Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 9 saat önce
Yazar Mehmet Özkendirci tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye'deki siyasi atmosferi ve muhalefet içerisindeki çekişmeleri sert bir sinematik metafor aracılığıyla eleştirmektedir. "Butlan Seçim" adıyla kurgulanan bu hayali filmde, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu başarısızlıklarla dolu bir başrol oyuncusu olarak betimlenirken, mevcut iktidar ise bu sürecin yönetmeni ve senaristi olarak tanımlanmaktadır. CHP içerisindeki iç karışıklıkların ve liderlik mücadelelerinin, aslında mevcut hükümetin iktidarını korumasına hizmet eden trajikomik bir oyun olduğu vurgulanmaktadır. Metin, ana muhalefet partisindeki bu kaotik yapının dış dünyada bile hayretle karşılanacak bir siyasi ahlak dersine dönüştüğünü savunmaktadır. Sonuç olarak yazar, muhalefetin mevcut durumunun iktidar için bulunmaz bir stratejik fırsat yarattığını alaycı bir dille ifade etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün gerçekten çok ilginç, hatta biraz da provokatif bir metni masaya yatırıyoruz.
00:06Yazar Mehmet Özkendirci'nin güncel Türk siyasetine adeta her an vizyona girebilecek bir gişe rekortmeni film gibi kurguladığı o satirik
00:14yazısını objektif bir gözle inceleyeceğiz.
00:17Amacımız burada kimseyi savunmak ya da yermek değil, asla.
00:20Bizim yapacağımız şey bu kadar karmaşık bir siyasi atmosferin kağıt üzerinde nasıl böyle zekice bir sinema metaforuna dönüştürüldüğünü adım adım
00:28çözmek.
00:29Hazırsanız bu kurgusal filmin setine doğru şöyle bir adım atalım.
00:33İncelememiz boyunca şu dört ana duraktan geçeceğiz.
00:37Birinci olarak siyasette sinematik bir metafor, ikinci olarak filmin kadrosu ve karakterler,
00:43üçüncü durağımızda senaryonun temel çatışması ve son olarak da gişe beklentisi ve sonuç.
00:49Hemen ilk başlığımızla başlayalım.
00:52Birinci bölümümüz siyasette sinematik bir metafor.
00:56Yazarımız siyaseti resmen kurgulanmış bir film seti olarak görüyor.
01:00Peki ama bu hayali filmin adı ne?
01:02İşte burada yazarın kelime seçimi gerçekten çok kritik.
01:06Yazar bu kurgusal filmin adını butlan seçim koymuş.
01:10Peki nedir bu butlan?
01:11Aslında hukuki bir terim.
01:13Geçersiz, hükümsüz veya yasal dayanaktan tamamen yoksun anlamına geliyor.
01:17Yani yazar bu başlığı atarak aslında bize yaklaşmakta olan bir erken seçim ihtimalini ve kendi gözündeki o meşruiyet krizini daha
01:25en başından fısıldıyor.
01:27Düşünsenize daha afişi okur okumaz yazarın bu siyasi hamleyi hükümsüz ilan ettiğini anlıyoruz.
01:33Gelelim ikinci perdeye.
01:35Filmin kadrosu ve karakterler.
01:38Bakalım gerçek hayattaki siyasi figürlere bu senaryoda hangi roller biçilmiş?
01:42Yazarın zihnindeki kast ajansına bir göz attığımızda eşleşmelerin ne kadar iğneleyici olduğunu görebiliyoruz.
01:50İktidar partisinin lideri her şeye gücü yeten o mutlak otorite yani yapımcı, yönetmen ve senarist koltuğunda oturuyor.
01:58Başrol oyuncusu rolü ise ana muhalefet partisinin eski liderine verilmiş.
02:02Yani yazar bize şunu söylüyor.
02:04Bakın sahnedeki bütün aksiyonu muhalefet yapıyor gibi görünebilir.
02:08Ama asıl ipleri elinde tutan, kameranın açısını ayarlayan ve asıl senaryoyu yazan güç iktidarın ta kendisidir.
02:16Gerçekten çok keskin bir eleştiri değil mi?
02:18Tabii karakter inşası sadece bu teknik ünvanlarla bitmiyor.
02:22Burada yazarın kullandığı dile özellikle dikkat etmemiz lazım.
02:25Stepne Kemal veya Bay Bay gibi lakaplar yazarın o son derece öznel ve alaycı üslubunun bir parçası.
02:31Yazar bu tarz ifadelerle başrol oyuncusunu, geçmişteki seçim yenilgilerinin ağırlığı altında ezilmiş, biraz trajikomik bir figür olarak resmetmek istiyor.
02:40Dediğim gibi bu metinde tarafsızlık aramak yersiz, yazar kelimeleri adeta birer ok gibi kullanarak karakterlerini kendi kurgusuna hapsediyor.
02:48Peki ya figüranlar?
02:51Bir film sadece başrollerden ibaret olamaz değil mi?
02:54Yazar dramatik etkiyi zirveye taşımak için figüranlar dediği devasa bir kitle de yaratmış.
03:00Bu kitleyi anlatırken kullandığı şu çok çarpıcı, kışkırtıcı alıntıya bir bakın.
03:05Kuru ekmek yeriz ama reisimizi yedirmeyiz.
03:09Yazar bu cümleyle ekonomik olarak çok ciddi zorluklar çeken ama liderine de bir o kadar sadık olan bir seçmen kitlesini
03:16betimliyor.
03:17Böylece o kurguladığı filmin sosyolojik arka planını ve toplumsal dramını da doğrudan yüzümüze çarpıyor.
03:24Şimdi geçelim üçüncü bölümümüze.
03:26Senaryonun temel çatışması.
03:29Bakalım bu filmin olay örgüsü nasıl bir zıtlık üzerine kurulmuş.
03:33Bu senaryonun tam kalbinde aslında inanılmaz keskin bir zıtlık var.
03:38Bir tarafta muhalefet partisinin tarihi kurucusu o efsanevi figür birinci Kemal var.
03:44Diğer tarafta ise yazarın unutulmaz bir performans sergilediğini iddia edip açıkça batırıcı olarak etiketlediği yakın dönem muhalefet lideri yani ikinci
03:54Kemal duruyor.
03:54Yazar bütün o dramatik gerilimi dünü inşa eden kurucu ile bugünü yıktığını iddia ettiği figür arasındaki bu devasa uçurum üzerinden
04:03kurguluyor.
04:03Olay örgüsünü zaman çizelgesine baktığımızda ise gerçek dünyadaki olayların nasıl birer perde geçişine dönüştüğünü görüyoruz.
04:12İlk perde geçmişte İstanbul seçimlerinin kaybedilmesiyle açılıyor.
04:16Sonra yakın döneme geliyoruz.
04:18Muhalefetin genel seçimlerde birinci parti konumuna yükselmesini izliyoruz.
04:22Fakat yazarın senaryosuna göre şu anki mevcut dönemde işler fena karışıyor.
04:27Yenilginin tetiklediği şiddetli bir parti içi muhalefet başlıyor.
04:31Ve gelecekteki o doruk noktası.
04:33Yazar diyor ki iktidar bu durumu fırsat bilecek ve her an yönetmen koltuğundan motor diye bağırarak o ani baskın seçimi
04:41başlatacak.
04:42Yani asıl aksiyon patlaması işte burada yaşanacak.
04:45Ve geldik son perdemize.
04:47Gişe beklentisi ve sonuç.
04:49Peki yazar kurguladığı bu filmin dünyada nasıl bir yankı uyandıracağını iddia ediyor.
04:55İşte yazarın satirik kaleminin iyice kontrolden çıktığı zirve yaptığı yer burası.
05:01İddialara bakar mısınız?
05:02Güya yabancı ülkeler bu filmin dağ tur haklarını kapmak için adeta devasa bir ihale savaşına girmiş.
05:09Hatta bazı ülkeler bu siyasi ortamı saf bir komedi filmi niyetine satın almak isterken
05:15yazarın iddiasına göre Japonya gibi ülkeler bunu okullarda siyasi ahlak derslerinde ibret olsun diye öğrencilere izletmeyi planlıyormuş.
05:24Tabii ki bunlar yazarın Türkiye'deki siyasi atmosferin ona göre ne kadar absürt bir noktaya geldiğini anlatmak için kullandığı aşırı abartılı,
05:33kinayeli dokundurmalar.
05:35Ve tüm bu analizin ardından makalenin o en can alıcı noktasına, yazarın nihai tezine ulaşıyoruz.
05:41Bütün bu sinematik kurguyu, o rolleri, karakterleri bir kenara bıraktığınızda yazar aslında şunu iddia ediyor.
05:48Muhalefet partisinin kendi içinde yaşadığı ve bilerek yaratılan o kaos ortamı aslında iktidarın oylarının eridiği bir dönemde onlara mükemmel bir
05:57can simidi oluyor.
05:57Yazar tam da bu yüzden muhalefet içindeki bu karmaşanın tek başına bir Oscar ödülünü hak ettiğini savunuyor.
06:04Çünkü ona göre bu kaos, iktidarın zayıflıklarını gizleyen, devasa ve kusursuz bir ilüzyondan ibaret.
06:10Bu derinlemesini incelememizi bitirirken, yazarın o satirik penceresinden çıkıp sizi şu çok temel ve sarsıcı soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
06:19Gerçekten de siyasi krizler birer Oscar'lık senaryo mu, yoksa demokrasimizin içinden geçtiği çok zorlu sınavlar mı?
06:26En hayati politik meselelerimizi böyle bir gişe filmi eğlencesi, bir senaryo oyunculuğu gibi görmek, siyasetin o karmaşık mekanizmalarını anlamamıza gerçekten
06:35yardımcı oluyor mu?
06:36Yoksa, yoksa bu kolayca eğlence algısı, demokrasimizin verdiği o acımasız ve gerçek sınavların üzerini tehlikeli bir şekilde örtüyor mu?
06:44Yazarın kurguladığı bu sinematik ilüzyonu izlemek ne kadar büyüleyici olsa da, kameranın arkasındaki gerçek hayatta aslında neyin sahnelendiğini sorgulamak her
06:53zaman bizlere, yani halka düşüyor.
06:55İncelememizde bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler, sorgulamaktan asla vazgeçmeyin, hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen