Skip to playerSkip to main content
  • 2 days ago
Bakara 19–24’te Kur’an, vahyin karşısındaki kararsız insan tipini anlatır: Hakikatin ışığını görünce yürür, zorlayıcı tarafıyla karşılaşınca geri çekilir. Ardından bütün insanlığa açık bir çağrı gelir: Sizi yaratan, yeryüzünü yaşanır kılan ve rızık veren Rabbinize kulluk edin; O’na ortak koşmayın. Kur’an’ın Allah’tan geldiğinden şüphe edenlere ise açık bir meydan okuma yapılır: Eğer iddianızda samimiyseniz, onun benzeri tek bir sure getirin. Getiremeyecekseniz, bu sözün ilahî olduğunu kabul edin.

Bakara 19-24 tefsir, Kur’an meydan okuması, münafık benzetmesi, Rabbinize kulluk edin, Kur’an mucizesi

Category

📚
Learning
Transcript
02:29İkinci örneğe gelmiştik.
02:33Bu ikinci misalde de Allah yağmurdan söz eder.
02:37Yağmur Kur'an'a benzetilmiştir.
02:42Nasıl ki yağmur ölü arazi dirilten bir rahmet kaynağıysa, Kur'an'da ölü kalpleri, hasta ruhları diriltmek için gelmiş bir rahmet
02:56kaynağıdır.
02:58Misaldeki karanlık, gök gürlemesi ve şimşek ise bu vahiy ile ilgi kurma yolunda, yani bu vahiyden istifade etme yolunda, yani
03:11kulluk yolunda, İslam'ı yaşama yolunda insanın önünü kesen engeller demektir.
03:19İslam'ı yaşamaya çalışırken, İslam düşmanlarının ortaya koyduğu tehlike ve güçlükleri temsil eder.
03:27İşte bu münafıklar, ortalık biraz yatıştığı zaman, işler iyi gittiği ve tehlikeler söz konusu olmadığı zaman, İslam'ı yaşamaya koyulurlar.
03:39Ama kulluklarının önünü bir takım tehlikeler kestiği zaman, önlerine bir takım engel bulutları çıktığı zaman da, mesela tayinlerinin çıkarılması gibi,
03:53soruşturma-koğuşturma gibi, 163. madde gibi, işte o zaman da kala kalırlar.
04:03Allah'ın kendilerinden beklediği kullukları terk ediverirler.
04:07Yani bunlar, kalben tamamen kafir değillerse de, İslam'ı ancak kendilerini tehlikeye sokmayacak boyutta uygulayan insanlardır.
04:19Veya bir başka yaklaşımla, buradaki karanlık, yıldırım ve şimşek, adamların ön yargılarına ve beklentilerine ters düşen ayetlerdir.
04:32Adamlar, ön yargılarına ters düşen emirlerle karşı karşıya geldikleri zaman, şaşkınlık içinde kala kalırlar.
04:40Mesela cihada çağrıldıkları zaman, veya Allah yolunda mal ve canı fedaya çağrıldıkları zaman, donak alırlar.
04:51Veya namaz, tamam kılalım da, bu tesettür de ne olacak yani, derler.
04:58Bu şartlarda yani, çok zor bu iş, bu devirde olmaz bunlar derler.
05:04İşlerine gelen konularda yürürler, ama işlerine gelmeyen konularda kala kalırlar.
05:12Yine, Kur'an'da yıldırım gibi bazı tehditler, bazı vaatler vardır.
05:20Kur'an-ı Kerim'de, şimşek gibi parlak hüccetler, deliller vardır.
05:25İşte bu adamlar, Kur'an'ı dinlerken, sanki yıldırımlara, şimşeklere tutulmuş insanlar gibi, bunları duymamak için, mesela ahireti duymamak için,
05:38ölüm korkusundan elleriyle kulaklarını tıkarlar.
05:42Geçenlerde on dakika kadar cehenneme anlattım, oradakilerden birisi o kadar sıkıldı ki, çatladı, patladı sanki.
05:50Yeter yahu be dedi, başka konu bilmez misin sen?
05:55Yani, Kur'an'ın hüccetleri, yıldırım gibi ayetleri ortaya kondukça, adamlar bunların ortaya konmasına dayanamıyorlar, bunları duymaya tahammül edemiyorlar.
06:10Bakın, Tevbe suresinde bu tür insanlar için Rabbimiz, bir ayeti kerimesinde şöyle buyuruyordu.
06:16Lev yecidûne melce'en, ev mağarâtin, ev muddâhalen, levellew ileyhi ve hum yecmehûn.
06:25Eğer, korunmak için, sığınmak için bir yer, yahut mağaralar, ya da sokulacak bir delik bulabilselerdi, hemen oraya doğru yönelip koşarlardı
06:38buyurulur.
06:41Veya, İslam'ın izzetinden onlara bir pay, bir nasip, bir paye düşünce, miras gibi, ganimet gibi, Müslüman kadınlarla evlenme gibi,
06:53buna güvenip yürürler.
06:55Ama, istemedikleri, hoşlanmadıkları bir şeyle karşılaşınca da, dona kalırlar.
07:02İşte, ayeti kerimede, anlatılan budur deniyor.
07:07Bir de bu ayet, onların kıyamet günkü durumlarını anlatır da denmiş.
07:13İşte, kimilerinin nuru, fersahlarca mesafeyi aydınlatır, Medine'den Aden'e kadar.
07:21Kimilerinin ki, ancak ayaklarının önünü aydınlatır.
07:25Kimilerinin ışığı, hepten sönmüştür.
07:29Kimilerinin ki de, işte bazen yanar, bazen söner, burada anlatılan münafıkların ki gibi.
07:35Yani, bu adamlar, aslında karanlık içindeler de, kendi kendilerine, kendi karanlık dünyalarının ışığıyla yürüdüklerini zannediyorlar.
07:46Böylece anlıyoruz ki, münafıklar iki kısımdır.
07:51Birincisi, önceki ayette anlatılan, kalben kafir olup, çıkarları sebebiyle Müslüman görünmeye çalışan insanlar.
08:00İkincisi ise, bu sonraki ayette anlatılan, kalpleri tamamen kafir olmasa da,
08:08İslam'ı ancak kendilerini tehlikeye sokmayacak boyutta uygulayan,
08:13ve herhangi bir tehlike anında, veya hoşlarına gitmeyen, nefislerine ağır gelen konularda, donakalan insanlar.
08:22Nitekim, Allah'ın Resulü Bukhari'deki bir hadislerinde, bu hususu bakın şöyle anlatıyor.
08:52Buyurur ki bakın Peygamberimiz,
08:54Üç şey vardır ki, bunlar her kinde bulunursa, o halis münafıktır.
09:01Katışıksız, saf münafıktır.
09:03Ama kimde de bunlardan bir tanesi bulunursa, onu terk edinceye kadar o kişide nifak alameti var demektir.
09:12Bunlar şunlardır.
09:13İzâ haddefe kezebe, konuştuğu zaman yalan söyler.
09:19Ve izâ va'de ahlefe, va'dettiği zaman va'dinden döner.
09:25Ve izâ tümine hâne, kendisine emanet edildiği zaman emanete ihanet eder.
09:33İşte, Bakara suresinin bu bölümünde, böylece Rabbimiz, bir önceki bölümde anlattığı münafıklara,
09:43مثeluhum diyerek, iki tane misal verdi, iki tane örnek tablo sundu.
09:49Böylece bize bu münafıkları da tanıttıktan sonra, bakın Rabbimiz şöyle buyuruyor.
10:18Zaten Kur'an'ın geliş gayesi buydu.
10:21Kur'an ne muttaki anlatmak için, ne kafiri, ne de münafığı anlatmak için gelmemişti.
10:29Mesele bunlar değildi.
10:31Mesele bana beni anlatmaktı.
10:34Bir Müslüman olarak benim Rabbime kulluğumu anlatmaktı.
10:39Rabbime kul olmam gerektiğini anlatmaktı.
10:42Ama bu konuda, önce kitabın kriter olduğunu ortaya koydu Rabbimiz.
10:48Yani kulluk konusunda, iman konusunda, kitabın elek olduğunu ortaya koydu.
10:55Bu kitap eleğinden geçen insanların, kimilerinin bozuk düzen olduğunu anlattı.
11:01Yani bu kriterle kimilerinin beş para etmediği açığa çıktı.
11:05Sanki sarrafın elindeki mihent taşından geçenlerden kimilerinin bozuk ve boşluğu ortaya çıkıyordu ya,
11:14işte sanki kitap da böyle.
11:17Sanki kitap, insanların Allah'a giderken böyle uğramak zorunda oldukları mihent taşıydı.
11:24Ondan geçerken insanların, kimilerinin kulluklarının sahte olduğu açığa çıkıyor.
11:31Kimilerinin de gerçek olduğu, doğru olduğu açığa çıkıyordu.
11:36Burada da Cenab-ı Hak önce müttakilleri anlattı.
11:41İşte beş ayetiyle bakaranın başında Rabbimiz önce müttakilleri anlattı.
11:46Sonra iki ayetiyle kafirleri anlattı.
11:50Sonra da bu ikisi arasında gelgit halinde olanları anlattıktan sonra,
11:55bakın diyor ki Rabbimiz,
11:57Ya eyyuhennas!
12:00Ey insan!
12:01Çoğul bir kelime, nas.
12:04İnsanın çoğuludur.
12:06Hiç kimseyi ayırmadan Rabbimiz burada bakın bir davette bulunuyor.
12:11Adem ve Havva'dan meydana gelen tüm insanlığa bir davetiye.
12:17İnsan çoğul bir kelime ama beni anlatıyor, seni anlatıyor.
12:22Öyleyse kitabın muhatabı sensin.
12:26Ey insan!
12:27Sen Rabbine kul ol.
12:29Rabbınıza kul olun.
12:32Yani boynunuzda taşıdığın ipin ucunu yalnız bana verin diyor Allah.
12:37Garip bir şey.
12:38Yani aklımızın ermesi de gerekmiyor.
12:42Acaba Allah niye hem böyle bizi kul olmaya müsait yaratmış,
12:47boynumuzda bir iple yaratmış,
12:49hem de verin o ipin ucunu bana diyor.
12:54Yani kendisi alıverseydi ya onun ucunu,
12:57ya da melek gibi boynundaki ipin ucunu başkalarına veremeyecek içinde yaratsaydı olmaz mıydı?
13:05Yok!
13:06Öyle istememiş Rabbimiz.
13:08Murad-ı İlahi öyle değil.
13:11Allah herkesi Müslüman olmaya müsait yaratmış,
13:15herkesi boynunda bir iple getirmiş dünyaya,
13:19yani insan boynundaki ipin ucunu Allah'a vermeyip kendi elinde tutsa,
13:25yine Allah'ın kuludur.
13:26insan boynunda doğuştan getirdiği kulluk ipin ucunu kendi elinde tutsa da,
13:33topluma, çevresine, ailesine, ya da işte ateşe, yıldıza, ya da şeytana, putlara, idarecilere verse de,
13:43yani bunlara tapınsa da insan,
13:45tarih bize gösteriyor ki insan mutlaka tapınmaya hazır yaratılmıştır.
13:51Yani tapacaktır mecburen bir şeylere o.
13:54ondan sonra diyor ki bakın Rabbimiz kulum, seni ben yarattım.
13:59Seni kulluğa müsait yarattım.
14:02Boynunda bir iple dünyaya getirdim.
14:04Öyleyse boynundaki o ipin ucunu bana ver.
14:09E ya Rabbi sen bunu baştan tutuverseydin ya,
14:13bizi bu konuda serbest bırakmasaydın,
14:16boynumuzdaki ipin ucunu melek gibi, sema gibi, arz gibi, taş toprak gibi,
14:22işte hayvanlar, bitkiler gibi doğuştan eline alıp da bizi bu konuda serbest bırakmasaydın olmaz mıydı?
14:30Yani bizim bu irademiz nolaydı ki ya Rabbi?
14:34Şeytan nolaydı ki yani?
14:36Niye yarattın şeytanı?
14:38Şeytan ve dostları ne olacaktı ya Rabbi?
14:41Niye yarattın bunları?
14:43Niye izin verdin?
14:44Diyemiyoruz.
14:46Çünkü Mevla o bölümü dememiş.
14:49Sadece diyor ki Rabbimiz sizi ben yarattım,
14:54boynunuzdaki ipin ucunu bana verin.
14:57Şöyle bir örnek veriyoruz.
14:59Ömrümde hiç araba görmemiş bir adamı herhangi bir araba fabrikasının kabinine yerleştirsek,
15:08mesela Audi fabrikasının kabinine yerleştirsek,
15:12adama desek ki bak kardeş buradan çıkmak yok.
15:17Şuradan yemeğin gelecek, buradan suyun gelecek,
15:21işte şurada işini, burada çişini yapacaksın,
15:25buradan bir ömür boyu çıkmayacaksın desek.
15:27Adam dese ki, iyi anladık da ben ne yapacağım burada?
15:32Desek ki kendisine, işte önüne bantla şuradan bir parça gelecek ve şuraya iki vida takacaksın,
15:42buraya da üç somun tutturacaksın diye ona iki görev versek.
15:47Şimdi bir ömür boyu, işi gücü, bu iki vidayı ve üç somunu tutturmak olan bu adam,
15:55ömür boyu buradan çıkmasa,
15:57bu adam yaptığı işin ne anlama geldiğini, ne işe yaradığını bilebilir mi?
16:03Yaptığı bu işin ne anlama geldiğini bilebilir mi bu adam?
16:07E nereden bilecek? Bilemez değil mi?
16:09En fazla ya dışarıdan birileri yaptığı bu iş konusunda adama kopya verecek, fitleyecektir,
16:18veya adama işte bir Audi arabasının fotoğrafını filan göstereceksiniz,
16:23diyeceksiniz ki bak senin taktığın vidalar işte burada, işte bu işe yarıyor,
16:28bak sonunda böyle bir araba çıktı diyeceksiniz,
16:32ya da adamı oradan çıkaracaksınız,
16:35bir Audi arabasının yanına götürüp bindireceksiniz ve diyeceksiniz ki,
16:39işte senin aşağıda taktığın vidalar bak burada,
16:43işte bu işe yarıyor,
16:45bak bu araba diyeceksiniz,
16:47ya da dışarıdan birisi ona fitleyecek,
16:52işte fotoğraf gösterecek, ekran gösterecek ve
16:55diyecek ki bak işte bu arabadır,
17:00senin yaptığın buna yarıyor,
17:02diyecek,
17:03değilse bu adam kesinlikle yaptığı bu işin niye yaradığını,
17:08ne anlama geldiğini bilemez,
17:10bilmesine imkan ve ihtimal yoktur.
17:14Rize'de bir dönem öğretmenlik yapan bir arkadaşım anlatmıştı,
17:19çocuklar hiç araba görmemişler,
17:21ilkokul çocukları,
17:23fotoğraf getiriyorlar ve diyorlarmış ki,
17:25öğretmenim,
17:26insanlar buna mı biniyorlarmış,
17:28olacak şey mi bu diyerek gülüyorlarmış çocuklar.
17:33Şimdi böyle bir adama dışarıdan herhangi bir bilgi verilmese,
17:38anlamaz değil mi bu adam bu yaptığı işin niye yaradığını?
17:42İşte üç tane vida takacakmış,
17:46e takmasa ne olur?
17:48On beşlik vida takacaksın demişlerdi,
17:51e on beşlik vida yerine yirmilik tatsa ne olur?
17:54E ne zararı olduğunu bilir mi adam?
17:57Nereden bilecek değil mi?
17:59Anlamaz ki ne olduğunu.
18:01Bakın,
18:02aynen bu adam gibi Allah bizi dünya denen başlangıcını ve sonunu bilmediğimiz,
18:10bilemediğimiz bir kabine yerleştirip bize bir kısım emirler vermiş.
18:18Biz yaratılmadan önce,
18:20yani henüz bu dünyada yokken,
18:23yani önceden de önce,
18:25ay da yokken,
18:27güneş de yokken,
18:28arz da,
18:29semada,
18:30zamanda,
18:30mekanda,
18:32yokken,
18:32ne olup bittiği bilmiyoruz.
18:35Düşünün,
18:36arz yok,
18:37sema yok,
18:38dünya yok,
18:40zaman yok,
18:41mekan yok,
18:42hiçbir şey yok.
18:43Ya ne var?
18:44Allah var,
18:45başkası yok.
18:46Sonra dünya yaratıldı,
18:48sonra madenler,
18:50sonra bitkiler,
18:51sonra hayvanlar,
18:53sonra adem yaratıldı,
18:54sonra ben yaratıldım,
18:57sonra kıyamet kopacak,
18:58sonra yeniden diriliş olacak,
19:01sonra hesap kitap,
19:03sonra cennet ve cehennem.
19:05Yani en sonunda zaman bitecek,
19:08mekan da bitecek.
19:10Çünkü arkadaşlar,
19:12dünyadaki zaman ayrı,
19:14öbür taraftaki ebediyet ayrıdır.
19:17Dünyadaki mekan ayrı,
19:19öbür taraftaki cennet ve cehennem mekanları ayrıdır.
19:23İşte biz dünyadan öncesini ve sonrasını bilmiyoruz.
19:27Bakın Cenab-ı Hak da bizi böyle önünü ve sonunu bilmediğimiz,
19:31dünya denen bir kabine yerleştirmiş,
19:34o Audi fabrikasının kabininden biraz daha geniş,
19:39dünya denen bir kabine yerleştirmiş,
19:41ve aynı misaldeki adam gibi,
19:44şunları şunları yapacaksınız,
19:46şunları şunları da yapmayacaksınız diye,
19:49bir kısım emir ve yasaklar bildirmiştir.
19:52Mesela ne gibi?
19:53İşte beş vakit namaz kılacaksınız,
19:57otuz Ramazan tutacaksınız,
19:59şöyle giyineceksiniz,
20:01böyle yaşayacaksınız,
20:03boyunlarınızdaki ipin ucunu yalnız bana vereceksiniz,
20:07yalnız beni dinleyecek,
20:08yalnız bana kulluk edeceksiniz gibi,
20:11emir ve yasaklarda bulunmuştur.
20:13Şimdi bizler yaptığımız bu işlerin ne anlama geldiğini,
20:18ne işe yaradığını,
20:20sonunda karşımıza nasıl bir şeyin çıkacağını bilebilir miyiz?
20:25Bize de Allah tarafından yapın,
20:27veya yapmayın denenlerin aksini yapsak,
20:31mesela dört rekat yerine beş kılsak,
20:34otuz yerine yirmi Ramazan tutsak,
20:36veya hiç kılmasak, hiç tutmasak,
20:39ne zararın olduğunu bilebilir miyiz?
20:41Şöyle giyinin dediği halde böyle giyinsek,
20:45mirasınız şöyle olsun dediği halde böyle yapsak,
20:48e ne zararının olduğunu bilebilir miyiz?
20:52Onun içindir ki,
20:54Allah'ın bildirmediği hikmetler konusunda,
20:57hikmet arayıcılığına çıkmak lüzumsuzluktur.
21:01Çünkü Allah hangi konuda ne hikmet bildirdiyse,
21:05onu ancak bilebiliriz.
21:07Ama Allah bildirmemişse,
21:10onu kesinlikle bilemeyiz.
21:12Mesela,
21:14orucun hikmeti ne?
21:15Allah diyor ki,
21:16لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
21:18MÜTTAKİ OLASINIZ İÇİN,
21:21yani MÜTTAKİ OLMANIZ İÇİN,
21:24diyor Allah.
21:25E demek ki orucun hikmeti buymuş.
21:27Ama bakıyoruz Müslümanlar oruca ne hikmetler sıralamış.
21:31Efendim, işte açsın,
21:33açları anlayacaksın,
21:35kendini anlayacaksın,
21:36açları düşüneceksin filan.
21:39Tekrar dönüyoruz örneğe,
21:41biz dünyadan öncesini,
21:43ve dünyadan sonrasını bilmiyoruz.
21:46Sadece dışarıdan bir haberci,
21:49yani bir peygamber,
21:50bize bir şeyler fitliyor.
21:52Bize bir kısım bilgiler veriyor.
21:54Bakın diyor,
21:55yaptığınız işler şu işe yarıyor.
21:58Şöyle olacak diyor,
21:59böyle olacak diyor.
22:01Lakin anlattığımız misalimizden,
22:04farklı olarak yaptığımız bu işlerin sonucunda,
22:07karşımıza çıkacak cennet ya da cehennem maketini,
22:11bize gösterme imkanı yoktur o peygamberin.
22:15Ya da bizi dünyadan alıp cennete götürmesi,
22:19ve işte bakın,
22:20yaptığınız kulluklar,
22:21işte bu işe yarıyor.
22:23Sonunda karşınıza böyle bir montaj,
22:26hayat çıkacak diyebilmesi de mümkün değil.
22:28Sadece gösteremeden anlatıyor bize peygamber.
22:33İşte kul olmanın mantığı budur bence.
22:36Yani Allah öyle demişse,
22:39öyledir tamam.
22:40Başka düşüncenin anlamı yoktur.
22:43Allah boyunlarınızdaki ipin ucunu,
22:46bana verin demişse,
22:47tamam.
22:48İşte efendim şöyle olmalıydı,
22:51böyle olmalıydı demenin anlamı yoktur.
22:54Görmeye, bilmeye de gerek yoktur.
22:56Demiştir ki Allah,
22:59boynunuzdaki kulluk ipinin ucu,
23:01yalnız benim elimde olsun.
23:03Yani dünyadan öncesine,
23:06cennet ve cehennemden sonrası,
23:08ve öncesine ait,
23:10gaybi haberleri bilen Allah,
23:12peygamberi vasıtasıyla,
23:14bize bu bilgileri verdiği için biliyoruz.
23:17Araba örneğin de,
23:20belki şekil olarak bir arabanın fıdilir ona.
23:23Ama şu sosyal hayattaki arabanın fonksiyonunu bilemez o adam.
23:28Biz de bilemiyoruz da ancak iman ediyoruz.
23:31Allah bizi kulluk için yaratmış.
23:34Kulluk yaptığım takdirde,
23:36cennet verecek bana.
23:38Peki ne o?
23:39E onu da bilmiyoruz.
23:40Ama sadece iman ediyoruz.
23:43Yani kulluğumuzun sonucunda,
23:45Allah'ın bize vereceği cenneti de bilmiyoruz.
23:48Ama sadece iman ediyoruz.
23:50Ya eyyuhennas!
23:52Ey insanlar!
23:54Mümin, kafir, münafık,
23:57hangi sınıfa dahil olursanız olun.
24:01Veya erkek, kadın, fakir, zengin, alim, cahil,
24:05hangi durumda olursanız olun.
24:07Hepiniz, her an,
24:09Rabbinizin şu emliyle karşı karşıyasınız.
24:13U'budu rabbakum.
24:15Rabbınıza kulluk edin,
24:18kul olun Rabbınıza.
24:20Yani, sizler ey,
24:22İyyâke na'budu ve İyyâke nesta'in diyenler.
24:26Ya Rabbi, ancak sana kulluk yaparız
24:29ve ancak senden yardım isteriz diyenler.
24:33Bu ahitlerini ifa etsinler,
24:37bunu diyemeyenler de Allah'a bu ahdi vermeye çalışsınlar.
24:41Hepiniz Rabbınıza kul olun.
24:43Rabbınıza ibadet edin.
24:46Peki, nedir kulluk?
24:48Ya da nedir Rabb?
24:51İbadet, genelde insan hayatını,
24:55insanlığın hayatını kapsayan,
24:58özelde de bir insanın hayatının en küçük birimi olan bir gününü
25:03ve bir gecesini kapsayan zaman dilimi içinde,
25:07kişinin Allah'ın istediği biçimde hayat sürmesinin adına ibadet denir.
25:12Hayat sahibi olan insan mutlaka o bir gün ve geceyi yaşayacaktır.
25:20Ama bu yaşayış biçimini Allah belirleyecek,
25:24yani yaratıcıyı memnun etmek adına yaşayacak,
25:28işte bu bir gece ve gündüz ibadet olacaktır.
25:33Yaratıcı tarafından belirlenmemiş ve yaratıcıyı değil de başkalarını memnun etme adına geçirilen zaman da boşa geçirilen zaman demektir.
25:45Demek ki ibadet tüm hayatın Allah için yaşanmasının adıdır.
25:52Kişi o zamanı kimin adına ve kimi memnun etmek için yaşamışsa ona ibadet etmiş demektir.
26:01Çok uzun kaçacağı için ibadeti böyle kısaca özetledikten sonra,
26:06şimdi Rab'la ilgili de birkaç şey söyleyelim.
26:09Yeri geldikçe inşallah bunları uzun uzun ifade etme imkanı bulacağız.
26:15Rab, terbiye eden, efendi, mürebbi, malik gibi anlamlara geldiği gibi yaratıcılık özelliği de söz konusudur.
26:26Rab, topyekün varlıklar aleminin var edicisi ve var ettiklerinin hayat programını da tanzim edicisidir.
26:36Rab, kula nasıl bir hayat yaşayacağını belirleme makamında olan varlık demektir.
26:42Bundan dolayıdır ki Allah Resulü'nün onlar Allah'ı bırakıp da Allah'ın kanunlarını,
26:49Allah'ın belirlediği helal haram yasalarını bir kenara bırakıp da din adamlarının,
26:56idarecilerinin helal haram yasalarını kabul eden Hristiyan ve Yahudiler için Allah'ı bıraktılar da din adamlarını Rab'lar edindiler.
27:06Hadisi bunu anlatır.
27:09Demek ki Rab, varlıklar dünyasının, melekler, cinler ve insanlar aleminin yaratıcısı ve yaratma yasasının koyucusudur da.
27:21Burada Allah'ınıza kul olun demek yerine ya eyyühenna su'budu dedikten sonra kulluk edin dedikten sonra Allah'ınıza kul
27:33olun, Allah'ınıza kulluk yapın demek yerine
27:36Rabbekum denmiş yani Rabbınıza kul olun denildiğine göre şöyle bir espriyle söyleyelim inşallah.
27:45Rab yani siz öyle bir Allah'a kul olun ki o sizin Rabbinizdir.
27:51Yani kendisine nasıl bir kulluk yapacağınız konusunda fikir sahibidir o Allah.
27:58Çünkü Rab demek hayata program çizen varlık demektir.
28:03Rab demek günlük hayat programını tespit eden varlık demektir.
28:08Rab demek yap ve yapma deme yetkisine sahip olan varlık demektir.
28:13Bakın buna yetkili olmaya hak kazandırıcı bir özelliği de varmış o Allah'ın.
28:21Bundan sonraki ayeti kerimesinde onun Rab oluşunun bir iki özelliğini bakın Cenab-ı Hak şöyle anlatacak.
28:29Yani Rab olanın şu özelliğe de sahip olması gerekecekmiş.
28:34Neymiş o?
28:35اَلَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ
28:38Öyle bir Rabb'a kulluk edin ki öyle bir Allah'ın sözünü dinleyin ki o sizi yarattı ta ki müttaki
28:48olasınız.
28:50Müttaki olmanız için sizi yarattım ya da müttaki olasınız diye sizden kulluk istiyorum diyor Allah.
28:59لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
29:01Belki böylece takvalı olursunuz.
29:05Böylece belki yolunuzu Allah'la bulursunuz.
29:08Yolunuzu Allah'a sorarak bulmanın usulünü öğrenirsiniz.
29:13Hayat programınızı Allah'ın kitabına göre yaparsınız diye sizi yarattık diyor Rabb'imiz.
29:19Dikkat ederseniz Allah'a kulluk yaptığınız takdirde kesinlikle korunursunuz.
29:25Kesinlikle kurtulursunuz denmiyor da
29:28لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
29:30Belki korunursunuz deniliyor.
29:33Çünkü hiçbir şey ilahi iradeyi şarta bağlayamaz.
29:37Yani bizim ibadetlerimiz hiçbir zaman Allah'ı minnet altında bırakamaz.
29:43Çünkü hiçbir zaman O'na layık, O'na yakışır ibadet yapamayacağımız gibi
29:50aynı zamanda bizi O yarattığı için mecburen O'na ibadet etmek zorundayız.
29:55Yani başka bir seçeneğimiz yoktur bizim.
29:59Bakın Allah diyor ki
30:01لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
30:03Bakıyoruz bu surede yoğun bir biçimde takva anlatılmış göreceğiz.
30:08Ya da yoğun bir şekilde takvaya gönderi bulacağız.
30:12Sanki bu sureyi Bakara suresini kendi kafamızdan isimlendirmemiz söz konusu olsaydı
30:19yani böyle bir hakkımız olsaydı
30:22ben derdim ki bu sure takva suresidir.
30:25Ali İmran suresi de sanki şehadet suresidir.
30:29Orada da yoğun bir biçimde şehadet anlatılmış.
30:34Karşımıza ısrarla şehadet birimleri sunulur Ali İmran suresinde.
30:39İşte Allah'ın şehadeti, peygamberin, peygamberlerin şehadeti, müminlerin şehadeti, şehitlerin şehadeti, şahit olanların şehadeti gibi
30:50ısrarla şehadet anlatılıyor.
30:53Burada da sanki ısrarla takva anlatılıyor.
30:56Zannediyorum yanlış hatırlamıyorsam 177. ayete kadar takva devam edecek.
31:03Ve nihayet orada yine takvayla alakalı bir özet sunulacak.
31:09Sonra da işte takvalı olmak budur diye takva birimleri anlatılacak.
31:15Kısas böyledir, oruç böyledir, haç böyledir, süt emzirme böyledir, nikah talak böyledir gibi konular.
31:24Sonra infak konusu, faiz konusu, borç konusu, borçlanma konusu anlatılacak.
31:32En sonunda da amener rasulü ile iman birimi tanıtılacak.
31:37Yani böyle bir takva suresi ile karşı karşıyayız.
31:45Sizin takvalı olmanızı, yolunuzu benimle bulmanızı istememden dolayı sizi yarattım.
31:53Öyleyse hadi bakalım ne yapacağınızı bana sorun.
31:57Hadi öyleyse hayat programlarınızı benden alın.
32:02Yani kitabıma bakıp öyle yaşayın.
32:04Kitabımın dışında yol tarif edenlerin yollarına uymayın.
32:09Kitabıma sormadan kendi kendinize hayat programı yapmayın.
32:13Benden başkalarını Rab kabul edip onlara kulluk etmeyin.
32:17Onların kanunlarına, onların arzularına itaat ederek onlara kulluk etmeyin diyor Allah.
32:24Sonra
32:26O Allah ki yani sizin hayat programınızı kendisine sormanız gereken, kendi kitabından almanız gereken o Allah ki
32:43yeryüzünü sizin için döşek yapmıştır.
32:46Sizin Rabbiniz, sizin kendisine kul olmanız, sizin hayat programlarınızı kendisinden almanız gereken Rabbiniz o Allah ki
32:56o öyle lütuf sahibi bir Allah ki şu altınızdaki yeri sizin için size bir döşek yapmış.
33:06Size bir yatak yapıp sizin rahatınıza sunuvermiş onu.
33:10Orada yatıp kalkıyor, orada uyanıyor, orada dayanıp oturuyorsunuz.
33:17E altınızdan çekiliverseydi bu döşek nerede karar kılardınız?
33:22Öyle olmasaydı nerede yatıp nerede oturuldunuz?
33:26Demek ki bizi yaratan ama yarattığı gibi öyle başıboş bırakmayan, kendi halimize terk etmeyen ve hayatımızın devamı için dünyada yaşam
33:39şartlarımızı da ayarlayan bir Rab'le bir Allah'la karşı karşıyayız.
33:46Hayat ama en az onun kadar önemli olan bu hayatın devamı.
33:52Dünyayı bizim için yaşam yeri olarak hazırlayıvermiş Rabbimiz.
33:56Şimdi bakın burada bir soru sorayım size.
34:01Eğer bu dünya insanların elinde olsaydı, şu dünya ve dünyanın içindekiler insanların elinde olsaydı, insanların mülkünde olsaydı, bu kadar cömertçe
34:15onu insanlara sunabilirler miydi?
34:17Bakın şu gökyüzü, şu semamızın simasını süsleyen yıldızlar, şu gecemizin zülüflerini aydınlatan hilal, şu bize her saniye ısı ve ışık
34:32gönderen güneş, şu her an teneffüs ettiğimiz hava,
34:36şu kıymetini bilmeden tükettiğimiz sular bir insanın ya da insanların elinde olsaydı, onu ondan bu kadar rahat alabilir miydiniz?
34:47İşte sizin böyle cömert bir Rabbiniz var.
34:52Peki kimin ekmeğini yiyip de kimin kılıcını salladığınızı bir düşünün?
34:58Kimin nimetlerinden istifade edip de, kimlere kulluk ettiğinizi bir düşünün?
35:04Kimin arzında yaşayıp da, kimin nimetlerinden istifade edip de, kimin güneşinden istifade edip de, kimin havasından, suyundan istifade edip de,
35:15kimin lokantasında yiyip de, kimin kılıcını salladığınıza bir dikkat edin.
35:21Kime kulluk ettiğinizi bir düşünün.
35:23Bakın Allah diyor ki,
35:25وَالسَّمَاءَ بِنَاءَ
35:26Bir de gökyüzünü de sizin için bina yapmıştır o Allah.
35:31Üzerinize de sema bina etmiş, gök inşa etmiş, ya da gökyüzünü yapılandırmış.
35:39Arzı sema ile birlikte yapılandırmış Allah.
35:43Yani başınızın üstündeki şu gök kubbeyi de bu döşeyi örten muhteşem bir tavan yapmıştır.
35:51Şimdi söyleyin bakalım.
35:54İnsan olup da bu döşeye kurulmayan var mı?
35:57İnsan olup da bu evde oturmayan, bu binadan istifade etmeyen var mı?
36:03Allah'ın sizin için yarattığı bu muazzam binanın yanında, fakirlerin imrendiği, zenginlerin de gururlandığı şu köşklerin, şu villaların ne önemi
36:15olabilir de.
36:16Hepiniz aynı hanede oturan, hepiniz bir döşekte yatan bir aile değil misiniz?
36:24Öyleyse kimin evinde oturduğunuzu, kimin döşeğinde yattığınızı, kimin eşyalarını kullandığınızı bir düşünün.
36:33Düşünün de kime kul olmanız gerektiğini iyi anlayın.
36:37Sonra da
36:46Gökten su indirerek onunla size rızık olmak üzere mahsuller meydana getiren o Allah'tır.
36:54Yani o semanın bir birimi olan bulutlardan su indirmiştir Allah.
37:03Ve o indirdiğimiz suyla sizin için bitkiler bitiriyoruz.
37:08Siz bunları bilirsiniz, biliyorsunuz.
37:11Gözünüzün önünde her gün yaşıyorsunuz bunları.
37:15Ayrıca bunları bilmek için, bildirmek için deliller getirip felsefeler yapmaya da gerek yoktur.
37:21Öyleyse bütün bunları anladınız mı?
37:26Öyleyse hemen arkasından fe.
37:29Bu kadar bunları bilip bilip de fe.
37:33La tecaalu lillahi endaden ve entum te'lemun.
37:37O halde bile bile Allah'a nitler bulmayın.
37:41Bütün bunları bile bile Allah'a eşler, ortaklar koşmayın.
37:46Bütün bunları yaratan, bütün bu nimetleri size sunan, bütün bu nimetlerle sizi perverde eden Allah'tan başka bir ilah olmayacağını bilip
37:57dururken,
37:58Allah'a nitler, eşler, ortaklar aramaya, bulmaya kalkmayın.
38:04Yani rızasını kazanacağınız, kendilerine kulluk edeceğiniz, hayat programlarınızı kendilerine soracağınız,
38:14sistemlerini sistem kabul edeceğiniz Allah'tan başka Rablar, Allah duğnunda efendiler bulmaya kalkmayın.
38:22Veya Allah'ı sadece hayatın bazı bölümlerine karışan ama öbür bölümlerde yetkisiz kabul etmeyin.
38:31Allah'ı namazınıza karışan ama kılık kıyafetinize karışmayan,
38:38orucunuza karışan ama hukukunuza karışmayan,
38:42mescidinize karışan ama kazanmanıza harcamanıza karışmayan,
38:47çocuklarınızın eğitimine karışmayan,
38:50sofranıza, ev tefriçlerinize,
38:52düğününüze, derneğinize karışmayan,
38:55okumanıza, yazmanıza, meslek seçiminize karışmayan bir Allah kabul etmeyin.
39:01Hayatınızın bazı bölümlerine karışan,
39:04Allah dışında o bölümlerde söz sahibi olan varlıklar,
39:09efendiler, amirler, emirler bulmayın diyor Rabbimiz.
39:13Allah korusun, bugün yapılan işte budur.
39:17Yani, Allah'ı sabah namazının rekatları konusunda söz sahibi kabul ediyoruz,
39:23ya da mesela oruç konusunda yetkili,
39:28ya da dua ederken mesela ellerin nasıl açılacağını belirleme konusunda yetkili,
39:34ama geri kalan konularda,
39:36mesela sosyal konularda,
39:39ekonomik konularda,
39:40siyasal, bireysel ve toplumsal konularda,
39:44Allah'ı yetkisiz kabul ederek,
39:46Allah'tan başkalarının yetkili olduğuna inanarak,
39:51veya bütün bu konularda Allah'la beraber başka yetkililer kabul edersek,
39:56Allah korusun,
39:57o zaman şirkin ucu görünmüş olacaktır bizim hayatımızda.
40:01Önce,
40:03şu genel kuralı bir söyleyelim.
40:06Herhalde,
40:08benim anladığıma göre,
40:10Allah şunu anlatıyor bize,
40:11Allah semadan,
40:14arzdan,
40:15yani bizim alem dediğimiz,
40:18tabiat dediğimiz şeylerden söz ediyorsa,
40:21kendisini bize alim ve kadir olarak tanıtıyor demektir.
40:27Yani,
40:28Allah'ın hem güçlü olduğunu,
40:30hem de bilgili olduğunu anlıyoruz bundan.
40:34Bir bakın semaya,
40:36var mı yapabilecek bir benzerini,
40:39bakın semaya,
40:40var mı bir düzensizlik,
40:42var mı bir uyumsuzluk,
40:44bir eksiklik edik var mı,
40:46peki,
40:46var mı benden başka bunu yapabilecek birileri diyor sanki Rabbimiz.
40:51Öyleyse bilesiniz ki,
40:53bunu yapabilen,
40:55bunu becerebilen Allah,
40:57elbette sizin hayatınızı da düzenlemesini bilecektir.
41:01Elbette bütün bunları bilen, beceren bir Allah,
41:05sizin hukukunuzu da bilecektir.
41:07Elbette bütün bunları bilen, beceren bir Allah,
41:11sizin nasıl giyinmeniz gerektiğini,
41:14nasıl kazanıp,
41:15nerede harcamanız gerektiğini,
41:17çocuklarınızı nasıl eğitmeniz gerektiğini,
41:20hayatınızı nasıl düzenlemeniz,
41:23nasıl bir sistem içinde yaşamanız gerektiğini de,
41:26bilecektir o Allah.
41:27Öyleyse ey kullarım,
41:30gelin inat etmeyin,
41:32gelin benden başka Rabler aramayın,
41:36gelin hayatınızda benden başka söz sahipleri olmasın,
41:40gelin benden başkalarının hatırına iş yapmaya kalkmayın,
41:44gelin benden başkalarının kanunlarına uymayın,
41:47gelin çevreyi dinlemeyin,
41:49gelin modayı hesaba katmayın,
41:51gelin adetleri benim önüme geçirmeyin,
41:55gelin benim duğnumdakileri benim makamıma koymayın,
41:59diyor burada sanki Rabbimiz.
42:02Çünkü Rabb olma özelliği,
42:05ilah olma özelliğidir bunlar.
42:07Yani bu anlattıklarım,
42:09Rabb olma özelliği,
42:11ilah olma özelliğidir.
42:13Öyle değil mi?
42:14Rabb olan yaratıcı olmalı değil mi?
42:17Kanun koyan yaratıcı olmalı değil mi?
42:21İlah olan yaratıcı olmalı değil mi?
42:23Sözü dinlenecek,
42:25kendisine kulluk yapılacak varlık,
42:27yaratıcı olmalı değil mi?
42:28Hani şu benim dışımda
42:31Rabb kabul edip de
42:33kanunlarına uymaya çalıştıklarınız,
42:35e bugüne kadar
42:37ne yaratmış bir gösterin bakalım.
42:40Rabb olan kadir olmalı değil mi?
42:42Rabb olan alim olmalı değil mi?
42:45Rabb olan ilah olmaya layık olan değil mi?
42:49Öyleyse bütün bunlar bize şunu anlatır,
42:52Allah tek Rabb'tır
42:54ve tek ilahtır.
42:56Daha önceki derslerimizde de
42:58ifade etmeye çalıştım.
43:01Kadir olmanın iki anlamı vardır.
43:04Birincisi,
43:05her şeye güç getiren,
43:07gücü her şeye etkili olan,
43:09mutlak galip,
43:10alt edilmez,
43:11yenilmez,
43:13karşı gelinmez bir varlık demektir.
43:16İkincisi de,
43:17her şeyi kadir olan,
43:19yani her şeyi takdir eden,
43:21her konuda ölçü koyan,
43:23ölçü vazeden varlık demektir.
43:25İşte böyle bir Allah'a nitler bulmayın.
43:30Böyle bir Allah'a eşler,
43:32ortaklar aramayın.
43:33Bakın,
43:35Bukhari ve Müslim,
43:37İbni Mesud'dan,
43:38Resulullah Efendimizin,
43:40şöyle buyurduğunu rivayet eder.
43:52İbni Mesud diyor ki,
43:54ben sordum Resulullah'a,
43:56ey Allah'ın Resulü,
43:57en büyük günah hangisidir?
43:59diye sordum.
44:00Resul-i Ekrem buyurdu ki,
44:02en teca'ale lillahi endaden ve huve halakake,
44:07seni Allah yarattığı halde,
44:09başkalarını ona ortak kılmandır buyurdu.
44:12Başka bir hadislerinde de,
44:14Allah'ın Resulü bakın,
44:15şöyle buyurur,
44:17la yakulenne ahadukum,
44:19maşaallah ve şae fulan,
44:21ve lakin kulu maşaallah,
44:24thumme şae fulanun.
44:26Sakın ha,
44:28sizden biriniz,
44:29Allah ve falan dilerse demeyin.
44:32Sizden biriniz,
44:34Allah ve filan kişi dilerse demeyin.
44:37Başka bir hadislerinde,
44:39Allah'ın Resulü sakın ha,
44:41Allah ve Resulü dilerse demeyin.
44:43Sadece Allah dilerse deyin.
44:46İbni Abbas der ki,
44:48bir adam Resulullah'a gelip,
44:51maşaallahu ve şi'te dedi.
44:54Yani Allah ve sen dilerseniz,
44:56ben bu işi yaparım demişti de,
44:59Allah'ın Resulü ona,
45:00sen Allah'a şi't mi koşuyorsun buyurdu.
45:03Ve yalnız,
45:05yalnız Allah dilerse deyin buyurdu.
45:08Son okuduğum hadisi,
45:09İbni Mace rivayet eder.
45:12Yine,
45:13bu okuduğum,
45:15nit ayetinin,
45:16endat ayetinin tefsirinde,
45:19İbni Abbas der ki,
45:20size hiçbir fayda ve zarar vermeyecek olan şeyleri,
45:24Allah'a ortak koşmayın.
45:27Çünkü,
45:27size Allah'tan başka rızık ve şifa verici yoktur.
45:31Öyleyse,
45:32kesinlikle hiçbir şeyi Allah'a ortak koşmayacağız.
45:35Mesela,
45:36eğer şu köpek olmasaydı,
45:39eve hırsız giyerdi.
45:41Eğer,
45:43falanca olmasaydı,
45:44ben bu işi beceremezdim.
45:46Evelallah sen olmasaydın,
45:48işim bitikti.
45:50Evelallah doktor olmasaydı,
45:52ben kurtulamayacaktım.
45:54Gibi sözlerden sakın alın.
45:56Çünkü bunların hepsi,
45:58endat kokusunu çağrıştıran sözlerdir.
46:01Yani,
46:02şirk kokusunu çağrıştıran sözlerdir.
46:04Anladınız değil mi?
46:06Anlıyorlar,
46:07kavruyorlar,
46:08ama yine de Allah'ın hayata karışması konusunda endişeleri var adamların.
46:14Evet,
46:15anladık Allah,
46:16belli ama,
46:17bu Allah'ın bize böyle emirler gönderdiği,
46:21bu bildiğimiz,
46:22tanıdığımız Allah'ın peygamberler ve kitaplar gönderdiği ne malum?
46:26Bu Allah'ın bizim hayatımızı düzenlemek üzere vahiy gönderdiği ne malum?
46:31Bu Kur'an'ın gerçekten Allah kelamı olduğu ne malum?
46:36Bu konuda kuşku içindeyiz.
46:38Şüpheleniyoruz diyerek reddediyorlar.
46:42Onun için bakın,
46:43Cenab-ı Hak hemen bunun ardından,
46:45bu konuda,
46:47peygamber ve kitap konusunda,
46:49Allah'ın insan hayatına karışması konusunda,
46:53şüphede olanlara bakın şöyle sesleniyor.
46:56Zaten kafirin kafir olmasında tek sebep budur.
47:01Bakıyoruz tarihte,
47:02hep böyle ola gelmiş.
47:05Mülk suresinde Rabbımız,
47:07bakın kafirlerin şöyle dediklerini anlatır,
47:10yani küfrün mantığını anlatır.
47:12مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ
47:14اِنْ اَمْتُمْ اِلَّا فِي وَلَالٍ كَبِيرٍ
47:17Allah hiçbir şey indirmemiştir.
47:20Sizler ey peygamberler,
47:21olsa olsa bir şaşkınlık içindesiniz.
47:24Yani yalan söylüyorsunuz.
47:25Allah bize bir şey indirmemiştir.
47:28مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ
47:30Allah bize bir şey indirmemiştir.
47:32Allah hiçbir şey indirmiş değildir.
47:35Yani evet Allah vardır,
47:38Allah büyüktür,
47:39Allah yücedir,
47:40Allah'ı severim,
47:41Allah güzeldir.
47:42Bütün bunlar tamam ama,
47:44Allah bizim hayatımıza karışmaz.
47:46Haşa!
47:47Şu semayı ve arzı yaratan,
47:50dünyamızdan milyarlarca daha büyük
47:53semayı yaratan,
47:55yıldızları,
47:55ayı,
47:56güneşi yaratan,
47:57dünyamızdan milyonlarca kere
48:00daha büyük şu sistemleri,
48:02şu galaksileri yaratan,
48:04bu kadar âli,
48:05bu kadar yüce olan Allah
48:07kalkacak,
48:08minnacık bir dünyanın içinde,
48:10minnacık bir Konya'nın içinde,
48:13minnacık bir evin içinde,
48:14minnacık bir varlık olan
48:16benim hayatımla ilgilenecek.
48:18Olacak şey değildir bu.
48:20Ya da,
48:21işte bu kadar yüce bir Allah
48:22kalkacak da benim kılık kıyafetimle ilgilenecek.
48:25Benim hukumla ilgilenecek,
48:27benim eğitimimle ilgilenecek,
48:30benim tuvalete girip çıkışımla ilgilenecek,
48:33benim kılık kıyafetimle ilgilenecek
48:35ve bu konuda bana ayet indirecek,
48:38vahiy gönderecek.
48:39Olacak şey mi bu?
48:41Diyorlardı.
48:42Allah'ın yüceliğini kabul ediyorlar ama,
48:45yerinde dursun bu Allah,
48:47bizim hayatımıza karışmasın demeye çalışıyorlardı.
48:50Yani Allah kitap göndermesin,
48:53Allah peygamber göndermesin,
48:55Allah bize arzularını bildirmesin.
48:57Çünkü o zaman,
48:59onun arzularıyla bizim keyiflerimiz çatışacak,
49:03e onunkini dinlesek olmayacak,
49:05dinlemesek olmayacak.
49:06İyisi mi?
49:07İşte o böyle bir şey yapmaz.
49:09Bizim hayatımıza karışmaz demeye çalışıyorlar.
49:12Mesela,
49:14öyle bir dükkan açsak ki,
49:16beşeri ihtiyaçların tamamı var olsa o dükkanda,
49:20yani bir insana ihtiyaç olan her şey var bilsek orada.
49:24Ama buna rağmen bir adam,
49:26ihtiyaçlarını temin için yine de oraya gitmiyorsa,
49:30o dükkana gitmiyorsa,
49:31bunun sebepleri vardır.
49:33Bir,
49:34ya o adam orada olmayan bir şeyi,
49:37yani kendisi için ihtiyaç olmayan bir şeyi,
49:40kendisi için ihtiyaç kabul etmiştir,
49:42ve o ihtiyacını oradan karşılayamayacağını bildiği için,
49:46oraya gitmemekte ve başka yerlere gitmektedir.
49:50Aslında o aradığı ihtiyaç değil de,
49:53ama o ihtiyaç zannetmektedir.
49:55Mesela,
49:57İskambil kağıdı alacak adam,
49:59ama orada yoktur o.
50:00Yani ihtiyaç değildir o.
50:02Adam kendine ihtiyaç zannettiği için,
50:05başka yerlerde aramaktadır onu,
50:07o dükkana gelmemektedir.
50:10Veya,
50:11ikincisi,
50:13dükkan hakkında yanlış bilgilendirilmiştir adam.
50:16Mesela,
50:17ihtiyaç denince,
50:18işte bu dükkanda,
50:19tüm ihtiyaçlar temin edilir denince,
50:22adam sadece ekmek ve zeytinyağı,
50:24satılıyor zannetmiştir.
50:26Ve aradığı şeyler konusunda,
50:28yok ya,
50:29bu da olur mu orada,
50:30diyerek gitmemiştir oraya.
50:33Maalesef,
50:34Müslümanların,
50:35büyük bir çoğunluğu böyle gafildir.
50:38İslam'a niye müracaat etmezler?
50:41Bu insanlar,
50:42Kur'an'a niye sormazlar?
50:44Allah'a niye sormazlar?
50:45Dükkana alışveriş için niye gelmezler?
50:49İşte bu iki sebepten dolayıdır yani.
50:52Yahu,
50:52bu da Allah'a sorulur mu yani,
50:55derler,
50:56ve onun da Allah'a sorulacağının farkında değiller de,
50:59ondan sormazlar.
51:01Boşanırlar sormazlar,
51:03evlenirler sormazlar,
51:06dükkan açarlar sormazlar,
51:08meslek seçerler sormazlar,
51:09hukuk yaparlar sormazlar,
51:12düzen kurarlar sormazlar.
51:14Niye?
51:15Sanki yahu bu da Allah'a sorulur mu diyorlar.
51:18Oysa en bilen Allah'tı.
51:20Mutlak bilen Allah'tı.
51:22En sorulacak Allah'tı.
51:24Her şeyden haberdar olan Allah iken,
51:27insanlar ona sormuyorlar da,
51:29hep başkalarına soruyorlar.
51:31Niye?
51:32Yanlış bilgilenmişler de ondan.
51:35Demek ki,
51:36insanlar Allah'ın insan hayatına karışma yetkisine karşı çıkıyorlar.
51:42Buna tarihte aristo-ekolu denir.
51:46Demokrasinin temeli de buna dayanır.
51:49İşte Allah dünya yaratmış,
51:51sonra yarattığı dünyaya dönüp şöyle bir bakmış,
51:54dünya demiş,
51:56deni demiş,
51:57değmez demiş ve salıvermiş.
51:59Ne haliniz varsa kendiniz görün demiş.
52:03Evet,
52:03yaratıcı olarak Allah var,
52:06ama yarattıklarına karışıcı olarak Allah yok diye bir felsefe geliştirmişler.
52:12Yaratıcı olarak Allah var ama hayata karışıcı olarak,
52:16kitap ve peygamber gönderici olarak Allah yok diye demokratik bir sistem geliştirmişler.
52:23Dünyayı biz idare ederiz,
52:25hukuku biz yaparız,
52:27hayatı biz düzenleriz,
52:29keyfimize göre hareket ederiz,
52:31Allah hiçbir şeye karışmaz mantığı.
52:33Zaten tüm demokratik ülkelerin Allah'ı,
52:37aristo'nun Allah'ıdır.
52:39Dünyayı yaratmış ve arkasından yorulup dinlenmeye çekilmiş,
52:44veya onu beğenmeyerek,
52:46onunla ilgilenmeyerek,
52:48onun idaresini bize bırakan,
52:50onun idaresiyle alakalı,
52:52ne kitap,
52:53ne peygamber,
52:55ne vahiy göndermeyen,
52:57hiçbir ayet göndermeyen,
52:58arzularını bize bildirmeyen bir Allah.
53:01İşte Allah bu bölümde buyurur ki,
53:06eğer bu konuda bir şüpheniz varsa,
53:09sizin ölçünüz olarak,
53:11size Allah'ın karışması,
53:14sizin hayatınıza Allah'ın karışması adına,
53:17Allah tarafından,
53:18peygamberi vasıtasıyla size ulaştırılan,
53:21bu kitaptan şüpheniz,
53:23bu kitaptan tereddüdünüz varsa,
53:26bakın diyor ki Allah,
53:28meydan okuyor,
53:28ve in kuntum fî raybim mimma nezzelna ala abdina,
53:34eğer,
53:35kulumuza indirdiğimiz,
53:37kulumuz Muhammed'e indirdiğimiz,
53:39Kur'an konusunda,
53:40bu kitap konusunda,
53:42bir rey,
53:43bir şüphe içindeyseniz,
53:45o zaman,
53:49haydi siz de onun benzeri bir sure getirin,
53:53haydi ona benzer bir sure getirin,
53:57haydi bunu yapabilmeye gücünüz yetiyorsa,
54:00benzer bir sure getirin o zaman,
54:03bunu insan yapıyor diyorsunuz,
54:05bunu Muhammed uyduruyor diyorsunuz,
54:08bu Allah'ın sözü değildir diyorsunuz,
54:10Allah hayata karışmaz diyorsunuz,
54:13Allah vahiy göndermez diyorsunuz,
54:15Allah neden ayet göndersin,
54:17neden bizim hayatımıza karışsın,
54:19başka işi yok mu diyorsunuz,
54:21olmaz böyle şey diyorsunuz,
54:23e haydi bakalım,
54:24fe'tû bi suratim mimmisli,
54:27benzer bir sure getirin,
54:30peygamber ve ona gönderilen,
54:31kitap konusunda,
54:32şüphede olanlara,
54:34bakın Rabbımız burada,
54:36bir yarış ilan ediyor,
54:37bir meydan okuyor,
54:39üstelik,
54:41وَدْعُوا شُهَدََٰاَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ
54:44اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ
54:46Allah'tan başka şahitlerinizi de getirin,
54:49Allah'tan başka bütün şahitlerinizi de toplayın,
54:53eğer samimiyseniz,
54:54eğer ciddiyseniz,
54:56yani iddianızı uygulamaya cesaretiniz varsa,
54:59sadık neydi?
55:01Sıdık iddianın eyleme geçirilmesi demektir.
55:05Sıdık iddianın ispatı,
55:08imanın uygulamaya geçirilmesi demektir.
55:11Sadaka da buradan gelir.
55:12Yani tasdik kökünden gelir.
55:15Bir adamın cebindeki parasının tümünün Allah'a ait olduğuna inanması,
55:20bu bir iman iddiasıdır.
55:23Buna inandığını iddia eden adam,
55:25Allah'a ait olan bu parasını Allah'ın istediği yerlerde infak etmeye,
55:30sadaka vermeye başladı mı,
55:32işte bu, o imanın, o iddianın tasdiki anlamına gelecektir.
55:37Tasdik, imandan da öte bir kavramdır.
55:40Ya da imanın ispatıdır.
55:42İmanın eylemidir tasdik.
55:44Onun içindir ki,
55:46Hazreti Ebu Bekir Efendimiz,
55:48mümin olmanın da ötesinde,
55:49aynı zamanda sıddıktı da.
55:51Yani iddiasını eyleme geçirmiş,
55:54yani imanının ispatını gerçekleştirmiş bir Müslümandı.
55:59Bakın, Allah diyor ki,
56:01eğer ciddiyseniz,
56:02Allah'ın belisinde,
56:04Allah'tan başka ne kadar şahidiniz,
56:07ne kadar şühedanız,
56:09ne kadar yardımcınız varsa,
56:11yani inandığı davaya canını verecek kadar bağlı,
56:14ne kadar şehidiniz varsa,
56:16onların hepsini de toplayın,
56:19Allah'tan başka güvendiğiniz,
56:20ne kadar yardımcınız,
56:22ne kadar putlarınız,
56:24ne kadar edipleriniz,
56:25şairleriniz,
56:26ne kadar bilginleriniz,
56:28filozoflarınız,
56:29müdürleriniz,
56:30genel müdürleriniz varsa,
56:32işte,
56:33size baş olacak,
56:35ayak olabilecek,
56:36ne kadar yardımcınız,
56:37yardakçınız varsa,
56:39hepsini çağırın da,
56:40hadi örnek bir sure getirin bakalım.
56:43Yani,
56:44bu kitabı peygamber uyduruyor diyorsunuz.
56:48Bir insanın kendi başına,
56:50kendiliğinden yapabildiği bir şeyi,
56:53diğer insanlardan,
56:55milyarlarca insanlar içinden,
56:57herhalde yapabilen,
56:58bir insan çıkacaktır elbette.
57:00Hadi bakalım,
57:02birilerini çağırın da,
57:03bunun bir benzerini getirin.
57:05Vaktimiz yine doldu,
57:07inşallah burada kalalım.
57:09Gelecek dersimizde,
57:11yine bir şeyler söyledikten sonra,
57:12Rabbımızın öteki ayetlerini hep bir...

Recommended