Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Ömer Faruk Kurhan Kültür ve Sanat Buluşmaları 2025 - Panel: Barışı İnşa Etmek - Bölüm 1

Moderasyon: Esra Aşan
Konuşmacılar: Alişan Akpınar, Feryal Öney, Zeynep Kutluata


14.Aralık.2025 - Boğaziçi Üniversitesi - Demir Demirgil Salonu
Döküm
00:04Merhaba herkese, öncelikle hepiniz hoş geldiniz.
00:07Ben Artizan Toplumsal Araştırmalar Komisyonu'ndan Esra Aşan.
00:11Ömer Faruk Kurhan Kültür ve Sanat Buluşmalarının bu yılki temasını barışa inşa etmek olarak belirledik.
00:18Ali Kerem Sayser'in de az önce bahsettiği gibi bunun iki nedeni var.
00:22Bunlardan birincisi Ömer Faruk Kurhan'ın hem kültür sanat alanındaki üretimlerinde
00:28hem de siyasal tartışmalara yaptığı katkılarda barış meselesinin her zaman merkezi bir yere sahip olması.
00:35Ömer Faruk Kurhan'ı ve çalışmalarını yakından tanıyanlar onun için barış meselesinin sadece ele alınan bir tema ya da bir
00:43başlık değil.
00:44Kendi düşünce sistematiğinin, toplumla kurduğu ilişkinin, insanlarla kurduğu ilişkinin merkezinde duran bir mesele olduğunu oldukça iyi bilirler.
00:52Ali Kerem Sayser açılış konuşmasında Ömer Faruk Kurhan'ın barışa yaklaşımını detaylı bir biçimde ele aldı.
00:59Ben onu tekrar etmek istemiyorum.
01:03Birinci sebebimiz buydu bu etkinliğin temasını seçmemizin.
01:07Bu temayı seçmemizin ikinci sebebi ise aslında son bir yıldır Türkiye'nin içinden geçtiği süreç.
01:13Yani bugün dünyanın pek çok coğrafyasında savaşlar sürerken, devletler silahlanmaya, savaşa yatırım yaparken, Türkiye'de Kürt meselesinin çözümü için tarihsel bir
01:24fırsat yakalanmış durumda.
01:26Tabii ki bundan önce de çeşitli çözüm süreçleri yürütülmüş ancak başarıya ulaşamamıştı.
01:32Bugün karşımıza çıkan bu yeni fırsatı heba etme lüksümüz olmadığını düşünüyoruz.
01:38Bugün iktidarın terörsüz Türkiye, Cumhuriyet Halk Partisi'nin terörsüz ve demokratik Türkiye, Kürt Hareketi'nin ise barış ve demokratik toplum
01:48süreci olarak adlandırdığı üç süreçle karşı karşıyayız.
01:52Üç farklı adlandırma aynı zamanda üç farklı perspektif anlamına da geliyor.
01:57Bu üç farklı adlandırmaya sahip olan süreç son bir yıldır yüksek siyaset düzeyinde yakıcı bir mesele olarak ele alınıyor.
02:06Toplumdaysa sürece dair farklı yaklaşımlar olduğunu görmek mümkün.
02:10Diğer yandan bu konuyu bugün yeniden kamusal alanda konuşuyor olmamız bile oldukça önemli diye düşünüyoruz.
02:18Tabii ki bu bir yıl içerisinde Türkiye'de çok önemli gelişmeler yaşandı.
02:23Yani PKK'nin kendini feshetmesi, silah yakma töreni ve ardından Türkiye sınırlarından çekilmesi, barış ve demokratik toplum projesinin tartışmaya açılması
02:32şüphesiz ki büyük ve tarihi gelişmelerdi.
02:36Mecliste Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu ki daha önceki süreçlerde bu mesele meclis çatısı altında ele alınmamıştı.
02:46Bu da oldukça önemli bir gelişme.
02:49Ve tabii ki bu sürecin pek çok eksikleri de var.
02:52Yani örneğin siyaset alanında ne olup bittiğinin neft ve şeffaf bir şekilde topluma aktarılamaması ciddi bir eksiklik.
03:00Bugün demokrasinin ve hukukun hiçe sayıldığı uygulamaların devam ettiğini görebiliyoruz.
03:06Bunlar da toplumun süreci olan güvenini oldukça etkiliyor.
03:09En azından bu süreç başladığında bir takım adımların atılması beklenirdi.
03:13Örneğin hasta tutukluların serbest bırakılması beklenirdi.
03:16Kürt meselesiyle ilgili siyaset yapan tutukluların serbest bırakılması.
03:20Anayasa Mahkemesi ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması beklenirdi.
03:25Kayyum atanan belediyelerin geri verilmesi beklenirdi.
03:29Ya da bizim bu meseleleri rahatça konuşabilmemiz için ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması beklenirdi.
03:36Ya da bu sürecin yasal güvence altına alınması beklenirdi.
03:41Ve evet bunlar olmadı.
03:43Bunlar olmadığı gibi biz Kürt siyasetiyle kurulan ilişkinin de kriminalize edildiğini görüyoruz.
03:49Bunun devam ettiğini görüyoruz.
03:50Tabi burada ilginç bir gelişme olarak özellikle 19 Mart operasyonu sonrası İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması ve ardından
04:01Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik operasyonların artması Türkiye'yi bambaşka bir noktaya ve bambaşka bir gündemin içine taşıdı.
04:08Bu yaşananlar toplumun geniş bir kesiminin süreci ilgi örgütlemesini engelliyor ya da daha en başından bu süreci güvensizlik duymasına sebep
04:16olabiliyor.
04:18Şunu görebiliyoruz yani toplumda bir kesim bu süreci ya umutla ya şüpheyle ya umutsuzlukla kimi kesimler tepkiyle ya da daha
04:26en başından bu sürece karşı çıkarak izliyorlar.
04:29Diğer yandan toplumu izleyici pozisyonundan çıkarıp halk içinde halkla birlikte barışın toplumsallaşmasını sağlayacak kurumların da oluşamadığını görüyoruz.
04:40Bunları sürecin eksiklikleri olarak not etmek mümkün tabi ki.
04:44Diğer yandan bizler için de barış mücadelesi umut ya da umutsuzluk ikilemine sıkıştırılamayacak kadar hayati bir yerde duruyor.
04:54Savaş gerek dünyamız için Türkiye için kaçınılmaz ya da değiştirilemez bir durum değil.
05:00Çünkü biz savaşmayı da barışmayı da içinde yaşadığımız içinde büyüdüğümüz toplumdan ve toplumsal kurumlardan öğreniyoruz.
05:07Bu noktada kurumlarımızı hangi değerlere yatırım yaptığı toplumda hangi değerleri örgütlediği de kritik bir yerde duruyor.
05:17Bugün bu çözüm sürecinin, bu yakalanan fırsatın kalıcı ve adil bir barışa dönüşmesi hepimiz açısından oldukça önemli.
05:26Ve bu süreci heba etmemek sadece siyasetçilerin sorumluluğu değil.
05:30Aynı zamanda bir arada yaşamayı savunan toplumsal dönüşümü, barış temelinde zihinsel bir dönüşümü savunan herkesin de sorumluluğu olduğunu düşünüyoruz.
05:38Kısacası tüm bu nedenlerle biz bu yılki temamızı barışı inşa etmek olarak belirledik.
05:45Tahmin ediyoruz ki bugünkü çözüm süreciyle ilgili hepimizin aklında pek çok soru vardır.
05:52Türkiye'de uzun yıllardır devam eden Kürt meselesi neden çözülemedi?
05:56İşte bunu çözebilmek için neden güçlü ve topluma yayılmış bir barış hareketi inşa edilemedi?
06:02Ya da bugünkü milliyetçi ve militarist paradigmayı aşmak nasıl mümkün olabilir?
06:08Ya da barış talebinin toplumsallaşması için, daha fazla insan tarafından sahiplenilmesi için her birimizin üzerine düşen sorumluluklar nelerdir, görevler nelerdir
06:17ve kültür sanat alanı barışın inşasına nasıl katkılar sunabilir?
06:22Bu konuda hepimizin aklında benzer sorular olduğunu tahmin ediyoruz.
06:27Bugün bir araya geldiğimiz bu kısa süre içerisinde de bu soruların en azından bir kısmı üzerine verimli bir tartışma yürütmeyi
06:35umuyoruz.
06:35Hepinize geldiğiniz için ben tekrar çok teşekkür ederim.
06:39Panelimizde konuyu üç farklı boyutuyla ele alacağız.
06:44Konuşmacılarımıza ben sözü vermeden önce kısaca onları tanıtmak isterim.
06:47Her üç konuşmacımız da öncelikle Alçıdan Kültür ve Sanat Çevresi üyesi.
06:51İlk konuşmacımız Zeynep Kutluata.
06:54Kadir Asya Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalışıyor.
06:57Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar Dergisi editörlerinden.
07:00Aynı zamanda feminist kadın çevresi üyesi olan Zeynep Kutluata kadınların yürüttüğü pek çok barış çalışmasında, barış mücadelesinde içerisinde yer aldı.
07:11Zeynep Kutluata konuşmasında bize toplumun militarizasyonu üzerinden bir çerçeve çizecek.
07:16Yani ortada resmi bir savaşın olmadığı durumlarda da toplumlar militer değerleri benimseyecek şekilde örgütlenirler ve bizler de toplumsal kurumlar içinde
07:26doğduğumuz andan itibaren bu değerleri çeşitli şekillerde içselleştiririz.
07:31Ve düşüncelerimiz, hayata bakışımız, olayları değerlendirme biçimimiz de hep bu değerler çerçevesinde şekilleniyor.
07:39Zeynep Kutluata da militarizmin tarihsel kökenlerini ele alırken hepimize faydalı olacağını düşündüğümüz bir kavramsal çerçeve sunacak.
07:49İkinci konuşmacımız tarihçi Alişan Akpınar.
07:51Alişan Akpınar da konuşmasında 90'lardan günümüze kadar Kürt meselesinin ve çözüm süreçlerinin tarihsel aşamalarını değerlendirecek.
07:59Üçüncü konuşmacımız da Feryal Öney.
08:03Feryal Öney, müzisyen, kültür sanat emekçisi, bir kadın sanatçı.
08:10Kadınların ve sanatçıların yer aldığı pek çok barış inisiyatifi içerisinde de yer aldı.
08:15Femiz Kadın Çevresi üyesi ve yakın zamanda kurulan Barış'a ihtiyacım var kadın inisiyatifi içerisinde de yer alıyor.
08:22Ayrıca Ömer Faruk Kurhan'ın önerdiği Kardeş Türkler projesinin kurucularından ve hala icracılarından birisi.
08:28Bize bugünkü konuşmasında da kültür sanat alanının barışın toplumsallaşmasına nasıl katkılar sunabileceğini değerlendirecek.
08:36Biz konuşmalarımızın ardından kısa bir ara vereceğiz.
08:40Sonrasında salonda tartışma bölümüne geçeceğiz.
08:43Sizler hem kendi görüşlerinize belirtebileceğiniz gibi hem de konuşmacılarımıza varsa sormak istediğiniz sorularınız.
08:52Bunları da sorabilirsiniz.
08:54Katılımınız ve katkılarınız için ben şimdiden hepinize çok teşekkür ediyorum.
08:58Ve ilk sözü Zeynep Kutlu Atay'a bırakıyorum.
09:01Buyurun.
09:03Teşekkürler.
09:04Önce tabii ki militarizmin tanımıyla başlayacağım.
09:07Militarizm savaşı ve savaş hazırlıklarını normal arzu edilen ve meşru bir toplumsal faaliyet olarak gören bir dizi tutum,
09:17toplumsal uygulama, iletişim süreçleri,
09:20ordu ile ilişkili uygulamaları ve normları yücelten, bunları biricik referans haline getiren ve yine normalleştiren,
09:27buradaki normalleştiren kelimesini çok kullanacağım, anahtar kelimelerden biri bu,
09:32normalleştiren bir ideoloji,
09:34militer referanslar etrafında toplumun değerlerinin yeniden biçimlenmesi ve kolektif dünya görüşünde bu doğrultuda yönlendirilmesi ve bütün bunların içinde de şiddetin
09:47sıradanlaştırılması ve normalleştirilmesi.
