- 1 gün önce
Hazırlayanlar: Gülay Kazancıoğlu-Faruk Ekici
Eserlerinde toplumsal cinsiyet, kimlik politikaları ve iktidar ilişkilerini sorgulayarak yerleşik temsil biçimlerine ve kökleşmiş tabulara meydan okuyan disiplinlerarası sanatçı İnci Eviner'in atölyesini ziyaret ettik.
Eviner, sanatta bir mecra veya üretim biçimi olarak sosyal medyaya nasıl yaklaştığını, Türkiye sanat ortamı hakkındaki görüşlerini ve gençlerle ortaklık deneyimlerini T24'e anlattı.
Eserlerinde toplumsal cinsiyet, kimlik politikaları ve iktidar ilişkilerini sorgulayarak yerleşik temsil biçimlerine ve kökleşmiş tabulara meydan okuyan disiplinlerarası sanatçı İnci Eviner'in atölyesini ziyaret ettik.
Eviner, sanatta bir mecra veya üretim biçimi olarak sosyal medyaya nasıl yaklaştığını, Türkiye sanat ortamı hakkındaki görüşlerini ve gençlerle ortaklık deneyimlerini T24'e anlattı.
Kategori
🦄
YaratıcılıkDöküm
00:00Eserlerinde toplumsal cinsiyet, kimlik politikaları ve iktidar ilişkilerini sorgulayarak yerleşik temsil biçimlerine ve kökleşmiş tabulara meydan okuyan disiplinler arası sanatçı
00:09İnce Evinlerin atölyesindeyiz.
00:11Bugün kendisiyle sanatta bir mecra veya üretim biçimi olarak sosyal medyaya nasıl yaklaştığını, Türkiye sanat ortamı hakkındaki görüşlerini ve gençlerle
00:20ortaklık deneyimlerini konuşacağız.
00:22İnce Hanım merhaba.
00:23Merhaba.
00:23Geçtiğimiz aylarda katıldığınız bir söyleşte sosyal medyayı bir imge çöplüğü olarak gördüğünüzü söylemiştiniz.
00:30Sosyal medya çağımızın en büyük görsel arşivi değil mi? Sanatçı olarak siz bu arşivin dışında kalmayı mı seçiyorsunuz?
00:36Sosyal medya ve internetle her türlü bilgiye ulaşımımız sağlanıyor gerçekten. Herkes her an bilgiye ulaşabilir.
00:44Fakat bilginin ne kadar güncel olduğu ve bilginin ne kadar saptırılabileceği, gerçek bağlamından uzaklaştırılabileceğini de tanık olabiliyoruz.
00:54Çünkü ayla birlikte üretilen, manipüle edilmiş görseller hem politik olarak hem de sanatsal olarak belli çarpık ve farklı bir estetiğin
01:05ortaya çıkmasına neden oldu.
01:07Sosyal medyadaki bu kontrolsüz birikim içinde özellikle kadın, ekoloji, hayvan hakları gibi konularda kolektif hareketlerin kendi imgelerini ve dillerini kurduğunu
01:17görüyoruz.
01:17Bu durumda çöplük dediğiniz şey aslında yeni bir sanat formunun doğduğu yer olabilir mi?
01:22Sosyal medyaya çağımızın yeni görsel dilinin zemini olarak bakamaz mıyız?
01:26Bu konuda çok umutlu şeyler söyleyemeyeceğim.
01:29Sosyal medyaya oldukça mesafeli yaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum.
01:34Yani çağın içinde yaşadığımız bu çağda o kadar şiddetli bir çelişki var ki bir yandan gazeteciler, gerçek haberleri yapanlar kapatılıyorlar.
01:45Öte yandan sosyal medyadaki haberleri biz gerçek gibi algılayamıyoruz.
01:53Hayır onlar bir anda vurup kaçan, bir anda duygular oluşturan fakat sürekliliği ve gerçek bir harekete imkan vermeyecek kadar hızlı
02:04bilgi akışı sağlanıyordu.
02:07Ama görsel sanatlar açısından ve sanata yeni başlayanlar ve genç sanatçılar açısından dünyanın böyle sürekli görsel üreten bir ortamında doğru
02:20gerçeği bulmak hiç kolay olmayacak galiba.
02:23Sosyal medyada dolaşan imgeler üretim sürecinize nasıl etki ediyor?
02:26Ben zaten video tekniğini kullanıyorum.
02:29Benim bu teknikle yarattığım bir dünya var ve bu dünyanın ilk oluşumu kağıt ve kalemle oluyor desenlerle.
02:37Yarattığım imgelerin birbiri arasına dolaşmaları ve birbirlerine çarpıp yeni ilişkiler kurmaları ve sürekli dönüşmeleri
02:46aslında tek bir resimle yapılması çok güç olan, tek bir imgeyle yapılması çok güç olan farklı katmanlarla bir şeyler yapmaya
02:56çalışıyorum.
02:57Bu anlatılar sürekli birbiri içinden çıkan, birbirini etkileyerek gelişen şeyler.
03:02Bunların içinde bir yandan çok acı dolu, çok sert şiddetle ilgili imgeler ama hemen sonrasında neredeyse bunu yalandıracak ya da
03:11buna karşı bir tepki oluşturacak etkileşimler içinde bu figürler bir araya geliyor.
03:17Bu kimisi karakter, kimisi mitolojik bir şey ve video teknolojisini ki son derece basit ve yaygın bir teknolojiyi bunu yapmak
03:26için kullanıyorum.
03:27Pek çok sahne, pek çok duygu durumu aynı anda aynı sahne içinde birbirleriyle ilişkileri sürekli geliştirerek bir etkileşim içinde var
03:38oluyorlar.
03:39Dolayısıyla burada politik söylemin farklı yönleri ya da çabucak neticeye varmayacak olan o süreçler ve o müzakereler ve zihnin farklı
03:51konumlarını hareket ettirebiliyorum.
03:54Nasıl bir araya geldiğini bu şekilde çoklu imgeler topluluğu içinde ve bunları birbirleriyle ilişkiye geçirerek ve sürekli yeni videolara yol
04:05açabilecek,
04:06farklı hikayelere doğru gelişecek bir dünya kurduğumu düşünüyorum.
04:11Mesela bir grotesk estetik kurduğunuzu düşünüyor musunuz? Başka türlü nasıl tanımlayabiliriz onları?
04:16Çünkü sanat tarihsel bağlamdan da getiriyorsunuz.
04:19Doğru. Groteskten çok absürt olan şeyler yer alabiliyor ya da bizi şaşırtacak günlük olağan hareketlerin ve jestlerin dışına çıkabilecek,
04:31yani o sınırları zorlayan günlük hayat içindeki normal olmuş bir davranış, normalize edilen bir davranışı ve jesti,
04:39birdenbire tersine çevirerek belki ben de bilinçaltı dünyasından ve hayal gücünden bir şeyler getiriyorum.
04:46Dolayısıyla tabii ki bir sanatçının niyeti olup biteni yansıtmak değil ya da temsil etmek değil.
04:52Temsil politikaları üzerine düşünmek belki.
04:56Dolayısıyla zihnin farklı katmanları arasında dolaşmak,
05:00absürt olan ya da beklenmedik ya da akıl ötesi irasyonel bir dünyayla elbette bir araya geliyor bütün bunlar açıkçası.
05:09Sizin kurduğunuz estetik de sosyal medyada dolaşan tuhaf ve hibrit ingeler arasında bir akrabalık görüyor musunuz?
05:15Çok dikkatli olmam gerektiğini düşünüyorum.
05:18Çünkü bir sanatçının hayatını adayarak kurduğu bir imgeler dünyası bir anda kopyalanabilir, yaygınlaşabilir.
05:25Ama ne yapmamam gerektiğini görüyorum.
05:28Bu alanın, bu görsel dünyanın tuzaklarını görebiliyorum.
05:32Ve belli bir mesafe almak durumundayım.
05:35Çok tehlikeli büyük tuzaklar var.
05:38Beni besleyen bir yana olabilir mi?
05:40Evet, bir takım sanat hareketlerini anında öğrenebiliyorum.
05:44Çok daha hızlı.
05:45Eskiden art magazinleri almak durumundaydık ki çok zordu.
05:50Hele 90'lı yıllarda çok az art magazin geliyordu.
05:53Dünya sanat haberlerine ulaşabilmek zordu.
05:57Şimdi tabii ki bu son derece hızlı bir şekilde.
06:00Hem dünya sanat ortamındaki eleştirileri, haberleri alabiliyoruz.
06:05Alternatif görüşlere ulaşabiliyoruz.
06:08Bu anlamda tabii ki yani beni de canlı tutan bir bilgi akışı var.
06:14Yani takip ediyorum.
06:15Arkamı dönmem mümkün değil.
06:17Ama onun içinde var olmak istemem.
06:19Dolayısıyla ona dikkat etmek durumundayım.
06:23Yani bir anlık parlak imgelerle bir sanat yapıtının ortaya koyduğu imgeler ve imgelem arasında oldukça büyük bir fark olduğunu düşünüyorum.
06:33İşlerinizde kurduğunuz karmaşık katmanlı anlatılar hızlı tüketilen imgelere direniyor gibi görünüyor.
06:39Bugün imgelerin bu kadar hızlı üretildiği ve tüketildiği bir çağda yavaş bakma ya da direnen imge diyebileceğimiz bir alan hala
06:46mümkün mü?
06:47Bir sanat yapıtıyla yüz yüze gelmek ve yüzleşmek, kokuyu almak, o atmosferi algılamak ve ortam içinde, o mekan içinde ayakta
06:59durmak çok önemli bir ilişki biçimi.
07:02Sanatçılar ve sanat zaten hep bu farklı ilişki biçimlerine alternatif görüşler ortaya çıkarmaya çalışıyorlar.
07:10Yani farklı bir ilişki biçimi mümkün mü sanat eseriyle?
07:15Bugün izleyicisi gerçekten bu yoğunluğu hala kaldırabiliyor mu sizce?
07:19O biraz da tercihle ilgili bir şey.
07:21Dediğim gibi sosyal medyanın getirdiği rehavetten kurtulamayan insanlar için bir müzeye ya da galeriye gitmek zor olabilir ama...
07:30Dar bir izleyiciye mi hitap ettiğini düşünüyorsunuz artık? Daraldığını düşünüyor musunuz?
07:34Şu var. Peki galerilere kimler gidiyor ve resim sanat eserini nerede alınlıyor? Kim hangi kitle alınlıyor?
07:43Bunu evet hem bir kültürel bir yaşam biçimi bu yani ama şu konuya geleceksek kamusal alanda daha büyük kitlelerle etkileşim
07:54halinde, ilişki halinde bir sanatsal bir karşılaşma olabilir mi?
08:00E bu Türkiye için hemen hemen imkansız. Çünkü Türkiye'de kamusal alan diye bir şey olduğunu düşünmüyorum.
08:06Son İstanbul'un bir yan elinden de yola çıkarsak oldukça kalabalık bir ziyaretçi kitlesi vardı.
08:13Şöyle söyleyebilirim hafta sonlarında kuyruklar oluştu.
08:16Ve bu sadece oralar için değil. Bunun baktığımızda İstanbul modern gibi, arter gibi büyük müzeler ve galerilerde daha büyük kalabalıklar
08:25görebiliyoruz aslında.
08:26Hani bu da sosyal medyayla etkileşmek değil mi?
08:30Evet. Bu aslında çok sevindirici bir şey.
08:32İstanbul bir yan elinde, son İstanbul bir yan elinde insanlar kuyruklara girdiler.
08:37Fakat sosyal medyanın söylediğim gibi çok hızlı etkisi ve selfie dediğimiz,
08:44kendi kimliğini bu görselle bu yaşadığı şeyi bir imgeye dönüştürme çabası insanlarda.
08:52Acaba bütün bu sanat yapıtları birer arka plan mı oldu bu selfie'ler için diye merak ediyorum.
09:00Yani bir yandan seviniyorum.
09:02Evet bu kadar meraklısı varmış sanatın, hele çağdaş sanatın.
09:06Bu çok önemli ve eminim içinden gerçekten o sanat yapıtlarına ilgi duyan, hakkında okuyan ve şaşıran, yeni bir şeyler öğrenen,
09:16kendiyle ilgili bir şeyler öğrenen bir sürü insan da var ve sanatla ilk kez karşılaşan gençler de olabilir.
09:22Bu çok iyi ama öte yandan dediğim gibi bu yapıtların selfie ile birlikte sosyal medyada dolaşımı acaba neyi ve nasıl
09:33etkiliyor bilmiyorum.
09:35Yani o kişilerin kendi imgelerini, kendi imgelerini yaygınlaştırması ve ilginç bir hale getirmesi midir sanatı olan ilgiye bir katkısı oluyor
09:47mu bunun?
09:47Bundan emin değilim.
09:49Bugünden geriye baktığınızda pratiğinizin yönünü gerçekten değiştiren kırılma anları hangileriydi?
09:55Benim için sanat aslında sanat diye profesyonel bir alanın olmadığı, çok yaşamsal, yaşam biçimi.
10:03Bu bir yandan 90'lı yılların ve 2000'li yılların başında sanata duyulan ilginin çok farklı bir yönde olması
10:12ve kendimi çok daha yalnız hissetmem, yaptığım işin karşılığını bulduğunu düşünmediğim yıllar boyunca hep zaten yakın zamana kadar hocalık yaptım.
10:23Dolayısıyla hocalık yapmak önemli bir karardı üniversitede hocalık deneyimi.
10:29Hocalık bir anlamda karşılıklı bir beslenme yoluydu.
10:32Öğrencilerle aramdaki ilişki beni besliyordu.
10:36Yani bir çeşit öğrenme yöntemleri ve sanat yapma yöntemleri üzerine uzun uzun düşünmemi ve farklı deneysel eğitim metotlarını kullanmama neden
10:46oldu.
10:46Bu da beni hayatta tutan bir şeydi.
10:49Günlük hayatın realitesinin dışında bir şey.
10:52Doğrudan doğruya faydası ve sonucu olmayan, doğrudan doğruya bir şeyleri dönüştürme imkanı olmayan, hayatı da değiştirme imkanı olmayan bir şey.
11:03Hem bunu yaşayıp hem de dünyada var olmayı yani dünya pratiği içinde bunun bir parçası olmak, devam etmek oldukça zor.
11:12O yüzden hocalık hep bir canlı tutan, enerjik, dinamik bir ortam getirdi benim sanatıma açıkçası.
11:21Ve interdisipliner çalışmayı da hocalık yaparken öğrendim.
11:25Dolayısıyla bu benim için önemli bir dönüm noktasıydı.
11:28Daha sonra evet yani insan hayatında ya da Türkiye'deki politik gelişmeler paralelinde beni oldukça sarsan ve hep şiddet tabii ki
11:40yani kadınlara ve çocuklara ve hayvanlara uygulanan şiddet hiç bitmiyor.
11:45Ve işte sosyal medyanın da belki en önemli faydalarından biri bunu anında haber alabiliyoruz.
11:51Her ne kadar bazen çarpıtılsa da bu haberler.
11:55Dolayısıyla bu konunun sürekli canlı kalması, sürekli yaşanıyor olması benim için şiddetle ilgili işlerimin pek çok farklı şekilde fikirler üretmeme
12:09neden oldu açıkçası.
12:10Bütün bu fikirli yerle gelişen farklı bir dile doğru evrildi bütün bu politik sorunlar.
12:1690'lı yıllarda yalnızlaştım dediniz bir sanatçı olarak.
12:20Bunu biraz açabilir miyiz? 90'lı yılların belki sonları ve 2000'li yılların başında Türkiye sanat ortamında akademiyle kurulan ilişkinin
12:28yeniden tartışmaya açıldığı bir dönem yaşandı.
12:31Akademisyen bir sanatçı olarak bu tartışmanın neresindeydiniz ve süreçten nasıl etkilendiniz?
12:3790'lı yılların ilk yarısında evet benim gibi pek çok sanatçı kendini oldukça yalnız hissediyordu.
12:44Fakat şimdi çok az örneğini gördüğümüz bir şeyin içindeydik biz.
12:49Bir İstanbul Sanat Merkezi manastırda bir aradaydık ve birbirimizin işine gösterdiğimiz özen ve katılım çok bizi canlı tutan bir şeydi
12:59ve üretken tutan bir şeydi.
13:01İzleyicimiz var mıydı? Biz kendi kendimizi izliyorduk.
13:04Bu da önemli bir komünite oluşturuyordu aslında.
13:07Bir araya gelip bir manastırda bir başkasının işgal ettiği binanın ve o işgalin bir parçası olarak sanat ürettiğimiz, sığındığımız ve
13:17üretken olduğumuz bir ortam kurabildik.
13:20Bu önemli bir şey.
13:22Yani günümüzde de örneklerini görmek çok isterdim ama bu unutulan bir örnek aslında yaşandı.
13:29Ve burada çok önemli tiyatro eserleri ortaya kondu.
13:33Çok deneysel işler yapıldı manastırda.
13:36Aynı zamanda akademi ikinci yarısında başladım Yıldız Üniversitesi'nde.
13:42Müfedatın dışına nasıl çıkılır tartışması Yıldız'da Sanat ve Tasarım Fakültesi'nde arkadaşlarımla beraber çokça yaptığımız bir tartışma.
13:53Acaba akademinin sınırlarında sanat için daha özgür alanlar bulabilir miyiz?
13:58Disiplinler arası lafı ilk kez o zaman duyuldu Yıldız Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi'nde.
14:04Ve biz bunu araştırırken neyin ne olduğu dünyada temel tasarım eğitimi, interdisipliner nasıl yapılıyor?
14:12Kitaplar getirterek ve bunları çalışarak dansla iletişim fakültesi nasıl bir araya gelir?
14:19Bunların tabanındaki temel kavramlar nedir?
14:22Bunları çalışmak aslında çok önemliydi.
14:25Yıldız inanılmaz bir örnektir Sanat ve Tasarım Fakültesi.
14:30Maalesef o da engellendi ve bitirildi.
14:34Bir sanatçının ya da küratörün bağımsızlığı sizin için ne anlama geliyor?
14:38Tabii ki bağımsızdır.
14:39Yani bağımlı sanatçı nedir onu bilemeyeceğim.
14:42Yani öyle bir şey yok galiba.
14:44Peki çağımızda bağımsızlık mümkün mü?
14:46Elbette mümkün fakat görünmez sansürler gizlice zihnimizde taşıdığımız bazı farkına varmakta güçlük çektiğimiz,
14:56işte o sosyal medyanın büyüsüne kapılıp bir anda rehavete kapıldığımız ve bir şeyleri kaçırdığımız durumlar var.
15:04İşte o gizli sansürler özellikle cinsellik konusunda, kadın şiddeti konusunda çok uzun zamandır bu otosansürler olduğunu fark ediyorum etrafımda.
15:1690'lı yıllarda bazı arkadaşlarımın yaptığı cinsellikle ilgili, kadın meselesiyle ilgili çok daha özgür işler vardı.
15:25Ve bizim yıldızda öğrencilere tanıdığımız alanlar çok daha özgürdü.
15:31Onları şu anda yapmak mümkün değil.
15:32Bugün aynı işleri yapabilir miydiniz?
15:35Hayır yapamayız.
15:36Hatta bu konuda biraz naif olduğumu düşündüğüm yıllar var.
15:40Kadir Has Üniversitesi'nde emekli olmadan önce yüksek lisans öğrencileriyle ortak eylem aygıtını burada Hasköy'de sahilde yapmak istedik.
15:51Ve halkla bir araya gelerek onlarla uzun uzun çalışarak ne öğrenebiliriz meselesini.
15:59Bu sefer bir performanslar zinciri halinde gerçekleştirmek istedik sahilde ve bunun için buradaki halkın farklı mesleklerden insanların Hasköy'de kurdukları bir
16:15merkeze gittik ve bu ilişkiyi geliştirmeye çalıştık.
16:18Niyetimiz onlara bir şey öğretmek değildi.
16:21Nasıl paylaşabiliriz?
16:22Bu polarization'ı nasıl bu farklılıkların üstesinden sanatı kullanarak nasıl gelebiliriz sorusuydu.
16:31Ve yüksek lisans öğrencilerin hem Hasköy'ün gerçeğiyle yani hem şehircilik anlamında hem bir çevre hem de geçmiş tarihsel verilerine
16:42çalıştıktan sonra biz bir seri performans için sahile indik.
16:47Bu tabi belediyenin, Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle başladı.
16:52Onun maddi imkanlarıyla.
16:54Fakat ikinci gün ne yazık ki biz bitirmek zorunda kaldık.
16:58Bir haber geldi polis tarafından ve biz toparlanmak zorunda kaldık.
17:03Dolayısıyla kamusal alan yok Türkiye'de.
17:06Yani bu kamusal alan sadece polisin alanı değil.
17:09Yani bu ayrışma, bu ayrışmanın getirdiği bir şiddet var.
17:15Dolayısıyla sanatçı da, sanat yapıtı da, sanatsal aktiviteler de, aktivizm de bundan çok büyük yara alıyor.
17:22Peki Türkiye'de sanat ortamında eleştiri kültürü yeterince güçlü mü?
17:26Eleştiri dediğimiz şey sadece maalesef toplumsal meselelerine, ideolojik eleştirilerden öteye gidemiyor.
17:35Halbuki sanatın çok derin ve çok uzun bir hikayesi var, tarihi var.
17:40Dolayısıyla estetik dediğimiz, kozmatik değil, estetik dediğimiz felsefi alan içinde, sanatın kendi dili içinde daha diskriptif, daha tanımlayıcı, daha tartışmalara
17:54neden olacak eleştirel konuşmaların yapıldığını düşünmüyorum.
17:59Sadece sanata tepeden indirilen bazı klişeler var, yani politik klişeler bunlar.
18:07Sanki sanat belli bir politik anlatının taşıyıcısı ya da temsili gibi davranılıyor ve yazılan yazılarda çoğunlukla bunu ifade ediyor.
18:17Dolayısıyla yani benim bakış açımla sanatın eleştirel kapasitesinin oldukça dar olduğunu düşünüyorum.
18:25Yani bir sürü değerli yazar da var ama biraz önce belirttiğim gibi sanatın içinden, sanatın dili içinden konuşan çok az
18:34insan var.
18:35Yani şu da bize herhalde sosyal medyanın düşürdüğü bir tuzak.
18:40Yani bu kadar değerli sosyologlar ve gazeteciler varken sanatın onun içinde asimile olması doğru bir şey değil.
18:47Türkiye'de sanat üretimsizce bugün hangi temel gerilimler üzerinden şekilleniyor?
18:51Politik iklim mi, giderek belirginleşen piyasa dinamikleri mi?
18:55Türkiye'de gerçek bir sanat piyasası olduğuna inanmıyorum.
18:59Çok yeni, çok taze yani pek çok koleksiyoner 10 yıl öncesine kadar tombak biriktirirken birdenbire çağdaş sanata geçtiler.
19:08Ve bu uzun yıllar alması gereken bir tecrübe koleksiyonerler açısından.
19:14Aynı şekilde sanat kurumları İstanbul Modern'in tarihi işte o kadar geçmişe dayanmıyor.
19:21Çok yeni ve taze bence.
19:23Yine aynı şekilde arter ve diğer kurumlar çok sınırlı, oldukça sınırlı.
19:29Sanat piyasası dediğim şeyin bir takım ayakları var.
19:33Yani bu temellerden eksik olduğunu düşünüyorum hala.
19:38Koleksiyonerlerin eğitimi için pek çok danışman ve akademisyen bayağı sahaya inip gruplar halinde bilgiler vermekteler ve koleksiyonerlere danışmanlık yapmaktalar.
19:51Fakat gerçekten sanatı yürekten takip eden, destekleyen koleksiyoner sayısının çok az olduğunu düşünüyorum.
20:01Ve yine eleştirideki konuştuğumuz eksiklikler, sanat yayınlarının eksiklikleri yine çok sınırlı olduğunu düşünüyorum.
20:11Galeri ve sanatçı ilişkisi içinde pek çok sorun ve gerilim yaşanmakta.
20:16Bütün bunlar varken birilerinin de sanat piyasasına teslim olduğunu düşünmüyorum.
20:21Yani gerçek bir sanat piyasası yoksa eğer bu sanat piyasasına sürekli yapıt üreten sanatçılar.
20:28Evet olabilir birkaç tane ama bunların da çok geçici şeyler olduğunu düşünüyorum.
20:34Yani Türkiye'de sanatçı bağımsız bir sanatçı olarak ayakları üzerinde durmakla bir yandan da ister istemez sanat ortamı diyorum buna sanat
20:45piyasası deniyorum.
20:47Sanat ortamıyla ilişkisini düzenlemek zorunda.
20:50Yani hem bağımsız kalabilmeli hem özgür kalabilmeli hem de kendini bu toplumdan ve sanat ortamından soyutlamamamalı.
21:00Dolayısıyla her bir sanatçının davranış biçimi ve duruş biçimi ister istemez bu ilişkilerin yeniden ve yeniden düzenlenmesini gerektiriyor.
21:10Dolayısıyla sanat piyasasında olduğunu düşünmüyorum.
21:14Çok gelip geçici işte bir şeyler satılıyor alınıyor falan o kadar köksüz ki.
21:20En son hani söyleşinizin de olduğu art şovda otomotiv galerisinde bir sergi düzenlenen sanat ve sermaye arasındaki ilişkiye buradan bakarsak.
21:31Bu örnek üzerinden hiçbir sorun görmüyorum çünkü bu fuar galericilerin kendi aralarında bir patronları olmadan kendi aralarında organize oldukları bir
21:43fuardı.
21:44Dolayısıyla onlara mekan sadece o kişi neyse o otomobillerin satışı diye o mekan verildi onlara.
21:52Çünkü buna çok çok küçük bir para ödendi.
21:54Aksi takdirde fuarlar, bir organizasyonlar galeriler tarafından oldukça büyük paraların ödendiği organizasyonlara dönüştü.
22:04Dolayısıyla hem konuşma, Havron'un gelip konuşması, işte farklı konuşmalar böyle alternatif bir yer arama endişesiyle oraya gittiler.
22:16Dolayısıyla orada otomobilin olması ya da traktörün olması beni çok ilgilendirmedi.
22:21Yani o insanlar sermaye ile de ilgisi yoktu çünkü doğru düzgün bir şey de satıldığını zannetmiyorum.
22:28Dolayısıyla orada öyle bir mekan verildi ve o mekanda, o mekanın sınırları içinde farklı bir tartışma açmak istedi Azra Pilot
22:38Galeri.
22:38Bunu da çok takdir ediyorum.
22:40Yani bu piyasanın ya da ne bileyim sermayenin işte sermayeyle ve politika ile ve iktidarla çok yakın ilişkisi olan başka
22:49bir sanatçı var.
22:50Yani biz de onu gazete ve şeyden, sosyal medyadan izliyoruz.
22:53O kadar benim bildiğim sermayeyle iç içe olan, iktidarla iç içe üreten ve bunu satan ve bunu dolaştıran tek bir
23:03sanatçı biliyoruz.
23:04Onun dışında ben kimseyi bilmiyorum açıkçası.
23:07Ya oldukça yoksul bir alan bizim alanımız.
23:10Oldukça sınırları belli bir alan.
23:12Dünya çapında önemli BNR'lerde yer alan bir sanatçısınız.
23:15Son yıllarda hem Türkiye'de hem dünyada BNR'lerin artan sayısı ve etkisi düşünüldüğünde BNR'ler hala eleştirel bir alan açabiliyor
23:23mu?
23:24Yoksa daha çok küresel piyasanın bir parçası haline mi geldiler?
23:27BNR'ler her zaman daha özgür, daha gündemi yakalayan kavramlarla ve teorilerle ilgili sergiler yapabiliyorlar.
23:37Çünkü BNR'lerin ne de olsa özgür bir alanı var yani daha deneysel bir alanları var.
23:43Bir yandan her BNR'de her küratörün ortaya koyduğu söylem ve politik bakış açısı içinde sanat yapıtları bir araya gelirken bir
23:52yandan da çok güncel olan politik sorunlara cevap üretiliyor.
23:58Dolayısıyla BNR'ler hala benim için çok anlamlı.
24:01Dolayısıyla BNR'ler de geçici olarak yaşadıkları dönem ve oluşturdukları etki açısından belli sınırları var.
24:09Yine de galerilerin dışında çok daha özgür, çok daha deneysel alanları açabiliyorlar.
24:16Onlara bir yer ayırabiliyorlar.
24:18Benim kendi tarihim için de öyle olmuştur.
24:21Pek çok prodüksiyon, 2000'li yıllarda video prodüksiyonların BNR'lerden gelmiştir.
24:27Yani bir sanatçının yeni bir yapıt üretmesi için bir kaynak yaratabiliyorlar.
24:32Ve bu da beni çok özgür kılan bir şeydi.
24:36Yani burada para aramak falan gibi hiçbir zaman böyle bir zorluğum olmadı.
24:41BNR'ler ve orada karşılaşmalar, başka sanatçılarla karşılaşmalar, paneller, tartışmalar,
24:51bütün bunların çok önemli olduğunu düşünüyorum ki İstanbul BNR'li de bu BNR'ler arasında oldukça önemli bir yeri vardır.
24:58Yani hele öyle işler sergilenmiştir ki İstanbul BNR'inde sanat tarihini ve güncel sanatı,
25:05çağdaş sanatın çok ana damarlarından birini oluşturmuştur.
25:10Gençlerle birlikte çalışan ve üreten bir sanatçı olarak öğrenme ve öğretmenin içine geçtiği bir pratik kurduğunuzu
25:16ve bu sayede işlerinizde sürekli bir yenilenme ve dinamizm sağladığınızı görüyoruz.
25:20Dediğiniz gibi hem ortak çalışmak hem birbirimizi karşılıklı motive edip besleyebilmek
25:27ve öğretmekten çok öğrenmekle ilgili pek çok deneysel program ortaya koyduk.
25:34Bunlardan bir tanesi şu anda yapılması imkansız olan bir öğrencinin ablası Profilo Alışveriş Merkezi henüz kuruluyordu.
25:43Ve orada çalışıyordu öğrencimizin ablası ve bize bir proje getirdi.
25:48Profilo için, onun için de henüz oluşmamış, henüz dükkanlar taşınmamış.
25:53Burada bir etkinlik yapabilir misiniz diye.
25:56Sonra bunu talep ettikleri arkadaş bana ceza olsun diye bu projeyi verdi.
26:02Ve inanılmaz bir iş çıkardık.
26:04Bunun da belgeseli var.
26:05Mesela öğrenciler gittiler ve hayatlarında ilk defa böyle tuhaf bir mekan içinde ürettiler.
26:11Ve bize de malzeme verdiler.
26:13Bir etkinlikten çok bu bir deneyimdi.
26:17Yani olağanüstü bir iş çıkardık ortaya.
26:19Hakikaten çok önemliydi bu.
26:21Alışveriş, çılgınlığı üzerine yapılan küçük filmler, bütün asistanlar ve arkadaşlarımızın katıldığı.
26:28Ve inanılmaz bir hareket yarattık orada.
26:31Ve onlar için müthiş bir tecrübe oldu.
26:33Gençlerden öğrendiğiniz ve dönüm noktası olarak gördüğünüz şeyler neler oldu?
26:38Bir kere ben yani şunu söylemek durumundayım.
26:42Dünyada neler yapılıyor, neler yayınlanıyor, bütün bunları okuyup aktarmayı seviyorum.
26:50Çünkü bu konuşmak ve bilgiyi aktarmak ve okumak ve sindirmek arasında ve duymak arasında sürekli bir bağlantı olduğunu düşünüyorum yaratıcılık
27:01açısından.
27:01Nasıl ki düşündüklerimizi ifade ettiğimiz zaman yüksek sesle başka bir şey fark edebiliyoruz.
27:09Dolayısıyla bu öğrencilerle aramda kurduğum ilişkide pek çok zihinsel kapıyı da yaratıcılık anlamında açan bir harekete neden olmuş oluyorum.
27:20Dolayısıyla birlikte çalışmak, birlikte üretmekten çok ben kendi pratiğimi acaba öğrenciyi nasıl açabilirim meselesi var.
27:31Dolayısıyla bu katılımcı sanat örnekleri arasında yerini alan çok özgün bir çalışma oldu.
27:38Bunun kitabı da var, belgeseli de var.
27:4013. İstanbul Biyeneri'nde ise yaptığım bir video işinde kullandığım modernist mimarinin eleştirisi için çizdiğim bir takım planları 3 boyuta
27:52dönüştürerek,
27:54ki burada da yine bir öğrencinin bütün bunları mimar olarak yanımda yer almasıyla gerçekleştirdik ve Marangoz Özkan'la beraber.
28:04Bunun içinde ben acaba müfredatların yapamadığını, akademinin sınırı içinde ne yapabilirimle başladı.
28:13Yani sanat üretmek değil, sanatın koşullarını nasıl tartışabiliriz?
28:18Birbirimizi nasıl etkileyebiliriz?
28:21O sahaya öyle şeyler koydum ki burada atölyede göreceğiniz kostümler atıldı ortaya.
28:28Pek çok farklı mimari odalar, mekanlar yaratıldı.
28:32Ve bu mekanlar içinde Biyeneri başlamadan önce uzun uzun konuşmalar, bir sürü kitap okumalar, şunlar bunlar hep beraber sanki böyle
28:4243 günlük geçici bir istasyon kuruldu orada.
28:47Bunun da ne vakıf üniversitelerinin ne de devlet üniversitelerinin yapamayacağı bir şey ortaya koyduk.
28:54Peki Türkiye'de genç sanatçılar bugün en çok neye ihtiyaç duyuyor?
28:57Bence genç sanatçılara ihtiyacı olan şey kendileri geliştirebilmek için gerekli olan ne varsa kitap, deneyim bütün bunlar ve ikincisi özgüven.
29:09Sanat öğrencileri ya da yeni mezunların çok büyük bir telaşı oluyor ve bunu yadırgıyorum.
29:15Yani bir an önce sanat ortamında görünürlük kazanmak genç bir sanatçı amacı olamaz.
29:21Önce kendinle nasıl uğraşabilirsin?
29:25Hakikaten yaptığın şey sanat mı, nedir?
29:29Bütün bunlar varoluşla, kendi varoluşumuzla ilgili çok öznel tartışmalardır.
29:35O süreci belki acı dolu bir süreçtir aslında.
29:39Çok yani tırmalayan bir şeydir insanın kendini görebilmesi için.
29:43Sanatın yaptığı şeylerden biri de bu.
29:45Kendi realitenle karşılaşman.
29:48O süreci tam anlamıyla derinlikli bir şekilde yaşamadan, bu hesaplaşmayı yapmadan sanat ortamında görünür olma telaşı gerçekten çok zarar veriyor
30:01onlara.
30:01Dolayısıyla kendilerini eğitmek için ve bir arada bir güç oluşturabilmek için, 90'lı yıllarda bizim Ermeni Manastırı'nda yaptığımız türde
30:12bir bir araya gelme, bir yerlere işgal ederek varolma atölyeler sahibi olmak ve bağımsız bir şekilde bunu yapabilmek.
30:20Devletten ya da şuradan buradan beklemeden böyle bir organizasyonun, böyle bir community kurma ihtiyacın olduğunu düşünüyorum.
30:29Bunun fark edilmesi gerekiyor.
30:31Aynı şekilde kendilerini besleyebilmek için, okuyabilmek için, eser görebilmek için çok daha fazla imkan var fakat o ulaşım nedense yine
30:41sosyal medya nedeniyle galiba kesintiye uğruyor.
30:44Öyle bir tembellik yaratıyor.
30:47Yoksa şu anda etraftaki sergilerden öğrenilecek çok şey var.
30:51Yani kendilerini eğitmek için, bu imkanı kendileri için yaratmaları gerekiyor.
30:57Sonrasında da elbette bir takım destekler, prodüksiyonlar, komisyon işler elbette bunlar yapılmalı ve bunlar çekici bir hale getirilmeli.
31:08Yani bir sanatçı, genç bir sanatçının atölyesine gittiğimiz zaman tek bir iş görmek istemem.
31:14Yani binlerce olmalı belki, abartmış olabilirim yani onlarca olabilmeli.
31:20Dolayısıyla destekler de olmalı ve bu sanatçının kapasitesi, gücü, yaratıcılığı, özgün fikir üretme gücü, yeteneği, bütün bunları değerlendirecek ve destekleyecek
31:33bir takım fonlar olmalı elbette.
31:35Batı'da sanata ayrılan fonların büyük oranda kesintiye uğradığını görüyoruz.
31:39Bunu alternatif olarak sanat çevrelerinde körfez fonlarından bahsediyoruz.
31:43Buna hiç katılmıyorum.
31:44Körfez ülkelerinde gittiğim bir sergide işim sansürlendi.
31:49O fonlar süperstarlar için, Jeff Cruz için onlar.
31:54Oraya gittiğimde gördüğüm şey buydu.
31:56O ve bütün işsiz kalmış Avrupalı ve Amerikalı küratörler için, iş arayan küratörler için hazırlanmış bir sahne.
32:05Ben orada hiçbir yeniliğin, hiçbir politik bir duruşun olabileceğini düşünmüyorum.
32:11Son derece genel geçer eventler halinde gelişiyor olaylar.
32:16Körfez ülkeleri tamamen yapay oluşturulmuş ve sermaye aklayan bir piyasadır körfez ülkeleri.
32:24Nitekim savaşla beraber ortadaki politik yani dünya barışı içinde aldıkları yeri de gördük.
32:32Tamamen sahte, yalan, petrolün ve paranın oluşturduğu yapay bir sahnedir orası.
32:38Feminizmin adı edilmez.
32:41Yani feminizmle, cinsellikle ilgili her şey yasaktır.
32:45Kölelik vardır ama asla kölelikle ilgili bir iş sergileyemezsiniz o güzel müzelerde, o muhteşem müzelerde.
32:53Cinsellik, oryantalizm eleştirisi asla bunu yapamazsınız.
32:58Yani orası bambaşka bir dünya ve asla oraya bakmayalım yani.
33:02Bir sergiye davet edildim Katar'da ve son anda harem biliyosu çıkarıldı Kültür Bakanlığı tarafından.
33:12Benim ilk ugyografyada yaptığım sergiydi ve umarım bu sonuncu olur.
33:17Çünkü çok korkunç bir tecrübeydi ve oraya gittiğim zaman anladım ki görünmez bir kölelik,
33:24görünmez bir kadın karşıtı, feminizm karşıtı bir ortam.
33:28Fakat muazzam bir sahne hazırlanmış ve tamamen sermayenin,
33:33körfez ülkeleri sermayesinin yani o sermayenin yarattığı inanılmaz bir paranın oluşturduğu sahte,
33:41yapay bir cennet yapı, sanat cenneti, bir kültür cenneti yaratılmış.
33:47Ben burada özgürlük olduğunu hiç düşünmüyorum ve belli zaten feminizmle ilgili hiçbir şey konuşulamaz,
33:53hiçbir şey sergilenemez.
33:55Dolayısıyla kadın haklarından söz edilemez.
33:57Ama muazzam müzeler, şahane binalar, şahane müze yapıları,
34:03ünlü heykel tıraşları, soyut heykelleri ve Avrupa'da, Amerika'da iş arayan, iş bulamayan pek çok küratörün
34:11sahnede yer aldığını gördük.
34:13Yapay bir şey yani orada böyle gerçek bir sanat ortamı olduğunu düşünmüyorum.
34:19Kültürle alakası olmayan ama bir uydu şehir gibi.
34:22Dolayısıyla bu son savaşla ilgili şu anda içinde bulunduğumuz o korkunç savaşla ilgili de
34:29politik duruşları, dünya barış haritası içindeki hiç yerlerinin olmadığını da tanık oluyoruz.
34:36Dolayısıyla ben son derece mesafeli bir şekilde yaklaşılması gerektiğini düşünüyorum.
34:42O coğrafyada yapılan her türlü sanatsal etkinliği oldukça mesafeli.
34:47Peki bugün yeni kuşak sanatçılara tek bir öneri verecek olsanız bu öneri ne olurdu?
34:53Şunu söyleyebilirim.
34:55Kendin olmak, kendiniz olmanız çok zorlu bir süreç.
35:00Ben diyebilmek için ki sanatçı budur yani ben demek zorunda.
35:04Yani özel bir yaratık sonuçta.
35:06Onu hakikaten iki ayağını yere vurarak ben olmayı hak etmek ve o beni kurmak,
35:12inşa etmek için çalışmak gerekiyor.
35:16Bu da hayatla, her şeyle, başta anne babayla ve bütün kurumsal her ne varsa çatışmayı gerektiren bir süreçtir.
35:25Bu birey olmayla da ilgili, kadın olmayla da cinsel bir varlık olmayla, cinsiyetle ilgili.
35:31Dolayısıyla varoluşumuzu bu dünyaya yerleştirmek için, bu atıldığımız dünyaya yerleştirmek için inanılmaz bir savaş sürüyor.
35:42Bu savaşta, bu çekişmede içten ve samimi olmak gerekiyor.
Yorumlar