Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 5 ay önce
Döküm
00:00Merhaba değerli izleyiciler. Beyaz TV ekranlarına hoş geldiniz. Ben Arzu Öztürk. Eğitim yolculuğu programında her hafta önemli konuklarla birlikte sizlere değerli bilgiler sunmaya devam ediyoruz.
00:13Bugün çok kıymetli bir konuğumuz var. Eğitimci ve sosyolog Ali Koç. Okula başlama süreci, ailelerin yaşadığı duygular, çocukların okula uyum süreci gibi çok önemli konuları masaya yatıracağız.
00:29Hadi hep birlikte eğitim yolculuğumuza başlayalım.
00:33Az sonra Arzu Öztürk'te eğitim yolculuğu başlıyor. Bugün çok değerli bir konuğumuz var. Eğitimci ve sosyolog Ali Koç.
00:41Okula başlama sürecinde çocuğun ve ailenin yaşadığı duyguları, okula uyum sürecinde karşılaşılan zorlukları ve ailelerin nasıl daha etkili bir şekilde destek olabileceğini konuşacağız.
00:52Çocukların okula hazırlanmasında ebeveynlerin rolü, eğitimde başarıya ulaşmanın ipuçları ve daha pek çok önemli konuyu ele alacağız.
01:01Arzu Öztürk'te eğitim yolculuğu şimdi Beyaz TV'de.
01:04Ali Hocam hoş geldiniz.
01:08Hoş bulduk. Nasılsınız?
01:10İyiyim, siz de iyi misiniz?
01:11Ben de çok iyiyim. Sizi ağırlamaktan inanın çok mutluyum.
01:14Çok teşekkür ederim. Ben de uzun süredir katılabileyim istiyordum.
01:18Güzel tesadüf bugüne iyimiş artık.
01:20Evet, hoş geldiniz.
01:21Hoş bulduk.
01:21Hocam, size sorularım olacak ve birinci sorudan da başlamak istiyorum.
01:27Bir çocuk ilkokula başlamaya nasıl hazırlanmalı? Ne düşünüyorsunuz bu konuda?
01:32Evet, bu günlerde galiba ailelerin en büyük problemi bu.
01:36Evet.
01:37Hatta epeydir sosyal medyada benim yarattığım bir tartışma var.
01:43Onu da ilk kez buradan tam anlatmış olayım ki temiz olsun.
01:46Lütfen.
01:47Şimdi Türkiye'de eğitime başlama yani ilkokula başlama yaşı zaten sadece Türkiye'de değil dünyada çok önemli bir tartışma alanı.
01:55Evet.
01:56Ben orada şöyle bir ifade çok da inanarak kullanıyorum bunu.
02:00Doğa bize belli işaretleri veriyor aslında.
02:02Yani örneğin çocuğun süt dişinin dökülmüş olması ya da dökülme aşamasında olması aslında onun artık büyümede yeni bir evreye geçtiğini gösteriyor.
02:11Yani doğa diyor ki artık bu dişler yeterli değil.
02:15Bunların yerine başka bir şey olursun.
02:17Tam da o zamanlar geleneksel eğitimciler tarafından ilkokula başlamak için doğru zaman olarak tarif edilir.
02:25Peki bugüne geldiğimizde nerelere tekabül eder?
02:28Dünyada 5 yaşında başlayan, 6 yaşında ya da 7 yaşında başlayan var.
02:34Bu kavramlar da bazen karıştırılıyor.
02:36Nereye 7 diyoruz?
02:37Nereye 6 diyoruz?
02:39Aslında Türkiye için geçmişte işte 66 aydan başlamak gibi çok büyük hatalar yapıldı ama şu andaki 30 Eylül itibariyle 72 ayını doldurmuş.
02:49Yani 7 yaş.
02:50İşte oradaki tartışma şu bir daha girmeyeceğim ona.
02:53Evet.
02:53Mesela şu 72 ayla 84 ay arasında ise çocuğunuz doğru başlamak.
02:58Aslında akranlarıyla olan uyumu içinde.
03:01Bu önemli dünyada da artık genel temayül bu.
03:04Yani ülkelerin önemli bir kısmı çocuklarının 72 ay 84 ay arasında başlamasını belirliyor.
03:12Bu da bize ortalamada işte diyelim ki 76 aylık bir çocuğun çok hazır olduğunu gösteriyor.
03:18Saha da bize bunu gösteriyor.
03:19Çocuklar çok daha hazır oluyor.
03:20Peki hocam yani soru soruyu doğruyor.
03:23Bir şey sormak istiyorum.
03:24Mesela bazı eğitim kurumları anaokulu çağında 5-6 yaşta çocuğa okuma yazmayı öğretiyorlar.
03:30Siz bununla alakalı ne düşünüyorsunuz?
03:32Ben buna çok muhalifim öncelikle.
03:37Süreç ya çocuk zaten kendi okumaya yazmaya geçti.
03:40Kendi öğrendi.
03:41Bu zaten bu çağda bu iletişim çağında bu kadar ilgili ebeveyn profiliyle zaten kaçın.
03:47Çocuk 3 yaşında da geçebilir.
03:49Biz eğitimci olarak bir çocuğa 3 yaşında okuma yazma da öğretebiliriz.
03:52Ama asıl mesele anlamlı okuma yazmaya ne zaman geçecek?
03:56Şimdi bir çocuğun 3 yaşındayken ebeveyninden, büyüklerinden masal dinlemesi onların aslında bir bağ kurmasını sağlayan bir şey.
04:04Ama biz çok erken yaşta kuralları, grameri öğretmeye çalıştığımızda henüz soyut düşünme aşamasının çok öncesinde olan bir çocuğu çok gereksiz bir yükle karşı karşıya getiriyor.
04:16Her şeyin dönemi aslında değil mi?
04:17Yani ne kadar erken okuma yazmaya geçerse o kadar hızlı hayata atılır diye bir şey yok ki.
04:23Aslında okullarda bunu bir prestij olarak mı görüyor?
04:26Yani bizim sistemimizde 6. veya 6 yaş veya 5 yaştaki öğrencileri okuma yazmayı öğretiyoruz.
04:33Bu bir kere eğitim yönetmeliklerimize de aykırı.
04:38Bir şey bunu söyleyeyim.
04:40Ama yapan eğitim kurumları oluyor.
04:41Çocukların ihtiyacından mı kurumun ana sınıfından itibaren bize kayıt yaptırsın ihtiyacından mı?
04:50Bu bir de pazarlama tekniği de mi olabilir diyorsunuz?
04:53Ben böyle görüyorum açıkçası.
04:55Elbette ki bunu yapan kurumlar bir gerekçeye dayandırıyordur.
04:58Ama çocukların, ülkenin toplam eğitimi ve çocukların ihtiyacı, çocukların yaş grubu gelişim özellikleri dikkate alındığında okuma yazmaya erken başlamasının bir faydasını çok görmüyoruz.
05:11Aslında eğitimde fark yaratmak güzel ama bu tarz farklar değil diyorsunuz.
05:15Evet.
05:16Şimdi eğitimde fark yaratmak için bir şey yapmak başka bir şey.
05:20Değişen ihtiyaçlar için yeni çözümler etmek başka bir şey.
05:23Siz şöyle derseniz bunu da bilimsel gerekçelendirirseniz örneğin çocukların olgunlaşma düzeyi dönemsel olarak geriye doğru gitti dersiniz.
05:33Bunu bilime dayandırırsınız o zaman ben de bunun savunucusu oluyorum.
05:36Ama şu anda benim baktığım, dünya açısından da baktığım hiçbir şey 72 ay altında hatta böyle 72 denmesi şurada karıştırılıyor.
05:44Oradan başlıyor.
05:45Ortalaması aslında çocukların 76-78 ay.
05:48Yani orayı konuşmamız lazım.
05:50Böyle bir gerekçe yok.
05:51Bir şey de yine sizin programınızın bir katkısı da olsun.
05:54Bunlar her paylaşıldığında önümüze düşen ilk eleştiri şu oluyor.
05:59Hocam İngiltere'de reception'da başlatıyor.
06:03Ana sınıfında başlatıyorlar okuma yazmaya.
06:05Hani biz İngilizlerden daha mı az biliyoruz diyorlar.
06:09Bu arada İngiliz akademisyenleri de buna karşı çıkıyor.
06:12Yani İngiliz eğitim sistemi.
06:14O zaman orada da bir pazarlama tekniği bu.
06:16Yok pazarlama değil bir inançları var ama bu inanç İngiliz eğitim sisteminin çok nitelikli öğrenci yetiştirdiğini de göstermiyor bize bu arada.
06:24Kesinlikle.
06:25İngiliz üniversitelerinin çok iyi olması benim de çok takdir ettiğim üniversiteler olması toplamı iyi göstermiyor.
06:31Dünyanın her yerinden gelmiş en zeki çocukların iyi üniversite eğitimi aldığı bir İngiltere derseniz özellikle belli üniversiteler için evet.
06:38Ama İngiltere'nin okuma yazma öğretme sistemiyle ilgili ya siz hani Türkiye'den ne konuşuyorsun gibi konuşuyor, dinliyor bazı dinleyenlerim diyeyim en azından.
06:49Ama onu bir tek ben söylemiyorum.
06:51İngiliz eğitim sisteminin içerisindeki akademisyenler de bunu güçlü bir şekilde tartışıyor.
06:56İngiltere orada hani trafiğin sağdan akması gibi tek başına bir yol tutturmuş gözüküyor.
07:02Peki hocam anaokulundan itibaren dil eğitimine ne diyorsunuz?
07:06Bu da sorularımızla olmayan bir soru.
07:09Ne konu konuyu doğuruyor?
07:11Şimdi bir çocuğun yabancı dili hatta birkaç yabancı dile maruz kalması eğitim hayatında ya da yaşadığı toplulukta kalması çok kıymetli bir şey.
07:21Yani çocuk ne kadar çok şey duyarsa ne kadar çok sadece yabancı dil için değil bilim içinde, sanat içinde, her şey içinde ne kadar çok maruz kalırsa o kadar iyi.
07:31Ama yine okuma yazma öğretimi gibi çocuğu İngilizce öğretmekle ilgili mücadele etmek aslında çocuğun doğalda kazanacağı bir beceri yok.
07:43Buradaki kritik şey şu.
07:44Anaokulunda çocuklar İngilizce öğrenmesin.
07:47Anaokulunda çocuklar İngilizceye maruz kalmalı mı?
07:50Derseniz derim ki mümkünse üç dile maruz kalmasın.
07:53Evet.
07:54Ama siz anaokulunu...
07:54Kapma değil mi hocam?
07:55O dönemde kapıyor çocuklar.
07:57Ama siz o çocuğa ben şimdi İngilizceyi öğreteceğim, şöyle öğreteceğim derseniz aslında onun bir çocukluğuna saygı göstermemiş oluyorsunuz.
08:07İki, aileler şöyle bir tercihte bulunuyor.
08:09Şimdi iki tane okulun arasında kaldığınızı düşünün.
08:12Bir okulun öğretmenin niteliği çok iyi.
08:15Müfredatı, program hakimiyeti her şey çok iyi.
08:18Diğer okulun bu özelliklerini sevmiyorsunuz ama İngilizcesi var diye tercih ediyorsunuz.
08:21Yani okul öncesinde İngilizce bir çocuk için örneğin okul kararı verirken birinci karar olamaz.
08:29Ama siz çok iyi İngilizce öğretmenleriniz vardır.
08:32Orada öyle hayat dizayn etmişsinizdir ki...
08:34Peki vililere ne öneriyorsunuz?
08:36Neyi tercih etsinler?
08:37İki okul arasında kaldılar.
08:39Sizce?
08:40Bir çocuğun...
08:41Anaokulu şöyle bir şey.
08:43Şimdi bir çocuk önce ev...
08:45Evde yakın çevresi var.
08:47Annesi, babası, akrabaları, mahalle arkadaşları yakında oldu.
08:52Aynı sitede büyüdü bugün dünyası.
08:55Çocuğun yakın çevresi yani anne baba başta olmak üzere yakın çevresi dışında bir yetişkinle ilk ilişki kurduğu yer anaokulu.
09:05Evet.
09:05Yani bundan sonra yetişkinle nasıl ilişki kuracağı yani benim tek güvende iyi olduğum yer ailem değil dünyada başka yetişkinler de var ve ben bunu yaşayayım.
09:16O yüzden anaokulu devasa bir bina olamaz bana göre.
09:20Eve en çok benzeyenin en iyi olduğu iddiasındayım.
09:23Eve en yakın, en çok.
09:25Yani çocuk ilk dışarı çıkış deneyimini yaşıyor.
09:29Evet.
09:29Ailesinden olmayan yetişkinle ilk kez uzun süre temas kuracak.
09:33O yüzden de önce şu, oradaki öğretmenin ne bildiğinden çok çocuğunuzla nasıl bağ kurdu?
09:39Çünkü orada kurduğu bağ sağlıklıysa okul hayatının tamamı sağlıklı bağlarla geçiyor.
09:44Aslında her şey o dönemde başlıyor.
09:46Güvenli bağlanma ve ayrışma için çocuğun da ailenin de ilk deneyini.
09:51Evet.
09:51Bu ilk deneyimi doğru tasarlamak önemli.
09:54Yani orada üç gün önce duyacağı İngilizce onun hayatını çok değiştirmeyecek.
09:59O zaman öğretmen kadrosu diyoruz.
10:01Her zaman.
10:01Evet her zaman.
10:03Anaokulu ve ilkokul için söylüyorum bunu.
10:05Okul değil, öncelikli öğretmen.
10:07Anaokulu için nasıl bir çevrenin içinde olduğu, ne kadar çok doğru uyaranla.
10:13Buradan kasıt şu değil.
10:14Rengarenk anaokulları görüyorum.
10:16Hiç doğru bulmuyorum.
10:18Sağlıklı bir şey.
10:19Yani konu şu.
10:20Şu basitlikle bence aileler düşünsün.
10:22Çocuğunuzun ilk ayrılma deneyimi.
10:25Evet.
10:25Bu ilk ayrılma deneyimi ve sizinle kavuşma bölümü sağlıklı olursa, bundan sonraki her evden ayrılışı sağlıklı olur.
10:34Bizim oradaki derdimiz.
10:35O yüzden bakınız, beşik şeyini kullanıyoruz ya biz de.
10:39Evet.
10:40Bahçe, beşik.
10:42Bunlar hep anaokulu için kullanılan.
10:44yuva.
10:45Niye bu kavramlar kullanılıyor?
10:47Çünkü evdeki çocuğun sağlıklı, kendi güvende ve iyi hissettiği yerin sembolü olmuyor.
10:52Yani niye İngilizce'de hep garden diye anlatılıyor.
10:56Evin artık çocuk bahçesine çıktı.
10:58Evet.
10:58Sonra ilkokuluna sokağa çıkacak.
11:01Buradaki kıymet bence o.
11:04O yüzden İngilizce öğretiyor, Fransızca.
11:05Bunları öğretsinler.
11:06Tabii bunu da önemseyen belirlerimiz var ama bence sizin de size çok katılıyorum.
11:11İlk önce öğretmenin, nitelikli öğretmenlerin olması deneyimli ve nitelikli.
11:18Önem derecesi.
11:18Kritik olan şu, önem derecesi.
11:21Yani siz birinci önem derecesi yabancı dil diye koyarsanız, asıl önem derecesi olan doğru bağlanma, doğru ayrışma, sonrası da doğru kavuşma, dış dünyayla kurduğu ilk ilişkiyi beşinci sıraya atarsanız,
11:38çok iyi İngilizce bilen ama kimseyle bağ kuramayan bir çocuğunuz olabilir.
11:42Evet.
11:43Çocuğun okula başlarken en çok neye ihtiyacı olur değerli hocam?
11:47Evet.
11:47Çocuğun okula başlarken bir kere onun en önemli ayrışmalarından biri ilkokulu kastet.
11:52Yani en büyük okul başlangıcı ilkokul birinci sınıf olduğu için ebeveynin de en kaygılı olduğu yer.
11:57Orayı üzerinden değerlendirmek istiyorum.
11:59Bir, ayrıştığı ebeveyninin geri döndüğünde onu kucaklayarak karşılayacağını bilme duygusu.
12:07Çünkü ayrıştığı döndüğümde ne olacak?
12:09Her ayrılma çünkü bir travma bir tanesi.
12:11Travma evet.
12:12Döndüğümde ne olacağı bilmesi önemli.
12:14İki, sorumluluk sahibi bir ebeveyn olarak onun ihtiyacına uygun okulun, onun ihtiyacına uygun kampüsün seçilmiş olması bence bir ebeveynin çocuğuna en büyük katkısı.
12:27Bir diğeri de şu, ne yaparsa yapsın, neyi başarırsa ya da başaramazsa başarsın her zaman kabul göreceği bir ev ilişkisinin içerisinde olmaz.
12:37Bir de galiba daha somut bir şey duymak isterseniz ev yaşamıyla okul yaşamı arasında bir denge olmaz.
12:45Evde söylenenle okulda söylenen tutarlı olmalı.
12:49Yoksa siz bir okul seçiyorsunuz ev yaşamının bununla bir ilgisi yok.
12:53Yanlış okul seçtiniz.
12:54Peki hocam ailelerin duyguları ne oluyor?
12:58Çocuğu ilk eğitim öğretime başladığında aile nasıl bir duygu içerisinde oluyor?
13:04Şöyle bir ebeveyn için çok zor.
13:05Bazen ebeveynlere çok haksızlık ediliyor.
13:08Yani ebeveynin kaygısı, burada okul tarafına biraz dönüyorum.
13:12Ebeveynin kaygısına saygı duyulmuyor öncelikle.
13:15Çünkü bir ebeveyn için çocuğunun ondan ayrı geçireceği o 7-8 saat, onun koruyucusu olamadığı hal onu çok yüksek kaygıya taşıyor.
13:27Bu yüksek kaygı da onun sorularını değiştiriyor.
13:30İşte okul nasıldı sorusu aslında orada ne olduğunu bilmiyorum.
13:34Başına bir şey geldi mi kaygısıyla?
13:36Karşı tarafa da çocuğa da bu kaygıyı yaşatıyor.
13:39Ve şu anda kaygılı veliyle, kaygılı velinin, daha doğrusu velinin kaygısını yönetemeyen okullar arasında büyük bir çatışma var.
13:48Kesinlikle katılıyor.
13:49Ve şu anda eğitim sistemimizin bana göre en kritik problemi, belki de öncül problemi, okullarla ebeveynler arasındaki çatışma.
13:59Yani bir taraftan kaygısı anlaşılmamış bir ebeveyn ve buna saygı göstermeyen ve kurallar inşa eden bir okul.
14:07Bir taraftan da kaygısını giderebilmek için çözüm arayan ebeveynin olması bence işe karışıyor.
14:13Halbuki bir insanın çocuk da olsa yetişkin de olsa ihtiyaçları var, temel ihtiyaçları var.
14:20Yani görünür olma, kabul, saygı ve değer görme, takdir edilme, beğenilme, görünür olma.
14:28Aslında değer gördüğünü hissetmek istiyor.
14:32Çocuk da olsak, yetişkin de olsak karşı tarafın bize değer verdiğini hissetmek istiyoruz.
14:39Sevgi değil mi hocam? Her şeyin kökeninde sevgi var.
14:42Onun için ama bağ kurmak gerekiyor.
14:43Yani şu andaki asıl mesele şu, bağ kurmuyoruz.
14:47Şimdi bağ kurmadığınız insana hiçbir şey yapamazsınız.
14:49Yani öğretmen için de birinci öncelik bağ kurmak, okul için ebeveynle birinci öncelik bağ kurmak, ebeveynin içinde okulla.
14:58Eğer niyetiniz bağ kurmaksa o bağın önündeki engelleri kaldırıyorsun.
15:03Yani ben sizin bize gönderdiğiniz bilgilendirme sürecinin biraz yetersiz olduğunu düşünüyorum dedi Veli.
15:09Yok biz yeterince haftada bir mail atıyoruz dediğinizde sizin onunla bağ kurma derdiniz yok.
15:14Evet siz direkt kesirip atıyorsunuz.
15:16Siz şunu düşünün, o insanın kaygısını gidermek için kullandığınız iletişim araçları yeterli değil.
15:23Şimdi belki de çok yeterlidir.
15:25Ona göre.
15:26Siz onu o gün değiştirin demiyorum.
15:27Demek ki onun giderilmemiş birkaç kaygısı var.
15:31Onu çözdüğünüzde o bir daha belki sizin maillerinizi bile açmayacak.
15:34Geri bildirimi kabul etmeme mi hocam aslında?
15:37Hani bu eleştiri gibi mi görüyor?
15:39Mesela abi bir geri bildirim yapıyor Veli değil mi orada?
15:42Bunu bir eleştiri olarak kabul ediyor.
15:44Belki çocukluğunda yaşadığı bir problemden, dışlanmadan da olabilir.
15:49Herkes bu çağın temel travması bence şu.
15:53Herkes bağlantıda ama kimse birbirine bağlı değil.
15:57Bağlantıda olmakla bağlı olmak aynı şey değil.
16:01Şimdi bağlantıda olduğunuzda ve duygu olmadığınızda kuru veriler gidiyor karşı tarafa.
16:06Şimdi siz bana geliyorsunuz, benim okulumda bir çocuğunuz var diyorsunuz ki hocam öğretmen çocuğuma iyi davran.
16:14Şimdi bir, karşımda benim öğretmenimi eleştiren, eğitimci misin sen nasılsın konuşur diyen bir dille dinlersem karşı tarafı iyice sertleşecek.
16:22Şimdi o annenin ya da babanın ihtiyacı ne?
16:27İsteği şu, örneğin diyor ki öğretmeni değiştirin.
16:30Çok en tepeden istekle geldi, okul ayağa kalktı siz nasılsınız?
16:33Bir geriye geliyor.
16:34O isteği, ihtiyacı ne?
16:37Belki çocuğunun görünür olma ihtiyacının giderilmediğini hissediyor.
16:41Belki çocuğunun takdir edilmediğini hissediyor.
16:43Aslında ben de bir veliyim hocam.
16:47Kendi çocuğumda da ben bunları yaşadım.
16:50Kendi oğlumda da bunları yaşadım.
16:52Görünür olma.
16:54Hatta benim adımı problemli veliye çıkardılar.
16:57Aslında problemli veli değildim.
16:59Eğitimi iyi bilen bir veliydim.
17:01Ve çocuğumun kaybolmasını istemedim.
17:03Aslında bazen veliler de özel okul seçmelerinden ziyade işte hani çocuğum daha görünür olsun, işte devlet okullarında işte 40 kişilik sınıflarda kaybolmasın diye ama bazen ne yazık ki özel okullarda da insan kaynaklarında düzgün seçilemediği takdirde çocuklarımız kaybolabiliyor.
17:26Şöyle bir şey olabilir mi?
17:27Şimdi okulda bir şey olmuyor.
17:30Şimdi bir grup çocuk görünür olma ile ilgili becerileri yüksek.
17:34Problem çıkarıyor, bir şey yapıyor.
17:36Alıyor eline mikrofonu bir şey yapıyor.
17:38Başka bir şey yapıyor.
17:39Şimdi görünür olmak, bunu sadece herkes şov yapar diye düşün.
17:43Bazen görünmez olmanıza saygı duyulması sizin görünürlüğüne, görünme biçiminize de saygı duyulur.
17:49Mesele şu, ben nasıl görünür olmaktan hoşlanıyorum.
17:53Şimdi siz diyorsunuz ki sınavda yüz alan görünür, akademik başarılı olan çocuk için.
17:57İyi resim yapan görünür, iyi spor yapan, bak bir sürü çocuğun ihtiyacını karşılıyor.
18:03Bir de yaramazlar da görünür.
18:04Şimdi yaramazların büyük çoğunluğu asıl görüleceği, görülmek istediği şey görülmediği için.
18:10Aynen katılıyor.
18:11Görülme ihtiyacı giderilmediği için yanındaki arkadaşının gözüne kalemi sokuyor, siz de mecburlu onu görüyorsunuz.
18:18Hep öyle gördüğünüz için de o hep görülmeye çalışıyor.
18:20Mesela etiketleniyor da çocuklar hocam bu şekilde.
18:23Fişleniyor yani, problemli çocuk diye.
18:25Aslında kurumlarda psikolojik danışmanlık, rehberlik birimleri düzgün çalışsa bu çocukları fark eder.
18:33Ve topluluğa da çok rahat kazandırılabilir.
18:36Şimdi topluluk, çok güzel bir kavram kurar.
18:38Şimdi okul bir topluluk ya.
18:39Topluluk bütün üyelerinin başta söylediğim o yedi temel ihtiyacını karşılamak için organize olur.
18:47Eski okul kültüründe, çok bazen eleştirdiğimiz Türkiye açısında ya da diğerinde bunlar çok kolay çözülür.
18:54Örneğin siz okulda akademik olarak iyi bir çocuk değilsinizdir ama basketbol takımının kaptanısınızdır.
19:02Kızlar için en havalı siz olursunuz.
19:04Veya gitar çalıyorsa.
19:06Gitar çalıyordur, majördür.
19:07Hani bando takımının başındadır, işte güçlüdür, arkadaşlarını dayak yemekten koruyordur.
19:15Şimdi arkadaşını dayak yemekten koruyan kahraman görünümlü bir çocuk da görüldü.
19:21O yıl ilk kez o küçük şehirden tıp fakültesini kazanan çocuk da görüldü.
19:25Bakın, ikisi de görülür.
19:27Mesele bizim derdimiz şuysa, okulda tasarladığımız şey sadece okulun görmek istediğini görünür kılmaksa, size söyleyeyim, Türkiye ortalama sayısında %5'ini görebiliriz.
19:40LGS'sinden ömrüne.
19:41Bunlar siz görmeseniz de görülecekler.
19:45Ama kalanı kim görecek?
19:48O çocukların içindeki cevheri kim görecek?
19:50Bazen eğitimciler arasında da şöyle, ya hocam bazısı da olmuyor.
19:54Şimdi bir çocuğa olmuyor diye baktığında benim temel iddiam şu, eğitimci o gün o mesleğe bırakacak.
20:00Bu çocuğun da yetenekleri bir tarafına çıkartmamız gerekmiyor mu?
20:04Eşit dağılım yapmak gerekmiyor mu?
20:06Mesela bizde bile o oluyor.
20:08Yani burada eğitim liderlerinin veya rehberlik biriminin hayır demesi lazım.
20:14Sadece bu çocuklar değil, diğer çocuklara da özen göstermeliz.
20:19Eksiklikleri nerede?
20:21Niye yapamadı?
20:21Orada mentor öğretmeli veya gerekirse klinik psikologlardan destek almalıyız diye düşünüyorum.
20:28Şimdi orada çocuğun ihtiyacıyla kurumun taahhüt ettikleri arasındaki ilişkiye bakmak lazım.
20:35Orada birinci sorumluluk bence yine aileye düşüyor.
20:38Aile şu, şimdi siz diyorsunuz ki bir kurs merkezi var.
20:42Biz diyor Türkiye'deki her zaman en yüksek derece işgal.
20:44Şimdi bu ne demek?
20:46Zaten %2'lik, 3'lük dilimdeki çocuk %1'e girecek mi girmeyecek.
20:51Son yıllardaki bunca birinci nasıl çıktı?
20:53Kardeşim zaten %3 kendi içinde savaşıyor.
20:56İster istemez örnek soru bakıyor, başka bir şeye bakıyor, bir şekilde çözüyor.
21:00Şimdi bir taraftan akademik olarak o sınava hazırlanma sürecini geçirememiş başka bir şey,
21:06bir yılda onları eşitleyemezsiniz.
21:08Şimdi öğretmenin ya da kurs tarafının haklı olduğu şey şu, hani niye seviye grupları yaptı?
21:14Şimdi eğitimde kural şudur, aşağıdan yukarı gittiğimizde yani anaokulundan başladığında ne kadar karma,
21:20her açıdan zeka tipi, davranış, cinsiyet ne kadar karma o kadar iyi.
21:26Yukarı doğru gittikçe huniniz daralır.
21:28Doktoraya geldiğinizde bir kişiliği iki kişiliği olur.
21:3030 kişilik doktora sınıfı olur.
21:32Olmaz.
21:33Çok bir meseleyi derin tartışacak.
21:36Sınav hazırlığı da öyle bir şey.
21:37Şimdi motivasyonla bir yıl ya da iki yıl koşulan bir koşu var.
21:41Burada şuna puan verilmiyor ki öğretmenimiz kurs ya da başarılı çocuk yani zaten ileride olan çocuğun da hakkı yani centilmenlik puanı diye bir şey yok.
21:50Ama aile okul şunda hemfikir olursa bizim çocuğumuzun başarmak istediği alan şu, başarı potansiyeli gözüken alan da bu.
22:00Bunu kendi içinde taşıyabileceğimiz zirveneriz.
22:04Herkesin bir, yani bütün eğitim sisteminin Türkiye'de ana motivasyon bozduğu şey şu, her çocuğun bir zafere ihtiyacı var.
22:12Çocuk zaferli bir.
22:13Peki hocam, sadece başarı akademik başarı mıdır?
22:17Sadece başarı akademik başarıdır der bitirirmiş bu orayı.
22:21Başarı temel kriteri olarak şudur her yaştaki insan için.
22:26İçinizdeki duygu evet, duygu evet ben başardımsa bu bazen birinin hayatını kurtarmaktır.
22:33O da başarı.
22:34Başarı kriterini belirleyen toplum olamaz.
22:38Yani siz akademik olarak Türkiye birincisi olduğunuzda çok mutsuz olabilirsiniz.
22:44Çünkü siz belki de tarımı daha çok seviyordunuz.
22:46O yüzden akademik başarıyı Türkiye'ye önemli kılıyor kısmında katılmadığım şey şu,
22:53Türkiye'de benim de dahil olduğum kuşak, önce bu kuşağın akademik başarılı çocukları,
23:00diplomalarını aileleri için aldır.
23:02Çünkü söz elciyseniz en yüksek hedef siyasal hukuk, sayısalcıysanız tıp mühendislik.
23:09Tıp ve siyasaldan doktor ve diplomat dışında her şey çıkar lafı bir döneme anlatır.
23:16Çünkü herkes diplomasını babasını annesine verdi.
23:20Sonra dedi ki ben kendimi müzikte daha başarılı görüyorum.
23:22Yani ben bir, okul birincisi olup sahneye çıkmam beni çok başarılı hissetmedi.
23:28Ama gitarımı alıp yüz kişiye şarkı söylersem dünyanın en mutlu insanı.
23:33Aslında aileler çocuklarına rehberlik etmeli ama sonucu çocuğa bırakmalı diyorsunuz.
23:41Yani siz, rehberlik nereden geliyor?
23:44Bir yol var, çocuk bir yol gidecek.
23:48Biz yetişkin olduğumuz için o yoldaki engelleri görebiliyoruz.
23:50Ondan önce yürüdük.
23:52Onun yürümek istediği yola rehberlik edersek onun gerçek, o zaman mentoru oluruz.
23:58O yolculuktaki yol arkadaşı oluruz.
24:00Ama biz bir yol seçip ona nasıl yor yürüyeceğini anlatan olursak,
24:04o zaman öğüt veren çocuğun da bir an önce kaçmak istediği oluruz.
24:08Çünkü biz ona bir otoban koymuşuz.
24:10E otobanlar çok sıkıcı.
24:12Çocuğun gözü patikalarda.
24:14Patikalara bakarak geziyor.
24:16Onun patikası var.
24:17Her çocuğun bir patikası var.
24:19İyi rehber onun patikasına önce saygı duyar.
24:22Ama neyi engeller?
24:24Orada bir güvenlik sorunu vardır.
24:25O yolun sonu zaten çıkmaz sokaktır.
24:28Başka bir şeydir.
24:29Onun patikasına saygı duyar.
24:31O kadar doğru yerde hiç fark ettirmeden rotasını değiştirir ki,
24:35çocuğun duygusu hep şurada kalabilir o zaman.
24:38Ben kendi yolumu yürüyorum.
24:40Yani çocuğa ebeveynin ve okulun hissettireceği temel şey şu.
24:44Ben kendi yolumu yürüyorum.
24:46Yanımda da çok güvenli rehberler.
24:47Peki hocam, ilk gün ağlayan bir çocuğa nasıl yaklaşmalıyız?
24:53Hem öğretmen olarak, hem de aile olarak.
24:57Evet.
24:58İlk gün ağlamak öncelikle dünyanın en önemli problemi değil.
25:02Evet.
25:03İlk kez sizin çocuğunuz da ağlamadı.
25:05Çok sayıda çocuk dağıladı.
25:07Ve sonuçta da,
25:08ağlaya ağlaya okula gidip bütün eğitim hayatını öyle geçiren bir çocuk da bildiğim kadarıyla olma.
25:14En kritik şey şu.
25:17Ağlamanın bir utanç gibi sunulması.
25:19Ne ağlıyorsun?
25:20Bu yaşa geldin, hala ağlıyor musun?
25:22Bak arkadaşlarına ağlıyor mu?
25:23O zaman ağlayan bir çocuğa ağlama utancıyla baş başa bırakmışım.
25:28Hocam ben hep ağladım ilkokula gittiğimde.
25:31Abim üçüncü sınıftaydı.
25:32Ben bire başlamıştım.
25:34Abim de okuyacağım diye kıyameti koparmıştım.
25:36Evet.
25:37Sonra da alıştım.
25:39Herkese alıştım.
25:40Mesele şu.
25:41Çocuklar şunu bekliyor.
25:42Duyguma saygı duyacak.
25:45Ama bu ağladım ben gitmek istiyorum.
25:47Tabii ki duyguya saygı duymaktan biz şunu anlıyoruz.
25:51Onun istediği şeyi yapmak.
25:52Hayır.
25:53Onun duygusu ne?
25:54Şu anda ayrılmaktan korkuyor olabilir.
25:57Yeni bir yere girmekten korkuyor olabilir.
26:00O anın hüznü olan her çocuk başka bir nedenle ağlıyor.
26:04Ebeveynin sorumluluğu şu.
26:06Birinci sorumluluğu öğretmen açısından da aynı.
26:08Bu çocuğun o andaki duygusuna saygı duyuyor.
26:11Orada ikinci sorumluluk devreye giriyor.
26:13Onun ağlayarak okuldan çıkmasına izin verdiğimizde
26:16onun çok kere daha ağlamasına yol açacağımızı bilen için.
26:20Biz anne olarak karar veriyoruz.
26:21Giriyor çocuğu o gün ağladı.
26:22Benim çocuğum ağlayarak giremez dediniz.
26:25Aldığınızı gör.
26:26İkinci gün ağladı.
26:28Şimdi ağlamak onun için anneden ayrılmamanın aracına dönüşürse
26:31ağlamaya teşvik ediyor.
26:33Halbuki bizim onu sağlıkla ayrıştırmamız.
26:35O şunu bilmek zorunda.
26:36Çoğunlukla da okullar ve eğitimciler bu konuda deneyimli.
26:39İşte aileye biraz mesafeli bir yerde bekleyin.
26:43İhtiyacı şu.
26:44Beni buraya atıp gidiyor mu?
26:45Şu anda ağlıyorum.
26:47Korkumu hissettiriyorum ağlamak onun açısından.
26:49Ve annem ya da okul buna saygı göstermiyor dersek yalnız bırakırdı onu.
26:54Ama beni anladılar.
26:56Korkumun farkındalar.
26:57Annemin, babamın, yakınımın, öğretmenimin erişebileceği mesafede olduğunu biliyoruz.
27:04Peki değerli hocam velilerimize, öğretmenlerimize, öğrencilerimize genel olarak ne öneriyorsunuz?
27:11Son soru soru size.
27:14Şimdi ebeveyn için hani sizin programınızın ismi de güzel.
27:18Ebeveyn için ebeveynlik çok güzel bir yolculuk.
27:20Öğretmenler için her eğitim yılı ben her çocukla bir ebeveyn doğar diye bir kitap yazdım.
27:28Ana nedeni o yani.
27:30O çok güzel yeni bir yolculuk.
27:31Keşke getirseydiniz kitabınız hocam.
27:33Evet.
27:34Bir sonrakine mutlaka.
27:36O yolculuğu bir kere kucaklayın.
27:39Yani ebeveynlik yolculuğunuz çok kaygılı.
27:42Çok anlaşılır bir şey bu.
27:44Ama o yolculuğu kucaklarsanız o kaygı da sizin kaygınız olur.
27:47Yani kaygınız dediğim bu kötü bir şeye sahip olmak anlamında değil.
27:51Çünkü kaygısıyla, üzüntüsüyle, acısıyla bu bir yolculuk.
27:54Evet.
27:54Biraz kaygıda olmalı.
27:55Evet.
27:56Öğretmenlik de öyle bir şey.
27:58Çocuklarıyla, öğrencileriyle kurduğu ilişki anlamında.
28:02Ve tek sihir var bence.
28:04Öğretmenlik, ebeveynlik, eğitim.
28:0850 tane formül alamaya gerek yok.
28:10Eğitim de, ebeveynlik de çocukla öğretmen arasında kurulan ilişkinin niteliği.
28:16O sağlıklı bir ilişki ise, bağ kuran bir ilişki ise aslında bütün problemler çözülüyor.
28:24Ama sadece yan yana duruyorsak, ilişkide değilsek, o zaman olmuyor.
28:31Çocuklar ne zaman mutlu oluyor?
28:34Anne babası onunla eğlenirken mutlu.
28:36Onu eğlendirirken değil.
28:37Öğretmenleri onunla birlikte gülerken ya da öğrenirken mutlular.
28:43Onlara bir şey öğretirken değil.
28:44O yüzden rollerimizi, pozisyonlarımızı doğru ayarlarsak, çünkü çocuk sonuçta her insan gibi güvenli bir limanar.
28:53Bu limanı ona sunmak, bizim ana görevimiz o, o kucaklayıcılığı sunmak.
28:59Onu sunarsak, o güvenli liman onun yuvasına dönüşürse, her zaman biliyor ki nereye gitse, nereye savrulursa savrulsun, her zaman döneceği bir yuvası var.
29:08Değerli hocam, ayaklarınıza sağlık. Gelişiniz bizi çok onurlandırdı. Çok teşekkür ediyorum.
29:14Çok teşekkür ederim. Benim de çok keyif aldığım bir program oldu.
29:17Bütün çocuklarımızın, sizin yolu açık olsun eğitim yolculuğu.
29:20Çok sağ olun hocam.
29:21Sıradaki konuğumuz, psikolojik danışman ve rehber öğretmen, aynı zamanda eğitim koçu, benim de çok yakından tanıdığım meslektaşım Bilal Eren'le birlikteyiz.
29:31Değerli hocam, hoş geldiniz.
29:32Hoş bulduk, teşekkür ederim.
29:34Nasılsınız?
29:35Sağ olun, sizler nasılsınız?
29:36Ben de çok iyiyim, çok teşekkür ederim.
29:39Hocam, YKS tercih süreci tamamlandı. Yerleştirme sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
29:46Şimdi bu sene biraz bayağı bir sürprizlerle dolu yerleştirme süreci oldu aslında.
29:54Geçmiş yıllarda, yakın zamanda bu kadar sürprizler yaşanmamıştı.
29:59Kontenjanlar daraltıldı.
30:00Evet, müthiş bir kontenjan daralması söz konusu oldu.
30:03Aşağı yukarı tüm alanlarda kontenjan daralması oldu.
30:10Küçük küçük bazı alanlarda ama özellikle MF'den, sayısaldan hazırlanan öğrencilerde ve eşit ağırlık öğrencilerinde.
30:18Ayrıca iki yıllık ön lisans dediğimiz bölümlerde, TYT puanı ile alan bölümlerde müthiş bir kontenjan daralması söz konusu oldu.
30:28Tercih sonuçları açıklandıktan sonra da öğrencilerimizin bir kısmı gerçekten uzmanlardan destek almamışlarsa,
30:36kendi başlarına tercih yapmaya gayret etmiş ve uğraşmışlarsa büyük şoklar yaşadılar.
30:43Hiç tahmin etmedikleri sonuçlarla karşılaştılar.
30:46Aslında değerli hocam siz aynı zamanda psikolojik rehberlik hocasısınız.
30:52Bu tercih olaylarında çocuklarımızın son 50 yılda yaşayacağı, seçeceği meslekleri bu dönemlerde belirliyoruz değil mi?
31:01Peki bunu kimler yapmalı? Her branş öğretmeni yapmalı mı, yapmamalı mı?
31:07Lütfen burada bir noktayı koyar mısınız?
31:09Evet, bu kariyer planlaması konusunda aslında Milli Eğitim Bakanlığı'nın da bayağı bir uğraşıları var.
31:18Bu anlamda bakanlığımızda gerçekten iyi çalışmalar yapıyor.
31:21Ancak bizim öğrencilerimizi çok doğru yönlendirilmesi adına gerçekten bu işin uzman kişilerinin bu işlerle uğraşması gerekiyor.
31:32Mesela uzman dediğiniz kim yapmalı hocam?
31:35Şöyle söyleyeyim, kariyer planlaması gerçekten bu anlamda bilimsel metotlara dayalı bir yöntem ve stratejiler silsilesidir.
31:44Bunu gerçekleştirebilmek için bu anlamda iyi akademik süreçler, çalışmalar yapılması gerekir.
31:52Ben sizin söylemek istediğinizi aslında çok iyi anlıyorum.
31:56Mesela okulların psikolojik danışmanları ve rehber öğretmenleri, aynı zamanda psikologlar da bu işle uğraşabilir.
32:04Gerçekten üniversitelerde akademik kariyer anlamında kariyer yapmış, bu alanda çalışmış akademisyenlerimiz var.
32:11Akademisyenlerimiz de yapabilir.
32:14Ama şu kişilerin yapmasında tehlike görüyorum.
32:18İşte piyasada var biliyorsunuz işte yaklaşık 80 saatlik, 50 saatlik, 100 saatlik belli bir ücret karşılığında eğitim alıyorlar ki
32:27ben bu eğitimleri 4-5 yıl aldım yaklaşık 25 senedir de bu eğitimlerin üniversiteden sonra da devamını getiriyorum, okumalarını yapıyorum.
32:38Ama siz şimdi 50-60 saat eğitim alarak piyasaya çıkıp ben kariyer danışmanıyım, işte eğitim danışmanıyım, eğitim koçuyum, aile danışmanıyım, işletme danışmanıyım derseniz
32:50bu biraz bize karşı yapılmış bir ayıp oluyor diye düşünüyorum.
32:55Şimdi eğitim dünyasının içerisinde aktif bulunuyorum.
32:58Etraftan duyuyorum işte koçluk merkezleri, yok danışmanlık merkezleri.
33:03Hocam nedir bunlar?
33:04Olmaz hocam yani baya bir internet siteleri var şimdi bu konuda, işte üniversiteye bir şekilde bir vesileyle girmiş öğrencilere koçluk yaptırıyorlar.
33:14Bu şekilde koçluk olmaz, öğrenci psikolojisinden anlayacaksınız.
33:19Öğrencinin kaygı düzeyiyle ilgili çalışmalar yapabileceksiniz.
33:23Çalışma davranışları, akademik süreçlerini takip ettiğiniz gibi öğrenci mekanik bir şey değildir ki, makine değildir ki dalgalanmalar olacak motivasyonda.
33:34O motivasyonu belli bir düzeye kısa sürede çıkartmanız gerekecek ve bunun teknikleri var.
33:41Bu teknikleri bilmeniz gerekiyor.
33:43Siz ne yapıyorsunuz bazı, bu anlamda çalışan bazıları?
33:49Şöyle yapıyorlar, belli başlı bazı üniversiteler var.
33:53Orada başarı sergilemiş öğrencileri buluyorlar.
33:55Hadi size eğitim koçu, eğitim danışmanı olmaz.
33:58O zaman kapatalım üniversitelerdeki rehberlik, psikolojik danışmanlıklarını, sosyoloji bölümlerini, felsefe bölümlerini, psikoloji bölümlerini.
34:06Kapatalım, yapın.
34:09Bu şekilde olduğu sürece yanlış yönlendirmeler çok oluyor.
34:13Sonrasında ne oluyor?
34:14Öğrenci kariyer danışmanlığı aslında lisede başlamaz ki.
34:18Çok daha öncesinde belki anaokulu yıllarından, ilkokul yıllarından başlaması gerekiyor.
34:22Aslında temel öğretim ortaokul zamanı değil mi hocam?
34:268. sınav itibariyle başlıyor hayatına yön vermeye.
34:31Ne diyorsunuz?
34:32LGS sistemimiz var biliyorsunuz 8. sınıftan sonra öğrencilerimiz Anadolu liseleri, fel liseleri, meslek liselerini tercih etme sürecine giriyorlar.
34:42Bu anlamda değerlendirme yaptığımız zaman daha da öncesinde ben şöyle ifade edebilirim.
34:48Anaokulunda bile öğrencilerin ilgileri, yetenekleri, değerleri keşfedilebilir.
34:54Mesela benim kızım resim yapmaktan çok hoşlanıyor.
34:57Müzikle uğraşmaktan çok hoşlanıyor.
34:59E matematik yapamayabilir ama bizim ülkemizde öyle bir şey var ki herkes matematik yapmak zorunda.
35:06Herkes fizik bilmek zorunda.
35:08Yok bilmesine gerek kalmayabilir.
35:10Yeteneklere doğrultusunda.
35:11Elbette, elbette.
35:12Hani bildiğim için söylüyorum kişinin matematik bilerek, matematik öğrenerek, fen öğrenerek ya da o derslerden birkaç tanesini çok iyi bilerek hayatına yön vereceği anlamına gelmiyor ki.
35:26Hayat başarısı başka bir şeydir.
35:28Bu anlamda biz öğrencileri emin ellere teslim etmezsek, gerçekten bu işin uzmanlarına teslim etmezsek tercih döneminde soruluyor.
35:41Bize de çok soruluyor.
35:43Hocam bize bölüm önerir misiniz?
35:45Ben niye size bölüm öneriyim?
35:47Siz sektörün neye ihtiyacı olduğunu bilmelisiniz, araştırmalısınız.
35:53Benim karşıma gelene kadar sizlerin değerlerinizi, ilgilerinizi, yeteneklerinizin, becerilerinizin farkında olmanız lazım.
36:03Ve bunlarla ilgili öğretmenlerinizle, danışmanlarınızla çalışma yapmış olmanız lazım.
36:08İşte o zaman gittiğiniz bölüm anlam kazanıyor.
36:11Evet Bilal Hocam, bir Boğaziçi mezunu olarak üniversite kazanan arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?
36:20Aslında bu çok önemli bir soru olduğunu düşünüyorum.
36:23Şimdi üniversiteye giden arkadaşlar, kazanan arkadaşlara öncelikle tebrik ediyorum başarılarından dolayı.
36:29Evet çok gayret verdiler, emek verdiler, gayret sarf ettiler.
36:33Bu anlamda takdiri hak ettiler.
36:35Ancak şunu unutmasınlar ki arkadaşlarım, üniversiteye gidip sadece ve sadece akademik anlamda bilgilerle donanıp,
36:46üniversiteyi bitirmek, diploma almakla işi çözemeyecekler.
36:50Günümüz dünyasında bilgiye edinmek artık çok kolay.
36:55Açtığınız zaman bilgisayarınızı, internetinizi, akıllı telefonunuzu, o bilgiye hemen ulaşabiliyorsunuz.
37:02Üniversite artık enformasyon, bilgiyi aktaran bir hüviyetten, hüviyetin dışına çıkmalı.
37:10Bu anlamda arkadaşlar ne yapmalı?
37:12Elbette ki derslerini takip etmeliler.
37:15Akademisyenlerini iyi bir şekilde takip etmeliler ama şurada unutmamaları gereken bir mesele,
37:20akademisyenleriyle iyi bir iletişim ağı, örgüsü kurmak durumundalar.
37:26Aynı zamanda arkadaş çevrelerini geliştirmek durumundalar.
37:30İlişki, iletişim günümüzün gerçekten en anlamlı meselelerinden biri diye düşünüyorum.
37:40Üniversiteye giden arkadaşlarımız Ali hocamın da biraz önce ifade ettiği gibi
37:45kesinlikle ve kesinlikle yabancı dillerini geliştirmeleri gerekiyor.
37:53Hatta bir ikinci yabancı dil ekleyebilirlerse kariyerlerine çok daha güzel olacaktır diye düşünüyorum.
38:00Bir yurt dışı tecrübesi.
38:02Bugün yurt dışına çıkmak artık eskisi kadar zorlu değil.
38:05Çok büyük meseleler değil.
38:07Aslında yurt dışında okumak da çok zor değil artık değil mi?
38:09O da artık eskiye nazaran çok daha kolaylaştı.
38:13Yurt dışına biliyorsunuz work and travel'lar var Amerika'ya gidebilmeniz için.
38:17Şirketler sizi yolluyor.
38:18Orada paranızı kazanıyorsunuz.
38:20Geliyorsunuz burada kimden aldıysanız o parayı ona geri iade edebiliyorsunuz.
38:24Belki de bedava bir Amerika Kanada tecrübesi yaşıyorsunuz.
38:29Oradaki insanlarla tanışıyorsunuz.
38:31Orada da bir iletişim hağı oluşturuyorsunuz.
38:35İngilizcenizi geliştiriyorsunuz.
38:37Bir çalışma disiplinin içerisine giriyorsunuz.
38:41Avrupa'ya mı gezmek istiyorsunuz?
38:43İntel değil var.
38:44Çok uygun rakamlara iletişim kuruyorsunuz insanlarla.
38:48Otellerde, lüks otellerde kalmıyorsunuz da sizin gibi insanlarla kalıyorsunuz.
38:52Bunun yanında çok önemli bir şey daha söyleyeceğim.
38:56Üniversitede staj staj staj ve çalışma hayatına katılma.
39:01Kısa bir ara verdikten sonra bu cümlelerimizi tamamlayalım mı?
39:05Tamamdır.
39:05Kısa bir ara sonra tekrar beraberiz.
39:07Bir ara daha sonra tekrar derli hocamla birlikteyiz.
39:10Evet hocam cümlelerinizi tekrar alabilir miyim?
39:13Evet.
39:14Üniversiteyi kazanan arkadaşlar neler yapacaktı onları konuşuyoruz.
39:19Stajdan bahsetmiştik.
39:20Yurt dışı tecrübelerinden bahsettik.
39:23Yabancı dilleri geliştirmekten bahsettik.
39:26Sadece ve sadece akademik çalışmalara odaklanmamaları gerektiğini, kişileri tanımaları, arkadaş tanımaları, çevrelerini genişletmelerini söylemiştik.
39:38Bunun yanında üniversitedeki kulüpler olmazsa olmazdır.
39:43Sivil toplum kuruluşlarına dahil olmak, orada görevler almak, hatta ilk sınıflarda bunu yapan bazı arkadaşlarımız var.
39:51Onlar o sivil toplum kuruluşlarında ilerleyen yıllarda yönetici kademesine bile gelebiliyor.
39:57Bu anlamda da yöneticilik stratejileri, liderlik tamamını bunlar kendileri geliştirme şansı buluyor kendi kendilerine.
40:07Bir de çok önemli bir mesele parasına puluna bakmadan çalışma ortamlarına kendi alanlarıyla ilgili bence girmeleri lazım arkadaşlar.
40:19Gerekirse o ortamda çok büyük işler yapmasalar da girmiş oldukları sektörde insanlar birbirleriyle nasıl ilişki kuruyor, iletişim kuruyor, orada işler nasıl dönüyor, sektörü incelemek, firmayı incelemek anlamında çok büyük tecrübedir bu.
40:40Çok da dediğim gibi altını çizerek söylüyorum, çok büyük paralar değil, üniversite yıllarında yapıyorsunuz, belki haçlık düzeyinde paralarla iş ortamlarına girmeleri gerektiğini düşünüyorum.
40:52Disiplin olmalılar değil mi?
40:53Aynen.
40:53Hayata yavaş yavaş adapte olmaya çalışacaklar.
40:55Adapte olmaya çalışmalı.
40:57Peki, 2025 YKS'de yerleşemeyen öğrencilerimize tavsiyeleriniz nedir?
41:04Ne yapsınlar hocam?
41:05Mesela bir kursa gitsinler mi? Yoksa evlerinden mi çalışsınlar? Ne düşünüyorsunuz?
41:10Şimdi şöyle bir durum var aslında günümüzde, işte internetten dersleri takip edelim, bir deneme kulübü bulalım, deneme kulübünden.
41:19Ben çok karşıyım bunların hocam.
41:21Ben de şimdi aşağı yukarı aynısını söyleyeceğim size, deneme kulübüne dahil olalım, arkasından da sabahtan kalkalım, derslerimizi çalışalım bireysel anlamda.
41:34Şimdi burada psikolojik bir durum var.
41:37Başlarken çok iyi başlıyor arkadaşlar.
41:40İlk birkaç ay.
41:41Matöve olarak başlıyor.
41:42Tabii, sistematik, hazır bulunuşluk düzeyleri de yüksek.
41:45Başlıyorlar ama birkaç ay sonra kendi kendilerini, otokontrollerini sağlamakta güçlük çekiyorlar.
41:54İlk dönemlerde yedi buçuk, sekizlerde kalkan kişiler bu sefer dokuzlarda, onlarda kalkmaya başlıyorlar.
42:02Gece yatış saatleri gecikiyor.
42:04Biz biliyoruz ki on bir ile üç arası uykunun en verimli olduğu zaman dilimidir ama onlar gece saat ikilerde, üçlerde çalışmaya çalışıyorlar.
42:16Başlarında bir ciddi anlamda kaliteli kadro yok, öğretmen kadrosu yok.
42:21İnternet üzerinden almaya çalıştığınız bilgide bir diyalog yok ki.
42:27Sadece dinliyorsunuz.
42:28Belki biraz not alıyorsunuz.
42:30Eğitimin ben yüz yüze dokunarak, hissederek olmasını düşünüyorum.
42:35Çok katılıyorum.
42:35Yani mesela bizim kurulumuza da geliyor veliler veya işte öğrenciler, deneme kulübünüz var mı?
42:41Almıyorum hocam.
42:43Almıyorum.
42:44Yani belirli bir disiplin altına giremeyen öğrenci, deneme kulübüyle sadece bunu yapacağına inanmıyorum.
42:50Şimdi denemeye girdi, bakın almamanız şu anlamda da çok mantıklı.
42:55Denemeye girdi, sonuçlar açıklandı.
42:57Yapamadıklarım var.
42:59Boş bıraktıklarım var.
42:59Kim yapacak onların analizlerini?
43:01Sadece mış gibi.
43:03Bir denemenin aslen size katma değerinin oluşabilmesi için ne lazım?
43:10Aslında yaptıklarınız zaten sizin cebinizde.
43:13Yapamadıklarınız.
43:13Mesele yapamadıklarınızı nasıl çözümleyeceksiniz?
43:16Oraya nasıl formül bulacaksınız?
43:19Bu işleri formülüze edemezseniz olmaz.
43:22Analiz yapacak güçlü bir deneyimli kadronun olması lazım.
43:26Kesinlikle.
43:27Çözemediğin soruların analizleri hemen çözülmesi lazım.
43:31Niye yanlış yaptım?
43:32Hatalarımızdan ders çıkarmamız lazım.
43:35Kesinlikle.
43:35Emotive etmesi lazım.
43:37Hadi çocuğum demesi lazım.
43:39Vesaire vesaire.
43:40Vesaire vesaire.
43:41Yani bu aşamada öğrenci arkadaşlar kendi başlarına kalmamalı diye düşünüyorum.
43:47Bir şekilde onları destekleyecek, onlara yol arkadaşı olacak, beraber omuz omuza bu işleri beraber sürdürebilecekleri
43:58bizim de sistemimizde mentörlük dediğimiz bir sistemimiz var.
44:03Bu mentörlük sisteminin içerisine kesinlikle dahil olmaları gerektiğini düşünüyorum bu arkadaşların.
44:11Yoksa hani biliyorsunuz o anlamda sürüden ayrılanı kurt kapar.
44:17Kendi başınıza olduğunuz sürece bu düzeni oturtturmanız, profesyonellerle beraber çalışmadığınız zaman çok zorlanacaksınız ki bu tecrübelerimiz de var.
44:27Nedir?
44:28Nedir?
44:29Geçmiş yıllarda bu sistemi kendi kendilerine izlemeye, yönetmeye çalışanlar bir önceki yılda almış oldukları sıralamaların çok da farklı bir sıralama almıyorlar.
44:42Peki Bilal Hocam ayağınıza sağlık, ağzınıza sağlık.
44:45Teşekkür ederim.
44:46Çok güzel bilgilerle gençlerimize bizleri yönlendirdiniz.
44:51Sizleri de çok tebrik ediyorum.
44:52Çok güzel, çok keyifli bir sohbet oldu.
44:54Bence de.
44:55Çok teşekkür ediyoruz.
44:56Sağ olun.
44:56Evet sevgili izleyiciler bir programın daha sonuna geldik.
45:00Bu haftaki programda okula başlama sürecine dair pek çok önemli konuya değindik.
45:05Haftaya aynı saatte Beyaz TV ekranlarında tekrar buluşmak dileğiyle eğitimle kalın.
45:12Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen