Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 11 dakika önce
Döküm
00:00MÜZİK
00:30Sevgili seyirciler, bugün sizlere İslam alimlerinin büyüklerinden, büyük velilerden Mahmud İncirfanevi Hazretleri'ne takdim etmeye çalışacağız.
00:46Mahmud İncirfanevi Hazretleri, insanları hakka davet eden, onlara doğru yolu gösterip hakiki saadete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i Aliye denilen büyük alim ve velilerin on birincisidir.
01:01Mavera Ünnehir ilinin bölgesinin Tur-i Sina gibi mukaddes bir yer olmasına vesile olan ve orayı nurlandıran bu büyük alim ve velilerden Mahmud İncirfanevi Rahmetullahi Ali,
01:15Buhara'nın Fagne köyünde doğdu. Akbeni nahiyesinde yerleşti. Doğum tarihi kesin olarak tespit edilememiştir.
01:261315 senesinde vefat etti.
01:29Mimarlıkla geçinirdi.
01:31Hacı Arif-i Riyve Geri Hazretleri'nin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip kemale geldi.
01:38Maddi ve manevi ilimlerde zamanının en büyük alimlerinden oldu.
01:44İnsanları irşad etmek, onlara saadet yolunu göstermek için hocasından icazet aldı.
01:51Birçok alim yetiştirdi.
01:53Binlerce kimsenin dalaletten hidayete, doğru yola, saadete kavuşmasına vesile oldu.
01:59Yetiştirdiği alimlerin en büyüğü ve kendisinden sonra halifesi Hacı Ali Rami Teni Hazretleri'dir.
02:10Hocası Arif-i Riyve Geri Hazretleri'nden icazet alıp, insanları doğru yola, irşad ile vazifelendirilince,
02:19vaktin gereği olarak sessizlikle başladı.
02:21Sessizlikle ilk başlaması, hocası Hacı Arif-i Riyve Geri'nin vefatından önce hastalığı sırasında Riyve Ger tepesi üzerinde olmuştu.
02:33Hacı Arif, bu zaman için, şimdi vaktidir buyurmuştu.
02:40Hacı Arif Riyve Geri'nin vefatından sonra, kale kapısı önündeki mescitte sessizlikle devam etti.
02:46O zaman, Hacı Muhammed Parisa'nın dedelerinden, Mevlana Hafızuddin, büyük alimlerden biriydi.
02:55Bu alim, alimlerin üstadı Şemsül Eğim ve Hulvani'nin işaretiyle,
03:02Buhara'da, o zamanın en büyük imam ve alimlerin huzurunda,
03:06Hacı Mahmud'a, siz hangi niyetle, sessizlikle meşgul oluyorsunuz diye sordu.
03:12Mahmud İncir Fanevi Hazretleri cevabında,
03:17Uyuyanları uyandırmak,
03:19Gafillere işittirmek,
03:22Ve insanları dinin ana caddesi ve doğru yolu üzerinde yürütmek,
03:26Hakikate teşvik etmek,
03:29Böylece insanların bütün iyiliklerin anahtarı,
03:32Her saadetin esası olan tevbeye ve İslam büyüklerine bağlanmalarına sebep olmak istiyorum, buyurdu.
03:40Bunu duyunca, Mevlana Hafızuddin ona,
03:45Niyetiniz böyle dürüst olunca, böyle zikretmeniz helal olur dedi.
03:50Ve ondan, sessizlikrin sınırını, şartını rica etti.
03:55Bunun üzerine, Mahmud İncir Fanevi Rahmetullahi Aleyh şöyle buyurdu.
03:58Sessiz zikri,
04:01Ancak,
04:02Dili yalandan ve gıybetten uzak,
04:06Boğazı,
04:07Midesi haram ve şüpheliden temiz,
04:10Kalbi riyadan ve gösterişten uzak,
04:13Sırrı Rabbinden başka her şeye yönelmeyi terk eden birisi yapabilir buyurdu.
04:17Görüldüğü gibi sevgili seyirciler,
04:21Sessiz zikir öyle kolay bir iş,
04:24Herkesin alışkanlık üzere yapabileceği bir husus değildir tabi ki.
04:28Zikir,
04:30Malumalleriniz olduğu üzere,
04:31Lügatlerde,
04:33Anmak,
04:34Her işte Allah-u Teala'yı hatırlamaktır.
04:37Kulun Allah-u Teala'yı dille ve kalple anmaztır.
04:41Allah-u Teala'yı unutmak ise gaflettir.
04:43Allah-u Teala,
04:46Makara Suriye-i Cellesi'nin 152. ayet-i kerimesinde,
04:51Mealen şöyle buyurur sevgili seyirciler,
04:56Kullarım,
04:57Siz beni taat ile beğendiğim işleri yapmak suretiyle zikrediniz,
05:03Eğer böyle zikrederseniz,
05:05Ben de sizi rahmet, mağfiret, ihsan ve tövbe kapılarını açmak suretiyle anarım.
05:11Bazı zamanlarda da,
05:16Hiç dudakları kıpırdatmadan zikrederiz.
05:20Bu Allah-u Teala'nın büyüklüğünü, azametini ve emirleriyle,
05:27Yasak etmiş olduğu şeylerden uzak durmanın sevabını düşünmekle olur.
05:32Sevgili seyirciler,
05:37Büyük alim Ali Ramiteni Hazretleri şöyle anlatır,
05:44Hace Mahmud İncir Fanevi zamanında dervişlerden biri,
05:48Hızır Aleyhisselam'ı gördü.
05:51Ve ona,
05:53Bu zamanda kendisine uyulacak bir din büyüğü kimdir diye sordu.
05:58Hızır Aleyhisselam,
06:00Şimdiki halde,
06:01Bu dediğiniz sıfatları taşıyan,
06:04Hace Mahmud İncir Fanevi Hazretleridir, dedi.
06:07Ali Ramiteni Hazretlerinin önde gelen talebelerinden bazıları,
06:12Hızır Aleyhisselam'la görüşüp,
06:15O suali soran zatın,
06:17Ali Ramiteni Hazretlerinin kendisi olduğunu bildirmişlerdir.
06:20Şimdi,
06:21Hace Dihkan Hazretleri hastadır,
06:24Son anlarını yaşamaktadır,
06:26Onu ziyarete yoklamaya gidiyor.
06:29Çünkü o,
06:30Allah-u Teala'dan son nefeste,
06:33Kendisine yardımcı olması için,
06:36Evliyasından birini göndermesini istemişti.
06:39Hace Mahmud,
06:40Bu sebeple,
06:41Onun yanına gidiyor,
06:42Buyurdu.
06:43Allah-u Teala,
06:45Son nefeste,
06:46Bizlere de,
06:48İmanla göz kapamayı nasip eylesin,
06:50İnşallah.
06:51Hoşçakalınız efendim.
06:59Sevgili seyirciler,
07:02Allah'ın izniyle,
07:04Bugün,
07:05Hicr Suresine,
07:07Vasıl olmuş bulunuyoruz.
07:09Bütün,
07:10Kur'an-ı Kerim surelerini,
07:11Sırasıyla takip ediyoruz.
07:13İnşallah,
07:14Bu suretle,
07:15Bir hat-ı Kur'an,
07:17Müyesser olur.
07:18Cenab-ı Hakk'ın,
07:19Müsaade ve izniyle,
07:21Yardımıyla,
07:22Hicr Suresine,
07:23Ulaştık.
07:25Hicr Suresi de,
07:26Mekki surelerden,
07:28Yani,
07:30Hicretten,
07:31Önce nazil olan surelerden,
07:33Dönem itibariyle,
07:34Mekke-i Mükerreme döneminde,
07:36Nazil olan surelerdendir.
07:38Ve,
07:3899 ayet-i Kerim'e,
07:3999 ayet-i Kerim'e,
07:40İhtiva ediyor bu sure-i Celle.
07:43Bu surenin,
07:44Hicr diye,
07:45İsimlendirilmesinin sebebi,
07:47Ashab-ı Hicr dediğimiz,
07:49Salih Aleyhisselam'ın kavmi olan,
07:53Semud kavminin,
07:55Yerleşme mantıkasından bahsediyor.
07:58Medine-i Münevvere ile,
08:00Şam arasındaki,
08:02Toprağa,
08:03Hicr deniliyor.
08:03Coğrafi mevki olarak,
08:06O topraklara,
08:07Hicr deniliyor.
08:08İşte,
08:09Orada,
08:10Yetişen,
08:10Yerleşen,
08:12Orada,
08:12Mekan tutan,
08:13Medeniyet,
08:14Kur'an,
08:15Orada,
08:15İmar faaliyetleri yürüten,
08:17Bir semud kavmi var.
08:19Salih Aleyhisselam zamanında,
08:22Son derece,
08:23Satvetli,
08:24Kudretli,
08:25Maddi ve,
08:26Dünyevi güçlerine,
08:28Çok güvenen insanlar bunlar.
08:30Bunun için,
08:31Salih Aleyhisselam'ın,
08:33Nasihatlerinden istifade etmediler.
08:36Onun ikazlarına kulak vermediler,
08:38Onunla alay ettiler.
08:40Sonunda da,
08:41Korkunç bir sayha ile,
08:44Dehşetli bir ses ile,
08:46Onlar,
08:47Mahvoldular.
08:48Onlara sahip oldukları,
08:50Dünyevi imkanlar,
08:52Elde ettikleri,
08:53Bir takım teknolojik gelişmeler,
08:56Hiçbir şey,
08:57Onları kurtarmak için,
08:59Faydalı olmadı,
09:01Çare olmadı.
09:02Perişan olup gittiler,
09:04Yok oldular,
09:05Gittiler.
09:05İşte,
09:06Onların bulunduğu mıntıka,
09:08Hicr mıntıkası,
09:10Oradan bahsedildiği için,
09:11Ve burada da,
09:12Ashab-ı Hicr'den,
09:14Söz edildiği için,
09:16Bu sureyi celleye,
09:18Hicr suresi denilmiştir.
09:19Euzü billahi mineşşeytanirracim,
09:23Bismillahirrahmanirrahim,
09:26Elif lam ra,
09:28Tilke ayatü'l kitabî,
09:31Ve Kur'an'in mübin,
09:33Rubemâ yeveddü'l-lezîne keferû,
09:37Levkânü müslimîn,
09:39Sadakallahü'l-asılâ.
09:41Suriye celle böyle başlıyor.
09:43Elif lam ra,
09:46Allah-u Teala yine burada,
09:49Müteşâbih lafızlardan,
09:51Ruf-u mukattaa dediğimiz harflerle,
09:54Bu sureyi celleye başlamıştır,
09:56Cenab-ı Hak.
09:58Tilke ayatü'l kitabî,
10:01Ve Kur'an'in mübin,
10:05Allah-u Teala,
10:07Buyuruyor ki,
10:08Bunlar kitabın,
10:10Ve her şeyi açıklayan,
10:12Bütün gerçekleri meydanda olan,
10:14Kur'an-ı Azimüşşan'ın,
10:16Ayetleridir bunlar buyuruyor Cenab-ı Hak.
10:18Sana bu bildirdiğimiz,
10:21İndirdiğimiz,
10:22İnsanlara yol göstermek,
10:24Onları hidayete erdirmek için,
10:26Sana inzal ettiğimiz,
10:29Vahiy yoluyla bildirdiğimiz,
10:31Kitabın yani Kur'an-ı Kerim'in ayetleridir.
10:35Rûdana yeveddü'l-lezîne keferû,
10:38Levkânü müslimîn,
10:40Bu bir temenni,
10:42Ama,
10:44Neticesi alınamayacak bir temenni.
10:47Arapçada bir teraccî var,
10:49Ümit ifade ediyor,
10:51Raca'dan geliyor,
10:53Bir de temenni var ki,
10:54Temenni olmayacak şeylerin,
10:56İstenmesi manasında,
10:58Genellikle kullanıyor Arapçada.
11:00Biz Türkçede aslında,
11:01Temenni kelimesini,
11:03Dilek manasında kullanıyoruz.
11:05Öyle olmasını temenni ederiz diyoruz.
11:07Ama Arapçada temenni ifade eden kelimeler ve bu manada kullanılan edatlar Arapçada bir şeyin olmayacağını ifade ediyor.
11:20Bu önemli bir özellik.
11:21Rubemâ kelimesi burada iki manada kullanılıyor.
11:28Bir tekstil için, yani çok defa manasında olduğu gibi, bir de taklil için yani azlık ifade ediyor.
11:35Bazı kere, bazı zamanlar manasına da gelebiliyor.
11:40Ayet-i kerimede, her iki mananın da söz konusu olabileceği müfessirler tarafından zikredilmiştir.
11:48Rubemâ, rubemâ şeklinde de kullanılıyor.
11:51Burada taklil ifade ettiğini söyleyenler olduğu gibi,
11:54teksir yani çokluk ifade ettiği,
11:56çoğu zaman, çoğu kere manasına geldiğini söyleyenler de olmuştur.
12:00Yeveddüllezîne keferû.
12:03İnkarcılar arzu eder, isterler.
12:06Vedde yeveddü vudden.
12:09İstemek, sevmek, arzu etmek manasına.
12:13O şekilde istemek.
12:15Kafirler isterler.
12:16Levkenu müslimin.
12:18Keşke Müslüman olsaydık diye isterler.
12:21Onlar kıyamette, ahirette, karşı karşıya kaldıkları dehşetli azabı görünce,
12:30müminlerin ulaştıkları büyük nimetleri,
12:33Cenab-ı Hakk'ın izzeti ikramını,
12:36Müslümanlara olan lütfu keremini görünce,
12:39orada, ah keşke biz de Müslüman olsaydık,
12:43ne iyi olacaktı diye,
12:45işlerinden bir düşünce, bir arzu ve istek geçirirler orada.
12:50Ama tabi onların bu temennilerinin ifade ettiği hiçbir mana yok.
12:55Bu temenniden elde edebilecekleri bir şey de yok.
12:58Zerhum ye'kulu ve yetemette'u ve yullihihimul emelu fesevfe ya'lemun.
13:05Cenab-ı Hakk buyuruyor ki,
13:07kafirler için, inkârcılar için,
13:10Allah'a ve ahirete inanmayan kimseler için,
13:14hayatı sadece dünya hayatından ibaret telakki eden,
13:19öyle düşünen kimseler için,
13:21Cenab-ı Hak buyuruyor ki,
13:22onları sen ikaz ettin,
13:25uyardın,
13:26onlara gitmeleri icap eden,
13:28doğru ve müstakim olan yolu onlara gösterdin.
13:32ama bütün buna rağmen onlar aldırış etmediler.
13:35Öyleyse,
13:37bırak buyuruyor Cenab-ı Hak.
13:38Zerhum, bırak onları.
13:41Ütrukhum anasında.
13:44Ye'kulu,
13:45yisin içsinler,
13:47yisinler yemeklerini,
13:49dünya sevklerinden faydalansınlar.
13:52Ve yetemette'u,
13:53kendilerine verilen imkanları kullansınlar alabildiğine.
13:57Dünya'da ellerine geçen nimetlerden istifade etsinler.
14:02Ve yülhihimul emelu,
14:04onları emel,
14:06istikbale yönelik arzu ve düşünceler,
14:10onların bitmek, tükenmek bilmeyen,
14:13gelecekle ilgili düşünceleri ve tasarıları,
14:17onları meşgul etsin, dursun.
14:19yülhihimul emelu,
14:21elha yülhi kökünden geliyor.
14:24Lehiv demek.
14:25Lehiv,
14:26oyun manasında.
14:28Laib gibi,
14:29oyalanma manasında.
14:31Elha,
14:32oyalamak.
14:33İnsanı meşgul etmek,
14:35başka şeylerden alıkoyarak,
14:37insanı,
14:38bir takım lüzumsuz işlerle,
14:40meşgul etmek manasına geliyor.
14:42Elha yülhi.
14:44Emel,
14:44onları oyalasın.
14:46Yani,
14:47onları,
14:48dünyaya yönelik,
14:50fırs ve tamay ile dolu bir takım istek ve düşünceler,
14:53onları meşgul etsin, dursun.
14:55Fesevfe ya'lemun.
14:57Yakında bilecekler onlar.
14:59Başlarına gelecek musibeti,
15:02onlar karşılaşacakları azabı,
15:05ve sıkıntıları, meşakkatleri görecek ve anlayacaklar.
15:08Burada söylenilenlerin,
15:11boş olmadığını idrak edecekler ama,
15:13iş işten geçmiş olacak.
15:17Ve ma ehlekna min karyetin illa ve leha kitabun ma'lum.
15:24Biz bir kavmi,
15:26bir memleketi,
15:27bir ülkeyi,
15:28bir köyü,
15:29karye kelimesi Kur'an-ı Kerim'de geçiyor.
15:31Aslında,
15:33karye köy demek,
15:34küçük yerleşim merkezleri için kullanılıyor.
15:36Ama ayet-i kerimelere baktığımız zaman,
15:40karye tabirinin aslında önemli yerleşme merkezleri için,
15:46önemli şehir merkezleri için de kullanıldığını görüyoruz.
15:50Ehlül Kura tabiri geçiyor Kur'an-ı Kerim'de,
15:53şehir halkı demek.
15:55Yani böyle kırsal alanda yetişen insanlar,
15:58bulunan insanlar değil.
15:59Şehir halkı,
16:01medeniyet görmüş insanlar manasına geliyor.
16:04Ehlül Kura tabiri.
16:05Burada da karye kelimesi geçiyor.
16:07Karye köy demek.
16:09Onun cemi-i Kura.
16:10Ama karye bir yerleşim merkezi.
16:13Büyük veya küçük bir yerleşim merkezi manasına.
16:16Çeşitli şehir halkını,
16:18insanlarını,
16:19biz diyor helak etmişizdir diyor Cenab-ı Hak.
16:22Ehlül Kura'yı helak etmedik.
16:23İlla ve leha kitabun ma'lum.
16:26Onlarla ilgili,
16:28belli bir karar ve hüküm bulunmadıkça,
16:31onların durumunu tespit eden,
16:33ilahi bir hüküm olmadan onları helak etmiş değiliz.
16:37Onların helak sebebi bellidir.
16:40Neden helak edildikleri malumdur.
16:43Onlar gelişi güzel,
16:45rastgele başlarına bir musibet gönderilerek değil ama,
16:49belli sebeplerden dolayı helak edilmişlerdir buyuruyor Cenab-ı Hak.
16:52Mâ tesbiku min ümmetin eceleha ve mâ yesteekhirun.
16:58Hiçbir ümmet,
17:00kendisi için,
17:02tespit edilen miadı,
17:04vakti,
17:05öne alamaz.
17:06Onu daha da geciktiremez.
17:08Bir milletin,
17:10yok edilmesi,
17:11bir kavmin,
17:12helak edilmesiyle ilgili,
17:14ilahi bir hüküm varsa,
17:16bu hükmü insanlar,
17:18ne öne çekebilir,
17:19ne çabuklaştırabilir,
17:20ne de geciktirebilirler.
17:23Ne de geciktirebilirler bunu.
17:25Geciktirmeleri mümkün değildir.
17:28Ve kâluu yâ eyyuhellezî nüzzile aleyhî dzikru innekelemecnun.
17:34Dediler ki kafirler,
17:36ey kendisine Kur'an indirilen zat,
17:39ey kendisine Kur'an-ı Kerim gönderilen peygamber,
17:43innekelemecnun.
17:46Sen delisin dediler,
17:47sen cinnilere karışmışsın dediler, haşa.
17:49levmâ te'tînâ bilmelâiketi in kuntemine s-sâdıkîn.
17:53Eğer sen doğrulardayız,
17:55doğru kişiysen,
17:57sözünde hakikaten samimiysen,
17:59sözlerin senin gerçekten isabetli ve doğru sözlerse,
18:03bize kendi sadakatini,
18:05doğruluğunu ispat edecek meleklere getirsen ya,
18:08o melekler sana şehadet etseler ya dediler.
18:10Mâ nünezzilül melâikete.
18:14Cenab-ı Hak da buyuruyor ki buna cevap olarak,
18:17biz melekleri indirmeyiz.
18:19İlla bilhakkı.
18:20Ancak bir gerçek,
18:23icab eden bir sebep bulunduğu takdirde indiririz buyuruyor Cenab-ı Hak.
18:26وَمَا كَانُوا اِذَا مُنْظَرِينَ
18:29İnsanların,
18:31helakini gerektiren,
18:33mahvunu gerektiren,
18:35insanların başlarına bir musibet gönderilmesini icap eden bir durum varsa,
18:40o zaman biz melekleri görevlendirip göndeririz,
18:44ve o zaman da o insanlara,
18:46herhangi bir şekilde Allah'ın hükmü tecelli ettikten sonra,
18:50kurtuluş izni ve müsaadesi verilmez,
18:53onlara hiçbir mühle tanınmaz.
18:56Allah'ın emri,
18:57emredildiği şekilde icra edilir,
19:00yerine getirilir.
19:01اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَ الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَفِظُونَ
19:07Bu ayeti kerime çok mühim.
19:09Cenab-ı Hak buyuruyor ki,
19:10Kur'an-ı Kerim'i indirdik,
19:12biz indirdik buyuruyor Cenab-ı Hak.
19:15Bu azamet ifadesidir.
19:18Allah-u Teala'nın zaman zaman,
19:20Kur'an-ı Kerim'de,
19:21biz tabirini kullanması,
19:24Cem-i mütekellim sigasıyla hitap etmesi,
19:28bütün kainat güçleri bir araya gelse,
19:32Allah-u Teala'nın gücüne denk olamaz.
19:35Onun için Cenab-ı Hak bütün güçlerin fevkinde olduğunu,
19:39hepsine hakim olduğunu ifade için,
19:42Cenab-ı Hak kendi şanını,
19:44tebcil için bu şekilde kullanılıyor.
19:46Yoksa Allah-u Teala'nın başkasının,
19:49etrafında bir takım yardımcıların yardımına,
19:53müzaheretine ihtiyacı olduğu için değil.
19:56Cenab-ı Hak bizzat kendisi halk ediyor,
19:58yaratıyor.
19:59Kur'an-ı Kerim'i gönderdik buyuruyor Cenab-ı Hak.
20:02وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
20:04Kıyamete kadar Kur'an-ı Kerim'i biz muhafaza edeceğiz.
20:10Bu zamirin,
20:11lehu zamirinin,
20:12Peygamber Efendimiz'e raci olduğunu söyleyenler de olmuştur müfesirlerden.
20:16Yani Kur'an-ı Kerim'i veya Muhammed Aleyhisselam'ın dinini,
20:21Muhammed Aleyhisselam'ın şanını,
20:24itibarını kıyamete kadar koruyacağız buyuruyor Cenab-ı Hak.
20:27Hakikaten koruyor Allah-u Teala.
20:301400 seneden daha fazla bir zaman geçtiği halde,
20:34Kur'an-ı Kerim'in bir tek harfi, kelimesi değişmemiştir.
20:38Aynen devam ediyor ve o şekilde devam edip gidecek.
20:42وَلَقَدَ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي شِيَعِ الْاوَّلِينَ
20:46Daha önceki insanlar arasına,
20:48topluluklara da biz,
20:50senden önce peygamberler göndermiştik.
20:52Ant olsun ki onları vazifelendirmiş,
20:54Allah'ın emirlerini onlara bildirmiştik.
20:56وَمَا يَئْتِيهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِهِ يَسْسِعُونَ
21:01Hiçbir peygamber insanlara gelmemiştir ki,
21:05insanlar o peygamberlerle alay etmiş olmasınlar.
21:10Her peygamber kavminin, milletinin istihza ve eğlencesine muhatap olmuştur.
21:17Onları anlamakta güçlük çekmişler,
21:19anlamak istememişler,
21:21peygamberlerin sözlerini daima istihza ile karşılamışlardır insanların çoğu.
21:27كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ
21:32Aynı şekilde işte bu istihza duygusunu
21:37günahkar, Allah'a isyan eden,
21:41karşı gelen küstah insanların kalplerine biz adeta telkin ederiz.
21:47Onlarda da bu kabiliyet vardır buyuruyor Cenab-ı Hak.
21:49Sen de peygamberlik vazifesini ifa ediyorsun,
21:54Allah'ın emrini yerine getiriyorsun,
21:56sana da karşı çıkıp seninle de alay etmek isteyenler olabilir.
22:01Onların bu alaylarına hiçbir zaman hiçbir şekilde kulak verme,
22:07itibar etme.
22:08Çünkü senden öncekilere de böyle yapıldı.
22:11Allah-u Teala'nın, Cenab-ı Hakk'ın kanunu,
22:15Cenab-ı Hakk'ın adeti ilahiyesi böyledir.
22:17İnsanlar böyle yapacaklar buyuruyor teselli olarak peygamber efendimize.
22:21لَا يُؤْمِنُونَ بِهِ وَقَدْ خَلَدْ سُنَّتُ الْاَوْوَلِينَ
22:26Ona iman etmeyecekler insanların çoğu.
22:29Zaten önceki insanların adeti de böyleydi buyuruyor Cenab-ı Hak.
22:33وَلَوْفَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَائِ
22:38Eğer biz insanlara gökyüzünden bir kapı açsak,
22:44o muazzam semavatın melekutunu,
22:48o muazzam olayları,
22:50o kainatın yaratılışı,
22:53kainatı süsleyen yıldızların özelliklerini onlara göstersek,
22:58kudretimizin nişanelerini onlara görme imkanını bahşetsek,
23:01فَظَلُّوا فِيهِ عَرُجُونَ
23:04Hemen oraya onlar yükselmek,
23:07o semaya çıkmak isterlerdi.
23:09Hemen o semaya çıkmaya koyulurlardı.
23:12وَقَالُوا
23:13Bunun neticesinde de derlerdi ki onlar,
23:16bu gördükleri muazzam ve müstesna,
23:20harikulade manzara karşısında,
23:22اِنَّمَا سُبْكِرَتْ اَبْسَارُنَا
23:24Bizim gözlerimiz adeta hakikati,
23:28gerçeği görmekten perdelendi.
23:30Bizim gözlerimize bir şey oldu.
23:33Biz göremiyoruz, bulandı gözlerimiz.
23:36Sarhoşun göremediği gibi,
23:38alaca bulaca gördüğü gibi,
23:40biz de görme duygumuzu yitirdik derler.
23:43بَلْنَحْنُ قَوْمُ مَسْهُورُونَ
23:45Hatta biz sihirlenmiş,
23:48büyülenmiş bir millet haline geldik.
23:50Bizim aklımızda çalışmıyor doğru dürüst derler.
23:53Ve gördükleri muazzam alametleri,
23:57kudret-i ilahiyeye delalet eden eserleri,
24:00manzaraları, onlar kendilerinin akıllarının çalışmadığına,
24:06zihinlerinin durduğuna hamlederlerdi.
24:08Ve böyle bir şey olamaz diyerek yine inkarcı davranışlarını sürdürürlerdi.
24:12Sevgili seyircilerimiz merhaba.
24:15Anadolu Erenlerinde, Balıkesir'de metfun bulunan hak dostlarını anlatmaya devam ediyoruz efendim bugün de.
24:21Şimdi, zirve insanlardan Sinan Dede'nin kabrini ziyaret edeceğiz.
24:48Mübarek kabri, Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklıköy'ü yakınındadır.
24:55Bu gizli hak aşığı da diğer veliler gibi,
24:58gönlü Allah sevgisiyle dolu bir mübarek kişiymiş.
25:02Hazretin yaşadığı dönemle ilgili kebin bir bilgi edinemedik maalesef.
25:07Anlatıldığına göre siması çok güzelmiş bu hak dostunun.
25:24Çok zarif, naif ve kibarmış.
25:27Kısacası güzel ahlak sahibiymiş.
25:30Herkese iyilik eder, kapısına geleni asla boş çevirmezmiş.
25:35Başkalarının rahatını kendi rahatına tercih edermiş.
25:39Sinan Dede'nin huzuruna bir gün sevdiklerinden biri gelir sevgili seyirciler.
26:01Ancak fena halde hastadır adamcağız.
26:04Güçlükle durmaktadır ayakta.
26:05Büyük veli onu böyle görünce hastasınız buyurur.
26:10Ama şunu bilin ki hastalıkta şifa vardır.
26:14O kişi şaşırır bu söze.
26:17Anlamaz bir şey.
26:18Hastalıkta şifa vardır ne demek acaba?
26:21Sinan Dede onun anlamadığını görünce kardeşim buyurur.
26:25Hastalıkta elbette şifa vardır.
26:27Neden mi?
26:28Çünkü hasta olan insanın kalbi kırık olur.
26:32Günah işlemek içinden gelmez.
26:33Hastadır zira.
26:36Dünya zevklerinden el çeker, döner Allah'a.
26:39Günahlarını düşünür.
26:41Sonra hastalık ölümü hatırlatır insana.
26:45Ölümü ve ahireti düşünmeye başlar.
26:48Tövbe eder günahlarına.
26:50İşte bütün bunlar kalbin şifasıdır.
26:53Hazret bunları anlatırken adamcağız yavaş yavaş iyileştirir.
26:58Sinan Dede sözünü tamamlar.
27:10Küçündükçe zindeleşir.
27:12Günah işlemekle de hasta olur.
27:15Mübarek zat bu açıklamayı yaptıktan sonra döner o kimseye.
27:18Şimdi anladınız mı diye sorar.
27:21Adam.
27:21Evet efendim der.
27:23Çok iyi anladım.
27:24Hastalıkta gerçekten şifa vardır.
27:27Sinan Dede'nin nasihatlerinden bir denet sunmak istiyoruz şimdide.
27:48Tasavvuf bütün günahları terk etmektir.
27:51Zenginliği aradım.
27:57Kanaatte buldum.
27:59Rahatı aradım.
28:00Fakirlikte buldum.
28:02Afiyeti aradım.
28:04Günah işlememekte buldum.
28:06Sihati az yemekte, selameti az konuşmakta, hikmeti az uyumakta buldum.
28:15Allah-u Teala'nın rızasını aradım.
28:18Onun emirlerine itaatte buldum.
28:21Evet sevgili seyircilerimiz bugün de süremizin sonuna geldik.
28:30Yarın yine aynı saatte buluşmak üzere.
28:33Hoşçakalınız ve Allah'a emanet olunuz efendim.
28:35Ya Rabbena, Ya Rabbena kuldan, hata senden hata.
28:56Gitsin gönülden maziva, kuldan hata senden hata.
29:15Gitsin gönülden maziva, kuldan hata senden hata.
29:34Erler demine destur alalım.
29:41Erler demine destur alalım.
29:45Aşkın ateşine gel bir yanalım.
29:58Aşkın ateşine gel bir yanalım.
30:02Dost, dost, dost.
30:09Devrana girip seyran edelim.
30:13Devrana girip seyran edelim.
30:18Eyvah!
30:24Demeden Allah diyelim.
30:27La ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah.
30:35Günler geceler durmaz geçiyor, günler geceler durmaz geçiyor.
30:44Sermayen olan ömrün bitiyor, sermayen olan ömrün bitiyor.
30:53Bülbüllere bak efkan ediyor, bülbüllere bak efkan ediyor.
31:02Ey gonca açıl mevsim geçiyor, ey gonca açıl mevsim geçiyor.
31:11Dost, dost, dost.
31:18Devrana girip seyran edelim.
31:22Devrana girip seyran edelim.
31:27Eyvah!
31:32Demeden Allah diyelim.
31:35La ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah.
31:40Ey yolcu bira sen dinle beni, ey yolcu bira sen dinle beni.
31:53Kervan geçiyor sen kalma geri, kervan geçiyor sen kalma geri.
32:02Yusuf denilen dünya güzeli, Yusuf denilen dünya güzeli.
32:11Fethetti bugün kalbi seferi, fethetti bugün kalbi seferi.
32:19Dost, dost, dost, dost.
32:26Devrana girip seyran edelim.
32:31Devrana girip seyran edelim.
32:35Eyvah!
32:40Demeden Allah diyelim.
32:44La ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah.
32:49La ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah.
32:54Yusuf denilen wanleyin.
Yorumlar

Önerilen