- 27 dakika önce
Akit TV Haber Koordinatörü Muharrem Coşkun aramıza geri döndü
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Evet değerli izleyenler, Akit 33 yaşında mazlumların sesi.
00:05Akit'in 33. kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz değerli izleyenler.
00:09Bu konuyu konuşacağız çok değerli bir isimle.
00:13O isim birkaç ay ekranlardan uzaktı değerli izleyenler.
00:17Özlediğinizi düşünüyorum çünkü ben de özledim.
00:20Her cumartesi saat 17'de akşama doğru bülteniyle birlikte karşınızda oluyorduk.
00:27Bir kalp rahatsızlığı geçirdi ve bir tedavi süreci geçirdi değerli izleyenler ardından.
00:35Ve çok şükür ki sağlığına kavuştu.
00:38Kendisi tekrar aramıza döndü.
00:41Rabbimize şükürler olsun diyoruz.
00:43Akit TV haber koordinatörü Muharrem Coşkun beyefendi döndü.
00:49İlk yayın olarak şu anda karşımızda gün ortası bültenine katıldınız.
00:54Muharrem Bey hoş geldiniz.
00:55Öncelikle geçmiş olsun.
00:56Gerçekten çok üzüldük.
00:58Bir ara çok ciddi anlamda endişelendik sağlığınızla ilgili.
01:03Kalp krizi geçirmiştiniz.
01:06Ve kalbe giden damarlarda tıkanıklık olduğu tespit edildi.
01:10Ardından bir ameliyat gerçekleştirildi.
01:14Ameliyatta stent takıldı.
01:17Detaylı olarak süreci bize anlatabilir misiniz?
01:20Valla çok sevindim Muharrem Bey tekrardan aramıza geldiğiniz için.
01:26İzleyenlerimiz de çok özledi diye düşünüyorum.
01:30Onu da zaten yayını açarken söyledim.
01:32Buyurun hoş geldiniz söz size.
01:34Çok teşekkür ediyorum öncelikle.
01:36Bütün izleyicilerimize de teşekkür ediyorum.
01:39Size de teşekkür ediyorum.
01:40Akit Medya grubuna da yönetim kurulu başkanımız Nuri Karahasanoğlu beyefendi başta olmak üzere.
01:46Hepsine teşekkür ediyorum.
01:49Çünkü tabii ki biz inanmış insanlarız ve teslim olmuşuz.
02:01Yani sonuçta bizim inancımızda ölüm de hayat kadar tabii ve gerçek.
02:07Aslında belki de insanoğlunun hayatındaki en hakiki olay ölümdür.
02:15Yani ölümün dışında hani Candan Erçetin'in de böyle bir eseri var.
02:20Dünyada ölümden başkası yalan.
02:21Evet.
02:22Gerçekten de baktığınız zaman her şeyin geçici olduğunu.
02:29Hani diyor ya yani ne dembaki ne gambaki.
02:33Yani derviş böyle demiş ya ne dembaki ne gambaki.
02:40Fakat tabii ki Cenab-ı Hak bizi bu dünyaya bir imtihan için göndermiş.
02:47Bir sorumluluğumuz var.
02:48Ve bize bu nefes olduğu sürece de biz hakkı, hakikati, doğruyu söylemeye, yapmaya,
02:56o yolda mücadele etmeye çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.
03:03Aslında bu tarz hastalıklar veya ani gelen olaylar, felaketler, ölüm o kadar hakiki ve gerçek ki
03:13her an kapınızı çalabilir.
03:15Yani hiç beklemiyorsunuz.
03:17Evet insanlar hayallerinin peşinden koşuyorlar.
03:19Hayaller kuruyorlar.
03:22Fakat birkaç saniye sonrasını görüp göremeyeceğinin garantisi yok aslında.
03:28Mesela biz en son NATO zirvesine gitmiştik.
03:34Temmuz'un 7 ve 8'den NATO zirvesi vardı Ankara'da.
03:38NATO zirvesinin ilk günü izledik Ankara ekibimizle.
03:44Oradan bildiğiniz toplu taşıma otobüsüyle iletişim başkanlığına geçtik.
03:50Oradan da bizim Ankara büromuza gelecektik.
03:53Ankara büromuzla iletişim başkanlığı arasında bir mesafe var.
04:00Yaklaşık 1 kilometre dolayında.
04:02Fakat orada büyük otobanın üzerinden bir üst geçit vardı.
04:07Oraya çıkarken tıkandığımı gördüm.
04:10Nefesimin durma noktasına geldiğini hissettim.
04:12Ama zar zor da olsa hatta bir ara dedim otursam dinlensem mi falan dedim.
04:16Fakat daha sonra ofise az kaldı diye devam ettim.
04:20Yani ofisteki bizim televizyon temsilciliğimizin olduğu binaya girerken ayaklarımı neredeyse sürükleyerek girdim.
04:27Hani kendimi asansöre zor attım.
04:29Asansöre attım.
04:32Aynaya baktığımda suratımın çok değiştiğini, kireç gibi olduğunu hissettim.
04:37Bir anormallik olduğunu nefesim baskı altında.
04:40Nefesim duruyor.
04:41Yani aslında neredeyse tıkandım duracaktım.
04:44Asansöre kendimi atayım diye böyle.
04:46Hani oradaki görevli güvenlikçiye selam bile vermekte verme mecalim yoktu yani.
04:51Hani orada güvenlikçi oturuyordu.
04:53Hani selamlara yüküm diyecek mecali hissetmedim kendimde.
04:56Sonra ofise çıktık asansöre.
04:58Böyle oturduktan sonra bizim Ankara'daki arkadaşlardan birisi Nuh kardeşimiz.
05:06Muharrem hocam biraz yorulmuş gibi duruyorsunuz falan dedi.
05:09Ben tabii espriyle yaşlandık artık falan esprisi yaptım.
05:1315-20 dakika orada nefes aldık.
05:15Sohbet ettikten sonra rahatladığımı hissettim.
05:18Yani o nefesimi zorlayan, göğsümle ağrıyan falan o şey geçti.
05:24Bu defa arkadaşlar dedim.
05:25Ben de zaten yola gidecektim.
05:27İstanbul'a dönecektim.
05:28Onlar sağolsun da bizi yolcu ettiler.
05:31Arkasında ertesi gün, tabii NATO zirvesi bu arada ben İstanbul'a gelir gelmez.
05:37İkinci gün sonuç bildirgesi açıklanmıştı.
05:41İstanbul'a geldim direkt stüdyoya geldim.
05:44Sonuç bildirgesini yorumlayalım dedim.
05:46Arkasından 15 Temmuz programını yapalım.
05:50Yoğunluğu vardı bir kanalda.
05:53Onunla uğraştıralım canlı yayın ekibi, ekipmanı, sevk falan meselesi.
05:57Daha sonra da benim tabii o cumartesi hafta sonunda kırmızı masa programa hazırlıkları vardı.
06:05Bir yoğunluk vardı.
06:07Ben zaten aslında bu tarz Ankara'da yaşadığım nefesteki darlanma ve sıkışma meselesini zaman zaman ani hareketlerde bedeni olarak merdiven çıkarken
06:17koşullarda falan hissediyordum.
06:19Ama 10-15 dakika sonra geçiyordu dinlenince.
06:21Böyle bir ihtimal olacağını düşünmüyor musunuz?
06:24Ben ama hep şurada bağlıyordum.
06:25Ben hareketsiz bir iş yapıyorum.
06:27Yani sabah arabayla işe gidiyorum.
06:29Asansörle katıma çıkıyorum odama.
06:32Orada gün boyu bilgisayar başında oturarak çalışıyorsunuz.
06:36Ve akşam da yine arabayla dönüyorsunuz.
06:38Yani hareketsiz bir hayatım olduğu için daha çok...
06:40Hareketin ne kadar kıymetli olduğunu anladınız değil mi?
06:43Buna yoruyordum hep.
06:44Yani bu sıkışmaları buna yoruyordum.
06:47Bu Ankara'dan dönüşte aslında bu zaman zaman yani son 1-2 yıldır tezahür edince bu meselede şöyle düşünmeye başladım.
06:57Efendim şu işte İran'da Hameneh'in cenaze töreni yoğunluğu vardı.
07:02Ekibimiz oradaydı.
07:04NATO zirvesi var Ankara'da.
07:0615 Temmuz hazırlıkları yoğun geçecek.
07:08Ona yoğunlaşmamız gerekiyor.
07:09Benim kırmızı masa yayını var.
07:11Bu yoğunluğu atlattıktan sonra hatta bir göğüs cerrahına gideyim veya göğüs hastanesine gideyim veya kalp kontrol ettireyim.
07:18Anlayışı bende vardı aslında.
07:20Oluşmuştu.
07:21Ama nasip olmadı 10 Temmuz akşamı, Cuma akşamıydı.
07:24Balkonda oturmuştum aslında ve sıkıştırmaya, nefesimin sıkıştığını hissettim.
07:33Ve sol koluma doğru bir sızı ve ağrı.
07:38Fakat bu defa hani ani hareket yok, bir şey yok.
07:40Belki o dedim ya o 3-3 günlük yoğun stres belki çok etkiledi.
07:44İçeri geçtim, uzandım, nefes aldım, öksürdüm falan.
07:47Her zamanki gibi geçmiyor.
07:48Yani 10-15 dakika evde bekledim aslında.
07:50Yani tansiyonumu ölçtürmeye çalıştım evdekilere.
07:57Baktım kolumu şöyle kaldıracak şeyi görmüyorum.
08:00Yani baktım kolumu kaldıramıyorum ve kolumu sanki çok şişmiş gibi, ağır gibi hissediyorum.
08:06Uyuşma oldu değil mi?
08:06Kolda uyuşma oldu değil mi?
08:08Uyuşma var ve şey, göğsümde de bir sıkışma.
08:12Yani sol tarafta.
08:15Nefesim baskılanıyor.
08:16Sonra ne yaptınız?
08:17Bu defa dedim baktım geçmediği gibi.
08:19Dedim zaten hastane, hemen Medipol Hastanesi bizim evi çok yakındı.
08:24Hemen dedim arabayla gideyim en azından bir bakayım.
08:26Akşam saat, akşam saat 21.30 sularıydı.
08:29Arabayla kendim gittim.
08:31Arabayı da kendim kullandım.
08:33Beni o düz sedyeye uzattıklarında, yani büyük bir ihtimal diyafram kalbe veya nefese daha mı baskı yaptı bilmiyorum.
08:40Nefesin durma noktasına geldiğini hissettim.
08:42Ve o anda tansiyonum da fırladı.
08:45Yani 19-20'lere doğru fırladı.
08:47İlk etaptaki orada sanıyorum acemi personelin biraz şeyine uğradık.
08:52EKG için şeyleri, bağlantıları kurarken, takarken cihazı epey bir uğraştılar, oyalandılar.
08:59Yani hatta bir ara canım o kadar yanmış ki değiştirin şu cihazı deme durumunda kaldım.
09:05Başka bir personel geldim eğer yanlış bağlanmış, sonuç alamıyorlarmış.
09:09Fakat beni kaldırın dedim bu defa.
09:12Kalkınca rahatladığımı hissettim.
09:14Yani nefesim çünkü durma noktasına geldi o düz yatma sırasında.
09:18İlk etapta, bakın burada izleyicilere bunları detaylı anlatıyorum ki izleyicilerimizin başına inşallah gelmez ama gelenler olduğu zaman
09:24ilk etaptaki sonuçlara güvenmesinler.
09:26İlk etapta EKG ve kan sonucunda değerlerde bir anormallik görmediler.
09:32Dediler ki ama senin yaşadığın anormal bir durum.
09:35Yani EKG ve kan da bir tahlillerde bir sonuç yok ama bu yaşadığın anormal durum.
09:41Dolayısıyla iki saat sonra bir tahlil daha alacağız dediler.
09:44Eğer o şekilde göndermiş olsalardı belki de dışarıda kalp tezze geçeceğiz.
09:48Belki birçok hastanede, belki farklı bir hastaneye gitse, oradaki personelin tecrübesine bağlı tabii.
09:53Belki de ilk etapta bir şey çıkmadı deyip eve gönderilebilirdi.
09:56Daha sonra ben bu gözlemde dikkat ettim.
09:59Mesela bu şekilde ilk tahlil, ilk EKG ve kan sonucuna göre gönderilip evinde ölenler veya hastaneden uzaklaşınca 300-400 metre
10:06sonra ölenler duydum.
10:07Şimdi burada iki saat sonraki tahlilde ben sedyede oturuyordum.
10:13Hatta ilk müdahaleyi yapan sağlıkçı doktorlardan biri de benim izleyicimmiş.
10:17Beni tanımış zaten.
10:21Ben bu arada çocuklara eve gidin dedim.
10:23Artık gün döndü.
10:24Yani saat 24'ü geçtim.
10:26Gece 1.30-2'ye geliyoruz.
10:29Panikle içeri girdi sağlık görevlileri.
10:32Dediler ki sen kalp krizi geçiriyorsun.
10:34Yani ikinci tahlilde çıkmış bu.
10:37Bu ikinci tahlilde çıkmasının sebebini de şöyle izah ediyorlar.
10:41Bir kalp krizi veya kalp spazma gibi ciddi bir şey yaşadığınız zaman kandaki değişim değerleri ancak 2 saat sonra kana
10:49yansıyormuş.
10:50Dolayısıyla onun için beni 2 saat bekletmişler.
10:53Doğru olanı yapmışlar.
10:54Ve arkasından dediler yoğun bakım alacağız ve sabahleyin de anjiyo yapılması gerektiğini söylediler.
11:02Hatta bu gecede müdahale edebiliriz dediler.
11:05Ben dedim ki hatta ben işin ciddiyetinin farkında değilim.
11:08O gün cumartesiye geçtiğimiz için.
11:10Cumartesi de benim kırmızı masa yayın oluyor.
11:11Ben dedim bu akşam kırmızı masa mı yapacağım?
11:14Bana bırakın ben eve gideyim dedim.
11:16Pazartesi söz gelir kardiyolojide muayene olurum falan diyorum olayın hali.
11:19Hocam dediler siz şaka mı yapıyorsunuz?
11:21Bu şekilde sizi nasıl bırakırız?
11:22Siz şu anda kalp krizi geçiriyorsunuz ve yoğun bakım almamız gerekiyor.
11:25Ve o şekilde yoğun bakımı aldılar.
11:27Sabahleyin hastanenin kardiyoloji bölüm başkanı Prof. Dr. Bilal Bozkurt Hoca şu anda arkadaşlarım verdi sağ olsun.
11:36Kendisi çok değerli bir bilim insanı ve kardiyolog.
11:39Türkiye'nin sayılı kardiyologlarındanmış bu arada.
11:41Ben de kendisini yeni tanıdım.
11:43Çok değerli bir insan.
11:47Sabahleyin ilk anjiyoyu yaptıklarında tamamen durdular.
11:51Çünkü hiçbir ilerleyemediler.
11:52Sebebi de şuydu.
11:53Hocanın demesine göre tamamen neredeyse bütün damarlar tıkalı.
11:57Korkunç bir tablo var.
11:59Yine hocanın demesine göre biz bu tabloyu 65-70 yaşından sonraki hastalarda o da çok nadir görüyoruz.
12:06Bu kadar vahim bir tabloyu.
12:08Yani ben 50 yaşındayım mesela.
12:0950 yaşında 60 yaşında bir hasta.
12:11Bunları görmemiz imkansız gibi bir şey.
12:13Yani bu çok büyük bir tahribat var dediler kendileri.
12:18Ve arkasından bu anjiyoda ilerlenmediği için o gün cumartesiydi.
12:24Pazartesi dediler.
12:25Açık veya kapalı yoldan bu damarları açmamız ve operasyon yapmamız gerekiyor.
12:30Buna birlikte karar vereceğiz dediler.
12:32Yani bu ne demek?
12:34Pazartesi'ye kadar siz de düşünün dedi bana kendisi.
12:37Tabloyu anlattı.
12:38Yani açık ameliyattan bahsediliyor.
12:40Yani göğsün yarılarak kalbin çıkarılıp damar takviyesiyle.
12:46İkisinin de artılanı eksilenini anlattı hoca.
12:49Ve artık ben buradaki sonuçları tanıdığım kardiyologlara, uzmanlara göndermeye başladım.
12:57Pazartesi'ye kadar.
12:58Hoca da kendisi tabi ki istişaresini yaptı.
13:02Pazartesi günü tabi ki çoğunluk, onu söyleyelim.
13:07Bu arada ben şeyi de öğrendim.
13:08Kardiyologla kalp cerrahı farklı branşlarmış.
13:13Kalp cerrahların ekseri ise çoğunluğu açık ameliyat taraftarı, bypass taraftarı çıktı.
13:21Azınlıkta kaldı kapalı anjiyo yöntemiyle ya da baloncuk yöntemiyle damarların açılması ve stent uygulaması.
13:28Biz buna rağmen, mesela iki doktor çıktı.
13:32Biri Çam Sakuran'ın kardiyoloji bölüm başkanı, Prof. Dr. Mehmet Evin Kalkan Hoca.
13:37Dedi ki, o da izindeymiş ben ona bilgilendirmeyi videoya atınca.
13:41Bana gelseydin dedi, önce bu iki büyük ana damarı açardım, diğerlerini zamana yayardım.
13:47Dedik, yani kapalı yoldan ilerlerdim.
13:48Yine Kayseri'den bir hastanenin kardiyoloji bölüm başkanı, bir profesör, bir kardiyolog.
13:54Muhtemelen dedi, çoğunluk açık yapılmasını isteyecek ama dedi, mümkünse eğer böyle bir yol çıkarsa bana gel, ben hepsini açabilirim dedi.
14:01Sağolsun, o da benim izleyicimmiş.
14:03Daha sonra buradaki hoca da sağolsun, Bilal Hoca, zaten işin erbabı.
14:07Pazartesi geldi, bana nezaketen tabii sordu, ne yapacağız falan diye.
14:12Hocam siz bu işin erbabısınız.
14:14Ama dedim, benim gördüğüm kadarıyla büyük bir ihtimal kapalı yoldan başlayacağız.
14:19Ya Şafii diyelim, başlayalım dedi.
14:21Üç saat sürdü bizim operasyon ve hamdolsun, o üç saatte çok şükür tamamını açtıklarını söyledi.
14:29Yani bütün damarları açtıklarını, başardıklarını söyledi.
14:35Ben duymadım daha önce, benim bu arada pek çok isim aradı.
14:38Onlar da bazılarının başından vakaları geçmiş.
14:41En fazla duydum, dört stent takılan duydum.
14:45Tam yedi stent uygulaması yapıldı.
14:47Bir de kalıcı balon.
14:48Yani damarların açılması için yirmiden fazla baloncuk uygulaması yapılmış.
14:55Bu baloncuklar zamanla kendisi imha oluyor, kayboluyor.
14:59Fakat birisi kalıcı yapıldı.
15:01Yani hocanın demesine göre, Bilal hocanın,
15:03yedi stent ve bir de kalıcı baloncukla sekiz stent neredeyse takılarak damarları açtıklarını söyledi.
15:11Ve kendisi şunu söyledi, hakikaten de çok ender görülüğümüz bir vaka.
15:15Bir ciddi bir operasyondu.
15:17Dolayısıyla burada şunu söylemek lazım.
15:22Sebep olarak hoca tabii ki pek çok unsur saydı.
15:26Ben de onu söyleyebilirim.
15:28İlk sırada stres.
15:30İkinci sırada hareketsizlik.
15:33Hareketsiz yaşam.
15:35Üçüncü sırada belki ırsıyılık diyebiliriz.
15:38Ve beslenme.
15:39Beslenme alışkanlığı.
15:41Yani özellikle işte izleyicilerimize bunları anlatıyorum.
15:44Benim hayatımda çok yeri işgal etmiyordu.
15:47Bizim evimizde mesela biz yoğurdumuzu 15 yıldır evde yaparız.
15:50Örnek veriyorum.
15:51Ev yemekleri yaparız.
15:53Tereyağı ve zeytinyağıdan başka bir şey.
15:55Mümkün olduğu kadar kullanmayız.
15:57Yani bu kapalı paket ürünler dediğimiz işlenmiş gıdalar,
16:01solam, sosis, cips, gazoz, gazlı içecekler,
16:05kola cips gibi tarzlarla uzak durmanı şiddete tavsiye ediyorlar.
16:09Kalbe çok büyük zararı olduğu söyleniyor.
16:12Kolesterolde tetiklediğim.
16:15Fakat benim olayımda, benim vakamda öne çıkan iki madde var.
16:19Stres ve hareketsiz yaşam.
16:22Şimdi burada hoca bu operasyonu yaptıktan sonra
16:26hayatımda bu tarz değişikliklerin yapmamı tavsiye etti.
16:29Stresi azalt al bildiğin kadar azalt.
16:31Azaltabildiğiniz mi?
16:32Yani inşallah azaltmayı başarırız.
16:36Ama Türkiye gibi bir ülkede yaşıyoruz.
16:40Bölgemizde işte kardeşlerimiz katlediliyor.
16:42İşgaller, soy kurumlar devam ediyor.
16:44Türkiye'de gündem her gün allak bullak.
16:47Can sıkan olaylar çok fazla.
16:49Dolayısıyla stresi nasıl yaşayacaksınız?
16:51Siz de bir de hani bir misyonunuz varsa, bir anlayışınız varsa bana ne diyemiyorsanız,
16:56Türkiye gibi bir yerde öyle bana ne bundan diyen bir adam olmadığımıza göre,
17:00nasıl bu işin içinden çıkacağız?
17:02Bu da bir soru işareti.
17:04Evet, ben ama izleyicilerimiz için söylüyorum,
17:07stresten uzak durmayı ve mümkün olduğu kadar yürüyüşün kıymetini bilsinler.
17:11Yürümeye çalışsınlar.
17:12Günlük 10 bin adım diyorlar ya,
17:14Sağlık Bakanlığı'nın tavsiyesi bu aslında.
17:1610 bin adım atmamız lazım.
17:18Kesinlikle atmamız lazım değerli izleyenler.
17:20Yürüyüşün, spor yapmanın aslında ne kadar kıymetli olduğunu.
17:24Bir de şöyle düşünelim,
17:25kainatta her şey hareket halinde.
17:27Atomlar hareket halinde.
17:29Tabii.
17:30Evrene bakıyoruz, evren hareket halinde.
17:33Kan dolaşımımız sürekli hareket etmesi lazım.
17:35Hareket edebilmesi için bizim hareket etmemiz lazım.
17:38Değil mi Muharrem Bey?
17:39Yani Rabbim bizi bu şekilde yaratmış.
17:41Durmak yok.
17:43Ve hakikaten de şu da var,
17:44psikolojik olarak da çok iyi geliyor.
17:46Yani siz yürüdüğünüz zaman,
17:50psikolojinizi de etkiliyor bu.
17:51Yani sadece bedenin damarları harekete geçirmiyor.
17:55Mesela kalp damarlarının zayıflaması meselesini hocaya sordum.
17:59İnşallah bir gün Bilen Hoca'yı yayınıma da almayı planlıyorum, düşünüyorum.
18:03Çünkü Türkiye'de bu meselenin en önemli isimlerinden biri olduğunu öğrendim.
18:08Mesela Bilen Hoca'nın söylemesine göre ki,
18:11birçok kardiyolog da söylüyor bunu,
18:13kalp damarlarının incelmesi veya zayıflamasına karşı spor, egzersiz, yürüyüş.
18:20Neden?
18:20Mesela siz, diyelim ki kaslarımız zayıflıyor değil mi?
18:23Spor yaptığımız zaman, kaslarımızı çalıştığımız zaman güçleniyor.
18:26Tabii.
18:27Kalp damarları da eğer yürüyüş ve egzersiz yaparsanız ne olacak?
18:30Kan harekete geçiyor.
18:31Kalp kan pompalıyor ve damarlar ne oluyor?
18:35Zamanla güçlenmeye başlıyor.
18:36Yani damarlar işlev yapmaya başlıyor.
18:38Ama hareketsiz bir yaşam sürdürdüğünüz zaman,
18:41o damarlar zamanla zayıflıyor ve kalp damarlarında tıkanmalar meydana geliyor.
18:45Dolayısıyla bütün bunları detaylı anlatmamın sebebi,
18:48izleyicilerimizi seviyoruz.
18:50Bu arada şunu söyleyeyim, ben gerçekten de duaya her zaman inanırım.
18:56Maneviyata inanırım.
18:58Çok dua edenler olsun.
18:59Yani düşünün Trabzon'dan tutun Iğdır'a kadar, Konya'dan işte Giresun'a kadar.
19:06İnsanlar gerçekten Allah hepsinden razı olsun, böyle hafızlar grubu,
19:10ne bileyim işte normal vatandaşlarımız video çekmişler.
19:14Kabe'den mesela, Kabe'den duymuş dua videosu, gruplar halinde dua ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundular.
19:24Herkese çok çok teşekkür ediyorum.
19:27İlk andan itibaren arayan çok sayıda siyasetçi oldu, akademisyen oldu, gazeteci oldu.
19:32Burada bak bu fotoğrafta da belirteyim,
19:34işte yönetim kurulu başkanımız Nuri Karasanoğlu, Ali İhsan Karasanoğlu beyefendi,
19:38yine genel gazetenin yayın yönetmeni Murat Alan beyefendi,
19:42genel müdürümüz Serdar Uslu Bey, yine reklam müdürümüz, özel kalem müdürümüz,
19:46yani ailecek geldiler, bizi yalnız bırakmadılar ve takipçisi oldular.
19:54Bütün personelimiz, bu arada dualarıyla bizim yanımızdaydı çalışanlarımız medya grubunda,
19:59izleyicilerimiz aynı şekilde sürekli yazdılar, çizdiler, mesaj attılar.
20:05Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum, Allah hepsine sağlık sıhhat versin.
20:09Bu çok önemli bir şey Resul biliyor musun?
20:10Yani bu tarz sıkıntılı zamanlarda ya sıkıntılı bir zamanda yalnız hissetmemeniz için
20:19ve moralinizin düzelmesi için yanınızda birliğinin olması, arkanızda hissetmeniz,
20:24size inanılmaz bir güç veriyor, moral ve motivasyon veriyor.
20:28Belki de iyileşmenizi acayip bir şekilde tetikliyor, hissettiriyor.
20:33Dolayısıyla hani hasta ziyaretini bizim inancımız ibadetten sayıyor ya,
20:39bir darda kalmışın yanına imdadına yetişmeyi, hastayı ziyaret etmeyi ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz.
20:47Yani bu bir hakikat, onu görüyorsunuz.
20:50Rabbim şifalar versin, hareket etmeye devam edeceksiniz.
20:53İnşallah.
20:54Biz de hareket ediyor musunuz diye size sorular soracağız.
20:57Artık biraz.
20:57Her yayında, her yayında soracağız.
20:59Eyvallah.
21:00Muharrem Bey, yürüyüş yapıyor musunuz, hareket halinden misiniz diye soru soracağım.
21:05Şimdi, Muharrem Bey'e geçmiş olsun mesajı atan bütün izleyicilerimize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
21:12Gerçekten biz de o dönemde yanındaydık.
21:15Kanal olarak, buradaki çalışma arkadaşları olarak Muharrem Bey'in yanındaydık.
21:19İlk duyduğumuz anda tabii ki üzüldük, endişelendik.
21:23Ya işte bypass dendi, kapalı ameliyattan de endişelendik.
21:30Rabbim kavuşturdu.
21:31İnşallah bundan sonra böyle bir şey yaşamazsınız.
21:34Şimdi bugün Akit gazetesinin 33. kuruluş yıl dönümü.
21:40Akit denince şöyle benim gençliğimde 28 Şubat aklıma geliyor açıkçası.
21:46İmam Hatipliler, ben İmam Hatipli mezunuyum, siz de İmam Hatipli mezunusunuz.
21:49İmam Hatipliler adam yerine konuluyordu.
21:52Açık ve net söyleyeyim yani tabiri caizse.
21:55Engeller vardı, ayrıca kas sayı zulmü vardı.
21:59O dönemde başörtüsü zulmü vardı.
22:01Başörtüsü zulmünün yani karşısında duran, başörtülerin yanında duran ender gazetelerden bir tanesiydi.
22:09Akit gazetesi.
22:10O dönemdeki duruşunu ben bu şekilde hatırlıyorum.
22:13Akit denince akla 28 Şubat'ta cuntacılarla mücadele eden bir gazete, bir medya kuruluşu olarak biliyorum.
22:22Hafızam da böyle kaldı ve bu medya grubunun içerisinde çalışıyorum.
22:27Sizlerle birlikte ve gurur duyuyorum, onur duyuyorum.
22:31Muharrem Bey, siz neler söylemek istersiniz bugün Akit gazetesinin, Akit medya grubunun 33. kuruluş yıl dönümünde?
22:38Şimdi evet bugün önemli bir gün, her günüyle bugün 12 Eylül darbesinin biliyorsunuz 46. yılı Akit gazetesinin de 33. yaş
22:48günü.
22:48Tabii ki Akit gazetesi, merhum Mustafa Karasanoğlu ağabeyi başta olmak üzere o dönemki yönetimi tesadüfen bu tarihi seçmiş.
22:59Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
23:01Yani dolayısıyla burada büyük bir ihtimal Türkiye'nin belini kıran, Türkiye'yi geri götüren darbelere ve darbecilere, vesayet sistemine bir
23:11balyoz olarak bugünü seçmişlerdir.
23:13Ve Akit'in o zamanki beklenen vakitti, ben o zaman İmam Hatip'e gidiyordum gazete çıktığında.
23:23Beklenen vakit gazetesinin Türkiye'de vesayetin o dönemdeki askeri vesayete, diğer vesayet kurumlarına Türkiye'yi geri götüren bu yapılara karşı bir
23:35tokat olarak doğduğunu ben düşünüyorum.
23:38Onun için 12 Eylül tarihinin seçildiğini tahmin ediyorum.
23:41Mustafa Karasanoğlu ağabeyi Allah gani gani rahmet eylesin.
23:45Türkiye'de Müslümanca gazeteciliğin, İslamcı gazeteciliğin nasıl yapılacağını bedel ödeyerek göstermiştir.
23:52Bize de bu anlamda rehber olmuştur, öncülük etmiştir, bizi cesaretlendirmiştir.
23:58Mustafa ağabeyin ondan önceki hayatı biliyorsunuz yine İslamcı yayıncılığın en önemli ismi okulu olan Milli Gazete.
24:05Milli Gazete'de yıllarca emek verdi, orada yöneticilik yaptı.
24:08Daha sonra da Akit Gazetesi'ni kurdu 1993-12 Eylül'ünde.
24:13Şu manşetleri görünce ben o kadar motive oluyorum.
24:16Çünkü o dönemde biz sahipsiz bırakılmıştık açıkçası.
24:19Siz dediniz ya bir rahatsızlık geçirdim, geçmiş olsun mesajlarını görünce insanın motivasyonu yerine giriyor demiştiniz ya.
24:27Biz de bunları görünce İmam Hatip'ler olarak siz de İmam Hatip'teydiniz o dönemde.
24:32Gerçekten biz yani moralimiz düzeliyordu.
24:35Milli Gazete, Akit Gazetesi, Yeni Şafak Gazetesi.
24:38Bunlar aslında arkamızda duruyordu, bize sahip çıkıyordu değil mi Muharrem?
24:42Tabii, yani şöyle mesela Mustafa abi ben kendisiyle hatta şu anda ekrana gelen program mesela kendisiyle iki veya üç defa
24:49program yaptım.
24:50Gazete içinde birkaç defa röportaj yapmıştım kendisiyle.
24:53Türkiye'de Müslümanlar medyada geç kaldı mı diye sormuştum.
24:57Ya da Müslümanlar medyaya mesafeli mi diye sormuştum.
25:00Mustafa abi rahmetli şunu söylemişti.
25:02Evet Müslümanlar medyaya ilk etapta, çünkü Türkiye'de gazeteciliğin tarihine baktığı zaman 1860'lara dayanır.
25:08Değil mi? Tercüman Ahval, orayla bakar, şey yapar.
25:131867'ler, Şinasi'leri falan oradan başlar.
25:16Fakat gazetecilik genellikle batıcıların daha çok sol jargonun, sol kesimin bir aparatı olarak hep öyle algılandı ve onların tek elinde
25:29oldu.
25:30Müslümanlar gazeteciliğe mesafeli durdular.
25:32Belki buna Frank kaynaklı olduğu için diyebilirsiniz.
25:35Belki buna sağlıklı haber vermediği için diyebilirsiniz falan.
25:40Ama en nihayetinde fakat, fakat zamanla şunu gördüler.
25:44Bu medyanın, gazetelerin, dergilerin, yayın mecralarının İslam karşıtlarının elinde olması,
25:53Müslümanları karalama, Müslümanlara iftira atma, Müslümanları zora sokmanın bir aparatı haline gelmeye başladı.
25:58Bunu 28 Şubat'ta çok iyi gördük mesela. Eskiden de görüyordum.
26:03Dolayısıyla halkı yanıltma mecrasına dönüştüğü için Müslümanlar sesini duyuracak, kendini savunacak, kendini ifade edecek mecralar aramaya başladılar.
26:13Mesela Erbakan Hoca siyasete başlıyor, sesini duyuracak mecrası yok.
26:18Diğer medya sürekli karalamak için haber yapıyor.
26:20Sadece iftira atıyor. Sadece karalamaya çalışıyor.
26:23Bu defa diyor ki biz kendi sesimizi nasıl duyurabiliriz?
26:26Milli gazete böyle doğuyor. Bir ihtiyaçtan doğuyor, bir zaruretten doğuyor.
26:30Milli gazeteyle birlikte ne oluyor? İlk aslında bizim okulumuz açılıyor.
26:34Yani daha öncesine gidersek aslında Osmanlı son dönemi, 1908'de Eşref Edip Fergan ve Mehmet Akif'in çıkardığı Sembirli Reşat var,
26:42Serhat-ı Müstakil.
26:43O da 1925'te İstiklal Mahkemeleri tarafından kapatılıyor.
26:47Yani şunu anlatmaya çalışıyorum.
26:49Akit özellikle 90'lardan sonra işte Müslümanların o yalnızlığa itildiği, seslerinin kısıldığı, hakaretlerin yağdığı, dışlandığı, ötekileştirildiği bir dönemde bu defa
27:03bir ses ve soluk olarak doğuyor.
27:06Bu defa da ne oluyor? O sürekli baskı altına alınmış, sesini duyuramayan, inanan kesim Akit'i, Milli Gazete'yi, Yeni
27:13Şefa'yı bir nefes borusu olarak görmeye başlıyorlar.
27:16Ve bu güzel de teveccüh gördü. Cesur da bir duruş sergiledi. Çok büyük badireler atlattı gazete.
27:22Yani davalar açıldı, basıldı, terör yuvası gibi değil mi?
27:26Yani sürekli davalar, Ali İhsan Bey'in şu anda odasına gidin, sanıyorum bir kamyondan fazla dava dosyası hala vardır.
27:33Duvarlar komple dosyayla kaplı.
27:34Ali İhsan Bey'i neredeyse göremiyoruz.
27:36Evet. Yani belki de Türkiye'de hiçbir medya grubunda böyle bir dava dosyalı oda bulamazsınız.
27:42Bu nedir? Türkiye'de işte cesur olmanın, hakkı ve hakikati savunmanın bedelidir o dosyalar.
27:49İbretliktir.
27:50Dolayısıyla bu anlamda bence şanlı bir tarih ve hareketin.
27:54İnşallah bu misyonu bozmadan hak ve hakikatin yanında cesur ve korkusuz bir şekilde devam edecek.
28:01Daha nice 30 yıllar, 35 yıllar, 40 yıllar, asırlar devam edecek diye umut ediyorum.
28:06Evet. 33. yılı kutlu olsun diyoruz. Mustafa Karasanoğlu ağabeyi Allah'tan rahmet diliyoruz.
28:14Geçenlerde vefat yıl dönümüydü. Gittik Edirnekapı şehitliğinde.
28:19Kabre başında andık kendisini. Gerçekten güzel insandı Mustafa Karasanoğlu.
28:23Bendeniz'in de ilk haberlerinin yayınlandığı gazetelerden biridir Hakit.
28:27Mesela 1900, tam bir dakika şimdi düşündüğüm 30 sene olmuş.
28:30Mesela 1996'nın Eylül'ünde ve Ekim'inde benim ilk haberlerim Hakit'te yayınlandı.
28:35Mesela 96 tam evet kaç sene olmuş?
28:3830 sene mi olmuş?
28:39Evet.
28:40Tam 30 sene olmuş haberleri bir yayınlanıyor.
28:41Bu arada şöyle şimdi siz hastayken ve şifa bulmaya çalışırken dünyada o kadar gelişmeler oldu ki Mekke Anlaşması imzalandı.
28:54İran, ABD savaşı devam ediyor.
28:57Yani çatışma düzeyinde hala devam ediyor.
29:00Amerika saldırıyor.
29:02Gazze'de katliam devam ediyor.
29:03Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı.
29:06Şu anda işte topraktan numuneler alındı.
29:10Birçok gündem var.
29:11Hangisini konuşalım?
29:12Bugün 12 Eylül.
29:13Madem Akit'ten gidiyoruz ya biraz ona değinelim.
29:15Biraz değinelim.
29:16Ardından bülteni kapatacağız çünkü.
29:18Süremiz tamamlanacak.
29:20O zaman yönetmenine rica edeyim.
29:23Ona fotoğraflar atmıştım.
29:251, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 diye sırayla onları döndürebilir.
29:28Geliyor.
29:29Şöyle bakın bugün aynı zamanda biliyorsunuz Akit medyamızı konuştuk.
29:3533 yaşında.
29:36Bugün aynı zamanda maalesef millete darbe, demokrasiye darbe, millet iradesini darbenin de 46. yıl dönümü.
29:45İlk değil aslında bu biliyorsunuz.
29:47İlk darbe, Cumhuriyet döneminin ilk darbesi diyelim en azından.
29:5027 Mayıs 1960'dı.
29:52İşte o darbenin hesabı sorulmadığı için 27 Mayıs'ın ne oldu?
29:5712 Mart 71'de muhtırayla müdahale ettiler millet iradesine.
30:01Onların da hesabı sorulmadığı için 12 Eylül 1980'de darbe gerçekleşti.
30:11Ve bu darbe sıradan bir darbe olmadı.
30:14Türkiye 10 yıllarca geri gitti.
30:17Ve bugün bakın şu sürekli bazı çevreler işte FETÖ üzerinden değil mi?
30:25Mesaj veriyorlar mesela 15 Temmuz'da yaşanan üzerinden sürekli dindar kesim suçlamaya başladılar.
30:32İşte diyelim ki başka cemaatler, şimdi Süleymanlı dediğimiz yapıya da itham ediyorlar mesela.
30:38Burada baktığın zaman ne diyorlar?
30:39Yeni FETÖ'ler olmasın.
30:40Yeni FETÖ'ler olmasın.
30:41Yeni FETÖ'ler çoğalıyor.
30:42Yeni FETÖ'ler geliyor falan.
30:43Hep bu propagandayı yapıyorlar.
30:45Ya bir dakika durun orada.
30:47Öyle bir şey yok.
30:48Bir kere bakın 27 Mayıs 1960'da FETÖ yoktu kardeşim.
30:54Kemalizm adına darbe yapıldı.
30:5612 Mart 71 muhtarası Kemalizm adına yapıldı.
30:59Bakın 12 Eylül Kenan Evren ne diyor?
31:0212 Eylül'ün ideolojisi Kemalizm'dir.
31:05Diğer Serkan kardeşim diğerlerini de oynasın bak göreceksin şimdi diğer fotoğrafları da.
31:11Şimdi Kemalizm adına yapılıyor bu darbeler.
31:14Atatürk yolunda yapılıyor.
31:15Türkiye Atatürk yolundan saptı diye yapılıyor.
31:18Şimdi niye bunları söyleme gereği duyuyorum?
31:21O zaman şunu mu diyelim?
31:22Yani şu anda biz 15 Temmuz'da Gülenci yapı kullanıldı diye
31:27o da dini bir söylemi var diye cemaatleri suçluyorsak
31:32e hadi bakalım 15 Temmuz'un dışındaki bütün darbeler Kemalizm adına yapıldı.
31:38O zaman ne diyeceğiz?
31:40Yani Atatürk düşünce değneği başta olmak üzere çağdaş yaşamı destekleme
31:44hepsini kapatalım mı?
31:45Yasaklayalım mı mesela?
31:46Türkiye'de Atatürk dersini de
31:48İnkılap tarihi dersini yasaklayalım mı?
31:50Kaldıralım mı?
31:51Dolayısıyla bakın
31:53Evren Atatürk kutsal bir idealdir.
31:56İşte 12 Eylül gazeteleri bunlar.
31:59Yani sürekli bakın
32:01İstanbul'daki Yeşilköy Havalimanı'nın ismi
32:03Yeşilköy Havalimanı'da biliyor musun?
32:0580'in öncesi filmleri izle
32:06uçak iniyor Yeşilköy Havalimanı diye yazıyor.
32:08Özel zamanında mı yapılmış?
32:09Hayır.
32:10Tam tersine Türkiye'de kapatılmakla ve yolsuzlukla adı gündeme gelen bir gazete bundan yırtmak için kampanya başlatıyor.
32:20Ne diyebiliyor musun?
32:21Yeşilköy Havalimanı'nın adı Atatürk Havalimanı olmalı diye.
32:24Kampanya yürütüyor.
32:25Bu defa Kenan Evren'de hoşuna gidiyor.
32:29Yeşilköy Havalimanı'nın adı Atatürk Havalimanı oluyor.
32:32Halbuki Atatürk'le alakası yok.
32:331912'den beri var.
32:34Osmanlı döneminde yapılmış bir havaliman orası.
32:36Yeşilköy Havalimanı.
32:38Yani bunlara bile tenezzül ediyorlar.
32:40Mesela
32:41Unkapandan aşağıya geçiyorsunuz.
32:43Karşıya geçeceğiniz bir köprü var ya.
32:45Ne diyorlar ona şimdi?
32:47Orada değil mi?
32:48Adına Unkaparı Köprüsü deniyor halk arasında ama
32:51tabela ne orada biliyor musun?
32:52Atatürk Köprüsü.
32:53Ama o köprü Atatürk'le alakası yok.
32:55Sultan Aziz döneminde yapılmış.
32:57Aziziye Köprüsü'ydü biliyor musun o?
32:59Aziziye Köprüsü'nün adını Atatürk Köprüsü yapıyorsun.
33:02Bunlara gerek yok.
33:03Yani bu kadar basit şeyleri tenezzül ettiler.
33:05Her yeri Atatürk.
33:07Atatürk heykeli.
33:08Atatürk ismi.
33:09Bakın bu söylediklerim mi?
33:11Atatürk karşıtı.
33:11Atatürk düşmanına anlaşılmasın.
33:13İstismardan bahsediyorum.
33:14Yani darbede de istismar ettiler maalesef.
33:18Bakın Atatürk'ün darbeyi yaparak
33:19Atatürk'ün vasiyetini yerine getirmişler.
33:21Dolayısıyla bu
33:23Kemalizm darbeydi.
33:24Kemalistlerin bir darbesiydi.
33:25Kemalist bir darbeydi.
33:27Bunun altını çizmek istiyorum.
33:28Türkiye'de bugün
33:29yani belki konuşamadık.
33:31İleriki bölümle de konuşacağız.
33:33Haluk Levent yani.
33:34İzmir'in dağlarında çiçekler açar dedi.
33:36Adam
33:36o kitleyi dolandırdı.
33:39Şimdi
33:3912 Eylül
33:40bakın
33:41o kadar büyük sonuçlara
33:42acı sonuçlara yol açtı ki
33:44işte PKK
33:45PKK'nın önüne açıldı.
33:47PKK'lılar
33:48Diyarbakır cezaevindeki
33:49uygulamalardan dolayı
33:51PKK'ya katılımlar hızla arttı.
33:53Kürt sorunu denen bir sorun
33:55oluştuysa bu ülkede
33:57zaten Kemalist ideoloji
33:59temellerini atmıştı.
34:0112 Eylül daha da
34:02bunu azdırdı.
34:04Mesela
34:04arkadaşlardan rica edeceğim.
34:06Bak mesela
34:079 numarayı veririm.
34:09Abi korkunç işkenceleri
34:10duymuşsunuzdur.
34:12Ama bu adam
34:12Selim Dindar
34:14Diyarbakır cezaevinde
34:15kalan bir adam
34:182010'lu yıllarda
34:19neşe düzeli bir röportaj vermişti.
34:21Abi korkunç işkenceleri
34:23bak hepsini okuyamayacağım
34:24zaten
34:24insanın şeyi dayanmıyor.
34:26Her birimiz tek tek
34:28o bak
34:28lağım suyunun içine
34:30indiriliyorduk.
34:31Cezaevinin içinde diyor.
34:32Lağımın içinde
34:33nefesimiz kesilene kadar
34:34tutuluyorduk.
34:35Diyarbakır cezaevinde
34:36yatan herkes yaşadı bunu.
34:37O pisliği
34:38içmedim
34:38yemedim diyen
34:39yalan söylüyor.
34:40Bir de avluda
34:41sırt üstü yatırılıyorduk.
34:42Bacaklarımızı
34:43yerden 15 santim
34:44yukarıda tutuyorduk.
34:45Bacağı düşen
34:46dayak yemek için
34:47sıraya giriyordu.
34:48Kıştı.
34:48Bir hafta boyunca
34:49gece ve beton
34:50o avluda
34:50suyun içinde yatırıldık.
34:52İhtiyacımızı
34:53suyun içinde
34:53yapıp
34:54ısırmaya çalışıyorduk.
34:55Her koğuşta
34:55hopörler vardı.
34:56Her gün
34:57cezaevinin amiri
34:58o yüzbaşının
34:58konuşmasını
34:59esas duruşta
35:00bir saat dinliyorduk.
35:01Hasta biriydi.
35:027. kolordu komutanının
35:03adamıydı.
35:04Oradan kendisini
35:05cezaevi için
35:05öldüren türden
35:06adamlar seçiyordu.
35:07Bunlar bu vahşeti
35:08yaptıktan sonra
35:09nasıl yemek yediler?
35:10Akşamları çocuklarla
35:11nasıl okşadılar bilmiyorum.
35:13Diyor ki bak
35:14itirafçılar dahi
35:15her şeyi işkence gördü.
35:16Elimde
35:16sigara söndürme
35:17izini görüyorsunuz.
35:18Yumurtalık bölgemde
35:20de sigara kibriz
35:20söndürdüler.
35:21Mahkemede
35:22bir hemşire
35:22bir hemşireme
35:24tebessüm ettim diye
35:25bir gardiyan
35:26elime 5 milimlik
35:27çivik çaktı.
35:28Copu ısırıp
35:29tekmeyle vurdular
35:30ve sonra
35:30ağzımdan dişlerimi
35:31copla birlikte çıkardılar.
35:33Ağzıma soktukları
35:35copu sağa sola
35:36döndürdüler.
35:37Gördüğünüz gibi
35:37ağzımı
35:38bir yanından
35:39yırttılar.
35:40İnsanoğlunun
35:40bunları nasıl yapabileceğini
35:42hala anlayamıyorum.
35:43Gözümün önünde
35:44öyle çok olay oldu ki
35:45ölümler
35:45işkenceler
35:46Abbas Çelik diye
35:47biri köy sahibi vardı.
35:48Oğluyla birlikte
35:49içerideydi.
35:50Oğluna
35:51soktukları copu
35:52çıkarıp
35:52babasının ağzına
35:53veriyorlardı.
35:54Sonra babaya
35:54soktukları
35:55oğluna
35:55abi
35:55inanılmaz işkenceler
35:58tamam mı?
35:59Şimdi buradan
36:00çıkan insanlar
36:02söz verdiler
36:03biz dediler
36:04dağa çıkacağız.
36:05Ve sanki
36:06bilinçli yapıldı
36:07bunlar.
36:07Yani PKK'yı
36:08büyütmek
36:08terörü büyütmek
36:09için yapıldı.
36:10Sonra bakın
36:12şimdi arkadaşlar
36:1310 numarayı da
36:14verir misiniz
36:14bilançoyu da görelim.
36:15Sadece
36:16cezaevlerinde
36:18kalmadılar.
36:18Siyaseti
36:19yasakladılar.
36:20Bakın
36:20Kızılay dışında
36:21neredeyse
36:22bütün sivil
36:22toplum kuruluşlarını
36:23vakıfları
36:24dernekleri
36:24kapattılar.
36:25Türkiye'nin
36:26partilerini
36:27kapattılar.
36:27İşte bak
36:28650 bin kişi
36:29gözaltına alındı.
36:30210 bin kişi
36:31dava açıldı.
36:32230 bin kişi
36:33yargılandı.
36:347 binden fazla
36:35idam cezası
36:36istendi.
36:37517 kişi
36:38ölüm cezası
36:3950 kişi
36:40idam edildi.
36:40Bunlardan birisi de
36:41hemşehrim
36:42çocuk ya
36:43Erdal Eren
36:4417 yaşındaydı.
36:46bir öğretmenin
36:47çocuğuydu.
36:48Yaşı büyütülerek
36:49idam edildi.
36:51Ve bu ülkede
36:51bunlar
36:52yaşandı.
36:54Peki niye
36:54yapıldı
36:5412 Eylül darbesi?
36:56Çok şey sayılır.
36:57Terör deniyor,
36:58anarşi deniyor,
36:59Cumhurbaşkanlığı
36:59adayı işte
37:00belirlenemiyordu.
37:01214 tur
37:01yapıldı,
37:02seçilemiyor.
37:02Evet,
37:03bunlar etkisi
37:03olabilir.
37:03Fakat
37:06biliyorsunuz
37:061975'te
37:07Türkiye
37:08Kıbrıs Harekatı
37:09sonrası
37:09Amerika-Türkiye'ye
37:10ambargo uyguladığı için
37:12Türkiye
37:12Amerika'nın
37:13üstlerini
37:13kapattı.
37:14Tarihte ilk defa
37:14el koydu.
37:16Millileştirdi.
37:17Amerikan bayraklarını
37:18indirip
37:18Türkiye bayrağını
37:19çekti.
37:20Ve arkasında ne oldu?
37:21Amerika ile Türkiye'nin
37:21arası açıldı.
37:22Hatta
37:23Türkiye
37:24Yunanistan'ın
37:25tekrar
37:26NATO'ya
37:27askeri kanada
37:28dönmesini engelledi.
37:29Vatveto etmişti.
37:30Bakın 12 Eylül
37:31darbecileri gelir gelmez
37:32ilk yaptıkları
37:33ne oldu biliyor musun?
37:35Eylül'de darbe oldu.
37:37Kasım ayında
37:38ilk iş olarak
37:39yeniden
37:40Amerika'nın
37:41Amerikan üstlerini
37:42Amerika'ya teslim etmek.
37:43artı
37:45Yunanistan'ın
37:45NATO'ya
37:46girişini
37:46evet demek
37:47darbecilerin
37:48yaptığı işler
37:50oldu.
37:51Ve biliyorsunuz
37:52dönemin
37:53CIA istasyon
37:54şefi
37:55Paul Hense
37:55açık açık
37:56dedi bizim
37:57çocuklar başardı.
37:58Ve dönemin
37:59yine Amerikan
37:59Ankara
38:00Büyükelçisi
38:00James Spain
38:01diyor ki
38:02bu darbecileri
38:03darbeci demiyor
38:04tabi
38:04bu yönetimi
38:05ele geçiren
38:06askerlerini
38:07tanıyoruz
38:07iyi dostlarımız.
38:08Açık açık
38:09söylüyor o dönem
38:10yani 12 Eylül
38:10darbesinden sonra
38:11Amerika'ya
38:12geçtiği notlardan
38:13aktarıyoruz.
38:14Dolayısıyla şunu
38:14anlatmaya çalışıyorum
38:15bunlar
38:17darbeyi
38:18anlamak için
38:20giden yolu
38:21çok iyi bilmek
38:22lazım.
38:22Tamamen dış
38:23destekli.
38:24Türkiye'yi
38:25Amerika'nın
38:25yörüngesine tam
38:26sokmak için
38:27yapılmış bir
38:27operasyondu.
38:28Ben bununla
38:29belki de hiç
38:30kimsenin söylemediği
38:31bir şeyi
38:31yıllardır söylüyorum
38:32o da şu
38:32İran-İslam devrimiyle
38:34bu darbenin
38:35bağlantısını
38:36kuruyorum.
38:36çünkü 1979
38:38Şubat'ında
38:39İran-İslam devrimiyle
38:41birlikte İran
38:43Amerika'nın
38:44İsrail'in ve
38:44Batı'nın
38:45güdümünden
38:46çıktı.
38:47Amerika'nın ve
38:47Batı'nın
38:48Orta Doğu'daki
38:49en büyük
38:49sac ayağıydı
38:50İran devrimi
38:51öncesi.
38:51Batı ve
38:52Amerika
38:52İran'ı
38:52kaybedince
38:53yeni bir sac ayağı
38:54ve güçlü
38:55ülke aradı
38:56Orta Doğu'da.
38:57Onun içinde
38:5710-11 ay sonra
38:58Türkiye'de bu
38:59darbeyi yaptı.
39:00Türkiye'yi kendi
39:01yeni sac ayağı
39:02yaptı
39:02Orta Doğu'da.
39:03Benim de
39:04tahliyelim bu.
39:04Bunu kimse
39:04söyleyemez ama
39:06ben söylüyorum
39:07iddia da ediyorum.
39:08Çünkü ondan sonra
39:09Türkiye'de
39:10İran'a bakış da
39:11muhafazakarların da
39:12diğerlerinde
39:13İran'a bakışı
39:14çok değişti.
39:14Bir İran
39:15karşıtlığı
39:16hortlatıldı.
39:16Çünkü İran
39:17Amerika'yı ve
39:18İsrail'i def eden
39:18ülke olduğu için
39:19maalesef
39:20bunları da gördük.
39:21Yani
39:21şunu söylemek istiyorum.
39:2346 yıl geçti.
39:24Babam
39:25ben 4 yaşındaydım.
39:26Babam
39:27köy ortasında
39:27saatlerce işkence
39:28maruz kaldı.
39:30Dolayısıyla
39:31bir
39:32işkence mağduru
39:34bir babanın evladı
39:34olarak da konuşuyorum.
39:36Darbeler bu ülkeye
39:37çok bedel ödetti.
39:38onun için
39:39bana göre
39:39hala
39:4112 Eylül'ün de
39:4227 Mayıs'ın da
39:4312 Mart'ın da
39:44hatta 28 Şubat'ın da
39:45tam anlamıyla
39:46hesabı sorulabilmiş değil.
39:48Maalesef
39:48sorulamaymış.
39:50Muharrem Bey
39:51teşekkür ederiz.
39:52Ağzınıza sağlık.
39:53Hastalık sürecinizi konuştuk.
39:54Yayının başında
39:55ardından
39:56Akit
39:56Medya grubumuzun
39:5833.
39:58Kuruluş Yıl
39:59dönümünü konuştuk.
40:00Ve en son
40:0112 Eylül
40:02darbe sürecini
40:03anlattınız.
40:04Ve gayet de
40:04güzel anlattınız.
40:05Yapılan işkenceleri
40:07anlattınız.
40:07Diyarbakır cezaevinde
40:08babayla oğluna yapılan
40:10işkence gerçekten
40:11kan donduruyor yani.
40:12O röportajın
40:13tamamını okuyamazsınız.
40:14Ben okuyamamıştım ya.
40:15Dayanamamıştım yani.
40:17Yani izleyicilerimiz
40:18Selim Dindar
40:19Neşe Düzel
40:20röportajı diye yazarlarsa
40:21o adam da
40:21vefat etti.
40:22Allah rahmet eylesin.
40:232010'larda yapmıştı
40:25o röportajı.
40:25Bu tarz gidin
40:26bölgeye
40:27Diyarbakır'a falan.
40:28Altantan
40:29sevgili Altantan'ın
40:30babası da
40:30o Diyarbakır'da
40:31işkenceden öldü biliyor musun?
40:33Yani
40:34insanlar
40:35PKK'yı meşrulaştırmak için
40:36söylemiyorum.
40:37Bak onu konuşamadık
40:38terörist Türkiye'yi ama
40:39PKK kurayı büyümedi yani.
40:41İnsanlar çocuğunu
40:42PKK'ya boşuna göndermedi.
40:43PKK'nın kucağına
40:45resmen
40:45Diyarbakır cezaevinde
40:47yaptıkları işkencelerle
40:48bu milleti
40:49itmişler.
40:50Ben bu şekilde
40:50net bir şekilde
40:51yorum yapıyorum.
40:53Dünya gündeminde
40:54çok gelişmeler oldu.
40:56Onu önümüzdeki hafta
40:57konuşuyoruz inşallah.
40:57Yani kuruş meselesini
40:58konuşamadık.
40:59Cemaatler meselesini
41:00konuşamadık.
41:00Başka zaman inşallah.
41:01Hatta siz Süleymanlılar
41:02veya Süleymancılar
41:05size göre belki
41:06Süleymanlılardır.
41:07Onun bir şeyini
41:08almıştınız.
41:09Liderini almıştınız değil mi?
41:11Tabii.
41:12O dönem baya net bir
41:14şekilde anlatmıştı
41:15Süleymancılar cemaatinde
41:16dönen sıkıntılı
41:18işleri anlatmıştı.
41:19Zaten o
41:20Fatih Süleyman Denizolgun
41:21o kendisi.
41:23Onun büyük girişimleri
41:24sonucu büyük ihtimal
41:25bu operasyon yapıldı.
41:28Gerçekten bu
41:29kuruşliği denen
41:30çeteyle sınırlı mı?
41:31Yoksa
41:32gerçekten bir
41:33cemaateme
41:33operasyon yapılıyor.
41:35Bunu aslında
41:35vaktimiz kalmaz için
41:36konuşamadık ama
41:37önümüzdeki günlerde
41:39inşallah fırsat vursak
41:40konuşacağız.
41:40İnşallah siz de yine
41:42programı yapmaya
41:43devam edeceğiz.
41:44Muharrem Bey çok teşekkürler.
41:45Teşekkür ederim.
41:45Teşekkür ederim.
41:46Değerli izleyenler
41:47AKİ TV Haber Koordinatörü
41:49Muharrem Coşkun Beyefendi'yi
41:50konuk ettik yayınımızda.
41:51Kendisine tekrar
41:52abone olmayı unutmayın.