Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Sunulan inceleme yazısı, İsrail devletinin kuruluşunu ve günümüzde küresel bir sorun haline gelmesini üç temel tarihsel nedene dayandırarak analiz etmektedir. Yazar, ilk ve en önemli etken olarak Şerif Hüseyin liderliğindeki Arap İsyanı'nı göstererek, bu hareketin Osmanlı hakimiyetini sonlandırıp bölgeyi dış müdahalelere açtığını savunmaktadır. İkinci faktör olarak İngiltere'nin Balfour Deklarasyonu ve manda yönetimi aracılığıyla Yahudi göçünü desteklemesi, üçüncü faktör olarak ise Amerika Birleşik Devletleri'nin sunduğu sınırsız askeri ve ekonomik yardımlar vurgulanmaktadır. Makale, bu dış desteklerin ve tarihsel kopuşların modern Ortadoğu’daki çatışmaların temelini oluşturduğunu ileri sürmektedir. Özellikle Yahudi lobisinin Amerikan dış politikası üzerindeki stratejik etkisi, İsrail'in bölgedeki varlığını sürdürmesindeki ana unsur olarak betimlenmektedir. Sonuç olarak metin, İsrail’in bir devlet olarak ortaya çıkışını emperyalist stratejiler ile bölgesel ihanetlerin bir bileşkesi olarak tanımlamaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bu incelememizde avukat Mehmet Bacaksız'ın
00:03İsrail'i başımıza bela edenler kimler başlıklı metnini ele alıyoruz.
00:07Bakalım yazar, İsrail'in kuruluşunu hangi sebeplere dayandırıyor, gelin birlikte inceleyelim.
00:13Yazar metnine çok iddialı bir cümleyle giriyor değil mi?
00:16İsrail, Orta Doğu, hatta Dünya için tam bir baş belasıdır diyor.
00:20Aslında bu cümle, yazarın tüm tezini üzerine kurduğu temel taşı
00:24ve bize metnin tonu hakkında da ilk andan itibaren bir ipucu veriyor.
00:28Peki yazar bu sonuca nasıl ulaşıyor?
00:31İşte onun yol haritası bu.
00:33Önce genel tezini ortaya koyuyor, sonra da bu tezi desteklediğini düşündüğü
00:36üç ana faktörü sıralıyor.
00:38Arap isyanı, İngiltere ve ABD.
00:40En sonunda da tüm bunları birleştirip nihai argümanını sunuyor.
00:44Hadi ilk bölümle başlayalım.
00:46Evet, ilk durağımız yazarın ana tezi, yani bütün bu anlatının omurgasını oluşturan
00:52o üç temel faktör neymiş ona bir bakalım.
00:55Yazara göre en başta o baş belası olarak tanımladığı İsrail'in ortaya çıkışı
01:00bir tesadüf değil.
01:01Bunu üç temel adıma, üç ana faktöre bağlıyor.
01:05Arap ihaneti, İngiltere'nin rolü ve son olarak ABD'nin desteği.
01:10Şimdi gelin bu adımları tek tek mercek altına alalım.
01:14Peki tüm bu süreci başlatan ilk domino taşı neydi?
01:17Yazarın argümanına göre her şey Arap isyanıyla başlıyor.
01:21Gelin bakalım nasıl?
01:22Yazar diyor ki bu işin fitilini ateşleyen şey dış bir müdahale.
01:27Yani meşhur İngiliz casusu, Arabistanlı Lawrence olarak da bildiğimiz T.E. Lawrence sahneye
01:33çıkıyor ve Mekke şerifi Hüseyin'i Osmanlı'ya başkaldırması için ikna ediyor.
01:38İşte yazar için olaylar zinciri tam da burada başlıyor.
01:42Ve işte tam bu noktada yazara göre işler iyice karışıyor.
01:46Bakın bir yanda şerif Hüseyin'e verilen bağımsız bir Arap devleti sözü var.
01:50Ama diğer yanda ne oluyor?
01:52İsyam biter bitmez İngiltere ve Fransa gizlice imzaladıkları Sykes-Picot anlaşmasıyla Osmanlı topraklarını kendi aralarında paylaşıyor.
02:00Filistin de İngiliz mandasına giriyor.
02:03Yani yazar burada verilen sözlerle yapılanların taban tabana zıt olduğunu ve bunun bir ihanet olduğunu söylüyor.
02:09İşte yazarın varmak istediği yer tam olarak burası.
02:12Diyor ki İsrail'in kurulmasındaki bir numaralı sebep Şerif Hüseyin liderliğindeki Arap isyanıdır.
02:19Yani eğer bu isyan olmasaydı Osmanlı o toprakları kaybetmezdi.
02:23Dolayısıyla İsrail diye bir devletin kurulmasına zemin de oluşmazdı.
02:26Argüman bu.
02:27Arap isyanının kapıyı araladığını söyleyen yazar şimdi de sahneye ikinci büyük oyuncuyu yani İngiltere'yi çıkarıyor.
02:34Bakalım İngiltere'nin rolü neymiş?
02:36Yazarın tezinde İngiltere faktörünün merkezinde ne var derseniz işte bu.
02:41Meşhur Balfour deklarasyonu.
02:431917'de yayınlanan bu bildiriyle İngiltere Filistin'de bir yadı ulusal yurdu kurulmasını tüm dünyaya resmen ilan ediyor.
02:50Bu oyunu değiştiren bir adımdı yazara göre.
02:53Tabi olay sadece bir deklarasyonla bitmiyor.
02:56Yazar İngiltere'nin Filistin'i yönettiği Manda döneminde bölgenin demografik yapısını aktif olarak değiştirdiğini söylüyor.
03:04Nasıl mı?
03:04Dalga dalga Yahudi göçüne izin vererek.
03:07Metinde hatta şöyle bir iddia var.
03:10Yahudi nüfusu yeterli güce ulaştığında İngilizlere karşı danışıklı bir isyan başlatıldı ve bu da Filistin topraklarının işgalinin başlangıcı oldu.
03:19İşte yazarın ikinci faktörle ilgili vardığı net sonuç bu.
03:23Diyor ki İngiltere olmasaydı İsrail diye bir devlet asla kurulamazdı.
03:28Yani İngiltere'nin politikaları bu sürecin olmazsa olmazıydı.
03:32Peki denklem tamamlandı mı?
03:34Hayır.
03:34Yazara göre son ve belki de en önemli parça eksik Amerika Birleşik Devletleri.
03:39Gelin bakalım ABD bu resme nasıl dahil oluyor?
03:43Geldik 14 Mayıs 1948'e.
03:46David Ben-Gurion İsrail Devleti'nin kuruluşunu ilan ediyor.
03:50Yazar burada çok önemli bir detayın altını çiziyor.
03:53O dönemde bölgedeki Arap nüfusu Yahudi nüfusunun neredeyse iki katı.
03:57Ama buna rağmen Başkan Truman yönetimindeki ABD bu yeni devleti sadece birkaç dakika içinde tanıyor.
04:04Yazar için bu sadece bir tanıma değil aynı zamanda çok güçlü bir siyasi mesaj.
04:10Peki bu tanıma sadece diplomatik bir jest miydi?
04:14Yazara göre kesinlikle hayır.
04:16Bu tanımayı devasa bir maddi destek takip etti.
04:20Metinde yer alan bir rapora göre 1948'den bu yana ABD'nin İsrail'e yaptığı askeri ve ekonomik yardımın
04:26enflasyona göre ayarlanmış değeri tam 300 milyar doları buluyor.
04:31Bu inanılmaz bir rakam.
04:32Peki bu 300 milyar dolar ne anlama geliyor?
04:36Yazar bu paranın İsrail'i teknolojik olarak çok üstün bir askeri güce dönüştürdüğünü söylüyor.
04:43Yani en gelişmiş F-35 savaş uçakları, meşhur demir kubbe hava savunma sistemi
04:49bütün bunların finansmanının ve teknolojisinin arkasında ABD'nin olduğunu vurguluyor.
04:54Evet 3 faktörü de gördük.
04:56Arap isyanı, İngiltere ve ABD.
04:58Şimdi yazar tüm bu parçaları nasıl birleştiriyor ve en sonunda nereye varıyor gelin ona bakalım.
05:03Ve işte yazarın nihai tezi ona göre ABD için İsrail'in güvenliği o kadar kritik bir hale gelmiş ki
05:11Washington bu güvenliği sağlamak adına kendi ulusal çıkarlarından bile taviz verebiliyor.
05:16Yazarın iddiası bu yani bu ilişkinin sıradan bir müttefiklik ilişkisinin çok ötesinde olduğu.
05:22Özetle yazarın ortaya koyduğu resim bu şekilde.
05:26Ona göre Arap isyanı kapıyı araladı, İngiltere temeli attı, Amerika ise o günden bugüne bu yapının ayakta kalmasını sağladı.
05:34Yazarın bu analizi bizi kaçınılmaz olarak şu soruya getiriyor.
05:38Bu 3 faktörden herhangi biri denklemden çıksaydı bugünün Orta Doğusu bambaşka bir yer olabilir miydi?
05:46İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen