Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 saat önce
Söyleşi: Faruk Ekici

Geleneksel desen disiplinini dijital katmanlarla birleştiren Royal Academy of Arts ödüllü sanatçı Sait Mingü; kâğıt üzerindeki çizimlerini, sokaktan topladığı fiziksel materyalleri ve fotoğrafik dokuları bilgisayar ortamında harmanlıyor. Bu süreç sonunda ortaya çıkan eserler, özel sanat baskısı yöntemleriyle kâğıda aktarıldıktan sonra pleksi yüzeylerle kaplanarak nihai formuna kavuşuyor.

Üretim sürecini "kendi içimde verdiğim bir savaş" sözleriyle tanımlayan Mingü; desen gücünü teknolojiyle nasıl harmanladığını, yapay zekânın insanın yaşanmışlığını neden kopyalayamayacağını ve karanlık duyguların üretim sürecinde nasıl aydınlığa dönüştüğünü T24'e anlattı.
Döküm
00:00Bugün atölyesinde konuk olduğumuz isim, gelenekselin tozlu dokusunu dijitalin pürüzsüz dünyasıyla birleştiren fırça darbelerini modern insanın kaygılarıyla harmanlayan bir sanatçı
00:09Said Mingü.
00:10Modern insanın içsel parçalanmışlığını, parçalanmış tekniklerle anlatan Said Mingü ile sanatı, kaosu, dijital dönüşümü konuşacağız. Hoş geldin Said Bey.
00:19Hoş bulduk, merhaba.
00:20İlk sorum şu olacak, üretim sürecinizi soracağım çünkü çok katmanlı bir üretim süreciniz var. Nasıl üretiyorsunuz?
00:27Zaten Mingü Arslan resmi bölümünden mezunum. Klasik bir resme nasıl başlıyorsam, bu işlere de aslında öyle başlıyorum.
00:32Başta tabii her şey de olduğu gibi iş kafamda başlıyor. Kafamda bir kurguyu, imajı belirledikten sonra, ne yapmak istediğimi belirledikten
00:39sonra onu bir kompozisyona döküyorum.
00:42Bu tuvalet ya da sulu boy işlerimi yaparken de aynı şekilde zaten ilerleyen bir süreç.
00:46Kağıt üzerinde başlıyorum, işte eskizleri, karalamaları. Ondan sonra son hali, nihai haline karar verdikten sonra kompozisyonun nasıl olacağını.
00:52Bunun çizimine geçiyorum, normal genelde hala kağıttayım, çiziyorum. Ondan sonra tekrar daha güzel kullandık tekniklerle, işte yağlı boyayız, akredik, sulu
01:01boyayla.
01:02Bu yapmış olduğum kompozisyonda kafamda belirlemiş olduğum alanları ayrı ayrı boyamaya başlıyorum, çizmeye başlıyorum.
01:09Sonra bunların hepsini belli bir aşamadan sonra bilgisayara aktarıyorum.
01:14Bilgisayarda bunları modern mikolaj gibi kat kat kat birleştiriyorum.
01:17O yaptığım, elle çizdiğim, elle boyadığım dokuları bir araya getirip bunların her biri ayrı bir katmandan oluşuyor.
01:22Üst üste koya koya bu görmüş olduğunuz eserlerle ulaşıyorum.
01:25Bunlar da tabii normalde kağıtta ya da tuvalde uygulayamadığım fotoğrafik dokular da ekliyorum bunun üzerine.
01:30Hem resmin doğasına uyacağını düşündüm hem de izleyeceği bir rica etsi daha iyi aktarabileceğini düşündüğüm dokular ekliyorum.
01:38Bunlar yani kimi zaman yolda yürürken çektiğim, hoşuma giden reklam panorundan fırlamış parçalar ya da yerde bulduğum beton parçaları, cam
01:48parçaları, cam kırıkları olabiliyor.
01:50Yani bunların hepsi aslında orada bir resimde dokuya hizmet ediyor.
01:53Yani benim elle çizdik klasik boyaların yanında bir de aynı zamanda fotoğraftan eklediğim alışverişe gelmedik dokular alıyor.
02:00Bu dokuları çünkü kimi zaman mesela bir saman balyasında saç da yapabiliyorum ve sadece onu hissetmemle oraya koymam ve biraz
02:08izleyiciye şaşırtmam.
02:09Biraz kendime yaptığım oyunlarla da alakalı bunu koyma sebeplerim.
02:13Ondan sonra bundan bunu da son aşamaya getirdikten sonra bilgisayarda özel bir çıkış alıyorum.
02:18Bu çıkışta burada görmüş olduğunuz gibi plexi bir cam yüzeye kaplanıyor.
02:22Arkası bunun metal ve duvarda asacak hale geliyor.
02:24Aslında iş sonraki yerde dijital olarak adlandırılsa da bunun %70'i %80'i elle yapılan normal klasik resim teknileriyle başlayıp
02:34sonlara doğru yani onu getirdiğim dijital olan ama olmayan bir iş.
02:38Ve de bu aslında dijitallikten biraz daha kurdurmak için de genelde yapmış olduğum seriler haricindeki eserlerin yani büyük eserlerin çoğunu
02:45tek edisyon yapıyorum ki
02:47hem alan koleksiyonların önlerinde bir tek eser değerinde olsun hem de bunun nadidiliği ve gene tek illiği muhafaza edilsin diye.
02:56Şimdi özel bir baskıdan bahsediyoruz.
02:59Bizi izleyenler şu anda bazı resimlerin büyük halinde görüyorlar ama bu resim bir metal parçayla plex arasında.
03:06Öndeki plexi de bu resme derinlik de katıyor aslında plexi.
03:11Derinlik katıyor, canlılık katıyor. Aynı zamanda bu kullandığımız fotoğraf kağıdı bunun özel baskı dememiz sebebi şu yani bu her çıkış
03:18makinesinde her printerden çıkan bir kağıt ve renkli değil.
03:21Bunun sertifikalı sanat üretimine özel olarak üretilmiş bir printer ve çıkış olması, makinesi olması, bunun kağıdının özel sertifikat olması, uzun
03:31yıllar yani yüzyıllar boyu dayanabiliyor olması
03:34artı bu kullanılan baskıdaki kartuşların bu renkleri verebilen kartuşların da gene sanat sertifikalı olup yüzyıllarca boyu dayanabiliyor olmasından geliyor.
03:44Bu çıkış alındıktan sonra şıplak olarak üzerine arkasına alikoman metal bir parça kaplanıyor ve arkasındaki ask malzemeleri takılıyor.
03:52Ön tarafı da plexi ile sıvanıyor ve bu görmüş olduğunuz eserler ortaya çıkıyor.
03:55Plexinin bir kontrast tıkatması var ön tarafta, canlılık bir de aynı zamanda kullandığımız kağıdın da aynı şekilde bir canlılığı var.
04:02Şunu söylemek istemiştim orada aslında bu plexi sadece resmi koruyan bir şey değil aslında eserin de bir parçası.
04:08Evet hem koruyor hem de aynı zamanda parçası.
04:11Genelde de ben bunlara çok nadir çerçeve yapıyorum mesela bu zaten şu anda o metal parçalarının dolayı asılabilir bir halde
04:16plexi ile kaplandığı zaman.
04:18Ekstra mesela bir şey yapmak ihtiyacı duymuyorum bir çerçeve.
04:21Zaten kendisi bir sırlanmış alan işle girmiş oluyor ve ben bu halini çok seviyorum.
04:25Şimdi bizi yeni yerinizde ağırlıyorsunuz.
04:29Burada şunu sormak istiyorum işte sanatçının atölyesi girilmezdir, mahremdir, şudur budur ama siz şu an Nişantaşı'nın en işlek yerlerinden
04:37bir tanesinde ve sizin çalışma alanınızı sokaktan geçenlerin görebileceği bir yerdeyiz biz.
04:42Evet.
04:43Bu tüm şeyler sizin yaratım süreciniz etkiler mi?
04:47Birinin gözü takılabilir ve sizi izleyebilir orada ve siz bunu fark ettiğinizde...
04:51Yani şöyle o biraz tabii yıllar içerisinde geçen pratiklerle alakalı yani zamanla olduğu bu benim beşinci atölyedem.
04:57İlk atölyede de yine bir sokak hizasındaydım ama onda belli bir ilk kısma kadar görülebiliyordu içerisi.
05:01Oradan biraz alışığım.
05:03İkincisi yani zaten bu yaptığım vücudumu da kullanarak çalıştığım için performans sanatı aslında.
05:07Burada nasıl bir tiyatrocu sahneye çıktığı zaman seyircileri görmüyorsa ben de yani burada şeye başladıktan sonra çalışmayı zaten kendimi kaptırıp
05:14tamamen o dünyaya geçmiş oluyorum.
05:16O yüzden aslında sokakta geçen insan hiçbir şey fark etmiyorum.
05:19Dedim ki bahsettiğiniz bir çalıştığım alan evet dışarıdan gözükebiliyor ama burada randevu ile izleyici kabul ettiğim için atölye ve galeri
05:26mekanını.
05:27Zaten o sırada o saatlerde kimsenin gelmeyeceğini biliyor oluyorum.
05:30Ancak işte sokaktan bile gözü göze gelme ihtimali tabii ki var ama dedim ki bahsettiğim gibi.
05:34O konsantrasını girince zaten sokağa falan görmüyorum.
05:37Peki buradan tekrar işlerinize dönelim istiyorum.
05:39Bir Van Gogh serisi ürettiniz.
05:41Evet.
05:41Saatçı arttı birlikte.
05:43Baya pop artışlar onlar çok şık şeyler.
05:47Burada iki soru soracağım.
05:48Hem onun üretim sürecini merak ediyorum.
05:50NFT'ye bağlayacağım oradan.
05:52Bir de sizin tür olarak kendinizi konumlandırdığınız bir yer var mı?
05:56Yani dışavurumcuyum ya da pop art ya da şu dediğiniz.
05:59Yani figüratif dışavurumcu.
06:01Aslında dışavurumcu evler tuvalleri ve solum arasında daha fazla.
06:04Gözüküyordu evler.
06:06Burada biraz daha gerçeğe yaklaşık figürler ve mekanlar.
06:10Burada biraz daha illüstri tipi evler de var.
06:13Çizgi roman evleri de var.
06:14Yani o tip çizimler.
06:16Fakat aynı zamanda bütün bu fırça boyaların hissi ve dokularıyla beraber onlar da bir karışık bir teknik oluşturuyor.
06:24Bu saat çizgi artı meselesine gelirsek de o NFT'lerin bu çok ravaşta olduğu, meşhur olduğu dönemde bütün bu NFT
06:31üretiminin ağır yükünü,
06:34özellikle işte bu demin bahsediği bir karakter yaratımı ve proje bazı NFT'nin çoğunu bilgisayar yardımıyla yapıyordu şirketler.
06:41Ve üretimin tamamı bilgisayar üzerinden yapılıyordu.
06:45Bilgisayar bunları rastlantısal olarak karakter belirlendikten sonra rastlantısal olarak çoğaltıp hiçbir insan emeği olmadan tamamen bilgisayarın insafına kalmış bir şekilde
06:54ilerleyen projelerdi.
06:55Onlar çoğaldıktan sonra satışa çıkıp işte insanların bir koleksiyon malzemesi gibi toplaması ve bunları aralarında değişti okuşundan meydana gelen projelerdi.
07:03Şimdi saatçi artı da o dönem dünya üzerindeki birçok sanatçıya ulaşabildiği için kendi küresel ağa yüzünden.
07:10Bunları aradan bilgisayarı tamamen çıkartıp bu karakter yaratımı ve eser üretimini tamamen elle yapıp sanatçıları da elege etmek istedi.
07:17Yani dünya üzerinden 150'ye yakın bir sanatçı seçti.
07:20Bunlardan bir tanesi de bendim ve biz işte bir toplantılar neticesi toplayıp o Van Gogh portresi yapsak ve biz bu
07:27Van Gogh karakterini çeşitlendirsek herkes kendisi yorulmasa her sanatçı.
07:31İşte en az 10 tane en fazla 20 adet olacak şekilde bize eserleri verse biz o eserleri yine aynı şekilde
07:37bu NFT üretimine sokup onları dijital hale getirip diğer projeler nasıl satılıyor ve el değiştiriyorsa o hale götür sokup onları
07:44insanlara buluşursak diye yola çıktılar.
07:46Ve çok da başarılı proje oldu şimdi 150 sanatçı herkes kendi yorumunu kattı onları üretti.
07:51Ben de onlara yaklaşık 20 tane Van Gogh yaptım.
07:54Onların hem bir araya da NFT versiyonu oldu bir araya da fiziksel versiyonu oldu.
08:00Zaten bu NFT versiyonu şeyler çıktığı anda proje yaklaşık 2 dakika içinde tamamen hepsi satıldı.
08:06Tamamen bitti yani proje çok rağbet gördü.
08:08Ondan sonra aynı zamanda dediğim gibi onların fizikselerin de bazılarını dijital olarak NFT'sini alan insanların bazıları benden fizikselerin de talep
08:14ettiler.
08:15Mesela onlara Amerika'ya yoldadığım işler oldu.
08:17İki sene birden sahip olmak isteyenler oldu.
08:20Ya da farklı yerlere de yoldatığım da oldu yani dünya üzerinde.
08:23Ama çok başarılı projeydi.
08:25Ama sonra da bir NFT'ler ne yazık ki şeyini kaybettikten sonra popüleritesini onun bağlı olduğu ekonomi biraz çökünce şu
08:31anda pek rağbet görmüyorlar.
08:33Tam onu soracaktım.
08:34Peki sizin eserleriniz NFT olarak satıldı.
08:37Ne oldu onlar?
08:37Onlar şu anda sahiplerinde.
08:40Yani onları satılan kişilerde.
08:42Fakat bu projenin devamını da bir iş daha yaptık saatçiyle.
08:46Amerika'da bir rock festivali vardı Rolopoloza diye.
08:49Onlara özel bir iş yaptık çok büyük çapta.
08:52Onda hatta çok daha 10 sanatçıydık.
08:54Orada hatta benim ürettiğim yani benim şekillendiğim bir karakter de seçilmiş.
08:58Sonra maskat olarak onun bayağı bir üretimini yaptık.
09:01Fakat ne yazık ki tam bu gene netlinin ekonomik olarak çöküşüne denk geldiği için projeyi bizden aldılar ama yayınlamadılar.
09:06Yayınlamadılar.
09:07Hala onların elinde duruyor.
09:08Belki bir gün çıkar.
09:09NFT geri döner mi sizce?
09:10Dönebilir.
09:11Hiçbir şey hiç belli olmaz.
09:12Çünkü yani sanatçı açısından bence çok faydaları olan bir sistemdi.
09:16Yani çok avantajlı bir sistemdi.
09:17Çünkü ürettiğiniz eserin burada şirvinin elimden bir eser çıktıktan sonra sonrasında ne takip edebiliyorum ne işte telif üzerinden konuşup bir
09:25ücret alabiliyorum.
09:26Yani tekrar satışlarından NFT'de biliyorsunuz resim elde yeşildikçe eseri üreten kişi de pay alıyor.
09:32O konuda ve telifini korunması konusunda ve işte bu sanatçı hakları konusunda çok aslında modern bir sistem, güzel bir sistem.
09:39Yani dünyadaki şu anda da ekonomik durum zaten bütün emtiyalarda kötü durumda ama orada tekrar NFT konusunun ben önümüzdeki 5
09:46-10 seyirte tekrar gelebileceğini düşünüyorum.
09:48Bu arada ben sizin işlerinizin üzerinde imzanızı da göremedim.
09:51İmza atmıyor musunuz?
09:52Genelde imza nedense dünyada kalktı.
09:56Yani eserler arkasını atan imzayla ve sertifikayla genelde sunuluyor.
10:00O yüzden ben tuvallerde bile eski yaptığım sergilerde Sulbay'da bile bir imza yok.
10:05Genelde hepsinin ya arkası imzalı, bunlarda da öyle hepsinin arkasında mutlaka imza var.
10:09Bir de orijinaldik sertifikaları var.
10:11Dolayısıyla alan kişi ya da bu esere sahip olan kişilerin de iki tane belge olmuş oluyor.
10:15Bir tanesi arkasındaki imza, bir tanesi de benim ona verdiğim ya da galeri üzerinden satıyorsa galerinin verdiği orijinaldik sertifikası.
10:20Orada zaten bütün şey yazıyor QYİS'e.
10:23Ben sizinle söyleşi yapmaya karar verdikten sonra yani konuştuktan sonra birkaç kültür sanat editörü arkadaşla konuştum.
10:29Çoğu insan Türkiye'de sizi tanıyor, biliyor, takip ediyor.
10:32Ama ben araştırmalarımı yaparken aslında dünyanın sizi daha çok tanıdığını gördüm.
10:38İstanbul'dakinden daha tanıdık karşılanmanızın sebebi yaptığınız işler çok mu fazla global?
10:44Yoksa Türkiye'ye biraz yabancı mı? Siz nasıl yorumluyorsunuz bu dünyadaki daha çok tanınırlığınızı?
10:50İlk sergilerimi açarken ilk Sist Galeri ile başlamıştık. İlk galerim onlardı.
10:55O zaman daha klasik tekniklerle açtığım sergilerde yani tuval ve sulu goyallerle açtığım sergilerde.
11:00Yaklaşık üç sene beraber çalıştık. O zaman ilk ben piyasaya girdim.
11:03Yani yaklaşık yirmi sene önce.
11:04Fakat ondan sonra benim de hem galerilere bağlı çalıştığım ya da bağımsız çalıştığım dönemlerim oldu.
11:10Mesela ondan sonra üç sene bağımsız çalıştım.
11:12Şimdi o dönemde bir galeride çalışmayınca Türkiye'de yani özellikle piyasada belli bir ağın içinde olmadığınız zaman birerilik biraz azalıyor tabii.
11:20Ondan sonra tekrar 2012'de 2011'de bir galeride çalışıyorum.
11:23Açılım benim galeride. Onlarla da üç yıl beraber olduk.
11:26Fakat Türkiye'deki de bu belirsizlikler, ekonomik krizler ve galeri sistemindeki problemler yüzünden o galerilerin bazıları açılıyor.
11:33İşte yüz sene sonra kapanıyor. Yani belli bir şeyi tutturmak çok zor.
11:37Ben de o sırada 2014'te ödülü aldıktan sonra yurt dışından.
11:41Yurt dışında daha fazla bana kapı açılmaya başladı.
11:43Orada bir saniye başlamaya başladım.
11:45Sonra 2016'da, pardon 15'te burada Alan İstanbul çok iyi bir galeriydi.
11:50Onlarla beraber çalışmaya başladım.
11:51Onlarla yine imzaladığı sanatçılarıydım.
11:53Fakat onlar da kapandı üç sene sonra.
11:55Onlar kapandıktan sonra ben bu sefer bu kadar belirsizlikler içinde kendimi yani huzursuz hissetmeye başlayıp
12:01daha fazla bu yurt dışında açmış olduğum sergilerin de etkisiyle dışarıda kendimi bağımsız olarak
12:07yani Türkiye'ye bağlık anlamında neler yapabilirim diye dışarıya ağırlık verdim.
12:12Asli sebebi o yüzden.
12:13O yüzden daha fazla belki orada tanınıyorum.
12:15Bir de şöyle şu da olabilir.
12:17Bu tekniği ilk burada 2013 senesinde sergilene başladım.
12:21Belki de yurt dışında daha fazla oraya sıcak gelmiş olabilir bu eserler.
12:25O yüzden orada daha fazla rabit görmüş olabilir.
12:27Şimdi siz 2001 Mimarsin'den Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunusunuz.
12:31Aslında Türkiye'deki sanat geleneğinin beşiği orası.
12:35Direkt hiç uzatmadan şu soruyu soracağım.
12:37Acaba akademide kalmış olsaydınız öyle bir ihtimal olsaydı bu yenilikçi işler çıkar mıydı yine de?
12:45Güzel bir soru.
12:46O dönem, benim okuduğum dönemde okulun eğitim sistemi bana biraz köyüne gelmeye başlamıştı çok.
12:53Güzel Sanatlar Fakültesi'nde işte mesela grafik bölümünün aldığı derslere baktığımız zaman o dönem okurkenki arkadaşlarımı
12:59bizden çok daha çeşitli eğitim alıyorlardı.
13:01İşte fotoğraf dersi alıyorlar, baskı dersleri alıyorlar, bilgisayar, multimedya dersleri alıyorlar.
13:05Biz çok daha onlara göre geleneksel kalıyorduk.
13:07Halbuki resim aslında artık çok daha fazla alanı kapışıyor dünyada.
13:11Yani sadece resim okuyup sırf tuval yapacağım diye bir şey yok artık.
13:15Yani o kadar çok şeyler gelişti, teknolojiler gelişti, iş alanları gelişti.
13:18Resimden mevzu olup çok güzel bir çizgi roman sanatçısı olabilirsiniz.
13:21İllüstratör olabilirsiniz, multimedya işler yapabilirsiniz.
13:24Ama bunların altyapısının eğitimi bizim okulda maalesef o dönemmiş konuşuyorum tabii.
13:28Yoktu.
13:29Ben o dönemden de biraz kendimi bu konularda geliştirmek için kafa yormaya başlamıştım.
13:33Yani o yüzden bir ilk yani bu photoshoplar falan çıktığı zaman, bilgisayar, tabletler çıktığı zaman
13:38yani onların ilk kullanardan biri olabilirim.
13:4196-96 senede başladım.
13:42Ama tabii ki o zamanki pratiğimin içinde çok az yer kaplıyordu.
13:45Okulda olduğum için yani daha klasik işler yapıyordum.
13:48Ancak ancak o zaman okuldan mezun olurken diplomada sergimden birkaç iş sergiledim.
13:52Onları da yan iç olarak koydum.
13:53Yani hocalardan o zaman diğer gerekli işleri yerine getirdiğim için bir tepki almadım ama
13:57yani ben kendimi o zaman demek ki kafaya koymuş bir de düşünüyorum şimdi.
14:00Yani bunları da sergilemeyi çünkü çok daha iyi kelelleri de olsa
14:03orada da 5-6 tane eser sergilemiştim.
14:06Dijital olarak adlandırabileceğim.
14:07Peki biraz önce bir ödülden bahsettiniz.
14:10Onu biraz açalım istiyorum.
14:112014'te aslında çok prestijli bir ödül olan Royal Academy of Arts'dan aldığınız
14:16inşallah adını doğru söyleyeceğim.
14:18Hugh Casson.
14:18Evet.
14:19Desen ödülü.
14:20Desen ödülünü aldınız.
14:21Uluslararası alanda daha çok tanınır kıldı eminim öyle.
14:24Yani ödüllerin genelde şeyi de o oluyor zaten.
14:26Ben burada biraz da size yönelik bir soru soracağım.
14:29Bu ödülü aldıktan sonra nasıl bir motivasyon oldu size ödül?
14:33Şöyle ödülü desen üzerinden almış olman benim için çok büyük bir o zaman için tatmin kaynağı oldu.
14:39Yani yaptığım çünkü çocuklukundan beri aslında desen çizdiğim için benim tüt eminim aslında karakalem
14:43ya da işte mürekkepsi yap yazışlardan geliyor.
14:46Okula girmeden önce de çünkü çok onları yapıyordum.
14:47Canlı modelde çalışıyordum gittiğim kurslardan.
14:50Oradan ödülü almış olman benim için çok büyük bir tatmin kaynağı ve mutluluk kaynağı oldu.
14:54Ama orada aldığım ödül kağıt üzerine yaptığım işten aldım.
14:58Yani bu işlerle almadım.
14:59Dolayısıyla ondan sonra yaptığım işler hep onun üzerine biraz koymaya çalışarak
15:03bu yaptığım figür resmini daha nasıl ileriye taşıyabilirim diye kendime yaptığım mücadele ve hesaplaşması
15:09onun çıkan işleri olduğu için aslında tabii ödülü almak bana çok büyük bir tatmin sağladı ama
15:13daha fazla iş yapmam için bana büyük bir motivasyon oldu.
15:17Dediğim gibi o zamanki yaptığım işlerin daha farklı bir alanında şu anda işte ürettiğim için orada kalmamış oldum.
15:22Şöyle bir eleştiri vardır genelde.
15:24Gerçek sanatçı piyasa için üretmez.
15:26İşte eseri kolay satılıyorsa o sanat değil bir dekorasyondur falan gibi garip garip şeyler.
15:32Bunu Andy Warhol zaten yıktı artık da bir mesele ama.
15:34Ben burada size şeyi sormak istiyorum.
15:37Siz bazı yaptığınız işleri acaba popülist oldu bu tür eleştiriler alırım gibi düşünüyor musunuz?
15:43Yoksa çıkan iş neyse o şekilde.
15:45Düşünmüyorum. Çıkan iş neyse odur diye düşünüyorum.
15:49Yani onu gören zaten ben ne yaparsam yapayım asla benim yani kafamdaki yaptığım iş
15:55ya da bitirmiş olduğum iş benim düşüncem hiçbir zaman zaten tam karşı izleyiciye zaten geçmiyor.
16:00Yani her bakan kişi kendi yorumunu koyuyor.
16:02Kendisine ait oluyor o eser.
16:04Yani bir yerde benden çıkmış oluyor zaten.
16:06Ben ama yaparken öyle bir kendime eriştiri yapmıyorum.
16:08Ya tabii ki benim de sanat tarihinde etkilendiğim, ilham aldığım çok insanım var, çok resim var.
16:14Ancak belki işte onu yaparken şu resme benze diye düşündüm tabii ki oluyor.
16:17Orada da belki biraz kendimi gereği çekmeye çalıştırmalar olabiliyor.
16:20Ama eser başında konuştuğumuz zaman her eserde her resimde zaten belli bir savaş veriyorum.
16:25O eseri bitirene kadar öyle bir mücadele olmuş oluyor.
16:29O sırada zaten o eseri ortaya çıkartmaya karar verdiysen de ben kendi içimde o savaşı kazanmış oluyorum.
16:35Zaten eğer onu da kazanmamışsam o eseri zaten ortaya çıkartıp sergilemiyorum.
16:41Eserlerinizi satarken şöyle bir anlaşma oluyor mu?
16:43Bazı sanatçılar bunu yapıyormuş galiba.
16:45Bir sergi olursa geri çağırırız.
16:47İşte üç gün, beş gün neyse.
16:49Sizde de o oluyor mu?
16:50Hani sergi olursa evinizdeki eseri çağırabiliriz gibi bir şey oluyor mu satarken?
16:55Yani mesela şu anlamda soruyorum.
16:56İki gün sonra çok kapsamlı bir sergi açmak isteseniz ve bütün işleriniz orada olsun isteseniz.
17:02Bazı özel...
17:03Çünkü siz dediğiniz gibi biricik iş veriyorsunuz.
17:06Bir tane yapıyorsunuz özellikle büyüklerde.
17:08Ve o işten başka hiçbir yerde yok.
17:09Evet, yok.
17:11Çağırabiliyor musunuz peki böyle bir şeyden?
17:13Çağırabilirim ama şunu da yapabiliriz aslında.
17:16Aslında benim gizli olarak bir sanatçı edisyonum her zaman hakkım olduğu için o kişiyle konuşup mesela öyle bir retrospektif sergi
17:23açmaya karar verirsem.
17:24Mesela bu resmin ben bir de artist dediği yani sanatçı edisyonuna basacağım haberiniz olsun diyebilirim.
17:30Onu yapmadım ama.
17:31Yani öyle bir sergi olacağı zaman ulaşamıyorsam ya da ben öyle bir şey yapıp kaldırabilirim.
17:36Öyle bir avantajım var.
17:37Ama tabii ki genelde ben de sertifikalarını ben de verdiğim için ya da galeri üzerinden aslatarsak olabildiği için genelde eserlerin
17:43kimde olduğunu aşağı yukarı bilebiliyoruz.
17:45Tabii el değiştirenleri bazılarını takip edemiyorum ama yani müzayede gelip çıkanları.
17:49Fakat çoğunun en azından ilk kaynağını biliyorum.
17:52Onların hepsinin kaydı tutuluyor.
17:54Bir şekilde ulaşmaya çalışırım öyle bir şey olsa tabii ki.
17:56Eserlerinizdeki insan yüzlerini birer tetikleyici, tetikleyiciden karakteristik duyguları tetikleyici unsurlar olarak konumlandırıyorsunuz.
18:05Bu modern insanın kaygı ve içsel çatışmalarını resmederken sürekli bu karanlık psikolojiyle yüzleşmek zor olmuyor mu ya da sizi arındırıyor
18:14mu?
18:15Yani zaten kolay bir dünyada yaşamıyoruz.
18:18Yani ülkemiz zaten çok zor bir ülke.
18:20Dünya da şu anda ayrı bir zor.
18:22Portre yapmak demek aslında tamam bir modele bakarak yapıyorsunuz ama insanı yapan kişi olarak kendisinin portresini de yapması demek aslında.
18:29Yani bir portre sadece bir objeden bakılan figürden değil, insanın kendi otoportresinden de oluşuyor.
18:34Benzemesi önemli değil tabii de.
18:36Çünkü o eserle onu bir aktardığınız için karanlık demeyelim ama ben düşünmeyi seviyorum.
18:41Belki biraz takıntılı da bir insanım zaten.
18:43Oradan da tabii geliyor bütün bunlar.
18:45O eseri işte kurgularken vermek istediğim ifade tabii ki benden izler taşıyor.
18:50Ama o karanlık his var evet.
18:52Ama onu resmi bitirdikten sonra ya da yaparken ki o trans hali ve onunla uğraşma sırasında zaten belli bir alana
19:01geçmiş oluyor insan.
19:02O sırada da bir yandan da aslında kendimi hesaplaşmış oluyor ben öyle söyleyeyim aslında.
19:06Ve bitirdiğim zaman resmi öyle bir tatmin nübüs ve mutluluk oluşuyor ki aslında o karanlığı yıkıyor.
19:12Yani bitirdikten sonra belli bir mesele çözülüp o aydın avlaşmış oluyor.
19:16Aslında biraz arındırıyor da sanatçıyı.
19:19Evet ama yaparken tabii bütün eserlerim öyle.
19:22En azından benim için her zaman bir savaş var.
19:25Yani mutlu bir resim de olsa, eğlenceli bir şey de olsa her zaman o resmi bitirirken ki bir mücadele var.
19:31Yani o bir tepe ve işte askerlerin oraya geçirilmesi gibi.
19:34Bir plan var, taktik var.
19:36Bir mücadele var.
19:37Bir sanatçıdan sanatçıya eminim değişiyordur ama sizin bir iş ya da işten işe de değişiyor.
19:41Sizin bir işinizin üretim süreci ne kadar sürüyor?
19:43Şöyle bu aslında ben çok daha böyle enerjik ve hızlı çalışan bir resim.
19:47Tuval ya da kağıt işlerim genelde bir iki günde yaptığım işler.
19:50Yani tuvalleri ne kadar büyük olursa olsun.
19:52Üç metrek tuvali bile yaklaşık iki üç günde bir tamamlayabiliyorum ama.
19:55O eserlerde kullandığım araçların getirdiği şeyler teknolojik imkanlardan dolayı.
20:00Tabii daha fazla hedefe odaklanmam ve onun kompozisyonunu daha iyi yapmam gerekiyor.
20:05Hedefi daha iyi belirlemem gerekiyor.
20:06Daha uzun sürüyor.
20:08Yani yaklaşık on güne yakın sürüyor bir eseri yapmam.
20:10Aslında uzun da değil.
20:12Yani diğer sanatçılar bir başlıyor, üç yıl sonra bitiriyor.
20:14Ama benim normal pratiğime göre daha uzun.
20:16Normalde ben çok daha hızlı çalışıyorum.
20:17Söyleşten önce biraz bahsettiniz.
20:19Burada onu da sorayım.
20:20Aslında siz üniversiteden sonra bir reklam ajansında grafik tasarımcı olarak ve sonra da sanat yönetmeni olarak çalıştınız.
20:27Onun size kattığı şeylerden biri midir bu disiplin?
20:31Doğrudur.
20:31Neler kattı size hayatınızda?
20:33Siz de emin bahsettik.
20:34Okuldaki eğitim sistemi biraz o dönem bana köyüne gelmezden dolayı okuldan çıktıktan sonra biraz da kendim de bir yeni bir
20:41motivasyon ve arayış için ajansa girmiştim stajyer olarak.
20:44Ama orada girdikten sonra yaptığım işlerden memnun kaldı.
20:47Ben de ajans memnun kaldı.
20:48Orada kaldım.
20:48İşte art direktleri kadar yükseldim.
20:50O dönemde birçok yoğun çalışma içine girdik.
20:52Ama o dönemin sonrasında, yaklaşık 5-6 sene sürdü.
20:56Sonrasında ilk atölyemi açıp saygılar yapmaya başladığım zaman bana çok büyük faydası olduğunu gördüm.
21:00Özellikle bu işleri yaparken bütün bu baskı kalitesi, baskı teklifleri, bunların sunumu, duvara nasıl yani asılacağından tutun.
21:09Bir yandan da kendi öz disiplinim.
21:12Çünkü reklamda çalışırken hem bir patrona karşı sorumluluk hem de o zaman çalıştığınız müşterilere karşı ayrıca bir sorumluluk olduğu için
21:19ve onların reklam kampanyalarının belli bir süresi olduğu için, yetişmesi gereken işlerin süresi, saati bile olduğu için.
21:26O dönemki kendimi eğitmemden ya o işlerde yoğrulmamdan dolayı kendim atölyemi açıktan sonra kendi kendime patronu olduğu işlerde de her
21:33zaman o yaklaşımı saygı demeye çalıştım.
21:35Yani bir sergi tarihi varsa işte o sergi tarihine göre kendimi programlamam, o işleri yetiştirebilmem işte onların katalog baskısına dahil.
21:43Onlar da söz sayede bir olabilmem.
21:46Hepsi reklamcılık geçmeme aslında bağlı.
21:48Yani aslında kendi kurumsal kelime bile bağımsız bir sanatçı olarak yerleştirilmemiştir.
21:52Web sitenden tutun işte burada kartıma kadar hepsinin aslında belli bir dönemde reklamçılıkta çalışmışım.
21:58Onu sonradan görmüş oldum.
21:59Peki yavaş yavaş kapatırken biraz da sanatın geleceğiyle ilgili bir iki bir şey sormak istiyorum.
22:04Şimdi siz gelenekselden gelip dijital işinizin içine koydunuz ama bir de yapay zeka gerçeği var.
22:10Evet.
22:11Siz yapay zekanın sanattaki geleceğini nasıl görüyorsunuz?
22:15Toplum tarafından algılanışını biraz baltalayacağına ben de inanıyorum.
22:18Benim işimin yerinden alacağını aslında inanıyorum.
22:20Aslında aksine benim yaptığım işin daha değerli olacağını.
22:24Yani zanaatkar olmayan, imza atan sanatçıların, kendi yorumu ve kendi pratiğini ustalaşmış sanatçıların daha fazla değer göreceğine inanıyorum.
22:31Ama şey kısmında yani işin zanaat kısmında ve daha popüler işler tarafında yani mesela o popüler işlerden kastımda
22:39daha kurumsal işler yapılan ya da daha böyle ilüstratif resimler var mesela otel resimleri odaları aslında daha.
22:47Ya da belli kurumlara yapılan yarı kurumsal yarı sanat işleri var.
22:51Onların bir yüksekliğe uğrayacağına inanıyorum.
22:54Yani oradaki işleri büyük büyük bir kısmı herhalde elinde alacak.
22:56Çünkü orada artık yapay zeka erişimler için girince maliyetle düşünülü erişimler için çok daha basit elde edecek o işler.
23:02Orada bir tehlike görüyorum.
23:03Bir kısım reklamla ilgili yan kollarda tehlike olabileceğine inanıyorum.
23:08İşte bu ürün fotoğrafçıdır, ürün kampanyaları olabilir.
23:11Ama sanatla uğraşan insanların çok daha değer göreceğine inanıyorum.
23:16Çünkü yapay zeka sadece insanların hayatını kolaylaştıran,
23:19şu anda yani ben de benim de referans olarak kullanabileceğim yapay zeka programları var.
23:24Yani oradan da kendim de bir yandan yaraştırdığım için biliyorum.
23:26Yani sadece taklit yapabilen, kendi bir ruhu olmayan en azından şu anda,
23:31bugüne kadar üretilmiş olan eserleri taklit edip,
23:33işte yazılan oradaki komuta göre hareket eden bir programlar.
23:36Ama işin içinde insan ruhu, insan üretimi,
23:40yani bir kere bir sanatçının ürettiği işin o anda oluşmuyor ki yani.
23:44Bütün bu yaşam, dışlıklar, yaşam, işte demin bahsettiğimiz karanlık duygular, iyi duygular.
23:49Yani hepsinin birleşimiyle ortaya çıkıyor yani.
23:51Yapay zekada öyle bir şeyler asla olamayacağı için,
23:54yaşam, ışık olmayacağı için, bir tecrübe olmayacağı için taklit dörteme gidemeyecek.
23:58Ama seneler geçecek teknoloji ileride geçecek.
24:00Bu taklidin seviyesi artacak, daha iyi taklidi edebilecek hale gelecek.
24:05Ama dediğim gibi bizim için korku olduğunu düşünmüyorum.
24:08O zaman son sorum da şu olsun.
24:10Geçtiğimiz günlerde bir tiyatro ekibiyle,
24:13gencecik daha yeni mezun bir tiyatro ekibiyle söyleşi yaptım.
24:16Birisi bar meyitlik yapıyor, bir tanesi işte bir yerde çalışıyor, şu oluyor.
24:21Onlara şöyle bir şey söyleyeyim.
24:22Benim öğrencilik yıllarımda daha kolaydı yaşamak.
24:24Evet öyleydi.
24:25İşte o zaman sanat üretmek de daha kolaydı.
24:28İşte siz söyleşinin başında biraz bahsettiniz onunla.
24:30Şimdiki genç sanatçılara bir tavsiyeniz var mı?
24:34Yani bu zorlukları aşmaları için bu işlere olan motivasyonlarını kaybediyorlarsa
24:39eğer kaybetmemeleri için bir şeyler söylemek ister misiniz?
24:43Yani çok zor.
24:44Böyle dışarıdan hakim kesmek çok daha da zor.
24:46Ama günümüzün teknolojisi de en büyük faydası.
24:48Ben de onu yaşadığım için söyledim.
24:50En azından eskiden bizim zamanımızda mesela çok daha zordu.
24:53Demin bahsettiğimiz yurt dışındaki galeriyere ulaşmak zordu.
24:56Görünürlük daha zordu.
24:57İşin en azından bir sosyal medya hesabını doğru yönlendirebilirseniz
25:01en azından çok daha bazı insana ulaşabiliyorsunuz.
25:03Kendiniz bir sanatta bir kimliğinizi oluşturabildiyseniz en azından
25:06benzersiz olabilirseniz en azından sıyrılma şansınız çok daha fazla.
25:11Orada dünyaya açılmaların için yapabilecekleri bir şeyler varsa
25:14o yönde gitmenini tabii ki tavsiye ederim.
25:17Yani yurt dışında çünkü artık çok fazla şey de var.
25:20Mesela bazı tabii ki organizasyonlar var.
25:22Sadece galeriyede kabul ediyor insanlar ama bazı organizasyonlar var.
25:25Sadece bağımsız sanatçıları kabul ediyor.
25:27En azından onlara çok fazla artık gidilebilecek yer var.
25:31Online sergiler de var.
25:33Onlara en azından başvurabilirlerse
25:35kendisi sanatçı hakimlikleri bulduktan sonra
25:37oraları takip edebilirlerse çok daha büyük faydasını görürler.
25:40Çünkü artık bir tuşla birçok yere ulaşabiliyorsunuz.
25:44Ama çok tabii zor yani şu anda işler.
25:46Bizim 95-2001 arasından bahsediyorum.
25:48O zaman malzeme almamız da daha kolay da.
25:50okuldan çıkıp işte Taksim'de bir şeyler içip yiyip
25:52hep beraber sinema gidip
25:53bir yerleri gezip tekrar dönmek
25:55ondan sonra işte
25:56bir arkadaşımızın evinde resmi yapmak falan.
25:57Çok daha kolay işlerdi ama şu anda çok zor.
26:00Ben çok teşekkür ederim.
26:01Ağzınıza sağlık.
26:02Ben teşekkür ederim.
26:03Ayağınıza sağlık.
26:05Abone olmayıza.
26:06İyi günler.
Yorumlar

Önerilen