- 2 days ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/kACSYjRFtGo
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/kACSYjRFtGo
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Category
📺
TVTranscript
00:07Music
01:04Merhaba sevgili Metropol Denizleyicileri. Sur içindeyiz.
01:08Yedikule Bostanlarını hem kültürel olarak hem de bostancılık olarak dinleyeceğimiz bir geziye katılıyoruz.
01:15Bu gezide aslında 3 devlet görmüş olan Bizans'tan Osmanlıya, Osmanlı'dan Cumhuriyete uzanan bostancılık kültürünü, sur içindeki bostancılığı, buradaki yaşamı dinleyeceğimiz
01:29gibi
01:29aynı zamanda gelinen 2026 yılında aslında nasıl mücadelelerle hala sürdürülmeye çalışıldığını,
01:37kimi zaman belediyeler eliyle, kimi zaman hükümet eliyle yok edilmeye çalışılırken bostancıların, yerel halkın direnişini de yine dinleyeceğimiz bir programla
01:47sizlerle beraber olacağız.
01:49Burada bize sosyolog Kiraz Özdoğan yine yapmış olduğu bostan çalışmaları ile ilgili araştırmalarıyla anlatımlarda bulunurken
01:58diğer taraftan da hem sur içi topluluğu hem Yedikule Bostanı gönüllerinin anlatımları ve aktarımlarıyla da, röportajlarla da
02:07buradaki yaşama İstanbul'da, kent tarımına, bostancılık kültürüne mercek tutuyor olacağız.
02:14Klasik bir böyle sur gezisi veya klasik bir bostan gezisi değil, tarihsel olarak durduğu bir önemli,
02:22toplumsal mücadele açısından önemli bir yeri var.
02:24Ben de 2013'ten beri yani gezi mücadelesinden bu yana ekoloji mücadelesine Türkiye'de katkı vermeye çalışan insanlardan bir tanesiyim.
02:32Yedikule Bostanları girişimi tam da gezinin hemen içinde veya hemen akabinde kuruldu diyebiliriz.
02:40Şöyle anlatayım, içeride göreceğimiz bostan 2013, yani bostan alanı şu an Moloz'un altında.
02:472013 yılında, Haziran ayında üzerinde daha ikinler varken kepçelerle yıkılmaya başlandı ve üzerine Moloz öküldü.
02:58Orada iki bostancı aile vardı ve oradaki bostancılık pratiği 1700'lere kadar kesintisiz bir şekilde takip edilebilen pratikler.
03:08Ki buradaki bostanların tarihi surlar kadar eski.
03:12Bundan sonra buradaki bostanlar yıkılmasın diye bir girişim doğdu.
03:162015-16 yıllarından sonra ki özellikle tekrar aynı bölgeye Moloz'a gömülmüştü ve arkadaşlarımızın buranın girişiminden bazı arkadaşlar yurt dışına
03:26gidince bana el verdiler.
03:27El verme önemli bir kavram bizim için çünkü bostancılar da birbirlerine el veriyorlar.
03:33Böyle bir okul gibi değil, yaşayarak, yaparak, birlikte mücadele ederek veya birlikte toprağa işleyerek, birbirimize öğreterek ilerlediğimiz bir toplumsal hareketlilikten
03:43söz ediyoruz burada.
03:44Bu girişim sürekli bir yıkım olduğunda, ne bileyim bostancıların beyvalarını veya sebzelerini satmak için şurada küçük standa mesela kirlilik yapıyor
03:55diye yıkıldığında veya herhangi bir yeni bir proje üretildiğinde birbirini bulan insanlardan oluşan yatay bir örgütlenme.
04:03Şimdi bizim tekrar böyle bizi irite eden sürekli bir 2019'dan bu yana sürekli bir yıkım hali var ve bugün aslında
04:12biz hem bostanları hem surları göreceğiz.
04:16Bu işi ilişkinin iç içeriğini, nasıl şehrinden, şehir aslında tarımlı bir şehir olduğunu, İstanbul'da özellikle bu açıdan çok önemli bir
04:26yer olduğunu göreceğiz.
04:28Aynı zamanda nasıl yıkıldığını da göreceğiz ve şehrin peyderpey nasıl tarımsızlaştırıldığını, bizim nasıl uzak yerlerden gelen sağlıksız gıdalara bağımlı hale
04:39getirdiğimizi de göreceğiz.
04:40Aynı zamanda buradaki mücadele tarihini de göreceğiz. O yüzden klasik bir turistik gezi değil. Çok içeriden ve çok doğrudan tarihe
04:48belki tanıklık ettiğiniz bir gezi gibi düşünürseniz de çok sevinirim.
04:52Ve aynı zamanda bu geziye lütfen bir geziden evime gittim değil, bundan sonra ben nasıl katkı verebilirim, bulunduğum yerde veya
05:00burada nasıl katkı verebilirim diye düşünürseniz de çok sevinirim.
05:03Neredeyse bir 10 yıl öncesine kadar bildiğimiz bir bostandı. Bu bostanı işleten ailesi vardı. Ondan önce başka aileler vardı.
05:12Sonra pelediye burayı bu hale getirmeye karar verdi. Sonra da Yeliküle bahçe koydu ve bol bol reklamlarını yapıyor.
05:21Web sitesine girdiğiniz zaman böyle videolar görürsünüz.
05:25İşte minik çiftçiler burada sebze yetiştirmeyi öğrendiler. Minik çiftçiler tavuk beslemeyi öğrendiler gibi böyle büyük büyük cümleler görürsünüz.
05:36Yani aslında büyük büyük yalanlar.
05:38Burası da 3-4 yıl öncesine kadar bostandı. Yeni İBB.
05:43Dedi ki biz burayı restore edeceğiz. Tamam güzel. Karasurların restoranı çok önemli.
05:48Hani yıkılıyor. Gördüğünüz gibi deprem riski olan bir şehirdeyiz.
05:53Bu tarih sarı açıdan da çok önemli.
05:55Fakat sonra bir anda dediler ki biz buraya kültür yolu yapacağız.
05:59Burası bostancılar açısından çok önemli bir alan.
06:02İstanbul'un sebzecik tarihi açısından da önemli.
06:05İstanbul'da bostanlar ve surlar, yani bu alandaki bostanlar ve surlar bir bütün.
06:11Siz tarihi sadece yapılara indirgeyip onun dışında onunla birlikte gelişmiş alandan alanları, kültürel mirası, böyle paket program gibi ayırıp ondan
06:23sonra diğerini çöpe atamazsınız.
06:43Sur içi topluluğu olarak bugün bir organizasyon yaptınız.
06:47Yedikule Bostanları girişiminden Kiraz Özdoğan geldi.
06:49Bize burada bostanları tarihini anlattı.
06:52Ama biz biraz da sur içi topluluğunu merak ediyoruz.
06:55Bu nasıl bir topluluk? Nereye sur içi deniyor? Nasıl bir araya geldiniz?
07:00Aslında sur içi topluluğu çok sivil.
07:02En önemli özelliği çok sivil bir topluluk olması.
07:06Mahallelinden oluşuyor.
07:07Biz burada Onur arkadaşımızın çağrısıyla beraber sosyal medya üzerinden örgütlendik.
07:14Ve her gelen hem burada oturan ya da burayla bir şekilde bağ olan, hiç oturmasa ya da bir bağ olmasa
07:20bile İstanbul'da sur içine kendini ait hisseden insanlardan oluşuyor.
07:26Ve tamamen özgür bir şekilde kendilerinin oluşturabileceği projeler ya da sergiler ya da gezilerle katkıda bulunuyor.
07:34Ve ayda bir toplanıyoruz ve burada olmaktan çok mutluluyuz birbirimizle birlikte olmaktan.
07:39Çünkü aslında mahallede yaşamak, İstanbul'da yaşamak yabancılaşmayla alakalı bir duruma götürürken,
07:45biz bir anda aslında gördük ki bizim gibi düşünen sur içini, İstanbul'u, burada yaşamayla ilgili bir derdi olan,
07:52mekana ait soru işaretleri olan insanlar varmış ve aynı noktada bulaşabiliyoruz.
07:59Dolayısıyla sur içi topluluğu bizi burada topluyor ve rutin olarak bir araya geldiğimizde de hem kendimizi geliştirmek noktasında hem de
08:08şehre katkı sağlamak noktasında güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz.
08:12Şimdi söylediğiniz çok önemli.
08:13Yani gelinen 100 yılda, işte 2026 yılındayız ve herkesin çok yalnızlaştırıldığı, işte rezidansların içerisinde, apartmanların içerisinde çok bireyselleştiği bir hayat.
08:26Ve herkes o eski çocukluğuna, mahallesine de öykünür bir halde.
08:30Sizin mahallenizin, sur içinin özellikleri neler?
08:34Ve hala bugün yaşatmaya, devam ettirmeye, sürdürmeye çalıştığınız şey ne?
08:38Şöyle, mesela bugünle de bağ kuracak olursak, bugün Yedikule Bostanları'nı gezdik.
08:45Aslında burada oturan insanların hemen kapının önünden geçtiğinde, böyle kafanızı kaldırdığınızda surları görebiliyorsunuz.
08:53Ama orada yaşayan bir organizma olarak bostanların var olduğunu ve bunun Bizans'tan beri günümüze kadar geldiğini
08:59ve şehirde kent tarımı olarak insanların orada hala maydanoz yetiştirdiğini, hala Yedikule Marul'una orada ulaşabilme ihtimalinin olabildiğinin farkında değiliz.
09:11İdrakinde değiliz.
09:11Çünkü apartman dairelerinde yaşıyoruz, otobüse binip bir yerden bir yere gelirken en fazla surların burçlarını görebiliyoruz.
09:19Biraz yıkılmış, restorasyon olmuş ama orada aslında yaşayan bir organizasyon var.
09:23Ve biz bunu her noktada görebilirsiniz.
09:26Yani sur içinde gezdiğiniz zaman benim için Topkapı'dan, surdan içeriye girdiğiniz anda
09:31oh elhamdülillah evime geldim duygusu yaratıyor ve üniversiteden beri burada oturuyorum.
09:37Burada oturmak şöyle bir şey, düşünün ki Bizanslı İmparatorlar da burada oturmuş, Osmanlı da burada oturmuş
09:44ve burada birçok milletin bir araya geldiği, farklı etnik kesimlerden de insanların da memleketi.
09:51Aynı yemeği içiyoruz, aynı müzikten hoşlanıyoruz ve burada olmak gerçekten bu toplulukla birlikte bunu idrak ediyor olmak çok güzel.
10:01Bugün de onu görmüş olduk.
10:03Yani ben aslında bir marulu evime götürüyorum ve kentte yani İstanbul'da oluyor, sur içinde oluyor.
10:09Düşünebiliyor musunuz?
10:10Bence mucizevi bir durum.
10:11O yüzden çok mutluyuz.
10:12Çok kısa bir alan içerisinde, küçük bir metrekare içerisinde kiliseyi görürsünüz, arkanızı dönersiniz, camileri görürsünüz, bir ötede bostanları görürsünüz.
10:21Yaşam alanı olarak bu kadar çok kültürlü bir alanda olmak size neler kattı?
10:27Şöyle, ben mesela Pendik'te oturan ailem buraya geldiğinde şöyle diyorlar.
10:32Aa biz burada bu kadar bir şey olduğunu bilmiyorduk.
10:35Ya da Pendik'te ya biz nasıl bir yerde yaşıyoruz bilemiyorum diyor.
10:39Yani gerçekten mesela bir caminin içerisinde, az önce bir hamamın önünden geçtik.
10:44Bir caminin külliyesinin parçası bir hamam.
10:47Ve siz orada adam diyor ki işte biz burayı tamir ettik buyurun gelin saunamız da var.
10:52Buna ulaşabilmek aslında ne kadar büyük bir lüks.
10:56Dolayısıyla da ama tabii görebilen için.
10:58Yani siz burada çok kuru bir şekilde de yaşayabilirsiniz.
11:01Yani bunun içinde hiçbir engel yok.
11:02Ama fark ettiğiniz zaman mekana dokunup gerçekten hani o mekanda ne olmuş, bu taşa benden önce kim dokunmuş dediğinizde size
11:11bu fırsatı veriyor şehir.
11:13Sur içi veriyor.
11:14Yeter ki siz kalbinizin kapılarını açın.
11:16Son olarak gönüllülerden oluşan topluluğunuzla ilgili olarak ne söylemek istersiniz?
11:22Gündeminizde neler var?
11:24Şöyle, biz aslında çok böyle şehir üzerine akademik çalışmalar yapmak istemiyoruz.
11:31Biz yaşayan, mahallenin içerisinde olan ve bu sokaklarda yaşayan çocukların, kadınların da ulaşabildiği projeler yapmak istiyoruz.
11:41Birliktelikler bir araya getirmek istiyoruz.
11:44Mahalleliyle aslında bir araya gelmek istiyoruz.
11:46Evet, biz sonuçta burada bir emek veriyoruz ama aslında bütünleşmek istediğimiz kişi bu sokaklarda yaşayan insanlar.
11:54Onların da farkına varması ve bizim yaptığımız bütün faaliyetler de öyle.
11:58Aslında bugün yaptığımız çağrı da hadi gelin gidelim bostanlarımızı görelim.
12:02Mahalleli ne yaşıyor?
12:03Evet, mahalleli ne yaşıyor?
12:04Aslında temeldeki hedefimiz şey mahalleyle bu aslında İstanbul'un merkezi ya Sur içi.
12:11Baktığınız zaman üniversiteler burada, sivil toplum kuruluşları burada, birçok kurum burada.
12:16Aslında tarihi miras burada ve ulaşabileceğiniz çok ciddi bir kaynak varken bunun aslında baktığınız zaman o sokakta yaşayan apartmanın içerisindeki
12:27kadının, çocuğun ulaşamadığı bir noktada olduğunu fark ediyoruz.
12:31Biz istiyoruz ki buraya emek veren Sur içine, şehre emek veren her kurumla, kuruluşla, STK ile biz bir köprü olalım,
12:40onları bir araya getirelim ve beraber yaşayalım, beraber tecrübe edelim.
12:44Bu sokaktaki çocuklar nerede yaşadıklarının idrakine varsınlar.
12:48Temel hamacımız bu.
12:49Yedikule bostanlarının aslında tarihi, kültürel mirası, bostancılıkla ilgili bir gezi yaptık.
12:55Siz de aynı zamanda müze alanında çalışan birisisiniz.
12:59Nasıl deneyimler, neler kaldı aklınızda bugün?
13:03Özellikle bu Belgrad kapıdaki bölümle ilgili gezimizde orada bize anlatan Kiraz Hanım, hani sanki böyle müze olmasaydı da sadece burası,
13:18hani işte o bostan olarak kalsaydı gibi ben en azından öyle anladım onu.
13:22Ama ikisini biz birlikte de verebiliriz, ikisi de olabilir.
13:26Ama orada tabii daha doğru bir planlama yapılarak bu olabilir.
13:30Yine surlar da olacak orada, tabii doğru bir restorasyonla ve toplumla doğru bağ kurarak orayı organize ederek.
13:38Yani bostan alanı orada devam edecek.
13:40Ama aynı zamanda da yine ziyaretçiler, daha doğrusu biz şimdi ziyaretçi kelimesini bile kullanmıyoruz artık.
13:46Kullanıcılar diyoruz müzede.
13:48İşte o alanı yine kullanan insanlar veya orada üretici hepsi birlikte olacak şekilde orası tasarlanabilir.
13:55Hala da yapılabilir bu, geç kalınmış değil.
13:57Hani onlar zaten bir girişim dediler, dernik değiliz dediler.
14:01O girişim üstünden tekrar tekrar gidilerek artık işte orasını Büyükşehir Belediyesi şu anda orayı yönetiyorsa onlarla tekrar bir araya gelinip
14:12tekrar yapılabilir diye ben düşünüyorum.
14:14Yani o mücadeleyi bırakmamak lazım.
14:16Peki bugün dinlediğiniz olumsuz örnekler nelerdi?
14:20Hani daha farklı işte restorasyondan, kültürel miras ve bostancılığın birlikte yaşamasına ifade ettiniz.
14:27Peki sizce olumsuz olanlar, yanlış yönetilenler neler?
14:32Ya orası bence işte zaten bostanların olmamasıyla birlikte o ziyaretçi alanı da daha halktan kopuk gibi gözüküyor orası.
14:39O yüzden dedim hani herkes birlikte karar verip belki yöneticilerle de hem sivil toplumun hem de illa sivil toplum girişimi
14:50ya da derneği vesaire oraya üye olmayan o kentte yaşayan insanlar da ona dahil edilip.
14:55Çünkü o alanı yine biz kullanacağız.
14:57Yani herkes kullanacağız.
14:59Çünkü orada bir girişim de olsa eğer o şeyse hani akademisyense o da farklı bir taraftan bakıyor.
15:05Yani mesela işte arkeologsa o da farklı bir taraftan bakıyor.
15:10Ama müzecilik ayrı bir alanı olduğu için müzeciler halkla birlikte daha çok çalışmaya, halkla temas kurarak, bağ kurarak çalışmaya bakarlar.
15:18Yani onlar biraz eksik ama bence o girişim de ondan biraz daha haberdar değil gibi.
15:25Hani burası müze, müze olmamalıydı değil müze de olmalıydı, o da olmalıydı.
15:29Yani ben biraz onları da, işte onlar da belki müzecilerle biraz birlikte hani bu işi yaparlarsa, onları da katarlarsa işin
15:36içine daha çok bilgilenecekler.
15:38Ondan sonra birlikte ne yapabiliriz diye bakacaklar.
15:40Yani ben orada hani bir akademisyen bakışı gördüm.
15:43Onun olmaması daha iyi olabilir.
15:45O nasıl orayı yapan insanlara hani bir eleştiri getiriyorsa doğru olarak.
15:49Ben de öyle bir eleştiri getirdim oraya.
15:51Üstten değil, birlikte ne yapabiliriz ona bakmak açısından daha iyi olur diye düşünüyorum.
15:55Bu deneyimler belki de bunlara yol edecekler.
15:57Evet, evet inşallah.
15:57Sanırım 20 yıl olmuştur, hatta daha da fazla olabilir.
16:02Tohum ararken, atalık tohumlar üzerine çalışıyordum.
16:06Atalı tohum ararken tohumların satılmadığını artık, satılamayacağını öğrenip,
16:11böyle takas pazarlarına vesaire gittiğimi hatırlıyorum.
16:16Takas usulüyle tohum alıp verme beni çok büyülemişti.
16:21Sonrasında kendi balkon bahçemi yapmaya başladım.
16:26Balkon bahçemde işte güzel tohumlar bulup onlarla nasıl üretimler yapabilirim derken permakültüre daldım.
16:34Permakültürle birlikte artık birazcık daha İstanbul'daki tarımı araştırmaya başladım.
16:40Ve oradan yolum işte Piyalepaşa Bostanı'na geçti.
16:45Orada biraz gönüllülük deneyimim oldu.
16:48Hala da gidiyoruz oraya.
16:53Biraz gönüllülük esaslı böyle tarımsal çalışmalara katıla katıla en sonunda gıda topluluklarında,
17:02adil gıda topluluklarında yer almaya başladım.
17:05Ve bu birazcık daha benim için sadece yiyecek bulma meselesi değil,
17:11adil gıdaya nasıl ulaşabiliriz meselesi.
17:13Yani bostanda sadece bostanda değil, hobi değil, bahçecilik değil.
17:17Zaten onu ben balkonumda yapıyorum ama aslında başka bir büyük problemin bir ayağı gibi bostanlarla ilişkim.
17:27Nasıl bir problem bu?
17:29Bu problem belediyelerin verdiği kararların, karar vericilerin verdiği kararların halkla uyuşmaması problemi.
17:38Yani park nasıl bir park istiyoruz bize sorunmuyor.
17:42Bostan ya da bahçecilikte nasıl bir üretim yapılsın dendiği zaman yine bize sorunmadan tamamen hiyerarşik sistemde yapılan bir durum var.
17:56Ve bu durum benim hayatımı etkiliyorsa, herkesin hayatını etkiliyorsa biz bunda neden söz sahibi değiliz?
18:03Bu bir problem ve bu problem dahilinde de biz de elimizden geleni yapıyoruz.
18:07Biraz da permakültürle başladı dediniz de onu da anlatabilir misiniz? Nedir permakültür?
18:12Yani permakültür şöyle, işte hangi bitki hangi bitkiyle akraba, hangisini nasıl ekerim?
18:20Böyle permakültür hocalarının eşliğinde böyle geziler, yine orada bostan gezileri oluyor, bahçe gezileri oluyor.
18:27Biz burada hep dayanışma ağı içerisinde, hangi tarımı destekleyelim, şu çiftçi var oraya gidelim, ziyaret edelim.
18:36Adil gıda topluluğuyla yine ziyaretler yapıyoruz.
18:39Ayrıca birkaç isim vermeyeceğim ama birkaç terasta da gönüllü olarak bitki ekme, ekmek, kompost yapma.
18:47Evimde de kompost yapıyorum şimdi.
18:49Yani bir beş senedir yapıyorum.
18:51Komposta doğal gübre zannediyorum değil mi?
18:53Kompost, evdeki yiyeceklerin atıklarını karbonla yani kağıt ve kartonla ve çeşitli solucanlarla bir işbirliği mekanizması kurmak aslında.
19:06Kağıt kesinlikle karton anlamında, karbon, yiyecek atıkları, her yiyecek atığı değil.
19:11Ben yiyeceklerimi yapıyorum, atıkları komposta gidiyor, balkona bazıları gidiyor, saksılara bazıları giriyor.
19:22Böyle bir dönüşüm oluşturuyorsunuz.
19:24Bu da bir permakültür mantığı aslında.
19:28Permakültür de bu zaten benim anladığım kadarıyla.
19:31Birazcık daha hem böceğiyle hem bitkisiyle, tohumuyla ve halkıyla yani birlikte, hep birlikte nasıl var oluruz?
19:42Aslında bugün dinlediğimiz bostan hikayeleri de yani o tarihsel olarak baktığımızda biraz böyle değil mi?
19:48Yani bugün permakültür diyoruz ama anlattığınızda aslında biraz da geleneksel tarım ve aslında unutulan, daha sonra ilaçlarla yok edilen tarım.
19:56Siz mesela bostanları gezerken dinlediğinizde, aa ben bunu permakültür olarak yapıyordum, onlar da ne kadar işte 100 yıldır bunu yapıyorlarmış
20:04dediğiniz şeyler oluyor mu?
20:06Yani şöyle tabii ki oluyor.
20:08Bizim zaten aslında geleneksel dediğimiz şey zaten binlerce yıldır tarım yapılıyor.
20:14Yani tarımın gelenekseli geleneksel olmayanı bence yok.
20:17Ama şimdi öyle bir tarım var ki seralarda ya da büyük çaplı konvensiyonel tarım denilen şey.
20:24Yani o artık çok fazla üretim yapmak adına tabii o ürünlerin kalitesi bozuluyor.
20:33Tohumların da aynı şekilde laboratuvarda oynandığı zaman onların da faydası dağılıyor.
20:41Bütün hepsini birazcık daha birlikte nasıl yaşarız, birlikte nasıl var oluruz?
20:46Bu tarım bizim için ne kadar gerekli?
20:48Bir de benim en önem verdiğim bir noktam aldığım ürünün ne kadar karbona yekizi var.
20:55Yani bu ürün nereden geliyor?
20:57Benim yakınımda olması gerekiyor.
21:00Ben Beyoğlu'nda yaşıyorum.
21:01Benim bostanım Piyalepaşa bostanı yakın yürüme mesafesi inebilirim.
21:06Ama gıda topluluğuna ürün geliyor.
21:08Gıda topluluğunda o ürünleri herkese ulaştırmaya çalışıyoruz.
21:12Yani birazcık daha artık yiyecek arama değil, yani bu toplayıcılık değil ama biraz da toplayıcılığa varıyor.
21:21Toplayıcılığın ötesinde birlikte nasıl kolektif olarak var olabiliriz?
21:25Birlikte mutfaklarda yemek yapıp birlikte nasıl yiyebiliriz?
21:28Böyle kahvaltılar yapıyoruz, bu tarz şeyler de yapıyoruz.
21:32Yani sadece gıda benim için çok önemli ama sadece gıda değil.
21:36Yani onun çok daha büyük bir anlamı var.
21:38Şöyle zaten bu konu ilgimi çekiyordu.
21:42Daha sonra arkadaşım aracılığıyla haberdar oldum bugünkü bu geziden.
21:48Ve açıkçası bugünle ilgili şöyle bir şey var.
21:53Daha önceden gelen bir deneyim nedeniyle toprakla ilgili ne kadar cahil olduğumuzu,
22:00yani kent insanı olarak toprakla karşılaştığımızda adeta bir panik yaşadığımızı deneyimlemiştim.
22:07Ve toprağın çok büyük bir bilgi birikimi ve işte bilgelik gerektirdiğini anlamıştım.
22:18Şimdi bugünle ilgili en etkilendiğim şey kendine yeterli olabilen bir kentin bunu yok etmesi
22:27ve bugün böyle ucuz marketlerde ucuz gıdalar, yeşillikler, sebzeler falan kovalıyor durumda olmamız bence çok trajik.
22:37Bu gerçekten çok üzüyor.
22:40Bunu yitirmiş olmamızı çok kötü buluyorum, çok üzücü buluyorum.
22:45Yani o toprak korkumuz aslında biraz da bize yapılandırılmış bir korku.
22:50Ben de siz şimdi böyle söyleyince dinlediğimiz hikayelerde zaten o bağları kopartmak için
22:54herkes elinden geleni yapmış gibi sanki.
22:57Evet, tamamen yabancılaşmışız yani.
23:00Sanki bir roller dağıtılmış ve biz onun dışında bırakılmışız.
23:05Oysa ki kendimize yetebiliyor olsaydık çok güzel olurdu.
23:10Bugün genel anlamda çok güzeldi.
23:13Çünkü bu işte tarihi geçmişe kültürel mirasa tanık olmuş olmak çok kıymetliydi.
23:19Ben mesela buradan bir alışveriş yapılabileceğini bile bilmiyordum.
23:26Bundan sonra gelir işte alışverişimi arada bir yaparım.
23:31Neden buradan yapmayı tercih edersiniz mesela?
23:34Çok farklı baktığımızda yani bir defa çok böyle doğal ve şey olduğunu görüyorsunuz.
23:42Her şey çok taze ve tazelikten öte hani birebir çiftçisinden yani toprağa işleyen kişiden almak bence çok daha kıymetli olurdu.
23:56Ve güvenilir değil mi?
23:57Evet, güvendir ve bütün o ticari şeyin halkanın dışına çıkmış oluyorsunuz.
24:03Son olarak yani şimdi burada bu kadar çok işte yok edilmeye çalışılmış dinledik.
24:08Yani bir kentsel dönüşüm projeleriyle bir tarafıyla da işte rant için veya restorasyon adı altında veya işte belediyelerin aslında süslediği
24:20hobi bahçelerinin olarak ne kadar çok farklı farklı alanlarda bir gaspı gördük.
24:25Ama buna direnenler de var.
24:27O direniş, direnişçiler için neler söylersiniz?
24:31Direniş umut veriyor gerçekten.
24:34İşte anca birlikte el ele vererek hani direnerek bir şeyler değiştirilebilir diye düşünüyorum.
24:43Direnmekten vazgeçmemek gerekiyor.
24:48Yani şey mücadelerini de çok takdir ediyorum.
24:52Bugün de kendileriyle tanışmış olduğum için çok mutluyum.
24:55Aslında ben bostanlarla ilgili ilk sosyal medyadan haberim olmuştu.
25:00O zamanlar bostanların kaldırılmasıyla ilgili söylentiler vardı.
25:04Oradaki şeyleri bir iki okumuştum haberleri.
25:07Ondan sonra hiçbir şeyim olmadı aslında.
25:10İlgim olmamıştı diyeyim.
25:11Bir iki fotoğraf çekmiştiğim vardır o surların dibinden geçerken.
25:15Ama şu vardı ya bostanlardaki ürünü önünden geçerken taze taze alsam ne güzel olur diye düşünmüştüm çoğu kez.
25:24Bugün öğrendim.
25:25Meğer orada satış yapılıyormuş.
25:27Ona gerçekten hem şaşırdım hem de sevindim.
25:29Bundan sonra muhtemelen gidip oradan alacağım.
25:32Pazardan almak yerine ya da marketten almak yerine gidip taze taze almak gerçekten çok daha farklı.
25:38Bu anlamda benim için çok iyi oldu.
25:41Yani bunu ilk kez ben bu gezide öğrenmiş oldum.
25:44Benim için artı bir şey oldu bu.
25:46Bunun dışında oradaki çalışanlarla tanışmak da benim için ayrıca bir deneyim oldu.
25:54Muhtemelen bundan sonra gidip onlarla da ben herhalde sohbet ederim, fotoğrafta çekerim.
25:59Bu benim için de güzel bir şey.
26:01Peki sarsıldığınız hikayeler yani evet satışlar var ama bir taraftan o alanların ne kadar daraltıldığını da dinledin.
26:08Ya bu kadar da olmaz dediğiniz şeyler oldu mu?
26:12Oldu.
26:13Özellikle oranın kaldırılmasıyla ilgili söylemler olunca gerçekten üzüldüm.
26:18Çünkü İstanbul'un en çok ihtiyacı olan şey aslında yeşillik.
26:22Ben bir vatandaş olarak da bunun ihtiyacını her zaman hissediyorum.
26:27Yedikule'de oturuyorum.
26:28Böyle binalar, betonlar arasında bazen gerçekten bunalıyorum.
26:32Keşke bir güzel bir park olsa gidip otursam, bir ağaç görsem.
26:36Bu anlamda da işte sur dibindeki o yeşilliklerin olması bile çok güzel bir şey, ferahlatıcı bir şey bu.
26:44Estetik olarak da aslında güzel bir şey bu.
26:47Oradan geçerken bile o yeşilliği görmek gerçekten iyi geliyor bana.
26:51Peki sizce vatandaş olarak nasıl sorumluluklarımız var?
26:54Buraları nasıl yaşatmalıyız?
26:55Bugünkü dinlediklerinizden sonra kendinize böyle ödeyebildiğiniz şeyler oldu mu?
26:59Tabii ki oldu. Özellikle bu ürünlerin satışı konusunda ben eminim kendi mahallemde de pek çok insan bunu bilmiyordur.
27:09Biz gidip oradan alırsak herhalde bostancılar da daha iyi satış yapmış olacaklardır.
27:15Hem onlar kazanacak hem de biz kazanacağız.
27:17Taze bir ürün alıp yiyeceğiz, temiz ürün alıp yiyeceğiz.
27:20O anlamda çift taraflı bir kazanç olacaktı.
27:24Benim için en şaşırtıcı ve keyifli olan, mutluluk verici olan bostanların çiftçileriyle tanışmak ve onların hikayelerini dinlemek,
27:34onların bu büyük mücadelesine tanıklık etmekti.
27:37Ve orada büyüyen, bu yıllardır süre gelen toprakta büyüyen o bitkilere dokunabilmek harikulade bir duyguydu.
27:47Çok hüzünlendiren şeyler de gördük.
27:50Yolun, bostanın bölünüp yol yapılması, kiliseye ait bir bostanın veya yedikulenin o muhteşem sularının üzerinin kapatılıp da betonla örtülmesi.
28:01Çok hüzün verici.
28:03Bostanların üzerine molozların dökülmesi.
28:05Molozların dökülmesi ve bu kıymetli kültürel mirasın görünür kılınması gerekirken,
28:12aksine bir de üzerinin kapatılması çok büyük bir üzüntü oldu benim için.
28:16Ve en güzeli de şuydu sanırım.
28:18Suriçi topluluğu bize bugün Kiras hocamız bunu anlattı.
28:22Hepimiz el ele verip mutlaka şunu söylemeliyiz.
28:25Ben bu topluluk için, bu güzide bölge için, Suriçi için neler yapabilirim deyip el ele vermemiz ve dayanışmamız gerektiğini öğrenmiş
28:34olduk.
28:35Ondan soğanlarını aldın, geldin.
28:37Evet, kendim topladım, geldim.
28:39Nasıl bir deneyimdi bugün?
28:40Bence çok keyifliydi.
28:42Yani böyle beton yığının arasında kendi yiyeceğinizi kendiniz toprağa değerek toplamak çok keyifli.
28:49Ve böyle terapi etkisi de veriyor aslında.
28:52O negatif enerji toprağı çeker sözünü tam anlamıyla yaşamış olduk biraz da.
28:56Kentte doğmuş, büyümüş bir yetişkin misin, genç misin?
29:00Yani evet, köyümüz var ama böyle çok sık gittiğimiz bir yer değil.
29:04Hep böyle yığınlar arasında veya küçük parklar arasında büyümüş biriyim.
29:08Peki bugün dinlediklerinde neler seni etkiledi?
29:11İyi bir şey yapan bir aile.
29:15Kendi yetiştiriyor, kendi bakıyor.
29:17Bir katkısı var, topluma katkısı var, insanlara, sağlığa, yiyeceklere katkısı var.
29:23Ve bunları aslında köstek olmak yerine daha çok destek olmamız gerektirdiği düşüncesi beni çok etkiledi.
29:29Gelirken bu kadar, bu tarz bilgileri alacağımızı çok fark etmemiştik.
29:34Eminim ki o yoldan geçen birçok insan burası ne deyip geçiyor ve oranın bir bostan olduğu ve orada yaşanan mücadelenin
29:42pek farkına varmadığı düşüncesi beni birazcık etkiledi.
29:45Ve umarım hem bostanın hem de bostancının yanında olunduğu bir geleceğe doğru gideriz diye düşündüm.
29:52Peki kendine peki ödev olarak çıkardığın, ben de bundan sonra buna daha başka böyle bakacağım dediğin bir şeyler oldu mu?
29:59Ya bu soğanlar gibi.
30:01Baktığın yerin hikayesini daha çok araştırıp daha çok gündemek gerektiğini düşünüyorum.
30:06Kendime ders olarak bir tık bunu çıkardım diyebilirim.
30:09Ve yani kimsenin görmediği bir mücadele var.
30:12Ya şuradan yüz kişi çevirsek ve sorsak büyük ihtimalle bir ikisi anca biliyordur.
30:17Bu tarz mücadelelerin yayınlanmasında ve gelişip daha çok işe ulaşmasında daha katkı sunmaya çalışacağımı düşünüyorum.
30:48Altyazı M.K.
30:48M.K.
Comments