- 1 gün önce
Kategori
🛠️
Yaşam tarzıDöküm
00:00Zat, Tebe-i Tabi'nin büyüklerindendir.
00:04736 senesinde Merv şehrinde doğup, 797'de 61 yaşındayken vefat etti.
00:15Türk asıllıdır.
00:17Peygamberimizi görmediyse de, onu görenlerin sohbetinde yetişti.
00:22Peki, onu görenlere, Peygamber Efendimiz'i görenlere, malumunuz olduğu üzere sahabe-i kiram denilir.
00:34Sahabe-i kiramı görenlere de tabi'in denilir.
00:39İşte tabi'ini görenlere de Tebe-i Tabi'in denilmektedir.
00:46Abdullah İbni Mübarek Hazretleri Tebe-i Tabi'indendir.
00:49Kitaplarda uzun uzun anlatılan ilim tahsilinden burada bahsetmeyeceğiz.
00:56Ancak şu kadarını söyleyelim ki, o, 4 bin kişiden hadis-i şerif dinlemiş,
01:03İmam-ı Azam'dan ve İmam-ı Malik'ten ders okuyup, ilimde çok yüksek bir dereceye ulaşmıştır.
01:10Abdullah İbni Mübarek Hazretleri, dünyaya ve dünyalığa hiç rağbet etmezdi sevgili seyirciler.
01:17İlmi ve edebi fevkalade çok olup, lüzumsuz konuşmazdı.
01:23Gündüzlerini ilimle, gecelerini de ibadetle geçirirdi.
01:28Sözü dinde senet olup, emanete çok riayet ederdi.
01:32Şam'dayken, bir kimseden emaneten bir kalem almıştı.
01:39Unutup, Merve geldi.
01:42Farkına varınca, o kalemi sahibine geri vermek için Merve'den tekrar Şam'a gitti.
01:48Peygamber Efendimiz'in ve Eshab-ı Kiram'ın hayatlarını okurken ağlar, kendinden geçerdi.
01:58Evinde Resulullah'ın ve Eshab'ın hallerini okumakla çok meşgul olduğunu görenler,
02:05kendisine, evde yalnızlıktan sıkılmıyor musunuz diye sordular.
02:09Cevabında, ben yalnız değilim ki, Peygamber Efendimiz'le ve onun ashabıyla daima beraberim.
02:18Onlarla beraber olan insan hiç yalnızlık duyar mı buyurdu.
02:21Abdullah bin Mübarek Hazretleri, gayet mütevazi idi sevgili seyirciler.
02:27Doğru ve güzel bir sözü, mesela bir çobandan bile duysaydı, güzelce dinler ve kıymet verirdi.
02:34Ayrıca çok cömert olup, muhtaçlara yardım ederdi.
02:40Bir sene, nafile hacca gidiyordu.
02:44Ki, yolda bir çöplükten, öteberi ve yiyecek artıkları toplayan bir kız çocuğu gördü.
02:52Halini acıyıp, yanına gitti.
02:55Ve onların niçin topladığını sordu.
02:58Kızcağız, efendim, biz yetim iki kardeşiz.
03:03Bir de annemiz var.
03:05Üçümüzde, üç gündür açız.
03:07Buradan yiyecek bir şeyler bulabilir miyim diye şöyle bir bakıyorum.
03:12Çünkü, hiçbir gelirimiz yoktur dedi.
03:16Gözleri yaşanan Abdullah bin Mübarek Hazretleri,
03:21hac için harcayacağı paranın tamamını,
03:24o kızcağıza verip, oradan geri döndü.
03:27Ve yanındakilere, bu seneki haccımız yerine, bu hayır yapmış olalı buyurdu.
03:33Abdullah bin Mübarek Hazretleri,
03:36misafirsiz yemeğe oturmazdı sevgili seyirciler.
03:40Sebebi sorulduğunda,
03:43misafir ile yenen yemekten,
03:45kıyamet günü sual olmayacaktır buyurdu.
03:49Misafirlerine,
03:51çok fazla ikramda bulunduğunu görenler de,
03:54efendim,
03:55malınız azalıyor,
03:57misafire ikram işini biraz azalsanız dediler.
03:59Onlara cevaben,
04:02mal azalıyorsa,
04:04ömür de bitiyor buyurdu.
04:07Herkesin iyiliğini isterdi.
04:09Kötü huylu bir kimse,
04:12sık sık,
04:12sık sık,
04:14yanına gelip,
04:16nasihatlerini dinliyordu.
04:18O bir gün ayrılıp,
04:20bir daha gelmez oldu.
04:22Onun ayrıldığına çok üzüldü.
04:23Sebebini sorduklarında,
04:27cevaben,
04:28o zavallı bizden ayrıldı ama,
04:31kötü huyları,
04:32henüz ondan ayrılmamıştı.
04:34Onun haline üzülüyorum buyurdu.
04:37Abdullah bin Mübarek Hazretlerinin her işi,
04:41ilmine uygundu sevgili seyirciler.
04:44Farz ve sünnetleri tam yapar,
04:46haramlardan şiddetle kaçınırdı.
04:49Bidatten ve bidat işleyenlerden nefret eder,
04:52onlardan uzak dururdu.
04:55Bir gün,
04:56gıybetin kötülüğünü anlatırken,
04:59kardeşlerim,
05:00gıybet edecek olsaydım,
05:03anne ve babamı gıybet ederdim.
05:05Çünkü,
05:06sevapların başkalarına gideceğine,
05:09onlara giderdi buyurdu.
05:11Efendim bildiğiniz gibi,
05:13bir kimse,
05:14bir din kardeşini gıybet ederse,
05:17sevapları,
05:18öbürüne yazılıyor,
05:21veriliyor.
05:22kıyamet gününde.
05:24Eğer,
05:25dağıtılacak sevabı kalmamışsa,
05:28bu defa gıybet edilen kişinin,
05:31günahları alıp,
05:32alınıp,
05:33öbür insanlara yükleniyor,
05:35gıybet eden kişilere yükleniyor.
05:37Bu bakımdan,
05:38gıybet caiz olsaydı,
05:40annem babamı gıybeti derdim,
05:41hiç olmazsa sevaplarım onlara verirsin,
05:43diyor.
05:44Bir günde,
05:46kardeşlerim,
05:46İslam'ın her emrine iyi sarılınız.
05:49Çünkü,
05:51müstehapları yapmakta gevşek davranan,
05:54sünnetleri yapamaz,
05:55sünnetle gevşeklik yapanlara da,
05:58farzanın yapılması zor gelir,
06:00buyurdu.
06:00Bir günde,
06:02niyetini,
06:03ehemmiyetini anlatırken,
06:06kardeşlerim,
06:07nice küçük ameller vardır ki,
06:10niyetle büyük olur,
06:11ve nice büyük ameller vardır ki,
06:14onlar da niyetle küçülür,
06:16buyurdu.
06:16Abdullah İbni Mübarek Hazretleri bir sohbetinde,
06:21ey insanlar,
06:23şüpheli bir kuruşu geri vermek,
06:26binlerce lira sadaka dağıtmaktan daha sevaptır.
06:30Bir din kardeşinin herhangi bir ihtiyacını gidermek,
06:34bir sene nafile ibadet yapmaktan kıymetlidir.
06:38Din kisvesi altında dünya menfaati sağlayan kimse,
06:43insanların en alçağıdır.
06:44Bir Müslüman için en mühim şey,
06:47haramlardan sakınmak,
06:49ve dünyaya gönül bağlamamaktır.
06:52Zira dünya sevgisi,
06:54günahların başıdır.
06:55Ey insanoğlu,
06:57hem Allah-u Teala'yı seviyorum dersin,
07:00hem de ona isyan edersin.
07:02Bu nasıl iştir?
07:04İnsan sevdiğine hiç isyan eder mi?
07:07Elbette itaat eder,
07:09buyurdu.
07:10Bir gün kendisine,
07:12güzel ahlak nedir diye sorduk.
07:15Cevabında,
07:16kızmamaktır buyurdu.
07:19Yine bir sohbetinde,
07:20ey insanlar,
07:22kıyamette azaplardan kurtulmak,
07:24dosdoğru bir iman ve itikad edinmeye bağlıdır.
07:28Bunun için,
07:29ehli sünnet alimlerinin kitaplarını okuyup,
07:32imanınızı ona göre düzeltiniz.
07:35İkinci mühim iş,
07:36farzları yapıp haramlardan kaçınmaktır.
07:38Farzların en mühimi de,
07:42beş vakit namazdır.
07:43Her ne halde olursanız olunuz,
07:46namazınızı sakın aksatmayınız.
07:48Çünkü namaz kılmak,
07:50Müslümanlığın şiarıdır, buyurdu.
07:52Sevgili seyirciler,
07:55sizler de görüyorsunuz ki,
07:57bu büyüklerin her bir sözü,
08:00adeta,
08:01reşat altını kıymetindedir.
08:03Konuştuklarında,
08:05daima meselelerin,
08:07can damarına temas etmektedirler.
08:09Önemli olan,
08:10onların bu nasihatlerini dinleyip,
08:12anlamak,
08:14ve gereğini yapmaktır.
08:16Yani,
08:17onların,
08:18kıymetli tavsiyelerine uymaktır.
08:20Mübarek Hazretleri,
08:22Tebe-i Tabi'nin büyüklerinden olup,
08:25hem büyük bir alim,
08:26hem de cesur bir mücahid idi.
08:29Salih ve temiz bir ana babadan dünyaya gelmiştir ki,
08:33doğumu ile ilgili olarak,
08:35şöyle bir menkıbe anlatılır.
08:37Merv şehri kadısının,
08:40yani hakeminin,
08:41bir kızı vardı sevgili seyirciler.
08:45Kız evlenecek yaşa gelince,
08:46o şehrin eşrafından,
08:48yani ileri gelenlerinden,
08:49birçok genç bu kızı istediler.
08:51Ancak babası,
08:52onu rastgele birisiyle değil de,
08:55uygun bir gençle evlendirmek istiyordu.
08:58Bunun için bu işi,
09:00yakınlarıyla ve gün görmüş,
09:01tecrübeli kimselerle istişare etti.
09:04Bu arada,
09:05Hristiyan fakat ilim ehli bir komşusu vardı.
09:09Ki bu mevzuyu ona da açıp,
09:11onun da fikrini sordu.
09:13O Hristiyan komşusu kendisine,
09:16ey kadı efendi,
09:18bu hususta bizden öncekilerin ve sizden öncekilerin bir adetleri vardı.
09:21Bir de şimdiki insanların adetleri var.
09:25Şimdi sen bunlardan,
09:27hangisiyle amel etmek istiyorsun diye sordu.
09:30Bunun üzerine kadı,
09:31ey komşu,
09:32sen bunların üçünü de bana anlat ki,
09:34ona göre karar vereyim.
09:36Deyince,
09:38o Hristiyan komşusu,
09:40peki anlatayım dedi.
09:42Ve ey kadı,
09:43bizden öncekilerin adeti şöyleydi.
09:47Kızlarını asil ve soylu bir aileden,
09:50damat arar kızlarını böyle bir gence verirlerdi.
09:55Sizin evvelkilerinizin adetine gelince,
09:59onlar kızlarını vermek için,
10:01özellikle takva sahibi gençleri,
10:03yani kalbinde Allah korkusu olan kimseleri ararlardı.
10:07Bu zamanki insanların adeti ise,
10:11yalnız zenginleri tercih ediyorlar.
10:14Yani damat seçmekte,
10:16kişinin dinine değil,
10:18dünyasına bakıyor,
10:19ona göre karar veriyorlar.
10:21Sen şimdi bu üçünden hangisine göre hareket edeceksen,
10:25et,
10:25karar senindir,
10:27dedi.
10:28Bunun üzerine,
10:29Kadı Efendi,
10:31ben elbette ki,
10:33bizden önceki halis Müslümanların adetini yapmak isterim.
10:37Madem ki onlar,
10:39damat seçerken takva sahibi olmasına önem veriyorlardı,
10:44öyleyse ben de kızımı,
10:47böyle olan birine vereceğim,
10:48dedi.
10:49Ve o civarda,
10:50takva sahibi,
10:52yani kalbinde Allah korkusu olan genç aradı.
10:55Ancak,
10:56koca Merv şehrinde,
10:59kendi kölesinden daha takva sahibi,
11:01ondan daha fazla Allah'tan korkan bir genç bulamayıp,
11:05kızını ona verdi.
11:07ismi Mübarek olan bu genç,
11:10hakikaten çok takva sahibi bir kişi olup,
11:12en ufak bir günaha bile düşmemek için kılı kırk yarardı.
11:17Nihayet düğünleri olup evlendiler.
11:18lakin,
11:21Mübarek adındaki bu genç,
11:23düğünleri olduğu halde,
11:25bir türlü hanımına yakın olmuyordu.
11:27Bu hal kırk gün devam etti.
11:29Nihayet kırkıncı gün,
11:31kızın annesi bunu haber alıp,
11:33durumu beyine açtı.
11:34ve efendi,
11:36sen nur gibi kızımızı,
11:38çok beğendiğin ve takva sahibidir diye,
11:40methettiğin kölen mübareke verdin ama,
11:43kırk gün oldu,
11:45henüz kıza dokunmamış,
11:46yanına gitmiyor,
11:47yüzüne bile bakmıyormuş.
11:49Beğendiğin adam da,
11:51bu mu?
11:52Bizim kızın ne kusuru var ki,
11:53ondan böyle uzak duruyor?
11:55Bir türlü anlayamıyorum.
11:57Niçin böyle yapıyor?
11:59Sen bunu kendisinden bir öğren bakalım.
12:01Çok merak ediyorum dedi.
12:04Kod efendi,
12:06hanımının bu sözlerini işitince çok üzüldü.
12:08Ve hemen o,
12:09o gün damadını yanına çağırarak,
12:13Ey mübarek,
12:15duyduğuma göre sen benim kızıma naz edip,
12:17hiç yakın olmuyormuşsun.
12:19Halbuki benim kızım çok salihadır.
12:22Niçin böyle yapıyorsun?
12:23O artık senin hanımın.
12:25Ona karşı niçin uzak duruyor?
12:27Niçin yakın olmuyorsun?
12:28diye sordu.
12:30O zaman damadı mübarek,
12:33Ey babacığım,
12:34ey Müslümanların kadısı,
12:37o nasıl söz?
12:38Ben sizin kızınıza nasıl naz edebilirim?
12:41Kızınız hakikaten çok salih ve takva sahibidir.
12:44Kendisinden çok memnunum ve onu seviyorum.
12:47Lakin şunu arzlayayım ki,
12:50siz bu memlekette kadısınız.
12:51Yıllardır Müslümanların davalarına bakıp,
12:54nice hükümler verdiniz.
12:56Ola ki,
12:57bir haksız hüküm vermiş,
12:59kul hakkına girmiş olabilirsiniz.
13:01Bu itibarla kazancınız tam helal olmayabilir.
13:04Kızınızı haram yedirmiş olabilirsiniz diye düşündüm.
13:07Halbuki ben helal lokma yemeye çok dikkat ediyorum.
13:11Ona kendi helal kazancımdan yediriyorum ki,
13:14kanı tamamen temizlensin.
13:16Ve Allah-u Teala bize bir çocuk ihsan ederse,
13:19salih ve takva ehli bir kişi olsun.
13:21Bunu düşündüğüm için,
13:23öyle yapmıştım.
13:24Ama şimdi kızınız,
13:26kırk gündür benim evimde helal lokma yedi.
13:29Bundan sonra inşallah,
13:31ilişkilerimiz normal olacaktır.
13:32Hiç merak etmeyin dedi.
13:35Helal ve harama,
13:38bu derece dikkat eden Mübarek'e,
13:40Hak Teala bir oğul verdi.
13:42Abdullah ismini verdiği bu çocuk,
13:45büyüdüğünde,
13:46işte Abdullah bin Mübarek oldu.
13:49Abdullah bin Mübarek,
13:51ilk tahsilini Merv şehrinde yaptı sevgili seyirciler.
13:55Sonra,
13:57Bağda'da gidip,
13:58İmam-ı Azam'ın derslerine katıldı.
14:00Ayrıca,
14:02başka hocalardan da ders alıp,
14:04hadis ve fıkıh ilimlerinde,
14:06söz sahibi oldu,
14:07ve tekrar Merve döndü.
14:10Abdullah bin Mübarek Hazretleri,
14:12ayrıca emanete çok riayet ederdi,
14:14değerli seyirciler.
14:15Şöyle ki,
14:16bir defa,
14:17Şam'da ilim tahsil ederken,
14:19arkadaşından,
14:19kullanmak üzere bir kalem almıştı.
14:22Ancak,
14:22işi bittikten sonra,
14:23onu sahibine vermeye unutarak,
14:25memleket olan Merve döndü.
14:27Ertesi gün,
14:28o kalemi,
14:28üzerinde,
14:30cebinde görünce,
14:32emanet olan hassasiyeti sebebiyle,
14:35derhal Merve'den çıkıp,
14:36yaya olarak Şam'a gitmiş,
14:38ve kalemi sahibine vererek,
14:40tekrar Merve dönmüştür.
14:43Mesafeyi düşünün,
14:45o zamanın,
14:46imkanlarıyla,
14:47bu işin,
14:49büyüklüğünü takdir edin sevgili seyirciler.
14:50Abdullah bin Mubarek Hazretleri'nin,
14:53kitapları,
14:54güzel halleri,
14:56ve yetiştirdiği talebeler,
14:57pek çoktur.
14:58Hatta,
14:59Hanbeli mezhebinin reisi olan,
15:01Ahmet bin Hanbel Hazretleri de,
15:03onun talebesidir.
15:05Bir yıl ticaretle uğraşır,
15:08ikinci yıl,
15:08İslamiyet'i yaymak için,
15:09cihada çıkardı.
15:11Geceleri ibadet eder,
15:13az konuşurdu.
15:13Kitaplarında,
15:15yirmi binden ziyade,
15:16hadis-i şerif vardı.
15:17Abdullah bin Mubarek Hazretleri,
15:19bir sene hacca gitmişti,
15:20sevgili seyirciler.
15:23Hac dönüşü,
15:23bir rüya gördü.
15:24Şöyle ki,
15:26rüyasında,
15:27gökten iki melek,
15:28yeryüzüne indiler.
15:30Birisi diğerine,
15:32bu sene kaç kişi,
15:33hacca gitti diye sordu.
15:35O da,
15:36altı yüz bin kişi deyince,
15:38peki bunlardan,
15:39kaç kişinin haccı kabul edildi,
15:41diye sordu.
15:41O melek,
15:44maalesef,
15:45hiçbirininki kabul edilmedi,
15:46diye cevap verdi.
15:48Abdullah bin Mubarek Hazretleri,
15:51bu konuşmaları duyunca,
15:53çok üzüldü,
15:54değerli seyirciler.
15:56Kendi kendine,
15:57hayret doğrusu,
15:58binlerce insan,
16:00dünyanın dört bir tarafından,
16:02nice zahmetlere katlanarak,
16:05yüksek dağları,
16:06ve bitmez tükenmez çölleri aşarak,
16:08hacca geldiler.
16:10Demek ki,
16:10bunca insanın,
16:11bu zahmetleri,
16:12hep boşa gitti,
16:14çok yazık diye düşünüyordu ki,
16:17o ikinci melek,
16:18sözlerine devam ederek,
16:21hiç kimsenin haccı kabul edilmedi,
16:23fakat,
16:24Şam'da,
16:25ayakkabı tamir eden,
16:27Ali bin Muvaffak adında,
16:28bir kişi var ki,
16:30o da bu sene hacca gitmeye,
16:31niyetlendiyse de gidemedi,
16:33ama yine de hacca sevabı aldı,
16:35ve hatta onun hürmetine,
16:36bu seneki altı yüz bin hacının,
16:40hac ibadetleri kabul edildi dedi.
16:43Abdullah bin Mubarek hazretleri,
16:46melekten bunları duydu ve uyandı.
16:48kendi kendine,
16:50Allah Allah,
16:52bu rahmani bir rüya olsa gerek,
16:55derhal Şam'a gidip,
16:56o zatı bulmalıyım.
16:58Merak ettim,
16:59acaba o kişi,
17:01ne gibi hayırlı amel yapmış ki,
17:03hacca gitmediği halde,
17:04hacca sevabına kavuşmuş.
17:07Üstelik de,
17:08yüz binlerce Müslümanının,
17:10haccı,
17:11onun hürmetine kabul olunmuş,
17:13diye düşünerek,
17:14doğruca Şam'a gitti.
17:15O meleğin bahsettiği,
17:19Ali bin Muvaffak'ın,
17:20evini bulup kapıyı çaldı.
17:22Çıkan zata,
17:24af edersiniz,
17:25Ali bin Muvaffak siz misiniz,
17:27diye sordu.
17:28O kimse,
17:29evet benim deyince,
17:31efendim izin verirseniz,
17:33sizinle bir mevzu üzerinde,
17:35görüşmek istiyorum,
17:35buyurdu.
17:36O kişi,
17:38hay hay,
17:39buyurun,
17:40siz beni nereden tanıyorsunuz,
17:42diye sorunca,
17:44ona gördüğü rüyayı anlattı.
17:46Ve,
17:47işte böyle arkadaş,
17:50sen ne gibi hayırlı bir iş yaptın ki,
17:52hem haç sevabı aldın,
17:54hem de altı yüz bin kişinin haccı,
17:57senin hürmetine kabul edildi.
17:59Çok merak ediyorum.
18:00Buraya,
18:02sırf bunu öğrenmek için geldim,
18:03buyurdu.
18:05Ali bin Muvaffak,
18:07bunları dinleyince,
18:09çok duygulanmıştı.
18:10cevaben,
18:12efendim,
18:14ben ayakkabı tamircisiyim,
18:16otuz yıldır hacca gitmeyi arzu eder,
18:19ancak gidemezdim.
18:21Çünkü,
18:22maddi imkanım buna müsahip değildi.
18:24Otuz senedir,
18:26üç yüz dirhem para biriktirmiş,
18:28ve bu sene,
18:29hacca gitmeye karar vermiştim.
18:32Ancak bir sebepten,
18:33yine gidemedim.
18:34Şöyle ki,
18:36hanımım hamileydi.
18:38Bir gün komşunun evinden et kokusu duyup,
18:41o yemekten arzu etmiş.
18:43Bana o komşuya gidip,
18:44o yemekten bir miktar istememi söyledi.
18:48Gidip,
18:48hanımımın bu arzusunu komşuya söylediğimde,
18:52komşum,
18:53ağlamaya başladı.
18:55Ben çok şaşırdım.
18:57Ve komşu,
18:58niçin ağlıyorsun?
19:00Seni üzdüysem özür dilerim,
19:01kusura bakma deyince,
19:04o bana,
19:05hayır efendim,
19:07beni üzmediniz.
19:08İstediğin yemekten vermesine veririm ama,
19:12bu yemek size helal değildir dedi.
19:15Ben,
19:16niçin deyince de,
19:18bakın anlatayım.
19:20Biz ve çocuklar,
19:22üç gündür açız.
19:24Koca Şam şehrinde,
19:26bir iş bulamadım.
19:28Çocuklar açlıktan devamlı ağlıyorlardı.
19:30Kimseden de yemek isteyemedik.
19:32İsteyemedik.
19:33Nihayet,
19:35şu yol kenarında ölmüş bir hayvana rastladım.
19:38Kimse görmeden,
19:40zarret miktarınca,
19:42yani ölmeyecek kadar ondan bir parça kesip eve getirdim.
19:45az önce onu pişiriyordum.
19:48Sizin hanımınızın duyduğu et kokusu işte budur.
19:52Biz bundan mecburen yiyeceğiz.
19:55Ama siz yemezsiniz.
19:58Hal, vaziyet böyledir dedi.
20:00Ben bunları dinleyince bir tuhaf oldum.
20:05İçim kurkuldu.
20:06Kalbim sızladı.
20:08Kendi kendime,
20:10hac için biriktirdiğim parayı bu kişiye vereyim.
20:13Bu sıkıntıdan kurtulsunlar.
20:15Zaten bana,
20:16fakir olmam sebebiyle hac da farz değildir.
20:19Bu fakirleri sevindirirsem,
20:20Allah-u Teala'nın hoşuna gider,
20:23o razı olur,
20:25ben nasılsa yine para biriktirip,
20:27hacca giderim diye düşündüm.
20:29Ve,
20:30hac için biriktirdiğim paraları getirip,
20:32o fakire verdim.
20:34Ve,
20:34ey komşu,
20:35bu hediyemi kabul et,
20:37çocuklara nafaka yaparsın dedim.
20:40Aldı ve çok sevindi.
20:43Öyle ki,
20:43gözlerinin içi gülüyordu.
20:47Abdullah bin Mübarek Hazretleri,
20:48bunları dinleyince,
20:51rüyanın hak ve rahmani olduğunu anlayıp,
20:54Cenab-ı Hakk'a şükretti.
20:57Abdullah bin Mübarek Hazretleri,
20:59bir günde sevdikleriyle sohbet ederken,
21:02kardeşlerim,
21:04dinimizde kul hakkı çok mühimdir.
21:07Şöyle ki,
21:09birinden haksız olarak alınan bir kuruşu,
21:12sahibine geri vermek,
21:15binlerle lira sadaka dağıtmaktan daha sevaptır.
21:18Yine dinimiz,
21:21kendimizden ziyade,
21:22başkalarının menfaatini düşünmemizi tavsiye ediyor.
21:26Onun için,
21:27bir din kardeşini sıkıntıdan kurtarmak,
21:30veya bir ihtiyacını görmek,
21:33bin sene,
21:34nafile ibadetten,
21:36daha hayırlıdır buyurdu.
21:38Dinleyenlerden biri,
21:40efendim,
21:42insanların en kötüsü kimdir diye sordu.
21:46Cevabında,
21:47insanların en kötüsü,
21:50din kisvesi altında,
21:52dünya menfaati sağlayandır buyurdu.
21:54Abdullah bin Mübarek Hazretleri,
21:58ilim öğrenmeye de çok ehemmiyet verirdi sevgili seyirciler.
22:02Nitekim,
22:03bir sohbetinde şöyle buyurmuştur.
22:05Çalışıp ilim öğrenmeden,
22:08yüksek derece isteyenlere şaşarım.
22:10insanın kıymeti,
22:13ilim ve edep iledir.
22:15Mal ve nesep ile değildir.
22:17İslamiyet,
22:19iki temel üzerine kurulmuştur ki,
22:22bunlar,
22:23öğrenmek,
22:24ve öğretmektir.
22:26Nitekim bir hadis-i şerifte,
22:28bir Müslümanın,
22:30İslamiyet'ten bir husus öğrenip,
22:32başkasına öğretmesi,
22:34ve onunla amel etmesi,
22:36bir senelik,
22:38nafile ibadetten daha hayırlıdır.
22:40buyuruldu.
22:42Abdullah bin Mübarek Hazretleri de,
22:45işte bunun için,
22:46sadaka vereceği zaman,
22:49ilim öğrenen talebeye öncelik verirdi.
22:52Sebebini sorduklarında,
22:54alimler peygamberlerin varisleridirler.
22:57Kıyamette alimlerin mürekkebi,
23:00şehitlerin kanıyla tartılacak,
23:01ve mürekkep ağır gelecektir.
23:04Bu dil, ilim dinidir.
23:06İlim talebesine kıymet vermek,
23:08İslamiyet'in ilerlemesine,
23:10ve yükselmesine yardım etmek olur.
23:12Buyurdu.
23:14Onun için,
23:15sevgili seyirciler,
23:17bizler de,
23:19bütün dünyaya ilim irfan saçan,
23:21büyük alimlerimiz,
23:23ve şerefli ecdadımız gibi,
23:25ilim öğrenmeye elimizden gelen gayretle çalışmalıyız.
23:29Bundan sonra,
23:30Abdullah ibni Mübarek Hazretleri ile ilgili,
23:32bir konuşma daha yaparak,
23:33onun hayatını tamamlamak istiyoruz.
23:37İnşallah,
23:38bu mübarek alimden sonra,
23:40yine,
23:41kıymetli bir ilim adamımızı,
23:43sizlere takdim edeceğiz.
23:45Hoşçakalınız efendim.
23:46İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar