama...
01:58Bütün o Aras literatürünü okudun mu?
02:00Evet hepsini okumuştum. Sadece o değil yani.
02:03Yani Ermenilerle ilgili ne varsa okumuştum diyebilirim.
02:06Bu alanda çalışılmış ne varsa okuyordum.
02:09Tabii birazcık daha alan içerisinde.
02:10Ben 19. yüzyıl Osmanlı modern Edebiyatı üzerine, Ermenice Edebiyatı üzerine...
02:16Güzel bir adam ya.
02:16Aynen çalışmak istiyordum.
02:18Ve sonra işte okudum, gittim.
02:20Hocama dedim ki yani tamam ben çalışacağım.
02:22Kesin karar verdim. Ne yapmam gerekiyor?
02:24Ermenice öğrenmemi de söylemişti.
02:26Hrant Dink Vakfı'ndan bahsetti.
02:28San Lazaro'da muhitaryanların düzenlediği bir kurs var yazları.
02:33Ermenice Edebiyat kursları.
02:34İşte burs alıp gidiyorsunuz oraya.
02:37Ondan bahsetti.
02:38İlk bir vakıfta başla dedi.
02:40E tabii Ermenice alfabeyi öğrenmek, öğrenip daha sonra bırakanlar oluyor alfabeden dolayı.
02:47Ya da işte farklı Latin alfabesini öğrenerek büyüyen çoğunluk olduğu için Türkiye'de.
02:51Herkes çok zorlanıyor.
02:53Ben de vakıfla başladım.
02:55Seven Değirmenci yandı.
02:57Zaten Aras'ta da birlikte çalıştık.
02:59Hep diz dize kol kala.
03:01Aslında ben o dönemden böyle o şeyin içerisine girmiş oldum.
03:04Girmişsiniz zaten.
03:05Evet bir yandan da.
03:06Bir yandan tabii tez dönemim başladı.
03:08Biraz böyle kısa keseyim o benim arka planı.
03:12Ermenice'ye gidiyorum.
03:13Master'a başladım.
03:15Ermenice Edebiyat'la ilgili bir şeyler bulmaya çalışıyorum.
03:17Çünkü tezimde Krikor Zohrab'ı çalışmak istiyordum.
03:20Onun öykücülüğünü, edebiyat üretiken dönemlerinin edebiyatını çalışmak istiyordum.
03:26Ve böylelikle Agust'a da gitmeye başladım.
03:28Yani neler bulabiliriz, ne yapabilirim falan diye.
03:31Ben birazcık işin içerisine çok dahil oldum.
03:33Doğrudan girmiş oldum.
03:36Sonrasında master tezime tam, evet master tez yazmaya başlamadan önce bu sefer Boğuz Levan Zekihan'la tanıştım.
03:44Onun Sanlazaro'daki Zekihan Hoca'nın düzenlediği kursa gitme talebiyle onunla görüştüm.
03:52Onlar da kabul ettiler.
03:54Ve Sanlazaro'da da Ermenice aslında dil eğitimime devam ettim.
03:58Dönümde artık tez yazmaya hazırdım.
04:01Biraz tabii çevremdekilerin Ermenice'ye nasıl daha iyi kotarabilirsin, nasıl öğrenebilirsin?
04:05Çünkü sadece dil bilgisi, gramer bilgisi yetmiyor.
04:09İşte Batı Ermenicisi radyosu yayınlarını dinlemeye çalışıyorum.
04:12Podcastler dinlemeye çalışıyorum.
04:14Vahe Berberyan'ın işte gösterilerini dinliyorum ki gündelik dilden bir şeyler kapabileyim falan.
04:21Ve sonra içine girdim.
04:23Birazcık Aras'la tanışmamızı şöyle oldu.
04:26Ben Şehir Üniversitesi'nde okuyordum, kültürel çalışmalar bölümünde.
04:30Orada da kalmamın en büyük sebebi Ermenice edebiyat çalışan Mehmet Fatih Uslu'ydu.
04:34Ve tabii ki de Şehir Üniversitesi'nin eğitimiydi de bir yandan.
04:39Okulun kapatma kararı alındı.
04:42Ve Garantül Üniversitesi, Marmara Üniversitesi'nin geçileceği söylendi.
04:45O esnada tez yazıyordum.
04:47Tezim hatta bitmek üzereydi falan.
04:49Ve bir anda böyle tez kaldı gibi.
04:51Bir taraftan da okulda okutmandım.
04:54Türkçe eleştirel okuma yazma dersleri veriyordum.
04:56Ama okul kapatılınca ne o kısımda bir hak talebinde bulunabiliyorsunuz.
05:01Çok acayip bir an.
05:02Bir yandan da tezi savunmam gerekiyor.
05:05Böyle çok hızlı bir biçimde tezi savunmak için Marmara'da ne yapabiliriz'in tüm hocalarımla beraber onun için uğraştık.
05:14Ve tezi savunabildim.
05:15Tabii o esnada üniversite kapatıldıktan sonra bir vicdanli sorumluluk da hissetmiştim içimde.
05:22Ve gönüllü olarak edebiyat okuma grupları oluşturmaya başladım.
05:25Ermenize edebiyat okuma grupları ya da işte tiyatro okuma grupları, feminist okuma grupları gibi.
05:31Bunları biraz daha gönüllü yapıyordum.
05:34Hem kendi öğrencilerimle, okutmanlıktan kalan öğrencilerimle de dirsek temasımızı da sürdürmek istiyordum.
05:40Hem bir taraftan da onlar ya hocam çok güzel gidiyordu dersler.
05:43Yani şimdi bir dahaki yıl siz olmayacaksınız falan gibi bir şeyle gelince ben de böyle onlara başladım.
05:50Tabii 6-7 ay geçti ve iş bulmam gerekiyor.
05:54Artık akademiye de geri dönmek istemiyordum.
05:56Çok yıpranmıştım o süreçte.
05:59Aras Yayıncılık'la konuştum ve hani doğrudan benim bilgim şu, şunu biliyorum.
06:05Ermenci öğrendim, devam etmek istiyorum.
06:07Hemen kucakladılar değil mi?
06:08Evet, ne yapabilirim?
06:10Ve gelip Aras'la konuştum.
06:12Daha sonra işte önce Robert'le konuştum, ekiple tanıştım.
06:16Sonra bir yandan böyle şimdi Yesean Kültür ve Edebiyat Derneği kuruldu.
06:20Oranın tam kuruluş arifesiydi.
06:23Arşiv tasnifleme yapılıyordu.
06:25Önce orada başladım.
06:26Zaten senin o özelliğin bayağı bir anlatıldı bana.
06:29Evet, inanılmaz benim ev doludur.
06:31Müthiş arşivi tek tek tasnif etmek, derneği toparlamak.
06:36Evet, o ekiple birlikte aslında, orada gönüllülerle birlikte yine.
06:40Tam o esnada da zaten Tomo abi ve Paylin sürekli oradaydı.
06:44Onlarla çalışmaya başladık.
06:46Bir yandan tabii arasını hep bir söylerim, yani başlı başına bir okuldur.
06:51Gelen kişi, yalnızca işte sen staj yap git gibi değil de sen kal burada, seni koruyalım, sen yetiş buradan.
06:58Şeyi çok vardır.
07:00O konuda çok kucak açtılar bana.
07:02Ve ben her böyle bir şey yaptığımda, önce işte arşiv kısmında çalışırken, daha sonra editoryal ekibe dahil olduğumda, her gün
07:09başka bir şey öğreniyordum.
07:11Geçenlerde yeni bir kitap yayımladık, Agoparat'ın kitabını.
07:15Onu yayımladıktan sonra ekiple meyilleşmelerime baktım.
07:20Bilhassa Tomo abiye o sıra çok andığım için, o kitapla ilgili de çok tutkulu olduğu için.
07:25Böyle her bir kitapla ilgili Betül, bunu buldum, buna da bak.
07:28Ay Tomo abi mi?
07:29Evet, bununla da ilgilenin.
07:31Böyle bir şey de var.
07:33Bunu Ermenistan'dan getirtiyorum.
07:35Şuna da sorabilirsin falan.
07:38Meyilleşmelerinizi mi gördüm?
07:39Evet, meyilleşmelerimiz.
07:40Hatta WhatsApp'ta da çok kayıtlarımız vardı beraber.
07:43Yani onun ses kayıtları.
07:44Şöyle yap, böyle yap, şunu yapabilirsin.
07:47Yani böyle o Tomo abinin o özelliği zaten vardır.
07:50Yani sırtından seni itekler, elindir, gözündür.
07:54Biraz böyle çok andım.
07:56Dedim ki yani şu an eksik olan bir şey var.
07:58Evet yapabiliyorum, şey yapabiliyorum ama o eksikliği de her daim hissettiriyor.
08:03Buradan da tekrar anmış olayım.
08:05Gerçi her konuşmamda bahsediyorum.
08:07Değil mi? Canım ya.
08:07İnsan anılmadan da edemiyor ve sonra böyle girmiş oldum.
08:12Önce işte nasıl yapacağım şeyini yaşadım.
08:15Yani sonradan öğreniyorsun dili.
08:17Ve Ermenice, Ermeniciden Türkçe'ye çeviri aslında kitaplara bakıyordum.
08:23Ve bir yandan da orada beni yüreklendirmesi arasında çok önemliydi.
08:27Yani burada öğreneceksin.
08:29Biz de burada öğrendik zaten.
08:30Daha iyi, daha geliştirmeyi dilini burada öğreneceksin.
08:33O masada Takuyi Paylin'in editörler, dizgiciler.
08:39Aynen Tomo abi, Robert, Robert'in çok büyük etkisi vardır bu konuda.
08:44Ardaş abiyle ben çok daha sonradan tanıştım ama çok metini duydum.
08:49İnanılmaz derecede.
08:50O usta-çırak ilişkisini aslında, o geleneğin ondan geldiğini çok duydum.
08:55Ve dedim ki yani burada bir şey devam ettiriliyor.
08:57Burası bir ekol, burası bir okul.
08:59Ve bunu aslında ondan el alan insanlar onu devam ettiriyor.
09:02Ben de birazcık öyle devam etmiş oldum.
09:05Ve sonrasında böyle tamamen işin içine girip, yani ben zaten bu alanda çalışıyorum.
09:10Birazcık editör olduğunda da şey oluyor yani, çalışan kitapları da seçiyorsun.
09:16Ben birazcık daha böyle Ermeniciden Türkçe'ye çevirip kurgulara bakmaya başladım.
09:21Tabii zaman zaman işte biyografi kitaplarına da bakıyorum, otobiyografiye de bakıyorum.
09:27Ama bir yandan dedim ya, ufak bir ekibiz ve karınca gibi çalışıyoruz.
09:32Her şeye bakmaya başlıyorsun.
09:34Sosyal medyayla da ilgileniyorsun, bilhi hikayeyle de ilgileniyorsun.
09:37Departmanlar falan yoktu orada.
09:39Evet, kesinlikle yok.
09:40Ve şeyi de fark ediyorum, bence yapı olarak öyle bir yapım da olduğu için,
09:45zaten bence Aras'ta kalan, Aras emektarı olan insanlar da öyle.
09:48O elini taşın altına koyma arzusu ve gönüllülük esası var bence.
09:54İşte, biraz bende de öyle bir yapı olduğu için,
09:57hani evet ben buna gönüllüyüm, bunu yapmak istiyorum deyip yapmaya devam etmiştim.
10:03Amatör bir ruhla çalışmak.
10:05Evet, evet.
10:05Sanatta o çok önemlidir mesela.
10:07Amatör olmak değil, amatör ruhla çalışmak.
10:09Evet.
10:09Sayden aşkla.
10:10Evet, amatör ruhla profesyonel ve çok titiz ve büyük işler yapmaya çalışmak.
10:15Onun sorumluluğunu almak.
10:17Biraz bence Aras böyle.
10:19Kesinlikle.
10:19Ve o da bence bağı güçlendiriyor.
10:21Dayanışma var yani içeride.
10:23Daima dayanışma iyi olacak.
10:26Mesela her konuşmamdan işte bir yere giderken, buraya gelirken bile güzel geçecek Betül.
10:31Yapacak, her seferinde yapıyorsun zaten.
10:33Çok güzel.
10:33Çünkü her seferinde ben en başından tekrar heyecanlanıyorum.
10:37Sanki hiç yıllardır konuşmuyormuşum gibi.
10:39Ve Betül, ben dinledim şimdi, şey olarak da ses kaydı olarak röportajı okudum da falan filan.
10:46Zaten sana bir tane böyle bir şey soruluyor.
10:48Evet.
10:49Sen bütün hikayeyi çok güzel yani benim zihnimden geçen şeylerin cevabını veriyorsun.
10:54Evet, evet.
10:54Belki zaten Aras'ın hikayesini anlatmak öyle bir şey.
10:57Kendimden çok fazla şey hatırlıyorum ve buluyorum.
11:0093, 93.
11:02Zaten bizim şey diyen, bizi de dramatürjik olarak çok besleyen, sadece dramatürjik olarak değil,
11:09arşiviyle, arka planıyla, işin mutfağını acayip besleyen kişilerden ve Aras yayıncılık zaten başlı başına.
11:16Onlardan bahsediyorsun.
11:17Ama bilmediğim şeyleri de anlatıyorsun.
11:20O çok güzel.
11:22Yani sana bir düğmeni açıyoruz böyle, Betül öyle birisi.
11:25Çok güzel.
11:25Bir kere bir Açık Radyo'da programım vardı.
11:28Onu da Tomu abi izliyormuş.
11:31Akıbi hikayesiyle ilgiliydi.
11:33Ben Akıbi hikayesinin çeviri yazısını yapmıştım.
11:36Editörlüğünü istenmiştim.
11:37Tomu abi şöyle bir mesaj attı.
11:40Bir yerden de okudun, motora taktın gidiyorsun falan diye.
11:46Ben de ondan sonra böyle şey, daha sakin, daha yavaş, daha şey yaptım.
11:50O da zaten heyecanlı birisi değil mi diye.
11:52Evet inanılmaz.
11:52Biraz o tutkuyla da birlikte geliyor, bekle.
11:55Anlatma ihtiyacı.
11:56Yani bunu yapıyoruz.
11:57Bir şey, dinleyicilerimiz şimdi Tomu abi geçiyor, Takuyu geçiyor, Pailin geçiyor, Robert geçiyor falan.
12:02Takuyu bizim zaten 3-4 kez değil mi konuğumuz olmuştur.
12:07Takuyu mesela bu televizyonun bildiği isimlerden, Sofranış Şenovs'un yazarı, Aras'ın editörü, çevirmeni, dizgicisi falan.
12:17Ama diğer isimler de hep geçmiştir.
12:19Aslında o yüzden hiç çekinmeden şey yapıyorum ben, Pailin, Tomu abi hepsinin ismini sayıyorum falan.
12:26Bizim izleyicilerimizin bildiği bir şey.
12:29Aras Yencil artık bence biliyorlar.
12:32Ama bilmediğimiz bir sürü şeyi anlatıyorsun sen bir yandan da.
12:36Çünkü bir dönemden sonrası bende yok.
12:39Robert ve sonrası.
12:41Robert'le de çok muhabbetini yapmışızdır falan ama daha ziyade bizim kuşaklar 93'den 2000'lere kadar olan bölümünü daha iyi
12:49biliyoruz.
12:50O ilk kuruldu, o heyecanla şey yaptı.
12:53Robert'den sonra da Nesrin Uçarlar geldi yayın yönetmenliğine.
12:57Ve sonrasında o hanes kılıçta Nesrin'in de bir kadın ve bir entelektüel olarak benim hayatımdaki yeri çok ayrıdır.
13:08Desteklemesi, benim cesaret edemeyeceğim şeylere hayır yapabilirsin, tam da şu an yapabilirsin demesi.
13:13Yani birazcık ben birlikte çalıştığım insanlardan onu almaya çalışırım.
13:18Yani ne katılacak?
13:19O alanı açıyorsa, hani bazı çünkü kurumlar vardır.
13:25O alanı çok size açmaz, kendine saklar.
13:28Tam işte departmanlaşma olayı.
13:29Evet.
13:30Buradaysa daha böyle bir yatay hiyerarşi var ve herkes alanını açıyor.
13:34Şimdi de artık aslında Mihran Tomasyan ve yine Tomasyan ailesiyle ilgileniyor ama işte dernekte bir şeyler yapıyoruz.
13:43Dernekte çok fazla arkadaşımız var.
13:46Yesayan Edebiyat Kültür Derneği'nde.
13:49Yukarıda bir şeyler yapıyoruz ve sonra bir anda güçlerimizi birleştiriyoruz falan gibi.
13:53Aynı şekilde bence aynı geleneği sürdürmeye çalışıyoruz.
13:56Şundan kıymetli Betül, 93, çok eski zamanlar aslında.
14:00Yani ben kendi hikayemizi düşündüğümde 32-33'e giriyoruz falan.
14:04Aras'la aynı sene.
14:06Agust 95 miydi?
14:07Evet, 95.
14:08Hemen iki sene sonra da.
14:10Ve kurucular Hrant abi, Tomu abi, Ardaş abi, öbür Margos ya.
14:14Mugirdiş abi.
14:15Mugirdiş abi.
14:16Robert'e bir festival diyorsunuz ya İstos'la Aras'ın bir fiyat.
14:21Orada 93'ten bugüne kendi devralı dönem ve sonrasını anlatırken kendimden çok fazla şeyi bulmuştum.
14:29Zaten kardeşçüklere de örnek olarak vermişti.
14:3290'lı yıllar müthiş bir şey.
14:34Yani evet çok fazla savaş yaşanıyor, faili meçhuller var.
14:39Çok fazla şeyi var ama özgürlük hareketlerinin de ilme kazandığı bir dönem.
14:45Ve bu birçok şey yapıyor.
14:46Yayın evleri açılıyor, farklı ana dilleri konuşan insanlar tarafından.
14:51İşte kardeşçüklere projesinde örnek veriyor Robert Orta falan.
14:54Düşünüyorum o 10 yıl ya da 20 yıl sayeden daha hakim olduğumuz, bildiğimiz falan.
15:01Ama sonrası sizlerin devralması, Sayatnova Korosu'nun da mesela bugünlerde konuşuyoruz.
15:06Böyle yeniden yeşermesi.
15:09Bu insana çok moral veriyor.
15:10Çünkü Tom abiyle de işte o adada 2 yıl önce falan hem senden bahsediyordu o enerjinden Tom abi ve failin.
15:20Hem de tekrar umutlanmışlardı.
15:23Yani kuruldu okey ama yani bunu sürdürebilmek aşırı zor.
15:28Genç nesillerin de bunu devralması.
15:30Sizler o kuşak oluyorsunuz.
15:32O yüzden Aras yayıncılığı konuşmak benim için bugün tekrar çok kıymetli.
15:36Mesela seninle iki kelam ediyoruz.
15:38Bir sürü şeye hevesleniyorum.
15:40Şunu da okumam lazım, bunu da okumam lazım.
15:42Zaten konusu gelecek feminist edebiyatçılar, öyle bir seriyi başlattınız falan.
15:48İyi ki devraldınız Betül.
15:51Yani enerjinden zaten bir umutlandım.
15:54Orada şu anda yine bir karınca gibi çalışan bir ekipten bahsediyorsun.
15:57Evet gerçekten ben her seferinde tüm ekibe teşekkür ediyorum.
16:01Yani önde kitap bölümünde duran arkadaşımıza da satışta herkes hakikaten her şeyiyle Aras daha iyi nasıl olabilir üzerine çalışıyor.
16:12Daha güzel nasıl olabilir üzerine çalışıyor.
16:14Bir de tabii şeyin de etkisi var.
16:17O enerji birazcık hala işte Paylin'in, Takuhi'nin, herkesin hala aynı meraka sahip olması.
16:24Çok acayip bir şey.
16:25Aynı şekilde her çıkan kitaba seviniyor olmamız.
16:27Yani her mesela kitap geldiğinde Aras'ta birçok yayın evi, yemek tarih şey değil.
16:33Her yerde öyledir ama kitap gelir ve zaten bir hafta önce gönderdik, 10 gün önce gönderdik matbaaya.
16:40Son halini gördük ama bir de matbu haline bir bakalım nasıl geldi.
16:43O heyecan hala devam ediyor.
16:46Tabii bir yandan da şey de var.
16:48Türkiye'deki okuma oranının düşmesi, kitap alım gücünün düşmesi ne yazık ki.
16:55Yani işte siyasi atmosfer, o politik atmosfer bunların hepsine rağmen direnmeye çalışıyor.
17:02Ve ticari bir işletme gibi direnmiyor.
17:04Yani kültürel bir kurum olarak ayakta kalmaya çalışıyor.
17:06O yüzden okuluyorsun değil mi zaten?
17:08Evet kesinlikle ve o şeyi bence böyle dirençle devam ediyoruz.
17:13O dirençle, inatla devam etme hali bence kıymetli diye düşünüyorum.
17:18Kesinlikle.
17:19Ve biraz şeyden geleceğiz feminist edebiyat serisine.
17:23Son yıllardaki kitaplardan, serilerden falan bahsedip istersen kitaplara geçelim.
17:29Aslında son yıllarda bence biz çift dili yayın yapıyoruz zaten.
17:35Bu bağlamda bence güzel şeyler oldu.
17:37Öncelikle Ermenice yayınlarımızı genişletmeye çalışıyoruz.
17:41Özellikle okullarla konuştuk.
17:44Ermeni okulları ile konuştuk.
17:45Ve orada belirli yaş grupları için Ermenice okuyabilecekleri, gündelik dilini aktarabilecek veya okulda öğretmenlerin okutabilecekleri kitaplarda eksiklikler olduğunu fark ettik.
17:57Ve elimizden geldiğince her ay bir Ermenice çocuk ya da lise çağındaki çocukları için kitap basmaya çalışıyoruz.
18:04Ve bununla ilgili geri dönüşler de aldık.
18:07Bunun dışında güzel olan şeylerden bir tanesi bunlarla ilgili atölyeler yapmaya başladık.
18:13İşte felsefi okuma atölyeleri olabilir.
18:15Daha işte büyük çocuklar için işte gençlik çağı diyebileceğimiz çocuklar için.
18:20Ya da daha küçük çocuklar için daha yaratıcı etkinlikler düzenlemeye başladık.
18:25Okullardan devamlı ziyaret olduğunda yazarları getirmeye başladık.
18:29Böyle güzel dönüşler oldu.
18:31Türkçe kitaplara gelecek olursak yine aynı şekilde aslında şeye devam ediyoruz.
18:37Tarih alanında, biyografi alanında, roman, öykü, şiir.
18:42Her yıl bir tane muhakkak yeni bir şairle tanıştırmaya çalışıyoruz mesela.
18:47Tiyatro tarihi bağlamında, Osmanlı hem de Türkiye Tiyatro Tarihi bağlamında son zamanlarda önemli kitaplar bastık.
18:53Mesela Gavroşname, Arusuyak Papazyan'ın biyografisini bastık.
18:57Ya da Sosya Cindihan'ın işte Ermeni dernek tiyatrolarından bahsettiği biyografi kitabını bastık.
19:03Otobiyografisini bastık gibi.
19:05Yani böyle farklı alanlarda yine hep o arasın Ermenci edebiyata, kültüre açılan pencere aslında şiarına uygun şekilde hareket ediyoruz.
19:14Ve orada da birazcık daha o ana akım tarih anlatısının unutturmaya çalıştığını daha böyle o susturulmuş olanı böyle gün yüzüne
19:22çıkarmaya çalışıyor.
19:23Biraz yayın stratejisi de, yayın politikası da buna doğru gidiyor.
19:26Zaten hep böyleydi.
19:28Ama yeni isimler...
19:29Biz ilk okumaya başladığımızda da yani dehşet olmuştuk.
19:32Kurgu olsa bile, anılar zaten vardı ama kurguda bile şey vardı yani o gerçek hikaye böyle arkadan arkaya bize hissetti.
19:42Evet.
19:42Çok şey öğrenmiştik bize anlatılanın dışında.
19:45Evet.
19:46Yani mesela son yıllarda olan Ermeni harfli Türkçe ilk roman Osmanlı İmparatorluğunda yazılmış.
19:52Akı bir hikayesi bastık.
19:54May da bugün de konuşacağız.
19:55Osmanlı İmparatorluğunda bir kadın tarafından yazılmış ilk roman.
20:00Yani böyle tarihsel olarak önemli isimler unutturulmuş ya da bir şekilde...
20:04Söylenmemiş bile.
20:05Bir literatüre dahil edilmemiş, merkez tarafından, kanun tarafından kabul edilmemiş aslında anlatıları.
20:11Yani hep birazcık daha araz.
20:13Buyurun, biz burada görünmez olanı, susturulmuş olanı, üstü kapatılmış olanı ortaya çıkarmaya çalışıyoruz'a yönelik bence çok yayın oldu.
20:21Bunlara devam ettik.
20:23Önümüzdeki dönemde de işte az önce bahsettim ya Agoparat mesela yine unutulmuş isimlerden biri.
20:29Cumhuriyet Gazetesi'nin 30-40 yıllık emektarı bir dönemin 40'lar, 50'ler Türkiye'sindeki tüm edebiyatçıların kapak resimlerini yapmış.
20:40İşte Yaşar Kemal'in, Said Fahin, Orhan Kemal'in tüm hikayelerinde, romanlarında işte hikayeleri çizmiş, karikatürist çizgilerle çizmiş bir ressam.
20:52Ama bu ressamın adını herhalde meraklısı veya o dönemi araştıran dışında kimse bilmiyordu.
20:59Onun mesela resimlerini sanat tarihi bağlamında inceleyen bir kitabı çıktı Mayıs ayında gibi.
21:05Bunun gibi Hrant Lüsikyan var mesela.
21:07Türkiye'nin zaten sen muhakkak biliyorsundur, caz ne diyebiliriz?
21:12Çok önemli bir isim.
21:13Caz kralı, caz prensi.
21:14Hem Beyoğlu'nun Eğlence Dünyası'nın önemli bir ismi hem de Türkiye'nin müzik tarihi caz, müzik tarihinin çok önemli
21:21isimlerinden biri.
21:22Biri mesela Lüsikyan biyografisi gelecek Eylül ayında.
21:26Çok heyecanlı.
21:27İşte ben özellikle müzisyenlerin biyografisi gelince çok heyecanlanıyorum.
21:30Evet, sanat alanını da dolduralım istiyoruz.
21:33Ama bir yandan da işte bu diziye devam ediyoruz.
21:36Diziyi söyle.
21:37Yani dizi fikri, geçen yıl bir dizi başlatalım diye ortaya çıktı.
21:42Bu konuda tabii şey sorusu da daha önceki bir etkinlikte bana geldi.
21:47Yani daha önce de kadın yazarları basıyordunuz.
21:50Bu dizinin farkı ne gibi?
21:52Esasında daha önce de kadın yazarlar veya işte bir adalet feryadı mesela feminist literatür açısından çok önemlidir.
21:59Çok kaynak gösterilen değil mi?
22:00Evet, Tanis Tüciyan'ın bizden çıkan kitabı, Lerna Ekmekçioğlu'nun Haygin'le ilgili bizden çıkan kitabı çok önemlidir.
22:06Çünkü bu aslında Türkiye'deki feminist literatürün de kendini yenilemesine de vesile olmuştur.
22:11Yeniden bir tartışma alanına açılmasına da vesile olmuştur.
22:14Biz zaten akabı hikayesiyle Ermeni Harfli Türkçe yayın dizisine başlamıştık.
22:20Sonrasında şunu düşündük.
22:22Yani bizim zaten buradaki niyetlerimizden biri,
22:25yani 1915'ten sonra sanki buradaki edebi üretim tamamen kesildi.
22:31Burada kimse yaşamıyormuşçasına bir anlatı var.
22:34Yani müzikle uğraşan ve 1915 sonrası ne olduğunu hep soru işareti olarak şey yapan, nereye gitti, Amerika'ya göç edildi
22:43falan filan yaşayan birisi olarak,
22:45bunu bilen birisi olarak ben bile, yani bu bir ön yargı demeyeceğim ama böyle bir yanılsama yaşıyor insan.
22:52Sanki herkes gitti, burada bir şey kalmadı gibi.
22:55Aksine 1915'den sonra da Haygin mesela 1919'dan itibaren aktif bir şekilde yazmaya çizmiyor.
23:03Orada kadın yazarlara yer vermeye dergide devam ediliyor zaten.
23:06Feminist bir dergi.
23:08Ermeni feminizminin aslında orada sesi olan bir dergi.
23:11Biz burada dedik ki yani burada yaşamış, bu topraklarda üretmiş.
23:16Evet Zavan Biberyan çok sevildi mesela.
23:18Ama Zavan Biberyan'la dönemdaş, şimdi Haziran'da çıkacak bir kitabımız var.
23:22Adrine Dadırıyan var.
23:24İlk defa duyuyorum.
23:25Adrine Dadırıyan mesela dönemin diğer aydınlarıyla beraber Bardez adlı bir çocuk dergisi kuruyor.
23:32İlk romanını mesela basacağız.
23:34Ya da sona der Markaryan Tıngırıyan var.
23:37Bir sürü yani iki farklı öykü derlemesi basılmış.
23:40Onun dışında yazıları, makaleleri var.
23:42Yani şunu demeye çalıştık.
23:44Birazcık daha o dağılmış olanı toparlayalım.
23:47Bir dizi adı yapalım.
23:48Ama burada da şunu anlatalım.
23:50Yani o male gaze'in içinden değil de kadınlar kadınlık biçimlerini nasıl aktarıyorlar?
23:56Nasıl kurguluyorlar?
23:57Ne kadar kıymetli bir şey.
23:58Biraz böyle.
24:00O yüzden de işte Mayda'da farklı bir bağlamda.
24:02Orada tarihsel olarak önemi zaten Mayda ile başlaması gerekiyordu.
24:07Orada o feminist bir manifesto oluşuyor.
24:09O romanla başladık.
24:10Sonra sona der Markaryan Tıngırıyan'ın Maruk yanlarında bu sefer daha üst sınıf, aydın sanatçı, piyanist bir kadının bir düşük
24:23sonrası evliliğinin içerisinde tekrar çocuk doğurmama meselesini ve içte yaşadığı krizleri psikolojik açmazları anlatıyor.
24:30Ona çevirdik.
24:30Dadır yanında da biraz spoiler vermiş olayım.
24:33Çok daha farklı bir şey.
24:351955'te yayınlanıyor.
24:37İşçi, sınıfsal olarak sınıfsağlık meselesi var.
24:41Bir 55 yani.
24:42Köyden kentte görüş.
24:43Evet tamamen yani işçi meselesi ama bir kadın işçi olmak.
24:47Sokaklarda cinsiyetli yürümek.
