Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 7 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturuyor. Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelecek program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürmeyi hedefliyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturuyor. Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelecek program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürmeyi hedefliyor.

“Gönül Sofrası”, sözün, şiirin ve düşüncenin aynı sofrada buluştuğu özel bir içerik sunuyor. Yazdığı ve seslendirdiği şiirlerle yıllardır geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dursun Ali Erzincanlı ile son dönemde özellikle sosyal medyada paylaşılan konuşmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Demirbağ, programda Ramazan’ın manevi atmosferine uygun sohbetler gerçekleştirecek.

Edebiyat, irfan, insan ve medeniyet perspektifinde yapılacak değerlendirmelerle “Gönül Sofrası”, izleyicilere hem duygu hem düşünce dünyasına hitap eden bir Ramazan programı sunacak.

“Gönül Sofrası”, Ramazan ayı boyunca her gün Ülke TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.
Döküm
00:00Vakıf Katılım Gönül Sofrası'nı sunar.
00:33Yüzümü dönüyorum onun gül elçisine.
00:36Zaten ne zaman dönsem yüzümü, kelimelerle gül topluyorum.
00:43Gülü andıkça da gül kokuyorum.
00:48Ey gece, kalbinden geçenleri sustur.
00:53Çünkü bu şiir yorumsuzdur.
00:56Bu şiirde gül vardır, gül.
00:59Ben gül deyince sen gül ama güle bakma.
01:04Kıpkızıl bir goncayken tanıdım onu.
01:07Sanki Meltem esse uçacak gibiydi.
01:11Ani bir ses duysa sekerata düşecek gibi.
01:14Oysa kaç kasırgaya dur dediğini.
01:18Hadi ey kader oku, vuracaksan vur dediğini.
01:23Yanımdan esip geçen rüzgardan öğrendim.
01:27Gül dünyanın en güzel hecesiymiş.
01:30İşte bu yüzden fecre kadar her gece gül gecesiymiş.
01:37Ben gül deyince sen gül ama güle bakma.
01:43Kızıl bir goncayken tanıdım onu.
01:47Utanır ve çeker başını, çeker yaprakları arasına.
01:51Sonra fidan halini alır.
01:53Sanki hiç açmamış gibi.
01:55Ve tedirgindir.
01:57Sahile ilk kez vuracak küçücük bir dalga gibi.
02:01Cennete düşen ilk yağmur damlası gibi.
02:04Bir ceylan gibi.
02:05Ürken serçe kanadından.
02:08Oysa tüm ceylanlar onun gözlerine iner susayınca.
02:13Gelincik çiçeği karanlıkta fazla kalınca.
02:16Onsuzluğa tutulur.
02:18Dalga dalga görürsün onu sen.
02:21Üzerine ve sonsuzluğa gül kokusu eserken.
02:27Ben gül deyince sen gül.
02:30Ama gözlerime bakma.
02:33Gülün gözlerine döndü gözlerim.
02:35Sen onun kokusuna dayanamazsın.
02:38Ben de ayarlayamam bakışlarımı.
02:42Ebediyen gülü bir daha anamazsın.
02:48Ey gül!
02:50Siyah ve derin yani gözlerin.
02:55Soru ve alev hani gözlerin.
03:00Hem kirpiklerine üzülüyorum hem kendime.
03:06Birbirlerinden ayrılınca kirpiklerin gözlerinle doluyorum.
03:10Onlar kavuşunca ben gözlerinden oluyorum.
03:14Gözlerin kıymettir.
03:17Gözlerin kıyamet.
03:20Gözlerin şekillenmiş İbrahim'in narında.
03:23Gözlerin ağa gözlerin israfil avuçlarında.
03:30İlk sur kapanmasıdır kirpiklerinin.
03:34İkinci sur açılması.
03:37Öldüren ve dirilten Allah'ın adıyla.
03:40Bir sürme çekilmiş gözlerine.
03:44Mikail'in sofrası gibidir gözlerin.
03:46Varlık ruhunu doyurur ve kalkar.
03:50Sonra sevgili çıka gelir.
03:53Sevgiliye ayrı ikram göz bebeklerin.
03:58Ve Cebrail'in sesi olur.
04:01Dalga dalga nefesin.
04:03Sen alırsın canı gider alemin.
04:06Gözlerin kadim sevdaları dokunmuş.
04:11Gözlerin peygamber kıssaları okumuş.
04:16Meryem'in iffetinde kalmış gözlerin.
04:20Ey gül!
04:23Ayrılıktan yorgunum.
04:25Bu yüzden gölgene uzanmak istiyorum.
04:28Uyumadan uzanmak istiyorum.
04:31Islanmak istiyorum şebnemlerinde.
04:34Nuh'un tufanına rastlamış gibi.
04:37Ve düşmek istiyorum.
04:40Gölgenin kuyusuna.
04:43Senin için ölmek istiyorum.
04:46Hücrelerime varıncaya kadar dağılmak istiyorum.
04:50Her hücrede sen.
04:52Ne kadar çok senim olur o zaman.
04:56Belki de tüm senler benim olur o zaman.
05:00Ey Rabbim!
05:02Ölüm meleği bana gelirken gülle gelsin.
05:06Beni güldürsün.
05:07Ve gülün gözleriyle baksın bana.
05:11Sonra öldürsün.
05:13Sevgili izleyiciler,
05:16Gönül soframıza gülü aldık.
05:19Çiçeksiz sofra olmaz.
05:22Biz de gül ile başladık.
05:27Ve Gönül sofrasından ülke TV ailesini, ekranları başında bizi izleyen tüm izleyicilerimizi hürmet ve muhabbetle selamlıyoruz.
05:37Allah-u Teala'nın selamı, rahmeti ve bereketi hepimizin üzerine olsun.
05:41Van 100. Yılı Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ömer Demirbağ hocamla yine birlikteyiz.
05:50İkramımız var.
05:51Bugünkü ikramımızın başlığı ilahi adalet ve yaşadığımız hayat.
05:59Bu dünya meşakkatlerle, sıkıntılarla dolu.
06:04Ama biz ilahi adaletin hemen tecelli etmesini bekliyoruz.
06:11Ve onun içinde sıkıntılar yaşıyoruz.
06:14O da ayrı bir imtihan oluyor.
06:15Biraz Ömer hocamla bu konuya değineceğiz.
06:19Sorularımız olacak.
06:20Değerli hocamı öncelikle, hürmetle, selamlayarak, hoş geldiniz diyerek başlayın.
06:27Teşekkürler.
06:29Hoş bulduk efendim.
06:30Değerli hocam, bazen şöyle derler.
06:34Allah-u Teala ne kadar sabırlı derler.
06:36Ve Rabbimiz kendi zaman dilimimizle, biz yaşadığımız zamanla bir şeylere sabrediyoruz.
06:44Ve müdahale etmesini istiyoruz.
06:46Kendi hayatımıza, yani ferdi olarak kendi sıkıntılarımızla ilgili olsun ya da genel manada eğer ruhumuzu kuvvetlendirmiş ve kalbimizi büyütmüşsek tüm
06:58insanları düşünüyoruz.
07:00Müslümanları düşünüyoruz.
07:02Ve diyoruz ki normalde kıyametin kopması lazım ama kopmuyor.
07:08Evet.
07:09Şöyle olması lazım, böyle olması lazım.
07:11Mesela Gazze, yani yaşadıkları yetmezmiş gibi bir bakıyoruz ki mevsim değişikliklerinde sel vurmuş çadırları.
07:22Efendim kar yağmış.
07:25Yani meşakkat üstüne meşakkat, meşakkat üstüne meşakkat.
07:29Ondan sonra da bir beklenti içine giriyoruz biz.
07:33Çünkü Rabbül Alemin bizden önceki kavimlerde, bizden önceki zamanlarda o adaleti ortaya koymuş.
07:45Belhasılı kelam sıkıştığımız yerler oluyor hocam.
07:48O da ilahi adaleti belki de biz bu dünyada bekliyoruz.
07:51Evet.
07:54Onunla ilgili sizlere bazı sorularımız olacak.
07:58Kıymetli hocam ilahi adalet her insana aynı şekilde mi tecelli eder yoksa herkese kaldıramayacağı yük verilmez mi?
08:07Efendim ilahi adalet Allah-u Teala'nın adl isminin, hakem isminin, hak isminin tecellileri.
08:15Elbette bütün alemlerde bazen uzaktan sezebildiğimiz milim şaşmayan, sapmayan bir adalet var.
08:25Evet.
08:26Ucundan kenarından belirtilerini bu dünyada da görüyoruz.
08:30Ancak ilahi adaletin tamamının icra edildiği yer bu dünya hayatı olamaz çünkü sığmaz.
08:37Bu dünya hayatı ilahi adaletin tamamının tecelli edeceği bir alan olamıyor, yetişmiyor.
08:45Onun için kısmen görebiliyoruz asıl ilahi mahkemenin kurulacağı, zerre kadar hayrın ve şerrin karşılığını bulacağı yer ebediyet alemidir.
08:57Ebediyet aleminin ilk durağıdır ve öyle bir mahkemedir ki hakimin kendisi şahittir.
09:03Evet.
09:04Boynuzsuz keçiden, boynuzdunun hakkının alınacağı kadar ince, hassas, detaylara vakıf bir mahkeme kurulacak hiç şüphe yok.
09:13Evet.
09:15Bize göre, kul ölçüsüne göre henüz ileride istikbalde olduğu için kul ve kânel insanı acı ula diyor, insan acelecidir.
09:23Ayet-i kerime.
09:24İnsan zayıftır, insan sabırsızdır.
09:26Allah ne kadar sabırlıymış.
09:28E herhalde Allah-u Teala saburdur.
09:30Bir adı öyledir zaten.
09:32Bir de zamanın dışındadır.
09:33Elbette, zaman da onun yarattığı bir şeydir.
09:37Böyle olunca da zaman zaman tabi takatimiz tükeniyor, acziyetimizden ötürü hemen ilahi adaletin yerine gelmesini bekliyoruz.
09:45Ama insan acelecidir.
09:48Evet.
09:48Allah-u Teala ne yapacağını büyür.
09:51Hiçbir hak yerde kalmaz.
09:53Zerre kadar hayır işleyen veya şer işleyen muhakkak onun karşılığını görecektir.
09:59Peki bu dünyada hiç mi yok adalet?
10:01Kısmen var.
10:02Sezdiriyor.
10:03Büyük bir mahkeme var.
10:05Ona doğru gittiğimizi bize sezdiriyor.
10:07Zilzal suresi geldiği zaman son iki ayeti kim zerre kadar hayır işlerse karşılığını görecek ve kim zerre kadar şer işlerse
10:16karşılığını görecektir.
10:17Son iki ayet böyle.
10:19Bu sure geldiği zaman Hazreti Ebu Bekir Sıddık radıyallahu anh ağlamaya başlıyor.
10:24Ağlayınca Efendimiz hayrola ya Ebu Bekir.
10:27Ya Resulallah siz peygambersiniz.
10:30Sizde İsmet var.
10:31Yakın ilahi kontrol altındasınız ve korunuyorsunuz Allah tarafından.
10:35Biz öyle değiliz.
10:36Biz olmayınca da zerre kadar şer diyor.
10:39Zerre kadar şerrin karşılığını gösterecek.
10:43Biz nereye gidelim ya Resulallah ne olacak bizim halimiz deyince
10:47Efendimiz evine Hazreti Ebu Bekir'in dizine vurarak sakin ol ya Ebu Bekir diyor.
10:52Sen hiç evladından dolayı üzülmez misin?
10:56Sen hiç yolda giderken ayağına bir taş çarpar da acıtmaz mı?
11:00Sen hiç başın dişin ağırmaz mı?
11:02İşte siz o zerre kadar şerrin karşılığını böyle ödeme yapıyorsunuz.
11:07Bu dünyada çekmiş olduklarımız.
11:09Tabi tabi.
11:10Hepsi hesaba katılıyor.
11:12Hiçbir şey unutulmaz.
11:14Cenab-ı Hakk'ın gözünden kaçmaz.
11:16Bu dünyadaki bela ve musibetler o mahkemenin değerlendiği, hakkın, hukukun yerine geleceği anda değerlendirmelere tabi tutulur.
11:26Buna göredir her şey.
11:28Böyleyken yine de ilahi adaletten korkarız.
11:31Rahmetine sığınırız.
11:32Rahmeti adalete ters değildir.
11:35Yine o adalet olacak.
11:36Fakat rahmetim gazabımı geçti buyurmuştur.
11:41Rahmetine sığınırız.
11:42Ondan umarız.
11:43Ondan bekleriz.
11:44Allah'a emanet imanımızı muhafaza eylesin.
11:46Yani imanlı bir şekilde Allah-u Teala'nın huzuruna gitmeye bakalım öncelikle onu.
11:52Şimdi mesela beşeri adalet var ve bu adalet çeşitli şahitlerle sonuca gidiyor.
12:04Fakat yalancı şahitlikler oluyor, başka türlü şeyler oluyor.
12:08Ve suçsuz bir insan diyelim otuz yıl, kırk yıl bu şeye de haberlere de yansıyor işte efendim hani yeryüzünü özgürlük
12:19dağıttığını iddia eden bir ülkede otuz üç yıl günahsız yatmış ondan sonra da özür dileriz deyip salıverilmiş pardon demişler yanlışlık
12:31oldu.
12:31Alexander Solzhenitsy'nin Kiev'deki adam diye ünlü bir eseri var çok meşhurdur.
12:36Filme de çekildi.
12:37Eski Sovyetler zamanında işte yanlışlıkla İvan Denisoviç mi bilmiyorum kahramanı hapsediyorlar.
12:44O da otuz küsur sene yatıyor.
12:46Otuz küsur sene güneş görmüyor.
12:47Güneşi görmemiş.
12:49Sonunda işte özür diliyorlar.
12:52İş meydana çıkıyor ki masummuş.
12:53Devlet tarafından ödüllendiriliyor, madalya veriliyor falan.
12:57Fakat adamın bakışları son derece durgun.
13:00Sanki oradakileri görmüyor ya da bulunduğu yere uzaktan bakıyor adam.
13:05Soruyorlar bir isteğin var mı?
13:07Diyor ki yıllarımı istiyorum.
13:09Yani.
13:09Roman böyle biter.
13:11Kul hukuku, kul adaleti kul kadar acizdir.
13:16Evet.
13:16Kul ne kadar yetersizse adaleti de öyledir.
13:19Mesela adamın birisi haksız yere bir yeri taradı.
13:24Yirmi otuz kişiyi öldürüverdi.
13:25Siz ne kadar adil olursanız olun en fazla bir kişinin hakkını alabilirsiniz ondan.
13:31Kısas tatbik edersiniz.
13:32Onu da idam edersiniz.
13:34Ama geriye kalanlar ne olacak?
13:36Öyle bir kudret lazım ki bu adamı öldürdüğü kişiler adedince diriltip öldürmek lazım.
13:41Ölümü tattırmak lazım.
13:43Yirmi kişiyi öldürmüşse yirmi kere ölümü tatması lazım.
13:46Ona kul gücü yetmiyor.
13:47Kul gücü.
13:48Evet.
13:48Ve bu dünya hayatı da dardır böylesi bir adaletin tecellisine.
13:52Onun için Allah-u Teala haberdar ediyor.
13:55Var böyle bir yer oraya sevk ediliyorsunuz.
13:57Haberiniz olsun kirpiğinizi oynatmanızdan attığınız adıma kadar her şeyin hesabının sorulacağı bir yere doğru gidiyorsunuz.
14:06Böyle bir yer var.
14:07Evet.
14:07Mesela Irak'ta bir buçuk milyon insanın ölümüne sebebiyet veren adamın ayakları Irak toprakları ile tozlanmadı.
14:16Tabii.
14:16Oturduğu yerden emretti ve bir buçuk milyon insan.
14:19Şimdi o insana ne ceza verilirse verilsin ki.
14:22Bir buçuk milyon hakkını nasıl ödesin?
14:24Dünyanın en özgürlükçü insanı olarak lanse ediliyor.
14:32Şimdi bu nasıl adalese alınacak?
14:33Hatta kıymetli hocam sevgili peygamber efendimizin huzurunu iki kişi geldi.
14:37Bir hususla ilgili efendimiz dava ediyor.
14:41Resulullah Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz buyurdu ki bakın içinizden birisi konuşması güzel olabilir.
14:48Beli konuşarak.
14:49Beli konuşur ve bu konuşmasıyla da kendisini haklı çıkarır.
14:53Belki ben de yanılabilirim.
14:56Ama şunu bilin ki siz bu şekilde bir de Allah'ın huzuruna mahkeme edileceksiniz.
15:01Ona göre konuşun.
15:04Ona göre hareket edin.
15:08Yani bu dünyada hani adaletsizlik gibi görünen şeylerin aslında onların da ayrıca bir imtihan olduğunu bilmek lazım.
15:16Evet.
15:16Şimdi hocam bizim günümüze göre melekler alemi bir günü bizde bin yılmış.
15:26Sevgili peygamber efendimizin vefatından sonra eğer melekler alemi taziye vermiş olsaydı bugün ikinci günün daha öğlen vaktiydi.
15:35Yani bir buçuk.
15:36Bir de bunun işte arş-ı aladaki karşılığı işte altmış bin yıl denir.
15:42Rabbül alemin için zaman mefhumu olmadığından dolayı sadece her şeyi gördüğünü bildiğini bilmemiz lazım.
15:49Unutmayacağını bilmemiz lazım.
15:51Şimdi bir de kaldıramayacağı, insana Allah-u Teala kaldıramayacağı yükü yüklemez.
15:55Peki biz omuzlarımızda hissettiğimiz şey kendi girdiğimiz yükler midir kıymetli hocam?
16:01Mutlaka öyledir.
16:02Yani la yükellifullahu nefsen illa us'aha.
16:05Allah kimseye kaldıramayacağı şeyi teklif etmez.
16:09Doğrudur.
16:10Ama burada nefsin bir yanılsaması var.
16:13Nasıl olsa kaldırmam vermez.
16:15Hayır öyle değil.
16:16Kaldıracağın gücü de verir ve çektirir.
16:18Ona dikkat etmek lazım.
16:19Yani ona çok fazla sırtımızı yaslayamayız.
16:22Allah dilerse kaldıramayacağımız yükü de verir ve kaldıracağımız gücü de verir.
16:28Mesele bizim orada ustra'ı çekmemizdir.
16:30Onu çekerek temizlenmemizdir.
16:32Bir de hocam biz kaldıramayacağımız yükün altına kendimizi sokarsak o da ayrı bir şey.
16:38Ayrı mesela tabii.
16:39Bir resim görmüştüm internette.
16:42At arabası ama at arabasını öyle yüklemişler ki arka taraf çökmüş ve atın ayakları boşlukta.
16:51Aman yarabbi.
16:53Şimdi bazen diyorum o atın yerinde biz de bazen kendimizi koyuyoruz.
16:57Yani öyle yük yükleniyoruz ki.
16:58Yani Allah Teala'nın bize yüklemediği yükler bunlar.
17:02Yani dünyanın sıkıntısı gelecek.
17:04Tuğde emel.
17:05Efendim çoluk çocuğumuzun geleceği.
17:07Bir vehim.
17:08Torunlarımızın geleceği.
17:09Evet.
17:10Oysa ki bugünün sahibi var.
17:12İlahi adalet tabii iman bakımından en yüksek olan kişi Hazreti Resulullah Aleyhisselatü Vesselam'dır.
17:18Amanar Resul diye var.
17:20Resul iman etti.
17:21Onun imanını bir düşünün.
17:24Kendileridir ve ilahi adalete Allah-u Teala'nın ahkemül hakimin olduğuna, hüküm vericilerin en hayırlısı olduğuna, adıl ismine sahip olduğunu
17:35biliyor.
17:35Bildiği için de o kadar hassas hareket etmiştir ki Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam.
17:41İşte mesela diyor yani çok maşhurdur vefatına iki gün kala.
17:46Ola ki devemi sürerken kamçım birinizin sırtına gelmiştir.
17:50İşte sırtım gelip vursun.
17:52Bununla Rabbimin huzuruna gitmek isteyen.
17:54Bunu diyen Allah'ın peygamberi, son peygamberi alemlere rahmet olarak gönderdiği bütün insanlığın rehberi.
18:01Yine veda hutbesinde ne diyor?
18:03Yarın beni soracaklar.
18:04Ne diyeceksiniz?
18:06Yani böyle bir günü gözlüğüyle görür gibi Allah Resulü böyle bir hassasiyet içindedir.
18:12Hatta hoş da bir hatıra olarak Hazreti Ayşe annemiz nakleder.
18:18Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'ın sırası bendeydi diyor.
18:22Safiye annemiz güzel yemek yaparmış.
18:24Efendimiz onun yemeklerini severmiş.
18:27Hazreti Ayşe'deyken Efendimiz Hazreti Safiye yemek gönderiyor.
18:31Hazreti Ayşe buna kızıyor.
18:33Gayrete ne yani biz yapamıyoruz gibi.
18:36Gelen yemekleri diyor yere çaldım.
18:38Tepsiyle beraber yere vurdum.
18:40Vurur olmaz da korktum.
18:43Peygamber hanım.
18:44Ya Resulallah Allah bir şey yapar mı bana?
18:47Ben ne yapmalıyım ya Resulallah?
18:50Buyurdu ki Safiye'ye bir yemek göndereceksin bir de kırdın.
18:54Sağlam kap göndereceksin.
18:56Bakın hassasiyete bakın.
18:58Hazreti Hasan Efendimiz 3 yaşında.
19:01Zekat hurmaları Efendimizin evinin bir tarafında biriktiriliyor ki fukaraya dağıtılsın.
19:06Hazreti Hasan Efendimiz gidip birini ağzına alıyor.
19:09Çocuk kek ya Hassan hadisi şeref çıkar onu ağzından ya Hassan.
19:13Hurmayı çörün ağzından çıkarttırmıştır.
19:16Zekat hurmalarından peygamber nesli bir şey yiyemez.
19:19Yiyemez.
19:20Yiyemez.
19:21Yani gördüğümüz tabii duyduklarımız Allah Resul'ün ve Allah Resul'ün uzantıları varisleri hükmünde olan zatların adalet konusunda ne kadar
19:32titiz o efsanevi bir titizlik sergilediklerini biliyoruz.
19:36Kıymet Hocam devam edeceğiz bir şiir arası verelim.
19:39Elbette efendim buyurun.
20:08Fatıma Tüzehra
20:42Şöyle diyor Hazreti Ahmet'in türbesindeki kokuyu bir kez hisseden.
20:52Artık yaşadığı sürece güzel kokular koklamasa ne çıkar?
20:59Birisi kat kat toprağın ardındaki babama desin ki,
21:03Kıçkırıklarımı ve sesimi duyurabilseydim eğer.
21:08Ona derdim ki,
21:12Senden sonra üzerime öyle musibetler döküldü ki,
21:17Şayet bunlar gündüzlerin üzerine dökülseydi,
21:21Hepsi karanlık gecelere dönerdi.
21:26Ne zaman gecenin bir vaktinde dalın üzerindeki kumrunun ağlayışını duysam,
21:34Ben de onunla sabaha dek ağlarım.
21:39And olsun ki bundan sonra hüzün benim tek sırdaşım olacak.
21:43Ve yemin ederim ki,
21:46Boynuma takacağım tek gerdanlığımda,
21:50Senin için süzülen gözyaşlarım olacak.
21:55Sen bütün insanlığı aydınlatan bir nurdun,
22:00Karanlık gecelerimizdeki dolunaydın.
22:03Sana iniyordu aziz ve celil olan Rabbimizin ayetleri.
22:09Ve Ruhul Kudüs Cebrail'di ziyaretçimiz.
22:14Sen gidince o da terk etti bizleri.
22:19Ve bütün hayırlar perdelendi artık bizlere.
