00:00Herkese merhaba, bu incelememizde avukat Mehmet Bacaksız'ın
00:03İsrail'i başımıza bela edenler kimler başlıklı metnini ele alıyoruz.
00:07Bakalım yazar, İsrail'in kuruluşunu hangi sebeplere dayandırıyor, gelin birlikte inceleyelim.
00:13Yazar metnine çok iddialı bir cümleyle giriyor değil mi?
00:16İsrail, Orta Doğu, hatta Dünya için tam bir baş belasıdır diyor.
00:20Aslında bu cümle, yazarın tüm tezini üzerine kurduğu temel taşı
00:24ve bize metnin tonu hakkında da ilk andan itibaren bir ipucu veriyor.
00:28Peki yazar bu sonuca nasıl ulaşıyor?
00:31İşte onun yol haritası bu.
00:33Önce genel tezini ortaya koyuyor, sonra da bu tezi desteklediğini düşündüğü
00:36üç ana faktörü sıralıyor.
00:38Arap isyanı, İngiltere ve ABD.
00:40En sonunda da tüm bunları birleştirip nihai argümanını sunuyor.
00:44Hadi ilk bölümle başlayalım.
00:46Evet, ilk durağımız yazarın ana tezi, yani bütün bu anlatının omurgasını oluşturan
00:52o üç temel faktör neymiş ona bir bakalım.
00:55Yazara göre en başta o baş belası olarak tanımladığı İsrail'in ortaya çıkışı
01:00bir tesadüf değil.
01:01Bunu üç temel adıma, üç ana faktöre bağlıyor.
01:05Arap ihaneti, İngiltere'nin rolü ve son olarak ABD'nin desteği.
01:10Şimdi gelin bu adımları tek tek mercek altına alalım.
01:14Peki tüm bu süreci başlatan ilk domino taşı neydi?
01:17Yazarın argümanına göre her şey Arap isyanıyla başlıyor.
01:21Gelin bakalım nasıl?
01:22Yazar diyor ki bu işin fitilini ateşleyen şey dış bir müdahale.
01:27Yani meşhur İngiliz casusu, Arabistanlı Lawrence olarak da bildiğimiz T.E. Lawrence sahneye
01:33çıkıyor ve Mekke şerifi Hüseyin'i Osmanlı'ya başkaldırması için ikna ediyor.
01:38İşte yazar için olaylar zinciri tam da burada başlıyor.
01:42Ve işte tam bu noktada yazara göre işler iyice karışıyor.
01:46Bakın bir yanda şerif Hüseyin'e verilen bağımsız bir Arap devleti sözü var.
01:50Ama diğer yanda ne oluyor?
01:52İsyam biter bitmez İngiltere ve Fransa gizlice imzaladıkları Sykes-Picot anlaşmasıyla Osmanlı topraklarını kendi aralarında paylaşıyor.
02:00Filistin de İngiliz mandasına giriyor.
02:03Yani yazar burada verilen sözlerle yapılanların taban tabana zıt olduğunu ve bunun bir ihanet olduğunu söylüyor.
02:09İşte yazarın varmak istediği yer tam olarak burası.
02:12Diyor ki İsrail'in kurulmasındaki bir numaralı sebep Şerif Hüseyin liderliğindeki Arap isyanıdır.
02:19Yani eğer bu isyan olmasaydı Osmanlı o toprakları kaybetmezdi.
02:23Dolayısıyla İsrail diye bir devletin kurulmasına zemin de oluşmazdı.
02:26Argüman bu.
02:27Arap isyanının kapıyı araladığını söyleyen yazar şimdi de sahneye ikinci büyük oyuncuyu yani İngiltere'yi çıkarıyor.
02:34Bakalım İngiltere'nin rolü neymiş?
02:36Yazarın tezinde İngiltere faktörünün merkezinde ne var derseniz işte bu.
02:41Meşhur Balfour deklarasyonu.
02:431917'de yayınlanan bu bildiriyle İngiltere Filistin'de bir yadı ulusal yurdu kurulmasını tüm dünyaya resmen ilan ediyor.
02:50Bu oyunu değiştiren bir adımdı yazara göre.
02:53Tabi olay sadece bir deklarasyonla bitmiyor.
02:56Yazar İngiltere'nin Filistin'i yönettiği Manda döneminde bölgenin demografik yapısını aktif olarak değiştirdiğini söylüyor.
03:04Nasıl mı?
03:04Dalga dalga Yahudi göçüne izin vererek.
03:07Metinde hatta şöyle bir iddia var.
03:10Yahudi nüfusu yeterli güce ulaştığında İngilizlere karşı danışıklı bir isyan başlatıldı ve bu da Filistin topraklarının işgalinin başlangıcı oldu.
03:19İşte yazarın ikinci faktörle ilgili vardığı net sonuç bu.
03:23Diyor ki İngiltere olmasaydı İsrail diye bir devlet asla kurulamazdı.
03:28Yani İngiltere'nin politikaları bu sürecin olmazsa olmazıydı.
03:32Peki denklem tamamlandı mı?
03:34Hayır.
03:34Yazara göre son ve belki de en önemli parça eksik Amerika Birleşik Devletleri.
03:39Gelin bakalım ABD bu resme nasıl dahil oluyor?
03:43Geldik 14 Mayıs 1948'e.
03:46David Ben-Gurion İsrail Devleti'nin kuruluşunu ilan ediyor.
03:50Yazar burada çok önemli bir detayın altını çiziyor.
03:53O dönemde bölgedeki Arap nüfusu Yahudi nüfusunun neredeyse iki katı.
03:57Ama buna rağmen Başkan Truman yönetimindeki ABD bu yeni devleti sadece birkaç dakika içinde tanıyor.
04:04Yazar için bu sadece bir tanıma değil aynı zamanda çok güçlü bir siyasi mesaj.
04:10Peki bu tanıma sadece diplomatik bir jest miydi?
04:14Yazara göre kesinlikle hayır.
04:16Bu tanımayı devasa bir maddi destek takip etti.
04:20Metinde yer alan bir rapora göre 1948'den bu yana ABD'nin İsrail'e yaptığı askeri ve ekonomik yardımın
04:26enflasyona göre ayarlanmış değeri tam 300 milyar doları buluyor.
04:31Bu inanılmaz bir rakam.
04:32Peki bu 300 milyar dolar ne anlama geliyor?
04:36Yazar bu paranın İsrail'i teknolojik olarak çok üstün bir askeri güce dönüştürdüğünü söylüyor.
04:43Yani en gelişmiş F-35 savaş uçakları, meşhur demir kubbe hava savunma sistemi
04:49bütün bunların finansmanının ve teknolojisinin arkasında ABD'nin olduğunu vurguluyor.
04:54Evet 3 faktörü de gördük.
04:56Arap isyanı, İngiltere ve ABD.
04:58Şimdi yazar tüm bu parçaları nasıl birleştiriyor ve en sonunda nereye varıyor gelin ona bakalım.
05:03Ve işte yazarın nihai tezi ona göre ABD için İsrail'in güvenliği o kadar kritik bir hale gelmiş ki
05:11Washington bu güvenliği sağlamak adına kendi ulusal çıkarlarından bile taviz verebiliyor.
05:16Yazarın iddiası bu yani bu ilişkinin sıradan bir müttefiklik ilişkisinin çok ötesinde olduğu.
05:22Özetle yazarın ortaya koyduğu resim bu şekilde.
05:26Ona göre Arap isyanı kapıyı araladı, İngiltere temeli attı, Amerika ise o günden bugüne bu yapının ayakta kalmasını sağladı.
05:34Yazarın bu analizi bizi kaçınılmaz olarak şu soruya getiriyor.
05:38Bu 3 faktörden herhangi biri denklemden çıksaydı bugünün Orta Doğusu bambaşka bir yer olabilir miydi?
05:46İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar