- 20 dakika önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturuyor. Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelecek program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürmeyi hedefliyor.
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturuyor. Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelecek program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürmeyi hedefliyor.
“Gönül Sofrası”, sözün, şiirin ve düşüncenin aynı sofrada buluştuğu özel bir içerik sunuyor. Yazdığı ve seslendirdiği şiirlerle yıllardır geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dursun Ali Erzincanlı ile son dönemde özellikle sosyal medyada paylaşılan konuşmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Demirbağ, programda Ramazan’ın manevi atmosferine uygun sohbetler gerçekleştirecek.
Edebiyat, irfan, insan ve medeniyet perspektifinde yapılacak değerlendirmelerle “Gönül Sofrası”, izleyicilere hem duygu hem düşünce dünyasına hitap eden bir Ramazan programı sunacak.
“Gönül Sofrası”, Ramazan ayı boyunca her gün Ülke TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı “Gönül Sofrası” programı ile izleyicilerini anlamlı ve nitelikli sohbetlerle buluşturuyor. Ramazan ayı boyunca her gün ekranlara gelecek program, iftar vaktini gönül iklimine dönüştürmeyi hedefliyor.
“Gönül Sofrası”, sözün, şiirin ve düşüncenin aynı sofrada buluştuğu özel bir içerik sunuyor. Yazdığı ve seslendirdiği şiirlerle yıllardır geniş bir izleyici kitlesine hitap eden Dursun Ali Erzincanlı ile son dönemde özellikle sosyal medyada paylaşılan konuşmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Demirbağ, programda Ramazan’ın manevi atmosferine uygun sohbetler gerçekleştirecek.
Edebiyat, irfan, insan ve medeniyet perspektifinde yapılacak değerlendirmelerle “Gönül Sofrası”, izleyicilere hem duygu hem düşünce dünyasına hitap eden bir Ramazan programı sunacak.
“Gönül Sofrası”, Ramazan ayı boyunca her gün Ülke TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Vakıf Katılım Gönül Sofrası'nı sunar.
00:23Sevgili izleyiciler, Gönül Sofrası'ndan hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
00:29Allah-u Teala'nın selamı, rahmeti ve bereketi hepimizin üzerine olsun.
00:35Mübarek manevi atmosferler içinde bizim soframızda gönlü hedef alan, muhatap alan, letayflerimizi hedef alan bir sunumla hazırlamış olduğumuz Gönül Sofrası
00:54programını başlatıyoruz.
00:55Van 100. Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Dr. Ömer Demirbağ hocamla birlikte inşallah soframızı iştirak edecek olan,
01:06ekranlarından bizleri izleyecek olan Ülke TV ailesini saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz.
01:13Bugün nasip olursa önce Nur Dağı'ndan başlayacağız.
01:19Yani neden oradan başlayacağız?
01:21İlk emrin geldiği, ilk ayet-i kerimelerin indiği, sevgili Peygamber Efendimiz'e vahye mazhar olduğu an,
01:29oradan başlamak suretiyle okumak üzerine kitaplarla biz, kitaplar ve bizim ruh köklerimiz,
01:45medeniyetin başlangıcı ve bizim kitaplarla aramızdaki mesafe, ne kadar uzakta mıyız yoksa yakın mı,
01:53gerekiyor mu? Bunlarla ilgili kıymetli hocama hazırlamış olduğumuz soruları ileteceğim.
02:00Değerli hocam, Alak suresinin ilk beş ayet-i kerimesi, sevgili Peygamber Efendimiz'e bir rivayette,
02:09ilk inen ayet-i kerimeler.
02:11Burada Allah-u Teala'nın ilk emri sadece ikra dediğimiz zaman cümleyi kesmiş oluyoruz ayeti.
02:23Tamamı yaratan Rabbinin adı ile oku.
02:26Yani okuma yazma bilmeyen bir topluluğa Peygamber gönderme Allah-u Teala.
02:32Rabbini unutan, gayesini unutan, işte nefsini, hevasını ilah edilmiş topluluklara Allah-u Teala kudretini tanıtmak için
02:42Peygamberler gönderiyor.
02:44Eğer öyle olmasaydı, her okuyan insanın Allah-u Teala'yı bulması icap ederdi.
02:50O zaman da efendim bir matematik profesörü, bir fizik profesörünün Allah'ı inkar etmesi düşünülemezdi.
02:58Fakat sorun şuydu, yani oku evet ne okursan oku ama yaratan Rabbinin adıyla onu unutmadan oku.
03:09Şimdi bugün programımız ne kadar okumak üzerine olsa da biz bir parantez açıp bu konuyla ilgili de fikirlerinizi, düşüncelerinizi almak
03:20istiyoruz değerli hocam.
03:23İlk emri oku olan, mesela sorumuz da o şekilde hazırlandı.
03:29İlk emri oku olan, yani yaratan Rabbinin adıyla oku.
03:33Bir dinin çocuklarıyız, neden uzak duruyoruz?
03:38Bunda kıymetli hocam dinleyen bir toplum olmamızın bir şeyi var mı?
03:44Bir sebep olarak bu sunulabilir mi?
03:47Çünkü dedemler filan anlatırdı böyle.
03:51Doğu gecelerinin uzun olduğu zamanlarda otururlar, bilen birisi anlatır, okur.
03:58İşte Kesikbaşı hikayeleri, Hayber Kalesi, Hazreti Ali Efendimizin cengaverlikleri ve dinleyen bir topluluktuk.
04:07Acaba bu bizi yanlış bir yere mi getirdi?
04:11Efendim bu bin bir sebebinden biri olabilir ancak.
04:15Tarih boyunca toplumlar kültürel bakımdan zaman zaman fetret dönemlerine girerler.
04:21Yani belli bir karanlık dönem olur, gerileme, cehalet dönemi olur.
04:26Bilhassa İslam toplumunda bildiğimiz en şiddetli fetret dönemi Moğol salgınlarından sonra olmuştur.
04:35Moğol saldırılarında pek çok kütüphaneler yakınlaşık yıkılmış, alimler öldürülmüş.
04:39Ve Moğol saldırıları ilk 200 seneden sonra adeta bütün İslam alemi cehalete gömülmüştür diyebilirim.
04:48Moğol saldırılarıyla yok edilen ilmi eserler ve ilim adamlarının yerinin doldurulması ancak birkaç asır almıştır.
04:56Bir kültürel fetret dönemi yaşanmış.
05:00Hele Anadolu baştan sona insanlık enkazı haline gelmiştir.
05:04Fakat hep de böyle olur.
05:06Her şeyin bittiği, tükendiği, sanıldığı anda bir anda olmazlardan bir şey oluverir.
05:13Zemzemin çölden fışkırması gibi imkansız bir şey olur.
05:1711-12. yüzyıl Anadolu baştan sona insanlık enkazı, Moğol saldırılarıyla.
05:24O enkazın altından bir bakıyorsunuz Mevlana kalkıyor, Yunus Emre kalkıyor.
05:30Tam da her şey bitti dediğiniz anda büyük alimlerin, sanatkarların, şairlerin ve evliyaların, velilerin sökün ettiği andır aslında.
05:39Her kemalin bir zevali, her zevalin bir kemali vardır.
05:42Zevalin yani düşüşün, bu bir periyot, düşüşün en son noktasından sonra çıkış başlar.
05:50Şu anda da maalesef tanzimatla birlikte başlayan bir kültürel fetret dönemi içindeyiz.
05:55Uzunca bir dönem oldu.
05:58Pek çok sebebi vardır.
05:59Okumaktan uzak kalan bir toplumuz.
06:01Okumayı çok teşvik ederiz.
06:03Ne kadar makbul, ne kadar icap eden bir şey olduğunu hep söyleriz, söyleriz, söyleriz ama biz söyleriz, biz dinleriz.
06:10Hele hele günümüzde görsel eğlence aygıtlarının çok yaygın olması okumayı bayağı sıkıcı bir hale getirmiştir.
06:19Bilhassa gençlere ve çocuklara alışmış oldukları eğlence aleminden uzaklaşıp bir köşede oturup kitap okumasını tavsiye etmek aslında mantıksız, saçma bir
06:29şey.
06:29Yapmazlar, olacak şey değildir.
06:32Okumak nedir?
06:34Okumak, insandaki bilhassa kelam ve düşünme kabiliyetinin biricik vitaminidir.
06:40Okumakla bu gelişir.
06:43Okumamakla vitamin eksikliğinden neler oluyorsa aynı şeyler olur.
06:47Aynı olumsuzluklarla karşılaşabiliriz.
06:50Belli başlı bedenin gelişiminde, fiziki, vücudumuzun gelişiminde nasıl ki bazı vitaminlerin eksik olması istenmeyen görüntülere yol açar.
06:59Aynı şekilde vitaminlerin vitamini demek olan kültür ve okumak da bireyde ve toplumda gereği kadar alınmamışsa onun da sebep olacağı
07:09bir takım çirkinlikler kaçınılmaz, olacaktır.
07:12Ve bu en çok konuşmada görülür.
07:16Okuma eksikliği en çok konuşmada kendini belli eder.
07:20İnsanlar kendini ifade edemez hale gelir.
07:23Hal hatır sormayı beceremez, espri yapmayı beceremez hale gelir.
07:27Özellikle hele hele gençler çocukluktan büyüklüğe adım attığı evrede o çok sancılı ergenlik döneminde kendini ifade ede bayağı zorluklar yaşarlar.
07:40Bütün bunların temelinde okumamak vardır.
07:43O vitamin eksik.
07:44Okumuyoruz.
07:46Hatta diyebilirim ki tarihimiz boyunca okuma oranının en düşük olduğu dönemi yaşıyoruz.
07:53Bir mugalataya rastlıyorum.
07:56Bir yani eğitsel hurafe diyelim.
07:59Hep öyle öğretildi bize.
08:01İşte efendim günümüz toplumu okuyor da bizden öncekiler hiç okumuyorlardı.
08:04Osmanlı da bu kadar düşüktü filan.
08:05Aslında bu dedikleri kurtuluş savaşında yetişkin insanların çoğunun şehit olmasının neticesinde yeriye kalan 13 milyonun kadın, çocuk, yaşlı.
08:16Büyük bir kısmı bunlar.
08:18Okuma oranı onun için düşüktü.
08:19Ama bütün bir 600 yıllık Osmanlı medeniyetinin tamamını okumuyordu diye yaftalamak bilimsel bir hurafedir.
08:26Böyle bir toplumdan ne Mimar Sinan yetişirdi ne Fuzuli yetişirdi ne Akşemseddin Mulla Gürani, Hezarfen Ahmet Çelebi gibi büyük alimlerin
08:37okumayan bir toplumdan ortaya çıkmalarına imkan yok.
08:40O kadar çok bize göre fazla okuyorlardı ki okuma yerleri açılmıştı kanuni zamanla.
08:45Kıraat, hane.
08:47Kıraat okumak demek.
08:48Evet.
08:48Hane okuma yeri.
08:50Ancak kanuniden günümüze kadar o kadar yozlaştı, bozuldu, içi boşaltıldı ki okuma yeri denilen bu isim altındaki yerler şu anda
08:59işte domino taşlarının çakırladığı yerler akla geliyor.
09:03Oysa kanuni zamanında bunlar hemen her mahallede, her köyde insanlar oturup okusun diye inşa edilmiş yerlerdi.
09:11Erkeklerin, kadınların ve çocukların bölümleri ayrıydı ve toplumun hemen her kesimi günlük rutin işlerinin dışında bütün vaktini okumakla geçiriyordu.
09:23Böyle olduğu içindir de bilhassa 16. 17. yüzyılda sıradan bir vatandaş, esnaf, tüccar filan, sıradan bir vatandaş üç yabancı dil
09:32biliyordu.
09:32El sine-i selase, üç dili bilmeyen askere alınmıyor, üç dili bilmeyen gerizekalı diye kız verilmiyordu.
09:38Bu kadar kültürel seviye yüksekti.
09:41Kıraathaneleri açmış bir milletiz.
09:43Ancak o günden bugüne türlü sebeplerle geldik.
09:47Geldikten sonra da hemen herkesin dört elle sarıldığı ucuz teselliye sarılmamalıyız.
09:53Efendim bizden öncekilerde iş yok da yine biz iyiyiz.
09:55Bu yanlış, bu yanlış.
09:58Bu ta hititler zamanından beri vardır.
10:00Herkes kendi toplumunu ileri sanır, öncekileri geri kabul eder.
10:04Oysa toplumlar düşer, kalkar, geriler, ilerler, söner, parlar.
10:09Şu anda kültürel bakımdan maalesef sönük bir dönemi yaşamaktayız.
10:13Çünkü okuma oranının en çok düştüğü dönemdeyiz.
10:17Tüylerimi diken diken eden bir istatistik duymuştum bundan 5-6 sene kadar önce.
10:22Türkiye'de aydın kesim arasında, bakın aydın kesim, doktor, avukat, mühendis filan.
10:29Aydın kesim arasında okuma oranı yüzde 2.
10:33Normal halkı siz düşünün artık.
10:35Bu aydınlar.
10:36Nedir okumak?
10:38Ders kitaplarını okumak, okumak değil.
10:40Geç onlar, onlar zaten mecbur.
10:42Evet.
10:42Mesleki kitapları okumak da okumak değil.
10:44Alanınızla ilgili kitapları tabii ki okuyacaksınız.
10:47Okumak şudur.
10:49Hiçbir yönlendirici olmadan, hiçbir baskı, efendim zorlama olmadan, yönlendiren bir şey olmadan siz bir şey okur musunuz?
10:57Mesela evde çoğu zaman ne yapsam diye kala kaldığımız anlar oluyor.
11:02Hiç yapacak bir şey yok.
11:03Ne yapsam acaba?
11:05Dediğiniz anda eliniz bir kumandaya mı uzanıyor bir kitabam.
11:10Bu en basit şekli budur.
11:12Okuma budur.
11:12Ve maalesef işte bu bizde tarih boyunca gelen, seyreden tarihimiz boyunca en düşük oranı yaşıyoruz.
11:21Okumuyoruz.
11:23Bu kıymetli hocam, kitabı kutsal sayıp sayfalarına neden uzak duruyoruz?
11:29Yani bu sadece normal kitaplar değil, kültürel kitaplar değil.
11:35Kendi kutsal kitabımızla da aynı şeyi yapıyoruz.
11:38Evet.
11:39Kur'an-ı Kerim, Allah keramı, Allah insanlarla konuşmuş.
11:45Biri içinden en sevdiği kulunu muhatap kabul etmiş, onun şahsında hepimize hitap etmiş.
11:50Onun ayetlerine iman eden herkes muhatap.
11:55Yani günümüzde artık kalmadı ya eskiden mektup yazma vardı benim gençliğimde, asker mektubu filan.
12:01Yani bir yakınınızın uzaktan size gönderdiğim mektubu bile merak edip, ne diyor acaba?
12:07Diyen siz, Allah kullarına konuşmuş, kitabı karşımızda, ne diyor acaba?
12:12Merak etmemiz gayet normaldir.
12:14Etmiyorsak, etmiyorsak aramıza kara bulutlar girmiş, gaflet sarmış, cehalet bürümüş.
12:20Şeytan hürmetimizden istifade eder.
12:23Kitaba duyulan hürmetten istifade ederek bizi kitaptan uzaklaştırabilir.
12:29Bu oyuna gelmemek gerekir.
12:30Nasıl yani hocam?
12:31Elbette Allah kelamına hürmet etmeliyiz.
12:34Ona temiz dokunmalıyız, tamam.
12:36Ona iman ederek okumalıyız, tamam.
12:39Ancak bu hürmetimiz bu kitaptan uzak kalmamıza vesile olmamalı.
12:44İşte orada şeytan var.
12:45Bazen görüyorum, televizyonda mesela kanallarda Kur'an-ı Kerim okunuyor.
12:49Hemen uyarılıyorum, efendim bilhassa hanım kardeşler, başımıza kapat şurayı, kanalı değiştir, Kur'an okunuyor.
12:56Efendim yanınızda canlı kişi okumadıkça baş açık dinleyebilirsiniz.
13:02Efendim abdestimiz yok, kapat kapat.
13:05Bakın dikkat edin, Kur'an'a duyulan hürmet aslında Kur'an'ı engelliyor.
13:09Biz bunun farkında değiliz.
13:10Hürmet yine olsun, elbette olsun.
13:12Allah kelamı ne demek?
13:13O kadar olmalı ki, bizim Elaziz'de güzel bir adet var.
13:17Umuyorum hala vardır, benim gençliğimde vardı.
13:20Hafız olan küçük çocuklar odadan içeri girdiğinde yaşlı adamlar ayağa kalkardı.
13:25Hafız, Kur'an geliyor.
13:27Tamam, bu kadar hürmet olsun, can feda edelim.
13:31Allah'ın kelamı, kelamı kadim, Furkan, Kur'an elbette hürmet olacak.
13:36Ama bu hürmet bizi Kur'an'dan uzak tutmamalı.
13:41Gaflete sebep olmamalı.
13:43Çünkü şeytan aleyhillâne her zaman kötülüğü emretmez.
13:47Evet, efendim.
13:47Sonucu kötü olacak, iyiliklerden emretmez.
13:49Bin bir fırıldak çevirir, uzak tutmak için.
13:51Hatta onu bıktırıcı, sıkıntılı bir hale gözümüzde getirmek için elinden geleni yapar.
13:57Buna da artık Allah kelamı gelmiş, peygamber gelmiş, şeytandan olduğunu biliyoruz.
14:02Buna da artık karşı çıkmamız lazım.
14:04Buna aşmamız lazım.
14:05Aşmamız lazım.
14:05Değerli Hocam, devam edeceğiz.
14:08Bir şiirle programımıza devam edelim diyoruz.
14:22Sevgili, Abdullah İbn-i Mümü Mektum gibi seni görmeden sana seslenir.
14:29Alıp verdiğin nefesi duyar gibi, sanki açınca gözlerimizi seni görecekmişiz gibi sana sesleniriz.
14:42Senin huzurunda sesleniriz.
14:44Senin huzurunda ses yükselmez, edeple konuşulur, edeple susulur.
14:50Hele biz ki bu kapının dilencileri el açıp beklemekten başka bize bir şey düşmezdi ama
14:57şu araya giren yıllar olmasa, Medine'ne uzak yollar olmasa, ismin anılınca yürek yanmasa, kapında beklemekten başka bir şey düşmezdi
15:11bize.
15:13Bekliyoruz Sultanım, rüyada olsa bile belki teşrif edersin diye hem de hiç kimseyi beklemediğimiz kadar seni bekliyoruz.
15:25Gelseydin bizim için cennet olurdu gelişe.
15:31Gelseydin saadetli asrından gönderdiğin selamını, kardeşlerim deyişini birbirimize nasıl anlattığımızı görürdü.
15:43Gelseydin dolaşsaydın sofralarımızı bir tabak fazla görecektin.
15:49Bir bardak bir kaşık fazla ve sofrada bir yer boş, baş köşe, ola ki sen lütfeder gelirsin diye.
16:06Gelseydin dolaşsaydın gecelerimizi, o kutlu doğum gecelerini, anneler görecektin.
16:13Sen yeni doğmuşsun gibi, yeryüzünü yeni teşrif etmişsin gibi, mışıl mışıl uyuyasın diyen,
16:22seni sabahlara kadar hayalen ayaklarında sallayan anneler görecektin.
16:30Sevgili, gelseydin Medine-i Münevvere'den dünyaya yayılan ashabın gibi,
16:35Eyüp Sultan gibi, Kab bin Malik gibi, yiğitler görecektin.
16:45Onlar senin yiğidin.
16:47Elleri, o öpülesi elleri, kim bilir hangi memleketin zenhiri soğuklarında üşürken,
16:55senin köyünün hayaliyle asındılar.
16:59Gelseydin gecenin zifiri karanlığında, uykunun en tatlı aralığında,
17:07Rabiatül Adebiyye gibi Rabbi ile baş başa gençler görecektin.
17:12Gözyaşı dökerken günahlarına,
17:16Veysel Karani'den istediğin gibi insanlığa dua eden gençler görecektin.
17:24Gelseydin, asr-ı saadet gibi olmasa da,
17:27Koklanmaya değer güllerimiz vardı,
17:30Yine senin ikliminde yetişen.
17:33Ama sen gelseydin,
17:36Dikenler bile gül kokardı efendim.
17:40Gizli gizli seni seyretmek,
17:43Hazret-i Vahşi gibi.
17:45Hani sen Hane-i Saadet'ten Mescid-i Nebi'ye giderken,
17:49Ayşe annemiz ardından hayran hayran bakardı.
17:54Seni mescidin önünde bekleyen ashabının ise bakışları yerdeydi.
18:00Edepten göz göze gelmezlerdi.
18:04Sen de tebessümle nazar ederdin.
18:07Mütebessim çehreni bir Ebu Bekir görürdü,
18:11Bir dövme.
18:11Şimdi okununca ezan-ı Muhammed'in,
18:16Pencerelerde, kapı önlerinde,
18:19Seni bekleyen nemli gözler var.
18:22Gelseydin ve yürüyüp geçseydin önümüzden,
18:27Gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize.
18:32Sevgili, hakiki aşıkların sana doğru uçarken,
18:39Bizim bu yaptığımız yolda emeklemekti.
18:43Dünya tüm güzelliğiyle kollarını açarken,
18:47Bize düşen el açıp kapında beklemekti.
18:52Efendim, bekliyoruz.
18:57Sultanım, bekliyoruz.
19:02Allah-u Teala şefaattin enayil buyursun.
19:04Amin efendim.
19:08Değerli hocam, okuma hususunda bilgi bizi,
19:12Sorumlu tutar kaygısı da var mıdır?
19:15Yani okumaktan uzak kalmamızla ilgili.
19:18Muhakkak.
19:19Yani okuma,
19:21Mutlaka çok çok gerekli,
19:23Elzem, aklı olan ve insan olan herkesin,
19:25Yani nefes almak gibi,
19:28Fıtrattan, yaratılıştan,
19:29Yaratılış amacından gelen,
19:31Bir sevki tabiidir,
19:33Olmalıdır.
19:33Ama okumanın getirdiği yükler de var.
19:36Mutlaka,
19:39Okumanın,
19:40İnsana yüklediği bir takım,
19:42Rütbelerin ağırlığı da vardır.
19:44Biliyor olmak mutsuzluktur.
19:46Ama kaçınılmaz.
19:48Başka çare yoktur.
19:49Sırf mutsuz olmayalım diye,
19:51Cahil kalmanın alemi yok.
19:52Yok.
19:52Bilmek lazım.
19:54İnsanoğlu,
19:55Yaratılış itibariyle,
19:56Bilmeye karşı hep açlık tavrı içindedir zaten.
19:59Doymaz.
20:00Bilmekten doymaz insanoğlu.
20:02Bunun da,
20:03Bilinen en somut yolu,
20:05Okumaktır.
20:07Fıtratta bu kadar şiddetli bir,
20:09İhtiyaç derci edildiği için,
20:11Allah-u Teala'nın,
20:13İkra diye konuşmaya başlamasının,
20:15Bin bir hikmetinden biri de budur zaten.
20:17İnsanı muhatap kabul ediyor.
20:19İnsanla konuşuyor,
20:20Ve ilk sözü,
20:21Oku.
20:22Demek ki,
20:23Okumakla Allah'la muhatap olabiliriz.
20:25Okumadan olmaz bu işin.
20:27Okumak şart.
20:28Oku,
20:29Peşinden usulü nasıl oku?
20:31Bismi Rabbikellezi halak.
20:32Halkıdan,
20:33Rabbinin adıyla,
20:35Onun namına,
20:36Oku.
20:36Diyor,
20:37Oku,
20:37Oku emrinden sonra nasılı bize gösteriyor.
20:41Kur'an-ı Kerim,
20:42Zaten oku.
20:43Kur'an kelimesi,
20:44Okunan demek.
20:45Kelime manası bu zaten.
20:47Yeryüzünde en çok okunan kitaptır.
20:49Günümüzde de böyledir.
20:50Evet.
20:51Bu bir mucize zaten.
20:53Yani,
20:53Günlük hayattaki okumalarımız,
20:55Uyurken okumalarımız,
20:57İbadet olsun diye okumalarımız,
20:59Araştırma olsun diye okumalarımız,
21:01Kur'an-ı Kerim temel.
21:03Her ne kadar okuma oranının düştüğü toplumlarda,
21:06Bile yine en çok okunan kitap,
21:07Kur'an-ı Kerim'dir.
21:09Okuma oranı gerilerse,
21:11Toplum okumaktan geri kalırsa,
21:14Ne olur?
21:14Ondan bahsediyorduk.
21:15Evet.
21:15Bundan en büyük yarayı konuşma alır.
21:20Diyalog,
21:20İletişim.
21:21Bu yaralanır,
21:23Kabalaşır,
21:24Bozulur,
21:25Çirkinleşir.
21:26Oysa,
21:27İnsanın bulunduğu her ortamda,
21:29Sevimli kalabilmesinin,
21:31Tek yolu konuşmaktır.
21:34Sözünü bilen kişinin,
21:36Yüzünü ağ ede bir söz.
21:38Sözü pişirip diyenin,
21:39İşini sağ ede bir söz.
21:42Söz ola kese savaşı,
21:44Söz ola bitire başı,
21:46Söz ola ağulu aşı,
21:48Balile yağ ede bir söz.
21:49Kişi bile söz demini,
21:51Demeye sözün kemini,
21:53Bu cihan cehennemini,
21:55Sekiz uçmağı ede bir söz.
21:57Diyor ya Yunus Emre.
21:57Evet.
21:58Varsa yoksa söz.
21:59Hep söylerim onu öğrencilerime,
22:01Çok güzel olabilirsiniz,
22:03Çok yakışıklı olabilirsiniz,
22:04Hep marka giyinebilirsiniz,
22:06Ama bütün bunların etkisi beş dakikadır.
22:08Hepsi beş dakika.
22:09Konuşmaya başladığınız zaman.
22:11Ondan sonra konuşma.
22:12Bulunduğunuz her ortamda,
22:14Ve her yaşınızın her devresinde,
22:16İtibar sahibi mi olmak istiyorsunuz?
22:18Güzel ve etkili konuşmalısınız.
22:20Bu sizi sevdirir.
22:22Bu sizi itibarlı kılar.
22:23Ve bunun da yolu,
22:25Petrolü,
22:26Yakıtı,
22:27Vitamini,
22:27Okumak.
22:29Allah-u Teala ne diyor?
22:31Rahman suresinde,
22:32Allamehul beyan.
22:33İnsana beyanı öğrettik.
22:35Beyan ne?
22:35Konuşma.
22:36Diyalog.
22:37Hitap.
22:37Bunun ise,
22:40Beslendiği kök,
22:41Biricik kök okumaktır.
22:43Okuyan insan konuşabilir.
22:45Okumayan insan da bu geriler kabalaşır,
22:48Bozulur.
22:48Günümüzde olduğu gibi,
22:50Dilimiz küflenir.
22:51Türkçe küflenir.
22:52Bin bir anlatım bozukluğu,
22:54Virüs gibi dilimize yerleşir.
22:56Bu halimizle işte anlaşmaya çalışırız.
22:58Peki bu,
23:00Yani okumama,
23:02Konuşmamızı,
23:03Ufkumuzu daraltıyor.
23:06Düşüncemizi de daraltır mı?
23:07Elbette.
23:08Elbette.
23:09Ufuklar geriye çekiliyor.
23:11Okumayınca,
23:12Okuma olmadığından,
23:13Hayal gücü bir kere kör alıyor.
23:16Teşekkür,
23:16Geriliyor.
23:18Aynen vitamin eksikliği gibidir.
23:19Yani şunun için sordum hocam.
23:22Allah-u Teala'nın,
23:23Kur'an-ı Kerim'de sıkça,
23:25Kullarını hatırlattı.
23:26Hala akletmez misiniz?
23:28Evet.
23:28Görmez misiniz?
23:29Evet.
23:30Akıl olmayınca neyle akledecek?
23:31Evet.
23:32İşte vitamindir diyorum ya,
23:33Okumayınca akıl büzülür.
23:35Vicdan köreler,
23:36Fikir geriler,
23:38Hele hele konuşma,
23:39İçler acısı bir hale gelir.
23:41Günümüzde olduğu gibi.
23:42Çok basit bir örnek.
23:43Evet.
23:43Türkçe'de,
23:44Evet anlamına gelen kaç sözümüz var?
23:47Evet deriz,
23:48He deriz,
23:49Hıhı deriz.
23:50Hay hay,
23:51Oldu,
23:52Tamam,
23:52Tabii ki,
23:53Elbette.
23:54Şu anda aklıma gelenler,
23:55Daha bir sürü var,
23:56Evet'imiz var.
23:57Bakın,
23:58Bu kadar evet'imiz varken,
23:59Hiçbirini kullanmıyor.
24:00Diyor ki,
24:01Aynen,
24:01Yanlış,
24:02Anlatım bozukluğu,
24:03Bozuk kelimedir bu.
24:04Aynen kelimesi,
24:06Evet'in yerini tutmaz.
24:08Aynen,
24:09Yani,
24:10Bazen yani'yi de evet yerinde kullanıyorlar.
24:12Hatta konuşuyorum,
24:13Konuşuyorum.
24:13Çünkü bizim bildiğimiz yani sözü açıklama zarfıdır.
24:17Yani dedikten sonra bir şey açıklarsınız.
24:19Açıklamamız lazım.
24:20Konuşuyorum konuşuyorum,
24:21Diyor ki yani.
24:22Ben de saf saf zannediyorum ki,
24:24Bir şey açıklayacak,
24:25Bekliyorum.
24:26Meğerse evet demek istemiş.
24:27Dilin bozulması,
24:29Dilin kokuşması bu işte.
24:31Ve bunun da temelinde okumamak vardır.
24:34Bu basit bir örnekle.
24:36Binlerce verebilirim.
24:37Şimdi şu programdan önceki yaptığımız programlara şöyle gidip bir dolaşsak.
24:43Aynen dediğim kaç tane vardır?
24:45Hemen merak ettim.
24:46Ben rastlamadım.
24:47Olsaydı şeylerden bir programdan sonra.
24:50Onun için çok dikkatli bir şekilde,
24:52Evet,
24:53Hayır diyeceğim.
24:54Hayır,
24:54Evet ile aynı anlama gelen bir sürü kelime var zaten.
24:57Yerine,
24:57Tonuna,
24:58Vaziyete göre istediğinizi kullanabilirsiniz.
25:00Evet.
25:00Ancak aynen sözü evet değil.
25:02Aynen benzetme edatıdır.
25:04Tıpkı demek.
25:05Aynısı,
25:06Benzeri demektir.
25:07Ama evet yerine kullanılamaz.
25:09Bir virüs gibi dilimize yerleşmiş.
25:11Aynen aynen.
25:14Uyarıyorum filan.
25:15Fakat uyarmakla olacak bir şey değil.
25:17Okumakla bu giderilir.
25:18Başka türlü olmaz.
25:21Şimdi birkaç sorum var hocam.
25:23Bundan tümü aynı soruyu da kapsıyor.
25:29Cehalet konforu diye mi hakikatten kaçıyoruz?
25:32Cehalet konforu diye mi?
25:34Okumak değiştirir diye mi?
25:35Erteliyoruz.
25:37Yani değişime mi hazır değiliz?
25:43Bir de şu bilmek yük, bilmemek mazeret mi oldu bize?
25:49Evet.
25:49Bir, cehaletin konforu vardır.
25:53Cahil kişi de akıl geridir.
25:56Hayal gücü tamamen sıfırdır.
25:59Bulunduğu tavla zarı kadar küçücük dünyasında mesuttur.
26:03O dünyayı aşmak çok sorumluluk gerektirir.
26:06Yeni bir aleme geçmek gerekir.
26:08Yani düşününüz ki siz ilkokula gittiğiniz ilk gün burada olduğunuz kadar rahat mıydınız yoksa çok tedirgin miydiniz?
26:15Çok tedirgin.
26:16Ve anneniz yanında.
26:17Değil mi?
26:17Annem bir ay geldi yanıma.
26:19Bir ay.
26:20Onsuz gidemiyordum.
26:21Ve ağlıyordum.
26:23Ve umuyordum ki annem artık gelmemeye başlayınca ben de gitmem artık.
26:27Neden?
26:27Çünkü bir şey öğreniyorum.
26:29Öğrenmek zordur.
26:30Ağırdır insanoğlu ondan kaçar.
26:32Bu bir refleks.
26:33Ancak ondan kaçınca nereye kaçar?
26:35Kendi karanlığına.
26:36Kendi cehaletine kaçar.
26:38Oradan kurtulmanın yolu buna katlanabilmek.
26:41Neler neler çekmiş büyüklerimiz ilim yolunda.
26:44Hatta Farabi miydi ya da bir başkası olabilir.
26:50Gidiyor medreseye.
26:53Medresede ne yapıyorsa bir ilerleme gösteremiyor.
26:56Hatta alay ediyorlar kendisiyle.
26:59Geri zekalı diye dışlıyorlar.
27:01Bir şey öğrenemiyor.
27:03Pek çok büyük dahide olduğu gibi.
27:05Edison da öyledir.
27:06İlki okuldan atılmış biliyor musunuz?
27:07Tabii tabii.
27:08İlki okuldan atılıyor Edison.
27:11Farabi ya da karıştırdığım kişi olabilir.
27:14Aslında çok büyük bir dahi.
27:16Fakat bulunduğu yer ona hitap etmiyor.
27:19Kendisi de sevmiyor.
27:20Artık ben okuyamam diyor.
27:22Ümidini kesiyor.
27:24Memleketine dönecek.
27:25Fakat dönerken normal ana yoldan değil de dağlardan tepelerden gidiyor.
27:30Çünkü yüksek İslam medeniyetidir.
27:32İlim baş tacıdır.
27:34İlmi beceremeyen toplum tarafından çok dışlanır.
27:38Adeta asker kaçağı gibi bir şey.
27:40Vatan hizmetinden kaçmış.
27:41Ne demek?
27:41Onun için şose yolları falan tercih ediyor.
27:46Uzunca yollar bir yerde bir akarsu kenarında yorulmuş uyuyor.
27:52Yani mola veriyor.
27:54Uyandığında gördüğü manzara su damla damla taşı delmiş.
27:59Yani bir yerden bir damla su deliyor ama kayayı delmiş.
28:02Malumdur.
28:03Çok da görülmüştür.
28:04Evet.
28:05Su damla damla.
28:06Yani su gibi latif yumuşak bir madde.
28:09Kaya gibi sert bir şey nasıl deler?
28:12Israr olursa deler.
28:14Orada bir ısrar var.
28:15Daima aynı noktaya vurmak var.
28:17Bunu görüyor ya.
28:19Yahu diyor su bile kayayı delmişse ben de bu kafayı delemez miyim?
28:23Okuyacağım diyor oradan geri dönüyor.
28:25O gördüğü manzara onu irşad ediyor.
28:27Geliyor diz çöküyor.
28:29Neye mal olursa olsun ben bunu kavrayacağım.
28:32Diyor o azimle işte çok ünlü bir düşünür oluyor.
28:35Büyük alimlerden biridir.
28:36Ben şu anda çıkaramadım.
28:38Zordur.
28:39Çilelidir.
28:40Kolay değil bu iş.
28:41Zaten dünyada kolay ne var ki?
28:43Kolay değildir.
28:44Ama zorluktan çekinen kendi küçücük, karanlık, dar dünyasında rahat yaşar.
28:51Daha doğrusu yaşayamaz.
28:52Varlığı ile yokluğu arasında fark yok.
28:54Yaşadığını zannediyor.
28:55Öldüğü zaman da deriz ki zaten olmamıştık.
28:58Evet.
28:58Gelir geçer.
29:00Yani Allah-u Teala hem nefislerinizde hem de dışınızda, kainatta size ayetlerimi göstereceğim buyurun.
29:08Evet.
29:09Evet.
29:09Bunları idrak edebilmek için de insanın düşünce yapısının güçlü olması lazım.
29:14Tabii.
29:15Ölçüp tartması için.
29:17Evet.
29:17Belki kendisi o lezzeti alacak.
29:20Sonra da o lezzeti diğer insanlara anlatabilmek için de güçlü bir hafızası olması lazım.
29:26Memle suresinde şimdi aklıma geldi.
29:30Meşhur olaydır.
29:31Hazreti Süleyman Aleyhisselam, Belkıs'ın tahtını kim getirebilir?
29:36Tahtını getirecekler.
29:37Muhtemelen çok yüksek bir uygarlıktı ve bizim idrakimizin kavradığı kadarıyla ışınlanma olayı oluyordu.
29:45Belkıs'ın tahtını taa Yemen'den Kudüs'e getirecek.
29:50Nasıl getirebilirsiniz?
29:51Herkes becerebilenler bir teklif sürüyor.
29:53Birisi diyor ki ben yarım günde getiririm.
29:56Mesafeleri kat ediyor adam.
29:57Birisi getiririm falan.
29:59Birisi dedi ki diyor ayet.
30:01Onu göz açıp kapağın kısa bir zamanda burada getirebilirim dedi ve getir diyor.
30:05Taht önlerinde hazır oldu.
30:07Ayette diyor ki çünkü katında kitaptan bir ilim vardı onun.
30:10Kitap ne demek?
30:11Okumak demek.
30:12Okumak böyle bir şeydir.
30:14O zaman talep ettiği için Allah-u Teala da onu karşılıksız bırakmıyor.
30:19Elbette.
30:20Yoksa evet İmam-ı Rabbani Hazretleri müridi ve muradı ifade ederken muradı olanlar vardır.
30:29Allah-u Teala'nın murad ettiği onları ilmiyle ilimlendirir, bilgilendirir.
30:35Ama bu milyonda birdir belki.
30:37İki milyonda birdir.
30:38Bize düşen iradeyi kullanma yani.
30:41Tabii elbette.
30:42Ve şu da var Allah-u Teala hak isminin tecellisiyle.
30:45Hak Allah-u Teala Cenab-ı Hak diyoruz değil mi?
30:48Allah'ın bir ismidir.
30:49O ismin tecellisiyle Allah-u Teala emeğe saygı gösterir.
30:52Kim olursa olsun emek varsa Allah karşılığını verir.
30:55Allah'ın düşmanı bile olsa verir.
30:57Nitekim günümüze görüyoruz.
30:59Çalışana Allah verir.
31:01Kim olursa olsun ama çalışmadan işte o daracık dünyasının konforundan fedakarlık etmeden Allah bana versin demek haşa.
31:10Haşa nevzubillah Allah'tan hizmet beklemektir bu imkansız.
31:14Bu olmaz.
31:15Zaman zaman İslam aleminin yediği teedip tokatları da bu yüzdendir işte.
31:20Sen Allah'ın düşmanı kadar gayret göstermiyorsun ki.
31:25Sende gayret yok.
31:27İsmi haktır.
31:28Çalışana verir.
31:30Yani bir insan batıl davasında da olsa.
31:32Tabii.
31:33Orada ortaya koyduğu gayretin mutlak surette karşılığını alır.
31:36Karşılığını görür.
31:37Ama hak davasında oturuyorsa tembel.
31:39Bir de hak olsa evet.
31:43Okumak vakit ister.
31:45Peki boşa geçen zaman ne ister?
31:48Boşa geçen zaman aynen yırtık bir cepten yere dökülen kuruşlar gibidir.
31:54Gitti gitti onlar.
31:55İstediğin kadar dön yollarda ara.
31:57Onları bulamazsın.
31:59Boşa geçen zaman tamamen sermayeyi ömürden boş yere akan zararımıza olan şeylerdir.
32:05Onlar zaten geri gelmez.
32:06Ama hala nefes alıyorken, kalp çalışıyorken, nabız atıyorken hala ihtimal imkan vardır.
32:14Onları telafi edebiliriz.
32:15Yoksa aynı zamanı geri getirmek imkansız.
32:19Hocam şimdi aklıma geldi.
32:21Kur'an-ı Kerim vahyedildiği zamanda sahabe efendilerimiz onları yazıyorlardı.
32:26İşte Ceylan derisi, kemiğin üzerine.
32:29Tahtaya filan.
32:30Tahtaya.
32:30Şimdi aradan zaman geçti ve Kur'an-ı Kerim musaf haline getirildi.
32:36Sonra da sahabe efendilerimiz, tabi'in, tebe-i tabi'in.
32:40Bunlar da hadisi şerifleri, mesela Ayşe annemizin ezbere,
32:44yani Ayşe annemizin rivayet ettiği hadisi şerifler,
32:47yani neredeyse iki yüz binleri filan okuduğumda gördüm.
32:53Seçilmiş olanları bin ya da iki bin yedi yüzdür.
32:56Yüzde yüz demiş.
32:58Onlara hiç şüphe yok.
32:59Evet.
32:59Hadis ilminin incelikleriyle o kadar hassasiyetle eliyorlar ki,
33:04bin yedi yüz ya da iki bin yedi yüz.
33:06Rakamı şaşırabilirim.
33:07Hiç şüphesiz.
33:08Allah Resulü dedi, ben duydum diye bize aktardıklarıdır.
33:11Sonra bunlar kaydediliyor.
33:13Evet.
33:15Kaydedilmesi demek, yani kitaplar çıktı ortaya.
33:19Ve ben öyle inanıyorum ki, yani bir sahabe efendimiz zihnine güvenemeyebilir.
33:25Onun için de onu...
33:26Hatta bazı hadislerde yanlış hatırlıyor olabilirim.
33:29Şöyle veya böyle dedi diye de kayıt düşür.
33:31Sahabeler böyle de diyorlar.
33:32Elbette yani, mesela Kur'an-ı Kerim'in en uzun ayeti makbuz ayetidir.
33:39Boş para alışverişlerde yazınız diyor.
33:41Kayıt altına alınız.
33:43Yani maddi geçici bir dünyadaki alışverişte bile yazınız diyorsa,
33:48Allah Resulü'nün ağzından dökülen kelamlar yazılmaz mı?
33:51Evet.
33:51Kayıt altına alınmaz mı?
33:53Zapt edilmez mi?
33:54Elbette edilmelidir.
33:56Kıymetli hocam, programımıza bir şiir arası daha vereceğiz.
34:01Lütfen efendim.
34:01Biz sizi biraz dinlendirelim.
34:04Ondan sonra da kitap okumamamızın sebeplerinden birisi de merakımızı mı kaybettik?
34:10O soruyla başlayacağız inşallah.
34:18Mekke, mükerrem şehir.
34:22Tüm şehirlerin başına taç.
34:25Tüm şehirler ona muhtaç.
34:29Anne şehir.
34:30Bir anne için inşa edilen ve bir anneyle ebedileşen şehir.
34:37İlk anne Hacer'di.
34:40İkincisi Amin'e.
34:43Aynı mahalli, aynı toprak üstünde iki oğul büyüdü.
34:48İki oğul yürüdü anne nazarlarıyla.
34:52İki oğul da anneye yakındı.
34:56Babaya uzak.
34:57Bir oğul.
34:59Bir oğula göre İbrahim demek, bırak demekti.
35:02Bir oğula göre Abdullah, toprak demekti.
35:07Mekke.
35:09Mekke, iki annenin hüzün ağıydı.
35:12Mekke, iki oğlun kumdayıydı.
35:18İki anne, iki oğul, iki tepe.
35:22Safa ve Merve.
35:24Bu tepeler iki anne gördü.
35:28Biri su bulmak için uzaklaştı oğlundan.
35:32Diğeri süt bulsun diye oğluyla arasına mesafe koydu.
35:40Bir oğlun ayağını vurduğu yerden rahmet fışkırdı.
35:45Diğer oğul, alemlere rahmet bir süt ırmağı oldu.
35:50Hacer taş demekse eğer,
35:54Kabe'nin temelleri gibi cennet taşıdır.
35:59Hacer-ül Esvet gibidir.
36:02Hacer bir taş demekse eğer,
36:06İsmail'in taşıdır.
36:08Hicri İsmail'dir.
36:12Hacer ve İsmail iç içedir.
36:16Eşe ve babaya uzak.
36:18Baba, makamı İbrahim gibi dışarıda kalmıştır.
36:23Amine gözyaşı demekse ki öyledir.
36:27Ebvadan bakar Medine'ye.
36:30Ebvadan hem eşe,
36:32Hem güneşe bakar.
36:34İsmail aleyhisselam anneye yakın, babaya uzak medfundur.
36:42Resulullah ise babaya yakın, anneye uzak medfundur.
36:48Mekke, anne şehir.
36:53Anaların ve oğulların şehri.
37:02Okumayan bir kalp başkasının hakkını nasıl gözetebilir?
37:09Zaten, yani okumamak, yani cahil kalmak,
37:14Yeryüzünde lüzumsuz, gereksiz olmaktır.
37:16Böyle birini tahayyül edemiyorum bile, etsem bile,
37:21Atmosferde aldığı nefes, oksijen israftır bir kere.
37:25Yeryüzüne bastığı şeye yazık olur.
37:27Yeryüzüne yazık olur.
37:28Tamamen gereksizdir.
37:30Öldüğü zaman da hiç olmamıştık ki zaten deriz.
37:33Bir gölge bile değildir.
37:35İnsanı var eden, insanı kainat içinde mevcut olma hakkını insana bahşeden şey okumak.
37:44Okuduğu zaman yanlış ya da doğru ayrı mesele ama söyleyecek sözü vardır.
37:49İddiası vardır, davası vardır okuyan adamın.
37:52Okumayan adam, Allah-u Teala'nın insan yaratmış olmak gibi kıymetli bir cevheri tamamen boşa harcaması demek.
37:59Yani kaşıkçı elmasını nasılsa ele geçirmiş bir zır delinin sokakta çocuklarla o elmasla bilye oynaması gibi bir şey.
38:09İnsanlığını o derece heder eder okumayan adam.
38:12Evet.
38:12Maalesef böyledir.
38:14Şimdi şu ana kadar programımızın başından beri eksiklerimizi ifade ettik.
38:20Şimdi bir anne baba olarak size şunu sormuş olsak.
38:24Yani evet biz bazı şeyleri kaçırdık ama çocuklarımız var.
38:28Eğer gelecekle ilgili bir değişim, dünya bir değişim yaşayacaksa çocuklarımız ve özellikle torunlarımızın bu değişime hazırlatılması gerekli.
38:39Şu anki bulundukları durum, ilimleri, bilgileri yani yeterli değil.
38:49Onun için de çok seri, hızlı bir şekilde çocuklarımızı kitapla buluşturmamız lazım.
38:55Ne tavsiyeleriniz olur?
38:57Efendim bu bize anlar benim en büyük derdim değil.
39:02Çocuklarıma okuma zevkini nasıl açılar?
39:04Okumak nasıl bir zevk haline gelir?
39:06Yani dünyanın en zor işi hatta imkansız gibi.
39:08Oyunu bırak gel kitap oku.
39:10Çocuğa bu denir mi yani?
39:11Değil mi?
39:12Oyunu bırak kitap oku.
39:14Ve gence de kulaklıkları, tuşları, ekranları bırak otur kitap oku demek.
39:18Abes.
39:19Bu imkansız.
39:20Kitap onlardan daha cazip hale gelecek ki okusun.
39:24Peki nasıl cazip hale getiririz?
39:26Bunun yoluna çok düşündüm, uğraştım.
39:30Zaman zaman bir takım kıytırık etkinlikler olur.
39:32Efendim okuma haftası.
39:34Okuma zevkini aşılayalım da o zevki sen bulmadın ki nasıl aşılayacaksın?
39:38O zevki ne?
39:40O zevki bir kere bulmak lazım.
39:41Şunu bilmeli.
39:42Özellikle dinleyicilerimize, izleyicilerimize sesleniyorum.
39:45Kitap okumanın ilk zamanları sıkıntılıdır.
39:48Biraz inat lazım.
39:49Onun bir tiryakilik haline getirildiği noktaya kadar o sıkıntıya katlansınlar.
39:55Ama tiryakilik haline geldiği zaman görecekler ki hiçbir şey kitabın yerini tutmuyor.
40:01Ve kitap okumadan bazı günler çok maşgul oluyoruz.
40:04Koşuşturma var.
40:05Kitap okumadan geçmiş bir 24 saati boşa yaşanmış gün olarak görecekler.
40:11Öyle mi?
40:11Tabii.
40:12Tabii.
40:12Okumaksızın olur mu?
40:13Şimdi çocuğa nasıl kitap okutacağız?
40:16Nasıl kitabı sevecek?
40:17Evet.
40:18Şöyle.
40:20Kendi çocukluğumda şöyle bir olay var.
40:23Bendeniz küçük çocukken, rahmetli annem mahalledeki hanımları toplar her gün saat 10'da.
40:31Ben onlara çalı kuşunu okuyorum.
40:33Okuma yazımı bilen tek ben çünkü.
40:3511-12, 10 yaşlarındayım.
40:37Çalı kuşunu okuyorum.
40:38O kadınlar etrafımıza ağlıyorlar.
40:39Ağlaya sızlaya beni dinliyorlar.
40:41Yazıklı bir roman ya.
40:44Başka zaman çocuk sayılıyorum.
40:47Binlerce çocuktan biri, herhangi biriyim ama kitap okuduğum zaman herkesin gözü bende.
40:52Öyle gururum okşanıyordu ki anlatamam.
40:54Ve ben istediğim yerde kapatıyorum.
40:57Arkası yarın hadi bakalım.
40:58Hatta biraz da sadistim.
41:00En heyecanlı yerinde.
41:01Diyordum ki bitti.
41:02Hadi kalanı yarın okuyacağız.
41:04Onlar bana yalvarıyorlar, yakarıyorlar.
41:06Hayır yarın efendim.
41:07Düşünüyordum ki kitap dışında ben hiç adam yerine konulmayan bir nesne.
41:13Binlerce çocuktan biri ama kitap okuduğum zaman ciddiye alınıyorum.
41:16Büyük adam muamelesi görüyorum.
41:18Hatta bana yalvarılıyor.
41:20Bunun zevkine varmıştım.
41:23Şu noktaya geliyorum.
41:24Çocuklarımıza kitap okumanın zevki şöyle aşılanır.
41:28Çocuğa kitap okutun.
41:30Okuduğunu dinleyin ve ne kadar etkilenmiş olduğunuzu gösterin.
41:34Ve belki ezbere de biliyor olsanız.
41:36O çocuğun okuduğundan siz çok etkilenmişsiniz.
41:39Bunu çocuğa gösterin.
41:40İnanın bu zevki hiçbir yerde bulamayacak ve vazgeçmeyecektir.
41:43Anne babalar çocuklarına kitap okutsunlar.
41:46Ciddi ciddi dinlesinler.
41:48Ne kadar etkilenmiş olduğunu göstersinler.
41:51Ve o okuduklarını oturup tartışsınlar çocukla.
41:54Hatta çocuğa şurayı bir daha okut anlayamadım.
41:56Desinler.
41:57Çocuk bu şekilde kitap okumakta gördüğü zevki başka hiçbir şey de bulamayacaktır.
42:03Nitekim başta çocuklarımız olmak üzere gençliğimizle tuşlar, ekranlar ve kulaklıklar arasında hapsolmuş bir dünyada yaşıyorlar.
42:11Bunları buradan kurtarmak lazım.
42:12Başka zevklerin de varlığından haberdar etmek lazım.
42:16Bazen görüyorum.
42:18İşte tabi gençlik romantik çağdır.
42:21Diyor ki aramızda bir elektriklenme oldu.
42:24Pozitif bir enerji aldım.
42:25Ne ruhsuz mekanik kelimeler bunlar.
42:28Niçin?
42:28Çünkü okumamış haberi yok.
42:30Dese ki göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzümahım.
42:34Kurbanın olan var mı benim bunda günahım dese ne zararı var?
42:39Ne pozitif enerjisi, ne elektriği, sen atilyede misin yahu?
42:44Çünkü okumamış bilmiyor.
42:46Daracık bir dünyada yaşıyor.
42:48Dijital, sanal, gerçekte olmayan bir dünyayı gerçek dünya gibi kabul etmek zorunda bırakılmıştır bizim gençlerimiz ve çocuklarımız.
42:58Bir de hocam okumayan toplumda adalet.
43:06Okumuyor, bir şey bilmiyor ki.
43:07Bilmiyor ki neyin, ne zulmün ne olduğunu bilir, ne adaletin ne olduğunu bilir.
43:11Belki fıtrattan kendisine yerleştirilmiş, vicdan dediğimiz o şeyde bir kıpırtık almışsa bilir arayışçına, o zaman okumaya başlar.
43:20Arayışçına girer.
43:21Hakkı bulabilmek için.
43:22Evet.
43:22Hocam vicdan dediğinizde mesela günümüzde insanlığın geldiği noktaya bakıyorsunuz.
43:30Yani Belhüm Adal-i Sevi'yle, istazübillah, hayvandan daha aşağılık bir nokta.
43:37Haşa, hayvandan haşa yani.
43:40Hayvan masumdur ona göre.
43:41Şimdi ve çocuklar üzerinde uyguladıkları şey aradan yıllar geçmiş, on yıllar geçmiş, şimdi ortaya çıkıyor ve o insanlar hala hayatta.
43:56Evet.
43:57Yani hiç mi vicdanları bir baskı yapmadı?
44:03Yani normal şartlarda hiç kimse bunu bilmese de hani Reis Bey, Necif Hazreti Sekürey'in Reis Bey senaryosunda olduğu gibi
44:12bir insanın vicdanı bile o insanı öldürür yani.
44:16Doğru.
44:16Ama nasıl bir çağda yaşıyorsak hani etimle, kemiğimle bu çağdan teksindim der ya şair.
44:24Doğrudur, doğrudur.
44:26Yani vicdan, bugün vicdan da artık biz anlamı imal ediyoruz.
44:30Efendim vicdan, yaratılıştan her insana verilmiş bir cevher.
44:33Ancak çok rahat bozulabilen, çok rahat buhar olabilen bir şeydir.
44:38Onu sağlam tutabilmek hatta geliştirmek inançla mümkündür.
44:42Vicdanın muhafazası imanla mümkündür.
44:45Yoksa Allah'ın temelde yani söz yeri gelmiş diye söylüyorum uygun mu?
44:50Avans olarak verdiği şey çok çabuk gider.
44:52Evet.
44:53O vicdanı muhafaza edebilmek için yüz bin aşkını, yüz bini aşkın elçi göndermiş.
44:59Yani her şey vicdanla olsaydı peygamberlere, dine, kitaba ne gerek vardı?
45:04Tabii.
45:05Vicdan onun ham maddesi.
45:07Onu işlemek, geliştirmek.
45:08Yani onu işlemek, harekete geçirmek.
45:10Tabii.
45:10Eğer iman yok ise o vicdan çok çabuk buharlaşır gider.
45:14Kıymetli hocam kitabı okuyorum.
45:17Mesela sizin divanınız diyelim.
45:19Tabii şimdi şiir olduğu için bundan bir lezzet alıyor insan.
45:22Ama bir didaktik bir kitap olmuş olsun, öğretici.
45:28Kitabın sonuna kadar geliyorum.
45:30Sonra diyorum ki aklımda ne kaldı hiçbir şey.
45:33Evet.
45:35Şimdi bu doğru bir şey midir?
45:37Yani aklımda bir şey kalmadı.
45:39Zaten kalmaz.
45:40O kadar kitabı ben nasıl hatırlayayım?
45:41Özberlemem lazım.
45:42Elbet.
45:43Şimdi bu da kitaptan uzaklaştırıyor insanı.
45:46Doğru.
45:46Doğru.
45:47Bizi günümüzde her önüne gelen kitap yazıyor.
45:50Günümüzde bir kitap enflasyonu var.
45:54Evet.
45:55Çok fazla kitap var.
45:57Kitabın kıymetli olduğu dönemlerde siz okurdunuz bana verirdiniz ödünç.
46:02Ben okurdum size verirdim.
46:04Kitap bulunmuyordu çünkü.
46:05Evet.
46:05Ancak bu kitaplar hakikaten dünya klasikleriydi.
46:08Kolay değildi bunlar.
46:10Ama günümüzde tabii bir sürü sebebi var.
46:12Zannediyorum sadece bizim ülkemize mahsustur.
46:17Kitapçılarda filanca dersin yardımcı kitabı ya da soru bankası Shakespeare'den fazla satar.
46:24Mevlana'dan fazla.
46:25Gençler Mevlana'yı bilsen olacak.
46:27Önemli olan testte başarılı olmalı.
46:29Maalesef günümüzde eğitim sistemimiz gençleri okumamaya yönlendiriyor.
46:33O sınavdan o sınava.
46:35O dershaneden, kurstan, o kursa gide gide öğrencilerin vakti yok ki oturup kitap okusunlar.
46:41Gençlerin vaktinden o kadar çalıyoruz ki bir de diyoruz oturun okuyun.
46:46Yer mi bıraktık?
46:47Böyle bir durum var yani günümüzde.
46:49Değerli hocam Allah-u Teala Kur'an-ı Kerim'de buyuruyor ki eğer siz bildiklerinizde amel ederseniz Allah size bilmediklerinizi öğretir.
46:57Elbette.
46:57Elbette.
47:00Yani buradaki bilmediklerimiz hikmet, nazarındaki bilmediklerimiz bilmez.
47:05O da var, hikmet de var, ilham da var.
47:07Ayrıca bilmediklerinizi öğrenebilecek bir tevfik, bir başarı size nasip eder.
47:12Mesela önceden, mesela 13-14. yılda Anadolu'daki bütün medreselerde okuyacağınız bir şey kalmayınca Şam'a giderdiniz.
47:20Evet.
47:20Orada yüksek dans.
47:22Orayı devirdikten sonra Mısır'a giderdiniz.
47:24Orada doktora.
47:25Mevlana Celaludin Rumi'nin gezdiği yerler.
47:27Oralarda okumuş.
47:28Allah nasip eder oralara da gidersin.
47:30Bu anlamda var.
47:31Ayrıca tepeden inme.
47:32Kalbinize düşülecek şekilde ilahi hikmetler, sırlar da açılabilir.
47:36Açılabilir.
47:37O şeydeki gibi, Berkız'ın tahtindeki gibi.
47:39Evet.
47:40Kendisine kitaptan bir nasip verilen de olabilir.
47:44Muhterem Hocam, şimdi bugünkü programın son şiirini takdim edeceğim.
47:48Sonra yine...
47:49Lütfen efendim.
47:49son bölümümüze geçmiş olacağız.
47:52Müsaadenizle.
48:01Gönül Hun oldu şevkinden, boyandım ya Resulallah.
48:16Ezel bezminde dinmez bir figandım ya Resulallah.
48:23Cemalinle ferahnâk et ki, yandım ya Resulallah.
48:32Yanan kalbe devasın sen, bulunmaz bir şifasın sen.
48:39Muazzam bir sehasın sen, dilersen Rûnümâsın sen, Habib-i Kibriyâsın sen, Muhammed Mustafa'sın sen.
48:56Cemalinle ferahnâk et ki, yandım ya Resulallah.
49:04Gül açmaz, çağlayan akmaz, ilahi nurun olmazsa, söner alem, nefes kalmaz, felek manzurun olmazsa,
49:21firak ağlar, visal ağlar, ezel mesturun olmazsa,
49:30Cemalinle ferahnâk et ki, yandım ya Resulallah.
49:38Erir canlar, o gül buyur evan bahşın nevasından.
49:46Güneş titrer, yanar didarının bak ihtirasından.
49:53Perişan bir niyaz inler, hayatın müntehasından.
49:58Cemalinle ferahnâk et ki, yandım ya Resulallah.
50:06Susuz kalsam, yanan çöllerde can versem elem duymam.
50:15Yanar dağlar, yanar bağrımda, ummanlardan nem duymam.
50:22Alevler yağsa göklerden, ve ben messeylesem duymam.
50:30Cemalinle ferahnâk et ki, yandım ya Resulallah.
50:37Ne devlettir yumup aşkınla göz rahında can vermek.
50:45Nasip olmaz mı sultanım, haremgâhında can vermek.
50:51Sönerken gözlerim asan olur.
50:55Ağhında can vermek, cemalinle ferahnâk et ki, yandım ya Resulallah.
51:06Boyum büktüm, perişanım, bu derdin sende tedbiri.
51:14Lebim kavruldu ateşten, döner payinde tezkiri.
51:21Neden gönlün murad eylerse taltif eyle kıtmiri.
51:27Cemalinle ferahnâk et ki, yandım ya Resulallah.
51:34Salatü ve selam Resulü Kibriye aleyhissalatü ve selam Efendimiz'e.
51:39Amin.
51:40Âl ve ashabının üzerine olsun.
51:42Diyamandî dede, Yaman dede.
51:44Allah-u Teala rahmet eylesin.
51:47Kabrini nur makamını yüce eylesin.
51:52Şöyle duydum kıymetli hocam.
51:54Müderrislik yaptığı zamanlarda.
51:56Böyle dersi de kaynatmak isteyen tabi talebelerde o şey özellik var.
52:01Vardır evet.
52:02Müderrisin, hocanın, öğretmenin de hassas olduğu bir konu varsa eğer,
52:07o konuya getirir meseleyi.
52:10Ve ders böyle kaynar.
52:11Dikkatı dağıtmak için.
52:13Bu çok tatlı bir şey, kaynama.
52:15Onlar Resulullah aleyhissalatü ve selam Efendimiz'i konu ederlermiş.
52:20Dersmez kalmazmış.
52:21Dersmez kalmazmış.
52:22Evet.
52:22Darmadağın olurmuş.
52:24Yaman dede ağlamaktan.
52:26Bir de şey, dizlerinin feri gidermiş yani.
52:28Evet.
52:29Çökermiş.
52:30Evet.
52:31Evet sen her canda canansın ya Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem.
52:41Bugün okumak üzerine önce şeyden Nurdağan'dan Alak suresinden başladık kıymetli hocam.
52:47yani kendisini geliştirmiş olan bir insanın Allah-u Teala'nın ayetlerinin anlama, ufku diğer insanlara göre de farklı olacak.
52:57Tabii, tabii.
52:58Yani.
52:58Zaten Kur'an mucizesi o.
53:00Bir anda yüzyıllara ve bütün insanlara hitap ediyor.
53:04Dört yaşındaki çocuk da bir şeyler anlıyor, imama azam da bir şeyler anlıyor.
53:08Evet.
53:08Ama her birinin anlayış tabakası elbette farklıdır.
53:11Yani bu şeyde de öyle.
53:12Yani cennette de yani cennete giren her insan aynı tadı almayacaktır.
53:17Evet.
53:17O zaman hem bu dünyada hem ahirette gerçek manada lezzet alabilmemiz için hem kalbimizi hem aklımızı kuvvetlendirmemiz, güçlendirmemiz lazım.
53:27Evet.
53:28İnşallah kitaplarla aramızı iyileştirelim.
53:34Mesela genç kardeşlerime şunu diyebilirim, onu ben yapmıştım.
53:38Aldığım kitabı okuyordum, bitirdiğim zaman da bittiği tarihi yazıyordum son sayfaya.
53:44Sonra onu ciltliyordum.
53:45Evet.
53:45Bu ilk zamandaki sıkıntıya ne olur biraz katlansınlar.
53:48Evet.
53:49Biraz esniye esniye okuyacaklar biliyorum.
53:51Hatta bırakacaklar, vazgeçemeyip tekrar dönecekler.
53:54O kitap bitmeli çünkü.
53:56Biraz irade göstersinler.
53:57Yani önce anlamayı düşünmeyin değil mi hocam?
54:00Tabii, tabii.
54:00Okumayı.
54:01Tiryakilik haline gelince, tiryakilik haline geldi mi yalvarsan artık bırakmazsın.
54:06Evet.
54:07İnşallah birbirimize dua edelim sevgili izleyiciler.
54:11Allah-u Teala esmasını da anlayabilecek bir idrak bize lütfen.
54:16Amin.
54:17Gönül soframızda bugün okuma üzerine kıymetli hocamın görüşlerini aldık.
54:23Van 100. Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doktor Ömer Demirbağ.
54:31Hocam gönül soframızdaydı ve birlikteliğimiz devam edecek inşallah.
54:37Yeni gönül sofraları kuracağız ve sizleri buyur edeceğiz.
54:41Bugün hem sevgili peygamber efendimizin ben söylemeyi unuttum.
54:47Yani hem Yaman Dede'nin şiiri onun yanında sunmuş olduğum şiirler.
54:54Allah-u Teala'ya nasip buyurursa belki bir sonraki programda mesela Hazreti Ömer'in efendimize bir seslenişi var.
55:01Evet.
55:01Onu da sizlerle paylaşacağız inşallah.
55:04Efendim bir sonraki Gönül sofrası programında buluşma ümit ve duasıyla Ülke TV ailesini, Gönül sofrası misafirlerimizi, müdavimlerimizi hürmetle, muhabbetle selamlıyor.
55:23Sizleri Allah-u Teala'ya emanet ediyoruz efendim.
55:26Hoşçakalın.
55:47Vakıf katılım Gönül sofrasını sundu.
Yorumlar