22:26Ah, keşke ölüm senden önce bize uğrasaydı.
22:31Bizi bırakıp gidişinden sonra,
22:33Sana kavuşmamıza engel olan nice perdeler girdi aramıza.
22:41Önce genişliğine rağmen artık şehirler bana dar geliyor.
22:47İki torunun da toza toprağa bulandılar.
22:51Bu da bana zor geliyor.
22:54Artık bize sadece ağlamak düşüyor yaşadığımız sürece.
22:58Hem de öyle bir ağlayış ki, gözlerde bir damla yaş kalmayıncaya dek.
23:06Sana olan hasretim dayanılmaz bir hal aldığında,
23:10Ağlayarak seni ziyarete geliyorum.
23:14Kabrinin başında ağlıyor ve inliyorum.
23:17Ama ne çare ki,
23:20Hasretinden şikayet eden bana,
23:22Sen hiç cevap vermiyorsun.
23:26Ey toprağın bağrındaki babacığım,
23:30Sen öğrettin bana ağlamayı,
23:32Ve ancak seni anmakla unutuyorum,
23:35Bütün derdimi ve kederimi.
23:38Her ne kadar sen toprağın ardında,
23:41Benden uzak değilsen de,
23:43Bu mahzun kalbim,
23:45Seni asla unutmadı ve unutmayacak.
23:50Fatıma Tüz Zehra,
23:53Hüzünler Evi'nin nazlı çiçeği,
23:55Altı ay ağladı,
23:58Altı ay yapraklarını döktü,
24:01Babasının kabri başına,
24:04Ağladıkça soldu,
24:06Soldukça ağladı,
24:08Altı ay sonra,
24:09Gözünde yaş,
24:11Yüzünde sevinç,
24:13Ebedi aleme göçtü.
24:16Radıyallahu anha,
24:19Evet,
24:21Allah-u Teala,
24:23Kızlarımızı,
24:24Annelerimizi,
24:26Kız kardeşlerimizi,
24:27Bütün mümine kadınları,
24:31Rabbül alemin,
24:32Fatıma annemizi,
24:32Ayşe annemizi,
24:33Annelerimizi,
24:34Hatice annemize komşu eylesin.
24:35Amin.
24:36Evet, kıymetli hocam,
24:40Bu ifade şey içindir,
24:42Beşeri adalet için,
24:44Geciken adalet,
24:45Adalet değildir.
24:47Değildir.
24:49Yani,
24:50Ba'da harabul basra,
24:52Derler ya,
24:52Basra harap olduktan sonra,
24:54Geciken adalet,
24:55Tabi ki adalet değildir.
24:57Adalet,
24:58Hakkın,
24:59Yerini bulduğu,
25:01Anı şaşmamalı.
25:02Bir adım geriye ya da ileriye gelmemeli.
25:04Erken adalet de olmaz.
25:06Aceleyle yapılan adalet imkansız.
25:08Geciken adalet de olmaz.
25:10Kulun yapacağı,
25:10Zaten bunu,
25:11Bu dengeyi gözetebilmektir.
25:13Ama zamanın,
25:15Mekanın tamamen,
25:16Kaldırıldığı ilahi adalette,
25:18O gecikmeler de hesaba katılır.
25:21O erken,
25:22Acilen verilen,
25:23Hesaplaşma,
25:25Gereksiz,
25:26Haddinden fazla cezalandırmalar da hesaba katılır.
25:29Ona göre hepsi hükmüne kavuşur.
25:31Ve seriül hesabdır Allah-u Teala.
25:34Süratle hesap görücüdür.
25:35Yani haşa ve kella şöyle bir ifade oluyor.
25:38O bize sıra gelene kadar.
25:40Süratle hesap görücüdür.
25:42Bütün bir mahşeri,
25:45Hazreti Adem'den,
25:46Kıyamette ölecek son ferde kadar gelen insanlık mahşerini aynı anda hesaba çeker.
25:52Herkes zanneder ki bir beni hesaba çekti.
25:56O Allah'tır.
25:58Şeyde kıymetli hocam,
26:00Yani acaba,
26:01Hani cehennemde bize yer kalır mı ki gibi bir ifade,
26:05Aslında bu Kur'an-ı Kerim'de de geçiyor.
26:07Evet.
26:07Yani,
26:10Yerin var mı?
26:11Diye sorulduğunda,
26:13Cehennem diyecek ki,
26:14Başka yok mu?
26:15Gönder.
26:16Evet.
26:16Ve şu da var,
26:17Çok korkutucu bir ayettir.
26:24Cehennemi ağzına kadar insanlar ve cinlerden dolduracağım.
26:29Cehennem ahalisi cennetinden çok daha kalabalıktır.
26:33Çünkü ayetlerde insanların çoğu kafirdir.
26:35İnsanların çoğu gafildir.
26:37İnsanların çoğu şudur budur şeklinde olumsuzlamalar var.
26:40Çok seçilen,
26:42İman edenler seçkin insanlar.
26:44Evet.
26:45Ötekilerin çoğu,
26:46Maalesef vazifesini yapamamış sandalyeler gibi sobaya atılıyorlar.
26:53Şimdi zaten hocam,
26:54Şu an günümüzde dünyadaki,
26:56Yani İslami çerçeveden bakalım,
26:58Kendi dinimizden,
27:00Sekiz milyar insanın içinde,
27:03Bir buçuk milyarlık İslam alemi,
27:05Zaten çoğunluk sayılır.
27:07Yani şey,
27:08Allah-u Teala inkar eden,
27:09Yani İslami şeye göre.
27:11Bu bir buçuk milyarın içinde de,
27:13Gerçek manada,
27:15İman ehli kaç kişidir?
27:18Efendim,
27:19Böyle baktığınız zaman evet,
27:20Çoğunluk.
27:21Yani burada izleyicilerimiz,
27:23Ümitsiz diye kapılıp yanlış anlamasınlar.
27:25Kemiyet mesele değil.
27:26Evet.
27:26Sayı hiçbir zaman mesele değildir.
27:29Tarlayı,
27:30Tohumu ekerken,
27:31Avcunuza saçtığınız tohumlardan,
27:33Çoğu boşa gider,
27:34Birkaç tanesi filizlenir ama,
27:36Bütün tarlayı onlar doldurur.
27:38Onun için,
27:39Yani sayı,
27:41Kerlebaşı hesabı çok önemli değil.
27:43Ben şunun için dedim hocam,
27:45Şimdi,
27:47Günümüzde böyle çeşitli,
27:49İşte fraksiyonlar oluyor.
27:51Biraz da,
27:52Efendim,
27:53Nasıl diyelim,
27:54Kendi bulunduğu yeri,
27:55Tamamıyla doğru algılayarak,
27:58Geri kalanın tamamını,
27:59Cehenneme sokmaya çalışıyor.
28:01Aman ya Rabbim.
28:01Ya zaten hani şey,
28:03İnsanların çoğu,
28:04Cehennemi dolduracak diyelim.
28:07Çoğu cehennemliktir.
28:08Şimdi,
28:09Bu çoğu zaten şu anda,
28:10Evet.
28:11Onu karşılıyor,
28:12Diyelim 8 milyarın içinde,
28:131,5 milyar ise İslam alemi,
28:156,5 milyarı,
28:17İslam alemin dışında.
28:17Yani şöyle,
28:18Zaten Allah,
28:18Onu iyice küçültüp de,
28:20100 kişi,
28:20200 kişiyi cennete sokmaya da,
28:23Uğraşmamak lazım.
28:23Kulun haddine düşmemiş.
28:25Yani insanları,
28:26Cehennetlik ya da cehennemlik etmek.
28:28Zaten Allah böyle buyuruyor.
28:29Ancak insanların çoğunun,
28:30Cehennemlik olmasına sevinmek.
28:32Sinsi bir sevinç duymak.
28:34Mümkün olduğu kadar herkesi tekfir edip,
28:36Cehennemlik gibi görmeye can atmak.
28:39Bunlar da hesaba girecektir.
28:41Çok mesuliyetli işlerdir.
28:43Allah korusun,
28:44Son nefeste insanı imansız götürür bunlar.
28:46Allah korusun.
28:50Zannediyorum,
28:50Emin Işık hocam,
28:52Olsa gerek Allah rahmet eylesin.
28:54Birisiyle böyle,
28:56Görüşürken,
28:57O öyle her geleni,
28:58Küfürle itham ediyormuş.
29:00Ağuzubillah.
29:02Hocamız da demiş ki,
29:03Ya demiş sen,
29:04Tek başa mı cennete girmeye çalışıyorsun?
29:05Evet.
29:06Oraya girip ne yapacaksın?
29:07Canın sıkılır.
29:08Canın sıkılır tabii.
29:09Bırak insanlar girsin şeye,
29:11Cennete.
29:11Doğru.
29:13Hocam bir insanın başına gelen musibetler,
29:15Ceza mıdır?
29:16İmtihan mıdır?
29:18Yani yine buna da bir insanın kendisinin karar vermesi zor ama,
29:22Yine bir,
29:23Nasıl hangi göze bakmak lazım?
29:24Gençimde bir ehlullahla görüşmüştüm,
29:26Çok gençtim.
29:28Biraz da o zamanlar büyük bir musibet vardı başımda.
29:31Sıkıntılı,
29:32Dertli bir haldeydim.
29:34Huzuruna gittim.
29:36Dedim,
29:36Bu dertlerdir demez.
29:38Bu kadarını söyleyebildim.
29:40Hemen peşinden geldi.
29:41Konuşturmadı beni.
29:42Bu dertler dedim sadece.
29:44Dedi,
29:45Hak ettiğinden başına geliyorsa,
29:47Ödeme yapıyorsun,
29:48Temizleniyorsun.
29:49Hak etmediğin halde başına geliyorsa,
29:51Derecen yükseltiliyor.
29:53Her durumda,
29:53Karlısın şükür et.
29:55Ben tekrar,
29:56Bu dertler dedim,
29:57Yine beni konuşturmadı.
30:00Sana en güzel elbiseyi yapmak isteyen,
30:02Terzinin makasıdır.
30:03Terzi orayı burayı kesiyor diye,
30:05Mızmızlanma dedi.
30:06Şükür et.
30:07Çünkü senin için.
30:09Evet.
30:09Öyle demiştim.
30:10Evet.
30:10O zaman,
30:12Tabi mesela,
30:13İnsan,
30:15Sıkıntıyla karşılaştığı zaman,
30:16Başkaları şunu dememeli.
30:18Kim bilir ne yaptı.
30:19Tabi.
30:20Çünkü böyle düşün.
30:20Eyvamberlerin başına neler gelmiş.
30:22Bir şey mi yaptılar?
30:23Masumiyet var.
30:24Evet.
30:24Yani evet,
30:25Yaptığımızdan ötürü de gelir,
30:27Yine hayırlıdır.
30:27En azından bu dünyada ödemiş olur.
30:28Kefaret oluyor bize.
30:29Evet.
30:30İnsanın başına,
30:31Hiç dert gelmemesi kötüdür.
30:34Sadi Şirazi buyurur ki,
30:36Deri dünya kesibi gam ne bağışet,
30:38Eger bağışet beni Adem ne bağışet.
30:41Dünyada kimse gamsız olamaz.
30:43Olmuşsa bil ki,
30:44Adem evladı değil.
30:45İnsanlık eksik.
30:46Başına hiçbir şey gelmeyen,
30:48Son derece rahat,
30:49Hiçbir derdi olmayan,
30:51Bir tip tahayyül edin.
30:52Nasıl bir tip geliyor gözünüzün önüne?
30:54İnsan mı bu?
30:55Yani.
30:57Hiç başına bir iş gelmeyen insan da insanlık eksiktir.
31:00Evet.
31:01Ve Allah-u Teala'nın dergahından kovulmuştur.
31:03Derler ki,
31:04Firavun bin sene yaşadı.
31:06Tabii o zamanın takvimin anlayışını bilmiyoruz.
31:07Evet.
31:08Bin sene yaşadı,
31:09Bir baş ağrısı görmedi.
31:12Bu korkunç bir hal.
31:14Başımıza bir şeyler gelmeli gelsin diye bu dünyaya gönderiliyoruz.
31:17İmtihan dünyası.
31:18Cennet değil ki burada.
31:20Hiçbir şey gelmiyorsa,
31:22O kişi kalbinin mühürlenmiş olduğundan korksun.
31:26Çünkü imtihandan çıkarılmış gibi duruyor.
31:28Evet, kovulmuş.
31:29İmtihanından kovulmuş.
31:30Eğer öyle olsaydı,
31:32Allah-u Teala peygamberlerinin yani seçtiği kullarına...
31:35Neler çekmişler, neler çekmişler bu araçlar?
31:37En büyük kontrolle yaşatılır yani.
31:39En ağır imtihan onlarındır.
31:41Ve imtihanın da en ağırı evlatla olan imtihandır.
31:43Çoğu da buradan geçti.
31:46Hazreti İbrahim Aleyhisselam'a dedi,
31:47Götür onu kes.
31:49Hazreti Yakup'tan Yusuf gibi bir evladı,
31:52Otuz küsur sene ölmüş mü, kalmış mı, nerede?
31:55Hani öldüğünü duysa belki yine o kadar ısrar çekmeyecek.
31:58En azından Allah'ın emridir diyecek.
32:00Belli bile değil, haberi bile yok.
32:02O hal üzere otuz küsur yıl Yusuf, Yusuf dedi,
32:06Ağladı, gezdi, gözler kör oldu.
32:09Ve Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam,
32:11Kendisinden sonra bir Hazreti Fatıma annemiz kalmıştır.
32:14Önceki bütün çocuklarını kendi hayattayken toprağa vermiştir.
32:18Defalarca evlat acısı görmüştür.
32:20Allah Resulü.
32:23Evet, değerli hocam,
32:26Bu soru yani kısmı olarak da cevaplandırdınız ama,
32:29İlahi adalet bu dünyada mı tamamlanır?
32:32Yoksa ahirete mi bırakılır ya da ahireteden mi bırakılır?
32:36Aslında ahiretin varlığının en büyük delili de,
32:39Adaletin burada tam manasıyla tecelli etmemesidir.
32:43Tabii, tabii.
32:44Burada sezeriz.
32:45Ucundan, kenarından bize gösterir.
32:47Bu dünyada da olur.
32:48Ancak ucundan, kenarındadır.
32:49Tam mutlak adalete,
32:51Bu dünyada, dar gelir.
32:52Mutlak adalet bu dünyaya sığmaz.
32:54Allah'ın bütün kudretini göstererek,
32:56Zerre kadar hayrında, şerrinde karşılığını göstereceği,
33:01Boynuzsuz keçinden boynuzluğunun hakkının alınacağı mahkeme,
33:04Bu dünyası var mı?
33:06Akıl almaz onu.
33:08Tabii, o zaman hayır, ahiretin de bir anlamı olmaz.
33:10Zaten öyle.
33:11Bu dünyada da yalnız tam inkar olmasın diye,
33:13İnsanlar bilsin ki öyle bir yere gidiyoruz,
33:15Bakın bu dünyada da adalet var, bazen gösterir, bazen olur.
33:18O da, Allah indinde değerli kullar bu dünyada cezasını öder,
33:23Temizlensinler diye.
33:25Yoksa ötekiler hep bekletiliyor.
33:26Hepsi bekletiliyor.
33:28Büyük suçların cezası büyük mahkemelere ertelenir.
33:32Bu dünyada dahi bu böyledir.
33:33Bir de hem dünyada cezalandırdığı,
33:35Hem de ahirette cezalandırdıkları var.
33:36Bu doğru.
33:37Bilmiyorum hocam.
33:37Evet.
33:38İşte şey vardı mesela,
33:39Larkwils,
33:40Tam telaffuz edemeyebilir,
33:42Larkwils galiba,
33:44Edemeyebilirim telaffuz,
33:46İsveçli bir karikatürist,
33:48Sırf gündemde olabilmek için,
33:50Allah'ın son peygamberinin haşa karikatürünü çizdi bu herif.