24:50Yani ben bir kadın mı?
24:52O büyüme hikayesiyle beraber karakterin çocukluktan genç kızla yaşadığı fiziksel istismar, sözlü istismar ama bir yandan da sınıf meselesi daima.
25:0050'li yıllarda yaşayan bir yazar ve burada yazıyor.
25:03Evet burada yazıyor.
25:05Çok enteresan.
25:05Hepsi aslında.
25:06Bilmiyor olmamız çok acayip.
25:07Hepsi aslında böyle farklı kadınlık halleri aslında İstanbul'un farklı şeylerine de böyle farklı İstanbul panoramaları da bize sunuyor.
25:16Ve böyle merceği farklı yerlere de çeviriyor.
25:19Ve böyle devam etmeyi düşünüyoruz.
25:21Mesela bir sonrakinde de yine belki de hiç duymayacağınız bir ismin günlükleri olacak.
25:26Bir sonrakinde Zabal Asılur'un mesela Sibil olarak bilinir.
25:29Tiyatro oyunları olacak.
25:31Yani hala böyle düşünüyoruz, genişletmeye çalışıyoruz.
25:34Ama orada temel meselemiz burada üreten kadın edebiyatçılar da vardı.
25:39Ermeni kadın edebiyatçılar vardı.
25:41Ve gelin aynı dönemde sadece belirli isimler üzerinde durmaya devam etmeyelim.
25:46Burası üretken bir alan.
25:481915'den sonra da üretenler vardı.
25:50O dedim ya kanonum sanki oraya kesilmiş, yok.
25:53Ve bir anda 90'larda ortaya çıkmışlar gibi yansıtma meselemesi.
25:57Tam öyle dedi.
25:57Bir dönem o hikaye öyle anlatıldı.
26:00Evet.
26:00Onu biraz kırmaya çalışıyoruz.
26:02Çok güzel.
26:02Diziyle diyebilirim.
26:03Ve şey mi?
26:04Son bir şey.
26:05Merak taşıyacak programı belki ama.
26:08Bu size, biz de mesela ilk Ermenice şarkılar söylemeye başladığımızda.
26:13Ermeni dostlarımız bak şu da var, bu da var, o da var falan diye getirmeye başlamışlardı.
26:16Edebiyatta da böyle mi oldu?
26:18Kesinlikle.
26:18İsimler böyle mi geliyor size?
26:19Yani bizim zaten belirli bir listemiz, şekillenen bir listemiz vardı.
26:24Ama mesela bir sonrakinde işte kavar edebiyatı bağlamında da bakabiliriz.
26:28Ya da dosya başvuruları geliyor.
26:30Böyle bir Ermeni kadın da var.
26:32Onun şusu da var.
26:33Biz de bu süreçte öğreniyoruz.
26:35Ama bir taraftan da şöyle de yapıyoruz.
26:37Yani bu diziye dahil olmasa bile, çünkü buradaki temel mesele aslında o romanlar üzerine odaklanmak
26:43ya da tiyatro oyunları üzerine odaklanmak gibi.
26:46Ya evet başka bir bağlamda Aras bunu bassın.
26:50Yani o da oradan kitap olarak bassın gibi bizim de istifade ettiğimiz etkileşimli bir şeye dönüştü diyebilirim.
26:56İyi ki varsınız.
26:57İyi ki sen de Aras yayıncılıkta.
26:59Siz de hepiniz.
26:59Ve 93, 2026, 33 yıl oluyor değil mi?
27:04Evet, 33 yıl.
27:04Nice 33 yıllara ve çoğalarak, artarak bu amatör ruhla çalışırsanız zaten kesinlikle hiç başına bir şey gelmez Aras yayıncılığın.
27:14Herkese çok selam söyle.
27:16Öncelikle Betül.
27:17Söylerim.
27:18Çok mutlular, çok heyecanlılardı zaten.
27:20Hep öyledir zaten.
27:21Hep öyledirler.
27:22Hepsi çok heyecanlılardı.
27:24Hepsine tek tek selam ediyorum.
27:25Ve iyi ki geldin.
27:26İyi ki tanıştık seninle.
27:27Bundan sonra Aras yayıncılığa şöyle bir yolunluşla senle de görüşeceğiz.
27:31Her zaman bekleriz.
27:32Çok teşekkürler.
27:33Sağ olasın Betül'cim.
27:35Evet sevgili izleyiciler.
27:36Bir sonraki programda gelecek hafta görüşmek üzere.
27:39Hoşçakalın.
Comments

Recommended