- 2 weeks ago
Category
🗞
NewsTranscript
00:00Tarih kitaplarında okuduğumuz o büyük liderin kökleri aslında tam olarak nereye uzanıyor?
00:05Mustafa Kemal Atatürk'ün soy ağacı sandığımızdan çok daha derin ve çarpıcı bir göç hikayesi saklıyor.
00:12Anadolu'nun bağrından kopup Rumeli'yi Türkleştiren o savaşçı göçebe ruhlar,
00:17baba tarafında aydın ve sökeden yola çıkan kocacık yörükleri,
00:21anne tarafında ise Karaman'dan göçen Konyarlar.
00:24Peki Osmanlı'nın asırlar öncesine dayanan nüfus kayıtlarındaki o gizli Evladı Fatihan mühürleri bize gerçekte ne söylüyor?
00:33Yörük çadırlarından Selani'ye uzanan bu asalet yolculuğunu
00:38ve Atatürk'ün pek bilinmeyen çocukluk yıllarındaki o sessiz isyanını doğrudan arşiv belgeleriyle aydınlatıyoruz.
00:47Hazırsanız bir milletin kaderini değiştiren liderin kan bağlarına doğru yola çıkıyoruz.
00:5319. yüzyılın sonlarında hani o koskoca imparatorluğun her köşesinden yavaş yavaş çatlama seslerinin geldiği çalkantılı dönemi bir gözünüzün önüne getirdin.
01:02Çok zor yıllar gerçekten.
01:04Aynen öyle. Selanik gibi son derece kozmopolit ticaretin sürekli aktığı ama bir o kadar da pahalı enflasyonun vurduğu bir liman
01:11kentindesiniz.
01:13Evde babalarını daha yeni kaybetmiş, gelecekleri tamamen belirsiz üç tane küçük çocuk var.
01:19Evet müthiş bir belirsizlik.
01:21Ve bu çocukları hayatta tutmaya çalışan genç bir dul var.
01:24Devletin bu genç kadının eline bağladığı maaş ne kadar biliyor musunuz?
01:28Sadece iki gümüş mecidiye.
01:30Yani bugünün şartlarıyla düşününce inanılmaz trajik bir rakam bu.
01:34Kesinlikle öyle.
01:35Ve bu bir tarih kitabından fırlamış kurumaca bir dram falan değil.
01:39Bu bahsettiğimiz kişi modern Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü yetiştiren Zübeyde Hanım'ın takendisi.
01:45Takendisi evet.
01:46Şimdi tarihi şahsiyetlerin soy ağaçları dediğimizde aklımıza genelde ne gelir?
01:50Böyle sararmış kağıtlar üzerinde sıkıcı isimler, işte doğum tarihleri, ölüm tarihleri falan.
01:55Hani sadece birer kimlik bilgisi gibi dururlar ya.
01:57Genelde ezberlenip geçilen şeylerdir doğru.
02:00Halbuki o isimlerin ardında koskoca bir imparatorluğun 500 yıllık devasa demografik mühendisliği yatıyor.
02:06Yani koca bir coğrafyanın değişen kaderi ve bir liderin karakterini şekillendiren o son derece insani krizler var işin içinde.
02:14Aynen öyle.
02:15O insani boyut çok sık gözden kaçıyor maalesef.
02:18İşte bugün bu kaynakların derinliklerine indiğimiz sohbetimizde Hacetepe Üniversitesi'nden tarihçi doçent doktor Ali Güler'in arşiv belgelerine dayanan Atatürk
02:27'ün soy ağacı adlı harika çalışmasını masaya yatırıyoruz.
02:30Çok kıymetli bir çalışmadır o arşiv belgeleri açısından.
02:33Kesinlikle. Buradaki amacımız sadece kronolojik bir liste okumak falan değil izleyicilerimize.
02:38Biz burada Anadolu'dan Rumeli'ye uzanan o devasa göç dalgasını, Balkanların Türkleşme sürecinin mekaniklerini konuşacağız.
02:46Ve tabii o resmi heykellerin ardındaki etten kemikten insanları ortaya çıkaracağız.
02:50İşin en heyecan verici kısmı da o bence insanları konuşmak.
02:53Değerli lafı hiç uzatmadan ben kamerayı en başa çevirelim diyorum.