09:50Militarizasyon dediğimizde de bir süreçten bahsediyoruz.
09:54Bir kişinin, bir kurumun ya da herhangi bir şeyin gittikçe daha fazla militel değerlerle tanımlandığı,
10:01ordu denetimine girdiği ve kendi refahı ve iyiliği için militarist fikirlere bağımlı hale geldiği adım adım ilerleyen bir süreç.
10:08Süreç olarak tanımlamanın kritik noktası şu, bu süreç nasıl örülüyorsa o şekilde söküledebilir ve bu belirli kararlarla ilerleyen bir süreç.
10:18Bu açıdan, bizler açısından önemli ve belirli bir insan doğası varsayımına dayanıyor.
10:26İnsanların doğası gereği saldırgan ve bencil olduğu, ulusların da yine aynen insanlar gibi kendi arzuları ve menfaatleri ne düşündükleri,
10:37dolayısıyla uluslararası ilişkilerin arenanın da tamamen çıkar güç ve çatışma üzerine kurulu olduğu varsayımına dayanıyor.
10:43Ve militarizm perspektifinden, bu perspektifinden bakıldığında da güçlü ve uluslararası alanda güçlü ve kuvvetli olmak demek,
10:52güçlü bir orduya ve silahlı güce ve her an ordunun ve silahlı gücün bir parçası olmaya hazır,
10:59beşeri kapasiteye, insani kapasiteye ve tabii ki ekonomik seviyeye sahip olmaktan bahsediyoruz burada.
11:05Militer değerler derken neyi kastediyoruz?
11:10Hiyerarşi, disiplin, tahakküm kurma, emir komuta zinciri, bütün toplumun, bireysel ilişkilerin,
11:16gündelik hayatın, özel alanın ve kamusal alanın bu değerler etrafında kurgulanması.
11:21Bu değerler tabii ki belirli bir erkeklik biçimine de referans veriyor.
11:26Ona bu konuşma çerçevesine çok fazla ayıramayacağım.
11:28İlginiz olursa belki forum kısmında konuşabiliriz.
11:32Ama ataerkil ve militarist bir erkekliğin de bu süreç içinde en değerli toplumsal kimlik olarak kabul edilmesi
11:39ve yine toplumsal cinsiyet ilişkilerinin de bunun etrafında örülmesi söz konusu.
11:46Her şey militarize edilebiliyor.
11:48Bu arada bu militarizm dediğim şey, yediğimiz içtiğimiz yemekten,
11:52oyuncaklara, giysilere, modaya, filmlere, en doğal varsaydığımız annelik pratiklerine,
11:59gündelik hayatın her biçimi, her alanı militarize edilebiliyor alınan belirli kararlar doğrultusunda.
12:08Peki biz hani hem bir sosyolojik kavram havuzu içinde de düşünecek olursak,
12:13bunların her biri belirli tarihsel dönemlere de denk geliyor tabii.
12:17Yani ordunun doğrudan yönetimi ele aldığı ve becerebildiği ve kapasitesi doğrultusunda.
12:22Bu ülkeden ülkeye değişir.
12:23Kapasitesi doğrultusunda toplumun her alanını askeri yöntemlerle şekillendirmeye çalıştığı modeller.
12:30Burada Türkiye'de 80 darbesinden çok fazla örnek düşünebiliriz tabii ki.
12:34İşte liselere milli güvenlik derslerinin konulması, oraya askerlerin girmesi,
12:39o ders içinde vatandaşlık eşittir askerlik pratiğinin kurgulanması,
12:43yine aynı dönemdeki beden eğitimi derslerini düşünebilirsiniz.
12:47Beden eğitimi derslerinin daha askeri modeller içinden verilmesi gibi.
12:53İkincisi kültürel militarizm.
12:55Burada bu modelde askeri kurumlarla sivil kurumlar birbirinden,
13:00ikisi de militer bir şekilde kurgulanmış durumda.
13:04Ama sivil alan askeri politik kurumlar ve politik liderler askeri kurumların kontrolü,
13:10askeri kurumları kontrolü altına almış durumda.
13:13Bunun örneği Nazi Almanya'sı.
13:16Tamamen militer bir model.
13:18Ama yöneticiler, siviller kendileri üniformayla geziyorlar.
13:22Toplum tamamen militer semboller, ritüellerle şekillenmiyor.
13:26Ve bu militerist ve militerist törenler, semboller, topluma, ritüeller hakim olmuş durumda.
13:35İşte gençlik örgütlerinden çocuk oyunlarına kadar gündelik hayatın militerizasyonu söz konusu.
13:42Ve savaş en büyük gerçeklik kaçınılmaz ve buna her an hazır olmak gerekiyor.
13:47Üçüncüsü bu sivil militarizm, bilişsel sivil militarizm.
13:51Bu biraz daha Soğuk Savaş'ın ilk dönemlerinin batı modeli gibi düşünebilirsiniz.
13:57Bunun örneği olarak Makarti dönemi veriliyor.
14:00Burada sivil alan ve askeri alan birbirinden ayrı.
14:03Herhangi birinin öbürünün üzerinde bir kontrolü yok.
14:06Ama sivil yöneticiler tamamen bir militerist zihniyete sahipler.
14:10Dolayısıyla gündelik hayattaki baskı ve hiyerarşi kanalları son derece açık ve aslında toplumsal yaşamın rutini haline gelmiş durumda.
14:19Türkiye'de belki 15 Temmuz sonrasını da bu örneklerin içine katabiliriz.
14:24Ben bu örnekleri çok fazla açacak vaktim yok burada.
14:27Gerekli görürsek forumda konuşabiliriz bunu.
14:31Tarihsel aşama olarak ele almanın şöyle bir önemi var.
14:35Savaşların nasıl yapıldığı, militarizmin nasıl pratikler barındıracağını aslında bize gösteriyor.
14:42Yani modern militarizmin tarihsel kökenlerini 17. yüzyıla kadar götürebiliriz.
14:47Ama ilk aşama daha 1. Dünya Savaşı'na kadar olan aşama.
14:50Burada sınırlı savaş var.
14:52Yani savaş daha cephede olan bir şey.
14:56Yetenekli komutanlar, generaller var.
14:58Ve bunlar bir satranç tahtası olarak düşünüyorlar savaşı.
15:02Yani belirli taktiklerle ve belirli bir altyapıyla kazanılması rasyonel olan savaşlar.
15:08Kaybettiklerinde de oturup rasyon olarak niye kaybettiklerini tekrar değerlendirmek gibi satranç tahtası ve gündelik hayattan daha uzakta olarak icra edilen
15:22savaşlar diyelim.
15:23İkinci aşama ise daha vatandaş savaşı dediğimiz şey.
15:30Bu 20. yüzyılın ilk yarısını kapsıyor.
15:33Yani hem 1. Dünya Savaşı hem 2. Dünya Savaşı.
15:36Buralarda ise artık savaş rasyonelliğini kaybediyor.
15:40Satranç tahtası değil.
15:42Sonuçlarına ne kadar süreceğini çok öngörememeye başlıyorlar.
15:45Ama trajik olan şu ki vatandaş olmakla savaşa katılmak ve asker olmak artık iyice örtüşmeye başlıyor.
15:56Vatandaşlık kavramın kapsamının genişlemesi, savaşın da popülerleşmesi anlamına geliyor.
16:02Yani araştırmacılar bu dönem için dönemin trajik yanı savaş ne kadar yıkıcı olmaya başladıysa o kadar da popüler olmaya başlamıştı
16:11demeleri.
16:12Ve daha saldırgan ve militarist milliyetçilikler kazandıkları savaşla ilerleyebileceklerini düşünerek toplumları mobilize etmeye çalışıyorlar.
16:23Üçüncü dönem ise şuraya dönecek olursak nükleer savaş dönemi bu soğuk savaş döneminden bahsediyoruz burada.
16:32Burada ise hem Doğu bloğunda Batı bloğuna kendi özgü militarizmleri var bir de paylaştıkları militarizmler var.
16:40İlki bu caydırıcılık bilimi, militarizmi dediğimiz şey burada daha yönetici elitlerin iki tarafında nükleer silahlanma yarışında birbirlerini geçmeye çalışmaları
16:52ve bunun da karşı tarafı caydıracağını düşünmeleri ki pratik olarak da öyle görünüyor en azından o savaş dönemi içinde.
16:59Sovyet bloğuna baktığımızda daha militarist bir sosyalizm, daha otoriter rejimler ve tepeden tabana doğru bütün o militer değerlerin yayılmaya çalışılması.
17:11Seyirci sporu militarizmi ise şey için kullanılıyor, daha Batı modelleri için kullanılıyor.
17:18Burada artık savaş kazanıldığında ulusların ilerlemesini sağlayacak bir konsept olarak değil, var olanı korunmak için yapılan bir şey.
17:27Daha küresel bir, yani olacaksa da savaş daha küresel bir şekilde olacak zaten.
17:35Ve burada vatandaşlardan talep edilen aktif olarak o militarist süreçlere katılmaları değil, daha seyirci olmaları, seyirci olarak desteklemeleri.
17:43Ve Soğuk Savaş sonrasında ise ilk savaşlardan biri bu Körfez Savaşı, 91 ilki hatırlarsız, yan kuşaklar var burada.
17:55Kusursuz savaş, yani CNN'in servis ettiği diyelim, görüntülerle son teknoloji savaş araçlarıyla, uçaklarla gidiliyor.
18:10Gerekli görülen hedefler vuruluyor, temiz bir şekilde eve geri dönülüyor.
18:14Ve biz bu görüntülerin hiçbirinde sivillerin öldüğünü, hedef dışı yerlerin vurulduğunu, yani hak ihlallerini, savaş düşüşlerini vesaireyi görmüyoruz.
18:23Ve hatta Civan Kasparya'nın Dudu'yla, yani bayağı böyle yumuşak bir müzik eşliğinde.
18:29Ben ilk Körfez Savaşı dediğimde hemen o müziği hatırladım.
18:35Evet, ve son olarak geldiğimiz noktada ise artık yeni bir aşamadayız.
18:42Hem savaşların yapılma biçimi, 21. yüzyıldan bahsediyorum, hem de militarizasyon süreçleri artık dijital.
18:48Ve dijital militarizm dediğimizde ise dijital iletişim platformlarının ve tüketici pratiklerinin hem askeri operasyonlar alanında,
18:59hem de sivil alanda devlet ve devlet dışı aktörlerin elinde militarize edilmiş araçlara dönüşmesi süreci.
19:05Ve dijital boyutu ise dijital militarizmin, hem yüksek teknoloji silah sistemleri ve siber savaşta dahil olmak üzere,
19:14yeni teknolojiler ve teknolojik yetkinliklerden oluşan son derece geniş bir alan.
19:20Ve burada artık bu yeni şeylerle, teknolojik altyapılarla hem savaş yapma pratiğinin kendisi,
19:28hem de o militarizasyon süreci anlamında,
19:30artık savaşın ve siyasal şiddetin siyasal sorunlara karşı sağduyuya uygun,
19:36normal ve gerekli çözümler olarak sunulması ve bunun için dijital ortamdaki söylem ve pratiklerin kullanılması,
19:44ve burada işte yeni bilgi ve iletişim teknolojilerinden, sosyal medyadan bahsediyoruz.
19:50Ve artık bu alanların fikirlerin dolaşımını, söylemlerin çerçeveleyici rolünü ve meşrulaştırma süreçlerini nasıl şekillendirdiğini incelemek gerekiyor.
20:00Şimdi bu yeni iletişim ve bilgi teknolojileri, militarizasyonu nasıl etkiliyor dediğimizde de,
20:06bir kere içerik ve yapısal anlamda ciddi bir dönüşümden bahsediyoruz.
20:09Hacim, hız ve görsellik anlamında.
20:12İşte hareketli görüntüler, sesler vesaire ile birlikte.
20:16İkincisi bu alanı kullananlar, kullanıcı hedef kitlelerine, eşik bekçilerine aşarak giriyorlar.
20:25Yani geleneksel medyayı aşarak aslında kime ulaşmak istiyorlarsa, onlara doğrudan ulaşmaları artık mümkün.
20:34İzleyici açısından ise çok daha aktifler.
20:37Yani burada aktiflikten kasıt bir kere görülen şey, kullanıcıyı daha fazla içine çekiyor.
20:43Ve sadece paylaşan, likelayan vesaire değil, kendileri de dönüp benzer içerikleri üretebilen,
20:51dolayısıyla militarizasyon sürecine razılarsa eğer daha aktif biçimde katılan kesimleri oluşturuyor oluyorlar.
21:00Ve dolayısıyla bu yeni alan yıkım üreten yaratıcı süreçleri doğuruyor aslında bir tarafıyla.
21:06Şimdi kimler kullanıyor şeyi, bu yeni bilgi iletişim teknolojilerini?
21:15Şimdi ben burada üçünün görselini de kullandım ama tabii ki Trump hepsini geçer.
21:20En aktif ve en yaratıcı şekilde o kullanıyor.
21:24Bir kere liderler kullanıyor.
21:27Liderler hep militarizasyonun zaten öncüleri, bir daha önceki görsellerde de işte Hitler'i, Kenan Evren'i vesaire gördünüz zaten.
21:34Ama bu sefer artık daha önce olmadığı kadar yoğun birer ünlü persona oluşturuyorlar liderler.
21:43Ve bunu daha fazla militarizasyon süreçlerine kanalize olarak yapıyorlar.
21:48Ve militarize edilmiş projeler daha gündelikleşiyor aslında bu liderlerin kullanımlarıyla birlikte.
21:56Ve son derece doğallaştırılıyor.
22:03Başka kimler kullanıyor?
22:05Tabii ki silah üreticileri, askeri video oyun endüstrisi, özel askeri şirketler.
22:12Ben burada Türkiye'den örnek vermeye çalıştım ve Baykar'ın sayfasından aldığım görüntüler bunlar.
22:20Bir kere zaten mesela 2017'ye dair bir veri bulabilmiştim.
22:23Silah üreticilerinin %88'inin kendi zaten sosyal medya kanalı var.
22:28Youtube'u hepsini düşünebilirsiniz ve burayı aktif bir şekilde kullanıyorlar.
22:32Bunlar ulusal güvenliği, askeri güvenlik olarak satmak üzere bu kanalları kullanıyorlar.
22:38Ve bu şekilde de devlet onaylı, militarize edilmiş, siyasal şiddet normalleşiyor.
22:44Ve savaş malzemeleri üreterek hazırlıklı olmanın gerekliği vurgulanıyor.
22:48Aynı şekilde yine bu sayfalarda ve biraz sonra göstereceğim örneklerde de
22:56bu şey ordunun kendisi gündelik zorlu yaşam ve üstün performans modeli olarak sunuluyor.
23:03Ve askerler birer kahraman ve aynı zamanda da gündelik olarak da erişilmesi gereken,
23:11taklit edilmesi aslında gereken karakterler olarak ortaya çıkıyor.
23:16Ve yine bu hem askeri şirketlerin kullandığı hem de diğer kanallarda da
23:21bu yüksek teknoloji bir teknofetişizm.
23:24Farklı alanlarda da var zaten ama askeri alanda en fazla bu teknofetişizmi görebiliyoruz.
23:30Ve bu Birinci Körfez Savaşı'nda söylediğim kusursuz savaş artık daha temiz savaş olarak pazarlanmaya başlanıyor.
23:39Demin dediğim gibi video oyunları, askeri içerikli video oyunları.
23:45Bunlar da sıradan insanlara, bunları oynayanlara son teknoloji üzerinden bir savaş simülasyon alanı sunuyor aslında.
23:54Ve bunları bu sayede de kendilerini o savaş pratiğinin içinde hissedebiliyorlar.
24:02Kim dost kim düşman artık oyunun kendi içeriğine göre bir ait olma hissi ve düşmanı konumlandırma hissi veriyor.
24:10Bu dijital militarizm çalışmaları ağırlıklı olarak İsrail üzerine yapıyor.
24:17Çünkü İsrail bunu devlet olarak en iyi kullanan devlet şu anda.
24:22Yani sadece liderler ve şirketler özelinde değil, mesela bu çok fazla vardı örnek.
24:29İsrail Savunma Kuvvetleri, İDEF'nin sayfasına girdiğinizde çok nitelikli bir şekilde sosyal medyayı kullanıyorlar.
24:38Ben benzer bir şekilde TSK'nın sayfasına ya da burada Dışişleri Bakanlığı'nın sayfasına baktığınızda daha TRT estetiği görüyorsunuz.
24:45Orası öyle değil. Benim videoları burada gösterecek vaktim yoktu. O yüzden belli görselleri kopyaladım size.
24:52Zaten ve bu yeni, bu son süreçteki bir aşama değil.
24:55Yani 2000'lerin başından itibaren yapıyorlar bunu.
24:582008'de İDEF'e yeni medya bir başka savaş alanıdır.
25:03Burada varlık göstermemiz gerekir diyor zaten.
25:05Ve onlar ilk hacklemeyle başlıyorlar. Hamas sayfalarını hackleyip İsrail propaganda metinlerini o sayfalara yerleştirerek başlıyorlar.
25:15Ve burada yapılan da şeyi görüyorsunuz.
25:18İşte savaşın sıradanlaşması, insanileşmesi, sivil ve askeri alanın muğlaklaşmasını görüyorsunuz.
25:28Savaş, burada gördüklerinizin, bunlar İDEF'nin kendi sayfasındandı.
25:34Ya da mesela şu sol altta gördüğünüz öldürülen Hamas liderlerini işte eliminated diye, öldürdük ortadan kaldırdık diye zaten farklı bir
25:44renkle vesaireyle veriyor.
25:46Bunlar 2012 Gazze Savaşı'ndan örnekler.
25:50Burada da zaten o dönemden başlayarak askerler akıllı telefonlarla şeye gitmeye başlıyorlar savaş alanına.
25:57Ve oradan burada gördüğünüz gibi hani gündelik şey, fotoğrafları paylaşıyorlar.
26:05İşte duck face, el jestleri, insan ki hani şey, sivil bir alandaymışçasına.
26:11Hashtagler keza öyle.
26:13Yani işte instamood, happy ama yanına bomb diye bir işte kelime koymak gibi.
26:19Bütün bunların asıl yaptığı şey aslında şiddeti görünmez kılıyor.
26:22Yani bütün bunların arkasındaki şiddeti siz bu paylaşımlar aracılığıyla görmüyorsunuz.
26:26Şiddet sıradanlaşıyor, gündelikleşiyor, askeri pratik normalleşiyor.
26:31Ve şiddetin kendisi görünmez kılınıyor.
26:36Yine başka bir örnek.
26:39Bunlar daha kişisel paylaşımlardan.
26:41Yani sadece Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı vesaire değil.
26:47Militarist düşünceyi yaymak üzere daha kişisel hesaplardan da, siviller tarafından da kullanılabiliyor.
26:53Bu tür militarizasyon pratikleri diyelim dijital alanda.
26:58Ve daha kişiselleştirilmiş bir militarizm aslında karşımıza çıkıyor burada da.
27:04Ve bunun, bitiriyorum son cümle.
27:06Ve bunun şeyi son olarak ne yapıyor?
27:10Kamusal sır diye kullanılan bir kavram var.
27:13Tausik'in kullandığı, yani bizlere de çok yabancı gelmeyecek bir kavram.
27:17Neyi bilmemek gerektiğini bilmek.
27:19Yani toplumlar ırkçılıkla, kölelikle, çeşitli ayrımcılık biçimleriyle, suç ortaklığı içinde yaşarlarken aslında neyi bilmemeleri gerektiğini bilirler.
27:29Ve bu yeni dijital militarizm, bu kamusal sırrın çok iyi bir şekilde saklanmasında yol açabildiği yönünde argümanlar var diyeyim.
27:37Bunlar şey değil, üzerimize heyhüla şeklinde çökmüş ve biz buradan kurtulamayacağız anlamında değil ama daha zorlu bir kanal da açıyor
27:47diyeyim.
27:48Belirli Yerleri Forum'da da tekrar konuşuruz.
27:50Teşekkürler.
27:51Aplausos

Önerilen