Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 hafta önce
Av. Özcan Pehlivanoğlu’nun bu yazısı, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde yaşayan milyonlarca Türk'ün oluşturduğu stratejik ve toplumsal gücü kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. 1960’lı yıllardaki işçi göçüyle başlayan bu sürecin, günümüzde dördüncü ve beşinci nesillere ulaşarak kalıcı bir Avrupa Türklüğü kimliğine dönüştüğü vurgulanmaktadır. Yazar, bu kitlenin sadece Türkiye kökenlilerden değil, tüm Türk dünyasından gelen bireylerden oluştuğunu ve kültürel benliklerini kararlılıkla koruduklarını belirtmektedir. Avrupa'daki Türk varlığı, ekonomik başarıların ötesinde Türkiye’nin bekası ve küresel nüfuzu için hayati bir imkan olarak nitelendirilir. Metin, bu toplumsal potansiyelin heba edilmemesi adına ana vatan ile diasporasındaki kardeşleri arasında güçlü bir iletişim ve dayanışma ağı kurulması gerektiğini savunmaktadır. Sonuç olarak kaynak, Avrupa Türklerini büyük Türk ailesinin ayrılmaz ve onurlu bir parçası olarak tanımlayarak onlara gereken değerin verilmesi çağrısında bulunur.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bugün oldukça tanıdık ama bir o kadar da derin bir konuyu Avrupa Türkleri kavramının doğuş hikayesini inceliyoruz.
00:06Düşünsenize sadece coğrafi bir etiket olarak başlayan bir kelime, nasıl oldu da bugün devasa, kalıcı ve dipdiri bir kültürel gerçekliğe
00:13dönüştü?
00:14İşte bu incelemede kaynağımızdaki verilerle tam da bu inanılmaz evrimi, bu sosyolojik yolculuğu adım adım konuşacağız.
00:20Hazırsanız hemen dalalım.
00:22Peki hala, işte şu muazzam rakamla başlayalım.
00:2510 milyon.
00:26Evet, yanlış duymadınız, tam 10 milyon.
00:29Bu sayı, şu an Avrupa kıtasının dört bir yanına yayılmış Türk kökenli insanların tahmini toplam nüfusu.
00:36Şöyle düşünün, 7 milyonu doğrudan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, geri kalanı ise farklı vatandaşlıklara sahip.
00:42Yani kıtanın demografisini kelimenin tam anlamıyla şekillendiren devasa bir topluluktan bahsediyoruz.
00:48İnanılmaz değil mi?
00:50Hal böyle olunca insanın aklına ister istemez o kilit soru geliyor.
00:54Tam olarak birini Avrupa Türk'ü yapan şey nedir?
00:56Yani bu insanlar sadece göçmen bir topluluk mu, yoksa 10 yıllar içinde yepyeni kendilerine has bir kimlik mi inşa ettiler?
01:04Bugünkü analizimizin kalbinde yatan gizem de tam olarak bu aslında.
01:08Bu kavramın nasıl hayat bulduğunu kökenlerine inerek çözeceğiz.
01:12Kaynağımızda gerçekten çok ilginç bir bakış açısı var.
01:14Yazar diyor ki, Türk tarihi aynı zamanda bir göçler tarihidir.
01:20Yani meseleye göç olgusunu merkeze alarak yaklaşıyor.
01:24Aslında haklı, haksız mı?
01:26Türk milleti için yaşam her zaman hareketli olmuştur.
01:29Göç, sadece bir şehirden diğerine taşınmak değil, bu topluluğun kendini nasıl tanımladığını,
01:34nasıl var olduğunu sürekli yeniden şekillendiren çok güçlü bir dinamik.
01:38Bu göç dinamiği, sosyolojik isimlendirme geleneğimizi de harika özetliyor aslında.
01:43Tarihe bir bakın, coğrafya her zaman kültürel etiketi belirlemiş.
01:47Balkan Türkleri, Azerbaycan Türkleri diyoruz değil mi?
01:50İşte modern dünyada da bu gelenek aynen devam ediyor.
01:53Bugün Avustralya Türkleri veya tam da odaklandığımız Avrupa Türkleri kavramı var.
01:57Yani bu terim gökten zembirli inmedi.
01:59Binlerce yıllık tarihsel bir alışkanlığın çok doğal, çok modern bir devamı sadece.
02:03Bölüm 1, 1961 ve İşçi Göçü, Tarihsel Katalizör
02:08Tabii ki Avrupa Türkleri kavramı bir gecede sihirli bir şekilde ortaya çıkmadı.
02:14Her şey 1961 yılında Almanya ile imzalanan o ünlü ikili iş gücü anlaşmasıyla tamamen geçici bir hevesle başladı.
02:24Ama sonrasına bir bakın, 1980'lere geldiğimizde Frankfurt gibi şehirler çoktan güçlü bir Türk medyasının merkez üssü olmuştu bile.
02:342018'de Nürnberg'de geleneklerin nasıl dipdiri korunduğuna şahit olurken,
02:392020'lerde bu topluluğun küresel çapta bilimsel devrimlere imza attığını gördük.
02:45Nereden nereye öyle değil mi?
02:47Peki bu ilk nesil yola çıkarken o meşhur tahta bavullarına ne koydular?
02:51Yıl 1960, göç dalgası daha yeni başlıyor.
02:55İşkur, gurbete giden işçilere şu inanılmaz tavsiyeyi veriyor.
02:59Onurlu ol, zekanı iyi kullan, aileni ve evini unutma, sağlığını koru, bayrağını düşün.
03:05İnanılmaz gerçekten.
03:07Bu sadece basit bir devlet uyarısı değildi arkadaşlar.
03:10Vatanını terk eden insanların zihinlerine kazınan o manevi, o ideolojik temeldi.
03:15Bugün bir Avrupa türkü kimliğinden bahsedebiliyorsak, emin olun sebebi o ilk neslin bu sözleri kulağına küpe yapmış olmasıdır.
03:22İşçi olarak başlayan o serüvenin bugünkü tablosuna bir bakar mısınız?
03:27Kaynağımız, 4. ve 5. nesillerin artık sadece işçi sınıfından ibaret olmadığını, küresel öncülere dönüştüğünün altını kalın çizgilerle çiziyor.
03:36Avrupa'da virüs aşısını bularak dünyayı kurtaran o öncü bilim insanlarını düşünün.
03:41Ya da elit sporcuları, dünya çapındaki akademisyenleri, siyasetçileri, girişimcileri.
03:46O ilk neslin taşıdığı azim, bugün son derece başarılı dünya vatandaşı bir nesil yarattı.
03:52Bölüm 2 Almanya'nın ötesinde çeşitlilik, kıtasal bir gerçeklik.
03:57Şimdi, burada çok yaygın bir yanılgıyı kırmamız şart.
04:01Birçoğumuz, Avrupa Türkleri denilince nedense sadece Almanya'da yaşayanları ya da sadece Türkiye'den göç edenleri düşünüyoruz.
04:09Ama durum çok çok daha zengin.
04:11Kaynaklarımız diyor ki, evet yaklaşık 7 milyon kişi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı.
04:16Fakat geri kalan milyonlarca insan, Azerbaycan'dan, Kerkük'ten, Yunanistan'dan, Kırım'dan ya da Makedonya'dan Avrupa'ya göç etmiş.
04:24Kısacası bu kavram, kökenin neresi olursa olsun tüm Avrupa'ya yayılmış o devasa ve birleştirici kıtasal diasporayı anlatıyor.
04:33Bugün tüm Avrupa'yı sadece Türkçe konuşarak gezebilmeniz boşuna değil yani.
04:37Bölüm 3 Kültürel Altyapı Asimilasyona Direnmek
04:40İyi de, böylesine farklı yerlerden gelen bu devasa kalabalık,
04:4410 yıllar boyunca yabancı bir kültürün içinde eriyip gitmekten, asimile olmaktan nasıl kurtuldu?
04:50Kimliklerini bu kadar diri tutmayı nasıl başardılar?
04:53Cevap aslında çok net.
04:55Kendi elleriyle, tırnaklarıyla inşa ettikleri o muazzam kültürel altyapı sayesinde.
05:00Sadece evlerinde oturup beklemediler.
05:03Camiler, toplum merkezleri, spor kulüpleri kurdular.
05:06Bütün Avrupa'yı birbirine bağlayan dev sivil toplum federasyonları oluşturdular.
05:10Kendi güçlü ve bağımsız medyalarını yarattılar.
05:13Dahası, Türkiye'deki seçimlerde oy kullanarak demokratik haplarına sımsıkı sarıldılar.
05:18Bu, kelimenin tam anlamıyla asimilasyona karşı yazılmış, inanılmaz bir teşkilatlanma destanı.
05:25Bu sosyolojik analizi biraz daha somutlaştıralım.
05:28Yazarımız 2018 Haziran'ında Almanya'nın Nürnberg kentinde yaşadığı bir anıyı aktarıyor ki bence bu her şeyi özetliyor.
05:34Düşünün, bir caminin yanında devasa bir Ramazan çadırı kurulmuş,
05:37iftardan sonra samoverler tütüyor, çaylar, kahveler içiliyor,
05:403-4 bin kişi teravih namazı sonrası büyük bir coşkuyla sohbet ediyor.
05:44Yazar diyor ki, kendimi Türkiye'deki herhangi bir şehirdeymiş gibi hissettim.
05:48Coğrafya Almanya olabilir ama o çadırın içindeki kültürel ruh tamamen Türkiye'di.
05:53Üstelik bu sadece Almanya'ya özgü bir durumda değil.
05:56Kaynağımızda çarpıcı bir örnek daha var.
05:58Türkiye'den kilometrelerce uzakta, İsveç'in Malmö kentinde bir 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlaması.
06:06Tam 2 bine yakın insan bir araya gelip devasa bir coşkuyla bayram kutluyor.
06:11İnanabiliyor musunuz? Coğrafi kökenlerden binlerce kilometre uzakta olsalar bile,
06:16o derin duygusal ve kültürel bağların nasıl ilk günkü gibi taze ve canlı tutulduğunun harika bir kanıtı bu.
06:22Bölüm 4. Gelecek için yeni bir vizyon
06:25Evet, geçmişi ve bugünkü modern tabloyu tüm yönleriyle masaya yatırdık.
06:30Peki ya bundan sonrası?
06:31İşte kaynağımız, Türkiye ile Avrupa Türkleri arasındaki ilişkinin geleceği için çok çarpıcı bir vizyon ortaya koyuyor.
06:38Yazar açıkça uyarıyor, bu gücü heba etmemek için bakış açımızı acilen değiştirmemiz gerek.
06:44İletişimi kuvvetlendirmeli, bu muazzam demografiyi gerçekten anlamak için bilimsel metotlar kullanmalı
06:50ve en önemlisi onlara her zaman derin bir empati ile yaklaşmalıyız.
06:54Bu vizyonun olmazsa olmazı, geçmişin o zehirli kavramlarından kurtulmaktan geçiyor.
06:59Yıllarca kullanılan o ötekileştirici Almanca etiketi var ya,
07:04işte o etiket bu insanları orada yabancı, burada Almanca olma açmazlığına derin bir kimlik bunalımına itti maalesef.
07:10Yazarın talebi çok net, bu dışlayıcı etiketi tamamen çöpe atalım.
07:14Onun yerine onların Türk dünyası ailesinin şerefli, onurlu ve bütünleşmiş bir parçası olduğunu kabul eden Avrupa Türk'ü kimliğini kucaklayalım.
07:22Unutmayalım, onlar bizden kopmuş parçalar değil, bizim en büyük küresel gücümüz.
07:27Ve yavaş yavaş bu incelememizin sonuna gelirken, aklınızda şu düşüncenin kalmasını istiyorum.
07:321960'larda tren garlarıyla, o meşhur bavullarla başlayan hikaye,
07:37bugün bilimsel atılımlar yapan, devasa bir kültürel altyapıya sahip, tam 10 milyonluk bir güçle devam ediyor.
07:44Peki ama, yepyeni 5. ve 6. nesiller bu küresel sahneye adım atarken,
07:48bu büyüleyici kimlik, yani Avrupa Türk'ü olmanın o derin anlamı daha nasıl evrilecek?
07:54Sınırları daha ne kadar zorlayacaklar?
07:56Bunu zaman gösterecek.
07:58İncelememize katıldığınız için teşekkürler, bir sonrakinde görüşmek üzere.

Önerilen