02:57Çünkü anladığım kadarıyla devletin o devasa yerleşim makinesi olmasaydı, yüzyıllara yayılan o bilinçli iskan politikası olmasaydı,
03:06bu ailenin o coğrafyada, o spesifik köylerde bulunması tarihsi olarak pek mümkün değildi sanki değil mi?
03:11Kesinlikle imkansızdı.
03:13Hani o devlet politikasının temelleri aslında bizim o lise tarih derslerinde ezberlediğimiz işte kılıçla fetih kavramından çok ama çok daha
03:21karmaşık.
03:22Yani devasa bir demografik satranç oyunu var ortada.
03:26Çok doğru bir benzetme.
03:28Atatürk'ün hem anne hem de baba soyunun o topraklardaki varlığını deşifre etmek için önce Osmanlı'nın o Rumeli vizyonunu
03:34bir anlamamız şart.
03:35Fakat burada hani dinleyicilerimizin zihnindeki çok yaygın bir yanılgıyı da temizlemek isterim başlamadan önce.
03:41Tabii nedir o?
03:42Ya Rumeli'deki Türk varlığı Osmanlı ordularının sınırları geçmesiyle falan bir anda yoktan var olmadı.
03:48Yani kaynaklara baktığımızda Hunlar, Avarlar, Peçenekler, Uzlar ve Selçuklular gibi böçebe Türk topluluklarının çok daha önceden o Balkan coğrafyasında derin
04:00izler bıraktığını görüyoruz.
04:01Gerçekten mi? Yani altyapı zaten vardı diyorsun.
04:04Aynen öyle. Hatta bazı topluluklar Hristiyanlaşarak o bölgenin yerel halklarına falan karışmış yüzyıllar içinde.
04:10Yani Osmanlı bölgeye girdiğinde öyle tamamen yabancı, kültürel olarak hani sıfır noktasında olan bir coğrafyayla karşılaşmıyor.
04:18Kendi akrabaları var aslında orada bir nevi.
04:20Kesinlikle. Kendi kültürel ve dilsel akrabalarının yüzyıllar önce ektiği tohumların bulunduğu, demografik olarak oldukça esnek bir zemine adım atıyorlar.
04:29Çok mantıklı. Peki bu zemin nasıl kalıcı bir imparatorluk projesine dönüşüyor?
04:34Yani 1356 yılında o Gelibolu Yarımadası'ndaki Çimpek Kalesi'nin alınmasıyla başlıyor galiba her şey.
04:40Evet, tam olarak orası bir kırılma noktası.
04:43Bu tarih sadece bir kalenin eli değiştirmesi falan değil.
04:451912'deki Balkan Savaşları'na kadar sürecek olan o 5,5 asırlık hakimiyetin başlangıç düdüğü aslında.
04:53Ve kaynak metinleri okurken benim asıl çarpıcı bulduğum nokta şu oldu.
04:56Osmanlı, fethettiği bu yeni toprakları sadece böyle askeri garnizonlar kurarak elinde tutamayacağını çok erken fark ediyor.
05:03Çok zekice bir devlet aklı var orada.
05:05Öyle gerçekten.
05:06Süleyman Paşa döneminde literatüre sürgün ve iskan yöntemi olarak geçen olağanüstü detaylı bir demografik mühendislik projesi başlatıyorlar.
05:15Askeri fethi kalıcı bir kültürel fete dönüştürmenin formülünü buluyorlar yani.
05:19Ve bu formülün tam merkezinde de kim var?
05:22Anadolu'daki o konar göçer Türk aşiretleri.
05:25Yani yörükleri, Türkmenleri ve Tatarları özellikle seçiyorlar.
05:29Bunun arkasında müthiş rasyonel bir sebep yatıyor aslında.
05:31Neden peki?
05:32Yani neden yerleşik bir Anadolu'lu çiftçiyi almıyorlar da yörükleri seçiyorlar?
05:36Çünkü hani göçebe topluluklar zaten doğaları gereği sürekli hareket halinde insanlar.
05:41İklimin, o coğrafyanın en zorlu şartlarına karşı inanılmaz dayanıklılar.
05:46Bir de kendi içlerinde boylar ve obalar halinde çok katı bir disiplinleri var.
05:50Doğal bir askeri teşkilatlanma içindeler yani.
05:53Ha anladım.
05:54Yani devlet zaten yarı hazır bir orduyu alıp yerleştiriyor bir nevi.
05:58Aynen öyle.
05:59Devlet bu insanları alıyor, Balkan topraklarına yerleştiriyor.
06:03Kayıtlarda bu devasa kitlelerin genelde Konyarlar, yörükler ve Tatarlar diye üç ana başlık altında toplandığını görüyoruz.
06:11İsimler falan da o kadar detaylı ki Naldöken yörükleri, Tanrıdağı yörükleri, işte Selanik, Vize, Kocacık yörükleri gibi.
06:19Ya bürokrasi inanılmaz çalışmış.
06:21Kesinlikle çalışmış.
06:23Osmanlı bürokrasisi bu grupları asla başıboş bırakmıyor.
06:26Her bir çadırı, her bir haneyi o meşhur tahrir defterlerine yani o dönemin veri tabanlarına santim santim işliyorlar.
06:34Modern bir operasyonla kıyaslasak bu sadece sınırın ötesine asker göndermek değil ki.
06:38Koca bir topluluğu aileleri, sürüleri, çadırları üretim alışkanlıklarıyla beraber alıp taşıyorsunuz.
06:44Yeni topraklara kelimenin tam anlamıyla sosyolojik bir çapa atıyorsunuz yani.
06:49Çok doğru bir tabir bu çapa meselesi.
06:51Ve çapa o kadar derine tutunuyor ki yüzyıllar boyunca o bölgenin ticaretini dilini şekillendiriyor.
06:57Bizi dinleyenler bile kendi şehirlerinde yeni bir nüfus dalgasının birkaç yılda kültürü nasıl değiştirdiğini gözlemleyebilirler bugün.
07:04İşte Mustafa Kemal Atatürk'ün baba tarafı da tam olarak bu çapayı atan gruplardan biri.
07:09Kocacık yörükleri.
07:10Bu stratejiyi anladıktan sonra o büyük satranç tahtasındaki o spesifik aileyi takip etmek çok daha keyifli hale geliyor bence.
07:18Kayıtlar bizi önce Anadolu'ya götürüyor.
07:20Aydın ve Söke yöresine.
07:21Ege'den çıkıyorlar yani.
07:23Evet.
07:23Aile oradan kalkıyor.
07:25O meşakkatli göç yolculuğunun ardından Manastır vilayetine yerleşiyor.
07:29Spesifik olarak da devreyi bağla sancağına bağlı Kocacık nahiyesine.
07:33Bugün Kuzey Makedonya'nın Jupa bölgesinde yer alıyor burası.
07:37Baya sarp ve tam bir sınır boyu karakteri taşıyor.
07:40Peki bu tahrir defterlerindeki o kimlik meselesi nasıl?
07:43Çünkü isimlerinin önünde çok belirgin bir lakaf var.
07:46Kızıl diyorlar değil mi?
07:47Kızıl Hafız Ahmet Efendi falan.
07:48Evet evet kardeşine de Kızıl Hafız Mehmet Efendi deniyor.
07:52Ya bu kızıl ibaresi başlarda benim kulağıma sadece fiziksel bir özellik gibi geldi.
07:57Ne bileyim saçı sakalı kızıldır herhalde dedim.
07:59Ama kaynakları deşince bunun saç rengiyle falan zerre alakası olmadığını gördüm.
08:03Yok kesinlikle saç rengi değil o.
08:05Doğrudan bir boy kimliği bu.
08:07Bir aidiyet beyanı aslında.
08:09Bizi doğrudan o Kızıl Oğuz veya Kocacık yörüklerine götürüyor.
08:12Yani bu insanlar yeni topraklara geldiklerinde o Anadolu'daki kabile kimliklerini isimlerinin başında bir mühür gibi taşımaya devam etmişler.
08:20Aynen öyle.
08:22Üstelik bu bahsettiğimiz öyle ufak tefek bir köy yerleşimi de değil.
08:25Kocacık yörüklerinin tarihsel yayılım alanına bir bakıyorsunuz.
08:29Varnadan, Edirne'ye, Filibe'den, Silisre'ye kadar muazzam geniş bir ayak izleri var coğrafyada.
08:34Gerçekten çok büyük bir alana yayılmışlar.
08:37Devletin de bu nüfusu sadece çiftçi olarak değil doğrudan potansiyel bir ordu olarak gördüğünü o 1691'deki evladı Fatih Han.
08:45Yani Fatihlerin çocukları düzenlemesiyle anlıyoruz zaten.
08:48Ya o defterler çok kritik değil mi sistemi anlamak için?
08:52Çok kritik.
08:531691 tarihli bu defter, Balkanlardaki sosyolojik yapıyı okumak için elimizdeki en net belge.
08:59Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa'nın girişimiyle yapılan bir şey bu.
09:02Devletle göçebe grupları arasındaki sözleşmeyi yeniden yazıyor adam resmen.
09:06Ne diyor mesela sözleşmede?
09:08O defterde sadece köy isimleri yok.
09:10Savaş zamanı padişahın ordusuna katılması gereken yörük piyadelerinin sayıları tek tek yazılı.
09:16Karşılığında da bu insanlara bazı vergi muafiyetleri veriliyor.
09:19Barış zamanı hayvancılık yapıyorlar, ticaret yapıyorlar.
09:22Ama savaş tamtamları çaldığında o sivil halk bir anda disiplinli bir süvari birliğine dönüşüp sefere çıkıyor.
09:28Mumazzam bir sistem.
09:30Kocacık Köyü'nün bugünkü izlerine dair de inanılmaz detaylar var o kaynakta yalnız.
09:34Düşünün, bu yerleşim bugün hala Kuzey Makedonya'da aynı adla duruyor.
09:39Orada bir okul bile var, Türk kültürünü yaşatan.
09:41Necati Zekerya Merkez İlkokulu diye.
09:44Evet, hala o ruhu yaşatıyorlar orada.
09:46Araştırmacıların konuştuğu Numan Kartal diye bir yerel kaynak var.
09:50Adamın hafızası adeta bir zaman kapsülü gibi.
09:52Numan Kartal diyor ki,
09:54Büyük baba İşkodyalılar ailesinden,
09:57Büyük anne ise Golalar ailesinden geliyor.
09:59Kelimelere bakar mısınız?
10:01İsimler doğrudan o askeri geçmişi bağırıyor zaten.
10:04Aynen öyle.
10:05İşkodyalılar, İşkodya'dan gelen sınır akıncıları demek.
10:08Golalarsa doğrudan hudut gazilerini temsil ediyor.
10:11Dedenin taşlı mahallesinden olması,
10:14Büyük anne'nin yukarı mahallesinden olması.
10:16Yani adamlar bunu nesilden nesile sözlü tarih olarak aktarmışlar.
10:20Hani sadece mahalle isimleri falan da değil,
10:22ailenin oradan ayrılırken bıraktığı o fiziki izler bile yaşıyor hafızalarda.
10:27Büyük babanın evi o taşlı mahallesinin üst tarafındaymış.
10:30Önünden dere akan bir yokuştaymış.
10:32Aile Selaniye'ye göçerken o evi Ethem Malik isimli başka birine satmış.
10:36Bakın detayın seviyesine bakar mısınız?
10:38İnanılmaz bir toplumsal hafızı.
10:40Tam bu noktada benim kaynak metniyi incelerken zihnimde oturtamadığım,
10:44sana da sormak istediğim bir çelişki var aslında.
10:46Tabii, nedir kafana yatmayan?
10:47Şimdi araştırmada ailenin yaklaşık 1830'lu yıllarda o Sarp-Kocacık yöresinden Selaniye'ye göç ettiği yazıyor.
10:54Ama birkaç sayfa sonra bakıyoruz.
10:56Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi 1839 yılında Selanik'te değil yine Kocacık'ta doğmuş.
11:03Aile 10 yıl evvel evini barkında satıp taşındıysa baba nasıl 10 yıl sonra o eski köyde dünyaya gelebiliyor?
11:08Bizim modern kafamızdaki o taşınma mantığıyla bu pek örtüşmüyor sanki.
11:12Evet, bu çok yerinde bir soru.
11:15Aslında bu tarihi okurken hepimizin düştüğü en büyük anakronizm.
11:19Yani dönem yanılgısı tuzaklarından bir tanesi.
11:22Biz bugün ne yapıyoruz?
11:23Taşınınca E-Devlet'e giriyoruz, adresi güncelliyoruz ve eski yerle bütün fiziki bağımız bıçak gibi kesiliyor.
11:28Tam olarak öyle.
11:29Oysa bu evladı Fatiha'nın dediğimiz kökleri o göçebe kültüre dayanan insanların mekansal algısı bizimkinden çok farklı.
11:36Yaylak ve kışlak kavramları var adamlarda.
11:38Yani devasa mesafeler arasında sürekli gidip geliyorlar.
11:41Selanik ile Kocacık arasındaki bağ öyle bir at arabasına binip gitmekle kopmuyor.
11:46Bir taraf Selanik'te ticarete atılırken diğer taraf hala köydeki bağla bahçeyle ilgileniyor olabilir diyorsun yani.
11:52Tam olarak onu diyorum.
11:53Doğumun o göçten yıllar sonra hala eski memlekette gerçekleşmesi, o sınır boylarındaki esnek, organik hareketliliğin çok doğal bir sonucu.
12:02Adamların tek bir evi yok ki yüzlerce kilometreye yayılan koca bir yaşam havzaları var.
12:07Dinleyenlerimiz arasında büyük şehirde çalışıp yazları hala memleketteki fındığıyla, bahçesiyle ilgilenenler varsa bunu çok iyi anlayacaklardır.
12:16Aa evet bu açıklama taşları tam yerine oturtuyor cidden.
12:19İletişimin falan bu kadar zor olduğu bir çağda ailenin stratejik olarak iki farklı noktada var olması hayatta kalma şanslarını da
12:26artırıyor sonuçta.
12:28Ali Rıza Efendi'nin doğumu ve Selanik'i geçişle beraber hikayeyi Cumhuriyet yıllarına da taşıyabiliriz.
12:32Tabii çünkü arşivler orada bitmiyor.
12:35Aynen. Belgeler gösteriyor ki bu soy ağacı 1800'lerde donup kalmamış, dalları çok yakın tarihimize kadar uzanmış.
12:41Kesinlikle. Yani tarihi figürlerin soy ağaçları sadece tek bir dikey hat üzerinde ilerlemez.
12:47Kızıl Hafız Ahmet Efendi'nin bir erkek kardeşi var. Kızıl Hafız Mehmet Emin Efendi. Yani Atatürk'ün büyük amcası.
12:54Onun üzerinden günümüze yani 7. kuşağa kadar ulaşan çok geniş bir aile kolu var.
12:59Orada belgeler arasında insanı günümseten harika detaylar var. Mesela devasa bir devrimi yöneten Mustafa Kemal Atatürk, amcasının soyundan gelen Salih
13:08Efendi'nin eşi Müberra Hanım'a bayağı sıradan bir aile ferdi gibi samimiyetle yenge diye hitap ediyor notlarında.
13:14Çok insani, çok sıcak bir detay o.
13:16Değil mi?
13:16İçin daha da büyüleyici tarafı bu ailenin o modernleşme sürecini gösteren evlilik kayıtları.
13:231927 yılında imparatorluğun yıkıntıları üzerine kurulan o genç cumhuriyette aile fertlerinden Necati Erbatur'un nişanı Tolmabahçe Sarayı'nda yapılıyor.
13:321937'de ise Park Otel'deki bir nikaha bizzat Atatürk katılıyor.
13:36Müthiş bir zıtlık var orada.
13:38Kesinlikle.
13:39Bir yanda Sarp Dağlar'daki o yörük çadırlarından başlayan bir hikaye.
13:43Diğer yanda Park Otel'deki cumhuriyet baloları.
13:46Bu sadece ailenin değil koca bir ulusun sosyolojik evriminin de fotoğrafı bence.
13:51Resmi tarih bize hep savaşları, antlaşmaları anlatır haklı olarak.
13:55Liderleri de böyle kusursuz mermer heykellere çeviririz zihnimizde.
13:58Onların bizim gibi akraba düğününe gittiğini, yengesiyle sohbet ettiğini falan unuturuz.
14:03Hep bir efsanevi tarafları vardır gözümüzde.
14:06Ama işte o Park Otel'den kalma bir düğün davetiyesi, o mermer heykeli kırıp içindeki o kanlı canlı, ailesine bağlı insanı
14:14ortaya çıkarıyor.
14:15Liderlerin de aidiyet duygusuna ihtiyacı var sonuçta.
14:18Çok haklısın.
14:19Baba tarafının o hareketli serüvenini cumhuriyet salonlarına getirdik ama imparatorluk çökerken hayatta kalabilmek sadece sınır boyunda kılıç sallamakla olmuyor.
14:29Gündelik yaşamda çok daha sert, acımasız bir ekonomik savaş var.
14:32Bu da bizi doğrudan hikayenin diğer yarısına, yani anne tarafına ve o iki mecidiyelik çaresizliğin içine götürüyor.
14:39Ah evet, Zübeyde Hanım'ın dünyasına.
14:42Anne tarafının kökleri de aslında baba tarafı gibi Anadolu'dan gelen o büyük demografik dalganın bir parçası.
14:48Büyükte de Sofuzade Feyzullah Ağa.
14:51Kayıtlar onun Vodina sancağından yani Kayalar bölgesinden göç edip Selanik yakınlarındaki Langaza'ya yerleştiğini belgeliyor.
14:58Ya belgelerde burada çok spesifik bir isimlendirme var.
15:01Baba tarafına kocacık yörükleri derken anne tarafı için yöresel bir ifade olan Konyarlar tabiri kullanılıyor.
15:08Ailenin de Sofular lakabını taşıdığını biliyoruz.
15:11Kimdir bu Konyarlar?
15:13Niye bunlara doğrudan yörük dememişler de ayrı bir isimle kaydetmişler?
15:17Konyarlar da etnik olarak aslında yörük toplulukları.
15:20Fakat Osmanlı bunları iskan ederken bu spesifik grubu doğrudan Konya ve Karaman Havzasından kopardığı için diğer yörüklerden ayırt etmek maksadıyla
15:29Konyarlar ismini takmış.
15:31Yani geldikleri o eski coğrafyanın adını bir kabile ismi gibi benimsemişler zamanla.
15:36Çok ilginç.
15:37Peki ailenin kökleri bu kadar sağlam da olsa 19. yüzyılın sonlarına geldiğimizde Zübeyde Hanım'ın Selanik'teki gerçekliği tam bir kabus
15:45değil mi?
15:46Tarih kitapları hep onu bir sembol Atatürk'ün fedakar annesi olarak gösterir geçer.
15:51Çok tek boyutla anlatılır genelde evet.
15:54Halbuki belgelerin anlattığı detaylara bir iniyorsunuz karşınızda kocasını kaybetmiş, günden güne eriyen bir imparatorluğun karmaşası içinde dımdızlak ortada kalmış bir
16:02kadın var.
16:03Eşinden bağlanan maaş sadece iki mecidiye dedik, dinleyenlerimiz için bunu bir açalım.
16:08İki gümüş para yani bu.
16:09Evet, bir ay geçinmeniz beklenen para bu.
16:12Selanik gibi sürekli göç alan, kiraların uçtuğu kozmopolit bir şehirde, bırakın o üç çocuğun okul masrafını falan, bir ay karınlarını
16:19doyurmak bile matematiksel olarak imkansız bu parayla.
16:22Yani bu onurla fakirlik çekmek falan değil, doğrudan açlıkla, sokakta kalmakla burun buruna gelmek.
16:28O ekonomik çaresizliği anladığımızda Zübeyde Hanım'ın verdiği kararların arkasındaki o acı rasyonelliği çok daha net anlıyoruz.
16:36Oğlu Mustafa'yı askeri ortaokula yazdırmış ama evde tencereyi kaynatacak güvence yok.
16:41Yani tam bir umutsuzluk noktası.
16:43Haliyle hayatı tutunabilmek için çok stratejik bir adım atması gerekiyor.
16:47O dönemin şartlarında bekar ve yoksul bir kadın için güvenli bir çatı kurumanın tek yolu mantık evliliği yapmaktır.
16:54Aile dostları Şeyh Rıfat Efendi'nin araya girmesiyle Ragıp Efendi işte tam da bu çaresizlik noktasında giriyor kadının hayatına.
17:01Ragıp Efendi'nin hikayesi de dönemin ruhunu çok iyi yansıtıyor bence.
17:05O da Larisa'dan yani Yunanistan'da kalan yeni şehirden Selanik'e göçmek zorunda kalmış bir devlet memuru.
17:11Reji idaresinde çalışıyor.
17:13Hı hı tütün tekelini yöneten kurum.
17:15Maaşları falan düzenli yatıyor o döne.
17:16Evet nispeten iyi bir işi var.
17:18Ama onun da kendi trajedisi var.
17:20O da işini kaybetmiş dört çocuğuyla dul kalmış bir adam.
17:23Yani ortada birbirine aşık bir çiftten ziyade o imparatorluğun çöküşünde yaralarını sarmak isteyen,
17:29çocuklarında güvenli bir ev kurmaya çalışan iki ailenin hayatta kalma ittifakı var.
17:34Çok doğru.
17:35Yetişkinlerin dünyasından o acımasız şartlardan bakarsanız bu birleşme son derece mantıklı.
17:40Hatta hayati bir karar.
17:43Zübeyde Hanım çocuklarının geleceği için kendi hayatını yeniden şekillendiriyor.
17:46Kesinlikle büyük bir fedakarlık.
17:48Fakat işte sosyoloji ve mantık ergenlik çağındaki bir çocuğun psikolojisini ikna etmeye yetmiyor bazen.
17:54Yetişkinler için bu bir hayatta kalma ittifakı olabilir ama babasının yasını tutan genç Mustafa'nın dünyasında bu durum,
18:00affedilmez bir ihanet, büyük bir yıkım olarak algılanıyor o an.
18:04Ve bu kriz o genç çocuğun karakterindeki ilk büyük isyan dalgasını ateşliyor aslında.
18:10Mustafa bu üvey baba figürünü evde katiyen kabullenmiyor.
18:13Babasının yerine başka bir adamın sofraya oturmasını sindiremiyor ve büyük bir öfkeyle kapıyı çarpıp evi terk ediyor.
18:20Gidip halası Emine Hanım'ın yanına sığınıyor.
18:22Evet, bir süre annesiyle baya bir kopukluk yaşıyorlar.
18:26Kaynaklar diyor ki, Manastır İdadesi'ne gidene kadar annesinin evine çok nadir uğramış.
18:30İşin ilginç tarafı ne biliyor musun?
18:32Ragıp Efendi öyle romanlardaki gibi kötü bir üvey baba falan değil.
18:36Son derece kibar, eğitimli, çocuğa yaklaşmaya çalışan iyi kalpli bir adam.
18:41Ama işte ortada sadece yaz tutan, öfkeli bir ergen var.
18:45Ya tarihi okurken liderleri böyle doğuştan her şeyi anlayan, sükunet dolu, duygusuz robotlar sanıyoruz.
18:51Oysa burada hormonları tavan yapmış, klasik bir ergen öfkesiyle isyan eden bir Mustafa var.
18:57Fakat asıl büyüleyici kısım Atatürk'ün yıllar sonra o olgunluk döneminde kendi gençlik travmasını nasıl analiz ettiği.
19:05Evet, Afet İnan'a bir itirafı var o konuda.
19:07Aynen. Kelimesi kelimesine şöyle diyor.
19:10Fakat sonradan o Asil Bey'le dost oldum.
19:13Bana iyi bir eğitici oldu.
19:15Anamın da genç yaşında böyle bir aile bağı yapmış olmasını takdir ettim.
19:19Ancak çocukluk duygum benim babamı kaybetmiş olmama karşı bir isyandan ibaretti.
19:23İnanılmaz bir öz eleştiri bu.
19:25Çocukluk duygum benim babamı kaybetmiş olmama karşı bir isyandan ibaretti.
19:30Ya yetişkin bir insanın kendi çocukluğuna dönüp bu kadar şeffaf, analitik bir neşter vurabilmesi çok nadir görülen bir şey.
19:36Hatalarını inkar etmek yerine annesinin çaresizliğini ve o adamın asaletini objektif bir şekilde görebilmiş sonradan.
19:43Duygusal zekanın zirvesi resmen bu.
19:45Kendi o dürtüsel öfkesini mantık çerçevesinde anlamlandırması, olaylara başkalarının hayatta kalma mücadelesi üzerinden bakabilmesi falan.
19:53Bu ancak kendi travmalarıyla yüzleşebilmiş, psikolojik olgunluğa erişmiş insanların yapabileceği bir şeydir.
19:59Atatürk'ü böyle okuduğumuzda onu inşa eden o insani kumaşı çok daha iyi hissediyoruz.
20:04Valla doçent doktor Ali Güler'in çalışmasının o arşiv sayfalarından yola çıkıp bizi getirdiği yer gerçekten ufuk açıcı oldu bugün.
20:11Bugünkü incelememizde öyle sararmış kağıtlardaki isimleri okuyup geçmedik.
20:16Asya bozkırlarından Çinpe kalesine uzanan o devasa demografik yerleşim makinesinin nasıl çalıştığını anladık.
20:23Kesinlikle çok geniş bir perspektif oldu.
20:25O Sarp Kocacık yöresinden Cumhuriyet'in balo salonlarına uzanan sosyolojik evrimi konuştuk.
20:31En önemlisi de iki gümüş mecidiyeyle hayatta kalmaya çalışan bir annenin çaresizliğini ve babasız kalmış bir ergenin öfkesini tüm gerçekliğiyle
20:39hissettik.
20:39Ya tarihe ancak o belgelerin ardındaki ter, gözyaşı ve o hayatta kalma güdüsüyle birleşince bir anlam kazanıyor zaten.
20:47Arşivler sessizdir aslında ama onlara doğru soruyu sorarsanız size koca bir coğrafyanın nabzını hissettirirler.
20:53Çok güzel söyledin.
20:54Bizi dinleyenler arasında illa ki kendi E-Devlet kayıtlarına girip o alt üst soy ağacına bakanlar olmuştur.
21:01Belki orada ismini ilk defa duyduğunuz Balkan köylerini veya Anadolu kasabalarını gördünüz.
21:06O tuhaf isimlere bakarken büyük dedelerinizin aslında devasa tarihi olayların, ekonomik buhranların tam ortasında hayatta kalmaya çalışan sıradan kahramanlar olduğunu
21:16unutmayın.
21:17Sizin DNA'nız tarih kitaplarındaki o kırılma anlarının biyolojik bir kanıtı aslında.
21:22Ya madem göçlerden, köklerden bahsettik bu kadar, ben de dinleyenlerimizi programı bitirirken zihinlerinde dönecek son bir soru bırakmak istiyorum.
21:30Tabii harika olur. Lütfen.
21:31Hani bölüm boyunca hep o evladı Fatihan dedik ya, yüzlerce yıl önce Anadolu'dan koparılıp Balkanları Türkleştirmek için oralara yerleştirilen o
21:41savaşçı yörükleri düşünün.
21:43Acaba beş asır sonra imparatorluk çöktüğünde ve sınırlar daraldığında o aileler geri dönmek zorunda kaldıklarında ne hissettiler?
21:51Hiç görmedikleri beş yüz yıl önce atalarının terk ettiği bir Anadolu'ya göçmen olarak sadece ellerinde bir bavulla dönmek onlara
21:59ne yaşatmıştır?
22:00Çok ağır bir yüzleşme.
22:02İnsanın ana vatanı uğruna savaştığı, kök saldığı yer midir yoksa yüzyıllar sonra can havliyle sığındığı yer mi?
22:09Kendi soy ağacınızdaki o göç yollarına bakarken bu çelişkiyi de üzerine düşünmeniz için buraya bırakıyorum ben.
22:15Ya insanın resmen içine işleyen inanılmaz sarsıcı bir final sorusu oldu bu.
22:22Soy ağacınızdaki o sessiz durağan isim listelerinin arkasında ne kadar hareketli, ne kadar derin insani hikayeler yattığını bugün hep beraber
22:30fark etmiş olduk.
22:31Başka bir kaynakta tarihin ve insanlığın o gizli kalmış mekaniklerini keşfedeceğimiz yeni bir incelemede tekrar buluşmak üzere diyelim.
22:39Şimdilik hoşçakalın.
22:40İzlediğiniz için teşekkür ederim.