Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 17 dakika önce
Sefer Humar: Türkiye ekonomisini değerlendirdi

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Seyirciler, bültenimizin bu bölümünde değerli bir isim, ekonomist Dr. Sefer Humar bizlerle birlikte.
00:06Sayın Umar hoş geldiniz.
00:08Merhaba, hoş bulduk.
00:10Çok teşekkür ediyorum.
00:11Önemli bir veri açıklaması var.
00:14Uluslararası Ödemeler Bankası önemli bir veri paylaşımında bulundu.
00:19Şu noktadan başlamak isterim.
00:20Bu açıklanan verilere göre Türkiye toplam borcunun gayri safi yurt içi hasılaya oranı olan %72.9'luk seviyeyle 43 ülke
00:31arasında borç yükü en düşük ülke ummanını aldı Sayın Umar.
00:35Dünyanın baktığımızda ekonomileri devasa bir borç krizleriyle boğuşurken,
00:41Türkiye'nin bu küresellikte borçluluk oranı en düşük ülke çıkması,
00:46ekonomi ve yönetimimizin makroekonomik istikrar adına ne kadar büyük bir başarı yakaladığını gösteriyor sizce?
00:54Şöyle bir şey söyleyebilirim aslında.
00:56Ben bu veriyi, bahsettiğiniz bu veriyi Türkiye ekonomisi açısından aslında önemli bir avantajı olarak görüyorum.
01:02Neden?
01:03Şimdi akademik açıdan bakarsak tek bir gösterge üzerinden bütün ekonomiye karne vermek de doğru olmaz.
01:10Çünkü %72.9'luk toplam borçluluk oranı bize şunu söylüyor.
01:15Ne söylüyor?
01:15Türkiye'de kamu, hane halkı ve şirketlerin toplam borcu milli gelire kıyasla görece düşük bir seviyede.
01:23Bunu görüyoruz.
01:24Dünyanın da birçok büyük ekonomisinde borç artık ekonomik büyümenin doğal bir finansman aracı olmaktan çıktı.
01:32Zaman zaman ekonominin üzerinde ciddi bir yük haline gelebiliyor.
01:35Buraya kadar zaten gördüğümüz.
01:37Benim burada temel prensibim ya da kendi kanaatim borç kötü değildir.
01:42Evet kontrolsüz ve üretken olmayan borç kötüdür.
01:46Bir şirket borç alıp fabrika kuruyorsa, makine alıyorsa, ihracat kapasitesini arttırıyorsa o borç gelecekte gelir üretebilir.
01:55Ama borç sadece bugünkü açığı kapatmak için kullanılıyorsa yarının gelirini bugünden tüketmiş oluruz.
02:01Şimdi Türkiye'nin düşük borçlu ise bu noktada bize bir nefes alanı veriyor.
02:06Bunu söylemeden edemem.
02:07Bu avantajıma korumak lazım.
02:09Çünkü ekonomide siz de biliyorsunuz ki elde eden avantajın en büyük düşmanı da rehavettir.
02:15Benim de burada aslında düşüncem.
02:18Türkiye'nin düşük borçlu, çok kıymetli bir sermaye.
02:21Şimdi mesele bu sermayeyi tüketmeden büyümenin ve istikrarını da teminatına dönüştürmektir.
02:27Sayın Umar, rapora daha yakından baktığımızda, şimdi kamu yani devlet borçlarının gayri safi yurt içi hasılığa oranının Türkiye'de sadece yüzde
02:39yirmi üç nokta dokuz olduğunu görüyoruz.
02:42Bir kıyas noktasında değerlendirdiğimizde Japonya'da bu oran yüzde yüz doksan dört nokta beş.
02:48Amerika Birleşik Devletleri'ne baktığımızda ise yüzde yüz on altı nokta dört seviyelerinde.
02:53Şimdi Türkiye'nin kamu maliyesinde yakaladığı bu güçlü ve disiplinli duruşu değerlendirecek olursanız, bizi küresel ölçekte yaşanabilecek dış şokları ve
03:05finansal krizlere karşı nasıl güvenli bir liman haline getiriyor sizce?
03:10Şimdi Sayın Altınkaynak, burada gerçekten önemli bir avantajımız var.
03:13Kamu borcunun milli gelire oranının yüzde yirmi üç nokta dokuz seviyesinde olmasa özellikle borçluluğun çok yüksek olduğu gelişmiş ekonomilere kıyasladığımızda,
03:25kıyaslayalım, Türkiye'nin kamu maliyesinde ciddi bir hareket alanına sahip olduğunu gösteriyor.
03:30Bunlar rakamlar.
03:31Bunu çok basit bir örnekle anlatmak istersek, yani genelde basit örneklerle anlatmak istiyorum.
03:36Yüz lira kazanan iki insanı düşünün.
03:38Birinin iki yüz lira borcu var, diğerinin otuz lira borcu var.
03:41Yarın ikisinin de başına beklenmedik bir masraf geldiğinde, bir masraf kalemi çıktığında ikinci kişinin manevra kabiliyeti daha yüksek olur.
03:50Devlet maliyesinde de mantık aslında buna benziyor.
03:53Yani dışarıda büyük bir finansal dalgalanma olduğunda borçluluğu yüksek olan ülkelerin faiz yükü ve finansman ihtiyacı daha hızlı problem haline
04:03gelebiliyor.
04:04Türkiye'nin de görece düşük, kamu borcu burada aslında bir tampon vazifesi görüyor.
04:10Ama ben buna şöyle diyebiliriz, Türkiye artık dış şoklardan etkilenmez şeklinde bakmam.
04:16Bu gerçekçi olmaz.
04:17Ekonomi böyle çalışmaz.
04:19Ama bu enerji fiyatları, küresel faizler, jeopolitik gelişmeler her ülkeyi etkilediği gibi bizi de etkiler.
04:26Buradaki mesele sizin çok güzel anlattığınız gibi mesele şu.
04:30Fırtınayı engelleyemezsiniz ama sağlam bir gemiyle fırtınaya girebilirsiniz.
04:35Türkiye'nin de kamu maliyesindeki düşük borçluk da o sağlamlık unsurlarından biridir.
04:40Rakamlar bunu gösteriyor.
04:41Dolayısıyla bence asıl başarı Yahya Bey, bu mali disiplini koruyarak Türkiye'nin gelecekteki büyümesine alan açabilmektir.
04:50Budur önemli olan.
04:52Konuyu vatandaş ekseminde de değerlendirmenizi isteyeceğim.
04:55Şimdi somut verilere baktığımızda, vatandaşımızın borçlanma yapısına baktığımızda pozitif bir tablo var.
05:02Özellikle Türkiye'de hane halkı borcu sadece %10.1 seviyesinde.
05:08Şimdi raporda da Türkiye'nin bu muhafazakar yapıyla oldukça dirençli bir profil sergilediği açıkça vurgulanmakta.
05:17Peki, gelişmiş ülkelerde bireyler bu denli ağır borç yükleri altında ezilirken,
05:23Türk halkının bu temkinli ve dirençli finansal yapısı iç piyasamızın sürdürülebilirliği açısından ne anlama geliyor sizce?
05:31Şimdi Yayi abi açıkçası bu rakamın Türkiye açısından önemli bir avantaj olduğunu düşünüyorum.
05:37Neden?
05:37Şimdi hane halkı borcunun gayri safi yurt dışı hasılayı oranının %10.1 seviyesinde olması bahsediyorsunuz, bahsediyoruz.
05:47Vatandaşımızın da birçok gelişmiş ülkeye kıyasla daha düşük bir borç yükü taşıdığını gösteriyor.
05:52Bu resmi rakam.
05:53Bunun aslında kültürel bir rakamı da var.
05:56Tarafı da var diyeyim.
05:57Bizde hani ayağını yorganına göre uzat diye güzel bir söz vardır.
06:01Aslında bu söz iktisadın en temel prensiplerinden birini anlatıyor.
06:05Gelirinizi aşan bir tüketimi sürekli borçla finanse edemezsiniz.
06:10İşte yurt dışında görürsünüz insanlar 30 yıl 40 yıl vadeyle konut kredilerine girerler.
06:14Tabii ki oradaki dinamikler daha farklıdır ama burada vatandaşımızın durumuna sadece borç açısından bakarsak biz eksik konuşmuş oluruz.
06:22Çünkü bir vatandaşın borcu düşük olabilir ama market sepeti pahalanmışsa, kirası yükselmişse, maaşı aynı hızda artmıyorsa ciddi bir ekonomik baskı
06:35da hisseder.
06:35Dolayısıyla Türkiye'nin düşük hane halkı borçluluğu, finansal istikrar açısından olumlu.
06:41Fakat bunun yanında enflasyonun kalıcı bir biçimde düşmesi ve real satın alma gücünde güçlenmesi de son derece önemli.
06:49Bunu da söylemeden edemeyiz.
06:50Vatandaşın borçlu olmaması güzel ama vatandaşın kazandığı parayla rahatça geçinebilmesi daha da güzel.
06:58Bunu isteriz.
06:59Ve iktisatın temel nihai gayesi de sadece borç oranlarını düşürmek değil, insanın da hayat standartını yükselmesidir.
07:07Yani bu borç oranıyla hayat standartının peyderpey olmasa da belli bir baremde beraber hareket etmesi de en büyük temennilerimizden biridir.
07:16Bunu da beraber gitmesini isteriz.
07:18Şimdi raporda bir diğer dikkat çöken oransı, Türkiye'nin kurumsal şirket borçlarının gayri safi yurt içi hasılığa oranı %38.9
07:30olarak açıklandı.
07:31Yine bir kıyas noktasında değerlendirdiğimizde, Lüksemburg gibi ülkelerde bu oran %358'leri bulmakta Sayın Umar.
07:40Türkiye'de real sektörün ve üreticilerimizin borçluluk oranının bu makul seviyelerde kalması şirketlerimizin finansal sağlığı ve borç yönetimi kabiliyeti açısından nasıl
07:53bir başarıyı işaret ediyor peki?
07:55Sayın Altun Gaynak, şirketler tarafında da aslında dikkat çekici bir bilancı avantajından söz ediyoruz.
08:03Bahsettiğiniz o kadar kıymetli ki.
08:05Burada küçük bir iktisadi ayrıntı çok önemli.
08:08Bunu söylemeden edemem.
08:09Borç miktarından ziyade borcun niteliğine bakmak gerekir.
08:13Mesela bir şirket 100 milyon lira borç alıp yeni bir üretim tesisi kuruyorsa o borcun karşısında gelecekte gelir yaratacak bir
08:22varlık vardır.
08:23Ama aynı şirket 100 milyon lirayı sürekli mevcut zararını kapatmak için kullanıyorsa burada risk başlıyordur.
08:30Dolayısıyla ben şirket borcuna bu benim şahsi düşüneceğim.
08:34Şöyle bakıyorum.
08:35Borç üretime bağlandığında kaldıraçtır.
08:38Üretimden koptuğunda yüktür.
08:40Şimdi Türkiye'deki kurumsal borçluluğun görece makul seviyede olması bizim şirketlerimizin bilanço tarafında bir esnekliğe sahip olduğunu düşündürüyor.
08:50Bu özellikle de küresel finansal koşulların sıkılaştığı dönemler de önemli.
08:55Elbette söyleyeceklerdir.
08:57Elbette yüksek faiz ve finansman maliyetinin real sektör üzerindeki baskısını da görmezden gelemeyiz.
09:04Ama şirketin borcu düşük olsa bile kredi maliyeti yüksekse.
09:10Yüksek yatırım iştahı zayıflayabilir.
09:13Özetle belki uzattım ama sağlam bilanço şirketin zırhı fakat o zırhın üretim ve yatırım içinde kullanılması gerekiyor.
09:23Bence en kıymetli şey bu.
09:25Şimdi şirketlerimizle ilgili önemli bir noktaya temas ettiniz.
09:28Ben de şu noktadan devam ettirmek isterim.
09:31Şirketlerimizin sırtında diğer ülkelerle bir kıyas yapıldığında çok daha hafif bir borç yükü olduğu söyleniyor rapora göre.
09:39Peki bu durum makro tabloda önümüzdeki dönem için büyük bir hareket alanı anlamına mı da geliyor?
09:46Bunu da merak ediyorum.
09:47Kurumsal borçluluğun bu kadar kontrol altında olması, önümüzdeki süreçte şirketlerimizin yeni yatırımlar yapması ve istihdamı arttırması için nasıl bir kaldıraç
09:58görevi görecektir sizce?
09:59Diaya Bey açıkçası ben burada Türkiye'nin önündeki fırsatın oldukça büyük olduğunu düşünüyorum.
10:06Bu benim düşüncem.
10:06Çünkü şirketlerin bilançoları görece sağlamsa, görece sağlamsa ekonomik şartlar uygun hale geldiğinde yani şartlar olgunlaştırdığında yatırım yapabilecek diye bir alan
10:18oluşur.
10:18Ama yatırım için sadece düşük borç yeterli değildir.
10:22Şirket yöneticisi şuna bakar, şuna bakmalı.
10:26Üreteceğim ürüne talep olacak mı?
10:28Finansman maliyetim ne olacak?
10:30Önümüzdeki iki, önümüzdeki üç yılı öngörebiliyor muyum?
10:34Hatta beş yılı öngörebiliyor muyum?
10:36Şimdi bu üç soruya olumlu cevap verebiliyorsa yatırım gelir.
10:41Burada ekonomi yönetiminin enflasyonu kalıcı olarak aşağı çekme, finansal istikrarı güçlendirme ve öngörüle birlikte arttırma çabaları önem kazanıyor.
10:52Çünkü yatırımcı neden hoşlanmaz?
10:55Çok basit, belirsizlikten hoşlanmaz.
10:57Ve yatırımın ekonomideki çarpan etkisine baktığınızda en büyük çarpan etkisi olur.
11:02Yahya Bey yani yeni fabrika demek yalnızca fabrikanın kendisi demek değildir.
11:07Yan sanayi demektir, lojistik demektir.
11:09Yeni çalışanlar demektir.
11:11İllaki ihracat demektir.
11:13Yani bir fabrikanın kapısından yalnızca ürün çıkmaz.
11:16Gelir, istihdam ve bence en önemlisi de umut çıkar.
11:19Benim beklentim finansal istikrar güçlendikçe ki inşallah bu devam eder.
11:24Türkiye'nin de düşük kurumsal borçluğun bu şekilde üretken yatırımlara dönüşmesidir.
11:30Bunu isterim.
11:31Şimdi Sayın Umar, uluslararası doğrudan yatırımların ve büyük fonların en çok incelediği göstergelerin başında gelen kuşkusuz küresel borç raporu var.
11:41Şimdi bu perspektifte Türkiye'nin tüm dünyada borç yükü en düşük ülke olarak tescillenmesi, ülkemize yönelik yabancı sermaye girişlerini hızlandıracak
11:52ve Türkiye'yi uluslararası yatırımlar için en cazip merkez haline getirecek midir sizce?
11:59Yani ben bunun yabancı yatırımcı açısından kesinlikle pozitif bir sinyal olduğunu düşünüyorum.
12:04Belki temennim bu onun üstünden gidiyor ama tek başına yeterli değildir Yahya Bey.
12:08Yani uluslararası yatırımcı Türkiye'ye bakarken borçluluk oranını görür ve bunu hanesine artı olarak yazar.
12:15Ama hemen ardından başka sorular sorar.
12:17Ne sorar? Enflasyon ne olacak der?
12:19Kur istikrar mı der?
12:21Para politikası öngörülebilir mi der?
12:23Kurumsal yapınız nasıl der?
12:24Hukuk nasıl der?
12:25İş gücü verimliliği ne durumda der?
12:28Yani der de der.
12:29Ama yatırım yaptığım zaman 5 yıl sonra nasıl bir ekonomik ortamla karşılaşabileceğim tablo ne olacak der?
12:36Dolayısıyla düşük borçluk çok sağlam bir temel ama binanın temeli değil.
12:41Özür dilerim tamamı değil.
12:42Çünkü ben yabancı sermaye bir misafire benzetiyorum örnek gibi.
12:47Yani misafir önce kapının güvenliğine bakar sonra evin düzenine bakar sonra da kendisi orada ne kadar rahat hissedeceğine bakar.
12:54Yani koltuğa bile bakarsınız en son otururken rahat ediyor muyum?
12:57Şimdi Türkiye'nin de düşük borçluluğu kapının güçlü taraflarından biri.
13:02Şimdi bunu üzerine bir fiyat istikrarı bir öngörülebilir hukuk nitelikli iş gücü yüksek katma değer gibi üretimleri bunları da koyduğumuzda
13:12yatırımcı sağcım ne kadar kazanırım diye sormaz.
13:15Kazancım ne kadar öngörebilirim der.
13:17Evet avantaj budur.
13:19Avantajdır bizim açımızdan.
13:21Sayın Umar şimdi Uluslararası Ödemeler Bankası'nın verilerini değerlendiriyorsunuz.
13:26Peki Uluslararası Ödemeler Bankası gibi işte prestijli bir kurumun bu verileri yayınlaması
13:33aslında belki de Türkiye'de uygulanan ekonomi politikalarının doğruluğunu da teyit eder nitelikte.
13:38Bu kapsamda şunu soracağım size bu küresel rapor ekonomi yönetimimizin uyguladığı
13:44rasyonel ve kararı politikaları olan uluslararası güveni nasıl perçinleyecektir sizce?
13:50Çok kısa ama biraz akademik bir ihtiyatla cevap versem yani bizim ortaya koyduğu veriler
13:57Türkiye'nin borçluluk tarafında öven önemli bir avantajı olduğunu teyit ediyor Yahya Bey.
14:02Bu elbette çok olumlu bir tablo.
14:03Ekonomi yönetiminin son dönemde fiyat istikrarı, finansal istikrar ve makroekonomik
14:09dengeler üzerine daha rasyonel bir çerçeve kurma çabasında ben olumlu buluyorum.
14:13Fakat biz verisini alıp bu rapor Türkiye'deki bütün ekonomi politikalarının %100 doğruluğunu
14:19kanıtladı demek de bilimsel açıdan fazla evde olur.
14:23Artık hiç gerçekçi olmaz.
14:24Çünkü ekonomide tek bir göstergeyle hüküm verilmez göstergeler bir bütündür.
14:29Bu nedenle enflasyonun seyri, rezervler, cari dengi, büyümenin niteliği, yatırım, istihdam,
14:36ne bileyim verimlilik, aklınıza ne geliyor, vatandaşın real getiri,
14:40bunların hepsi beraber değerlendirilmelidir.
14:41Öyle değerlendiriliyor zaten.
14:43Bir de vatandaşın hissiyatını ben çok önemsiyorum.
14:46Hep bunu söylüyorum yani enflasyonun aşağıya gelmesi son derece kıymetli.
14:49Fakat fiyatlar daha önce yükseldiği için enflasyon düşse de vatandaş enflasyon düştü ama
14:57hayat hala pahalı diyebiliyor.
14:59Haklı da çünkü devam ediyor.
15:01Bu iki şey birbirine zıttı değil.
15:03Çünkü fiyatlar yükselmesi duruyor ama yükselen de bir fiyatlar var.
15:07Bunun düşmesi enflasyonun düşmesiyle paraleldir.
15:10İşte burada Yahya Bey ekonomi politikaların sabırla ve istikrarla bir rücumda uygulanması çok önemli.
15:16Ekonomide istikrar bir gecede kurulmaz.
15:18Güven de bir günde kazanılmaz.
15:20İnsan ilişkisinde de öyle.
15:21Ama doğru istikamet korunursa zamanla sonuç verecektir.
15:25Sayın Hocam sayılı dakikalarımız kaldı.
15:28Şimdi bu konunun üzerine resmi aslında netleştirmek isterim.
15:32Şimdi biz raporuna göre dünya devleri borç yükü altında esiliyor dedik.
15:37Türkiye en temiz sayfaya sahip ülke olarak zirveye göz kırptığını anlıyoruz.
15:43Peki Türkiye bu tarihi düşük borçluluk avantajını kullanarak küresel ekonomide kartların yeniden dağıtıldığı bu yeni dönemde nasıl bir liderlik vizyonu
15:53ortaya koyabilir?
15:54Önümüzdeki fırsatlar nelerdir?
15:57Yani Türkiye'nin açıkçası ben önünde ciddi bir fırsat penceresi bulunduğunu düşünüyorum.
16:02Burada çok önemli bir ayrım yaparım ama bunu özellikle altı çizili söylüyorum.
16:07Düşük borçluk hedef değil imkandır.
16:09Şimdi bu imkanı nasıl kullandığınız asıl mesele.
16:13Ben Türkiye'nin önünde üç önemli başlık görüyorum Yahya Bey.
16:16Birincisi yüksek katma değerli üretim ve teknoloji.
16:19Olmazsa olmaz.
16:20Artık daha fazla üretmek değil daha değerli üretmek zorundayız ki üretmeye de başladık üretiyoruz da.
16:26İkincisi ihracat ve küresel tedarik zincirleri.
16:29Olmazsa olmaz.
16:30Yani Türkiye'nin Avrupa, Asya, Orta Doğu arasındaki konumu ciddi stratejik bir avantaj.
16:35İnkar eden yalan söyle.
16:36Üçüncüsü istikrar.
16:38Çünkü yatırımcıya Türkiye'de fırsat var demek yetmiyor.
16:43Yatırımcıya Türkiye'de beş yıl sonra da bu fırsatı değerlendirebileceksiniz.
16:48Bunun verimini alabileceksiniz.
16:50Güvenini vermek gerekiyor.
16:52Ve tabii vatandaşımızda bu tablo dışına bırakamayız.
16:56Peki.
16:57Sayın hocam katkılarınızdan dolayı çok teşekkür ediyoruz.
17:00Ben teşekkür ederim sağ olun.

Önerilen