33:5470'li yaşlara kadar yaşadı.
33:56Bundan 2-3 sene önce,
33:58Tabi korumalarla geziyor.
33:59İslam aleminden çekiniyor.
34:01Müslümanların öfkesi var üzerinden.
34:04Nasıl oluyorsa İsviçre'de,
34:07Korumalarıyla birlikte giderken araçta,
34:09Bir kamyona çarptı.
34:12Araç alev aldı.
34:13Korumalar kurtuldu.
34:14Fakat kendisi,
34:15Aynen bir işaret fişeği gibi,
34:17Her tarafından alevler fışkırarak,
34:19Debelene debelene gitti.
34:21Bu son gidişi,
34:23Akıbetinden haber veriyordu.
34:25Nasıl bir akıbete doğru gittiğine dair,
34:2810 dakika öncesinden,
34:29Allah-u Teala bize o kadarını gösterdi.
34:31Alevler içindeydi bu adam.
34:34Yani günümüzde,
34:35Çok tuhaf,
34:37Türkçe'ye de tam uymayan bir anlatım bozukluğu vardır ya,
34:41Işıklar içinde uyusun.
34:44Allah rahmet etsin,
34:45Dememek için uydurulan bir zırvadır bu.
34:47Açık söyleyeyim.
34:48Nur dememek için uydurulan bir tekerlemedir.
34:51Işıklar içinde uyuyor şu anda.
34:53Düşün.
34:53Yani,
34:55Bazı ışıklar sıcak olur.
34:57Evet.
34:57Hem de ne biçim olur?
34:59Allah muhafaza eylesin.
35:02Haşa ve kella.
35:03Kur'an-ı Kerim'de de var ya,
35:05Onlar Allah'ı ve Resulü'nü harbi ilan ettiklerini bilsinler gibi.
35:09Yani,
35:11İslami bir terimi kullanmamayı,
35:13Aslında beşer için değil,
35:15Farkında değil,
35:16Allah'ı rakip olarak alıyor.
35:17Allah-u Teala'ya.
35:18Bir de hadis vardır.
35:19Bu din garip geldi,
35:20Garip gidecek.
35:21Ne mutlu gariplere diyor hadiste.
35:23Bu dinin ve mensuplarının,
35:26Kaçınılmaz akıbeti hor görülmektir.
35:29Müslüman terminolojisiyle konuşursam,
35:32Taşralı sayılırım,
35:33Sıradan olurum.
35:34Halktan,
35:35Halk halk diye tepinenlerin,
35:36En büyük korkusu halktan biri olmaktır.
35:39Halka tepeden bakacak,
35:41Halk hakkında ahkam kesecek,
35:43Toplum mühendisliği yapacak,
35:44Ve halktan farklı bir dil kullandığını,
35:46Halka benimsetecek.
35:48Bunların böyle bir açmazı vardır.
35:50Şeytan onlara yaptıklarını,
35:52Süslü göstermiştir.
35:53Ayet-i Kerime.
35:53İşte mesela,
35:55Bu o kadar bize de sirayet ettirilmiştir ki,
35:59İlk okuldan beri,
36:00Biz bile çoğu resmi ortamlarda,
36:03Selamun Aleyküm demekten çekinir hale gelmişiz.
36:08Merhaba dememiz lazım.
36:10Mesela Allah,
36:12Allah Teala demenin tadı,
36:16Ya da Resul-i Ekrem,
36:17Aleyhissalatü Vesselam demenin lezzetini,
36:20İnsan kendine yasaklıyor.
36:22Evet,
36:23Dersem işte,
36:24Beni köylü zannederler.
36:25Evet.
36:26Taşralı zannederler.
36:27Ben aydın, entel görünmeliyim.
36:30Maalesef bu saplantı bizde çok.
36:32Bu bir kompleks.
36:341940'larda uyanık bir iş adamı,
36:37Dolma kalem kapağı üreterek köşeyi dönmüştür.
36:40Çok milyonlar kazandı.
36:41Bakın dolma kalem değil,
36:43Kapağı.
36:43Dolma kalem kapağı.
36:45Niye?
36:45İnsanlar onu alıp,
36:46Gömleğin ön cebine taktığı zaman,
36:48Okumuş yazmış,
36:49Aydın bir insan gibi görünecek.
36:51Biz görünmeyi çok seven bir milletiz.
36:53Koca Mevlana asırlar ötesinden boşuna mı diyor,
36:56Olduğun gibi görün,
36:57Göründüğün gibi ol.
36:58Ama biz algı oluşturmayı seven,
37:02Olduğumuzdan başka türlü görünmeyi seven bir milletiz.
37:05Bu da bizim kompleksimiz işte.
37:06Bu var maalesef.
37:06Yani Allah-u Teala da buyuruyor,
37:08Niçin yapmadıklarınızı söylüyor.
37:10Evet.
37:12Kıymetli hocam,
37:16İlahi adalet,
37:17Bu dünyada mı tamamlanır diye bunu sormuştum.
37:21İsterse dünyada da tamamlar.
37:23Dünyada ödedilir.
37:24O da kayırdığı kulu için bunu yapar.
37:26Kayırdığı kulu için.
37:28Mesela Seyyidler hakkında,
37:30Bir ehli keşiften şunu okumuştum.
37:33Allah-u Teala'nın,
37:34Resul'ün soyundan gelenler.
37:35Nur nesli,
37:37Mübarek nesilden gelenler.
37:38Peki bunlar günah işlerse ceza görmeyecekler mi?
37:41Onlara da adalet var.
37:42Tabii ki.
37:43Bunlar Seyyid diye hepsi peygamber değil ki.
37:45Peygamber soyundan geliyorlar.
37:46Evet.
37:47Ejdadları büyüktür.
37:49Tahrim ya da talak suresi olabilir.
37:51Allah-u Teala ehli beyt için diyor ki,
37:54Siz yaptığınız bir haseneye karşı herkesten iki misli sevap kazanıyorsunuz.
38:00Ceddinizin hatırına.
38:01Ama yaptığınız bir günaha karşılık da iki misli azap göreceksiniz.
38:05Bak adalet.
38:05Müthiş adalet.
38:07Açılır mı onun adaleti?
38:08Sadece bir kendini iyi hissetsin.
38:10Evet.
38:10Yani iki gelecek diye.
38:11İşte Seyyidler için mesela kabir azabının çok fazla olacağını bildiriyorlar.
38:16Dünyadaki günahlarının kabirde ödettirilip, temizlenip, öbür tarafa sağlam kalsın diye ceddi mahcup olmasın.
38:25Temizleyerek Allah-u Teala.
38:26Ama orada yine temizliyor.
38:28Burada yine ceza var yani.
38:30Hiç kimse ilahi adaletin tecellisinden kurtulamaz.
38:34Ve Allah-u Teala buyuruyor.
38:35La zulmele yevm.
38:36Bugün zulüm yok.
38:37Haksızlık yok.
38:38Haksızlık yok.
38:38Ne getirdiyseniz kendiniz getirdiniz.
38:41Siz kendinize ne ettiyseniz ettiniz.
38:43Allah-u Teala böyle buyuruyor.
38:45Onun adaletinden de onun rahmetine sığınırız.
38:48Amin.
38:49Şeyde Hakka suresinde Resulullah Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz'e Allah-u Teala
38:53onların sözüne eğer itibar etmiş olsaydın seni şah damarından yakalardık.
38:59Ve bize karşı da kendini savunacak kimseyi bulamazdın.
39:02Bulamazdın diyor.
39:02En sevdiğine bunu söylüyor.
39:04Ona göre düşünün artık.
39:05Kıymetli Hocam zulmedenlerin uzun süre rahat yaşaması ilahi adaletle çelişir mi?
39:12Haşa.
39:12Çelişmez.
39:13Biz kul aklımıza göre işte acele ediyoruz.
39:16Hemen olsun diyoruz.
39:17Ondan dolayı çelişki gibi görüyoruz.
39:19O vesvesel.
39:20İbrahim suresinde Allah-u Teala buyurur ki
39:22Allah'ı zalimlerin yaptıklarından gafil sanma.
39:27Zannetme ki Allah'ın haberi yok bunlardan.
39:30Allah onları gözlerin yuvalarından fırlayacağı bir güne ertelemektedir.
39:36Öyle bir gün ki gözler yuvalarından fırlayacak.
39:39Bu bir deyim.
39:39Dehşet yani.
39:40Yani bunu kısmen yaşadım diyebilirim.
39:43Van depremini yaşadım.
39:45Dershanede ders vermekteydim.
39:46Üçüncü kattaydım.
39:47Bir anda deprem olmaya başladı.
39:49Ama o kadar sallıyor ki koşarken üç kere ben tökezledim.
39:54Altımdan yer gidip geliyor.
39:55Yani adeta her gün gafletle üzerine bastığımız yeryüzü bir kilimdi ve altımızdan çekiliyordu.
40:02Gözler nasıl yuvadan fırlarmış o zaman onu gördüm yani.
40:05Gözler yuvalarından fırlıyor.
40:07Hakikaten öyle.
40:08Bu da bir deprem bir sırası da bu hali gördük.
40:11Evet bu hali gördük.
40:12Bir de Allah'ın azabı, gazabı, öfkesiyle karşılaşan suçlu ve zalimi bir düşünün.
40:18Kaçışı o.
40:19Akıbetini görür görmez hadisi şerif.
40:22Bir zalim kendisi için hazırlanan akıbetle karşılaştığında öz evlatlarını fidye olarak vermekten çekinmez.
40:30Öz çocuğunu alın.
40:31Öz çocuğunu alın.
40:32Bunu götür.
40:33Bunu alın yeter ki beni oraya düşürmeyin.
40:35Öz çocuğunu bile diyor feda edebilir.
40:37Öyle bir ilahi öfkeyle karşılaşacaktır.
40:41E şimdi bu kadar hayalimizin almadığı bir ilahi gazap bu dünyaya sığmaz.
40:47Bu dünyada çok çok deprem olur, tursiname olur.
40:50İnsanlar birbirine zulmüyor.
40:51Bu dünyanın bünyesi hepsi bu kadardır.
40:53Ama öyle bir azap ki ayet-i kerime de Muhselat suresinde onun diyor azabı kalplere kadar işler.
41:02Kalbe kadar işlemek ne demek?
41:05Bilmiyoruz.
41:06Allah kelamı böyledir.
41:07Kalpler mesela ateş değdiği zaman parmağımızı yakar.
41:10Parmağımız acır, parmağımız yanıyor.
41:13Diyor ki o azap kalplere kadar işler.
41:16Kalp insanın canının özü demek.
41:18Oraya kadar.
41:19Ve Abdülkadir Geylani Hazretleri Bunyat-ı Talib'in adlı eserinde keşfinde kendisine cehennemin gösterildiğinden bahsediyor.
41:29Öyle yerler gördüm ki diyor an içinde yetmiş kez ceset veriliyor ve o ceset kül oluyordu.
41:36Bir an içinde saniye içinde yetmiş kez.
41:39Yetmiş kez.
41:40Ve Abdülkadir Geylani Hazretleri buyuruyor.
41:43Cehennem ateşinde bir an kalan insan bu dünyaya geri gelse bu dünyanın yangınında, ateşinde, ocağında uyur ve bir taraftan öbür
41:51tarafa dönmez artık.
41:53Allah Allah.
41:53Bu Geylani Hazretlerinin sözüdür.
41:55Doğru sadak ve.
41:57Onun adaleti ne demek?
41:59Çocuk oyuncağı mı?
41:59Bir de bu dünyadaki bu bütün alev, ateş bunların tamamı bir imtihan ya da kısmı bir zaman ondan faydalanmak için
42:08Allah'a kare yarattı.
42:09Evet.
42:09Tabi bunları dedim diye sevgili izleyicilerimiz ümitsizliğe kapılmasın.
42:14Biz alemlere rahmet olan son peygamberin ümmetiyiz.
42:18Umuyoruz ki Allah bizi affedecektir.
42:20Çünkü onun son peygamberinin ümmeti nazlıdır, nazenindir, narindir.
42:26Bütün suçlarımıza, kusurlarımıza, eksikliklerimize rağmen onun sevgilisinin eteğini tutanlarız.
42:32Evet.
42:33Şanına yakışmaz ki bize böyle bir azap etsin.
42:35Ama bize de her hafta ittabullah.
42:38Tabi elbette umuyoruz diyorum zaten.
42:40Nerede emniyet garanti yok.
42:42Ya Fatıma sakın babam peygamberdir diye güvenme.
42:47Namaz kılmazsan vallahi Allah sana azap eder.
42:49Bir böyle hadis var.
42:51Bir de ya Fatıma babam peygamberdir diye güvenme.
42:53Evet ben peygamberim ama bana bile hesap günü nasıl muamele edeceğini bilmiyorum.
42:59Bu hadis-i şerif sağlam hadis.
43:01Evet.
43:01Bu da var.
43:02Korku ile ümit arasındayız.
43:04Biraz ümide yakınız.
43:06Çünkü alemlere rahmetin ümmetiyiz.
43:08Evet.
43:08Allah-u Teala'nın merhametinden ümidinizi kesmeyin.
43:11Ama şeytan da sizi Allah'ın merhametiyle aldatmasın.
43:15Aldatmasın.
43:16Bu ikisinin arasında bir hayat.
43:17Kıymet Hocam bir şiir arası verelim.
43:20Elbette.
43:20Buyurun lütfen.
43:24İntizarınla çöller deli ve divaneydi.
43:29Firkatin bir kor idi, alev idi dilecan.
43:33Sana delicesine sevdalı kum denizi gelse de anlatsa bir mümkün olsa dilecan.
43:42Nasıl yandı kavruldu, nasıl döndü çölecen.
43:46Rüzgâr yanık bir neydi, ağlayan, uğuldayan.
43:51Gam yüklü teraneydi, sensiz eylerdi daim sahralarda nalecan.
43:57Böyle bir intizarla kavrulurken bu sahra, kumlarda bir heyecan, alemler buldu bir can.
44:08Hayal geldi sümbüle, çöle, itır geldi gülecan.
44:18Dindi yangını birden, kızgın kurak çöllerin.
44:23Ve o rüzgâr, o rüzgâr estikçe serin serin, kalbi güldü toprağın.
44:30Ve bütün alemlerin ve bu mesut müjdeyle, öyle ki koptu birden, alemde bir velvele.
44:42Şafaklar döndü güne, kainat buldu bir can.
44:47Kullarda bir heyecan, gül pembe bir gülşenden, yepyeni pırıl pırıl bir gün doğdu çölecan.
44:56Ey bağrı yanık sahra, şimdi yıldızlar çiçek, geceniz süsleyecek.
45:05Nur içecek badiye, çöle o geldi diye.
45:10Gökte mehtap nur olur, vadiler dolu dolu, ışık ışık seylabe.
45:17Mehtap artık göklerden yere akan şelale, süzülür maveradan, gönüle akar nurdan.
45:26En paslı kalpler bile olur bu dem billurdan.
45:31Kavuşur çöller bugün, o gül kokan yelecan.
45:37Madem ki alemlere doğuverdin gün gibi, ay batsın hicabından.
45:42Doğmasın gecelere, gün sönüp gitsin ve dönsün kandilecan.
45:50Nurun senin ey nebi, öyle acep bir nur kim?
45:56Gün ona can vermeye koşan bir pervanecan.
46:00Ve sen bir dolunaysın, ashabın etrafında hale hale halecan.
46:07Yollarda senaheste, yürürken beste beste, yürürken şiir şiir, yollar da şiirleşir.
46:17Bu seler kondururdu ayakların çöle can.
46:20Ve o şüküfeleri rüzgar okşardı, her an serin elleriyle can.
46:26Sahranın ipeğine o billur ayakların, nakışlar kondurdukça can gelirdi çöle can.
46:35Senden diye, hep senden diye rüzgardaki helecan.
46:41Kullar mütebessimdi, narin ve yumuşacık billur ayaklarına.
46:48Ve o günden bugüne, esen bu deli rüzgar, senden bir soluk almış.
46:58Ve o kutlu nefesi dağıtmış, ıtır diye karanfile sündüre.
47:04Alem ıtırınla donmuş, ıtırın sinmiş gülecan.
47:09Sahra sıcak ve kurak, feyzin yudumlayarak, dindirir hasretini.
47:15Kavuşurdu suya can.
47:18Bir zaman intizarın kavurduğu çölleri, şimdi firkatin yakar.
47:24Hasretin alev alev, sahrada bir şule can.
47:29Rüzgarda ise bir figan, serseri ve derbeder.
47:35Uğuldar zaman zaman, sensiz eyleer nale can.
47:40Bir şefaat umudu, kevserin yudum yudum, rahmetin sağnak sağnak yüreğime dola can.
47:50Seninle bir can olsam, bir can katsan cana can.
47:57Mücrim olsam da bir gün, mümkün müdür sılacan.
48:01İstemem azatlığı, sana olam köle can.
48:06Sensiz bu alem zehir, ya ukba'dan olacan.
48:12Rahmetinden bir damla bekleyen çöl gibiyim.
48:16Ruhum kurak bir sahra, derbeder serseriyim.
48:22Gülşeni gönlüm sensiz, kuruyor sessiz sessiz.
48:27Rahmetinden bir feyiz, saçmazsan nola halim.
48:33Ümit güllerim susuz, korkarım ki solacan.
48:42Korkarım ki solacan.
48:47Allah-u Teala'nın şefaatlerini nahi biliyorsun.
48:50Faruk Gülbüs hocamız, Profesör Doktor Faruk Gülbüs hocamızın Can isimli şiiri.
48:56Kıymetli hocam, sevgili Peygamber Efendimizin varlığı, Rabbül Aleminin böyle sığınmamız için adete bıraktığı bir kapı.
49:04Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme, haşa ve kella, yani ona olan sevgi, Rabbül Aleminin'e karşı olan sevgi, bu birbirinden
49:12ayrı düşünülebilecek bir şey değil.
49:14Yani sadece bir beşer bir insan olarak örnek alabileceğimiz, melek olsaydık Allah-u Teala bu defa melek bir peygamber gönderecekti.
49:24Ya da göndermeyecek.
49:25Göndermeyecek.
49:25İmkan yok ki, melek imtihana girmiyor.
49:27Öyledir.
49:28Şeyde var ya hocam, İsra suresinde, eğer bir melek gönderirsek, yani beşeri olarak şu anki, biz bir melek gönderirsek onlara
49:40artık süre verilmez.
49:43Tabii, nasıl uyuyacağız meleğe?
49:44İmtiham bitti.
49:45Bizim gibi biri olacak, yaşadığımız her şeyi uzundan kenarından yaşamış biri olacak, halimizi bilecek biri.
49:51Ki ne diyor?
49:53Harisun aleykum bil mu'minine raufurrahim.
49:56Mü'minlere ne kadar düşkünsün ey Resulun.
49:58Halimizi biliyoruz şimdi.
49:59Evet, evet.
50:01Kıymetli hocam, yavaş yavaş soframızı kapatacağımız ana doğru gidiyoruz.
50:08Şu soruyu da sizlere, ilahi adalet merhameti dışlar mı?
50:12Çünkü adalet ve merhamet arasında yani bir denge var mı?
50:19Yoksa merhametle mi tamamlanıyor adalet?
50:22Efendim, rahmetim gazabımı geçti buyuruyor.
50:26İsmi Rahmandır, Rahim'dir, Erhamur Rahim'dir, Rauf'tur, Nuheym'indir.
50:31Allah-u Teala'nın kullarına, yarattıklarına karşı pek merhametli olduğuna dair pek çok isim ve sıfatları var.
50:38Ancak Allah'tır ki adaleti merhametine ters düşmez.
50:44O Allah-u Teala'nın gözetebileceği bir dengedir.
50:47Ona biz yetişemeyiz.
50:49Aklımız da almaz.
50:50Adl diye bir ismi var.
50:51Adalet sahibidir.
50:53Hak diye bir ismi vardır.
50:55Hakem, Hakim, Hakim diye isimleri vardır.
50:58Allah-u Teala elbette mutlak adaleti yerine getirir ama rahmeti de bizi ihmal etmez.
51:05Rahmeti de bizi ihmal etmez.
51:07Bu rahmeti nasıl olur?
51:09Belki bu dünyadayken bize kefaret ödettirir.
51:11Belki affeder.
51:13Allah affıvdır.
51:14Affeder.
51:15Hatta o kadar affedicidir, o kadar günahları setredicidir ki kulu düşünüp üzülmesin diye hafızasından bile siler.
51:23Kul kendini ötemi zanneder.
51:25Onu bile yapar.
51:26Hocam zaten mesela büyük günahlarla Allah-u Teala'nın huzuruna gidiyoruz.
51:31Rabbül Alemin bizi bağışladı ya da cezalandırdı, bağışladı.
51:37Cennetteyiz ama unutmadığımız sürece o günahları, yani onun vicdan azabı ya da ezikliğini mutlaka yaşayacaktır insan değil mi?
51:45Dilerse, vicdan azabıyla cezalandırır ki en zor ceza olur.
51:50Diyor ya ateşinizi kendiniz getiriyorsunuz.
51:52O vicdan azabı, o ayrı.
51:53Bir de maddi, fiziki anlamda ateş de var.
51:56Dilerse onu yapar.
51:58Dilerse hafızadan siler.
51:59Siler.
52:00Dilerse ben seni affetmişken haddine mi düşmüş üzülmek diye.
52:04Ona da diyeriz.
52:05Siler.
52:05Yok eder.
52:06Sevgili izleyiciler, yani adalet,
52:11mazlumu Allah-u Teala o mazlumluğunu giderecek.
52:16Bu dünyada giderir.
52:17Ahirette ona öyle şeyler ihsan eder ki,
52:20hani kendisini o zulüm yapan bir insan cehenneme mi gitmiş, nereye gitmiş?
52:26Hani derler ya, cehennemin dibine gitsin diye.
52:29Mazlumun en çok ilgileneceği şey Allah-u Teala'nın kendisine olan muamelesidir.
52:34Rabbül Alemin mazlumu merhamet edecek, mazluma verecek, doyuracak mazlumu.
52:41Zalimi de dilerse affeder, dilerse azap eder.
52:45Fakat cehennem de yaratılmıştır ve o cehennem de Allah-u Teala'ya dolduracaktır.
52:51Ağzına kadar.
52:52Ağzına kadar.
52:53Yani bizim yapacağımız şey şu, bu dünyada mazlum olalım.
52:56Ama Allah-u Teala zalimlerden uzak eylesin.
53:00Allah-u Teala'nın adaletiyle muamele edeceği durumlardan kendimizi uzakta tutalım.
53:07Allah-u Teala'nın merhametini üzerimize celbe edelim.
53:09Cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil.
53:12Cennet ne kadar Rabbül Alemin'inse cehennem de onundur.
53:16Ve gerekir.
53:17Ve kıyamette kainata yapacağı şey de kulağımıza küp olsun.
53:22Yarattığı kainatı darmadağın edecek.
53:25Biz küp oluyoruz.
53:26Onun için atacağımız adımlara dikkat edelim.
53:30Allah-u Teala'nın merhameti aldatmasın bizi.
53:33Efendim Allah var, ne gam var diyerek noktalayacağız.
53:38Van 100. Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi.
53:41Dr. Ömer Demirbağ hocamla böyle bir gönül sofrası kurmuştuk.
53:46Bugün de bu kadar diyelim.
53:49Yeni bir sofra başında sizleri bekliyor olacağız.
53:52Hem Ülke TV ailesini, hem ekranlar başında bizi izleyen, tevafuken izlemiş olan, denk gelen tüm kardeşlerimizi, izleyicilerimizi hürmetle, muhabbetle selamlıyoruz.
54:03Allah-u Teala'ya emanet olun.
54:05Tekrar görüşmek ümidiyle efendim.
Yorumlar

Önerilen