Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 23 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturuyor. Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelecek program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürmeyi hedefliyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturuyor. Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelecek program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürmeyi hedefliyor.

“Gönül Sofrası”, sözün, şiirin ve düşüncenin aynı sofrada buluştuğu özel bir içerik sunuyor. Yazdığı ve seslendirdiği şiirlerle yıllardır geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dursun Ali Erzincanlı ile son dönemde özellikle sosyal medyada paylaşılan konuşmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Demirbağ, programda Ramazan’ın manevi atmosferine uygun sohbetler gerçekleştirecek.

Edebiyat, irfan, insan ve medeniyet perspektifinde yapılacak değerlendirmelerle “Gönül Sofrası”, izleyicilere hem duygu hem düşünce dünyasına hitap eden bir Ramazan programı sunacak.

“Gönül Sofrası”, Ramazan ayı boyunca her gün Ülke TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.
Döküm
00:00Vakıf Katılım Gönül Sofrası'nı sunar.
00:24Karanlık ve fırtınalı bir gece.
00:27Mevsim kış, gece soğuk.
00:30Gökyüzünden yağmur gibi ok yağmakta.
00:34Medine-i Münevver ayakta.
00:36O günü hatırlayın.
00:38Adı Hendek.
00:40Diğer adı Ahsa.
00:42Hendek'in öbür tarafında Hayberlilerin kışkırtmasıyla on binlere varan düşman.
00:49Bu tarafında üç bin Müslüman.
00:52Müşriklerin başbuğu Ebu Süfyan.
00:55Ve iki kol Gatafanlılardan.
00:59Fezare ve Mürre.
01:01Onlara da kendilerinden birer komutan.
01:04O günü hatırlayın.
01:07Muhacillenin sancakları Zeyd bin Harise,
01:10Ensar'ın sancakları Sabi Mübare.
01:13Ve başkomutan Resul-i Zişan.
01:17İşte Hendek'in tarafları bunlar.
01:21Bu savaşın bir tarafı daha var.
01:23Gökyüzü ordusu.
01:25Sancakları sabah rüzgarıyla dalgalanır.
01:29Onlar yeryüzünde yalnız Resulullah'ı tanır.
01:33Şimdi gözleri büyük melekte ve onlar iniş anını beklemekte.
01:39Evet, o günü hatırlayın.
01:42Karanlık ve fırtınalı bir gece.
01:45Mevsim kış, gece soğuk.
01:47Gökyüzünden yağmur gibi ok yağmakta.
01:51Medine-i Münevver ayakta.
01:54İnen oklardan birinin hedefi Sad bin Muaz.
01:57Ve kesilen ana bilek damarı.
02:00Müşriklerden Amr bin Abdivet adamlarıyla hendeyi geçer.
02:05Ve üç kez meydan okur sahabeye.
02:09Aranızda benim elimle cennete gitmek isteyen biri varsa çıksın.
02:15Üçünde de Hazreti Ali kalkar yerinden.
02:18Üçünde de Efendimiz tutar ellerinden.
02:23Sonunda kendi eliyle giyindirir zırhını.
02:26Kendi eliyle beline taktığı meşhur zülfikar.
02:31Ve çıkarır mübarek sarığını Hazreti Ali'nin başına bağlar.
02:37Allah'ın arslanı yürürken düşmana.
02:40Nazlı Nebi'den içli bir dua yükselir semalara.
02:47Ya Rab!
02:50Amcamın oğlu Ubeyde, Bedir'de şehit oldu.
02:55Amcam Hamza ise Vuhud'da.
02:59Geriye bir amcaoğlu Ali kaldı.
03:02Ona yardım eyle.
03:04Onu muhafaza buyur.
03:07Beni de yalnız bırakma.
03:10Peygamberin duası biter bitmez bir toz bulutu.
03:14Allah'ın arslanı görünmez oldu.
03:16Ve Amr!
03:17İkisi de görünmüyorlar.
03:19Kılıç sesleri, naralar.
03:23Çok sürmez birden kesilir sesler.
03:26Yavaş yavaş dağılan toz bulutu.
03:29Yavaş yavaş beliren suret.
03:32Önce zülfikar çıkar toz bulutundan.
03:35Sonra yeleleri toza bulanmış arslan.
03:38Ve kükrer er oğlu er.
03:41Kükrer Allah'u Ekber.
03:46Müşrikler anlar ki bu hendek kesinlikle geçilemeyecek.
03:51O zaman toplanır bütün kuvvetler, on binlere varan sayılarıyla,
03:58ellerinde ok ve yaylarıyla hep birden saldırıya başlar.
04:04Ne şiddetli bir gündü o.
04:07Tam dört vakit secdeye uzanamadı başlar.
04:11Ne karanlık bir geceydi.
04:13Kendi elini uzatsan göremiyordun.
04:17Karanlık böyle bir derecedeydi.
04:20İşte bu karanlıktan istifade eden o azılı müşriklerden Nefel bin Abdullah Hende'yi atlar.
04:27Ama onu da Hazreti Zübeyir haklar.
04:31Ve ayaklar.
04:34Titreyen ayaklar.
04:36Peygamberin ordusunda ayakları titreyenler var.
04:40Ayakları titreyen münafıklar.
04:43Çünkü beni kurayza ahdinden dönmüş.
04:46Bugün savaşı bırakıp evlerine dönecekleri günmüş.
04:51Hadi Allah'ın Nebisi münafıkları anlar.
04:55Yaşu bazı Müslümanlar.
04:58Bahaneleri çoluk çocuk endişesiydi.
05:02Bir bir mazeret beyan edip döndüler gerisin geri.
05:06Oysa ölümüne biat etmemişlerdi.
05:11Üç bin kişilik peygamber ordusundan geriye kalan üç yüz arslan.
05:16Ama onlar da korkunun pençesindeydi.
05:20Önlerinde Ebu Süfyan ve müşrik ordusu.
05:23Arkalarında beni kurayza korkusu.
05:26Yağmur gibi yağan ok.
05:28Ve açlık ve soğuk.
05:32Açlık solgun bir renkle yüzleri gölgeliyor.
05:36Bakın bir sahabi fahri kainatın yanına geliyor.
05:43Güç yok, takat yok.
05:46Varlığım sana feda olsun efendim diyor.
05:49Ve başını öne eğiyor.
05:54Dayanacak halim kalmadı.
05:56Açım ya Resulallah.
05:59Açlığımı bastırmak için midemin üstüne taş bağladım.
06:03Ve kuşağını açıyor.
06:05Bir taş düşüyor toprağa.
06:07Efendimiz önce taşa sonra hüzünle sahabeye bakıyor.
06:12Ve elini uzatıyor kendi kuşağını açıyor.
06:16Toprağa iki taş düşüyor.
06:20Sahabe gözleri yaşlı efendimize bakıyor.
06:23Hiçbir şey söylemeden karanlığa akıyor.
06:28Kolay değil.
06:29Bir ay boyunca içtikleri su, yedikleri hurma.
06:34Gündüzü açlıkla bitirdiler hendekte.
06:37Hendekte soğukla geçirdiler geceyi.
06:41Bir ay boyunca savaştılar.
06:43Ne bu düşmanın gideceği var.
06:46Ne de bu savaşın biteceği.
06:48Allah Resulü mübarek ellerini semaya uzattı.
06:52Ve dua.
06:53Hayır dua değil.
06:55Beddua.
06:57Ey Kur'an'ı indiren.
07:00Hesabı en çabuk gören.
07:03Kavim ve kabileleri bozguna uğratan Allah'ım.
07:06Şu kabileleri de hezimete uğrat.
07:10Sars onları Allah'ım.
07:14Dua biter bitmez yavaş yavaş çoğalan bir ses.
07:19Gökyüzünün karanlığından yeryüzüne doğru akan bir serinlik.
07:24Önce sel dağının eteklerinden gücünü hissettirmeden alemlere rahmet peygamberi mübarek ellerinden öperek geçti.
07:34Sonra hendeyin üzerinde kuşandı azameti kasırga adını aldı ve kendine mahsus hışmıyla müşrik ordusunun içine daldı.
07:54Allah-u Teala şefaatlerini nail buyursun.
07:58İnşallah efendim.
07:58Sevgili izleyiciler Gönül Sofrası programımız Hendek Savaşı, Ahzap Savaşı ile başladı.
08:08Sevgili peygamber efendimizin, sahabe efendilerimizin yaşamış oldukları zorlu günlerden birisiydi.
08:15Ahzap Savaşı hatta Ayşe annemiz buyururlar ki iki siyahtı bizim katığımız.
08:21Birisi su, birisi de hurma.
08:25Onları iade ettik ve sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
08:30Ülke TV ailesini, aynı zamanda Gönül Soframızın kıymetli sakinlerini selamlıyorum.
08:37Hocam nasip olursa değerli hocamla yine bir Gönül Sofrası hazırlamış olacağız size.
08:46Van 100. Yılı Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Dr. Ömer Demirbağ hocam.
08:52Bugün de nasip olursa kıymetli hocam, önce nasılsınız, iyi misiniz?
08:58Şükürler olsun efendim.
08:59Çok teşekkürler.
09:00İyiyim.
09:00Sizi de iyi gördüm.
09:01Çok teşekkür ediyorum hocam.
09:03Öğrencileriniz buradan onları da selamlamak.
09:05Hepsine selam olsun.
09:08Öğretim üyesi arkadaşlarınızı iletmiş olalım.
09:12Değerli hocam bugün adaleti konuşalım.
09:16Şöyle bir latife yaparlar.
09:19Yani kadınlar erkeklere takılmak için.
09:21Derler ki artık siz ne yapıyorsanız Allah Teala sizi her hafta cuma günü topluyor bir araya.
09:28Şimdi biz her hafta cuma günü İmam Hatibim, değerli hocamızın
09:34hutbeden inerken okuduğu bir ayet-i kerime.
09:37Bize sürekli her hafta hatırlatılıyor.
09:39Estaizu billah.
09:40İnnallâhı yâmurû bil adli ve lihsâni ve i'tâidil gurbâ ve yenhâ.
09:46İlk emredildiğimiz şey Allah Teala adalet.
09:49Fakat biz bu adaleti yani hukuk fakültesi öğrencilerine ilgilendirir mi diyeceğiz?
09:56Eğer öyle olsaydı her hafta bize hatırlatılmazdı herhalde bu.
09:59Yani kadıların efendim eski ifadesiyle işte hakimlerin, hakime hanımların karar vericilerin özelde dikkat etmesi gereken bir husus değildir herhalde.
10:15Bir kulun adaletle içli dışlı oluşu nasıldır?
10:23Evet.
10:24Efendim evvela adalet kavramı ne?
10:27Adalet ne demek?
10:28Evet.
10:29Adalet hakkın tesisi demek.
10:32Hakkı tesis etmek ve ilerisine geçmemek demek.
10:36Hakta kalmak demek.
10:37Adalet bu.
10:38Bu günlük hayattaki yaşantımızdan, davranışımızdan, biyolojimize kadar var.
10:44Nitekim Allah-u Teala ayet-i kerimede insanın yaratılışından bahsederken
10:48Fesavvâke fe'adalek diyor.
10:50Onu adaletle halk ettik.
10:52Mevzun bir şekilde, hep bütün organları birbirine uygun bir şekilde.
10:56Uygunluk demek adalet.
10:59Ölçüye uymak demek, mevzun.
11:01Yani vezne uymak demek.
11:03Abes, adli aşıcı her şeyden kaçınmak adalettir.
11:06Ve adaletin zıddı ise zulüm.
11:10Zulüm denince biz haksızlık aklımıza geliyor.
11:13En genel bilinen anlamı bu ama zulüm sadece insanlar arasındaki münasebetlerde haksızlık yapmak demek değil.
11:21Evet o da zulmün ama zulüm sadece bu değil.
11:24Mesela abdest alırken kollarımızı bir kez yıkamak farz.
11:30Abdestin şartı.
11:31Üç kez yıkamak sünnet.
11:33Efendimiz öyle yapmış.
11:34Dördüncü kez yıkamak zulüm.
11:37İsraf çünkü.
11:39Açtınız, haddi açtınız.
11:40Ya efendim ben kanaatim gelmiyor, vesveseliyim.
11:44İşte zaten vesvesene şeytandan.
11:46Sen adalete uyin.
11:48Hastalık yani.
11:49Elbette, elbette.
11:51Boşyerem Allah-u Teala her cuma günü bütün müminlere ne diyor?
11:55İnne Allahe yamuru bil adl.
11:56Allah adaleti emreder.
11:58Her cuma günü bu bize hatırlatılıyor.
12:00Bu kadar mühim bir şeydir.
12:02Adil olmak.
12:03Bu uyumaktan tutun.
12:06İnsanlar arasındaki münasebetlerden tutun.
12:08Karı koca ilişkisinden, anne baba haklarından, yetim hakkından, komşu hakkına kadar hepsini kapsayıcı, haddini bilen, hakta kalan davranış biçimi demektir.
12:18Hakkı aşmayın.
12:20Hakkı aşmak, haddi aşmak demektir.
12:23Ve Allah haddi aşanları sevmez.
12:24Çünkü adaletin dışına taşıyorlar.
12:26Adalet bu.
12:27Gelen yüz bin elçi ve hele hele en sonuncusunun en parlak davranışı adaletli olmalarıdır.
12:35Peygamberlerde bu hal vardır.
12:37Nedir adalet?
12:38Hoşunuza gitmese bile hakkı tesis etmektir.
12:42Sizin aleyhinize bile olsa hakkı tesis etmek adalettir.
12:46Zaten imtihan orada.
12:48Hoşunuza gitmese zararı var.
12:50Sizin üzüyor.
12:52Siz mütesir oluyorsunuz ama doğru olan odur.
12:54İçiniz kan ağlaya ağlaya yine de hakkı tesis edebiliyorsanız siz adil bir insansınız.
13:02Evet.
13:03Yine de hakkı tesis edebiliyorsanız.
13:04Nitekim İslam tarihi bunun çok şanlı şerefli levhalarıyla doludur.
13:10Rivayet olunur ki zannediyorum İsmail Hamid Anışmet'te okumuştum yanlış bilmiyorsam.
13:16Kaynağını yanlış hatırlıyor olabilirim.
13:19Fatih Sultan Mehmet İstanbul'un fethinden sonra işte savaş esnasında düşmana yardım edenleri cezalandırdı.
13:27Hapsettirdi.
13:28Bir dönem sonra bunların içinden din adamı olanları affetti.
13:33Çünkü İslam dininde başka dinlerin din adamlarına karşı özel bir davranış şekli mevcuttur.
13:39Savaş hukukunda da din adamlarına dokunulmaz.
13:42İslam'da hahamlara, papazlara dokunulmaz.
13:45Savaşta da böyle.
13:46Evet.
13:47Affetti.
13:48Bir kısmını serbest bıraktı.
13:49Hepsi hakkında af çıkınca sadece iki tane keşiş yani yeni papaz hücrelerinden çıkmak istemediler.
13:58Biz burada kalacağız.
14:00Bizi çıkarmayın filan dediler.
14:01Padişaha kadar gitti.
14:03Efendim bunlar terk etmiyor orayı.
14:04Sordurdu Fatih.
14:06Niçin orayı hücreden, zindandan çıkmak istemiyorsunuz?
14:10Papazlar dediler ki sizden önce burada İncil hakimdi.
14:16Hıristiyanlığın kutsal kitabı.
14:19İncil vaka Allah'ın kitabıdır.
14:22Fakat günümüzdeki İncil Allah'ın kitabı değil.
14:25Sizden önce İncil hakimdi burada.
14:27İncil'in hakim olmadığı bir toplumda bizim zindanda olmamız daha iyi.
14:32Bakın bu kadar sadıklar.
14:34Bu söz Sultan Fatih'in çok hoşuna gitti.
14:38Çağırdı bakın adalete bakın bunlar gayrimüslim.
14:40Dedi ki sizi müfettiş tayin ediyorum.
14:44İstediğiniz yere harcırahınız devletten verilmek üzere gidin mahkemelerde müfettiş olarak bulunun.
14:50En ufak bir adaletsizliği görürseniz bana bildirin.
14:53Kur'an'ın hakim olduğu yerlerdeki adalete bakın.
14:55Ve bu iki papaz Fatih çok akıllı bir deha.
15:00Düşünün Müslümanın üzerine gayrimüslimi müfettiş tayin ediyor.
15:04Kusur arayacak tabi ki.
15:06Bu iki papaz önce zannediyorum Bursa.
15:10Bursa'ya gidiyorlar.
15:12Bir davaya bakıyorlar bir mahkemede.
15:14Dava şu.
15:15Bir Müslüman başka biri Müslümandan bir at satın alıyor.
15:19Atı getiriyor.
15:21Kendi evinde ata bakıyor ki hayvan hastalıklı.
15:25Yani arızalı bir hayvan.
15:27Tekrar götürüp geri veriyor.
15:29Fakat alan kişi geri almıyor artık.
15:31Ben sattım paramı aldım filan diyor.
15:34Kadıya şikayet ediyor.
15:35Fakat o sırada kadı da makamında bulunmuyor.
15:39Neyse bekleteyim yarın atı getiririm.
15:41Kadıya gösteririm diye bekletiyor.
15:43Ama o gece de at ölü veriyor.
15:45Dava bu şimdi.
15:46Allah Allah.
15:47İki tarafı Kadı Efendi dinliyor.
15:49Hıristiyan papazlar da onları dinliyor tabi.
15:51Kadı Efendi diyor ki.
15:53Sen hastalıklı hayvanı satmışsın.
15:54Sağlam diye satmışsın.
15:56Sen de paranı sayıp alıp geldikten sonra fark etmişsin.
15:59Bana getirmişsin.
16:00O sırada ben orada olmalıydım.
16:03Demek ki suçlu benim diyor.
16:05Ve kesesinden çıkarıp atın parasını.
16:08Sahibine veriyor.
16:10Bu papazlar hayretler içinde.
16:12İlk defa bir hakim kendini cezalandırıyor.
16:14Bunu ilk defa görüyorlar.
16:16Kur'an'ın hakim olduğu yerde.
16:18Adalet budur diyorlar işte.
16:20Bunun gibi birkaç davaya daha bakıyorlar.
16:22En meşhuru da şeydir.
16:24İznik taraflarında.
16:26Bir Müslüman diğerine bir tarla satmış.
16:28Öteki de alıp tarlayı sürerken hazine çıkmış.
16:31Bizans'tan kalma bir küp altın.
16:33Adam o kadar müttaki.
16:35O kadar takva ehli ki.
16:37Alan adam.
16:38Hazineyi bulan adam.
16:39Gidip sahibine diyor ki.
16:40Sen bilseydin ki burada hazine var satmazdın.
16:44Demek ki sen bilmeden bana satmışsın.
16:46Bu hazine senin.
16:48Eski mal sahibi de diyor ki.
16:50Ya ben sattım paramı aldım.
16:52Bu senin mülkün olduktan sonra ortaya çıkan bir şeydir.
16:55Nasıl benim olabilir?
16:56O da almıyor.
16:58Bu da veremiyor.
16:59Kadılık oluyorlar.
17:00Mahkemelik oluyorlar.
17:01Düşünebiliyor musunuz?
17:02Yani şey gibi.
17:03Masal gibi.
17:04Evet.
17:04Yani günümüze göre zaten adalet ne demek?
17:07Adalet günümüzde maalesef masal.
17:10Kendi kendini mahkum eden hakime ihtiyacımız var.
17:13Onu hep söylerim.
17:14Hocam ben kopya çekmiştim diyen öğrenciye ihtiyacımız var.
17:17Çocuklar bu konuyu ben bilmiyordum diyen hocaya ihtiyacımız var ki bunların alnından öpelim.
17:23Ve malım kusurlu diyen esnafa ihtiyacımız var.
17:26Adalet bu.
17:27Ve günümüzde kıymetli hocam sinema sektöründe de insanların işinden çıkmadığı için adalet daha çok böyle fantastik kahramanlara bu adalet yükleniyor.
17:40Adaleti sağlayan.
17:41Yani sanal.
17:43Evet adalet.
17:44Ama adalet haktır vardır.
17:46İnsana mahsustur ve İslam'ın tesis edebileceği bir şeydir.
17:49Ötekilerde kırık dökük olur adalet.
17:51İslam ile adalet hakkıyla yerine gelir.
17:54O yüzden de hep canlı tutulması.
17:56Gerektiği için her hafta bize hatırlatılır.
17:59Yani daima bunun hatırlatılması lazım.
18:01İnna allâhe yâmuru bil albi.
18:03Allah adaleti emr eder.
18:05Az önce hanımların erkeklere takılmasından bahsettiniz.
18:08Doğrudur.
18:09Erkekler demek ki çok gevşekler.
18:11O yüzden Allah durmadan hatırlatıyor.
18:13Ama Allah hatırlatır derken sadece erkeklere demiyor.
18:16Yani.
18:16Hanımlara da.
18:17Cuma günü bize söylüyor diye.
18:19Evet.
18:20Yani erkekler adaletli olsun kadınlar olmasın diye bir şey yok.
18:23Allah adaleti hatırlatır.
18:25Bakın adalet.
18:27Hatırlıyorum.
18:28Ben çocukken eskiden çeper vardı bahçelerde.
18:31Şimdi bahçe duvarları daha fazla.
18:33Gençler belki çeperin ne olduğunu bilmezlerdi.
18:35Dikenli filan.
18:35Bahçenin sınırı.
18:36Evet.
18:37İki bahçenin ağaçları birbirine girmiş yukarıdan.
18:39Elma ağaçları.
18:40Ben hatırlıyorum.
18:43Elmaların toplanma zamanı geldiği zaman işte sirkelenirdi.
18:47Elmalar toplanır.
18:47Pazara götürülür.
18:49Satılır filan.
18:50Ancak bitişik bahçenin babası ölmüş.
18:53Artık onun çocukları yetim.
18:56Hatırlıyorum.
18:56bu taraftaki elmalar sirkelenirken sahibi derdi ki o bahçeye uzanmış darları oraya dökün.
19:06Çünkü İslam'da yetim hakkı diye bir şey var.
19:09Kendi ağacının dalları.
19:11Tabii tabii kendi ağacı.
19:12Onların bahçesine geçmiş.
19:13Oraya sirkelerlerdi ki.
19:15Almazlardı.
19:15Sanki harammış gibi.
19:16Bakın aslında kendinindir.
19:18Fakat hakta, adalette o kadar hassasiyet gösterilir ki İslamiyet'te akıl sır ermez buna.
19:25Ben hatırlıyorum.
19:26Bendenizin çocukluğunda ve gençliğinde bu kadar her tarafa karayolu yapılmamıştı.
19:30Atlarla gidilirdi.
19:32Köylerde filan.
19:32Çok at binmişliğim de vardır.
19:35Mesela tarlalardan geçerken atının ağzını bağlayan adamlar görmüşüm.
19:40Başka hayvan işte gidip yiyebilir yani.
19:42Atın ağzını bağlar öyle giderdi.
19:44Yemesin.
19:44Tabii tabii.
19:45Bunlar vardı yani.
19:46Bunlar hepsi İslam'ın o genlere kadar sindirilen, kanımıza kadar sindirilen adalet duygusunun eseridir.
19:54Adalet bu.
19:55Hak yiyememek.
19:56Aman ola ki başka birinin hakkına girmemek.
19:58Çünkü kul hakkı ağır bir şeydir.
20:00Şimdi hocam bu örnekleri verdiğinizde hem izleyen kardeşlerim için, izleyicilerimiz için hem kendim için duyduğumuzda yüreğimize bir inşirah, bir yürek
20:11genişliği veren şeyler bunlar.
20:13Yani iftiharla.
20:14Demek ki faziletli oluşunun da bir örneği de bu.
20:18Elbette.
20:19Yani verdiğiniz örneklerde bazı şeyler vardır, sıfatlar vardır.
20:23Anlığınız zaman insanlar kendini geriye çeker.
20:27Yani iyi ve kötü aslında çok gizli bir şey değil.
20:30Değil tabii.
20:30Yani şu var, şeytandan gelen bir vesvese.
20:33Efendim herkes bunu yapıyor.
20:35Günümüzde o mu kaldı?
20:36Doğrucu Davut musun sen?
20:38Bu vatanı sen mi kurtarır?
20:40Bunlar hep şeytani laflar.
20:41Bütün dünya zalim olsa ben olmayacağım.
20:44Ne var bunu söylemekte?
20:46Ben kendimden sorumluyum.
20:48Herkes bunu yapıyor olabilir.
20:50Ben enayi kabul edilebilirim.
20:51Ama ben adaletten sapmayacağım.
20:54Diyen baba yiğidi arıyoruz.
20:56İşte böyle baba yiğit olmak lazım.
20:57Mesele zaten herkese muhalif olmaktadır.
21:00Yoksa ırmağın akıntısına kapılmış bir çöp gibi her kalabalığa uyup giderseniz sizden zaten adalet beklenmez ki.
21:08Adalet zor olduğu yerde, aleyhinize olduğu yerde, hoşunuza gitmediği yerde oluyorsa ona adalet denir.
21:14Yoksa kolayı herkes yapar.
21:16Adalet olur.
21:19Hocam adaleti yönetici yönünde de yani adaletin önemine binaen arşın altında gölgelenecek.
21:28Evet.
21:28Sekiz sınıftan biridir.
21:29Sekiz sınıf.
21:30Hatta bir numarada hocam.
21:31Evet.
21:32Yani mesela çok zikir yapan, çok namaz kılan bunlar değil.
21:36Yani haşa bir şey demiyorum.
21:38Allah-u Teala böyle bizi de zakir eylesin.
21:41Ama birinci sınıf insan adil yönetici.
21:47Allah-u Teala'nın adalete verdiği önemli.
21:49Muhterem hocam müsaade buyurursanız ben bir sizi dinlendirmek istiyorum.
21:54Lütfen.
21:55İzleyicilerimize de bir şiir daha takdim edeyim.
21:58Gönül soframızdan bir şiir daha olsun.
22:00Buyurun.
22:07Geçmişten geleceğe şefkatli ve nurlu bir iz.
22:12Temiz, tertemiz annelerimiz.
22:18Hatice binti Hüveylid, Resulullah'ın hüzün çiçeği.
22:23Annelerin ilki ve sultanı, Resulullah'ın sığınağı.
22:28Hiç kimse Efendimizin gönlünde onun gibi olmadı.
22:33Bu yüzden de yeri hiç dolmadı.
22:38Sevde binti Zem'a, Habeşistan'a hicret eden muhacirlerdendi.
22:43Babasız kalan çocuklarıyla hane-i saadete girdi.
22:48Hatice annemizden sonra Efendimiz'e ilk eş o oldu.
22:55Ayşe binti Ebu Bekir.
22:58Sevilmenin zirvesinden, Resulullah'ın yokluğuna düştü.
23:04Ve bu yokluğu kırk altı yıl yaşadı.
23:08Rivayet ettiği hadislerden dolayı, dini yaşantımızın üçte birini ona borçluyuz.
23:14Hafsa binti Ömer, Ömer'in kızı, kıskançlıkta Ayşe annemizden sonra ikinci anne.
23:23Efendimizin eve döneceği vakitte gelen güzel kıyafetli bir kadını,
23:28Deccal çıkmış diyerek korkutup kilere sokmuş.
23:32Üstü başı kirlenen kadını, kilerden Efendimiz çıkarmıştı.
23:36Zeynep binti Huzeym'e, Efendimiz'e eş olmadan önceki lakabı, yoksulların annesi.
23:48Ümmü Selem'e, dört yetimiyle gelmiş, Efendimiz'e Ayşe annemizden daha çok Efendimiz'in yokluğunu yaşamış.
23:59En son vefat eden annemiz o olmuş.
24:05Zeynep binti Cahş, Efendimiz'in hala kızı, asıl ismi Berre, Efendimiz ismini Zeynep diye değiştirdi.
24:16Künyesi, hikmetlerin anası.
24:18Bir gün Efendimiz annelerimize şöyle buyurdu,
24:22Ben vefat ettiğimde bana ilk kavuşacak olanınız, kolu en uzun olanınızdır.
24:29Efendimiz odadan çıktılar.
24:32Annelerimiz, kollarının uzunluğunu duvarda ölçtüler.
24:37Fakat ne zamanki Efendimiz'den sonra Zeynep annemiz vefat etti,
24:41işte o zaman kolu uzun olmak sözünün, hakikatinin iyilikte acele etmek olduğu ortaya çekti.
24:49Zeynep annemiz eline geçen para veya malı bekletmeden hemen sadaka verildi.
24:56Cüveyre binti El-Haris, Beni Mustalık kabilesinin reisi El-Haris'in kızı.
25:04Savaşta baba ve eşini kaybederek esir düştü.
25:08Efendimiz serbest bırakılmasını istedi ve evlilik teklif etti.
25:13Annemiz kabul edince, onun sayesinde Beni Mustalık kabilesi İslam'la şereflendi.
25:21Sahabe de annemizin hatırına savaş ganimetlerini kabileye geri verdi.
25:29Annelerimiz arasında ibadete düşkünlüğüyle öne çıkmıştı.
25:32Ümmü Habibe, Ebu Süfyan'ın kızıdır.
25:37Eşiyle Habeşistan'a hicret etmiş, eşi Hristiyanlığı seçmiş ve Habeşistan'da ölmüştü.
25:45Efendimiz Habeşistan'a elçi göndererek Necaşi'den Ümmü Habibe annemizi istemişti.
25:51Habeşistan'dan müminlerin annesi olarak döndü.
25:55Bir gün babası Ebu Süfyan, Efendimiz'le görüşmek için Medine'ye geldi, kızının evine girdi.
26:04Evin bir köşesinde duran mindere oturacaktı ki, annemiz minderi altından çekti.
26:10Ve bu minder, Resulullah'ın minderidir.
26:15Müşrik biri ona oturamaz dedi.
26:19Safiye binti Huyey, Hayber Yahudi reisinin kızı.
26:24Babasını ve eşini savaşta kaybetmiş.
26:27Ama Hayber'den Medine'ye, peygamber eşi olarak gelmişti.
26:33Meymune binti el-Haris, ismi Hüzün Kokuyor.
26:37Kabri, Mekke yolu kenarında.
26:40Fakat kabrinin ordu olmasını kendisi istedi.
26:44Efendimiz'le evlendiğinde 36 yaşındaydı.
26:483 yıl evli kaldı.
26:5082 yaşında vefat edeceği zaman,
26:53Beni serife defnedin dedi.
26:56Neden diye soranlara da,
26:59Ben Resulullah'la orada evlendim buyurdu.
27:02Reyhane binti Zeyd, beni Kurayza gazvesinde esir düşmüş, Yahudilikten çıkıp Müslüman olmuştu.
27:11Allah da onu müminlerin annesi olmakla şereflendirdi.
27:17Mâriye binti Şem'un el-Kıptiyye, Mısır zindanlarına esir düşen Hz. Yusuf'un sultan olması gibi,
27:26Mâriye annemiz de Mısır saraylarından cariye olarak çıkmış ve müminlerin sultan annelerinden biri olmuş,
27:35Hem de Hatice annemizden sonra Efendimiz'e evlat veren tek eş o olmuş.
27:43O, Hazreti İbrahim'in annesiydi.
27:49Geçmişten geleceğe şefkatli ve nurlu bir iz.
27:55Temiz, tertemiz annelerimiz.
28:03Allah rahmet eylesin Ömer Turul İnançer Hocam'la bir sahur programında serzenişi vardı yani müminlerle ilgili.
28:13Bir insan annesini nasıl tanımaz derdi.
28:16Yani bizim tanıdığımız annemiz, Hatice annemiz diyoruz, Ayşe annemiz diyoruz, Zeynep binti Cahşe annemiz.
28:23Yani sayan üç tane, dört tane anca sayabiliyor.
28:26Oysa ki dediği müminlerin annesi Allah-u Teala'nın ifadesidir bu.
28:31Ama bir mümin gerçekten anne olarak kabul etmişse annesini tanıması lazım.
28:36Benim de öyle kalbime öyle oturmuştu.
28:39Maalesef feci bir eksikliktir, feci bir ihmaldir.
28:42Günümüzde bu bütün müminlerin annesi, Ümmühat-ı Müminin, Ezvacı Tahirat, Temiz Zevceler diye
28:52Kur'an'da bizzat iltifat-ı Rabbani ile yüceltilen bu hanımların hepimizin zaten bilmemiz lazım.
28:58Çoluk çocuğumuza da merak uyandırmamız lazım.
29:00Uyandırmamız lazım.
29:01Merak etmeleri lazım.
29:02Merak ederlerse öğrenirler.
29:03Hep söylerim onu, filanca dizideki kadroyu gayet iyi bilirsiniz.
29:09Filanca futbol takımındaki kadroyu ismen bilen, bilmesinler demiyorum.
29:13Bilsinler, itirazım yok buna ayrı.
29:15Fakat biraz da en çok bilmesi gerekenleri bilmeliler.
29:19Evet, yani biraz adil olmak lazım.
29:21Bir sıralama, bir yapmak lazım.
29:24Değerli hocam, şimdi adalet denince aklımıza Hazreti Ömer Radiyallahu anh Efendimiz geliyor.
29:28Tonsuz olur mu?
29:29Evet, şimdi sahabe efendilerimizin her biri,
29:33bir renk, rengi taşımışlar.
29:36Ama bu bütün renkler, Resulullah Aleyhisselatü Vesselam'da gelen ilahi nurun kırılmaları.
29:42Yani kimi kırmızı, kimi sarı, kimi yeşil, kimi mavi.
29:45Yani Hazreti Ömer Radiyallahu anh'daki adalet,
29:48Resulullah'ın adaletinin yansıması.
29:52Hazreti Ali'deki cesaret, Resulullah Aleyhisselatü Vesselam'ın cesaretinden fazla değildi.
29:58Tıpkı onun gibi de...
29:59Hatta şu rivayet var Hazreti Ali'den.
30:02Savaşın en şiddetli zamanlarında bazen 20'ye yakın kişi Resulullah'a hücum ederdi.
30:07Biz arkasına sığınırdık.
30:09O önümüzde şakır şakır cenk ederdi diyor.
30:11Hazreti Ali gibi bir zat diyor bunu.
30:13Onun arkasına sığınmak zoruna kalırdık.
30:16Şimdi Hazreti Ömer Radiyallahu anh'ın efendimizi de böyle adaletle anıyoruz.
30:21Sonuçta Efendimiz'den aldığı...
30:24Elbette.
30:25...nuru çok güzel tecelli ettirmiş.
30:28Hazreti Ömer'in adaleti...
30:30Efendim, tabii nübüvvet nuru dediğimiz gibi.
30:35Yoksa yani o nazar-ı nübüvvetle karşı karşıya gelmeseydi Hazreti Ömer,
30:41kömür elmasa döner miydi?
30:43Yani...
30:43Göz göze gelir.
30:45Yani düşünün hakikaten çok keskin bir örnektir.
30:48Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam'la Hazreti Ömer'in ilk karşılaşmaları ne kadar sürdü?
30:53Peygamber'e suikast niyetiyle evden yola çıktı.
30:56Öldürmek için.
30:57Niyeti bu.
30:57Peygamber'e suikast.
30:58Şu oldu, bu oldu, huzuruna geldi artık geçiyorum oraları.
31:02Huzurunda oturdu.
31:02Yani Efendimiz ona öyle uzun uzadıya İslamiyet'i anlatmadı.
31:07İkna etmeye ısrar, propaganda yok böyle bir şey.
31:10Sadece göz göze geldiler.
31:13Göz göze gelişten önceki Ömer'le sonraki Ömer'i kıyas edin.
31:16Bu muydu o adam?
31:18Seyahate, ticarete giderken bir mola yerinde helvadan yapılan putlara secde edip ikinci mola yerinde yiyen Ömer.
31:27Nasıl o adam bu hale gelebilir?
31:29İşte kömürün elmasa dönüşümü Allah Resulü ile göz göze gelebilmek.
31:34Nasılı yok.
31:35Bunu yaşamak lazım.
31:36O Ömer ki halifeliğinde şanlı sahabilerden biri ölüm döşeğinde.
31:42Bedir'de, Uhud'da, omuz omuza.
31:45Çok muhterem bir sahabi.
31:47Vefat etmek üzere.
31:48Hepsi başında toplanmışlar.
31:49Hazreti Ömer de orada.
31:51E bu zat can çekişiyor.
31:53Bir titrek mum ışığında odadalar.
31:55Gözlerde derin bir umutsuzluk, keder.
31:59Yasin-i Şerif okunuyor.
32:01Derken tamam, ruhunu teslim ediyor.
32:03Vefat ediyor.
32:04Vefat eder etmez.
32:05Hazreti Ömer kalkıp naaşın yüzünü örtüyor önce.
32:08Örtüyü çekiyor.
32:09Ondan sonra uzanıp üfleyerek mumu söndürüyor.
32:12Mumu söndürünce herkes zifiri karanlıkta kalıyor tabii.
32:16Karanlıkta biri diyor ki, ya emir el müminin mumu niye söndürdünüz?
32:20Koca Ömer tok sesiyle diyor ki, gördüğünüz gibi bu kardeşimiz vefat etti.
32:24Artık ona ait olan her şey mirasçılarınındır.
32:27Mum da öyle.
32:28Kullanamayız.
32:29Yanında mum olan varsa çıkarsın ki cenazeyi kaldıralım.
32:32O adam bu adam.
32:35Peygamberi öldürmeye kast eden, helvadan puta tapınağı adam bu adam.
32:40Hangi eğitimle bir insanda bu kadar cihan şümür bir inkılap meydana getirebilirsiniz?
32:46Ve benden sonra peygamber yok.
32:48Olsaydı Ömer bin hatta peygamber olurdu.
32:51Derecesine yükselen adam.
32:53Adaletin kahramanı.
32:54Bugün bile bilhassa Avrupa'da hukuk fakültelerinde adaleti üzerine tezler hazırlanılan, doktoralar yapılan koca Ömer.
33:04Ufuk noktası.
33:05Kimse Hazreti Ömer gibi olamaz.
33:08Çünkü Resulullah'ın terbiyesinde yetişti.
33:10Nazarıyla adalet kahramanı oldu.
33:12Kendi öz evladını cezalandırmaktan çekinmeyen, kendi kendine mesela kıtlık olduğu zaman Medine'de işte gelen giden kervanlardan yiyecekleri adaletle dağıtıp kendisi
33:23aç bekleyen,
33:24aylar boyunca zeytinyağından başka hiçbir şey yemeyen, bu yüzden bedeni kararan Hazreti Ömer.
33:31Hazreti Ömer anlatmakla bitmez.
33:34Şairdi kendileri.
33:35Fakat şairliğinden daha pırıltılı faziletleri olduğu için şairini kimse bilmez.
33:42Düşünün.
33:42İkinci büyük halife.
33:44Sağolunda cennetle müjdelenmiş.
33:47Efendimizin benden sonra peygamber olurdu dediği adam.
33:51Adalet kahramanı.
33:53Hazreti Ömer bunlar.
33:54Bir de şairliği de varmış.
33:56Pek bilinmiyor.
33:56Arap edebiyatında yeri var.
33:58Öyle mi ya?
33:59İki ünlü beyti var.
34:01Bizim Mehmet Akif, Hazreti Ömer'in beytlerini şiirle Türkçe'ye çevirmiş.
34:05Diyor ki Hazreti Ömer, Türkçesini söylüyorum.
34:08Kenarı diclede bir kurt aşırsa bir koyunu, gelir de sorar adli ilahi Ömer'den onu.
34:13Bir koca karı bir kez kalır Ömer Mes'ul.
34:17Yetimi gireyi hüsran alır Ömer Mes'ul.
34:21Dicle kenarında bir kurt bir koyunu kapsa Allah benden soracak.
34:25Bir yetim ağlarsa Allah benden soracak.
34:28Bir yaşlı kadın kimsesiz kalırsa Allah benden soracak.
34:32Diyen Ömer ki kendisinden sonra oğlu yerine getirilsin mi diye sorulduğunda hayır bir evden bir kurban yeter.
34:39Ömer diyen Ömer, Cihan Cihan olalı bu kadar derin mesuliyet duygusuyla yaşayan ikinci bir lider görmedi.
34:48Ömer böyle birisidir.
34:49Ve Ömer'i Ömer yapan, evet Efendimizin nazarının bereketiyle adalettir.
34:56Ömer böyle birisidir.
35:00Yani biz sadece Resulullah Aleyhisselatü Vesselam'ın adalet sancağını taşıyan Hazreti Ömer Radiyallahu anh Efendimiz'e ne kadar yaklaşabilirsek, karşımıza
35:10ne fırsat çıkabilirsek.
35:12Tabii tabii muhakkak ki öyledir.
35:12Bir şey de tabii şu var, bendenizin sezdiği bir şey var.
35:16Elbette yanılabilirim, yanlış da düşünüyor olabilirim.
35:19Bunlar yüz sene geçse gelmeyecek adamlar hepsi aynı yüzyılda Efendimizin etrafında belirdiler.
35:26Allah-u Teala ona sahabi olsun diye bu seçkin insanları o yüzyılda bir araya getirdi.
35:31Yoksa yüzyıllar geçse ikinci bir Ömer gelir mi daha?
35:35İkinci bir Ebu Bekir, ikinci bir Mus'ab.
35:39Bunları da artık bulamazsınız, yüzyılların içinde tarayın.
35:42Yoktur benzerleri.
35:44Nasıl bir güneş doğdu ve nasıl bir bahar geldi ki böyle güller açtı kızını gömenler arasında.
35:50Yani şeyde Hazreti Ömer Radiyallahu anh Efendimiz, Kur'an-ı Kerim'de geçiren siz seçilmiş bir ümmettiniz.
35:57Evet.
35:57Onu o kendi dönemindeki tabiinden o kıyamete kadar gelecek bütün ümmetin seçildiğini ifade ettikleri zaman hayır diyor.
36:07Siz yanlış biliyorsunuz.
36:10Siz seçilmiş bir ümmettiniz.
36:13Ümmetsiniz değil.
36:15Evet.
36:15Geçmiş zaman.
36:16Geçmiş zaman.
36:17O Resulullah Aleyhisselatü Vesselam'ın ashabıyla sınırlı.
36:20Onlar gibi olunmaz.
36:22Yani biz onlara ancak hayran kalabiliriz.
36:24Bizim vaziyetimiz eskiden vardı hala var mı bilmiyorum.
36:27Şehrin içinden bando geçerken çocuklar arkadan yürürler ya askerleri takvili derler.
36:32Bizim yaptığımız o esas bando onlar.
36:35Bizim bir anne baba olarak yani adaleti çocuklarımıza sevdirmek için Hazreti Ömer Radiyallahu anh Efendimiz'in adaletle ilgili örneklerini anlatabiliriz.
36:46Elbette.
36:47Yani koca Ömer'in sırtında yaşlı kadına un taşımasını mı dersiniz?
36:52Neler neler.
36:52O yetim çocuklar vardır taş pişirilen.
36:55Efendimiz tabi daha servet artıyor.
36:58Beytülmal'la İslam hazinesi gelişiyor ve temiz annelerimize maaş bağlıyor Hazreti Ömer.
37:04Efendimiz'in hanımlarına.
37:06Yılda bir kere maaş ödeniyor.
37:08Her birine bin dinar takdir ediliyor.
37:10Hazreti Ayşe bin iki yüz dinar.
37:14Kızı.
37:14Hazreti Ömer'in kızı da Piyamber'in hanımı.
37:16Hazreti Haksı annemiz diyor ki niye yani hepimiz bin de o bin iki yüz.
37:19Diyor ki ey kızım gözümle gördüm onu çok seviyordu.
37:22Allah Allah.
37:23Bak kendi kızını mahrum ediyor.
37:25Gözümle gördüm.
37:26Onun içinizden en çok onu severdi.
37:27Hocam ben bunu bilmiyordum.
37:29Ama buna benzer yine Hazreti Ömer radıyallahu anh efendimizin oğluna bir uygulaması var.
37:36Kendilerine getirilen ganimetlerden bir kıyafetle alakalı.
37:41Zeyd bin Harise'ye biraz fazla veriyor.
37:44Zeyd bin Harise'nin oğlu Üsame'ye radıyallahu anh.
37:46Üsame bin Zeyd'e evet.
37:47Üsame bin Zeyd'e.
37:49Kendi oğlu da diyor ki baba haşa ben senin verdiğin kararı uygulamama adına demiyorum.
37:56Karşı gelmiyorum.
37:57Yalnız şunu öğrenmek istiyorum ki Üsame de ne yapmışsa ben de onu yaptım yani İslam adına.
38:03Onu bana tercih etmenin sebebi nedir diye.
38:06Hazreti Ömer radıyallahu anh efendimiz buyuruyor ki oğlum vallahi bilmiyorum onun sana karşı fazileti nedir bilmiyorum ama şunu biliyorum ki
38:18Resulullah onun babasını senin babandan daha çok severdi.
38:24Şunu okumuştum bir bayram arefesinde yine maaşlar dağıtılıyor.
38:30Ali Bey'te fazla maaş veriyor Peygamber efendimizin ev halkına filan.
38:34Hazreti Ömer dokuz yamalı cübbeyle gezerdi.
38:38Yani cübbesine devlet reisinin cübbesinde dokuz tane yama var düşünün.
38:43Hatta sahabeler gelip dediler ki ya emir elbiminin yabancı elçiler geliyor seni tanımıyorlar yani bu kim.
38:49Hiç değilse onlara karşı devletin bir ciddiyetini kabul etmedi.
38:52Ben böyle giyineceğim dedi.
38:53Bir bayram arefesinde Hazreti Ömer'in küçük oğlu küçük oğullarından biri diyor ki babacığım Hüseyin'in elbisesi benimkinden güzel benimse
39:03elbisem bile yok.
39:05Onlara çok maaş gidiyor babası Hüseyin'e elbise al Hazreti Hüseyin'e.
39:08Deyince alıp kucağına severken şöyle diyor evladım senin baban Hüseyin'in babası gibi değil.
39:15Senin annen Hüseyin'in annesi gibi değil.
39:17Hele deden onun dedesi gibi hiç değil.
39:21Böyleydi Hazreti Ömer radıyallahu anh.
39:24Kıymetli hocam günlük hayatımızda adaletli davrandığını düşün, işte düşündüğümüz bir duruma örnek.
39:35Yani adaletli, ben yani şöyle de belki sorulabilir.
39:40Bir insan kendisine bunu sorabilir mi yani bugün adalet adına aldığın kararlardan hangisi adil bir karar oldu diye.
39:51Yani adaleti kendi bünyemizde ya da zihnimizde, şuurumuzda dinç tutmamız gerekiyor ki.
39:59Muhakkak.
40:00Yoksa sadece bir kavram olarak kalacak yani.
40:02Onu zaten herhalde çok unutuyor olacağız ki Allah-u Teala her hafta hatırlatıyor bize.
40:06Allah erhamurrahimindir, merhametlilerin en merhametlisidir.
40:11Burası imtihan dünyasıdır ama imtihanda olmamıza rağmen yine de cevaba dair tüyolar veren merhametli hocalar gibi bize hatırlatıyor.
40:20Hem imtihan ediyor hem de her hafta adaletli olun.
40:24Başka türlü kurtulamazsınız.
40:26İşte mesela şu hadis-i şerif, hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.
40:32Nedir bu?
40:32Adalet işte.
40:33Ben bugün sabahtan akşama kadar davranışlarımda, insanlarla ilişkilerimde adaletli olabildim mi?
40:42Çoluk çocuğum arasında adaleti sağlayabildim mi?
40:44Bir de hocam eşitlikle adaleti karıştırıyoruz.
40:48Bazen eşitlik zulümdür bazen.
40:51Birini diğeri gibi olmaya zorlamaktırız cebren.
40:53Bu yanlış.
40:54Adalet hakkı tesis etmektir.
40:57Herkesin hakkı neyse onu.
40:59O kadar.
40:59Yoksa herkesi tornadan çıkmış gibi ya da tarağın dişleri gibi aynı vaziyette kabul etmek zulümdür.
41:06O adaletsizlik ölüm olacak.
41:08Olmaz.
41:08Yani bütün hastalara şu ilacı vereyim diyemez.
41:10Olur mu öyle şey?
41:10Olur mu öyle şey?
41:11Mesela karıncanın alacağı yükle atın yükleneceği yükü aynı olur mu?
41:15Atın yükünü karıncaya verir, ezilir.
41:17Evet.
41:17Olmaz.
41:18Allah-u Teala büyüklüğü itibariyle bizi çok farklı yaratmıştır.
41:22Hepimizi tek bir tip yaratsaydı eşitlik adalet olurdu.
41:26İslam'da mutlak eşitlik yok fakat haksızlık hiç yok.
41:29Evet.
41:30Eşitlik olsaydı mesela yani derecemize göre rivayettir bu.
41:34Bu dediğim rivayet.
41:35Fakat inanıyorum doğrudur.
41:37Çünkü Hazreti Ömer böyle birisidir.
41:39Sahabeden birisi diyor ki Ömer vefat ettikten sonra hani onu bir zerdüştük ile onu namaz üzerinde hançerleyerek şehit etti Hazreti
41:48Ömer Efendimiz'i.
41:51Rüyada gördüm.
41:52Cennette ve çok yüce bir makamdaydı Hazreti Ömer.
41:55Dedim ya emir el-i müminin Allah sana nasıl muamele etti?
41:58Deyince dedi ki gördüğün gibi lütfetti.
42:01Kerem'de bulundu.
42:02Fakat dedi bir şey var.
42:04Hesaptayken koca Ömer hesaptayken dedi.
42:08Vaktiyle Beytülmale ait olan yani İslam hazinesine ait olan develerden birinin yuları çok eskimişti diyor.
42:15Üzerinde dört beş düğüm vardı.
42:17Kopmuş bir daba olamışlar.
42:19Baktım bir işe yaramıyor.
42:20Onu attım.
42:22Allah onu sordu benden.
42:25Beytülmale ait bir devenin yularını sen nasıl israf edersin?
42:29Ve rahmetiyle diyor beni affetti.
42:32Şimdi onlar gibi olamaz dediğim şu.
42:35Yakınlık arttıkça mesuliyet artar.
42:37Yakınlık arttıkça hesap şiddetli olur.
42:40Biz onlar gibi değiliz.
42:41Bizi bize göre hesaba çeker.
42:43Ömer ve Ömer'e göre.
42:44İnşallah merhametiyle muamele eder.
42:47Kıymetli hocam yine sevgili peygamber efendimizin geçmiş ümmetlerden örnek verdiği üç kişi var.
42:54Abraş, Kel ve Kör diye.
42:57Onların bir kıssası var.
42:59Müsaade ederseniz şiirin diliyle onu takdim etmek istiyorum.
43:02Buyurun efendim.
43:05O konuşuyor.
43:07Salat ve selam üzerine olsun.
43:11Konuşanların en güzeli, konuşulanların en şereflisi.
43:17Konuştuğu gibi yaşayan, yaşadığı gibi konuşan.
43:22Muttakilerin imamı, müminlerin rehberi.
43:26Kendisine kitabın ve hikmetin verildiği son peygamber.
43:32Yine hikmet dökülüyor mübarek dudaklarından sahabenin kalbine.
43:38Sanki günün ilk saatlerinde bir çiçek bahçesine vuran güneşin ilk ışıkları.
43:45Sanki her harf bir koku taşıyor çiçeklere.
43:51Buram buram rahmet yayılıyor gönüllere.
43:54İsrail oğullarından bahsediyor.
43:57Üç kişi vardı buyuruyor.
43:59Üç kişi.
44:00Abraş, Kel ve Kör.
44:03Allah bunları imtihan etmek istedi de onlara bir melek gönderdi.
44:08Melek, Abraş'a geldi.
44:13Sen en çok neyi seversin dedi.
44:17O da güzel renk ve güzel tenli olmayı severim.
44:22Çünkü insanlar beni çirkin görüyor, benden iğreniyorlar dedi.
44:28Melek bu cilt hastasının vücudunu eliyle sığadı.
44:32Hastadan bu çirkinlik gitti de
44:35ona güzel bir renk ve güzel bir tenli verildi.
44:39Bundan sonra melek ona
44:41sen en çok hangi malı seversin diye sordu.
44:48Ne istersin mal olarak?
44:51Hastalıktan kurtulan kişi deveyi isterim dedi.
44:54Bunun üzerine bu kişiye on aylık gebe bir deve verildi.
45:00Melek adama bu deve sana mübarek olsun diye dua etti.
45:05Melek adamın yanından ayrılıp
45:07başı kel olan adamın yanına vardı.
45:10Adama en çok neyi seversin diye sordu.
45:14O da güzel saçlarımın olmasını severim, isterim.
45:20Şu halin benden gitmesini isterim.
45:22Herkes benden iğreniyor dedi.
45:25Melek de adamın başını sığadı ve adama güzel bir saç verildi.
45:31Sonra melek adama peki en çok hangi malı seversin diye sordu.
45:37Adam da sığırı severim diye cevap verdi.
45:40Allah-u Teala da ona gebe bir sığır verdi.
45:44Melek adama dua etti.
45:46Allah-u Teala bu sığırı sana mübarek kılsın dedi.
45:50Melek arzu ettiği şeylere kavuşan adamı bırakıp
45:53amağının yanına vardı.
45:55Ona da en çok neyi seversin diye sordu.
45:59Amağ Allah-u Teala gözlerimi bana geri versin de
46:03insanları göreyim dedi.
46:05Melek amağının göz kapaklarını sığadı
46:08ve amağ görmeye başladı.
46:11Melek görmeye başlayan adama da aynı şeyleri sordu.
46:16Hangi malı istersin?
46:18Neyi çok seversin?
46:20O da koyunu çok severim dedi.
46:25Ve Allah-u Teala da ona kuzulu bir koyun verdi.
46:29Günler günleri kovaladı, aylar ayları.
46:33Hayvanlar yavruladı, çoğaldı.
46:35Adamların birer vadi dolusu hayvanları oldu.
46:38Günün birinde Melek bu üç kişiyle ilk görüştüğü suretiyle tekrar görüştü.
46:47Önce cilt hastalığından kurtulan adamın yanına geldi ve şöyle dedi.
46:52Ben fakir, garip ve yabancı biriyim.
46:55Günlerdir yollardayım.
46:57Memleketime ulaşma imkanım kalmadı.
47:00Bana Allah-u Teala'nın inayetiyle sen yardım edebilirsin.
47:04Sana güzel bir renk, güzel bir ten ve birçok mal veren Allah-u Teala'nın rızası için bir deve isterim
47:12ki onunla yolculuğumu tamamlayıp vatanıma ulaşayım.
47:16Bu istek üzerine eski cilt hastası olan adam Melek'e iyi de o kadar çok fakir var ki her isteğine
47:25ben deve nasıl vereyim dedi.
47:27Melek adama öyle zannediyorum ki ben seni tanıyorum.
47:32Sen insanların çekindiği şu cilt hastası değil misin?
47:36Sen fakirdin bu malı sana Allah vermişti dedi.
47:40Adam da Melek'e hayır yemin ederim ki bu mal bana atalarımdan dedelerimden mirastır dedi.
47:47Melek de ona eğer yalan söylüyorsan Allah seni eski haline döndürsün dedi ve adamın yanından ayrılarak ikinci şahsın yanına gitti.
48:02Cilt hastalığından iyileşene dediklerini ona da söyledi.
48:06Keli adam da tıpkı abraş gibi cevap verdi.
48:10Melek de ona eğer sen bu iddianda yalancı isen Allah-u Teala seni eski haline çevirsin dedi.
48:19Melek onun yanından da ayrılıp gözlerini sığayıp görmesini sağladığı adamın yanına geldi.
48:25Fakir yolda kalmış biri olduğunu söyledi ve gözlerini sana geri veren Allah-u Teala'nın rızası için senden bir koyun
48:35talep ediyorum dedi.
48:37Adam da Melek'e hakikaten ben kördüm.
48:42Allah gözlerimin nurunu bana geri verdi.
48:45Fakirdim Allah beni zengin kıldı.
48:48İşte koyunlarım istediğin kadar al Allah'a yemin ediyorum ki bugün Allah rızası için benden alacağın koyunların miktarını sınırlandırmıyorum.
49:00İstediğin kadar al dedi.
49:02Adamın bu sözleri üzerine Melek şöyle dedi.
49:06Malını muhafaza et sana mübarek olsun.
49:10Allah-u Teala seninle beraber iki kişiyi daha imtihan etti ve senden razı oldu.
49:16Diğer ikisi de Allah-u Teala'nın gazabına uğradı.
49:28Resul-i Ekrem Efendimiz aleyhisselatü vesselam tabi Cebrail aleyhisselamın böyle geçmiş ümmetlerden ümmeti Muhammed'in işine yarayacak,
49:41işte onu kulluk yolculuğunda destekleyecek şeyler kıssalar.
49:46Tabii mevizeler.
49:47Mevizeler bunları anlatıyor.
49:51Yani her şey Rabbül Aleminden bilirse ama vermek çok zor bir şey değil mi hocam?
49:58Ama ne hoştur ne zevklidir.
50:00Zevkine bir varılsa vermek almaktan bin kat daha zevklidir.
50:05Kazanmaktansa vermek daha zevklidir.
50:07Bunun hazını bilenler bilirler.
50:09Evet, cömertlik.
50:11Tabii, tabii.
50:12Allah cömerttir, cömert oranı sever.
50:15Şimdi mesele hocam, adalete bunu vurduğumuzda, konumuz adaletti çünkü,
50:21elini fazla açma kınananlardan olursun.
50:27Sıkma cimri olursun.
50:28Cimri ama fazla da açma kınananlardan olsun.
50:32İşte adalet bunun tam dengesi herhalde değil mi hocam?
50:35Tabii, tabii.
50:36Çünkü insan ne kadar merhametli olursa olsun Allah'tan daha merhametli olamazsın.
50:40Evet.
50:41Ne kadar cömert olursa olsun Allah'tan daha fazla kerem sahibi olamazsın.
50:45Bu bilinerek elden geldiği kadar, gücümüz yeti keşke daha çok vereydim diye de temenni ederek,
50:50elinden bu kadar geldi ama keşke daha fazlasını vereydim diye temenni ederek,
50:55belli bir hudut içinde bu faziletleri muhafaza ederse,
51:00mümin-i kamilin ahlakına ulaşmış olur.
51:03Veremeyen de veremediği için üzülürse.
51:06Tabii, tabii.
51:07Hasretini çekecek.
51:08Zaten şu vardır, bir ameli, bir hayırlı ameli niye yapamadım diye hasretini çekmek,
51:15yapmış olmak gibi ücret almaya vesiledir.
51:19Hatta buna hayrette kalırlar.
51:21Ehl-i Keşf'in bildirdiğine göre ya da hadis-i şeriftir.
51:23Tamam.
51:23Çıkaramadım.
51:25Hesaptan sonra hac sevabı verilmiş olanlar görünür.
51:30Ya Rabbi sana mı alınır, biz gitmedik ya haca.
51:33Sen yalnız bir şey yapmazsın, ne hacıdır?
51:35Deyince bildirilir.
51:36Artık Allah bizzat mı bildirir, melek mi gelir bildirir, bilir mi?
51:39Bildirilir ki gitmediniz ama, gidenlerin arkasından ağlıyordunuz, keşke biz de gideydik diye.
51:44Siz hacca gitmiş gibi, onların çoğunun hacı kabul olmadı.
51:47Ama siz hacca gittiniz.
51:48Allah Allah Allah.
51:49Bir amelin hasretini çekmek.
51:51Keşke ben de yapabileydim diye üzülmek, Allah katında son derece makbul bir ibadettir.
51:58Çoğu zaman da Allah nasip eder.
52:00Çok istediği için.
52:02Tabii, tabii Allah'tan hayırlı bir şey istiyorsunuz, kötü bir şey istemiyorsunuz ki.
52:06Kıymetli hocam çok teşekkür ediyorum.
52:08Ben teşekkür ederim.
52:09Adaleti konuştuk.
52:11İnşallah yani adil bir insan, fert olarak da adil oluruz.
52:18Ve bu imtihanı kaybetmeyiz inşallah.
52:20Sevgili izleyiciler, Gönül Sofrası programında Van 100. Yılı Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ömer Demirbağ hocamla birlikteydik.
52:32Birliklerimiz devam ediyor.
52:33Soframız daim olsun.
52:36Bizi takip ettiğiniz için, izlediğiniz için sizlere de çok teşekkür ediyorum.
52:40İnşallah bir sonraki programda görüşme ümit ve duasıyla Allah Teala'ya emanet olun.
Yorumlar

Önerilen