00:00Hateme Hazretlerinin talebesi olan bu mübarek zat, Hateme Esam'ın da hocasıdır.
00:07Dünyaya gönül bağlamaz, haram ve günahlardan şiddetle kaçardı.
00:13Şakiki Belhi önceleri ticaretle uğraşırdı sevgili seyirciler.
00:19Bir defa ticaret için Türkistan'a gitmişti.
00:24Orada bir puthaneye rastlayınca merak edip içeri girdi.
00:28Gördü ki bir kimse bir putun karşısına geçmiş, Dilek ve isteklerini yana yakıla o puta anlatıyor.
00:38Onun bu haline çok taaccübeden Şakiki Belhi, O kimsenin yanına sokuldu.
00:43Ve ey kişi, seni ve her şeyi yoktan var eden hakiki bir ilah var ki, Onun ismi Allah'tır.
00:53O Allah her şeye kadirdir.
00:54İsteklerini niçin ondan istemiyorsun da, Hiç görmeyen ve işitmeyen şu cansız puttan istiyorsun dedi.
01:04Putperest ona döndü ve sen kimsin?
01:08Buraya nereden ve niçin geldin diye sordu.
01:10Şakiki Belhi, Ben Beht'ten geldim, Buna da biraz ticaret ve alışveriş yapacağım deyince,
01:18O putperest, Senin Rabbin, Madem her şeye kadir ise, Sana memleketinde de rızık verebilirdi.
01:27Sen niçin bir rızık için Beht'ten kalkıp ta buralara kadar geldin dedi.
01:30Şakiki Belhi, bu söz üzerine, Derin düşünceye dağıldı.
01:37Ve kendi kendine,
01:39Bu adam,
01:42Doğru söylüyor diyerek hemen memleketine döndü.
01:46O zaman,
01:47Beht'te müthiş bir kıtlık vardı sevgili seyirciler.
01:51Öyle ki insanlar,
01:52Yiyecek bir şey bulamıyorlardı.
01:53Bu yüzden,
01:56Kimsenin yüzü gülmüyor,
01:58Herkes hayattan bezmiş,
02:00Bedbeğin ve mutsuzdu.
02:03Şakiki Belhi,
02:05İşte o kıtlık günlerinde,
02:07Çarşıda bir köleye rastladı.
02:10Ancak bu köle,
02:11Gayet neşeli olup,
02:13Diğer insanlar gibi hiç de bedbeğin değildi.
02:17Onun bu haline hayret edip yanına yaklaştı.
02:20Ve ey köle,
02:21Herkes kıtlık sebebiyle üzüntü içinde kıvranırken,
02:26Bakıyorum sen gayet neşelisin,
02:28Bunun sebebi nedir diye sordu.
02:32Köle cevabında,
02:35Niçin neşeli olmayayım ki?
02:37Benim efendim zengin bir kimsedir.
02:39Beni aş ve çıplak bırakacak değil ya.
02:42Zaten bugüne kadar da hiç aş bırakmadı.
02:45Ona çok güveniyorum.
02:47Onun için kalbim rahat ve çok neşeliyim dedi.
02:49Şakiki Belhi,
02:53Kölenin bu sözlerinden de,
02:55Büyük ibretle ders aldı sevgili seyirciler.
02:58Kendi kendine,
03:00Ne kadar doğru söylüyor dedi.
03:02Ve ağlayarak,
03:03Ya Rabbi,
03:05Şu köle kadar olamıyoruz.
03:07Onun efendisi nihayet bir kul iken,
03:10Kendisini aç bırakmayacağına,
03:13Nasıl da tam güvenip seviniyor.
03:15Halbuki bütün canlıların rızkını veren sensin.
03:19Ve her canlının rızkına bizzat kefilsin.
03:22Bunu bildiğimiz halde,
03:23Şu kölenin efendisine olan itimadı kadar,
03:25Sana güvenip tevekkül edemiyoruz.
03:27Bu kıtlıkta halimiz ne olacak diye üzülüyoruz.
03:32Halbuki,
03:33Onun efendisi olan o zengine de,
03:36Sen rızık veriyorsun.
03:37Sen rezzak-ı alemsin.
03:40Bütün alemler rızık verensin.
03:42Biz hala gaflet içindeyiz.
03:44Bizi affet,
03:45Dedi ve samimi bir tövbe ile,
03:49Ahirete yöneldi.
03:51Bir müddet sonra da,
03:53İbrahim bin Ethem Hazretlerinin sohbetine kavuşup,
03:56Ondan ilim ve feyiz alarak,
03:58Kemal'e geldi.
04:01Şakı ki, Belhe Hazretleri,
04:03Doğru ve güzel bir sözü,
04:05Kimden olursa olsun duysaydı,
04:07Hemen kabul eder,
04:09Ve ona kıymet verirdi sevgili seyirciler.
04:12Mesela bir gün,
04:13Birkaç talebesiyle yolda giderken,
04:17Gayrimüslim bir kişiyle karşılaştı.
04:20Müslüman olmayan bir insanla karşılaştı.
04:23Konuşma arasında,
04:24O gayrimüslim kendisine,
04:26En şakıyık,
04:27Bir kimse,
04:29Sırf kendisine rızık verdiği için,
04:31Allah'a iman ve ibadet ederse,
04:33Onun bu yaptığı yalancılıktır, dedi.
04:37Şakı ki,
04:37Belhi Hazretleri bu sözü beğenerek,
04:39Yanındakilere,
04:40Bu ne güzel sözdür.
04:42Bunu bir yere kaydedin, buyurdu.
04:45O gayrimüslim,
04:47Sözüne böyle kıymet verildiğini görünce,
04:50Çok memnun oldu.
04:51Ve,
04:53Nasıl olur?
04:54Senin gibi ilim sahibi,
04:56Ve faziletli bir kimse,
04:58Benim gibi cahil birinin sözüne değer verir mi?
05:01Doğrusu hem sevindim,
05:03Hem de çok hayret ettim.
05:04Bu hemen yazılıp,
05:05Kaydedilecek kadar kıymetli bir söz müdür?
05:07Dedi.
05:09Şakı ki,
05:10Belhi Hazretleri ona cevaben,
05:13Evet,
05:14Güzel bir sözdür.
05:15Ve biz,
05:16Kim olursa olsun,
05:18Doğru bir söz söyleyen kimsenin,
05:20O sözünü alır kabul ederiz.
05:23Nitekim,
05:24Peygamber Efendimiz de,
05:25Bu hususta,
05:27Hikmet,
05:28Müminin kaybettiği malıdır.
05:30Nerede bulursa alır, buyurdu.
05:32Onun bu sözleri üzerine,
05:34Çok duygulanan,
05:35O gayrimüslimin kalbine,
05:37İslam'ın muhabbeti düştü,
05:39Sevgili seyirciler.
05:41Şakıik Hazretlerine,
05:44Peygamberiniz,
05:45Ne güzel söylemiş.
05:47Sen de ne güzel söylüyorsun.
05:50İnanıyorum ki,
05:50Senin dinin haktır.
05:52Zira bu din,
05:54Tevazu ve hak sözü kabul etmeyi emrediyor.
05:57Bana İslamiyeti anlat,
05:59Müslüman olmak istiyorum,
06:00Dedi,
06:02Ve Şakıik-i Belhi Hazretlerinin,
06:03Huzurunda,
06:05Kelime-i Şehadet söyleyerek,
06:06İmana şereflendi.
06:08Şakıik-i Belhi Hazretleri,
06:11Bir günde,
06:13Kendisinden nasihat isteyen,
06:14Bir kimseye,
06:15Kardeşim,
06:17Sana,
06:18Herhangi bir bela ve musibet,
06:20Geldiğinde sabret.
06:22Hemen feryat etme.
06:24Zira ağlayıp,
06:24Sızlamak,
06:26Bela ve musibeti,
06:27Geri çevirmediği gibi,
06:29Sabretmek,
06:30Sevabından da seni mahrum bırakır.
06:33Şunu unutma ki,
06:35Bela karşısında sabretmemek,
06:37Ve şikayet etmek,
06:39O gelen beladan daha büyük vebaldir.
06:42Daha büyük beladır.
06:44Şunu da unutma ki,
06:46İnsanlara gelen,
06:47İyi kötü her şey,
06:49Elbette ki,
06:50Allah-u Teala'dan geliyor.
06:52O halde,
06:53Kimi kime şikayet edeceksin?
06:55Gönderen o,
06:57Allah-u Teala'yı,
06:59Onun kullarına şikayet etmek,
07:00Hiç uygun olur mu?
07:02Elbette olmaz buyurdu.
07:04Bir günde,
07:06Zengin birisi,
07:08Şakik-i Belhi Hazretlerine geldi,
07:11Ve ey Şakik,
07:13Görüyorum ki,
07:13Fakir ve ihtiyaç sahibisin.
07:15Ben ise zengin bir kimseyim.
07:17Kabul edersen ihtiyaçlarını,
07:20Ben karşılamak istiyorum,
07:21Diye arz etti.
07:24Şakik-i Belhi Hazretler,
07:26Ona olabilir,
07:27Ama bir şartım var buyurdu.
07:30Zengin o şart nedir deyince de,
07:33Bak kardeşim,
07:35Zengin olduğunu,
07:36Ve malının çok olduğunu söylüyorsun.
07:38Ama senin çok olan o malın,
07:40Bana verdiğin için azalırsa,
07:43Veya hırsızlar tarafından çalınıp,
07:45Telef olursa,
07:46Yahut da bir müddet sonra,
07:48Bu niyetinden vazgeçersen,
07:51Veya benim bir kabahatimi görüp,
07:53Bana yaptığın yardımı kesersen,
07:56Veyahut da ömrün bitip ölürsen,
07:58O zaman ne olacak?
08:00Bütün bunların olmayacağına dair,
08:03Bana bir teminat verebilir misin?
08:06Eğer bu hususlarda beni temin edersen,
08:08Bu teklifini kabul ederim buyurdu.
08:11Zengin ona cevaben,
08:14Hayır,
08:14Sana böyle bir teminat verme mümkün değildir deyince,
08:18Şakiki Belhi Hazretleri,
08:20Öyleyse,
08:21Ben de bu teklifini kabul edemeyeceğim.
08:24Sebebine gelince,
08:26Şu anda bana rızık veren,
08:28Öyle kerim bir zat var ki,
08:31Bütün mahlukatın rızkını verdiği halde,
08:34Onun hazinesinde,
08:35Hiç azalma olmuyor.
08:37Kendisine karşı,
08:37Ne kadar kusur ve kabahatim olsa da,
08:40Yine rızkımı kesmiyor.
08:43İhsan ve merhameti o kadar bol ki,
08:46Her türlü ihtiyacımı bunca senedir devamlı veriyor.
08:50Hem sonra,
08:51Onun için hastalık ve ölüm diye bir şey de yoktur.
08:53Yani o,
08:55Hiç hasta olmaz ve ölmez.
08:57Devamlı hayattadır.
08:59Velhasıl,
09:00Böyle yüceler yücesi bir zat,
09:03Benim rızkıma kefil olmuşken,
09:05Onu bırakıp da başkasına,
09:07Niçin gideyim?
09:08Hem böyle cömert ve merhametli bir ihsan sahibi bırakmak kulluğa yakışır mı?
09:12İhsan sahibini bırakmak kulluğa yakışır mı?
09:14Böyle bir zatı bırakıp da,
09:18Kendim gibi aciz bir kula el açarsam,
09:21Rabbim bana gücenmez mi buyurdu?
09:23Bu sözler karşısında o zengin kişi,
09:26Çok doğru söylüyorsun diyerek,
09:29Elini öpüp,
09:30Kendisinden nasihat istedi sevgili seyirciler.
09:33Şakiki Beli Hazretleri ona,
09:36Bak kardeşim,
09:38İnsanın,
09:40En kıymetli sermayesi ömrüdür.
09:42Fırsat elde iken,
09:45Ahiret için çalışmalıdır.
09:47Zira dünya hayatı çok kısadır,
09:50Çabuk geçer.
09:51Ahiretin azapları ise,
09:53Çok acı ve sonsuzdur.
09:55İleri gören akıl sahiplerinin,
09:57Hazırlıklı olmaları lazımdır.
10:00Günler geçiyor,
10:02Ömürler azalıyor,
10:04Öyleyse şu birkaç günlük zamanı,
10:06Büyük nimet bilerek,
10:08Dinimizin emir ve yasaklarını öğrenip,
10:10Ona göre yaşamalı,
10:11Ve Allah'ın kullarına iyilik etmelidir.
10:14Zaten İslamiyet,
10:15Kısaca iki şeyden ibarettir.
10:18Birincisi,
10:19Allah-u Teala'nın emirlerine kıymet vermek,
10:21Saygı göstermek,
10:23İkincisi ise,
10:24Onun kullarına,
10:26Yarattıklarına şefkat ve iyilik etmektir.
10:29Kıyamette kurtuluş yolu,
10:30İşte budur.
10:32Yüzünü dünyadan ahirete çevirmiş,
10:35Gönül ehli bir velidir.
10:36Bir sene hacca gitmek için,
10:38Bel'ten yola çıktı.
10:40Bağdat'a vardığında,
10:42Halife Harun Reşit,
10:43Onun geldiğini haber aldı.
10:45Ve bir adamını gönderip,
10:47Kendisiyle görüşmek istediğini bildirdi.
10:50O da bu isteği kabul etti.
10:53Şakik-i Beli Hazretleri geldiğinde,
10:54Onu hürmetle karşılayıp,
10:56Yanına oturttu.
10:58Hal hatır sorduktan sonra,
11:00Kendisinden nasihat istedi.
11:01Şakik Hazretleri,
11:05Ey Harun,
11:06Aklını başına topla.
11:08Allah-u Teala sana,
11:10Dört büyük halifenin makamlarını verip,
11:13Senden onların hasretleri olan,
11:15Doğruluk,
11:16Adalet,
11:17İhsan,
11:18Ve ilim sahibi olmanı istiyor buyurdu.
11:21Harun Reşit,
11:23Az daha nasihat eder misin?
11:24Deyince,
11:26Şakik-i Beli Hazretleri,
11:28Ey Harun,
11:30Farz et ki,
11:30Bir çölün ortasında,
11:33Yalnız başına kaldın,
11:35Kimsecikler yok,
11:36Susuzluktan ölmek üzeresin.
11:39Tam o sırada,
11:39Birisi elinde bir kese,
11:41Bir kase,
11:42Senin suyuyla gelse,
11:44Ve bu suyu sana veririm,
11:46Ama karşılığında,
11:47Servetinin yarısını bana vereceksin dese,
11:50Sen o suyu almak için,
11:53Yarı servetini ona vermez misin?
11:54Diye sordu.
11:56Harun Reşit cevabında,
11:58Elbette veririm.
11:59Zira ben ölecek olduktan sonra,
12:01Servetimin ne kıymeti olur,
12:04Dedi.
12:05Şakik-i Beli Hazretleri,
12:07Peki ey Harun,
12:09Diyelim ki,
12:09Servetinin yarısını verip,
12:11O suyu içtin,
12:11Ve ölümden kurtuldun.
12:13Farz et ki,
12:14Bir iki saat sonra,
12:16Bu suyu dışarı atmak ihtiyacını duydun.
12:19Fakat,
12:19Bir türlü atamıyor,
12:21Sancılar içinde kıvranıyorsun.
12:23Tam ölecek hale geldiğinde,
12:25Bir kimse çıksa,
12:26Ve ben seni bu sıkıntıdan kurtarırım.
12:29Ama bunun için servetinin,
12:31Öbür yarısını isterim dese,
12:33O halden kurtulmak için,
12:35Malın öbür yarısını da ona verir misin?
12:37Diye sordu.
12:38Harun Reşit cevaben,
12:40Elbette veririm.
12:41Zira ben ölecek vaziyetteyken,
12:44Servetimin ne kıymeti olur?
12:45Dedi.
12:47Bunun üzerine,
12:48Şakiki Belhi Hazretleri,
12:50Ey Harun,
12:51Öyleyse,
12:52Mal ve servetine güvenme.
12:54Zira görüyorsun ki,
12:56Bütün servetinin değeri,
12:58Bir içim su kadar bile değilmiş.
13:01Böyle kıymetsiz bir mal için,
13:02Övünmeye değer mi?
13:03Buyurdu.
13:05Bu nasihatlerden sonra,
13:08Harun Reşit,
13:09Çok ağladı.
13:10Ve Şakiki Belhi Hazretlerini,
13:13Hürmetle,
13:13Saygıyla uğurladı.
13:15Şakiki Belhi Hazretleri,
13:17Bir sohbetinde,
13:19Ey insanlar,
13:21Amellerin,
13:23İbadetlerin,
13:24Düzgün ve kabule layık olabilmesi için,
13:28Bunları iyi bilmek,
13:30Her birinin nasıl yapılacağını,
13:32Öğrenmek lazımdır.
13:34Bu bilgiler,
13:35İslamiyetin emir ve yasakları,
13:37Yani Allah-u Teala'nın,
13:39Biz insanlara emrettiği ve yasak ettiği,
13:41Şeylerin bilgileri olup,
13:42Bunları öğrenmek,
13:43Her Müslümana elbette lazımdır.
13:46Ayrıca,
13:47Her şeyi öğrenmeden önce,
13:49Ve öğrendikten sonra,
13:50Birer cihat vardır.
13:52Önceki cihat,
13:54Bu bilgileri aramak,
13:56Bulmak,
13:57Ve elde etmek için yapılan,
13:58Gayret ve cihattır.
14:00Sonraki ise,
14:02O ilmi elde ettikten sonra,
14:04Onun yerinde kullanabilmek,
14:06Yani öğrendiği,
14:07O ilim ile amel etmek için,
14:08Yapılan cihattır.
14:09O halde,
14:12Her Müslüman,
14:14Her şeyden önce,
14:15İslam alimlerinin,
14:16Yazmış oldukları,
14:17Fıkıh kitaplarını okuyup,
14:19Dinini güzelce öğrenmeli,
14:21Sonra da,
14:22Bu öğrendikleriyle,
14:23Amel etmelidir,
14:23Buyurdu.
14:24Şakik-i Belhi Hazretleri,
14:26Bir zaman,
14:28Mekke-i Mükerreme'ye,
14:29Gitmişti sevgili seyirciler.
14:32Orada pek çok kimseler,
14:34Etrafında toplanır,
14:35Sohbet ve nasihatlerinden,
14:37İstifad ederlerdi.
14:38Şakik Hazretleri onlara,
14:40Ey insanlar,
14:42Geçiminiz nasıldır?
14:44Yiyecek bir şey bulamadığınız zaman,
14:46Ne yapıyorsunuz?
14:47Diye sordu.
14:49Onlar cevaben,
14:50Ne yapalım?
14:51Bir şey bulursak şükrediyor,
14:54Bulamazsak sabrediyoruz,
14:55Dediler.
14:57Hazreti Şakik onlara,
14:59Bu gayet kolaydır.
15:01Her mahluk da bulunca şükreder,
15:03Bulmayınca da bekler ve sabreder,
15:05Buyurdu.
15:06Onlar bu söze hayret edip,
15:08Peki,
15:09Siz bu durumlarda ne yapıyorsunuz?
15:11Diye sordular.
15:14Şakik-i Belhi Hazretleri,
15:16Biz,
15:17Bulunca başkalarına verir,
15:19Bulamayınca şükrederiz,
15:20Buyurdu.
15:21İnsanlar,
15:22Onun bu cevabına hayran kalarak,
15:25Vallahi,
15:26Sen büyük bir zatsın,
15:27Dediler.
15:29Şakik-i Belhi Hazretlerinden,
15:30Bir kısım insanlar,
15:31Nasret istedi sevgili seyirciler.
15:34Onlara buyurdu ki,
15:36Kardeşlerim,
15:38Dünyada ve ahirette sıkıntı çekmemek,
15:41Rahat ve meş'ud olmak için,
15:44Muhammed Aleyhisselam'a tabi olmak lazımdır.
15:47Ona,
15:48Tam ve kusursuz tabi olmak için de,
15:50Onu,
15:51Tam ve kusursuz sevmek lazımdır.
15:55Peygamber Efendimiz'i,
15:56Ve onun getirdiği İslam dinini seven bir kimse,
16:00İster istemez,
16:01Her işinde ona tabi olur.
16:03Çünkü,
16:04Sevmenin şartı,
16:06Sevdiğine tabi olmak,
16:07Uymaktır.
16:07Yani,
16:09Allah-u Teala'nın emirlerine uymayan bir kimse,
16:12Allah'ı sevmiş olamaz.
16:15Bunun gibi,
16:16Resulullah'ın yolundan gitmeyen bir kimse de,
16:19Resulullah Efendimiz'i sevmiyor demektir.
16:21Çünkü sevmek,
16:23İtaatı gerektirir.
16:25Seven,
16:26Sevdiğine itaat eder.
16:27Ona aykırı gidemez.
16:30Eğer aykırı gidiyorsa,
16:32Sevmiyor demektir.
16:33Kardeşlerim,
16:36Bu dünyanın malları,
16:37Mülkleri geçicidir,
16:38Ve aldatıcıdır.
16:40Bugün senin ise,
16:42Yarın başkasınındır.
16:44Ahirette ele girecekleri ise sonsuzdur,
16:46Ve dünyada iken kazanılır.
16:49Bu birkaç günlük hayat,
16:51Eğer dünya ve ahiretin en kıymetli insanı olan,
16:54Muhammed Aleyhisselam'a tabi olarak geçirilirse,
16:57Sonsuz cennet kazanılır.
16:59Yoksa ona tabi olmadıkça,
17:02Her şey hiçtir.
17:04Ona uymadıkça,
17:05Yapılan hayır ve iyilikler burada kalır.
17:08Ahirette ele bir şey geçmez.
17:11Bir gün,
17:13Şakiki Belhi Hazretlerinin huzuruna,
17:16Gayet ihtiyar bir kimse gelip,
17:18Efendim,
17:20Ben ömrümü hep günah ile geçirdim.
17:23Ama şimdi pişman oldum.
17:25Sizin yanınızda tövbe etmek istiyorum.
17:27Sizin hürmetinize inşallah af olunurum dedi.
17:30Hazreti Şakik,
17:34O ihtiyara baktı,
17:36Ve hoş geldim.
17:37Ama geç kalmadın mı?
17:40Tövbe etmek için bu zamana kadar niye bekledim buyurdu.
17:43İhtiyar,
17:45Öyle ama,
17:46Ancak şimdi aklım başıma geldi.
17:49Evet, tövbe etmekte biraz geç kaldım.
17:51Fakat,
17:52Ölmeden önce uyandığım için,
17:55Pek de geç kalmış sayılmam değil mi?
17:57Dedi.
17:57Şakik Hazretler bu cevabı beğendi.
18:01Ve doğru söylüyorsun.
18:04Asıl geç kalanlar,
18:06Ölünce uyananlardır.
18:08Çok kimseler ölünce uyanırlar.
18:11Ki,
18:12O zamanki uyanmanın,
18:13Hiçbir faydası,
18:15Olmaz buyurdu.
18:17Hadis-i şerifte malum,
18:19İnsanlar uykudadırlar,
18:20Ölünce uyanırlar buyuruluyor.
18:22En-nâsü niyâmun,
18:24Ve-i-zâ mâ tu,
18:26İmtebehu.
18:28O ihtiyar adam,
18:30Şakik-i Beli Hazretlerinin yanında tövbe etti ve tövbesinden vazgeçmedi.
18:35Şakik-i Beli Hazretlerine,
18:37Efendim,
18:38Dünyada ve ahirette huzurlu olmanın yolu nedir diye sordular sevgili seyirciler.
18:42Cevabında,
18:45Bunun yolu,
18:47İki şeydir.
18:49Onlar da,
18:50Allah-u Teala'nın emirlerine sarılmak,
18:53Ve yasak ettiklerinden sakınmaktır.
18:56İkincisi, birincisinden daha lüzumludur.
18:58Ki,
18:59Buna takva ve vera denir.
19:01Yani yasaklardan sakınmak daha kıymetlidir.
19:04Nitekim,
19:05Peygamber Efendimiz'e bir kişinin çok ibadet ettiğini,
19:08Çok uğraştığını,
19:09Bir başkasının da günahlardan çok sakındığını söylediler.
19:14Peygamberimiz onlara,
19:16Hiçbir şey vera gibi olamaz buyurdu.
19:20Bir başka zamanda,
19:23Dininizin temeli veradır buyurdular.
19:26İnsanların meleklerden üstün olabilmesi vera sayesindedir.
19:30Nitekim melekler de çok ibadet ediyor.
19:33Ancak yükselemiyorlar.
19:35Ama insan,
19:36İbadetle yükseliyor.
19:37O halde,
19:39Takva ve veraya sarılmalıdır.
19:41Ki,
19:42İslamiyet'te en kıymetli şey takvadır.
19:44Takva ve vera,
19:46Haramlardan kaçırmak demektir.
19:48Buyurdu.
Yorumlar