Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 12 saat önce
AİLE İÇİNDE YALNIZLAŞMA ÜLKEDE HAYAT’TA MASAYA YATIRILACAK

Serda Doğru’nun sunumuyla ekrana gelen “Ülke’de Hayat”, günün öne çıkan gelişmelerini yaşamın farklı alanlarından başlıklarla birlikte ele alan interaktif bir gündüz kuşağı olarak izleyiciyle buluşuyor. Programda bugün toplumda gün geçtikçe yaygınlaşan bireysel özgürlük olgusu ve aile hayatında yalnızlaşma üzerine bir sohbet gerçekleştirilecek.

Hayatın içinden, hayatın kendisine dokunan Ülkede Hayat, günün içinden konularla evlere konuk olmaya devam ediyor. Ülkede Hayat’ta bugün sosyal hayatta insanların bireyselleşme isteği ve bu isteğin aile yapısına etkileri ele alınacak. Psikolog Dr. Cihan Uluç, Prof Dr. Ekmel Geçer, Dr. Ömer Akgül, Psikolog Yazar Seda Uyanıker ‘ Aile içinde duygusal uzaklaşma nasıl başlıyor? Aynı evin içinde yaşayan insanlar birbirlerine neden yabancılaşabiliyor? İnsanlar kalabalıklar içinde neden giderek yalnızlaşıyor? Kalabalıklar içinde yalnızlaşmak aile hayatını nasıl etkiliyor?’ sorularını canlı yayında cevaplayacak.

“Ülke’de Hayat”, hafta içi her gün 10.00’da Serda Doğru’nun sunumuyla Ülke TV ekranlarında.



Döküm
00:00:14Müzik
00:00:19Aile içinde duygusal uzaklaşma nasıl başlıyor?
00:00:23Yalnızlık artık sadece tek başına yaşayanların sorunu mu?
00:00:27Aynı evin içinde yaşayan insanlar birbirlerine neden yabancılaşabiliyor?
00:00:32Sürekli telefonla ilgilenmek aile ilişkilerimizi nasıl değiştiriyor?
00:00:37Daha mutlu ve daha bağlı ilişkiler kurmak için bugün ne yapabiliriz?
00:00:41Serda doğru soruyor, psikolog Dr. Cihan Uluç canlı yayında anlatıyor.
00:00:50Müzik
00:00:50İnsanlar kalabalıklar içinde neden giderek yalnızlaşıyor?
00:00:55Bireyselleşen hayat toplumsal bağlarımızı nasıl değiştirdi?
00:00:59Aile ve arkadaşlık ilişkilerinde biz duygusunu neden kaybediyoruz?
00:01:04Aile bağlarımızı güçlendirmek için nelere ihtiyacımız var?
00:01:08Serda doğru soruyor, canlı yayında Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ekmel Geçer anlatıyor.
00:01:18Müzik
00:01:19Günlük hayatın stresi insanların sosyal ilişkilerini nasıl etkiliyor?
00:01:24Kendimize kapandıkça yalnızlık duygusu nasıl derinleşiyor?
00:01:28Psikolojik olarak daha iyi hissetmek için hayatımızda neleri değiştirebiliriz?
00:01:33Bir sofrada buluşmayı artık neden önemsemiyoruz?
00:01:36Serda doğru soruyor, Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Dr. Ömer Akgül canlı yayında anlatıyor.
00:01:46Müzik
00:01:47Aynı evde yaşarken neden birbirimizden uzaklaşıyoruz?
00:01:51Sosyal medya aile içi muhabbeti nasıl etkiliyor?
00:01:55Kalabalıklar içinde yalnızlaşmak aile hayatını nasıl etkiliyor?
00:01:59Telefonlar aile içindeki sohbetlerin yerini mi alıyor?
00:02:03Aile bireyleri aynı evdeyken neden yüz yüze konuşmak yerine mesajlaşıyor?
00:02:08Serda doğru soruyor, psikolog yazar Seda Uyanıker canlı yayında anlatıyor.
00:02:23Efendim günaydın mutlu sabahlar.
00:02:26Bugün yine yeni güne hayatın içinden meseleleri konuşarak başlayacağız.
00:02:31Bazen aynı evin içinde olduğumuz halde birbirimize uzak düşebiliyor, kalabalıkların ortasında kendimizi yapayalnız hissedebiliyoruz.
00:02:40Peki bizi birbirimizden uzaklaştıran ne?
00:02:42Aile içinde duygusal bağlarımızı nasıl koruyabilir?
00:02:46Yeniden aynı sofrada, aynı sohbette nasıl buluşabiliriz?
00:02:50Bugün bu soruların izini süreceğiz.
00:02:53Bize ulaşmak isteyen izleyicilerimiz için telefon numaramız 0212 300 0303.
00:03:000212 300 0303.
00:03:03WhatsApp hattımız ise 0552 157 0707.
00:03:08Efendim ekranlarınızın başına hoş geldiniz.
00:03:11Bugün çok kıymetli konuklarımız var.
00:03:13Psikolog Dr. Cihan Uluç bizlerle.
00:03:17Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ekmel Geçer.
00:03:22Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Dr. Ömer Akgül.
00:03:25Ve psikolog yazar Seda Uyanıker stüdyomuzda.
00:03:28Şimdi aramıza katılan izleyicilerimiz için konu başlıklarımıza şöyle bir bakalım.
00:03:33Hemen arka tarafta arkadaşlarım hazırlayabilirse.
00:03:37Aile içinde duygusal uzaklaşma nasıl başlıyor?
00:03:42İnsanlar kalabalıklar içinde neden giderek yalnızlaşıyor?
00:03:45Çağımızın sorunu bu değil mi?
00:03:47Bir sofrada buluşmayı artık neden önemsemiyoruz?
00:03:50O güzel aile sofraları neden kurulamıyor?
00:03:53Telefonlar aile içindeki sohbetlerin yerini mi alıyor?
00:03:57Teknoloji malum gelişiyor.
00:03:59Bizlerse yalnızlaşıyoruz.
00:04:00Çayınızı kahvenizi aldıysanız ülkede hayat sizlerle efendim.
00:04:05Hoş geldiniz.
00:04:07Kıymetli konuklarım sizler de hoş geldiniz.
00:04:10Nasılsınız?
00:04:11Sağ olun.
00:04:12Şimdi ben bir kez daha aktarmak istiyorum.
00:04:15Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ekmel Geçer.
00:04:18Sağ olun.
00:04:19Hoş geldiniz.
00:04:20Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Dr. Ömer Akgül.
00:04:22Hoş geldiniz siz de.
00:04:23Hoş bulduk.
00:04:24Psikolog yazar Seda Uyanıker ve Cihan Uluç Beyefendi psikolog doktor diyoruz değil mi?
00:04:31Psikolog olarak.
00:04:32Psikolog olarak geçiyor.
00:04:33Tamam arkadaşlarım o şekilde not almışlar.
00:04:35Efendim şimdi bir araştırma var.
00:04:37Hemen onu ben sizlerle paylaşmak istiyorum.
00:04:39Benim çok dikkatimi çekti.
00:04:40Daha doğrusu evlilik sağlığı nasıl etkiliyor diye bir başlık ve altında iyi eş ilaç gibi demişler.
00:04:50Ne düşünüyorsunuz?
00:04:51Evet doğrudur. Evlilik sağlığı pozitif anlamda etkiler.
00:04:54Pek çok araştırma var aslında sizin bahsettiğiniz araştırma ama çok farklı önceden de yapılmış araştırmalar da var.
00:05:01Hem meta analiz çalışmaları var.
00:05:02Bu ne demek?
00:05:03Mesela pek çok çalışmayı bir araya getiriyorlar ve o çalışmalardan yola çıkarak evliliğin faydaları üzerine değerlendirmeler yapıyorlar.
00:05:10Evlilik kesinlikle sağlıklıdır.
00:05:12Neden evlilik sağlıklıdır?
00:05:14Fiziksel anlamda çok sağlıklıdır eyvallah.
00:05:16Öte yandan evlilik psikolojik anlamda da çok sağlıklıdır.
00:05:19Evlilik sosyal anlamda da çok sağlıklıdır.
00:05:22Evlilik zihinsel ve duygusal gelişim anlamında da çok sağlıklıdır.
00:05:26Neden?
00:05:27Çünkü evli olunca bir kere insan yalnız kalmıyor.
00:05:31Evli olunca hayatına bir yaren bir eş katıyor.
00:05:34Bir insanın hayatında sürekli danışabileceği, sürekli konuşabileceği, sürekli iletişim kurabileceği, sürekli duygularını paylaşabileceği birinin olması o kişi için oldukça kıymetli.
00:05:47Çünkü bizim hayatımızda eğer danışabileceğimiz, konuşabileceğimiz, dertlerimizi paylaşabileceğimiz birileri varsa katil surette kendimizi daha iyi hissedeceğiz.
00:05:56Kendimizi daha iyi hissettiğimizde de duygusal olarak daha iyi bir konumda olacağız.
00:06:01Duygularımızı daha iyi düzenleyebileceğiz.
00:06:03Hem eşimizi anlayabildiğimiz için ya da kendimizi anlatabildiğimiz için dışarıdaki insanları anlamda etkileyecek, psikolojik olarak iyi hissettiği için de fiziksel
00:06:13sağlığımız da çok iyi olacak.
00:06:14Bunu aslında kestirmek çok zor değil yani.
00:06:18Şöyle düşünelim, çocukların gelişiminden yola çıkalım mesela.
00:06:22Çocuk bir evde huzurluysa, mutluysa, anlamlı bir bağı varsa, güvenli bir bağ içerisinde ise ebeveyniyle birlikte.
00:06:30Bu çocuğun okul becerileri de daha iyi oluyor, sosyal becerileri de daha iyi oluyor, duygusal düzenlemesi de daha iyi oluyor.
00:06:38Evet, dolayısıyla da kısmet olursa inşallah çocuğumuz büyüdüğünde, gelecekte de çok başarılı bir şekilde hayatına devam edebiliyor.
00:06:46Ya da hani illa çok başarılı olmaktan bahsetmiyorum ama ruhen başarılı değilim.
00:06:51Ruhen iyi hissetmesin, mutlu olması.
00:06:51Yani his anlamında, mana anlamında çok başarılı.
00:06:54Hayatında zorluklar olsa da o zorluklarla başa çıkma becerisi daha güçlü olabiliyor.
00:07:01Ömer Hocam siz ne düşünüyorsunuz?
00:07:03Ruha da ilaç değil mi aynı zamanda?
00:07:06Mutlu bir evliliğinden bahsediyor.
00:07:07Varlığımı bir çiftin evliliğine borçluyum.
00:07:11Nasıl yani? Detaylandırabilir misiniz?
00:07:14Annem babam evlenmeseydi benim varlığımdan, yokluğumdan kimse haberdar olmayacaktı.
00:07:20Yani belki yüz yıldır benim yokluğuma kimse şikayet etmeyecekti.
00:07:26Ama onlar evlendiği için ben var olmuşum.
00:07:29Varlığımı onlara borçluyum.
00:07:31Dolayısıyla benim için en kutsal şeylerden bir tanesi.
00:07:35Ben borçluyum.
00:07:36Evlilik müessesine borçluyum.
00:07:37Benden sonraki nesiller 3 evladım var.
00:07:39Onlar borçlu.
00:07:40Belki onların çocukları.
00:07:42Dolayısıyla zaten bizim varoluşumuzu sürdürmek temel motivasyonumuzu koruyan, kollayan ve geliştiren en önemli müessese evlilik.
00:07:55Yani bu bir fizyolojik ihtiyaç, bir sosyolojik ihtiyaç, bir psikolojik ihtiyaç.
00:08:01Bunların her birini bir kenara koydum ama fıtri bir mesele.
00:08:04Ama bunun da ötesinde, daha en ötede benim gördüğüm hiçbir varlık varoluşu sonlansın istemiyor.
00:08:12Tüm varlığın, adını canlı veya cansız koyalım, tüm varoluşun varlığını sürdürme gibi bir temel motivasyonu var.
00:08:20Ve bu motivasyonu insan ya eseriyle, ya evladıyla, ya iyilik yaptığı, dokunduğu bir kişiyle, bir müesseseyle,
00:08:29kendi bedeni solucan yemi olsa bile ama eseri, varlığı, DNA'sı bir şekilde devam ediyor.
00:08:37Tabii biz burada bunu sadece fiziksel bir DNA aktarımı olarak görmüyoruz.
00:08:44Bazılarımıza nasip oluyor, bazılarımıza nasip olmuyor.
00:08:46Ama kişi herhangi biyolojik evladı olmamasına rağmen anaçlığını yaşayabileceği, babalığını yaşayabileceği,
00:08:57bunu belki bir insan üzerinden, belki bir kitap üzerinden, belki bir çocuk üzerinden, belki bir kedi üzerinden,
00:09:04bu dünyada varoluşun, ben de vardım diyebileceği bir ilişki kurmasının en sıcak örneği evlilik.
00:09:12Dolayısıyla aile ve yuva, insanın sevme, sevilme ihtiyacını karşıladığı, anlaşılma, anlatabilme, kabul görme,
00:09:23değer görme ihtiyaçlarının karşıladığı en yakın, en sıcak, en korunaklı bir alan aslında.
00:09:29O yüzden insanın mutluluğunu, insanın huzurunu, insanın bütünlüğünü sağlayan çok önemli bir süreçten bahsediyoruz.
00:09:39Mutluluk tek başına yetmiyor. Çünkü ailede mutluluk, iş hayatında mutluluk, kariyerde mutluluk sürdürülebilir bir şey değil.
00:09:46İnsanın sürekli mutlu olmasını beklemek bir hayal.
00:09:50Çünkü çok güzel bir söz var. Mutluluk peşinde koşan insan, mutsuzluk içinde ölüyor.
00:09:56Yani mutluluğu ailenin her anında göremeyince aileden uzaklaşmak fikri yanlış.
00:10:03Mutluluk çünkü bizimle beraber zaman zaman yanımızda bulunan, zaman zaman yanımızdan ayrılan bir hissiyat, bir hal.
00:10:13Sürekli mutlu olma şansı kimsenin yok.
00:10:15Böyle bir insan görmedik, görmeyeceğiz.
00:10:17Seda Hanım siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Mutlu evliliğin sırrı ne olabilir sizce?
00:10:23Şimdi değerli hocalarım o kadar güzel şeylerden bahsettiler ki üzerine kaç cümle kurabilirim bilmiyorum.
00:10:30Hani hepsine imzamı atarak devam edebilirim.
00:10:33Ben çocuklarla ve ailelerle çalışıyorum ağırlıklı olarak.
00:10:37Evlilik üzerine zannediyorum Cihan Hocam çok daha detaylı yorumlar yapabilir.
00:10:43Çocukların ve ailelerin aslında mutlu olabilmesinin en önemli temeldeki koşulu bence güvende olabilmek, kabul edilebilmek ve onaylanabilmek.
00:10:54Çünkü insanoğlunun en temel ihtiyaçlarından yola çıkmak gerekiyor diye düşünüyorum.
00:10:59Eğer görülüyorsanız, onaylanıyorsanız, takdir ediliyorsanız ve sevildiğinizi görüyor ve hissediliyorsanız işte orada mutlusunuz.
00:11:06Yani ufak tefek kaoslar olabilir, tartışmalar olabilir ama bunların büyük çatışmalar yaratmasına insanın ruhunda gerek yok.
00:11:14Çocuklar için de aynı şey geçerli, aileler için de.
00:11:18Yani problemsiz aile yok, problemli çocuk da yok aslında, problemli insanlar da yok diye düşünüyorum ben.
00:11:25Çözüm odaklı yaklaşıyorum, biraz daha hümanist bir bakış açım var bu anlamda.
00:11:29Ama pozitif olarak düşündüğümüz zaman eğer ait hissediyorsanız olduğunuz yere ve görülüyorsanız işte orada kendinizi mutlu ve iyi hissedersiniz.
00:11:41Yoksa ufak tefek çatışmalar her daim bütün ailelerde olur.
00:11:44Her daim olur, her evlilikte olur. Aile içinde, anne baba ve çocuklar arasında da oluyor. Siz neler söyleyeceksiniz?
00:11:50Ben de belki bu çatışma ve tartışma meselesinden biraz alabilirim.
00:11:54Yani başlarken genelde böyle başlıyorum.
00:11:57Bazen çiftler geldikten sonra çok tartışıyoruz, çok çatışıyoruz vesaire gibi geldiklerinde.
00:12:01Bizim bir terapi hedefi veya bir danışmanlık hedefi olarak aslında bu tartışmaları ortadan kaldırmak diye bir hedefimizin olmadığını söylüyorum.
00:12:09Çünkü her ilişkideki, her ilişkide bir çatışma, fikir ayrılığı ki iki farklı dünyanın bir araya gelmesi ve tek bir potada
00:12:16erimeye çalışma sürecimizdir.
00:12:17Bu belki bir ömür sürebilir bu süreç.
00:12:20Bu bağlamda hani tartışmanın veya çatışmanın olmadığı bir evlilik çok gerçekçi değil.
00:12:25Ben hocalarım, kıymetli hocalarım konuşurken aklımdan şöyle bir şey geçti.
00:12:29Geçtiğimiz dönem bir yazı yazmaya çalışırken böyle hani evlilik neyimiz olur?
00:12:34Aslında niye evliliğe ihtiyaç duyuyoruz?
00:12:35Hatta şöyle çok postmodern tartışmalar da var işte evlilik artık miadını tamamlamış bir kurumdur.
00:12:41İşte bundan 100 yıl, 200 yıl sonra bunu çok anmayacağız ve artık hani başka hayatlar vesaire.
00:12:47Fakat şöyle bir şey var, hocalarımın da ara ara vurguladığı şey aslında bizim birçok ihtiyaç alanımıza hizmet eden bir şey.
00:12:54Öncelikle mesela fiziksel güvenliğimiz dediğimiz veya fiziksel ihtiyaçlarımıza hizmet eden bir taraf var.
00:13:00İkincisi ise çocuklarla benim eşim kulakları çınasın buradan da selam edeyim.
00:13:05Oyun çocuklarla çalıştığı için onun çok vurguladığı bir şey vardır.
00:13:09İstikrarla aile ortamı.
00:13:10Mesela evlilik aslında bunu hem kanunen hem örfen birçok açıdan aslında istikrarı sağlamaya bir dönük.
00:13:16Yani ben biriyle evlilik kararı aldığımda şu diyorum benim için burada kalacaksın ve gitmeyeceksin aslında bir imzasını da almış oluyorum
00:13:23ondan.
00:13:24Bu olmasa dahi bunun sözünü almış oluyorum.
00:13:27Dolayısıyla bu bizim için çok varoluşsal bir şey.
00:13:30Yani birinin orada bizim için devam edeceğini elbette ki boşanma ayrılık veya farklı şekillerde ayrılıklar olabilir ama bunu azmitmiş birinin
00:13:37varlığı ve bu istikrarı duymamız bize çok iyi geliyor.
00:13:40Bu hukuki bir mecburiyetmiş aynı zamanda.
00:13:43O imza atıldıktan sonra yani oradan gitmeyeceksin orada duracaksın.
00:13:49Evet veya ihtiyaçları karşılamaya hazır olacaksın bu ihtiyaçlar için.
00:13:53Yani bu böyle hani keyfi içimden geliyor gelmiyor ötesinde bir husus aslında.
00:13:57Ciddiye almamız gereken bir konu evlilik.
00:13:59Şimdiki gençler biraz daha farklı düşünüyorlar bu konuda ama değil mi?
00:14:03Bir hocamız vardı kulakları çınlasın yani bir eğitime başlarken şöyle demişti yani ilişkileri çok hafife aldığımızı düşünüyorum derdi.
00:14:10Yani gerçekten çok daha ciddiye çok daha merkeze koymamız gerekiyor.
00:14:13Hatta ben de genelde böyle metaforlar üzerinde anlatırken yani burada Ahmet Bey ve Ayşe Hanım siz karşımda oturmuyorsunuz.
00:14:19Aslında sizin ikinizin oluşturduğu yeni bir şey oturuyor ve sizin bir çocuğunuz olabilir, iki üç çocuğunuz olabilir ama aslında sizin
00:14:25ilk çocuğunuz ilişkiniz.
00:14:27Ve buna hadi bakalım bunun için ne yapabiliriz?
00:14:29Yani bir çocuğunuza ne kadar özen gösteriyorsunuz?
00:14:30Yemediği zaman uykunuz kaçıyor, hasta olduğu zaman siz de uyuyamıyorsunuz.
00:14:34Ne bileyim işte vitaminini, okulunu araştırıyorsunuz vesaire.
00:14:37Aslında ilişki de biraz böyle.
00:14:39Yani bakım verilmesi gereken ve dikkatin orada olması gereken aslında yeni bir çocuk gibi yaklaşabiliriz ona.
00:14:44Değil mi? Biz kavramları değersizleştirdik. Evlilik denince dahi çok da üzerinde durmuyoruz belki artık hani bizim için geçerli değil bu
00:14:52ama belki yeni nesil için geçerli.
00:14:55O anlam katmak yaşadığımız şeye ya da o attığımız imzanın bir anlamı olması bizim açımızdan çok önemli değil mi? Hocam
00:15:03buyurun.
00:15:03Şimdi şöyle yani evlilik tek başına hakikaten kıymetli ama evlilik aynı zamanda bizim olgunlaşma sürecimizin, başarma sürecimizin, iyileşme sürecimizin bir
00:15:15tarafı.
00:15:16Yani biz normal sosyal hayatımızda da etkili iletişim becerileri kurabiliyor isek ya da evlilik hayatımızda yani ikisi de birbirlerine ciddi
00:15:24anlamda yansıyor.
00:15:25Evlilik hayatımızda terapütik iletişim becerilerimiz çok iyi ise iyileştirebiliyorsak birbirimizi, birbirimizin kalbine yüreğine dokunabiliyorsak dolayısıyla sosyal hayatımızda da daha iyi
00:15:35olabiliyoruz.
00:15:36Aynı şekilde sosyal hayatımızda bu iletişim becerilerini çok etkili bir şekilde kullanabiliyorsak evlilik hayatımızda eşimizle olacak ya da oluşabilecek çatışmaları
00:15:45daha iyi yönetme becerilerine sahip olabiliyoruz.
00:15:48Çünkü evlilik, ben biraz daha sosyal psikolojik bağlamda bakayım, evlilik bizim sosyal iyi oluşumuza da katkı sunuyor ve psikolojik iyi
00:15:56oluşumuza da katkı sunuyor.
00:15:58Ne demek sosyal iyi oluş? Şu demek yani biz hocamın bahsettiği gibi bir yerde anlamlı hissedebiliyoruz, bir yere katkı sunabileceğimizi
00:16:05hissedebiliyoruz.
00:16:06Efendime söyleyeyim bir yerlerde bir şeyler üretebileceğimizi ve aidiyet hissettiğimizi düşünebiliyoruz. Evlilik bize bunu sağlıyor.
00:16:13Güven veriyor.
00:16:14Güven veriyor. Bir de şöyle bir durum var. Meşhur şey vardır. Roseto etkisi diye bir etkiden bahsedilir psikolojide.
00:16:21O da hani sosyal ilişkilerin insanı iyileştirmesiyle ilgilidir.
00:16:26Bu hikayeye göre yani aslında psikoloji literatürde yer alan bir hikaye bu.
00:16:32Amerika'da bir mahalle var. Bu mahallede daha çok İtalyanlar oturuyorlar.
00:16:36İtalyanların da işte birbirleriyle olan o mahalledeki ilişkileri, Roseto mahallesi burası, birbirleriyle olan ilişkileri çok iyi.
00:16:43Bir araya geliyorlar, beraber yemek yiyorlar, ritüelleri var, eğleniyorlar vs.
00:16:49Çok uzun süre onların etrafındaki doktorlar onlardan hastanelere kalp rahatsızlığı nedeniyle gelen insanların çok az olduğunu fark ediyorlar.
00:17:00Bunun hikmeti nedir diye bu Roseto mahallesine gidiyorlar.
00:17:04Yahu oradan kalp rahatsızlığına düçar olmuş insanların sayısı çok az.
00:17:08Acaba neden diye.
00:17:09Sonra işte gidiyorlar bakıyorlar ki bunun sebebi bunların anlamlı sosyal ilişkileri.
00:17:15Bakın anlamlı sosyal ilişkiler ne demek anlamlı sosyal ilişkiler?
00:17:18Yani birbirimize zarar vermeyen, birbirimize iyi geldiğimiz, iyi hissettiğimiz, güvende hissettiğimiz, aidiyet hissettiğimiz sosyal ilişkiler.
00:17:27Ve sonra diyorlar ki demek ki anlamlı sosyal ilişkiler insanın kalp rahatsızlıklarına düçar olmasını da pozitif anlamda etkiliyormuş.
00:17:36Yani kalp rahatsızlıkları azalıyormuş.
00:17:38İşte biraz önce bahsettiğiniz hani evlilik sağlığa iyi gelir ya, evlilik sosyal ilişkiler bağlamında sağlığa iyi gelir.
00:17:44Hatta devamı da şöyle denir, resoto daha sonra dağılır, mahalle şehirleşir ve o insanlar daha çok kalp rahatsızlıkları nedeniyle hastanelere
00:17:53başvurmaya başarlar.
00:17:55Yani psikosomatik etkiler hocalarım daha iyi takdir edeceklerdir.
00:17:59Psikolojik olarak iyi hissettiğimizde illa birbirini yüzde yüz destekler demiyorum ama kat'i surette efendime söyleyeyim biz sağlıklı, fiziksel olarak
00:18:07da çok sağlıklı olacağız.
00:18:08Ya da fiziksel olarak sağlıklı hissettiğimizde psikolojik olarak da daha iyi olacağız.
00:18:12Ruha dokunabilmek dediniz, Ömer Hocam siz eklemek ister misiniz?
00:18:16Ruha dokunabilmek bence çok önemli.
00:18:19İki insanın birbirinin ruhuna dokunabilmesi.
00:18:22Hakikaten çok kıymetli eğer bunu başarabiliyorsak değil mi?
00:18:26Şimdi ruh dediğimiz zaman hani sana ruhtan sorarlar ama ruh hakkında çok az şey bilirsiniz.
00:18:33Gerçekten ruh hakkında insan çok minik bilgilere sahip ama şunu biliyoruz, hiçbirimiz kendimizden ibaret değiliz.
00:18:42Fiziki olarak bir varlığımız var, ruhani bir varlığımız var.
00:18:46Bizim böyle bir ruhaniyetimiz de kalıbımızdan şu etten, kemikten olan elbisemizden daha büyük.
00:18:55Yani ben kendimden ibaret değilim derken aslında aşkın boyutunda kendimi aşan bir bütünün parçasıyım.
00:19:06Maalesef modern hayat bizleri bireyselleştirdikçe şu etten, kemikten olan kalıbın içine sıkıştırıp tanımlamaya çalışıyor.
00:19:13Halbuki biz bir parçamızda buyuz ama bundan ibaret değiliz.
00:19:19Benim kendimi aşan aşkın bir boyutum var.
00:19:23Yani aşkın birçok tarifi var.
00:19:24Şairler diyor ki aşkın tarifini yapmayın.
00:19:28Niye?
00:19:29Çünkü her tanım aşkı kısıtlandırır.
00:19:34Aşık kişinin bir başkasına aşması, taşmasıdır aslında.
00:19:40Ama bu tabir de bunu tam açıklamaz.
00:19:44Açıklayanlardan bir tanesi, kişinin kendinden ibaret olmayan kısmıyla bütününe yani tamamına ermesi.
00:19:53Dolayısıyla yaratılışlarımız çift ve kişinin sevme, sevme potansiyeli var.
00:20:00Ve bunu sağlayacağı, onun için bir hazır bulunuşluk var.
00:20:07Ve kişinin bunu keşfetmesi, bunu yaşaması, kendini aşkın boyutta tamam etmesi gerekiyor.
00:20:14Değil mi?
00:20:14Eğer bunu kısıtlarsak, bireyselleşelim, hep kendi isteklerim, önce benim isteklerim.
00:20:21Maalesef günümüzde de modern psikolojine getirdiği bir handikaptır.
00:20:27Başkasına, başkasından onay almak için kendinden ödün vermemelisin.
00:20:31Bu cümleleri maalesef meslektaşlarımızdan sık sık duyuyoruz.
00:20:37Başkasından onay almamak için kendinden ödün vermemelisin.
00:20:40Sen bileceksin, değerlisin.
00:20:42Önce senin isteklerin, senin ihtiyaçların.
00:20:44Bu bizdeki paylaşma, birliktelik duygusunu yok ediyor.
00:20:48Bireyselleşmeyi arttırıyor.
00:20:50Bireyselleşme artınca da kişi kendi isteklerini ortaya çıkarmaya çalışıyor.
00:20:54Kadın, erkek cinsiyet belirtmeden erirleşiyorlar.
00:20:59Bu sefer evde söz, hakimiyet, mücadele, kavgası, senin isteğin benim isteğime dönüşebiliyor.
00:21:06Halbuki bizim evliliklerden beklediğimiz şey,
00:21:09evet o aşkın boyutumuzda puzzle'ın eksik parçasını tamam etmek.
00:21:13İnsan eşiyle bu puzzle'ı tamam etti ama ondan da ibaret değil.
00:21:21Çocuklarla beraber daha büyük bir parçanın bütününün parçası.
00:21:24Yeni bir değer ve anlam oluşturmak gibi aslında değil mi?
00:21:28Siz de bahsetmiştiniz.
00:21:29Oradan da aşarak, anne baba çocuk üçgeninden de aşarak kendi çekirdek ailesi, eşinin ailesi sosyal bir bağ kurma.
00:21:40Zaten ünsiyet dediğimiz insanın kelimesinin anlamı.
00:21:43İnsan bağ kurmaya meyilli bir varlık.
00:21:47Ve bu aşkın boyutlarını kişi keşfedemezse bu bağlanma ihtiyacı aslında bizim hem akıl sahibi olan varlıklar o da bağlanma kelimesinden
00:21:58geliyor.
00:21:59Hem de ünsiyet, insan dediğimiz zaman bağlanma fıtri bir ihtiyaç.
00:22:03Neye bağlanacağız biz?
00:22:04Aşkın boyutumuza.
00:22:06Aşkın boyutumuz ne?
00:22:07Bakın bir örnek vereyim.
00:22:08Öğrenciler de çok seviyor.
00:22:12Çok kolay gözden çıkarabileceğimiz bir tat.
00:22:15Pul biber.
00:22:16Tek başına yediğimiz zaman hepimizin ağzında acı tadı vereceğiz.
00:22:20Ama onu acıdan ibaret gördüğümüz zaman gözden çıkarabiliriz.
00:22:25Fakat onu Adana kebabının içine koyduğumuz zaman o acı lezzet verir.
00:22:30İşte aşkın boyutu budur.
00:22:32Yani kişiler kendilerinden ibaret değillerdir.
00:22:34Kendinden daha büyük bir bütünü anlamlandırır ve anlam kazanırlar.
00:22:39Bunlardan bir tanesi ailedir.
00:22:40Belki en önemlilerden bir tanesi ailedir.
00:22:43O yüzden insan mutluluğu hayatın amacı değildir.
00:22:49Hayatın amacı anlamlılıktır.
00:22:51Anlam bulmanın yollarından birisi de fiziki olarak, ruhani olarak.
00:22:57Hani sordunuz ya ruhumuza nasıl geliyor?
00:23:00Ruhumuza nasıl dokunuyor?
00:23:01Evet, kişinin tek başına kendinden ibaret olmadığını hissedebileceği bir eşlikçi, bir arkadaş, bir yoldaş, bir eş.
00:23:11Hayat arkadaşı.
00:23:12Her türlü düşündüğümüz zaman kişinin varlığına ihtiyaç var.
00:23:17O da insanların ruhuna dokunuyor.
00:23:18Güzel dokunuyor.
00:23:19Kapsıyor.
00:23:20Kuşak.
00:23:22Seda, Cihan Bey, Ömer Hocam der ki hani kişi kendinden ibaret değildir.
00:23:28Bu son günlerinde artık dönemin sorunu aslında o bireyselleşme konusu.
00:23:33Neler söyleyeceksiniz?
00:23:35Biz biricik miyiz?
00:23:36Kendimizden ibaret miyiz?
00:23:38Buna mı inanmalıyız?
00:23:40Ya da tam tersi bambaşka bir bakış açısına mı sahip olmamız gerekiyor ki söylediniz zaten sizlerle.
00:23:47Şimdi Ömer Hocam konuşurken aklıma bir film geldi.
00:23:50Türkçesini hatırlamıyorum ama Kestevey diye bir film vardı.
00:23:53Tom Hanks'in bilir misiniz?
00:23:55Bir uçak kazası gerçekleşiyor.
00:23:57Uçaktaki herkes vefat ediyor ve bir adaya düşüyor.
00:24:00Bunu neden söyleyeceğim?
00:24:02Sosyal psikoloji çerçevesinde baktığımız zaman hani diyoruz ya aile üzerine konuştuğumuz zaman insana ihtiyacımız var.
00:24:10Biz insanla var olmuşuz.
00:24:13İnsanla hastalanabiliriz ve yine de insan yüzünden hastalansak dahi insanla iyileşebiliriz.
00:24:18O adaya Tom Hanks düşüyor ve uzunca süre yalnızlığının ardından bir top buluyor.
00:24:25O topun üzerine bir yüz çiziyor ve cebinde aynı zamanda eşinin fotoğrafı.
00:24:31Düşünsenize bir adadasınız hiç kimse yok ve hayata dair bir şeylerinizin olması lazım sizin tutunabilmek için.
00:24:37Umut etmeniz lazım.
00:24:39Umut edebilmesinin iki aracı vardı.
00:24:41Bir insan yüzü bir arkadaş ve o arkadaş da kendi edindi.
00:24:45Topun üzerine bir yüz çizdi ve eşinin resmi ve yıllarca bu böyle devam ediyor.
00:24:52Yani kasırgalar, felaketler, çok büyük dalgaların arasında mesela top gittiği zaman en sevdiği can dostunu eşini kaybetmiş kadar hüzne boğuluyordu.
00:25:01Bence bu anlattıklarımızın özeti gibi geliyor bana.
00:25:04Yani bizim yaratılışımız bağ kurmak üzerine.
00:25:09Eğer var olacaksanız hayvanlarda dahi bu vardır.
00:25:13Eğer bir canlıdan bahsediyorsanız, kedi baktıysanız bilirsiniz, kuşları bilirsiniz, bir solucanı dahi aldığınız zaman onu birazcık sevinç şeklinin değiştiğini fark
00:25:21edersiniz.
00:25:22Yani eğer ben bir makine üretmiş olsaydım, onun neye ihtiyacı olduğunu ben bilirdim.
00:25:28İnsan için de aynı şey geçerli.
00:25:30Eğer biz yaratılışımıza aykırı davranıyorsak orada hastalanmaya başlıyoruz.
00:25:34Hem fiziken Ekmel hocamın söylediği gibi hem de ruhen.
00:25:37Bizim insana ihtiyacımız var.
00:25:39Biz sosyal varlıklarız.
00:25:41Yine değerli hocalarımızın söylediği gibi sosyalleşebileceğimiz, kabul görebileceğimiz, sevilebileceğimiz, değer görebileceğimiz, var olabileceğimiz
00:25:50bir olmamız mümkün değil.
00:25:52Evet biz hepimiz biriciyiz.
00:25:54Ama bunun üzerine yine az önceki sorduğunuz soruya da geleceğim.
00:25:58Konuşulabilecek çok fazla şey var.
00:26:00Yani sosyal medya çıkmada öncesinde gazeteler vardı, dergiler vardı.
00:26:04Bizim ergenliğimizden beri yani bir miyiz, biricik miyiz, bir tane miyiz, bizim kimseye ihtiyacımız yok mu?
00:26:09Şimdi biz iki kadın birbirimizi daha iyi anlarız.
00:26:11Yani biz de erileşmeye başlıyoruz toplum içerisinde.
00:26:14Ama niye ister istemez bu hale geliyoruz?
00:26:17Hem eve gidiyorsunuz çocuğunuza bakıyorsunuz bir yandan çalışmak durumundasınız.
00:26:21Kadınlar da bu konuda çok eleştiriliyor.
00:26:22Biz de böyle olmak istemiyoruz ki.
00:26:24Değil mi?
00:26:24Yani bakıldığı zaman eğer herkes toplumlar da dahil olmak üzere yaratılışımıza uygun davranırsak, yaşarsak
00:26:33her şey olması gerektiği gibi olacak ve problem olmayacak diye düşünüyorum.
00:26:37Değil mi?
00:26:37Buyurun Cihan Hoca.
00:26:38Evet.
00:26:39Ben de çoğunlukla hocalarıma katılıyorum.
00:26:41Yani bu özellikle fıtri bir ihtiyaç olması.
00:26:44Zaten az evvel hocamın da belirttiği gibi şöyle bir vecize ile aslında adlandırıyoruz.
00:26:51Öncelikle biz bir ilişkiye doğarız.
00:26:54Yani her şey yolunda giderse bir anne karnına doğarız.
00:26:56İlişkilerde yaralanırız ve sonra da ilişkilerde iyileşiriz.
00:27:00Aslında bizim sistemimiz çok ilişkisel bir sistem.
00:27:02Evlilik de aynı zamanda hem yaraları eski yaraları açmaya ve sürdürmeye meyilli ama iyi organize olunursa çiftler hani buradaki az
00:27:11evvel sayılan işte aidiyet, görülme, anlaşılmak, biri için orada olmak gibi şeyleri sağladığında da aslında ben hep şey diyorum yani
00:27:20yarım kalan işi aslında evlikle tamamlıyoruz.
00:27:22Yani anne babamızdan yarım kalan işi aslında evlikle tamamlıyoruz.
00:27:26Bizim sistemimiz bir defa hani sorduğumuz soruya gelecek olursak ilişki kurmaya programlı yani biz istediğimiz kadar kendi kendimize yetiyoruz ve
00:27:33kimseye ihtiyacımız yok desek dahi ben fiziki olarak buraya beni bir arkadaşımız getirdi örneğin.
00:27:39Evet kendim de gelebildim ama geldiğimde de o metronun bir sürücüsü vardı, metrobüsün bir sürücüsü vardı, otobüsün vardı.
00:27:44Yani birbirimize kesinlikle her alanda ihtiyaç sahibiyiz bu çok gerçekçi bir şey değil yani ve şey noktasında da gelecek olursak
00:27:52hani birey ben biricik miyim evet yani parmak izi gibi bir biricikliğimiz var hepimizin kendi nasıl özellikleri var.
00:27:58Fakat burada büyük resmin de bir parçasıyız bunu da atlamamamız lazım yani bir toplumun bir ailenin parçası olmak az evvel
00:28:04aidiyet ihtiyacından bahsetti hocalarım.
00:28:06Gerçekten büyük bir grubun parçası olmak da aslında bizim ihtiyaçlarımız.
00:28:10Mesela atıyorum tırnak içerisi birçok farklı takımlar olabilir ama Galatasaraylı olmak diye bir şey var değil mi?
00:28:16O ailenin bir parçası olmak.
00:28:17Bu da değerli hissettiren bir şey.
00:28:19Ama burada özellikle Galatasaraylı olmak önemli.
00:28:21Öyle mi hocam?
00:28:22Önerli birisi mi hocam?
00:28:23Ben de o bağlantıla.
00:28:24Özellikle Galatasaraylı.
00:28:25Özür dileyerek bir virgü koyalım.
00:28:27Arzayı Derya'ya senin sokak röportajlarımız var sevgili arkadaşımız Rümeysa Sağar gerçekleştirdi.
00:28:33İzliyoruz efendim.
00:28:39Bazen kalabalıktan uzaklaşıp yalnız kalmak isteriz.
00:28:43Bazense kalabalığın içinde yalnız hissederiz.
00:28:45Peki bu yalnızlık gerçekten tercihimiz mi?
00:28:48Soralım.
00:28:51Yalnız kaldığınızda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
00:28:54Yalnız kaldığımda kendimi o anki psikolojime bağlı.
00:28:59Moralim iyiyse iyi.
00:29:01Gelmezse hiç kimseye iyi gelmez.
00:29:03Yalnız kalmak o Allah'a mahsustur.
00:29:07Herkes tabii ki çeliğiyle, çocuğuyla, eşliğiyle, dostuyla bir olmak daha iyidir tabii ki.
00:29:14Yani konuşmak ama maalesef sosyal medya bunları artık uzak tutmaya başladı.
00:29:21Ne yazık ki biz bile altı kişilik bir aileyiz.
00:29:25Çocuklar bakıyoruz her biri bir tarafta yani.
00:29:28Tek kalıyoruz.
00:29:29Yani şimdilikten böyleyiz.
00:29:32Sosyal medyadan kaynaklı olan bir şey bu genel olarak.
00:29:34Yalnız vakit geçirmekten hoşlanır mısın?
00:29:37Yani mecburen.
00:29:39Eskisi gibi değiliz yani.
00:29:40Eskiden mesela insanlar mesela oturuyorlardı, sopa ediyorlardı, sosyalleşiyorlardı vesaire.
00:29:45Ama şimdi o kalmadı yani.
00:29:47Mesela balık tutmaya geliyorum tertemiz.
00:29:49Hani birimle arkadaşlık kuruyorum.
00:29:52Ya borç istiyor, borç veriyorsun, kötü oluyorsun.
00:29:56Hani borç vermem iyi olayım diyorsun.
00:29:59Sen de ara düşüyorsun, isteyeceğini isteyemiyorsun.
00:30:02Her şey para değil ama bir yerde her şey paraya dönüyor.
00:30:07Ya öyle.
00:30:08İnsan tek başına hiçbir vakit geçiremez.
00:30:12Yalnızlık, teklik Allah'a mahsustur.
00:30:14Tek başına insan nereye kadar vakit geçirebilir?
00:30:18Belli bir saat ve zaman diliminden sonra muhakkak birilerine ihtiyaç duyar.
00:30:24Bu nefsanidir.
00:30:25Yani tekiyim, kimse görmesin, insanlardan kaçayım.
00:30:28Günümüzde işte herkes diyor ki bir dağa gitsem de, bir ev tutsam da kendimi orada insanlardan uzak.
00:30:35Böyle bir şey yok.
00:30:36Yalnız kalmak size iyi gelir mi?
00:30:38Yalnız kalmak bazen iyi gelir, bazen gelmez.
00:30:42Hani bazen insan yalnız kalmayı istiyor, bazen de istemiyor.
00:30:45İnsanların tercihi olmaya başladı.
00:30:48Çünkü çağın gereklikleriyle birlikte insanlar birazcık daha yalnızlaşmaya başladı.
00:30:53Yani bu teknolojinin aktif hale gelmesi, yapay zekanın hayatımıza artık çok girmesinden dolayı
00:31:007'den 70'e dedikleri kısımda bir yalnızlık başladı diyebiliriz.
00:31:03Bazen kendi safe alanımıza çekilmemiz gerekebiliyor ama sosyalleşmek de insanın doğasında olan bir şey.
00:31:10Sadece insanda da değil, bütün canlılarda olan bir şey.
00:31:12Sosyalleşmiyoruz çok fazla.
00:31:14Bence arkadaş ilişkileri, aile ilişkileri bunların fazlasıyla olması gerekiyor insan hayatında.
00:31:19Tabii ki insanın bazen yalnız kalması gereken durumlar var.
00:31:22Çalışırken olur, bazen kendi içerisinde kalabalığı olur.
00:31:26Farklı farklı durumları olabilir.
00:31:27Ama ben öyle bir insan değilim şahsen.
00:31:30Ben sosyalleşmeyi, çevrimin kalabalık olmasını severim.
00:31:33Sadece az ve öz insanın olması daha iyi tabii ki.
00:31:37Ben o şekilde düşünüyorum.
00:31:39Bazen gerekiyor kafa dinlemek için.
00:31:41Hayat şartları, stres, sıkıntı, bunlardan biraz uzaklaşmak için sadece yalnızlık değil.
00:31:49Karanlık bir ortamda da biraz kafa dinlemesi gerekiyor.
00:31:53Beyin şarjı olsun diye.
00:31:54Siz yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyor musunuz?
00:31:57Maalesef değilim.
00:31:58Çünkü ben yalnız yaşanmaz.
00:32:00Yalnızlık Allah'a mahsustur.
00:32:02Mutlaka istersen mahsuslansın.
00:32:05Yalnız kalmak iyi bir şey değil yani.
00:32:12Efendim şimdi sokak röportajlarından da ortaya çıkan tek bir sonuç var.
00:32:17Hepimiz her şeyin farkındayız.
00:32:19Ama kendimizi o teknolojinin de getirdiği bir durum bu.
00:32:23O akışa kaptırmışız.
00:32:25Bir izleyicimiz, daha doğrusu bir vatandaşımızın söylediği şey kaldı benim aklımda.
00:32:30Mecburen yalnızız dedi.
00:32:33Bu çok acı değil mi?
00:32:34Şimdi şöyle aslında hani genelde katılımcılar yalnız da kalabiliyoruz diyorlar.
00:32:41Bir anlamda kıymetli aslında bu.
00:32:42Denge söyleyemiyor mu değil mi?
00:32:43Yalnızlık diye bir ifade vardır.
00:32:45Yani insanın kendini geliştirdiği, kitap okuyabildiği, hobileriyle ilgilenebildiği, üretken olabildiği yalnızlıklar vardır.
00:32:53Bu anlamda kıymetli.
00:32:54Ama öte yandan herkes de şunu da da söylüyor.
00:32:57Biz sosyalleşmeye diye ihtiyacımız var.
00:32:59Fakat sizin de bahsettiğiniz gibi bu dijitalleşmenin etkisi, yapay zekanın etkisi aslında bir nasıl söylesem bir yalnızlık yanılgısı içerisindeyiz aynı
00:33:09zamanda.
00:33:10Ben yalnız kalmak istiyorum dediğinde dahi birey maalesef gerçek anlamda yalnız kalamıyor.
00:33:15Ve besleyici bir yalnızlıktan da ilerleyemiyor.
00:33:20Çünkü niye?
00:33:20Sosyal medya onu hiçbir zaman yalnız bırakmıyor.
00:33:22Ve maalesef tek başına kalsa biraz hani besleyici olsa okusa kendini geliştirse, zihnini dinlendirse ki zihin dinlenmesi de mümkün.
00:33:32O da daha sonra daha çok üretken olmasına vesile olacak.
00:33:35Ona da imkan tanımıyor sosyal medya.
00:33:37Çünkü sürekli işte bir şeyleri kaydırıyoruz, bir şeylere bakıyoruz.
00:33:42Ve maalesef bu yaptığımız şeylerde yani sosyal medyadaki kaydırmalarımız da pek anlamlı ve olumlu olmuyor.
00:33:49Dolayısıyla zamanla biz o sosyal medyadaki kaydırmalarımıza dönüşebiliyoruz.
00:33:55Burada dolayısıyla bir şeyler yaptığımızda neyi kaybettiğimize bakabilmemiz lazım.
00:34:01Tamam ben odada tek başıma telefonumla birlikteyim.
00:34:05Telefonumla birlikteyken gerçekten hani çok anlamlı filmler seyredebilirsiniz.
00:34:08Muhteşem podcastler dinleyebilirsiniz.
00:34:11Çok güzel videolar seyredebilirsiniz.
00:34:14Hatta kaleminizi kağıdınızı da alırsınız ve bir şeyler öğrenirsiniz.
00:34:18Ama siz bunları yapmıyor ve sadece sonsuz kaydırmalar diğer ifadeyle kıyamet kaydırması içerisindeyseniz kendi kıyametinize daha çok yaklaşırsınız.
00:34:29Çünkü biz eğer bunu yapıyor isek ve sosyalleşmiyor isek iyi insanlarla bir araya gelmiyorsak anlamlı insanlarla bir araya gelmiyorsak kendimizi
00:34:41de maalesef tanıyamayacağız.
00:35:09Değil mi?
00:35:12Binlerce takipçimiz olabilir.
00:35:13Binlerce takipçimiz olabilir.
00:35:15Ama şuna bakalım.
00:35:16Acaba bir kafam bir dara düşsem ben kimleri arayabilirim?
00:35:22Kaç kişi benim yanıma gelebilir?
00:35:24Çok eskiden Facebook zamanlarından bir karikatür vardı ya.
00:35:28Facebook'ta 5000 arkadaşım var.
00:35:30Ama işte cenazem oldu.
00:35:31Üç arkadaşım ya vardı ya yoktu.
00:35:33Dolayısıyla bizim güçlü bağlar kurmaya ihtiyacımız var.
00:35:37Çünkü bence bu hani hem geleneklerimizle de çok yakından ilişkili bizim ritüellerimiz, bir araya gelmelerimiz, imece usullerimiz hem dini anlamda
00:35:45da bu çok önemli.
00:35:46Mesela Kur'an der ki kullarımın içine gir öyle cennete gir der.
00:35:52Ya da Kur'an der ki ey iman edenler Allah'tan korkun ve doğru insanlarla beraber olunuz der.
00:36:00Ya da sabah akşam Allah'ı zikreden insanlarla bir arada olmaya kendinizi alıştırınız der.
00:36:08Ve Kur'an peygamberi göndermiştir.
00:36:10Allah peygamberi göndermiştir.
00:36:12Ve peygamber bir sosyal hayat inşa etmiştir.
00:36:15Şunu yapabilirdi.
00:36:17Buyurun ayetler okuyunuz efendim.
00:36:19Değil mi?
00:36:19Ama bu yaratılışa biraz.
00:36:20Doğru.
00:36:21Çok özür dileyerek sözünüzü bölüyorum.
00:36:23Bir izleyicimiz var telefon attığımızda.
00:36:25Efendim hoş geldiniz yayınımıza.
00:36:27Buyurun.
00:36:28Efendim.
00:36:30Alo bizi duyabiliyorsunuz değil mi?
00:36:32Abi tamam tamam.
00:36:33Biz sesinizi çok az alıyoruz.
00:36:38Günaydın tekrar.
00:36:40Buyurun.
00:36:40Buyurun sizi dinliyoruz.
00:36:42Şimdi daha iyi duyuyoruz.
00:36:43Ya hanımefendi kusura olma özür dilerimle.
00:36:46Ben torunumla.
00:36:47Masih Ahmet'i gördü.
00:36:50Kendimle torunumla.
00:36:52Bir takım şey.
00:36:53Diyorum ki.
00:36:55Su çeken mesmele.
00:36:56Efendime şöyle çekmek.
00:36:59İnsana sevgisi hayırlı demek.
00:37:02Ben kötü bir şey mi yapıyorum?
00:37:03Bunu bilmiyorum.
00:37:05Biraz daha detaylandırabilir misiniz?
00:37:08Tam anlaşılamadı.
00:37:10Mesela yalnız da varlığınızı selamun aleyküm, iyi günler.
00:37:15Hocası'nın, hayırlı işler gibi konuları demekle ben yanlış mı yapıyorum?
00:37:23Çok doğru yapıyorsunuz bence.
00:37:25Siz bundan vazgeçeyin.
00:37:26Ne kadar güzel.
00:37:27İletişim, tatlı dil, üslup.
00:37:30Ne kadar önemlidir değil mi?
00:37:31İnsanlar arasındaki iletişim.
00:37:33Ben de yaşlıyım ondan mı acaba?
00:37:36Yok, estağfurullah.
00:37:38Bence bu sizin hayata bakış açınız.
00:37:41Yaşlı demeyelim, ihtiyar, hatırı bilen, hatırı gören, hatırlı kişi diyelim.
00:37:46Keşke böyle olsa herkes, keşke sizin gibi hitap etse.
00:37:50Hoşçakalın güzelliğiniz, hoşçakalın efendiniz efendim.
00:37:53Teşekkür ediyoruz katkınız için.
00:37:57Hocalarım da söyleyecektir zaten size doğru yolda olduğunuzu değil mi?
00:38:01Yani aksine, çok mu konuşacağım ben de ama kusura bakmayın şöyle.
00:38:05Bir aklıma gelmişken, Hazreti Peygamber şunu diyor.
00:38:08İçinizde en cimriniz birbirinizde selam vermedi ve selamı almada cimri davranlardır.
00:38:13Ama bu psikolojik anlamda bir gerçekliği, karşılıklı illa olsun diye söylemiyorum ama
00:38:17siz selam verdiğinizde, insanlara günaydın dediğinizde, nasıl dediğinizde
00:38:23hem kendiniz iyileşiyorsunuz çünkü bir davranışsal aktivasyon içerisinde oluyorsunuz.
00:38:27Hem karşılıklı ki insana da dokunarak o insan çok canı sıkkın olsa bile gülümsemesine vesile oluyorsunuz.
00:38:32Ve gülümseyince de muhtemelen hocalarım daha iyi bilirler.
00:38:36Beyindeki daha pozitif nöronlar, yani oksidosin mesela sağlıyorsunuz ve daha mutlu oluyorsunuz.
00:38:40O yüzden beyefendinin yaptığı aslında çok kıymetli bir şey.
00:38:43İzleyici bize çok teşekkür ediyoruz.
00:38:46Sosyal medya konusuna gireceğim ama onun öncesinde bir aidiyet duygusu ihtiyacımız var değil mi?
00:38:52Bir yere ait olma.
00:38:54Siz az önce Galatasaray demiştiniz, unutmadım.
00:38:57Ben de Galatasaray'ı desteklemiştim.
00:38:58Siz de desteklemiştiniz.
00:38:59Galatasaray camiası demişti, biz ise Fenerbahçe ailesi demiştik.
00:39:03Ailesi demiştik.
00:39:03Parada öyle bir fark var.
00:39:04Değil mi?
00:39:05Doğru.
00:39:05Birisinin yanına aile yakışıyor.
00:39:07Neyse bu mevzu olayı.
00:39:09Peki.
00:39:09Cihan hocam buyrunuz devam edelim bu konudan isterseniz.
00:39:13Evet yani bir şey, aslında şeyi konuşmuştuk.
00:39:16Tek başımıza var olabilir miyiz, yalnız bir şey ifade ediyor muyuz vesaire ki.
00:39:21Hani işte besleyici yalnızlık yahut üretken yalnızlığı konuştuk ama öte taraftan.
00:39:25Bir grubun, bir sistemin parçası olmak da çok kıymazsa buna da ihtiyacımız var.
00:39:30Tek başımıza çok da bir şey ifade etmiyoruz aslında baktığımızda.
00:39:34Şey geliyor aklıma, hep böyle bir şeyin parçası olmak veya hani bunun nasıl bir iyileştirici bir şey olduğunu.
00:39:39Çünkü soyut olduğu için şey gibi geliyor.
00:39:41Havada duran işte anlaşılmak, sevilmek, görünmek, önemsenmek bir tarafından görülmek gibi ama
00:39:47cenazeler hep aklıma gelir ki ülkemizin çeşitli yerlerinde ağıtlar vesaire yakılır.
00:39:52Yahut ziyaretler yapılır.
00:39:53Bazen taziye çadırları kurulur ve 3 gün, 10 gün vesaire gibi sürelerde burada taziyeler yapılır.
00:39:59Şey dikkatimi çekmişti benim mesela,
00:40:00şimdi ziyaret edenler ölünün canlanmayacağını biliyorlar.
00:40:05Ziyaret edilen kişi de, ev sahibi de veya cenaze sahibi de ölünün canlanmayacağını biliyor.
00:40:11Fakat buna rağmen bu ziyaretler sürdürülüyor.
00:40:15İşte cenaze sahibi her seferinde yaşanan iyi günleri vesaire anlatıyor vesaire.
00:40:19Aslında bu çok iyileştirici de bir tarafı oluyor.
00:40:22Bakın burada bazen bizim, bize kendi danışanlardan da bazen sonuç odaklılık,
00:40:27yani o sonucu görme ya da işte ne olacak, evet anlatıyorum ne oluyor ya da işte ifade ediyorum ne oluyor
00:40:32gibi kısmı aslında biraz burada gizli.
00:40:34Anlatıyoruz ve aslında orada bir paylaştığımız anda veya biri için önemsendiğimiz,
00:40:39biri tarafından ciddiye alındığımız andan itibaren aslında iyileşme başlıyor o şeyin içerisinde.
00:40:43Ve biz o acıyı, o üzüntüyü, o hüznü daha atlatabilir hale geliyoruz.
00:40:48Tabii ki yasın hani belli bir evresi vesaire elbette ki üzülmek durumundayız.
00:40:52Fakat bu toplum içerisinde olduğunda çok daha farklı oluyor aslında.
00:40:56Yalnız değiliz bir yerin parçası, işte düğünlerde bunu çok görüyoruz değil mi?
00:40:59Ben de biraz yani yaş aldıkça daha bunların önemini anladım.
00:41:02Belki daha erken yaşlarda biraz şımarıkça bakıyordum şey olarak ama şu an hani bu bayram ziyaretlerin ne kadar mühim olduğunu,
00:41:09nasıl bir yere tekabül ettiğini, aile sofrasının o sabah kahvaltısını,
00:41:13akşam yemeğinde bir arada olmanın, bayramların yani hiç asla bunlar boşuna değil.
00:41:18Yani kültürümüzün ürettiği şeylerin aslında her birinin bir ilişkisel anlamda bir karşılığı var.
00:41:23Zaten biz çok ilişkisel bir toplumumuz baktığımızda yani.
00:41:25Sadece toplum özelliğinde değil aslında insanı anlatan bir şey bu, ifade eden bir şey.
00:41:31Ben minik aidiyetle ilgili bir şey anlatayım.
00:41:33Yenilerde okudum.
00:41:34Bir hikaye var.
00:41:35Hikayeye göre bir tane adamca bir zeytin ağacı alır ve bir saksıya eker.
00:41:40Ve çok güzel besler zeytini.
00:41:44Gerektiği kadar su verir, gerektiği kadar güneşe maruz var akır vesaire.
00:41:48Ve zeytin büyür biraz.
00:41:50Fakat bir türlü zeytin zeytin vermez.
00:41:53Ondan sonra evine bir misafir gelir ve misafir de zeytin ağacına bakar.
00:41:57Çok güzel büyüdüğünü falan görür.
00:41:59Ve adam sahibi şikayetlenir.
00:42:01Ya büyüyor büyümesine de türlü meyve vermiyor, zeytin vermiyor diyor.
00:42:05Ondan sonra gelen misafir diyor ki gel diyor biz bu zeytini bahçeye dikelim diyor.
00:42:11Sonra bahçeye dikiyorlar ve tabi zeytin bahçede kök salıyor.
00:42:15Kök saldıkça da meyve veriyor.
00:42:17Dolayısıyla burada şu önemli.
00:42:19Hani bahsettiniz ya aidiyet.
00:42:21İnsan ait olduğu yerde anlamlı bir şekilde kök salabiliyor ve büyüyebiliyor.
00:42:27Ama sadece beslenirse sadece büyür.
00:42:29Ama kök salabildiği bir yerde insan anlamlı bir şekilde büyür ve meyve verir.
00:42:35Kök salabildiği bir yerde rüzgarda devrilebilir.
00:42:38Aynen öyle.
00:42:40Çünkü bakın o da su veriyor, o da güneşe maruz bırakıyor.
00:42:42Ama sadece büyüyor ve belki gerçek anlamda güçlü bir büyüme olmuyor.
00:42:46Ama kök salabildiği bir yerde insan anlamlı bir şekilde büyüyor.
00:42:50Ve fayda verebiliyor.
00:42:51Dolayısıyla da bizim o aidiyeti, aile içerisindeki aidiyet de sadece çocuklarımıza hani o fiziksel, fizyolojik ihtiyaçları gidermekle ilgili bir şey
00:43:01değildir.
00:43:02Ait hissettiği, güvendiği, duyulduğu, konuşabildiği, öğrenebildiği, entelektüel anlamda, sosyal anlamda, psikolojik anlamda sermayesini büyütebildiği bir yerdir aileler.
00:43:14Ve bu anlamda da o akşam yemekleri, sabah yemekleri, ritüeller falan kıvettidir.
00:43:18Buyursunlar.
00:43:18Çok güzel bir örnek geldi aklıma.
00:43:20Çok teşekkür ederim bu arada.
00:43:22Köpek gibi büyütülen çocuk diye bir kitap vardı.
00:43:25Şimdi meslektaşlarım anladılar hangi kitaptan bahsettiğimi.
00:43:27Kesinlikle tavsiye ediyorum.
00:43:29Mesela o kitapta şöyle bir vaka örneği var.
00:43:31Yaklaşık 8-9 yaşlarındaki bir çocuk fiziksel olarak inanılmaz derecede geride.
00:43:38Yani yaklaşık 4 yaşındaki bir çocuğun bedenine sahip.
00:43:41Hiçbir şekilde fiziksel anlamda nedeni bulunamıyor bu rahatsızlığının.
00:43:48Fiziksel gelişim geriliğinin nedeni bulunamıyor.
00:43:50Bakılıyor ki aslında istenmeyen gebelik sonucunda dünyaya gelen bir çocuk bütün fiziksel ihtiyaçları gideriliyor.
00:43:57Ama psikolojik anlamda asla ve hata hiçbir ihtiyacı giderilmeyen bir çocuk.
00:44:02Görülmek, sevilmek, kabul edilmek, güvende hissetmek.
00:44:08Şimdi bunların hiçbiri olmadığında takdir edilmek, onaylanmak biz bunları çoğaltabiliriz de çoğaltabiliriz.
00:44:14Yani bunların hiçbiri olmadığında o kadar fazla stres yaşıyor ki bu çocuk.
00:44:18Bu kadar stres hormonun olduğu bir yerde çocuk büyüyemiyor bile.
00:44:22Artık çocuk damardan beslenir hale geliyor.
00:44:25Düşünebiliyor musunuz?
00:44:26Aslında en temelde ben hep aynı yere gelmek istiyorum.
00:44:29Bizim yaratılışımız belli.
00:44:31Eğer yaratılışımızı uygun bir şekilde yaşarsak bizim insana ihtiyacımız var.
00:44:37Biz sevilmek istiyoruz, onaylanmak istiyoruz, görülmek istiyoruz, kabul edilmek istiyoruz, takdir edilmek istiyoruz.
00:44:45Yani artık hepimiz şöyle geziyoruz.
00:44:47Beni görün, sosyal medyanın amacı bu.
00:44:50Şimdi biz farkında olan bireyler olarak, uzmanlar olarak neden kullanıyoruz?
00:44:53Kendi işimizi, mesleğimizi, icraatlerimizi yaptığımız bir kanal olarak kullanıyorum ben.
00:44:58Ama eğer bunun amacının farkına varırsak, neye hizmet ettiğinin farkına varırsak,
00:45:05sosyal medya çok güzel bir güç.
00:45:07Yapay zeka da aynı şekilde.
00:45:08Yapay zeka kendi çalışanınız olarak kullanabilirsiniz.
00:45:12O kadar harika şeyler üretebilirsiniz ki yapay zekanın desteğiyle.
00:45:15Yani bir gün içerisinde on asistanla çalışmanız çok zordur.
00:45:19Ama on kişinin, yirmi kişinin yapabileceği işi yapay zekanıza yaptırabilirsiniz.
00:45:24Evet.
00:45:24Sizin zihninizin bir ürünü olarak.
00:45:26Ya da sosyal medyayı.
00:45:28Bin ki şu anda da yani sosyal medyada medyayı kullanıyoruz öyle değil mi?
00:45:32Binlerce, milyonlarca insana ulaşabilme adına.
00:45:34Evet.
00:45:35Arada ben size küçük bir örnek vermiştim.
00:45:37Çok uzatmadan ondan bahsetmek istiyorum.
00:45:40Facebook ilk çıktığı zaman beğeni butonu yok.
00:45:44O kadar da talep görmüyor.
00:45:46Ama sonradan beğeni butonu eklendiğinde binlerce, milyonlarca insanın viral bir şekilde Facebook'a üye olduğu görülüyor.
00:45:53Neden?
00:45:54Yine en temelde aynı yere bakıyoruz, geliyoruz.
00:45:57Beni görün.
00:45:58Üç yaşındaki, dört yaşındaki, az önce ben Cihan Hocama da söyledim.
00:46:02İnsanoğlunu anlayabilmenin en güzel, en kolay yolu çocuklara ve akıl hastalarına bakmaktır.
00:46:06En filtresiz ve en temiz haliyle her şeyi onlarda görürsünüz çünkü.
00:46:10Bütün cevapları alırsınız.
00:46:11Üç yaşındaki bir çocuk gelir.
00:46:12Anne bana bak çok güzel yapmışım değil mi?
00:46:15Ben çok akıllıyım, çok tatlı bir çocuğum değil mi?
00:46:18Güzel olmuş mu?
00:46:19Biz kırk yaşına, otuz yaşına, elli yaşına, altmış yaşına geliyoruz ama
00:46:22hiçbir şey değişmiyor biliyor musunuz?
00:46:24Hepimiz aslında şunu demek istiyoruz.
00:46:26Ben buradayım, beni görün, beni kabul edin.
00:46:28Ait olmak istiyorum, var olmak istiyorum.
00:46:30Bunların belli araçları var.
00:46:32Aile, toplum, bulunduğumuz sosyal çevre, iş arkadaşlarımız, işte her birini ayrı ayrı konuşabiliriz.
00:46:40Neden?
00:46:40Sosyal medyayı daha fazla konuşuyoruz.
00:46:42Bu tarafta bir şeyler eksik olduğu için.
00:46:44Üniversitede bir hocam şöyle demişti.
00:46:46Arkadaşlar psikolojiyi en iyi öğrenebileceğiniz yer Osmanlı kaynaklarıdır.
00:46:49Biz Osmanlıca kaynakları çalışmaya başlamıştık.
00:46:52Ve oradaki kaynaklardan biri şunu söylüyordu.
00:46:56Şimdi yanlışsam hocalarım benden çok daha iyi bilirler.
00:46:59Bir ailede eğer çift ilişkilerinde ya da ailesel problemler yaşanıyorsa,
00:47:03özel bir çiçek, çiçeğin ismini hatırlamıyorum ama pencerenin kenarına konurmuş.
00:47:07Şimdi hani hep denir ya, o zamanlar terapi yok.
00:47:10Hayır, insanın olduğu ezelden beri birileri birilerine yardım eder.
00:47:17Her alanda.
00:47:18O çiçeği gören komşular şunu anlarmış.
00:47:21Evet bu çiftin, bu ailedeki bu çiftin aralarında bir problem var.
00:47:25Biz destek olabiliriz.
00:47:26Aslında bizim özümüzde olanların hepsini sonradan biz batıdan almış gibi görüyoruz.
00:47:32Psikoloji bilimi için de aynı şey geçer.
00:47:36Söylenebilecek aslında çok fazla şey var.
00:47:38Özümüzde olan, doğru olan, iyi olan diye noktalandırabilirim.
00:47:43Peki, şimdi sokak röportajlarımızın devamını izleyelim hep birlikte.
00:47:53Yanımızdaki insanlarla konuşmak yerine çoğu zaman ekranlara bakıyoruz.
00:47:57Peki telefonlar bizleri birbirimizden uzaklaştırdı mı?
00:48:00Gelin soralım.
00:48:03Telefon yüzünden yalnızlaştığınızı düşünüyor musunuz?
00:48:06Tabii tabii, kesinlikle.
00:48:08Hatta telefonu kullanmayı istedim.
00:48:10Mesela eski tuşlu telefonlar var ya, hatta diyorum bu telefonu daha kullanmayayım, eski tuşlu telefon kullanayım diyorum.
00:48:16Abi bir Instagram'a falan giriyor, saatlerce takılıyorsun.
00:48:20Hem de her türlü zararlı yani.
00:48:22Uzaklaştırdı.
00:48:23Aile içerisinde bile uzaklaştık.
00:48:25Bırakın dışarıdaki toplumu.
00:48:27Bugün bir meclise gittiğimiz zaman bile telefonlar elimizde yani.
00:48:30Herkesimiz, herkimiz aynı şeyi yaşıyoruz.
00:48:33Ailede de aynı şeyi yaşıyoruz.
00:48:35Yani bir yere gittiğimiz zaman aynı.
00:48:37Mesela stada gidiyorsun, sadece gol olduğu zaman bakıyorlar, gol olmuş diye.
00:48:42O telefondan kurtulamıyoruz maalesef.
00:48:43Bunları da uzak tutamıyoruz.
00:48:45Bugün 3 yaşındaki çocuğun bir elinde telefon var yani.
00:48:47Olmasa ağlıyor.
00:48:48Veya de annesi baş edemeyince telefonu veriyor.
00:48:50Eskiden iyiydik.
00:48:51Telefon yoktu, sosyal medya yoktu.
00:48:52Arkadaşlar bir araya geldik.
00:48:54Bak ben bugün Eminönü'ne geldim gezmek için.
00:48:56Tek başıma geldim yani.
00:48:58Herkes kopmuş yani.
00:49:00Biz çok eskiden, 90'lı yıllardan önce öyle değildi.
00:49:04Yani gittiğimiz zaman 3-5 kişi bir arada gezerdik.
00:49:07E şimdi maalesef.
00:49:08Arkadaşlarınızla buluşunca telefonunuza bakıyor musunuz?
00:49:11Tabii ister istemez alışkanlık oluyor ya.
00:49:14İster istemez elim telefona gidiyor.
00:49:16Teknolojik aletler ev içinde 5 kişi mesela aynı masada oturuyoruz.
00:49:20Yemek zamanı bile telefona bakıyoruz.
00:49:23Aslında anı yaşamak lazım.
00:49:25Aya takıp geçiyor.
00:49:26Sonra bir pişmanlık yaşamamak için.
00:49:29Mesela şu an İstanbul'da geziyorum.
00:49:33Ben telefona bakarsam bu kokuları, bu lezzetleri, bu güzellikleri fark edemem.
00:49:39Sizce sosyal medya ya da telefon insanları yalnızlaştırdı mı?
00:49:43Tabii ki sosyal medya olsun, telefon olsun.
00:49:47İnsanları hem yalnız bıraktı, hem evden güçten bıraktı.
00:49:52Bir bakıyorsun genç adama elinden telefon 3-4 saat inmiyor.
00:49:57Bir bakıyorsun anneyi sormuyor, babayı sormuyor.
00:50:00İş güç aramıyor.
00:50:01Nasıl olsa anne var diyor, baba var diyor.
00:50:02Onlar bize de para getirir diyor.
00:50:04Ama geriden ne geleceğini düşünmüyor.
00:50:07Yani doğru kullanıldığı zaman aslında telefonlar birbirine daha da yakınlaştırabiliyor.
00:50:10Yakınları uzak, uzakları yakın yapabiliyor.
00:50:12Ama bunu nasıl kullandığınıza bağlı.
00:50:14Tabii ki aile bireyleri önceden 5-6 kişi bir evde yaşarken şu an anne baba ve çocuk şeklinde döndü.
00:50:21Bazı aileler hiç çocuk düşünmeyen ailelerimiz de var.
00:50:25Oturup bir köşede telefonlarıyla birlikte zaman geçirebiliyor.
00:50:28Ama önemli olan kaliteli zaman geçirmek.
00:50:30Çocuğa veya işte ebeveynlerin doğruyu yanlışı bilmesi ve bu yönde yönlendirmesi.
00:50:35Aslında yalnızlaştırmıyor ya da uzaklaştırmıyor.
00:50:38Biz sadece yanlış kullanıyoruz maalesef.
00:50:40Onun dışında bir ortam çok zor oluyor.
00:50:42İstediğimiz gibi sohbet edemiyoruz eskisi gibi.
00:50:45Olmuyor.
00:50:46Tabii benim bir jenerasyonum Z kuşağı.
00:50:48Bundan daha çok etkilendi.
00:50:50Özeniyorum aslında biraz da eski jenerasyonu.
00:50:52Hani o aile ortamını çok fazla da göremiyoruz.
00:50:55Olmuyor.
00:50:55Telefon, tablet hem yalnızlaştırıyor hem birbirinden uzaklaştırıyor.
00:51:01Kısa bir örnek vereyim.
00:51:02Akraba ziyaretine getirdik.
00:51:047-8 kişi.
00:51:04Salonda oturuyoruz güya muhabbet edeceğiz.
00:51:06Ama herkesin elinde telefon.
00:51:08O anı da anıyı da şey fotoğrafını da çektik.
00:51:12Herkesin elinde telefon.
00:51:14Televizyon kendi çalışıyor.
00:51:15Herkes oturuyor.
00:51:16Hiç kimse kimseye bakmıyor.
00:51:17Bizim zamanımızda, ufakken yani, aileler, komşular birbirine gidip geliyorlardı.
00:51:24Birlik, beraberlik vardı.
00:51:25Günler vardı, gündemler vardı.
00:51:28Her şey vardı.
00:51:29Ama şimdi Örsen tazene bir gün gelip bir saat atıp kalkıyorlar.
00:51:33İki gün sonra ha ha ha kikili gülmeye devam ediyorlar.
00:51:36Bizim zamanımızda öyle değildi.
00:51:38Bizim zamanımızda komşuluk vardı bir sefer.
00:51:41Çocukluk vardı.
00:51:42Biz akşama kadar eve gitmezdik.
00:51:44Dayak yerdik.
00:51:45Şimdi çocuklar çıkmaları için dayak yiyorlar çocuklar.
00:51:50Ya tablet ne ya?
00:51:51Çocuklarınızda en azından tablet değil, bilgisayar değil.
00:51:54Kitap verin kitap okusunlar.
00:51:55Kitap en güzel şeydir.
00:52:04Evet, anı yaşamıyoruz.
00:52:06O anın fotoğrafını çekiyoruz.
00:52:08Sonra sosyal medyada paylaşıyoruz.
00:52:10Şimdi bu konuya gireceğiz ama öncesinde bir telefon bağlantımız var.
00:52:14Hoş geldiniz efendim yayınımıza buyurun.
00:52:17Alo.
00:52:18Alo buyurunuz.
00:52:20Efendim kolay gelsin, hayırlı günler dilerim.
00:52:23Teşekkür ederiz, sağ olun.
00:52:25Buyurun.
00:52:26İşte şey, yayına bağlanamıyorum ama şeyde bir sıkıntı oldu.
00:52:32Programa, programa istirak eden bütün uzman kardeşlerime çok çok teşekkür ederim.
00:52:38Erol Bey, Erol Çelik Hatay'dan.
00:52:40Hatay'a sevgiler, selamlar.
00:52:42Teşekkür ederim efendim.
00:52:43Çok memnun oldum.
00:52:46Kendi dallarında uzman, harika şeyler üretiyorlar.
00:52:50Direkt toplumun şu andaki kanayın yarasıma dokundular.
00:52:54Ne kadar mutlu oldum bilemezsiniz.
00:52:56Yani canlı yayına katılıp bu kardeşlerimi tebrik etmek istedim.
00:53:00Sizleri tebrik etmek istedim.
00:53:02Mükemmel oldu.
00:53:04İnsanların direkt dertleriyle ilgileniyorsunuz.
00:53:07Ne kadar güzel oldum, ne kadar mutlu oldum bilemezsiniz.
00:53:10Teşekkür ederiz.
00:53:11Allah sizden razı olsun hepinizden.
00:53:13Sizden de teşekkür ederiz, sağ olun.
00:53:15Hocalarıma, buradaki uzman kardeşlerime çok teşekkür ederim.
00:53:19Biz teşekkür ederiz.
00:53:21Sevgiyle olmalı, sevgiyi anlatmalıyız, sevgiyi dağıtmalıyız.
00:53:26Hepinize çok teşekkür ederim.
00:53:27Biz teşekkür ederiz.
00:53:28Tekrar Hatay'a selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz.
00:53:32Teşekkür, telefon almak da ayrı bir güzellik.
00:53:34Çok güzel değil mi?
00:53:35Güzel şeylerden bahsediyoruz.
00:53:36Bir derdim var, bir sorum var değil.
00:53:38Teşekkür etmek için arıyorum diyebilmek de çok güzel bir duygu.
00:53:42Gerçekten güzel.
00:53:43Ben de şu son bağlamda yeni soruya geçmeden birkaç bir şey ilave edeyim.
00:53:46Tabii buyurun.
00:53:47Sonra tekrar size sözü devletmek istiyorum.
00:53:51Yani az önce hani insan sosyal bir varlık, insan bireysel de bir varlık.
00:53:56Yani ikisinin de iki hakikati de görmemiz gerekiyor.
00:53:59Evet biz biricik miyiz?
00:54:01Biriciz ama kendimizden ibaret değiliz.
00:54:03Biz sosyal miyiz?
00:54:04Evet sosyaliz ama kendimizi de önemsemeliyiz.
00:54:06Yani ikisinden birinden vazgeçemeyiz.
00:54:08Yani şöyle düşünelim.
00:54:09Bir avuç pirinci elimize aldık.
00:54:13Çok sıkarsak yani ben, ben diye küçültürsek elimizdekiler dökülür.
00:54:18Gider, elimize bir şey kalmaz.
00:54:20Sosyalleşirsek, çok açarsak gene dökülür.
00:54:23Bizde ifrat ve tevhitten kaçmak, itidalli olmak, ölçülü olmak esas.
00:54:28Yani evet bireyselim de olacak, benim yalnızlığım da olacak.
00:54:32Çünkü yalnızlığımın içinde de kendi iç yolculuğum, iç hakikatimi keşfedeceğim.
00:54:37Hakikat yolculuğumun önemli bir parçası.
00:54:40Efendimiz, evet o hakikat bulunuşunda Hirada'da yalnızdı yani.
00:54:46Biz bunu reddedemeyiz.
00:54:47Ama sosyaldi.
00:54:49Orada aldığını, orada bıraktığını, geldi onun toplumu dönüşürdü.
00:54:52Yani bizde bu iki hakikati, hani keser gibi düşünelim.
00:54:56Keser ne yapıyor?
00:54:57Hep kendine yontuyor.
00:54:59Kürek hep karşıya yontuyor.
00:55:01Testere gibi ise biraz bana, biraz karşıya.
00:55:06Yani bizde hem biraz yalnızlığımıza, bireyselliğimize, biricikliğimize önem vereceğiz.
00:55:11Hem de biraz sosyalleşeceğiz, aidiyet dediğiniz konuda olacağız.
00:55:16Bu ikisinin hakikatini dengede tutmayı, duruma göre de vaziyet almayı beceremezsek.
00:55:23Evet bazen yalnız kalmak daha anlamlı, bazen sosyalleşmek daha anlamlı.
00:55:27Bizim kendi haliyeti ruhiyemize göre, o dengeyi sağlarsak, işte o zaman dalga ne olursa olsun biz kayığımızı yüzdürürüz.
00:55:37Öbür türlü ters dalgaya yakalanırız.
00:55:40Yani ufak bir dalgada bile devrilebiliriz.
00:55:43Hocamın da söylediği gibi kök salamazsak, istedikliğiniz kadar ağacı bir türlü büyüttüğünüz ağaç risk olur bu sefer.
00:55:48Kök salmak için o bağ kurgusunu çok iyi sağlamak lazım.
00:55:52Bir de şeyle ilgili, bu bireyselleşmenin insana getirmiş olduğu avantajları da unutmamak lazım.
00:56:03Reddetmiyoruz ama tamamen bu olsun istemiyoruz.
00:56:07Mesela insan, Ekmel Hocam çok güzel şeylerden bahsetti sosyalleşmeyle ilgili.
00:56:13İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır hadisini bana hatırlattı.
00:56:17Mesela iman etmeden cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.
00:56:23Hani sevgi dedi ya beyefendi, yani biz sevgiyi kendimizi severek de yapabiliriz.
00:56:28Çok fazla kendimizi seversek, aşırıya gidersek narsizmi olur.
00:56:32Başkasını seversek kendimizi feda etmiş oluruz.
00:56:35Aşırıya gidersek ölçülü olmak zorunda.
00:56:38Her şeyi bir ölçü biçiminde yaptığımız zaman o zaman daha gerçekçi oluyoruz.
00:56:43Gene mesela Ekmel Hocam'la bir sohbetimizde bir ayetle ilgili bana bir farkındalık kazandırmıştı.
00:56:49Onu da zikretmeden geçmeyeyim.
00:56:50Hatta onun tablosunu yaptık.
00:56:52Bir hattat arkadaşımıza onu yazdırdık.
00:56:54Ben hiç o veçiyle düşünmemiştim.
00:56:57Mesela insanın yalnızlığa sürüklendiği, ben kendime yeterim, başkasına ihtiyacım yok.
00:57:05Siz dediniz, ihtiyacımız var ya buraya gelken metro şoförüne ihtiyacım var.
00:57:08İnsan insana muhtaç.
00:57:10İnsan insanın kurdu değil, yurdudur deriz.
00:57:13Bizim kültürümüz budur.
00:57:15Batı kültüründe kurduydur insan insanın.
00:57:17Ama biz kendi geleneğimizi de bileceğiz.
00:57:19Diyor ki, Kur'an-ı Kerim'de gelen ilk ayetler, Alak suresi.
00:57:24Kella inel insane leyada erra'a hustana.
00:57:28İnsan kendini müstani gördüğü zaman tuğyağına düşer, azgınlığa düşer.
00:57:34Yani kendini bir şey zanneder.
00:57:37Haddini aşar.
00:57:38Haddini aşar.
00:57:39Birçok yorumu var.
00:57:42Kendini tanrılaştırır.
00:57:43Bak insan kendini başkasına muhtaç görmediği zaman, yani ne demek bu?
00:57:48Ben kendi kendime yeterim.
00:57:50Ben her işim hep, hayır böyle bir, fıtlatımız da yok.
00:57:52Hocam söyledi ya.
00:57:53Nasıl şu telefonun bir kullanım kılavuzu var, değil mi?
00:57:57Şöyle şarj et diyor.
00:57:58Böyle bakımını yap diyor.
00:58:00Camına şöyle koru diyor.
00:58:01E bunu bir mühendisi var, o tasarlamış.
00:58:04O onu en iyi biliyor.
00:58:05Kılavuzda o yazıyor.
00:58:06E bizim de kendi kendimize ağaç dalında yetişmedik.
00:58:09Bir tasarım harikasıyız.
00:58:10Bunu tasarlayan nasıl kullanılacağını anlatmış.
00:58:14Biz sizleri işte çift olsun diye yarattık.
00:58:17Sosyalleşin diye, sevin diye, birbirinize yardımlaşın diye, iyiliği yayın diye değil mi?
00:58:22Yani eğer diyor ki, siz hani iyiliği yaymaktan vazgeçerseniz sizi kaldırır, iyiliği yayan başka bir grup getiririm diyor.
00:58:33Değil mi?
00:58:33Bu iyiliği yaymak ne demek?
00:58:35Başkasıyla temasta olmak demek.
00:58:37Ama siz kendi içinizi iyileştirmemiş olursanız, iç hakikatinizi keşfetmemiş olursanız dışınıza yansıtamazsınız.
00:58:46Yani bir mücevherin ışığını yansıtabilmesi için önce kendinin cevher olduğunun farkına varacak.
00:58:51Ve bu az önce de söylediğimiz şeyler, bir ihtiyaç evet, kabul görme, onaylanma, takdir edilme.
00:58:58Bunları da abartmayacağız ama bunlar bir ihtiyaç.
00:59:01Bu ihtiyacımızı gidermeye çalışacağız.
00:59:03Çünkü kimi ruhundan aldık, gizli bir hazine edin, bilinmek istedim.
00:59:08Hepimiz bilinmek, görülmek istiyoruz.
00:59:10Bu bir suç değil, kabahat değil ama abartırsak zorlanırız.
00:59:16Yalnızlaşmayı da abartırsak zorlanırız.
00:59:18Burada ölçü, en temel esas kişiliğimize, karakterimize göre ölçüyü tutturabilmek.
00:59:24Dengeli olabilmek değil mi?
00:59:26Her konuda ama hayatın her alanında.
00:59:29Bir de bu görülme isteği, yani az önce Seda Hanım da değil.
00:59:34Afeti.
00:59:35Afeti evet, çok doğru söylediniz.
00:59:37Görünme, hepimizin nefsine yenik düşmesi gibi bir şey değil mi?
00:59:41Yani bu konuyla ilgili neler söylersiniz?
00:59:45Artık programımızın da bu arada sonuna yaklaşıyoruz efendim.
00:59:48Onu da bildirmiş olalım.
00:59:49Yine bence çok temelden yaklaşmak gerekiyor.
00:59:52Yani bizim yaratılışımız böyle.
00:59:55İnsanoğlu görülmek istiyor.
00:59:58Hani çocuklardaki örneği verdim ya.
01:00:01Ama yine hocam çok kıymetli şeyler söyledi.
01:00:04Her zaman denge çok kıymetli.
01:00:06Eğer neyi neden yaptığımızın farkında olursak, ihtiyaçlarımızın farkında olursak, işte o noktada kendimizi dengeleyebiliriz.
01:00:14Örnek veriyorum, az önce Cihan Hocam'a da konuştuk.
01:00:17Ben böyle bir isteğim olduğunun farkındayım, yaratılışımda olduğunun farkındayım.
01:00:21Ama buna ihtiyaç duymuyorum artık dedi.
01:00:24Çünkü arka tarafta ben bununla başa çıkabiliyorum.
01:00:28Danışanlarım tarafından görülüyorum.
01:00:30Çocuklarım tarafından onaylanıyorum.
01:00:31Eşim tarafından seviliyorum.
01:00:33Ve ben bu ihtiyacımı zaten hali hazırda karşılıyorum.
01:00:37Şimdi bir tarafta eksik kalırsak, bu eksiklik hissiyatını çok fazla sosyal medyayla doldurmaya çalışabiliriz.
01:00:45Evli çiftler için de geçerli bu durum değil mi?
01:00:48Yani büyük sıkıntı yaratabiliyor aslında.
01:00:50Karşı tarafın kendisini görmediğini, kadın erkek hiç fark etmez.
01:00:55Bu anlamadığını da düşünüyor yani bir tarafta.
01:00:57Bu çok da sık gelen böyle artık şey, anlaşılmıyorum.
01:01:00Eşim tarafından anlaşılmadan hissediyorum.
01:01:02Yani dışarıdan bakıldığında birçok şey böyle yerli yerinde görünüyor.
01:01:06İşte ilişkide gayet her şey tekerlek dönüyor gibi görünüyor ama bu anlaşılma ve görünme ihtiyacının aslında giderilmemesiyle ilintili bir şey.
01:01:15Şimdi burada sosyal medyayı konuşurken aslında hiçbirimiz, onu dikkat ediyorum hocalarım da, aslında bunun ihtiyaç noktasındaki şeyi tartışmıyoruz.
01:01:22Yani bu bir ihtiyaç.
01:01:23Bunu kabul etmemiz lazım yani.
01:01:25Görülmek istiyoruz.
01:01:25Hatta böyle daha geçmiş yıllarda işte bir muhabbet esnasında şiir yazardık.
01:01:31İşte şiir mesela şöyle artışık tavırlar olurdu ya ben kendim için yazıyorum.
01:01:35Kimseye, böyle bir şey yok.
01:01:37Yani kimse görmesin diye şiir yazamayız.
01:01:39Şiir yazdığımızda görülsün isteriz, okunsun isteriz, yayılsın isteriz zaten.
01:01:42Olmayacağından dolayı bile endişe duyabiliriz ve o yüzden belki gizliyor olabiliriz.
01:01:46Yani görünmek bizim temel ihtiyacımız.
01:01:47Keşke şiir yazıp görünse değil mi?
01:01:50Sadece şiir yazdık.
01:01:52Onu aslında, oraya çevirecektim aslında.
01:01:54Şimdi ihtiyaç var ama bu ihtiyacı nasıl giderdiğimiz çok önemli.
01:01:57Yani mesela benim suya dair bir ihtiyacım var ama bunu hangi kaynaktan, birçok kaynak var.
01:02:03İşte bir markete girdiğinizde birçok şekilde susunuzu gideriyorsunuz ama o giderdiğiniz kaynakların bir takım şeyleri oluyor.
01:02:09Asitli içecekler de başka bir araz oluyor.
01:02:11Yani bunu nasıl dönüştürdüğünüz, nasıl hayata tatbik ettiğiniz çok çok önemli.
01:02:15Yani nasılında aslarız, problem yaşıyoruz.
01:02:18Sosyal medyada bu nasılını size çok hızlı bir biçimde veren bir kaynak.
01:02:22Yani çok hızlı dönükler veren bir şey.
01:02:24Yani hiçbir şeyde biz mesela bir kitap yazıyoruz değil mi?
01:02:27İşte bunun dönütü belki yıllar oluyor.
01:02:28Hatta olmuyor bile bazı kitaplarımız yazı yazıyoruz şey olmuyor.
01:02:33Ama siz sosyal medyaya bir gönderi koyduğunuz anda orada bir buton.
01:02:37Size zaten hani şu anki sistem biraz bunun üzerine belki ayrı bir program yaparız bunun için ama
01:02:41tamamen zaten o bildirimler üzerine kurulmuş bir sistem.
01:02:44Yani insanın çok kritik bir açığını bulup aslında çok temel bir ihtiyacı bulup sürekli o ihtiyaç çalışan bir şey.
01:02:51Yani sürekli bildirim geliyor.
01:02:53Niye?
01:02:54Şu sizi beğendi, şu yorum yaptı, şu şuraya paylaştı.
01:02:56Ve o kadar dallanıp budaklanıyor ki şu an hikaye.
01:02:59Kesinlikle öyle Cihan Hocam.
01:03:00Anladınız siz de benim halimden, tavrımdan.
01:03:02Çok teşekkür ediyorum.
01:03:04Ayaklarınıza sağlık.
01:03:05Süremizin artık sonuna geldik.
01:03:07Bugün de aileyi konuştuk sevgili izleyenlerimiz.
01:03:10Hemen frekans bilgilerimizi aktarmak istiyorum.
01:03:14Avrupa Uydu Bilgileri Ülke TV izlemek için.
01:03:17Frekans 12.111 MHz,
01:03:19sembolizasyon 27.500,
01:03:23FEC 3.4,
01:03:25polarizasyon dikey ve
01:03:26Türkiye ve Orta Asya uydu bilgilerimizi de aktaralım.
01:03:31Frekans 12.457 MHz,
01:03:33sembolizasyon 27.500,
01:03:37FEC 2.3,
01:03:39polarizasyon yatay,
01:03:41H bunlar Ülke TV
01:03:42frekans bilgileri.
01:03:45Efendim bugün de birbirinden
01:03:47kıymetli konuklarımızla
01:03:48aileyi, yakınlığı, evin içinde
01:03:51birbirimize ne kadar yakın kalabildiğimizi
01:03:53konuştuk. Bir sonraki programda
01:03:55yine kendilerini ağırlamak isterim.
01:03:57Ayaklarınıza sağlık.
01:03:58Bize eşlik eden kıymetli izleyicilerimiz
01:04:00sizlere de ayrıca
01:04:02teşekkür ediyoruz. Yarın yine aynı saatte
01:04:04buluşabilmek ümidiyle.
01:04:06Hoşçakalın.

Önerilen