- 1 saat önce
Milli Çözüm Dergisi - Yeni Anayasa Hazırlıkları ve Gerçek Değişimin Temel Kuralları
www.millicozum.com
www.millicozum.com
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00:00Yeni anayasa hazırlıkları ve gerçek değişimin temel kuranları
00:00:03AKP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, 18 Mayıs 2026 tarihinde NTV'deki bir söyleşide
00:00:11Şu anda yürürlükte olan mevcut anayasayı TBMM'ye getirip, kelimesi kelimesini aynen kabul edip geçirsek bile
00:00:18darbecilerin hazırladığı bir anayasayla yola devam etmek ayıbından daha iyi olduğuna inanıyorum şeklinde ifadeler kullanmıştı.
00:00:25Bu ifadeler aslında hazırlayacakları anayasanın özde aynı kalacağı, sadece sözde bir kısım değişiklikler sunacağının dolaylı itirafıydı.
00:00:34Yaklaşık iki sene önce Muhterem Üstadımız Ahmet Akgül, Sayın Devlet Başkanına ve ilgili yüksek kurumlara
00:00:41yeni anayasa yapılırken dikkate alınması gereken kuralları içeren mükemmel bir yazı hazırlamış ve ulaştırmıştı.
00:00:47Biz bu önemli ve ilmi uyarıları tekrar gündeme taşımayı tarihi bir görev saydık.
00:00:52Maalesef, Diyanet Başkanlığı mensuplarının, ilahiyat profesörlerinin, meşhur tarikat ve cemaat hocalarının,
00:00:59medrese mollalarının, iktidar yanlısı İslamcıların ve muhalefet parti başkanlarının,
00:01:04ya hem inanç esaslarımıza, hem çağdaş ihtiyaçlarımıza, hem de evrensel kurum ve kavramlara uygun yeni ve yeterli bir anayasa yapacak
00:01:13tapasiteleri bulunmadığı için,
00:01:14veya imana ve ilim adamlığına yakışmayan kuşkular ve korkular taşıdıkları için,
00:01:20iktidarın açık çağrısına rağmen ortaya koyamadıkları anayasal esasları Üstad Ahmet Akgül hazırlamıştır.
00:01:26İktidarın yeni anayasa çalışmalarına katkı sunulması yönündeki genel çağrısı üzerine,
00:01:31milli ve tarihi sorumluluk bilinciyle hazırladığımız yaklaşık 50 maddeyi içeren önerilerimizdir.
00:01:37Bu öneriler,
00:01:38TC Cumhurbaşkanlığı ve AK Parti Genel Başkanlığı makamına,
00:01:43TBMM Başkanlığına,
00:01:44TC Anayasa Mahkemesi Başkanlığına,
00:01:47TC Yargıtay Başkanlığına,
00:01:49TC Danıştay Başkanlığına,
00:01:51TC Sayıştay Başkanlığına,
00:01:53TC Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığına,
00:01:56CHP Genel Başkanlığına,
00:01:58MHP Genel Başkanlığına,
00:02:00SP-TBMM Grup Başkan Vekiline de bilgilerine arz edilmek üzere iletilmiştir.
00:02:05Anayasalar, bir ülkedeki toplumla, devlet arasında ortak konsensüsle oluşan ve her kesimi bağlayıcılık özelliği taşıyan hukuki metinlerdir.
00:02:15Anayasaların adil, milli, gerçekçi ve yeterli olması beklenir.
00:02:20Elbette bir ülkede hukukun ve huzurun hakim olması için sadece anayasaların doğru ve doyurucu olması yetmeyecektir.
00:02:28İlgili kanunların ve bunları uygulayanların da vicdani dürüstlüğe ulaşması gerekir.
00:02:33Yani sadece metrenin ve terazinin düzgün olması yetmez, onu kullanan elin de dürüst olması lazım gelir.
00:02:40Hazırlanan yeni anayasa, şu özellikleri taşımayacaksa ondan hayırlı sonuçlar beklemek boşunadır.
00:02:461. Bu anayasa, temel insan haklarına, evrensel hukuk kurallarına ve çağdaş yaşam standartlarına uygun hazırlanmalıdır.
00:02:542. Ancak küreselleşme, dünya ile bütünleşme, demokratik ve layık çıtaları yükseltme gibi jelatinli kılıfların arkasına sığınarak,
00:03:04ülkemizi emperyalist ve siyonist gizli dünya devletinin güdümüne sokacak,
00:03:09milli hakimiyet ve hürriyet düşüncesinden koparacak ve haçlı AB'nin himayesine taşıyacak tuzak kavramlardan mutlaka sakınılmalıdır.
00:03:173. Yeni anayasa, her türlü peşin önyargılardan ve ideolojik saplantılardan uzak, ilmi ve insani değerlere uygun yazılmalıdır.
00:03:274. Toplumun, farklı din ve düşünceden her kesimin özgürlük ve beklentilerini karşılamak,
00:03:33herkesin özgüvenini ve onurlu yaşam garantisini sağlayacak olmakla birlikte,
00:03:38milletimizin kahir ekseriyetini oluşturan insanlarımızın inancına, ihtiyacına ve ortak amacına uygun bir anayasa olması esastır.
00:03:46Aksi halde, milli bünyeye uyum sağlayamadığından, eğreti bir elbise gibi kalacaktır.
00:03:525. Anayasa mutlaka milli olmalıdır.
00:03:56Yani toplumun ananevi ve ailevi mirasına, dini ve ahlaki yapısına, tarihi ve tabi dokusuna ve lider ülke olma arzusuna olumlu
00:04:05yanıt verecek,
00:04:06yani doğal ve sosyal kanunlara münasip düşecek bir içerikte tasarlanmalıdır.
00:04:116. Ülkemiz ve milletimiz üzerindeki sinsi emelleri öteden beri bilinen haçlı zihniyetiyle şekillenen AB'ye uyum sürecine
00:04:20ve siyonist sömürü sermayesinin dünyayı ele geçirme projesi olan küreselleşme serüvenine kolaylık sağlamak
00:04:27ve meşruiyet kazandırmak niyetiyle yapılacak bir anayasa, peşinen bir anatasa, yani huzursuzluk kaynağı olacaktır.
00:04:347. Hazırlanacak yeni anayasa, hassas dengeleri ve cumhuriyet değerlerini gözetip kollayacak bir duyarlılık ve tutarlılık taşımalıdır.
00:04:438. Anayasa metninde, çok farklı ve aykırı biçimlerde yorumlanmaya müsait, güç ve iktidar çevrelerince,
00:04:50kendilerine göre yozlaştırılmaya münasip bulunan, kapalı ve karmaşık ifadelerden uzak durulmalı, açık ve anlaşılır bir dil kullanılmalıdır.
00:04:599. Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası tapusu konumundaki Lozan Anlaşması'nın kazanımlarını geri alacak,
00:05:06ertelenmiş sevrin dayatmalarını hortlatacak ve Lozan'ın gizli maddelerine resmiyet kazandıracak terim ve tavizlere asla yanaşmamalıdır.
00:05:14Değişim anayasası ve genel esasları, adil ve çağdaş bir anayasanın en önemli özelliği,
00:05:20temel hak ve hürriyetleri değil, özel görev ve yetki alanlarını ve genel sorumlulukları saymasıdır.
00:05:26Çünkü hak ve hürriyetler sınırsızdır ve doğaldır, yani doğuştan kazanılmıştır.
00:05:32Bu nedenle ayrıca ve kanunla sayılmaları anlamsızdır.
00:05:36Yasalar, sadece vatandaşların görev taksimatını, yükümlülük ve sorumluluk şartlarını ortaya koymalı,
00:05:42çok açık ve net ifadeler kullanılmalıdır.
00:05:45Milli Şuur istikametinde, daha önce hazırlanan yeni anayasa tasarılarının temel esaslarıyla ilgili öneri ve örnekleri,
00:05:52ciddi ve cesaretli, ilmi ve asri, insani ve islami olmakla beraber,
00:05:58yanlış anlaşılmalara, haksız hücumlara ve kasıtlı çarpıtılmalara müsait ifadeler içermekte,
00:06:03hatta bazen yersiz ve gereksiz teklifler getirmektedir.
00:06:07Bunları tek tek ele alıp, tenkit ve tahlil etmek çok zaman alacağından ve uzun yer kaplayacağından,
00:06:13biz Milli Çözüm İlmi Araştırma Ekibi olarak sadece önemli gördüğümüz bazı düzeltme ve eklemelerle
00:06:19ve özet halinde bir düzenlemeyi okurlarımıza, ilgili kurum ve şahıslara aktarmakla yetineceğiz.
00:06:25A. Türk ulusu tanımlanmalıdır.
00:06:28Ulusuz devlet olmaz.
00:06:29Türkiye devleti Türk ulusunundur.
00:06:31Bu da tartışılamaz.
00:06:33Yapacağımız tek şey, Türk ulusunun kimlerden oluştuğunu belirtmektir.
00:06:37Mustafa Kemal bunu dört ilkeye bağlamıştır.
00:06:39A. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
00:06:42B. Resmiyette ve genelde Türkçe konuşmak ve yazmak.
00:06:46C. Ülkeyi, düşman taarruz ve tasallutundan koruyucu ve devletimizi kurucu en önemli unsur olan halkımızın
00:06:53iman ve maneviyat esaslarına, farklı köken ve kültürleri aynı potada kaynaştırıp,
00:06:58millet vasfını oluşturmakta en büyük rolü oynayan Müslümanlığa sahip çıkmak ve
00:07:03tabi bütün inançlara saygı duymak ve özgürlük sağlamak esastır.
00:07:07D. Türkiye Cumhuriyeti'ne mensubiyet olarak,
00:07:10ben Türk'üm diyerek, ülkesine, devletine ve milletine bağlı kalmak.
00:07:14Biz bunların biraz değiştirilmesini ve şunların eklenmesini uygun buluyoruz.
00:07:19A. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
00:07:21başka ülkenin vatandaşı olmamak.
00:07:23Çünkü günümüzde özel ajanlığın kılıfı olarak kullanılmaktadır.
00:07:27B. Resmi dil olarak Türkçe'yi bilmek ve konuşmak.
00:07:31Genel eğitimi Türkçe yapmak, merkezi ve yerel bütün kurumlarda,
00:07:35resmi yazışma, konuşma, soruşturma ve yargılamada Türkçe'yi kullanmak kaydıyla.
00:07:39Ama başka dilleri de bilip konuşma,
00:07:42yerel ve özel ortamlarda kullanma hakkına sahip bulunmak.
00:07:45C. Normal vatandaşlara da azınlık haklarından yararlanma imkanı tanımak.
00:07:50Azınlıklar özel statülü vatandaştır.
00:07:52D. Genel aidiyet ve mensubiyet olarak Türküm demekten onur duymak.
00:07:57Ama bu durum özelde, örneğin ben Kürdüm demeye engel sayılmamak.
00:08:01Çünkü ırkın değil, ulusun alt kimlikleri olabilir.
00:08:04Olacaktır da.
00:08:05B. Laiklik tanımlanmalı ve herkesin anlayacağı bir Türkçe ile yazılmalıdır.
00:08:11Anayasamızın 24. maddesi, laikliğin temel esaslarını ortaya koymaktadır.
00:08:16Ama muğlak, kapalıdır ve istismara müsait durumdadır.
00:08:20Oysa, anayasa hükümlerinin, okuyan herkesin aynı şeyleri anlayacağı biçimde açık, met ve kesin bir dille ve Türkçe yazılması esastır.
00:08:29Bu nedenle, laikliğin 24. maddedeki temel esasları uygun olarak yeniden ve Türkçe yazılması,
00:08:36farklı kesim ve görüşlerden uzmanların ortak bir konsensüsle ortaya koyacağı bir tanımın hazırlanması artık zorunlu bir ihtiyaçtır.
00:08:43A. Çünkü 24. maddede, kamunun değil, devletin, B. Düzenin değil, temel düzenin, C. Dini fikriyatı değil, dini hissiyatı, D. İstismar
00:08:55edemez ve kötüye kullanamaz denilmiştir.
00:08:58Burada, veya yerine V kullanılarak, istismarın açıkça kötüye kullanmak olduğu belirtilmiştir.
00:09:04Oysa bugün, laiklik tamamen farklı yorumlanmaktadır ve her türlü istismar ve suistimale açık bulunmaktadır.
00:09:12Hem din istismarcıları hem devrim simsarları bu kapalı laiklik maddesini kendilerine uydurmaya ve baskı unsuru olarak uygulamaya çalışmaktadır.
00:09:21C. Hakimlik sistemi uygulanmalı ama bunun yanında hakemlik sistemi de oluşturulmalıdır.
00:09:26Yeterli hukuk tahsili yapmış, kendi sahasında uzmanlaşmış kimselere, devlet tarafından bugünkü avukatlık ve hakimlik karşılığı hakemlik yetkisi verilecek ve maaşları
00:09:37bütçeden ödenecektir.
00:09:39Hakemlerden birini bir taraf, ötekini diğer taraf seçmelidir.
00:09:43Başhakemi ise hakemler kendileri seçmelidir.
00:09:45Geçiş sürecinde başhakemliği bugünkü atanmış hakimlerden birisi üstlenmelidir.
00:09:51Hakemlerin kararları temiz edilebilmelidir.
00:09:53Hakemler aleyhine dava açılabilmelidir.
00:09:56Yüce Divan, milletvekillerinden oluşmuş hakemlerden meydana gelmelidir.
00:10:01O zaman tüm dokunulmazlıklar kaldırılabilir.
00:10:04Kasıtlı, yanlı ve hukuka aykırı karar veren hakemlerin yetkilerine son verilmeli, her türlü devlet görevlerinden ve şahitlikten men edilmelidir.
00:10:12Ç. Şu maddeler anayasada yer almalıdır.
00:10:151. Faizin her türlüsü kaldırılmıştır.
00:10:18Devlet faizsiz kredi kurumları oluşturacaktır.
00:10:21Geçiş sürecinde faizli bankacılığa ruhsat verilecek, ancak banka ve faiz batıklarına resmi teminat sağlanmayacaktır ve faiz giderleri masrafa yazılmayacaktır.
00:10:322. Vergi sadece servet ve üretimden alınacak, isteyenden, üretilen mal cinsinden de vergi toplanacak, ücretten vergi alınmayacaktır.
00:10:403. Her türlü sarhoş edici içki ve uyuşturucu, bunların alım satımı, reklamı ve özendirici yayınlar yasaklanacaktır.
00:10:484. Ahlaki ve ailevi hayatın yozlaşmasına ve her çeşit fuhşum yaygınlaşmasına sebep olacak hiçbir yola ve yayına fırsat tanınmayacaktır.
00:10:57A, B istiyor diye, milli ve manevi değerlerimizin dejenere ve tahribine fırsat tanınmamalıdır.
00:11:045. Her türlü kumarın, loto, toto, piyango, kazı kazan, at yarışı gibi şans oyunlarının ve hele devlet eliyle ve garantisiyle
00:11:12oynanması son bulacaktır.
00:11:146. Ceza hukukunda caydırıcılık esas olacak, bu nedenle kısas, misliyle karşılık ve idam uygulanacak, tutuklamalar dışında hapis yerine genellikle maddi
00:11:25külfet ve müeyyide ve ağır kamu hizmetlerinde mecburi görevlendirilme yapılacaktır.
00:11:29D, ekseriyet sistemi yerine ortak vekillik sistemi getirilip uygulanmalıdır.
00:11:35TBMM'de farklı kesimler adına temsilciler oluşmalıdır, temsilciler ilgili konuları ve sorunları tartışmalıdır.
00:11:42Anlaşamadıkları hususlarda ortak vekil atayıp bu ortak vekil istişareden sonra karar almalıdır.
00:11:48Bu karar herkesi bağlamalıdır, çünkü ortak vekillerin kararıdır.
00:11:52Ortak vekiller sıralama usulü ile atanmalıdır.
00:11:55E, Merkez Bankası'nın parayı nasıl çıkaracağı kanunla saptanmalıdır.
00:12:00TCMB hem dış bağlantılardan hem de siyasi baskılardan arındırılmalıdır.
00:12:05Karşılıksız para asla çıkmamalıdır.
00:12:07Para, sadece arz edilen emeğe avans olarak aktarılmalı ve krediler stok edilen mala tanınmalıdır.
00:12:13Yapılara, binalara kredilendirilme imkanı sağlanmalıdır.
00:12:17Altınla değiştirilebilen bir para çıkarılmalıdır.
00:12:20Devlet, taşınmazlar alıp satarak para arzını dengeleyebilir olmalıdır.
00:12:24Devlet, faiz vermemeli ve almamalıdır, özel bankaların faizli hesaplarına garanti sağlamamalıdır.
00:12:30F, Tek karar merceğinin bürokrasi olduğu yerlerde, barolara, odalara ve sendikalara, sermaye odaklarına değil, vatandaşa hizmet vereni seçtirme ve hizmetliğe
00:12:41ona göre maaş verme sistemi uygun bulunmaktadır.
00:12:44Odalar Birliği, Tabipler Odası, Avukatlar Barosu'nun yöneticileri, şeffaf ve demokratik seçimlerle belirlenmeli ve çoklu sistem getirilmelidir.
00:12:52Antidemokratik kuruluşlar artık tarih olmalıdır.
00:12:55G, Seçim barajı %5'e indirilmeli ve partilere oylarını birbirine kullandırabilme fırsatı tanınmalıdır.
00:13:03Denge, nisbi sistemde aranmalıdır.
00:13:05Partilere aldıkları oylar nispetinde bakanlık verilmeli ve hiçbir vatandaşın oyu boşa çıkarılmamalıdır.
00:13:11H, Türkiye, dengeli olarak yüze yakın ile bölünmeli ve yeniden yapılandırılmalıdır.
00:13:17Bir ilin nüfusu 1 milyondan fazla olmamalıdır.
00:13:20Bölge merkezlerine valiler merkezden atanmalıdır.
00:13:24Diğer illerin valilerini halk seçmeli ve çift başlılık ortadan kaldırılmalıdır.
00:13:28Meclisleri de bağımsız çalışmalıdır.
00:13:31Cumhuriyet kanunları bütün ülkede geçerli olmalıdır.
00:13:33Ancak, tarihi ve turistik sebepler ve yöresel gereksinimlerle ve tabi anayasal sistemin temel esaslarına aykırı düşmemek,
00:13:42milli birlik ve dirliğe zarar vermemek şartıyla il meclislerine özel kurallar getirme hakkı tanınmalıdır.
00:13:48İ, her türlü eğitim ve öğretim serbest olmalı ancak bütün imtihanlar devletçe yapılıp resmi ve geçerli diplomayı devlet vermiş olmalıdır.
00:13:56Bu diplomalar ve imtihanlar sonucu kazanılan meslek ve memuriyetlere, örneğin 5 yılda bir, gelişen ve değişen yeni şartlara hazırlanma ve
00:14:05intibak imtihanları yapılmalıdır.
00:14:07Halkın ne öğreneceğine değil, istediği şeyleri bilip bilmediğine bakılmalıdır.
00:14:11Devlet halka, sen bunu öğren diyebilir ama hiç kimseye şunu öğrenmeyeceksin diyemez.
00:14:17J, farklı din ve mezheplere bağlı bütün meşrep ve cemaatlere resmiyet kazandırılıp mesuliyet yüklenmeli, partiler ve mesleki kuruluşlar gibi onları
00:14:26da yönetime katmalıdır.
00:14:28Evet, bir yönetim ya demokrasi ya da dikta rejimi olacaktır.
00:14:32İkisinin arası sadece karmaşadır.
00:14:35Devleti ayakta tutmak, toplumda adalet, huzur ve refahı sağlamak istiyorsak,
00:14:40kuvvetler ayrımına dayalı, meclis etkinliğine ve denetimine saygılı bir başkanlık sistemi uyarlanmalı ve demokrasiyi tam olarak uygulamalıdır.
00:14:49Kağmason locaları ve yan kuruluşları ve bazı tarikat ve cemaat yapılanmaları gibi dış bağlantılı ve hıyanet maksatlı tüm dernek ve
00:14:57oluşumlar kapatılmalı.
00:14:58Bunların, sivil ve asker bürokratları ve siyasi kadroları etki altına alarak devleti ve milleti yönetmesine fırsat tanınmamalıdır.
00:15:06Böylesi karanlık odaklarla ilişkilerini sürdürenlerin ehliyetleri geri alınmalı, resmi veya devlet hizmetlerinden atılmalıdır.
00:15:14Şimdi mevcut anayasaların varsayımlarını ele alalım ve neden bizzat kendilerinin sorun olduğunu sıralayalım.
00:15:21A. Mevcut anayasalar ekseriyet kararlarına dayanır.
00:15:24Oysa ekseriyet kararı sadece azınlıkta kalanların haklarına zulüm değil, aynı zamanda istikrarsızlık kaynağıdır.
00:15:31B. Mevcut anayasalar ekseriyet seçimine dayanır.
00:15:35Bu da yalnız çoğunluğun azınlığa hakimiyetiyle sonuçlanmaz, aynı zamanda çelişkiler doğurur.
00:15:41Sonunda, layıklıkla demokrasi bir arada yürümez hale gelir ve tıkanır.
00:15:45C. Mevcut anayasalarda hakim devlet vardır.
00:15:49Ekseriyetin oyu ile de gelse, iktidarda olanlar halka hükümran gibi davranır.
00:15:54Onlar ne kadar hak tanırlarsa, insanlar o kadar hürriyetini kullanır.
00:15:58Beş senede bir yapılan seçimlerle sadece efendilerini değiştirirler ama gizli kölelik devamlıdır.
00:16:04D. Mevcut anayasalar merkezi yönetimi esas alır.
00:16:08Bu sakat yaklaşım, yalnız taşlanın sömürülmesini doğurmaz, aynı zamanda işlerin sürüncemede kalmasını ve sistemin tıkanmasını sağlamaktadır.
00:16:16E. Mevcut anayasalar merkezden atanmış hakimler sistemiyle yargıyı dağıtmaktadır.
00:16:22Böylece, yargı bağımsızlığı lafta kalmaktadır.
00:16:25Savcı hakimin yanında oturur, maaşları merkez verir, terfileri onlar yapar, ayrıca beğenilmeyen kararlarda bu sefer yargıtayda bozulmaktadır.
00:16:35Yargıtay da bazen kuvvetler ayrılığı dengesini kendi lehine bozmakta ve böylece yargı devleti oluşmaktadır.
00:16:41F. Mevcut anayasa, bürokratik anayasadır. Dokunulmazlıklar anayasasıdır. Sınıflı anayasadır.
00:16:48Bürokrat, halkın üstünde ve sanki hata etmez sayılır.
00:16:52Yetkileri polisten alıp hakime vermekle sorunların çözüleceği kanaatı yaygındır ama bu da yanlıştır.
00:16:58G. Mevcut anayasa sadece hakları sayan bir anayasadır.
00:17:02Yani, insanlar köle sayılır, hakları sınırlıdır, sadece devlet onlara istediği hakları sanki ihsan ve ikram gibi lütuf buyurlaktadır.
00:17:10Hakların nerelerden tahsil edileceği de belirsiz bırakılmıştır.
00:17:14Devlet şunu yapar, bunu yapar der ama kimin yapacağı yanıtsızdır, nasıl yapılacağı ise karanlıktır.
00:17:21H. Mevcut anayasa ekonomide faizli sistemi esas almıştır.
00:17:26Faiz, enflasyonu, enflasyon işsizliği, işsizlik açlığı, açlık borcu, borç yolsuzluğu, yolsuzluk rüşveti, rüşvet baskıyı, baskı anarşiyi doğurmakta ve insanlar birbirini
00:17:38boğmaktadır.
00:17:39Bütün bunlar da mecburen siyonist ve emperyalist odaklara mahkum olmaya yol açmaktadır.
00:17:45I. Mevcut anayasa gelir vergisine dayanan anayasadır.
00:17:48Bu da sömürü sermayesini güçlendiren ve tekele götüren, ekonomik ve siyasi krizler üreten bozuk bir yapılanmadır.
00:17:55J. Mevcut anayasa resmen olmasa bile fikren ve fiilen fuhuş serbestliğine dayanmaktadır.
00:18:01Her türlü cinsel ilişki bir nevi serbest bırakılmıştır.
00:18:05Bu da aile müessesesini yıkmakta, genel ahlakı yozlaştırmaktadır.
00:18:10Oysa bu varsayımların bizzat kendileri çözülmesi gereken sorunlardır.
00:18:14Yani bozuk sistem, sorunların bizzat kaynağını ve sömürü çarkının dayanağını oluşturmaktadır.
00:18:20K. NATO ve AB gibi uluslararası kuruluşlarla gizli teslimiyet ve mahkumiyet anlamına gelecek uygulamalar kaldırılarak,
00:18:28karşılıklı çıkar dengesine ve tam bağımsızlık ilkesine dayalı anlaşmalar yapılmalı ve buna göre yasalar konulmalıdır.
00:18:35Yeni ve adil anayasaya geçiş kriterleri ve esasları.
00:18:381. Ortak teklif sistemi.
00:18:40Demokratik topluluk, herhangi bir konuda karar alacağı, hatta kanun ve kural yapacağı zaman,
00:18:46önce öneriler ortaya konacak, çeşitli görüşler meydana çıkacaktır.
00:18:50Gruplar birer temsilci belirleyecek, bu temsilciler ortak vekil seçecek ve onun istişari kararlar alması sağlanacaktır.
00:18:58Taraflar bu ortak vekilin aldığı karara uymak zorunda bırakılmayacaktır.
00:19:02Bu da tekliflerden biri sayılacaktır.
00:19:05Sonra oylama yapılacak ve ekseriyetin kararı yine geçerli olacaktır.
00:19:09Zamanla taraflar ortak vekil kararlarına uymayı öğrenecek
00:19:13ve böylece adil düzene geçilmiş ve gerçek demokratik katılım gerçekleşmiş olacaktır.
00:19:182. Ortak aday sistemi.
00:19:20Partiler adaylarını belirlerken ortak ön seçim yapılacaktır.
00:19:25Herkese açık olarak kendisine temsilci seçme hakkı tanınacaktır.
00:19:29Bir adayın seçilebilmesi için geçerli oyların en az yarısını alan aday ortak aday olacaktır.
00:19:35Daha az alanlar aldıkları oyları başka adaylara devredebilirler.
00:19:38Bir aday seçilmesi gereken oydan fazlasını temsil edemez.
00:19:43Fazlasını istediğine devredebilir.
00:19:45Böylece ortak adaylar belirlenmiş olur.
00:19:48Adaylar istedikleri partiye başvurabilirler.
00:19:51Parti bunları kabul ederse listesinin başında yer vermek durumundadır.
00:19:56Kalanları parti istediği kimselerle dolduracaktır.
00:19:59Bu ortak aday sistemiyle ekseriyet demokrasisinden temsili sisteme geçme fırsatı doğacaktır.
00:20:05Böylece sil barış demokrasisi zamanla olgunlaşacaktır.
00:20:103- Sürekli ve sistemli kontrol sistemi
00:20:13Bir görevli görevi yaparken tam yetkili sayılması lazım gelir.
00:20:17Gerekli kararları alıp uygulayacak ve uygulatacak fırsat verilmelidir.
00:20:22Sonra bunlar merkeze gönderilir.
00:20:24Merkez kontrol eder, yanlışlık varsa düzeltir, kötü niyet varsa cezalandırılma yoluna gidilir.
00:20:30Ama baştan müdahale edilmeyecektir.
00:20:32Zamanla bu merkezden görevlendirme sistemi yerinden görevlendirmeyle desteklenecektir.
00:20:38Böylece yerinden yönetim sistemiyle merkezi yönetim dengesi gerçekleşecektir.
00:20:444- Bölge valilikleri ve yerel yöneticilere yetki sistemi
00:20:48Batılı güçlerce dayatılan ve Türkiye'nin parçalanmasını ve bazı bölgelerin kontrolden çıkmasını amaçlayan
00:20:54demokratik özerklik ve federatif sistem gibi yıkıcı ve dağıtıcı girişimlere asla prim vermeden
00:21:00ülkemizdeki bürokratik hantallık ve tıkanıplığı giderecek ciddi tedbirler gereklidir.
00:21:05Bunun için de merkezi sistemle yerel yönetimler dengesinin yeniden kurulması,
00:21:11ülkenin üniter yapısını mutlaka koruyarak, etnik köken ve mezheplere göre değil,
00:21:16coğrafi durumlara ve kalkınmışlık şartlarını hızlandırmaya yönelik bölgesel programların hazırlanması
00:21:22ve merkezce atanan yetkili bölge valileri eş güdümünde yerel yönetimlerce birlikte kararlar alınıp
00:21:28uygulanması oldukça önemlidir ve artık geciktirilmemelidir.
00:21:32Resmi ve özel işlerde çıkan her türlü ihtilafların ilk çözümü,
00:21:36geçici olarak valilerin, kaymakamların ve bucak müdürlerinin yetkisine verilir.
00:21:41Onlara memuru kayırmanın, mağduru sahipsiz bırakmanın devlete ihanet olduğu öğretilir ve bunun cezası belirtilir.
00:21:49İşlerin aksamadan yürümesi için ne gerekiyorsa ona karar verilir.
00:21:53Mağdur edilenler sonradan mahkemeye giderek tazminatlarını alacak ve bunu da devlet ödeyecektir.
00:21:59Zülmedenlere ise cezasını devlete verecektir.
00:22:02Zamanla yöneticiler adil karar vermeyi öğrenecek,
00:22:06hakemler sistemi devreye girecek ve adil düzen böylece yerleşecektir.
00:22:10Giderek hakim devlet, hadim devlet haline gelecektir.
00:22:14Başkanlık sistemi, her bakımdan güçlü, katılımcı demokrasi kültürlü,
00:22:19bağımsız hareket edebilme dürtülü bir ülke için karar almada kolaylık ve hızlılık,
00:22:24dış politikada ağırlık ve saygınlık,
00:22:27yaygın kalkınmada bürokratik hantallığı çabuklaştırıcılık sebebi olacağı
00:22:31tarihi tecrübelerle ispatlanmıştır.
00:22:33Ancak siyasi, iktisadi ve askeri yönden bağımlı ve dış güdümlü yöneticilerin
00:22:39BOP gibi emperyalist projelerde ve CFR gibi siyonist merkezlerce görev üstlenip yürüttüğü ülkelerde ise
00:22:45başkanlık sistemi, meclisi ve milletin temsilcilerini devre dışı bırakıp
00:22:50o ülkeyi, başkan kılıflı, kendi kuklaları eliyle daha rahat ve sorunsuz yönlendirme
00:22:56ve demokratik denetimleri ve dengeleri kilitleme aracıdır.
00:22:59Adil düzendeki başkanlık sistemi, üstteki şartlar ve standartlar çerçevesinde yararlıdır ve bir ihtiyaçtır.
00:23:075. Hakemliğe geçiş sistemi
00:23:09Bugün de hakemlik vardır ve pek çok konuda Türkiye'mizde ve farklı ülkelerde uygulanıyor.
00:23:14Taraflar, baştan hakemliği kabul etmişlerse ondan sonra mahkeme yerine hakemlere gidiliyor.
00:23:20Ancak hiçbir şey yazmamışlarsa mahkemeye başvuruluyor.
00:23:24Sadece hiçbir şey yazmamışlarsa hakemlere gidecekleri kayda alınır ve avukatların hakemlik yapabilecekleri hükmü getirilirse
00:23:32zamanla hakemlik sistemi yerleşir ve işler hale gelir.
00:23:36Ceza davalarında da bilirkişiler taraflara seçtirilir.
00:23:40Biri bir bilirkişi seçer, diğeri de bir bilirkişi seçer, baş bilirkişiyi de bu ikisi seçer.
00:23:45Hakim bunların raporuna dayanarak karar verir.
00:23:48Reddedip yeniden başka bilirkişi atamalarını da isteyebilir.
00:23:526. Yarım mesai sistemi
00:23:54Bugün bürokratlar kaçak olarak dışarıdaki işlerde çalışmaktadır.
00:23:58Tam gün yasaları ile bu sorunlar aşılmaya uğraşılmaktadır.
00:24:02Oysa bürokratlar eşleştirilerek iç bölümü yapılsa, biri öğleden evvel çalışırsa, diğeri öğleden sonra çalışacak, resmi işler aksamayacaktır.
00:24:11Veya bir gün çalışırsa diğer gün çalışmayacaktır.
00:24:15Stratejik kurumlar dışında memurlara görevli olmadıkları bir alanda veya mekanda iş yeri kurma ve serbest iş yapma imkanı sağlanmalıdır.
00:24:24Böylece halkı ezen ve hayat pratiklerini bilmeyen bürokrat tipi yerine iş hayatı içinde yoğrulmuş ve halka kolaylık sağlayan bürokrasi ortaya
00:24:33çıkacaktır.
00:24:34Kendilerine faizsiz kredide verilecek, böylece serbest mesleğe geçişleri sağlanacaktır.
00:24:407. Mevzuat sistemi
00:24:42Kamuya ait bütün işler mevzuatla tanımlanacaktır.
00:24:46Görev nedir, görevli kimdir, yetkileri nelerdir, sorumlulukları nelerdir, görevlinin hakları nelerdir, hizmet alanlar kimlerdir, hizmet alanların yükümlülükleri nelerdir?
00:24:57Bütün bunlar açıkça tanımlanacak ve görevlinin masasında halka açık olarak bulundurulacaktır.
00:25:03Eğer mevzuat yapılmamışsa, bu sefer görevli mevzuatı kendisi hazırlayacak, mülki amire onaylatacak, ondan sonra göreve başlayacaktır.
00:25:12Yani yalnız haklar değil, görevler de sayılacak ve kimin yapacağı belirlenmiş olacaktır.
00:25:17Böylece kimse görevinden kaytaramayacak, sorumluluğu başkasına yıkamayacaktır.
00:25:238. Çalışana faizsiz kredi sistemi
00:25:26İşveren işçiyi çalıştıracak, işçinin ücretini devlet karşılayacak, karşılığında işvereni borçlandıracaktır.
00:25:33İşveren bunu faizsiz borçlanacaktır.
00:25:36Bunları ödemesi halinde kredisi artırılacak, ödeyemediği zaman kredisi azaltılacaktır.
00:25:42Cebri icra sistemi yanlıştır.
00:25:44Ardından ham madde kredisiyle faizsiz sisteme geçilmiş olacaktır.
00:25:499. Sermaye vergisi dönemi
00:25:51Ücretten ve gelirden değil, sermaye ve üretimden vergi alınmalıdır.
00:25:55Bu adil ve dengeli sistem uygulanırsa, artık vergi, mal makbuzları olarak alınıp satılır.
00:26:01Böylece hem vergi kaçakçılığı hem de haksız vergi zorbalığı önlenmiş olacaktır.
00:26:0710. Sözleşmeli özel eşlik sistemi
00:26:09Maalesef ülkemizde, giderek daha da yaygın ve tehlikeli hale gelen ve toplumun temel taşı,
00:26:16aile yuvasını tehdit eden fuhuş batağının kurutulması şarttır.
00:26:19Bunun için gerekli ve yeterli tedbirlerin mutlaka alınması lazımdır.
00:26:23Tartıştırılıp olgunlaştırılmak üzere bu sorunun çözümüne yönelik öneriler sunulmalıdır.
00:26:29Başka teklif ve tavsiyeleri olanlar bu konuya katkı sağlamalıdır.
00:26:33Görmezden gelerek ve boş vererek değil,
00:26:35evrensel hukuk ve ahlak prensiplerine,
00:26:38tabi ve insani gereksinimlere,
00:26:40milli gelenek ve göreneklerimize,
00:26:42dini ve vicdani değerlerimize buygun,
00:26:45dengeli ve denetlenebilir çareler üreterek,
00:26:47ahlaklı ve sağlıklı bir toplum yapısını kurmak ve korumak için çaba harcanmalıdır.
00:26:52Bu teklif aslında, pek çok yöremizde,
00:26:54imam nikahı altında veya
00:26:56metres, dost, sevgili, flört gibi tanımlarla
00:27:00zaten fiilen yaşanan bir durumu disipline edip,
00:27:03özellikle kadın haklarını ve genel ahlakı koruma amaçlıdır
00:27:06ve yine, doğal ve sosyal ihtiyaçların doğru ve meşru yollarla karşılanmasına imkan sağlanmaktadır.
00:27:13Bugünkü yasalara ve bunların kopya edilip alındığı batı ve batıl esaslara göre,
00:27:18diyelim evlenen bir kadın 30 yaşında,
00:27:20herhangi bir hastalık sonucu felç olursa
00:27:23veya bir kaza neticesi sakatlanır
00:27:25veya psikolojik rahatsızlıklara yakalanır da,
00:27:28çocuklarının ve kocasının ihtiyaçlarını karşılayamaz konuma düşerse,
00:27:32mevcut kanunlar erkeğe,
00:27:33bu kadını boşamadan yeni bir evlilik yapamazsın mecburiyetini dayatmaktadır.
00:27:38Oysa fıtri, vicdani, akli ve İslami temellere dayalı adil düzen anlayışı ise,
00:27:44o adama, önceki hanımını sıcak yuvasında ve çocuklarının arasında şefkatle barındır
00:27:50ama bu mazeret ve mecburiyetlerini belgelemek suretiyle
00:27:53ikinci ve resmi bir evlilik fırsatı da sana tanınmıştır,
00:27:56kapısını açık bırakmaktadır.
00:27:58Böylece, hem sakat ve rahatsız olan kadın sokağa atılıp,
00:28:02aile sıcaklığından uzak ve perişan yaşamaktan kurtulacak,
00:28:05hem de erkek bu mağduriyetle yaşamak zorunda kalmayacaktır.
00:28:09Görülüyor ki, Batı'nın merkezi ve gayriinsani sisteminden,
00:28:14Doğu'nun hükümler ve yükümlülükler sistemine geçmek için
00:28:17uygun çözümler bulunabilir, bulunmalıdır.
00:28:20Önce iki önemli ve tarihi bir tespitte bulunalım.
00:28:231- Allah'ın yeryüzüne indirdiği ilk anayasa Tevrat'tır.
00:28:28Orada devletin kuruluşuyla ilgili hükümler vardır.
00:28:312- İlk demokratik anayasa ise Medine Sözleşmesi olmaktadır.
00:28:35İslamiyetin etkisiyle, Batı dünyası hukuk sisteminde değişiklik yapmış
00:28:40ve serbest sözleşme ilkesini kabul etmiş,
00:28:43böylece devletler anayasalar yapmaya başlamışlardır.
00:28:46Kuvvete dayanan batıl ve barbarlık düzeninde,
00:28:491- Birinci varsayım.
00:28:50Herhangi bir şekilde oluşan bir kuvvet,
00:28:53ortak ihtiyaç ve amaçları yansıtan,
00:28:55ama mutlaka seçkinlerin saltanatını sağlayan bir anayasa yaparak,
00:28:59hukuk devletini oluşturmaktadır.
00:29:01Bu varsayıma göre, önce herhangi bir yolla bir toplulukta kuvvet meydana çıkmaktadır.
00:29:07Sonra bu kuvvet, disiplinli ve ortak iradeli topluluğu oluşturmaktadır.
00:29:12Bunlar ise anayasalarını yaparak devleti kurmaktadır.
00:29:15Bu varsayıma göre, anayasa ancak onu destekleyip yürüten bir kuvvet varsa anayasadır.
00:29:21Yoksa anayasa boş bir teoriden ve hayalden başka bir şey olmayacaktır.
00:29:25Bu varsayım doğru kabul edildiğinde, en güçlü oluşum ulusal kuvvet olmaktadır.
00:29:31Ulustan büyük toplulukların, dil dahil ortak anlaşma araçları olmadığı için,
00:29:36güçlü topluluk oluşturamayacağı varsayılır.
00:29:38Ulustan küçük topluluklar da güçlü organizeler kuramayacaktır.
00:29:42Dolayısıyla devletler ulus seviyesinde oluşmaktadır.
00:29:46Uluslararası savaşlarla bölgesel ve evrensel dengeler kurulmaktadır.
00:29:50Hakim olan uluslar, diğer ulusları hakimiyeti altına alarak sümürüp duracaktır.
00:29:55Bu varsayımda halk, devlete isteyerek değil, korkarak tabi olmaktadır.
00:30:00Bu devlette korkutanlar, yani hakim güç, vardır, bunlar yöneten odaklardır.
00:30:06Bir de korkan, mahkum halk vardır, bunlar da yönetilen ve güdülen sürüler konumundadır.
00:30:11Hak ve adalet düzeninde ise, ortak inanç ve ihtiyaçlar etrafında anlaşanlar bir araya gelip,
00:30:17müşterek ve müttefik anayasa paydası sayesinde kuvvete ve hakimiyete ulaşmakta ve devlet olunmaktadır.
00:30:24Tarih boyunca kuvvet ve zulüm düzenlerinde anayasaları güçlü ve hakim olanlar yaparken,
00:30:30hak ve adalet düzeninde ise anayasalar kuvveti oluşturmaktadır.
00:30:34Sonunda, anayasası olan kuvvet, devlete dönüşmüş olmaktadır.
00:30:39Devlet kavramı, anayasayla kuvvet birleşmesinden meydana gelmiş bir olgu sayılmaktadır.
00:30:44Peygamberler, insanları önce bir inancın potasında toplamışlardır.
00:30:49Sonra onları, bir kitap, yasa etrafında organize yapmışlardır.
00:30:53Böylece, ortaya çıkan kuvvet ile devletlerini oluşturmuşlardır.
00:30:58Uzlaşarak devlet oluşturma çabalarının ilk örnekleri,
00:31:01Mezopotamya site devletleri arasında başlamıştır.
00:31:04Sonra, İbraniler Tevrat'ın etrafında, Hristiyanlar İncil'in etrafında,
00:31:09Müslümanlar ise Kur'an'ın etrafında kaynaşmışlardır.
00:31:12Böylece, büyük uygarlıklar kurmuşlardır.
00:31:15Burada sorun şudur.
00:31:17İnsanları uzlaştıran temel unsur ne olacaktır?
00:31:20İnsanlar hangi dürtüler ve gereksinimlerle bir araya toplanarak
00:31:24ve ortak anayasa yaparak güçlenecek ve devletlerini kuracaklardır?
00:31:28Kimilerine göre bu ihtiyaç, ırktır.
00:31:31Aynı soydan gelenler, birlikte yaşamak için toplanır,
00:31:34ortak anayasa yapılır, güçlenmeye çalışılır ve sonunda devletlerini kurmuş olurlar.
00:31:39Bunlar, güya başka ırktan olanları aralarına almazlar, onlara tahakküme de kalkışmazlar.
00:31:46Oysa, kuvvet varsayımına göre, gücü yetenler başka ırkları tahakkümleri altına almaya çalışırlar.
00:31:52Kimilerine göre, ortak payda ırk değil, yurt olmalıdır.
00:31:56Aynı topraklar üzerinde olanlar, güçlenmeleri ve kendilerini koruyabilmeleri için
00:32:01uzlaşarak ortak anayasa yaparlar ve birlikte yaşarlar.
00:32:04Bu anlayış yeterli değildir.
00:32:06Çünkü, toprağın sınırını kim belirleyecek ve nasıl kabul ettirecektir sorusunun yanıtı verilmemiştir.
00:32:12Kimilerine göre, bu ortak değer din ve inançtır.
00:32:16Aynı inanca sahip olan kimseler, bir araya gelerek, birlikte anayasalarını yaparlar ve devletlerini kurarlar.
00:32:22Bu da yeterli olmamaktadır.
00:32:24Çünkü, büyük dinler tüm yeryüzüne dağılmıştır.
00:32:27Ancak, ortak paktlar ve pazarlar halinde ittifaklar kurulacaktır.
00:32:31Hepsini tek devlet çatısı altında toplamak imkansızdır.
00:32:35Bu arada, devletleri oluşturan asıl unsur ya ekonomidir yahut hukuk düzenidir diyenler de vardır.
00:32:41Adil düzene göre ise, ortak amaçlar ve ihtiyaçlar etrafında,
00:32:46farklı kültür ve kökenden toplulukların kendi iradeleriyle bir araya gelmesiyle devletin temeli atılmaktadır.
00:32:53Anlaşanlar, bir araya gelerek ocak, bucak, il ve ülkelerini kurmaktadır ve ülkemiz böyle yapılandırılmıştır.
00:33:00Ancak, halkımızın her tabakasının yerel ve genel yönetime tam katılımını sağlayacak yeni ve adil bir anayasaya ihtiyaç vardır.
00:33:08İşte buna, silm, barış ve selamet demokrasisi demek uygun bulunmaktadır.
00:33:13Daha sonra, ortak amaçlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda küresel paktlar oluşturma imkanı doğacaktır.
00:33:19Türkiye'de, Mustafa Kemal'in öncülüğünde, anlaşan, uzlaşan ve asırlardır birlikte yaşayanlar,
00:33:26bir araya toplanıp, kuvvayi milliyeyi oluşturdular.
00:33:29Şanlı kurtuluş savaşımızı başlatıp başardılar, sonra geçici anayasa yaptılar, devletlerini kurdular.
00:33:36Mübadele, nüfus değişimi yoluyla anlaşanları, özellikle Balkanlar ve Kafkaslar'daki farklı kökenden Müslüman unsurları,
00:33:43bir araya getirmeyi başardılar.
00:33:45Bu mübadele, halkların karşılıklı değişimi dini temelde yapılmıştı ama ülke bağımsızlığı bir istiklal savaşıyla kazanılmıştı.
00:33:54Böylece ulus devleti kurdular.
00:33:56Ortak dil olarak Türkçe'yi seçip uzlaştılar.
00:33:59Kuvvet düzeninde ise, herhangi bir şekilde oluşmuş güç odakları anayasa yapmakta ve kendileri hukuk düzenine geçerek devleti kurmaktadır.
00:34:08Hak düzeninde ise, gönüllü olarak anlaşıp uzlaşan toplum temsilcileri,
00:34:13konsensüsle ortak bir anayasa yaparak, böylece kuvvet oluşturmakta ve sonra devletlerini kurmaktadır.
00:34:19Şimdi, Türkiye'mizde hazır oluşmuş bir devlet vardır ama maalesef altı oyulup yıkılmaya çalışılmaktadır.
00:34:26Ancak, Atatürk'ten sonra batılıları taklit eden işbirlikçiler,
00:34:30hak anayasasının yerine kuvvet anayasasını oluşturmuş, buna göre baskıcı müesseseler kurmuşlardır.
00:34:36Şimdi bunların ıslahının zamanıdır.
00:34:38Ancak devlet hazırdır, ayaktadır ve buna asla dokunulmayacaktır.
00:34:43Bu devletin varlığı elbette lazımdır, şarttır, hayat ve hürriyetimizin sigortasıdır ve buna sahip çıkılmalıdır.
00:34:50Ama şartlar ve ihtiyaçlar değişmiş olduğundan anayasa yetersiz kalmaktadır.
00:34:55Kuvvet düzeninden hak düzenine geçmek için, önce biz halk olarak adil düzen anayasasını hazırlayacağız.
00:35:01Sonra bunu siyasi partilere ve sivil örgütlere anlatacağız, tartışmaya açıp olgunlaşmasını sağlayacağız.
00:35:08O anayasanın, meclisten ve milli iradenin tercih ve tensibinden geçmesi için çabalayacağız.
00:35:14Türk savunma hukuku temel kuralları,
00:35:16anayasadaki temel maddelerden hiçbirini kaldıramazsınız, değiştiremezsiniz, bu yanlıştır ve yararsızdır.
00:35:23Çünkü o takdirde birçok devlet kurumları rahatsız olacak, kışkırtılacak ve patlama yaşanacaktır.
00:35:30Mesela, Genelkurmay Başkanlığını Milli Savunma Bakanlığına bağlayamazsınız.
00:35:35Çünkü o takdirde siz, silahlı kuvvetlerin statüsünü 3. 4. dereceye atmış olursunuz.
00:35:41Halbuki onun yerini dolduracak kurum, onun yapacağı güce sahip değildir, ülkeyi koruyamayacaktır.
00:35:47Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başkomutanlığını Türkiye Büyük Millet Meclisi seçmektedir ve onun bir organı yerindedir.
00:35:55Meclisi başkomutanlıkta Cumhurbaşkanı temsil etmektedir.
00:35:59Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı adına başkomutanlık görevini yerine getirir.
00:36:04Milli güvenlik ve savunmayı hazırlamada hükümet meclise karşı sorumluluk yüklenir.
00:36:09Maalesef ülkemizde, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 4 tane başı oluşmaktadır.
00:36:14A. Türkiye Büyük Millet Meclisi
00:36:16B. Cumhurbaşkanı
00:36:18C. Hükümet
00:36:20D. Genelkurmay Başkanı
00:36:21Bu durumda asker kimden emir alacak, kimi dinleyecek bu belirsizdir.
00:36:26Bu hususun netleşmesi gerekir.
00:36:29Devlet, hukuk düzeninin korunması için vardır.
00:36:32Hayati ve gerekli bir yapıdır.
00:36:34Ancak tarih boyunca hiçbir devlet, bağımsızlık savaşı verilmeden sadece hukuk düzeni içinde kurulamamıştır ve yalnız hukuk düzeni içinde korunamayacaktır.
00:36:44Ordu, vücudun zırhı olan deri vazifesini yapacak, bedenin içine karışmayacak ama bedenin dışarıya karşı savunulmasını, açık ve gizli tecavüzlerin savuşturulmasını
00:36:54asker sağlayacaktır.
00:36:56Askerler, devleti, askeri metotlarla kurar ve korur, sivil yönetim ise devleti hukuk düzeni içinde yaşatır ve geliştirmeye çalışır.
00:37:06Ordunun oluşması ve yetkileri, hukuk düzeni içinde denetlenir ama ordu içinde özel kurallar geçerlidir.
00:37:13Zayıflatılmış, etkisiz ve yetkisiz bırakılmış bir ordu ile Türkiye'nin bağımsızlık ve bekasını korumak imkansızdır.
00:37:20Temel kavramlar, seferberlik ve savaşla ilgili kavramlar kanunla konulacaktır.
00:37:26Olağanüstü hal, sıkı yönetim, seferberlik ve savaş halleri anayasada tanımlanmalıdır.
00:37:32Seferberlik, savaşa hazırlıktır.
00:37:35Seferberlik, hukuk düzeninin kaldırılıp yerine askeri düzenin getirilmesidir.
00:37:40Orduların konuşlandığı bölgelere veya tüm ülkeye şamildir.
00:37:44Bize göre, ülkemiz 12 bölgeye ayrılmalı, her bölgenin merkez ilinde bir ordumuz konuşlandırılmalıdır.
00:37:51Her bölge için ayrı seferberlik ilan olunabilir.
00:37:55Genel seferberlik, bütün ülkeye şamildir.
00:37:58Kısmi seferberlik, bölgeleri içerir.
00:38:00Seferberlik hali, belirlenen tarihler arasında geçerlidir.
00:38:04Savaş hali, hiçbir sınırlama yapılmadan askeri birliğe teslimdir.
00:38:09Savaş hali, hakların kısmen veya tamamen askıya alınmasını gerektirebilir.
00:38:13Savaş halinde, cephe komutanının bütün emirleri kanun hükmündedir.
00:38:18Kararları mahkeme kararları gibidir.
00:38:20Savaş bitinceye kadar müdahale edilemeyecektir.
00:38:23Her konuda komutan yetkilidir, esirlere yapılacak muamelede de söz sahibidir.
00:38:28Savaş bittikten sonra, savaş suçlusu aramak yersizdir.
00:38:32Çünkü savaş, zaten suçun meşrulaştığı yerdir.
00:38:35Ancak burada, hiçbir sınırlamaya tabi tutulmadan tabiri, her türlü haksızlık ve ahlaksızlığa izin verilin anlamında değildir.
00:38:44Evrensel savaş hukukuna mutlaka riayet edilecektir.
00:38:47Ve zaten bizim dinimizde ve milli geleneğimizde, savaşta bile her türlü barbarlık ve aşırılıkla ilgili yasaklar getirilmiştir.
00:38:55Milli savunma, varlık ve bağımsızlık sigortasıdır.
00:38:59Güvenlik ve savunma hazırlığından meclise karşı sorumlu olan hükümettir ve Milli Güvenlik Kurulu kararlarından yararlanarak görevini yerine getirir.
00:39:08Bugünkü mevcut sistemde yasalar, hükümeti iç güvenliği sağlamakla, orduyu ise savunmaya hazırlanmakla yükümlü saymaktadır.
00:39:16Bu konularda da meclise karşı sorumlu tutulmaktadır.
00:39:19Hükümet, ordunun başkomutanı olmadığından emretme yetkisi bulunmamaktadır.
00:39:24Ama genel kurmay başkanı ona bağlıdır.
00:39:27Yani savaş ve savunmayı hazırlamakla yükümlü olan kurum, amir değildir.
00:39:31O halde onun emrinde hazırlık yapar demektir.
00:39:34Milli Güvenlik Kurulu da bu emri verir demektir.
00:39:37Ama öbür taraftan sorumluluk hükümeti aittir.
00:39:40Bütün bunlar çelişkidir, belirsizliktir ve giderilmesi gerekir.
00:39:44Savunmanın çalışmaları ve bütçeleri ayrıdır.
00:39:47Yasa ile düzenlenmiştir.
00:39:48Meclis sadece ona gelir sağlayan kaynakları belirler.
00:39:52Ondan sonra genel bütçede yer almaz.
00:39:54Planlamada asker-sivil uzlaştırılır.
00:39:57Bu uzlaştırmayı yapacak olan kişi ise devlek başkanıdır.
00:40:00Savunma kararları güncelleştirilmeli, kararlılık içinde uygulanmalıdır.
00:40:05Savunma ile ilgili çalışmaları askeri karargahlar yapacaktır.
00:40:09Tüm hazırlık ve eğitim ordu tarafından yapılır ve ordu komutanlarının yetkisindedir.
00:40:14Savaş, seferberlik ile ordular arası veya ordularla sivil yönetim arasında çıkacak ihtilaflı kararları devlet başkanı giderir.
00:40:22Bu nedenle genelkurmay başkanının da doğrudan devlet başkanına bağlanması gerekir.
00:40:27Silahlı güç kullanılması
00:40:28Savaş veya benzeri hallerde hükümet meclisten izin almalıdır.
00:40:33Bugünkü sistemde sözde başkomutan cumhurbaşkanıdır.
00:40:37Hükümet meclisten onay alsa bile cumhurbaşkanı emir vermedikçe asker harekat yapamaz.
00:40:42Türkiye'de tezatlar ve çıkmazlar vardır.
00:40:45Örneğin 2006'da Lübnan'a asker göndermeye cumhurbaşkanı karşı olduğu halde gönderildi bu yanlıştır.
00:40:52Hükümet savaşa veya benzer eyleme tek başına karar veremez.
00:40:56Bunu meclisten geçirmekle yetinemez.
00:40:58Son kararda devlet başkanının onayı şarttır.
00:41:01Meclis isterse cumhurbaşkanını görevden alabilir.
00:41:05Ama devlet başkanı başta kaldıkça tüm savaş yetkisi onun emrindedir.
00:41:09Çünkü iktidar tecezzi, parçalanma kabul etmez.
00:41:13Mustafa Kemal'in kuvvetler birliği ilkesi budur.
00:41:15Yoksa okullarda herkes şu kıyafeti giyecek, bunu giyemeyecek meselesi, kuvvetler birliği ile ilişkisi olan bir şey değildir.
00:41:23Bu tavırlar devlete ve askere olan güveni zedeleyecek ve zarar verecektir.
00:41:28Şu andaki mevcut yasalarda, bakanlar kurulu savaşla ilgili her türlü hazırlığı yapmak,
00:41:34genelkurmayın talebi üzerine imkanları onun emrine vermek durumundadır.
00:41:37Burada belirsiz bir husus vardır.
00:41:40Hükümet mi genelkurmayın emrindedir, yoksa genelkurmay mı hükümetin emrindedir belli değildir.
00:41:46Savaş veya seferberlik kararını kim verecektir?
00:41:49Cumhurbaşkanı mı, yoksa hükümet mi belli değildir.
00:41:52Önce hükümet ile genelkurmay başkanlığı, ikisi devlet başkanına bağlı olacaktır.
00:41:57Savaşla ilgili kararları hükümet değil, cumhurbaşkanı almalıdır.
00:42:01Başkomutanlık makamı ve sorumlulukları
00:42:04Savaşta, yasama organı, meclis, hükümet ve cumhurbaşkanı,
00:42:09hiçbiri devre dışı olmayacak, birlikte sorumluluk alacaklardır.
00:42:12Çünkü savaşın kazanılması için doğal kanunlar vardır.
00:42:16A. Erken davranan savaşı kazanır.
00:42:19Kim tetiği erken çekerse o yaşayacak, karşı taraf yok olacaktır.
00:42:23B. Birlikte hareket eden ordu galip gelip zafere ulaşacaktır.
00:42:27Tek kuvvet olmayan ve aynı merkezden emir almayan ordu, düşman karşısında şaşıracak ve bozguna uğrayacaktır.
00:42:34C. Düşmanın bilmediği ve beklemediği bir tarzda vurmak şarttır.
00:42:38Yeni, stratejik ve teknolojik silahlarla vurmak lazımdır.
00:42:42Bu da gizlilikle ve ekonomik güçle alakalıdır.
00:42:45D. Savunmada sabırlı olmak, uzun zaman dayanmak ve sebatlı davranmak sonucu belirleyecek en önemli unsurlardır.
00:42:52Maneviyatsız bir ordu çabuk dağılacaktır.
00:42:55Bu da ordunun her türlü ihtiyacını yerli ve milli imkanlarla karşılamasına bağlıdır.
00:43:00Hatta muhtemel bir savaş ortamında bile bu durumu fırsata çevirecek atılımlar yapılmalıdır.
00:43:06Napolyon'un sözü var, savaş kendisini finanse etmekle kazanılır.
00:43:10Savaş ortamında hükümetler birçok konuda devre dışı kalsa da genel takip ve strateji kararını onlar almalıdır.
00:43:17Barışta ise askeri eğitim ve disiplin düzenine karışmamalıdır.
00:43:20Cumhurbaşkanı zaten başkomutandır.
00:43:23Peki, meclisin durumu ne olacaktır?
00:43:25İşte savaş hali, meclisin bile Cumhurbaşkanı'nın emrine girdiği bir durum ortaya çıkarmaktadır.
00:43:31Aksi halde savaşın kaybedilmesi riski vardır.
00:43:34Uluslararası hukuk, savaşın meşruluğuna müdahale edebilir.
00:43:37Ama savaşın şekline müdahale edemez.
00:43:40Savaş, vatanını ve bağımsızlığını korumak ve açık tehdit ve tehlikeleri savuşturmak için ölmek veya öldürmektir.
00:43:47Ötesi yoktur.
00:43:48Bu da vahdet-i kuvva ile, tek komutayla olur.
00:43:52Ordunun bir görevi de, savunma dışında milli birlik ve dirliği sağlamak üzere anayasal düzeni korumaktır.
00:43:58Ordunun bir görevi de, anayasal düzeni yani hukuk devletini koruyup güvenliğini garantiye almaktır.
00:44:05Ülkenin birliği ve milletin dirliği tehlikeye düştüğü zaman, anayasal düzeni korumak da ordunun sorumluluğundadır.
00:44:12Ancak buna, genelkurmay başkanı veya başbakan yerine, adil düzendeki devlet başkanı karar vermiş olmalıdır.
00:44:19Devlet demek, hukuku güçlü ve yürürlüklü kılan kurum anlamındadır.
00:44:24Hukuk ise, tarafsız hakim ve hakemlerden oluşan bağımsız, yansız, etkin ve saygın yargı kararlarının toplamıdır.
00:44:31Adil yargı düzeni olmayan devlet despotlaşır, ordusu da zorbalık aracıdır.
00:44:37Yargının yozlaştığı, iktidarın zorbalaştığı, milli birlik ve dirliğin tehlikeye atıldığı bir durumda,
00:44:44halkın adına ordunun vazifesi, müdahale edip adil bir düzeni yeniden kurmasıdır.
00:44:49Nitekim geçmişte de zaman zaman bunu yapmaya çalışmıştır.
00:44:52Ama aynı yetki ve mesuliyeti, şahsi ihtirasları ve ideolojik saplantıları için kullanan komutanlar da çıkmıştır.
00:44:59Bunu önlemek için, ordu-millet barışını sağlamak şarttır.
00:45:03Genelkurmay, barış zamanında da savaş hazırlığını hükümetle birlikte yapacaktır.
00:45:08Genelkurmay'ın bütçesi belirlenmelidir.
00:45:11Genelde ve tarihi süreçte, bütçe harcamalarının beşte biri orduya aittir.
00:45:16Askerlik bedelleri orduya aittir.
00:45:18Gümrük gelirleri orduya aittir.
00:45:20Sivillerin de kullandığı bazı tesislerin korunması ve bakımı orduya verilebilir, ordu bundan gelir temin eder.
00:45:26Ordu, askeri mıntıkalarda askeri personelle kendi ihtiyacı olan üretimi yapabilir.
00:45:32Ürün onlara aittir.
00:45:34Uzmanlık isteyen alanlarda profesyonel askerlik sistemi geliştirilebilmelidir.
00:45:39Belirli yaşa kadar her vatandaşın 3 senede bir 15 günü geçmemek üzere askere çağrılıp kendi sınıfında eğitim tazelemesi yararlı olabilir.
00:45:48Gerektiğinde, ilerideki günler mahfuz edilmek üzere fazla günde istihdam edilebilir.
00:45:53Dönüşüm anayasasında yerel yönetim anlayışı Türkiye Cumhuriyeti Devleti halkımız tarafından oluşturuldu.
00:46:00Yani Türkiye'mizi başka ve hazır bir kuvvet kurmamış, aksine yıkılan imparatorluğun yerine halkımız birleşmiş, savaş vermiş ve devletini kurmuştu.
00:46:10Anadolu halkı bin yıldır birlikte yaşarken imparatorluk yıkılınca halk gizli Yahudi, Sabatayistlerin ve dış Siyonistlerin tertip ve tahrikiyle iki gruba
00:46:19ayrıldı.
00:46:20Müslümanlar ve Hristiyanlar.
00:46:22Maalesef aralarında kanlı hesaplaşmalar kışkırtıldı.
00:46:25Vatanımız haçlı emperyalistlerce işgal altına alındı.
00:46:29Ama sonunda Müslüman halkımız Mustafa Kemal'in önderliğinde toparlanıp organize olmayı başardı ve teslime yanaşmadı.
00:46:36Bu savaşın kazanılması için merkezi bir güç lazımdı.
00:46:39Böylece hakimiyeti milliye, kuvvai milliye kavramları ortaya çıktı.
00:46:44Vahdet-i kuvva, milli güçlerin birliği ve tek merkezden yönetilmesi ilkesi benimsendi.
00:46:49Sonunda merkezi hükümet oluşturuldu.
00:46:51Demek ki Türkiye İstiklal Savaşı'nı, aziz milletimizin ortak mayası olan İslam'ın ve fıtratın doğal kuralları içinde yerel ve
00:47:00bölgesel kuvvai milliyecilerin şahlanışı ve merkezi güçlere katılmasıyla kazandı.
00:47:05Ama sonra varlığını sürdürmek için milli ve merkezi bir otorite oluşturdu.
00:47:11Buna ihtiyaç vardı.
00:47:12Bu aşamada kısmen Batı modelleri örnek alındı.
00:47:15Zaten medeniyetlerin birbirinden yararlanması doğaldı.
00:47:19Milli mücadelenin önemli sonuçları şunlardır.
00:47:22A. Türkiye, azınlıklar dışındaki isyancı Hristiyanlardan ayıklandığı saf Müslüman halklardan oluşup kaynaştı.
00:47:30B. Batılıların kışkırtmasıyla oluşan bölücülük akımları yenilgiye uğratıldı ve güçlü bir devlet ortaya çıktı.
00:47:37C. Halkımızın tamamı Türkçe öğrenerek dil bakımından da tek ulus halini aldı.
00:47:43D. Müslüman Anadolu halkı Türk kabul edilerek iç göçler ve evlenmeler sonucu tek millet olarak güç ve ün kazandı.
00:47:51Bununla beraber bugün bu tek gücün sıkıntıları vardır.
00:47:55Dış kışkırtmalar sonucu ülkemizde terör olayları azdırılmıştır.
00:47:59Ekonomik sıkıntılarımız ve dış borçlarımız artmıştır.
00:48:02Yargıda sıkıntılarımız ve medya sorunlarımız ortadadır.
00:48:06Yeni anayasa yapma ihtiyacındayız ama devletimizin esası olan Vahdet-i Kuvva ilkesini asla bırakamayız.
00:48:13Çünkü bunu terk edersek devletimizin dağılma tehlikesi vardır.
00:48:17Onun için bizim önerdiğimiz bir geçiş dönemi ilkeleri bulunmaktadır.
00:48:21Çünkü bu geçiş süreci ilkelerinin belirlenmiş olması lazımdır.
00:48:25Vahdet-i Kuvva, güçler birliği ilkesi hangi prensipleri barındırmaktadır?
00:48:30A. Vahdet-i Kuvva'nın birinci ayağı tek meclis sistemini içerir.
00:48:34Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin yegane temsilcisidir.
00:48:38Milli hakimiyet orada tecelli ve temerküz etmiştir.
00:48:42Bu durum kesinlikle sürdürülmelidir.
00:48:44Meclisin üstünde bir devlet başkanı, meclisin üstünde başka bir meclis,
00:48:49meclisin üstünde dışarıdan yargı denetimi,
00:48:51meclisin üstünde bir üniversite etkinliği söz konusu edilmemelidir.
00:48:55Bunun hangi sorunlara yol açtığı bellidir.
00:48:58Ancak meclis de yargı denetimine girmelidir.
00:49:01Yoksa gerçek bir hutuk devleti olmamız mümkün değildir.
00:49:05Meclisin içinde hakemler seçilmeli, Yüce Divan onlardan meydana gelmelidir.
00:49:09Bu Yüce Divan için partiler birer hakem seçmeli,
00:49:13baş hakemi de sonradan hakemler kendi arasından seçmelidir.
00:49:16Yüksek yargı başkanları da bu Yüce Divan'ın doğal üyeleri kabul edilmelidir.
00:49:21Her konu için oluşturulan Yüce Divan'ın kararları kesindir.
00:49:24Bu, hem yargı denetimini gerçekleştirecek, hem de meclisin hakimiyetine zarar vermeyecektir.
00:49:30B. Vahdeti Kuvva'nın ikinci ayağı tek ordudur, milli silahlı kuvvetlerdir.
00:49:36Orduda birlik sağlanmalıdır.
00:49:38Bunun için Cumhurbaşkanı, askerlerin de tasvibiyle seçilip,
00:49:42ordu komutanları doğrudan ona bağlanmalıdır.
00:49:44Fiilen başkomutan, asker destekli devlet başkanı olmalıdır.
00:49:48Türkiye'nin 12 bölgesine 12 ordu yerleştirmek yararlıdır.
00:49:52Bu orduların askerleri, o bölgeden olmayan halktan oluşmalıdır.
00:49:56Herkese, kendi bölgesi dışındaki bir orduyu seçme hakkı tanınmalıdır.
00:50:01Böylece, hem demokratik ordu oluşacak,
00:50:03hem de düzenli ve disiplinli silahlı kuvvetler güç kazanacaktır.
00:50:07C. Vahdeti Kuvva'nın üçüncü ayağı ise merkezi yönetimdir.
00:50:11Bölgelerin yönetimi merkezi olmalıdır.
00:50:14Orduların konuşlandığı illerin yönetiminde, asker de söz sahibi yapılmalıdır.
00:50:19Ama taşra iller tamamen serbest siyasete bırakılmalıdır.
00:50:22Kendi meclisleri olmalı, kendi başkanları seçimle kazanmalıdır.
00:50:26Yüzde birden az büyüklükte bir bağımsız il, devlet için tehlike teşkil etmesi imkansızdır.
00:50:32Kaldı ki, bölge merkezinde konuşlandırılan ordu, muhtemel isyanları bastırmaya her zaman muktedir olacaktır.
00:50:39D. Vahdeti Kuvva'nın dördüncü ayağı ise, Türkçe dili ve tevhidi tedrisat prensibidir.
00:50:44Okullar Türkçe ders vermelidir, mahkemeler Türkçe görülmelidir.
00:50:48Ama özel okullarda, Türkçe esas olmak üzere, farklı dilde özel öğrenim serbest olabilir.
00:50:54Ama imtihanlar, devlet tarafından merkezi yapılmalı, diplomayı okullar değil, üniversiteler değil, devlet vermelidir.
00:51:01Soruları merkezi yönetim belirlemelidir.
00:51:04Merkezin taşra üzerindeki denetimi, etkin ve yetkin biçimde devam etmelidir.
00:51:09Her türlü tasarrufla ilgili merkezi yönetim bilgilendirilmelidir.
00:51:13Gerektiğinde müdahale edilebilir.
00:51:15Ancak bu izin şeklinde yürütülmelidir.
00:51:17Taşra görevlileri, her türlü kamu işleri hakkında aldıkları kararları hemen uygulayabilmelidir.
00:51:23En sıradan icraatlarda bile merkezden izin veya ruhsat bekleme dönemi bitmelidir.
00:51:28Ancak yaptıkları bütün muameleyi merkeze bildirmeli, merkez bunları denetlemeli,
00:51:33vahdet-i kuvva ilkesine aykırı bir şey görürse müdahale edilmelidir.
00:51:37Gerekirse muameleyi iptal edebilmeli veya yargıya gidebilmelidir.
00:51:42Böylece hem merkezin denetimi devam edecek hem de merkezin denetimi neticesinde oluşan tıkanıklık giderilecektir.
00:51:49Yeni anayasada yargı.
00:51:50Hiçbir müessesede başka bir sisteme aniden ve birden geçilemez.
00:51:54Dolayısıyla hakimlik sisteminden hemen hakemlik sistemine geçilemez.
00:51:59Öyle bir anayasa yapmalıyız ki hakemlik sistemine kendiliğinden kolayca geçilebilsin.
00:52:04Bunun için çok basit yollar vardır.
00:52:07Şöyle ki, bugünkü hakimlik sistemi devam edecek,
00:52:1030 bin ile 50 bin arasında nüfusa sahip olan ilçelerimizde belirli ihtisas dallarında birer hakim bulunacaktır.
00:52:17İstenirse idari, hukuk, ceza hakimleri ayrı ayrı atanır.
00:52:21Bunların görevleri şunlar olacaktır.
00:52:23A. Duruşmaları bunlar yönetecek, mahkemeye başkanlık yapacaklardır.
00:52:28B. Bütün kayıtlar bunlar tarafından tutulacak, sekreteryaları bulunacaktır.
00:52:33C. Hakemlerin verdiği kararları bunlar usulden ve esastan inceleyerek kabul veya reddetme yetkisi tanınacak.
00:52:39Ama kendileri davaya bakmayacaklardır.
00:52:42D. Verilen kararların infazı hakimlere ait olacaktır.
00:52:46E. İlçe hakimlerinin onayladığı davalar geciktirilmeksizin uygulanacaktır.
00:52:51Bugünkü yüksek mahkemeler de elbette lazımdır ve kalacaktır.
00:52:55Kararların bozulması halinde tazminat söz konusu olacaktır.
00:52:59Bu işlemlerin dışında dört yüksek kurul oluşturulmalıdır.
00:53:02A. Savunma yüksek kurulu kurulmalıdır.
00:53:05Avukatların ve savcıların yer aldığı bu yüksek kurulda özel ve kamu davalarına bunlar bakacaklardır.
00:53:11Savcılık avukatlık haline getirilecektir.
00:53:13Resmi avukatlar olacak, bunlar maaşlarını devletten alacaklar.
00:53:17Avukatı olmayanların avukatlığını karşılıksız yapacaklar, bunu özel hukukta da yapacaklardır.
00:53:23Bunlar hakem de olabileceklerdir.
00:53:25Diğer avukatlar eskisi gibi avukatlık mesleklerine devam edeceklerdir.
00:53:29B. Soruşturma yüksek kurulu oluşmalıdır.
00:53:32Soruşturma ve kovuşturma polisleri Adalet Bakanlığı'na bağlanacak,
00:53:36bunlara müdahale etme ve operasyon yürütme yetkisi tanınmayacaktır.
00:53:40Müdahale yetkisi, özel eğitimli uzman polis teşkilatının ve jandarmanın olacaktır.
00:53:45Bu polisler sadece soruşturmacı olacaktır.
00:53:48Resmi ve özel davaların soruşturmasını bunlar yapacaklardır.
00:53:51Maaşlarını devletten alacaklardır.
00:53:53Ayrıca özel soruşturma timleri oluşturulacaktır.
00:53:57Bunlar dışarıdan sözlü ve yazılı soruşturma yapacaklardır.
00:54:00Duruşmalı soruşturma ile karakol soruşturması polis tarafından yapılacaktır.
00:54:05C. Bilirkişilik yüksek kurulu hazırlanmalıdır.
00:54:08Bilirkişilere hakemler atayacaktır.
00:54:10Birini bir hakem, diğerini diğer hakem ve baş bilirkişiyi de baş hakem atayacaktır.
00:54:16Bu husus ceza davalarında da böyle olacaktır.
00:54:18Bilirkişilere hakim atamayacaktır.
00:54:21D. Hakemlik yüksek kurulu lazımdır.
00:54:24Hukuk tahsili almış, belirli alanlarda ihtisas yapıp uzmanlaşmış,
00:54:28devlet tarafından bu işi yapabilir diye yeterli ve yetkili sayılmış,
00:54:32ehliyetli ve dayanışmalı hakemler kurulu oluşturulacaktır.
00:54:34Muhakeme usulü kanununda küçük değişiklikler yapılacaktır.
00:54:39Sözleşmelerde aksi belirtilmemişse, taraflar hakemlere gitmek zorundadırlar.
00:54:43Ayrıca ceza kanununda da dahil olmak üzere, bilirkişileri ehliyetliler arasından taraflar seçerler.
00:54:49Baş bilirkişiyi seçilen bilirkişiler tayin ederler.
00:54:53Hakim onaylamazsa yüksek mahkemeye gidilebilir.
00:54:56Böylece oluşan yargı, eski sistemi bozmadan yoluna devam edecektir.
00:55:00Önce isteyenler hakimlere giderler, isteyenler hakemlere giderler.
00:55:04Nitekim bu bugün de böyledir.
00:55:06Sadece taraflar belirtmemişlerse hakimlere giderler.
00:55:09Değişecek yeni sistemde, belirtmemişlerse hakemlere giderler.
00:55:13Bilirkişiler taraflarca atanmıyordu.
00:55:15Yeni durumda taraflar atıyor, hakim onaylıyor.
00:55:18Bilirkişilere ara itiraz yapılamıyordu, şimdi yapılacaktır.
00:55:22Resmi avukat ve bilirkişilerin ücretleri devletçe ödenmelidir.
00:55:26Bunun için bütçeden paylar ayrılmalıdır.
00:55:28Bilirkişiler bu payları davaların büyüklüğüne göre bölüşüp dağıtmalıdır.
00:55:33Kazanan ve kaybeden avukat hakemler aynı meblağı almalıdır.
00:55:36Çünkü avukat ve hakem adilane karar vermek durumundadır.
00:55:40Sömürü sisteminden kaynaklanan ve büyük kısmı devleti hortumlamaya dayanan davaların bugünkü şekliyle devamına,
00:55:46ama en kısa zamanda sonuçlandırılıp devletin ve milletin hakkının geri alınmasına çalışılmalıdır.
00:55:51Adil düzene geçildiğinde, faiz, kara borsa, kumar gibi haksuz ve ahlaksız davalar kendiliğinden sona erecek ve avukatlık da yeniden düzenlenip
00:56:00hakemlik sistemiyle bütünleşecektir.
00:56:02Çünkü hakemler aynı zamanda avukat yerindedir.
00:56:06Hakemlerin maaşları artık devlet çağı denmektedir.
00:56:08Böylece, rüşvet alma, hile yapma, adam kayırma, delilleri karartma, devleti zarara uğratma gibi haksızlık ve yanlışlıkları yapan hakemlerin ehliyetine son
00:56:18verilecek ve devlet hizmetinden men edilecektir.
00:56:20Eski Diyanet İşleri Başkanlarından ve Cumhuriyet döneminin büyük alimlerinden olan Ömer Nasuhi Bilmen Hoca Efendi,
00:56:28Kur'an ahkamına ve İslam şeriatına göre hazırladığı meşhur Hukuki İslamiye Kamusu kitabının birinci cildindeki ön sözünü şu zevata teşekkür
00:56:36ederek bitirmektedir.
00:56:37İstanbul Üniversitesi Rektörü, Muhterem Ordinarius Prof. Sıddık Sami Onar,
00:56:43böyle bir eserin tedvini, yazılması hususunda mütevali, ısrarlı, teşviklerini ibzal, cömertçe ikram buyurmuşlardır.
00:56:51İstanbul Hukuk Fakültesi Muhterem Dekanı, Prof. Dr. Hüseyin Nail Kubalı ve Hukuk Fakültesi Dekanı bulundukları sırada,
00:56:59eserin tab imkanını temin etmiş olan Muhterem Ordinarius Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velideoğlu ve Fakülte Muhterem Heyeti Tedvisiyesi,
00:57:07öğretim üyeleri de bu eserin mühmel, ihmal ve iptal edilmiş kalmaması hususunda pek kıymetli lütuflarını diri etmediler, esirgemediler.
00:57:17O sayede eserin tabına başlanılmış oldu.
00:57:20Bu muhterem, yüksek heyeti ilmiyeye, yüksek ve değerli ilim ekibine samimi teşekkürlerimi arz etmeyi bir borç bilirim.
00:57:27Eserin bütün ciltlerinin tabını ikmale, tamamlayıp bitirmeye, muvaffakiyeti de atıfeti ilahiyeden, Allah'ın ihsan ve inayetinden beklerim.
00:57:37İşte bu zevat, Cumhuriyet tarihimizin en önemli ve etkili hukuk bilginleridir ve eserleri hala temel ders kitabı olarak okutulan profesörlerdir.
00:57:46Ve bu yüksek bilim adamları, tamamen İslam hukukuna dayalı sekiz ciltlik muhteşem bir eserin hazırlanmasına ve basılıp yayınlanmasına yardımcı olmuşlar.
00:57:55Ve bunu asla layıklığa ve Cumhuriyet'in temel değerlerine aykırı görmemiş, tam aksine teşvik ve tebrik etmişlerdir.
00:58:03Ve hele Rektör Sıddık Sami Onar'ın bu kitabı takdim ve takdir yazısı, hayret ve hayranlık uyandırıcıdır.
00:58:09O tarihte Türkiye'de üç üniversite var. İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Ankara Üniversitesi.
00:58:17İstanbul Üniversitesi'nin rektörü, Ordinaryus Prof. Dr. Sıddık Sami Onar.
00:58:22Hatta bu zatın Yahudi olduğu iddia ediliyor.
00:58:25Yine o tarihte İstanbul Müftüsü, Dersiyam'dan ve icazetli ulema'dan Erzurumlu Ömer Nasuhi bilmen oluyor.
00:58:32İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi yayınları içinde, işte bu 1949 yılında İstanbul Müftüsü Ömer Nasuhi bilmenin Abidevi Anıtsal Eserinin birinci cildi
00:58:44bastırılıp yayınlanıyor.
00:58:45Kitabın ismi, Hukuki İslamiye ve Istilahat-ı Fıkhiye Kamusuydu.
00:58:51Birinci cild, Büyük Boy 506 sayfa, İstanbul Matbaacılık T.O. 1949.
00:58:57Ön sözünü, Ordinaryus Prof. Dr. Sıddık Sami Onar kaleme almış ve şu başlığı koymuştu.
00:59:03Hukuku İslamiye ve Istilahat-ı Fıkhiye Kamusunun temin edeceği büyük faydalar.
00:59:09Bir buçuk sayfalık bu veciz ön sözde şunları söylüyordu.
00:59:12Hak ve adaletin en büyük ve feyizli kaynaklarından olan İslam hukuku, asırlarca en medeni milletlerin ihtiyaçlarına cevap verdiği halde, bugün
00:59:22maalesef mukayeseli hukuk sahasında layık olduğu yeri alamamış bulunmaktadır.
00:59:27Roma hukuku kaidelerinin zaman ve devlet şekilleri içinde geçirdiği istihale, özünü koruyarak gelişme kabiliyeti ve hayatın zaruretlerine intibak bakımından ilim
00:59:38aleminde büyük bir kıymet arz ettiği halde,
00:59:40İslam hukukunun aynı olgun maşma merhalelerini geçirmiş, hayat şartları birbirinden farklı ve ayrı ayrı medeniyetlere sahip olan Türk, Arap, İran,
00:59:50Hint gibi değişik İslam milletlerinin içtimai bünyelerine uymuş ve ihtiyaçlarına cevap vermiş olmasına
00:59:56ve bugün de içinde adalet ve faziletin en esaslı hükümleri saklı bulunmasına rağmen, mukayeseli hukuk sahasında ve hukukun tekamülünde bugün
01:00:05bir rolü bulunmaması, hukuk ilmi namına esefle karşılanması icap eder.
01:00:10Bugün İslam hukuku esaslarının meydana konması, bunların ehemmiyet ve kıymetlerinin dünya hukuk alemine ve ilim ehline sunulması bu ilmin inkişafı
01:00:20bakımından büyük bir hizmet olacaktır.
01:00:22Çünkü İslam hukuku üzerinde, mukayeseli hukuk kaide ve usulleri dairesinde yapılacak tetkikler bir taraftan bu hukukun ehemmiyetini meydana koyacak, bir
01:00:31taraftan da birçok meselelerde cemiyetin en adil hareket kaidelerini bulmaya, mükemmel bir anayasa ve kanunlar yapmaya yardım edecektir.
01:00:40Mazi'de İslam hukukunun gelişmesinde ve hadiselere tatbikinde büyük hizmetleri dokunmuş olan Türk hukukçularına, bugün de bu hukukun zamanın kıymet hükümleri
01:00:50dahilinde İslam hukukunu tetkik ve izahı vazifesi düşmektedir.
01:00:55Fakat bu mühim işe başlamak için seleflerimizin bir bahr-ı bi payan, sonsuz bir okyanus diye tavsif ettikleri, tanımladıkları fıkıh
01:01:03hilmini, İslam hukukunu bütün incelikleriyle ortaya koymak lazımdır.
01:01:07Asırlar ve kıtalar içinde, milletler ve medeniyetler arasında yayılmış, muazzam bir hukuk manzumesini bugünkü nesillerin anlayabileceği bir şekilde ve toplu
01:01:17olarak ortaya koymak, her ilim ve hukuk adamının yapabileceği bir iş değildir.
01:01:22Değerli âlimimiz ve müftümüz Ömer Nasuhi Bilmen, büyük bir bilgi ve ihatanın, yorulmak bilmez bir mesainin mahsulü olan bu kıymetli
01:01:30eserleriyle bu çok güç işi başarmış bulunuyorlar.
01:01:34Bugünün ve yarının hukukçuları, orijinal mukayeseli hukuk tetkiklerine, dikkatli araştırma ve karşılaştırmalarına, kanun vazıları, kanun koyma kurumları ise hazırlayacakları kanunlara
01:01:46temel olacak bilgi ve esasları bu değerli eserde bulacaklardır.
01:01:50Bu kitapla, Türk hukuk edebiyatı kıymetli bir eser kazanmış bulunuyor.
01:01:55Üniversite, böyle bir eseri neşriyatı arasında görmekle büyük bir haz ve memnuniyet duymaktadır.
01:02:01Eserin fazıl müellifini bu büyük başarısından dolayı tebrik ederken, bu eserleriyle biz hukukçulara yapmış oldukları kıymetli yardımlarından dolayı şükranlarımı sunmayı
01:02:11da bir borç sayıyorum, İstanbul Üniversitesi Rektörü.
01:02:14Ordinaryus Prof. Dr. Sıddık Sami Onar, bu ön sözdeki şu cümleyi dikkatle ve defaatle okumak lazımdır.
01:02:22Bugünün ve yarının hukukçuları, orijinal mukayeseli hukuk tetkiklerine, araştırmalarına, kanun vazıları, koyucuları ise hazırlayacakları kanunlara ve anayasalara esas olacak bilgileri
01:02:34bu değerli eserde bulacaklardır.
01:02:36Şimdi şu sorular üzerinde kafa yorulmalıdır.
01:02:391. 1949'da İstanbul Üniversitesi böyle bir İslam hukuku, şeriat, külliyatını tamamı altı cilttir nasıl yayımlamıştır?
01:02:49Türkiye'nin bugün de böyle bir özgüvene ihtiyacı vardır.
01:02:532. Rektör Ordinaryus Prof. Dr. Sıddık Sami Onar, yukarıdaki ön sözü nasıl yazmıştır?
01:02:59Şimdi yeni bir anayasa hazırlanırken, ilim adamlarımızın ve aydınlarımızın bu tutarlı ve duyarlı tavrı örnek almaları lazımdır.
01:03:083. Geleceğin kanun koyucuları, hazırlayacakları kanunlara esas olacak bilgileri bu kitaptan çıkartacaklardır cümlesi cesaretli ve samimi bir itiraftır.
01:03:18İşte yeni anayasa hazırlıkları bu tarihi tavsiyelere uymak ve milletimizi tabi mecrasına kaydırmak için önemli bir fırsattır.
01:03:26Kesinlikle anlaşılmıştır ki, Türkiye'deki İslam'ı hayatın her safhasından dışlamak ve İslami olan her şeye düşmanlık yapmak şeklindeki layıklık anlayışı
01:03:36ve uygulaması,
01:03:38özellikle Atatürk'ün şaibeli ölümünden sonra ülkemizdeki köşe başlarını tutan sabatayist ve Yahudi dönmelerinin ve masonik hainlerin planlı ve ısrarlı
01:03:47dayatmasıdır.
01:03:48Asıl amaçları, Lozan'ın gizli maddeleri uyarınca, aziz milletimizi ismen ve resmen olmasa da fikren ve fiilen İslam'dan uzaklaştırmak ve
01:03:58yozlaştırmaktır.
01:04:00Yoksa Kur'ani kuralların ve İslam hukuku esaslarının nedenle adaletli ve toplum düzeni ve disiplini için gerekli olduğunun elbette Yahudi
01:04:09bilim adamları da farkındadır.
01:04:10Ve işte bu nedenledir ki, İslam hukuku esas alınarak yazılan Ahmet Cevdet Paşa'nın meşhur mecellesi, çok uzun yıllar İsrail
01:04:19'in gizli anayasası yapılmıştır.
01:04:21Milli Çözüm Dergisi, İlmi Araştırma Ekibinin yeni ve adil anayasa önerileri olarak özetle şu hususları tekrar vurgulamamız lazımdır.
01:04:30Öncelikle ve özellikle milli ve demokratik bir anayasa hazırlanırken, AB kriterleri, ABD Yahudi lobileri, IMF beklentileri gibi dış merkezlerin arzuları
01:04:41ve dayatmaları değil, milletimizin amaçları ve ihtiyaçları esas alınmalıdır.
01:04:46Bu doğrultuda her parti, kendi anayasa metnini hazırlayıp toplumun bilgisine sunmalı, bunların tartışılıp olgunlaştırılmasından sonra ortak bir metin üzerinde anlaşma
01:04:57sağlanmalıdır.
01:04:58Aziz milletimize, kendi anayasa taslağını yapıp sunamayan partiler, ya birikimsiz ve beceriksizdir, ya cesaletsiz ve dirayetsizdir veya art niyetli ve
01:05:09dış güdüm tinetlidir.
01:05:11Böylece, gerçek ayarları ve amaçları da ortaya çıkacak, millet bunları tanıyacak, ona göre tavır alacaktır.
01:05:18Bu yeni ve adil anayasa, doğruları esas alarak ve yanlışlardan sakınılarak hazırlanmalıdır.
01:05:24Doğruları ve yanlışları tespit için altı ölçü kullanılmalıdır.
01:05:281- Aklı selim
01:05:292- Müsbet ilim
01:05:313- Tarihi tecrübe ve birikim
01:05:334- Vicdani kanaat ve tatmin
01:05:355- Evrensel ortak hukuk ve ahlak kaideleri
01:05:386- Dinlerin kutsal metinleri
01:05:41Müslümanlar için Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler
01:05:44Hristiyanlar ve Yahudiler için Kitab-ı Mukaddis
01:05:47Çin ve Hint halkı için Budist ve Konfüçyüs metinleri
01:05:50İşte bu altı ölçünün ittifakla güzel, gerekli ve yararlı buldukları doğru ve yine bu altı ölçünün ittifakla çirkin, kötü ve
01:06:00zararlı buldukları ise yanlış sayılmalıdır.
01:06:03Çoğunluğu Müslüman olan bir toplumun dini ile düzeni uyuşmazsa orada inanan insanlar bir ya dinin gereklerine uyacak ama sistemle çatışacak
01:06:12ve birçok devlet imkanlarından mahrum kalacaktır.
01:06:15Örneğin, faizli keredi ile ev ve araba sahibi olamayacak, mevcut banka ve kefalet kurumu nedeniyle ticaret ve şirket kuramayacaktır.
01:06:242- Veya düzene uyum sağlayacak, dini duyarlılıkları ve vicdani ayarları laçkalaşıp bozulacak ve giderek yozlaşacaktır.
01:06:323- Ya da bazen dinine, bazen düzenine uyacak, uydurma fetvalarla haramlara bulaşacak, her iki tarafı da idare ettiğini sanacak
01:06:40ve giderek huysuz ve huzursuz bir toplum halini alacaktır.
01:06:43Anayasanın ilk dört maddesi korunmalı, sadece layıklık maddesinin Türkçe karşılığı anayasaya yazılmalıdır.
01:06:50Böylece hem din istismarcılarının hem din karşıtlarının çeşitli ve kasıtlı suistimalleri önlenmiş olacaktır.
01:06:57Layıklık, farklı din ve mezhepten tüm halkımızın ortak amaçlar, ortak yasalar ve ortak sorumluluklar altında birlikte ve barış içerisinde bulunmaları,
01:07:07inançlarını yaşamaları ve manevi ihtiyaçlarını sorunsuzca karşılamaları ve devletin farklı din ve düşünceden herkese eşit mesafede ve adil davranması anlamındadır.
01:07:17Müslümanların camiye ve cemevine, Hristiyanların kiliseye, Yahudilerin havra ve kinesetlere gidip gitmemeleri,
01:07:24oruç ve bayram günlerini kendi inanç ve geleneklerine uygun yerine getirmeleri hususundaki serbestlik ve fırsatların sınırları genişletilmeli,
01:07:32genel yasalara ve milli sigortalara bağlı kalmak şartıyla topluma dinlerinin gereğini yerine getirme imkanları sağlanmalıdır.
01:07:39Tarikat ve cemaatler, bu başıboşluktan ve kapalı kutu olmaktan çıkarılmalı, devletçe kontrol altına alınmalı,
01:07:46disipline edilip sorumluluk kuşanmaları sağlanmalıdır.
01:07:49Böylesi manevi ve ahlaki ihtiyaç kurumlarının yasaklanması, gizli ve kirli yapılanmalara,
01:07:55başıboş bırakılmaları ise istismar ve suistimal olaylarına yol açmaktadır.
01:08:00Kendisini, ailesini, namusunu ve malını savunma mecburiyeti dışında,
01:08:04hasımlık, mafyacılık, kabadayılık ve çıkarcılık gibi nedenlerle ve kasten adam öldürenlere
01:08:10caydırıcı bir ceza olarak idam kararı verilebilmesi yasaya bağlanmalıdır.
01:08:15Öldürülen kişinin ailesi isterse bu idam ertelenip ağır tazminat cezası ve uygulanabilir olmalıdır.
01:08:21Şöyle ki, kasten öldürülen bir insanın ailesine ödenecek diyet,
01:08:26çeşitli cinslerden toplam bin koyun ya da yüz deve veya bin dinar altın kadardır.
01:08:31Bunlar bugünkü 4.250 gram altın karşılığıdır.
01:08:35Adil düzende, bu kadar parası ve malı bulunmayan, yakın çevresinden de destek çıkılmayan katili,
01:08:41cezaevine koyup beslemek yerine devlet bu parayı ona kredi olarak açıp mağdur aileye aktarır.
01:08:47O katili de devlete borçlandırıp, kömür ve maden ocakları, lağım ve tünel kazıları gibi ağır işlerde,
01:08:54örneğin 2,5 altın maaşla 7 tam gün 10'ar saat çalıştırır.
01:08:58Bu aylığın yarısını devlet kendi çocuklarının bakımına ayırır,
01:09:02diğer yarısını ise borcuna mahsuben kesmek suretiyle yaklaşık 20 yılda kapatır.
01:09:07Böylece, hem ölenin yakınları perişan duruma düşmekten,
01:09:11hem de katilin ailesi mağdur edilmekten kurtarılır.
01:09:14Faizin her türlüsü devletçe kaldırılmalı,
01:09:17özel bankaların faizle çalışmasına karışmamalı,
01:09:20ancak buralardaki mevduatlar devlet garantisinden çıkarılmalıdır.
01:09:24Ülke satında ve yurtdışı ticaret sahasında,
01:09:27milli paralar yanında, mal takası da devreye sokulmalıdır.
01:09:30Şu kadar petrole, şu kadar buğday,
01:09:33şu kadar iş makinesine, şu kadar meyve,
01:09:35şu kadar teknolojiye, şu kadar sebze,
01:09:38şu kadar otomobile, şu kadar tekstil ürünleri gibi,
01:09:41selam senedi cinsinden alışverişin başlatılması,
01:09:44hem ülkelerin üretim çabasını ve kalkınmasını hızlandıracak,
01:09:47hem dolar, euro gibi yabancı paraların esaretinden kurtaracaktır.
01:09:51Vergiler, maaş gibi dar ve kısıtlı gelirden değil,
01:09:55sadece servetten ve üretimden alınmalı,
01:09:58bunların oranları da sabit ölçülere bağlanmalıdır.
01:10:01Örneğin, seri üretimden 40'da 1,
01:10:04mazot, traktör ve gübre gibi masraflı ziraatten 20'de 1,
01:10:08ucuz ve tabi toprak gelirlerinden 10'da 1,
01:10:11devlete ait maden ocakları işletmelerinden 5'de 1 gibi vergi alınmalıdır.
01:10:16Sırf bu prensibin uygulanması bile,
01:10:18yapılan bilimsel araştırma ve hesaplara göre,
01:10:21bütçeyi tam 3 misli artıracak,
01:10:24üstelik vergi, işçi, memur ve dar gelirliden değil,
01:10:28varlıklı kimselerden ve sadece servet ve üretimden alınmış olacaktır.
01:10:32Toplum sağlığını bozan,
01:10:34ailevi ve ahlaki yapımızı sarsan,
01:10:36her sahadaki verimi ve iş güvenliğini tehlikeye sokan,
01:10:39tedavi ve telafileri için milyarlarca lira harcanan içki,
01:10:44uyuşturucu, kumar ve zina, fuhuş gibi yıkıcı ve yozlaştırıcı şeylerin reklamı
01:10:49ve özendirici yaklaşımları yasaklanmalıdır.
01:10:52Siyasi sistem yeniden ayarlanmalıdır.
01:10:55Tek kişilik saltanat rejimine,
01:10:57seçim ve demokratik tercih kılıfı geçirilmesi,
01:11:00sorunları azdırmaktan, geleceğimizi karartmaktan
01:11:03ve artık yönetimi tıkamaktan başka işe yaramamıştır.
01:11:06Bu nedenle, yarı başkanlık sistemi uyarlanmalı,
01:11:09en çok oy alan partinin başkanı,
01:11:12devlet başkanı yardımcısı statüsüyle fiili başbakanlığa atanmalıdır.
01:11:16Devlet başkanı ise,
01:11:18bakanların icraatlarında,
01:11:19hükümet-muhalefet sorunlarında,
01:11:22devlet kurumları arasındaki sıkıntıların aşılmasında,
01:11:25etkin ve yetkin hakem rolü oynamalıdır.
01:11:27Din, mezhep, etnik köken, bölge, kesim ve zümre
01:11:31ve ortak milli değerler temelinde siyasi parti kurulması,
01:11:35akla, vicdana ve hukuka ayıkırıdır.
01:11:38Örneğin, İslam Partisi, Şii Partisi,
01:11:41Kürt Partisi, Güneydoğu veya Trakya Partisi,
01:11:45İşçi Köylü Partisi,
01:11:46Vatan Bayrak Atatürk Partisi gibi siyasi oluşumlar,
01:11:49A, hem birlik ve barış değil,
01:11:52ayrılık ve düşmanlık aracıdır.
01:11:54B, hem de bunlar,
01:11:56karşıt partilerin kurulmasına ve ülkede huzurun bozulmasına yol açacaktır.
01:12:00C, oysa partiler, tüm ülkeye ve bütün halk kesimlerine hizmet etmek üzere,
01:12:05hayırlı zihniyet ve projelerle ortaya çıkmalıdır.
01:12:08D, vatan, bayrak, Atatürk gibi kavramlar,
01:12:12bütün milletin ortak değeri olduğu için,
01:12:14bu isimlerle kurulan partiler,
01:12:16halkımızın diğer kesimlerinin,
01:12:18vatan, bayrak ve Atatürk karşıtı gibi algılanmasına
01:12:21ve elbette alınmasına sebep olacaktır.
01:12:24Siyasi partiler, seçim öncesinde ve sürecinde,
01:12:27iktidar olmaları halinde,
01:12:29hangi sürelerde ve hangi kaynak teminiyle,
01:12:32hangi kalkınma yatırımlarını ve hangi hizmet aşamalarını yapacaklarını,
01:12:36hem seçmenlere taahhütte bulunacaklar,
01:12:38hem de Yüksek Seçim Kurulu'na yazılı beyanda bulunacaklardır.
01:12:42Bu seçim kampanyaları ve propagandaları ile,
01:12:45halkın teveccühünü kazanıp,
01:12:47iktidara taşınan partilerin,
01:12:48bu vaatlerini,
01:12:49hem de söz verdikleri süre içerisinde yapıp yapmadıklarını,
01:12:53takip ve tespit edecek hukuki ve ahlaki birimler oluşturulacaktır.
01:12:57Millete vaatlerini ve söz verdikleri zaman içerisinde yerine getirmeyen iktidar ve ortakları,
01:13:03yapılacak bir iki uyarıda dikkate alınmayınca,
01:13:05iktidarları sonlandırılacak,
01:13:07milletin üç ila dört yıl boyunca bunlara mecbunen katlanmasına fırsat tanınmayacaktır.
01:13:12Böyle olunca,
01:13:13gerçekten yapamayacakları vaatlerle toplum aldatılamayacak,
01:13:17iktidara taşınanlar da,
01:13:19nasıl olsa beş yılımız garanti havasına kapılamayacaklardır.
01:13:22Muhalefette kalan bütün partilerin genel başkanları,
01:13:25devlet ve hükümet başkanlarının doğal ve resmi danışmanları sayılacak,
01:13:29tüm bakanları ve yüksek devlet kurumlarını takip ve teftiş yetkileri bulunacak,
01:13:34yapılan yanlışlık, haksızlık ve hırsızlıkları raporlaştırıp,
01:13:38devlet ve hükümet başkanlarına ve halka sunma imkanına kavuşacaklardır.
01:13:42Böyle olunca,
01:13:43halkın her kesimi ve her iktidar döneminde,
01:13:46kendi temsilcilerinin de ülke yönetiminde etkin ve yetkin olduklarını düşünüp,
01:13:51devletine sahip çıkıp bağlanacaktır.
01:13:53Ayrıca bu uygulama ile,
01:13:55ülke ve millet yararına çok önemli bilgi ve beceriye sahip olan muhalefet partilerinin birikim ve emekleri de boşa gitmemiş olacak,
01:14:02Türkiye'mizde dışlama ve kutuplaştırma değil,
01:14:05kucaklaşma ve birlikte kalkınma dönemi başlayacaktır.