Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 dakika önce
Milli Çözüm Dergisi - Solcuların Siyonizm’i Saklamaları ve Temel Demirer’in Vicdan Sakatlıkları

www.millicozum.com

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Solcuların Siyonizmi Saklamaları ve Temel Demirer'in Vicdan Sakatlıkları
00:04Rahmetli Erbakan Hocamız, yalanın ve yanlışın en tehlikelisi, doğrulara en yakın olan yanlışlardır.
00:12Çünkü bunların doğru sanılması ve gerçekleri saptırması daha kolaydır buyurmuşlardı.
00:17Bir gerçeğin eksik anlatılması da böyle sinsi bir tuzaktır,
00:21özellikle solcu sosyalist kesiminin Siyonizmi saklayıp onun iki kolu olan kapitalizm ve sosyalizm üzerinde yoğunlaşmaları da böyle okunmalıdır.
00:31Erdoğan'ın 1998'den itibaren AKP'yi kurmaya giden süreçte,
00:36Türkiye siyasetine etki eden Amerikalı uzman ve etkili isimler, lobiler, AB ileri gelenleri,
00:43içte sermaye çevreleriyle yaptığı pazarlıkların yani milli görüşe hıyanet adımlarının hepsi detaylı bir şekilde ortaya çıkmıştır.
00:51Ama yaşadığımız bu dönemde, Türkiye tarihinde şimdiye kadar görülmemiş ve sonuçları her açıdan çok ağır olan bir pazarlık süreci yaşanmaktadır.
01:00Erdoğan yönetimi, iktidarda kalabilmek için batıya ödün vermeyi ve karşılığında muhalefeti baskı altına almayı,
01:08hukuku araçsallaştırmayı, ülkeyi otoriterleştirmeyi göze almıştır ve bunu uygulamaktadır.
01:14Yaşadığımız dönemin iç-dış pazarlık dengesi bunun üzerine oturmaktadır diyen İlhan Uzgel'in,
01:19hem kapitalizmi hem de sosyalizmi kullanan siyonist sermaye diktatörlüğünden hiç bahsetmemesi kafa karıştırıcıydı.
01:26Erdoğan dönemi, pazarlıktan da öte, teslimiyet ve hıyanet kasıtlı mı?
01:31Erdoğan, yalnızca dış desteğe en çok muhtaç olduğu şu anda değil,
01:36bütün 23 yıllık iktidarı boyunca dışarıyla pazarlık yaparak, gerektiğinde ödün vererek iktidarını sürdürmeyi başardı.
01:44Soğuk savaş dönemiyle karşılaştırırsak bu iktidarın farkını üç başlıkta ortaya koyabiliriz.
01:501. İdeolojik
01:51Geçmişteki pazarlık ideolojik eksenliydi.
01:54Dışarıda Sovyetler, içeride sol harekete karşı hakim sınıfları korumaya yönelik sınıfsal bir içeriği vardı.
02:01Erdoğan iktidarının sınıfsal kaygılardan bağımsız olmadığı ve büyük sermayenin temsilcisi olduğu ortadadır ama,
02:08kendisi açısından pazarlığı ideolojik eksende değil, pragmatik eksende yürüttüğü de açıktır.
02:142. Kurumsal
02:15Soğuk savaş dönemi pazarlığı kurumsaldı.
02:18Güvenlik kaygılarının merkezi rol oynadığı ortamda,
02:21Batı sistemiyle kurulan bağlar ağırlıklı olarak güvenlik bürokrasisi etrafında şekillenmişti.
02:27Pazarlığın bir tarafında askeri yardım, karşı tarafında ise stratejik hizmet yatıyordu.
02:323. Partiler üstüydü
02:34Tip gibi daha solda yer alan partiler dışında,
02:37sistem partileri hangi siyasal yelpazede olursa olsun bu pazarlığın içindeydiler.
02:42Yine de Ecevit ve Demirel'in Batı'yla kurulan bu düzeni zorlayan iki lider olduğunu da hatırlamak gerekiyor.
02:49Sonuçta darbelerden ikisi de muzdarip oldular.
02:52Soğuk savaş dönemi pazarlığından AKP iktidarını ayıran temel fark,
02:57Batı'yla varılan uzlaşının, bir liderin, bir partinin iktidar pazarlığına dayanmamasıydı.
03:03Erdoğan'ın pazarlık mantığı kendisini iktidarda tutmaya yönelikti ve muhatapları da bunu çok iyi biliyorlardı.
03:09Daha da kötüsü, Erdoğan iktidarının yaptığı her pazarlıkta kazananın kendisinin ve muhataplarının,
03:16kaybedenin ise Türkiye olmasıydı.
03:18Örneğin, bu iktidar, Suriye'nin yıkılmasına katkı sağlayıp insanlar Türkiye'ye sığınınca,
03:24kendi seçmenine ensar hikayesi anlatıp bu insanların çaresizliğini Avrupa ile pazarlık kozuna çevirebildi.
03:31Onları, iktidarının dış desteğini sağlama almak için kullandı.
03:35AB ile, ben sığınmacıları Türkiye'de tutayım, sizi sığınmacı baskısından kurtarayım,
03:41siz de içeride demokrasiyi geriletmeme ses çıkarmayın pazarlığı yapabildi.
03:45Böylece, hem sığınmacıların maliyetini üstlendik, hem de demokrasi kaybına uğradık.
03:50Bu iktidar devam etsin diye, kaybet kaybet denklemlerinden birine maruz kalmış olduk.
03:55Yine, Putin'i yanına çekebilmek için kullanamayacağını bile bile 2,5 milyar dolar vererek S-400 almayı kabul edip,
04:04üretim sürecinin parçası olduğu F-35 projesinden atılmayı göze almak da bu tür kaybet kaybet pazarlıklarından biriydi mesela.
04:11Siz bana destek olun, ben Türkiye'yi bir Orta Doğu ülkesi yapayım pazarlığı.
04:16Erdoğan'ın günümüzdeki pazarlığı, daha önceki pazarlıklarından çok daha vahim görünüyordu.
04:21Çünkü ülkenin geleceğiyle oynanıyordu.
04:23Türkiye'yi ileri demokrasiye taşıma, AB üyesi yapma sözü vererek seçilen Erdoğan iktidarı,
04:29geldiğimiz noktada Türkiye'yi AB'nin dışında tutma ve Orta Doğu denkleminin bir parçası yapma pazarlıklarının tarafı olup çıkmıştı.
04:37ABD ile Avrupa'da bu politikada buluşmuş durumdaydı.
04:41Her ikisinin çıkış noktaları farklı ama buluştukları yer aynıydı.
04:45Küresel jeopolitik gerilimler yükselirken, Türkiye'yi Orta Doğu denkleminin içinde tutma konusunda hemfikir görünüyorlardı.
04:51ABD açısından kurmaya çalıştığı yeni Orta Doğu düzeninde Türkiye, sorun çıkarmayan, edilgen ve uysal, ABD ve İsrail çıkarlarına uyum sağlayan
05:01bir müttefik olmayı kabul etmiş durumdaydı.
05:04Trump'ın adını taşıyan ve 72 bin Filistinlinin öldürüldüğü Gazze'de, barış kuruluna dahil olarak ABD ve İsrail'e ödün vermede
05:12sınırının olmadığını kanıtlamıştı.
05:13Tom Barak nezaretinde kurulmaya uğraşılan ve yeni Osmanlıcılık hayalleriyle süslenerek pazarlanmaya çalışılan bu yeni Orta Doğu'da,
05:21İran'ın vekilleri ortadan kaldırılacak veya etkisiz hale sokulacak, İran'da mümkünse rejim değiştirilecek, olmazsa zayıflatılacak, İsrail'in kalıcı güvenliği sağlanacak,
05:32daha fazla bölge ülkesi İsrail'in varlığını tanıyacak, ABD müttefikleri arasındaki bağlar güçlenerek Rusya ve Çin bölge dışında tutulacaktı.
05:41AB açısından ise Türkiye, Orta Doğu ile Avrupa arasında bir tampon bölge olacak, sığınmacı dalgasını emecek ve Avrupa'ya ulaşmasını
05:49önleyecek,
05:50AB üyeliği konusunda Brüksel'i uğraştırmayacak, hatta gümrük birliği müzakerelerinin başlatılmayarak, en temel ekonomik çıkarlarını dahi savunamaz halde tutulacak,
06:00Doğu Akdeniz'de sorun çıkarmayacak, AB'nin bölgeler arası bağlantısallık stratejisi çerçevesinde enerji ve ticaret yollarının güvenliğini sağlayacak,
06:09ihtiyaç duyulduğunda askeri gücüne başvurulacak ama bunun nasıl, ne zaman ve hangi şekilde olacağını Brüksel kararlaştıracaktı.
06:18Böyle bir pazarlık ve bunun getirdiği düzende Türkiye'nin payına düşen ise otoriter bir yönetim olacaktı.
06:25Erdoğan'ın ve Batı'nın kazancı bizim, Türkiye'de halkın kaybı olacaktı.
06:30Siyonizmin en sinsiz stratejisi kendisini sürekli gizlemesi, dünya dengelerinin kapitalist-sosyalist ülkeler üzerinden şekillendiği kanaatini güçlendirmesiydi.
06:40Böylece halklar ve toplumlar kapitalist sağcı kanatta da olsalar, sosyalist solcu tarafta da dursalar,
06:47aynı Siyonist ve emperyalist dünya düzeninin aparatları olduklarını fark edemeyeceklerdi.
06:52Ama özellikle solcu sosyalist kalemler bu gerçeği örtmek ve toplumları ürkütüp kapitalist zulüm sistemine itmekle görevlilerdi.
07:00Bu solcu takımı nasıl oluyor da koca ABD'nin küçücük İsrail'in kuyruğuna takıldığını bir türlü izah edememekteydi.
07:09Aynı yazarın ifadesiyle, Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak,
07:14Özel Temsilci Steve Witkoff ve Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner,
07:19geleneksel kurumları atlayarak doğrudan liderler diplomasisi yöntemiyle Orta Doğu'yu şekillendiriyorlardı.
07:25Bu üç isim, Gazze'deki barış kurulundan Yemen İç Savaşı'na ve İran'a kadar
07:30herhangi bir etik kaygı ve bölge ülkelerinin ve halklarının beklentilerini gözetmeden
07:35bütün işlerin içindeler ve gerektiğinde çözüm dayatıyorlardı.
07:39Bir tek Trump'ı muhatap alıyorlar.
07:41Dışişleri Bakanı Rubio'nun bile birçok karardan haberi olmuyor.
07:45Çünkü amaç, hızlı bir şekilde Orta Doğu'yu biçimlendirmek.
07:49Gerektiğinde askeri güç kullanımı ya da diplomasi gibi geleneksel yöntemlerin yanında
07:53kişisel, ticari, mali, yatırım imkanlarını da yeni dönemin bir unsuru olarak
07:58her siyasal görüşmede ve dönüşümde araya sıkıştırıyorlardı.
08:02İsrail'in güvenliği sorunu en ön sıradaydı.
08:06ABD'nin bölgedeki angajmanını azaltmayı hedeflemesiyle,
08:09İsrail'in önümüzdeki on yıllar boyunca güvenliğinin garanti altına alınması
08:13aynı siyasetin parçalarıydı.
08:15ABD bu yüzden İsrail'in güvenliği için üçlü bir strateji izledi.
08:211- İsrail'e sorun çıkaracak rejimler askeri yöntemlerle tasfiye edildi.
08:26Uzun bir süreçte Batı karşıtı olan, neoliberalizme entegre olmayı reddeden
08:31ve sosyal devlet uygulamalarından vazgeçmeyen,
08:34milliyetçi ve Rusya-Çin gibi ülkelere yaslanan rejimler,
08:37ABD ve müttefikleri tarafından yıkıldı.
08:40Libya, Kaddafi, Irak, Saddam ve son olarak Suriye-Esad.
08:45Bunun son halkası tabii ki İran.
08:47Ama İran, ölçek ve kapasite olarak diğerlerinden farklı olduğu için
08:51daha ince ve zamana yayılan bir strateji gerekti.
08:54Şu an bu aşamadayız.
08:562- ABD, diplomasi cephesinde,
08:59İsrail'in güvenliğine katkı sağlayacak önemli bir diplomatik hamle yaptı.
09:03Hala İsrail'i tanımamış Arap ülkelerinin,
09:06İsrail'i tanımalarını öngören İbrahim anlaşmaları gibi süreçleri de hayata geçirdi.
09:11Gazze'deki katliam nedeniyle ara verilse de,
09:14ABD bunun için ağırlığını koyacak ve süreci devam ettirmeye çalışacak.
09:183- İsrail'e sorun çıkaracak örgütler baskı altına alındı,
09:23liderlikleri yok edildi,
09:24Hizbullah ve Hamas gibi.
09:26ABD, bir yandan İsrail'i rahatlatacak askeri müdahalelerde bulunurken,
09:31öte yandan Gazze'de olduğu gibi vahşi katliamlar yapmasına,
09:35Tahran'da suikastlar planlamasına,
09:38Lübnan'ı, Suriye'yi, hatta müttefiki Katar'ı vurmasına göz yumdu.
09:42Trump yönetimiyle,
09:43İsrail arasındaki en önemli fikir ayrılığı ise Suriye'de çıktı.
09:47Trump, Şara yönetiminin ülkeye hakim olmasını isterken,
09:51İsrail ise bölünmüş, istikrarsız ve zayıf bir Şam yönetimi istiyordu.
09:56Bu gerilim, 5-6 Ocak 2026'da Paris'teki anlaşmayla,
10:02Şara'nın genel olarak İsrail'in taleplerine boyun eğmesiyle çözüldü.
10:06Tespitleri de haklıydı.
10:08ABD için Orta Doğu siyaseti,
10:10büyük stratejiden, kendi müttefikleri arasındaki ilişkileri yönetmeye,
10:14bölgenin hakimi rolünden,
10:16müttefikleri arasındaki sorunlarda hakem rolü üstlenmeye doğru kaymaya başlamış durumdadır.
10:21Dünya ölçeğinde jeopolitik gerilimler artarken,
10:25devletlerin ve coğrafyanın önemi artar.
10:27ABD, bu yeni dönemde,
10:29küresel ölçekte bir hegemonya mücadelesine girişmişken,
10:32doğrudan muhatap olacağı,
10:34stratejik işbirliği yapacağı devlet yapılarıyla çalışmak istiyor.
10:37Bu yeni düzende,
10:39devlet altı örgütlerin işlevi çok sınırlıdır.
10:42Bunlar,
10:43PYD,
10:44SDG gibi,
10:45ABD'ye yakın veya
10:46Hamas,
10:47Hizbullah gibi,
10:48ABD düşmanı olabilirler.
10:50IŞİD gibi farklı istihbarat kuruluşlarına hizmet eden örgütler de bu kategori içinde sayılır.
10:56ABD için,
10:57PYD,
10:58SDG bir müttefik olsa da,
11:00bu yeni dönemde ömemi çok azaldı.
11:03ABD,
11:04İngilfere,
11:04Suudi Arabistan,
11:05Türkiye etkisindeki Şara,
11:07Şam'ın kontrolünü ele geçirdiğinde aslında,
11:10SDG'nin anlamı,
11:11işlevi ve faydası çok azalmıştı.
11:14Aslında ABD,
11:15bunun sinyallerini vermeye başlamıştı.
11:17Ama Trump ve Tom Berak'ın gereğinden fazla konuşmaları ve birbiriyle çelişen açıklamaları,
11:23kafa karıştırıcıydı ve siyasetin gürültüsü arasında ana mesajları kaybolmaktaydı.
11:28Müttefikler arası uyum ve bölgesel sahiplenme oyunları.
11:32Bu noktada,
11:33HTŞ'de devletleştirilerek örgüt konumundan çıkarılırken,
11:37SDG devletleşmesi mümkün olmadığı için tasfiyeye zorlandı.
11:41Sonuçta,
11:42Şara ve yönetimi,
11:43ekonomik,
11:44siyasal,
11:44diplomatik olarak,
11:46batıya bağımlı,
11:47dışarıdan monte edilmiş bir iktidar olarak kontrol altında olacaktı.
11:50Saptamaları yanlıştı.
11:51Çünkü,
11:52Cumhur İttifakı'nın,
11:54terörsüz Türkiye tuzağı ile,
11:55Güneydoğu bölgemizde,
11:57Barzanistan örneği,
11:58SDG merkezli bir yapı oluşturulmaya çalışılmaktaydı.
12:01Normal koşullarda,
12:03Dışişleri Bakanlıklarının söyleminde,
12:05bölgesel sahiplenme,
12:07merkezi bir yer tutması anlamlı bir yaklaşımdır.
12:09Son dönemlerde,
12:11ABD yönetiminin bu kavramı sık kullandığı görülüyor.
12:14Ne var ki,
12:15ABD'nin dillendirdiği bölgesel sahiplenme,
12:18bölge ülkelerinin kendi iradeleriyle karar vererek,
12:21yeni bir siyasete geçmeleri şeklinde değil,
12:24ABD'nin onlara yeni bir görev tevdi etmesinin bir sonucu olarak gerçekleşiyor.
12:29ABD,
12:29nasıl Avrupa'dan kendi güvenliğini sağlamasını ve NATO'ya yaptığı katkıyı artırmasını talep ettiyse,
12:36Orta Doğu bölgesindeki ABD müttefiklerine de benzeri bir rol biçiyor.
12:40Karşılığında ise,
12:42ABD,
12:42rejim değiştirme gibi işlere girişmeyecek,
12:45iç yapılara müdahale etmeyecek ve yatırım konularında bölge ülkeleri ABD'ye kolaylık sağlayacak.
12:51Dolayısıyla, geçmişten gelen bölge halklarını birbirine oynama,
12:55kontrollü kaos ve istikrarsızlık yaratma,
12:58vekil siyaseti yürütme gibi politikaları,
13:01ABD şimdilik terk etme niyetinde olduğunu gösteriyor.
13:04Bölge ülkelerinden beklenen,
13:06ABD'ye sorun taşımamaları,
13:08İsrail ile uyumlu hareket etmeleri ve diğer büyük güçleri buraya sokmamaları.
13:121x, Orta Doğu ve çok kutupluluk piyonları
13:16Burada, küresel siyasete dair iki temel çelişki göze çarpıyordu.
13:211. ABD çöküşte,
13:23dünya çok kutupluluğa doğru gidiyor,
13:25küresel güney yükselişte şeklindeki değerlendirmelerin yaygınlığı,
13:28ama hala ABD'nin Orta Doğu'da tek belirleyici olmayı sürdürme çabası.
13:332. Orta Doğu'ya dair ikinci dikkat çekici ve çelişkili gelişme,
13:38ABD'nin Orta Doğu'ya yönelik angajmanını azaltmaya çalışırken,
13:42bu bölgede Çin ve Rusya'nın etki ve angajmanının artmaması,
13:46hatta daha da azalması.
13:48Son 10 yıldaki gelişmeler,
13:50Çin ve Rusya'nın tek başlarına ya da birlikte,
13:53bölgedeki gelişmelere yön verme, belirleme,
13:55hatta etkileme gücüne sahip olmadıklarını ortaya koydu.
13:59Ne Gazze'de, ne Suriye'de, ne Yemen'de,
14:02ne de Libya'daki çatışma ve krizlerde,
14:04Rusya ve Çin, sahip oldukları güçle orantılı bir etki yaratabildiler.
14:08Küresel sistemde, ABD hegemonyasına ortak bir itirazı dile getiren ve aynı dili kullanan Rusya ve Çin,
14:15Orta Doğu gibi bir bölgeye yaklaşırken ortak bir strateji geliştirmiyorlar.
14:20Bu iki güçten, bölgedeki sorunlara yönelik bir çözüm önerisi,
14:24bunun ötesinde kapsamlı, alternatif bir bölgesel üzen önerisi görmedik.
14:28Çin'in en dikkat çeken girişimi,
14:312023'de Suudi Arabistan-İran uzlaşsını sağlamak olmuştu.
14:35Oysa ABD, hem bölge dışı müttefikleri,
14:38İngiltere, yerine göre Fransa,
14:40AB, hem de bölgedeki müttefikleriyle,
14:43askeri üsleriyle, yönetici ailelerle,
14:46finansal bağlarla, askeri yapılarla,
14:49enerji şirketleriyle kurduğu derin ilişkilerde,
14:52bölgede manipülasyon kapasitesini koruyordu tespitleri,
14:55doğruları yansıtmakta,
14:57ABD ve AB emperyalizmini hala güçlü göstermeye çalışmakta
15:01ve yine Siyonizm gerçeği özenle gizlenmeye uğraşılmaktaydı.
15:05İngilsere ve ABD,
15:07uzun yıllara yayılan bölge rejimlerine nüfuz etme,
15:10lider devşirme ve çoklu bağlarla onları kendilerine yakın tutma imkanını sonuna kadar kullandılar.
15:16Rusya ve Çin,
15:17ne ABD ve İngiltere'nin bölgedeki rejimlerle kurduğu bağları kırabildi,
15:22ne de kendileri bu türden daha derine nüfuz eden elit, mali, askeri bağlar kurabildiler.
15:28Aynı şekilde diğer BRICS ülkeleri de Orta Doğu'daki gelişmeler karşısında etkisiz kaldılar.
15:34Brezilya ve Güney Afrika,
15:36Gazze konusunda aktiftiler ve ahlaki bir zeminde hareket ettiler.
15:39Ama BRICS'in bir diğer üyesi Hindistan,
15:42Gazze ve diğer krizlerde doğrudan ve açıktan İsrail'in yanında yer aldılar.
15:46Şu anki tablonun bize gösterdiği şu,
15:50ABD için Orta Doğu siyaseti,
15:52büyük stratejiden kendi müttefikleri arasındaki ilişkileri yönetme konumuna,
15:56yani bölgenin hakimi rolünden müttefikleri arasındaki sorunlarda hakem rolü oynamaya doğru kaymaya başlamış durumdadır.
16:04Bunun için de tabii ki sorunlu ilişkileri yönetmek de vardır.
16:07Türkiye-İsrail, bir dönem Katar Ba'e, şu anda Ba'e Suudi Arabistan,
16:13Türkiye Ba'a rekabeti, anlaşmazlıkları Şare Abdi gibi,
16:17Türkiye'nin Somali'de Mısır'la aynı tarafta, Libya'da karşı tarafta olması gibi,
16:22ya da Afrika boynuzundaki kutuplaşma gibi,
16:25her iki tarafında Batı ABD müttefiki olması gibi.
16:28Batı, İngiltere ile Fransa arasında 1916'da imzalanan Sykes-Picot Anlaşması'ndan bu yana,
16:35Fas'tan Yemen'e kadar uzanan Geniş Orta Doğu bölgesinde hiç bu kadar belirleyici olmamıştı.
16:412026'ya gelindiğinde, Gazze'deki korkunç katliamın üzerine Trump'ın damadı tatil köyü projelendirirken,
16:48Trump, Irak'a kimi başbakan yapamayacağı talimatını verebiliyorlardı.
16:53Saptamaları da doğruları yansıtmaktaydı.
16:55Temel Demirer'in, yamuklukları ve Erbakan gıcıklıklarının perde arkası.
17:00Temel Demirer adlı solcu saldırgan, Milli Görüş ve Kara Kutusu başlıklı yazısında,
17:05haksız ve dayanaksız şekilde ve tam bir Siyonist ağzı ile rahmetli Erbakan hocaya hücum etmişti.
17:12Aslında, Üsküdar Amerikan Kız Lisesi yetiştirmesi ve Fransız ekolü devşirmesi,
17:18Sibel Özbudun gibi sözde yurtsever komünist ve Marksist sosyalist geçinenlerle birlikte,
17:23küresel Siyonizme ve ırkçı emperyalizme hizmet verenlerdendi.
17:27Rus diktatör Lenin kafasıyla, devleti özel örgütlü terör ve şiddet şebekesi gören
17:33ve güya sınırsız ve sınıfsız dünya devletini hedefleyen
17:37ve böylece küreselci Siyonizme, sosyalizm kılıfı geçiren Temel Demirer gibileri
17:42nasıl oluyorsa, güya milliyetçi ve sağdüşünceli Yeni Çağ Gözetesinde de
17:472023 ila 2024 yıllarında konuk yazar olarak bu sosyalist fikirlerini beyan etmişlerdi.
17:54İttihatçı fedailerden Kemalist milliyetçilere, devletin Ermenilere, Yahudilere,
18:00Kürtlere, Alevilere ve sosyalistlere sürekli ve sistemli şekilde soykırım uyguladığını
18:06iddia edebilen sosyalist saldırganların bu cesaretleri herhalde Siyomist merkezlerden
18:11ve Masonik mahfillerden gelmekteydi.
18:14Ara sıra futbol manipülatif bir illüzyon aygıtıdır.
18:18Yani futbol, toplumları ülke gerçeklerinden ve halkın problemlerinden uzaklaştırarak
18:24avutup oyalamak ve beyinleri uyutmak için kullanılan küresel kumar ve kandırma aracıdır
18:29diyecek kadar doğru ve uygun yorumlar da yapabilen bu kişilerin Erbakan Hoca'ya
18:34ve milli görüş davasına, Siyonizm adına ve şeytanlık damarıyla hücum ettikleri anlaşılmaktaydı.
18:40Zaten İslam düşmanlıklarına sosyalizm-komünizm kılıfı saran bu şarlatan takımının çoğu
18:46ne hikmetse ya kapitalist kovboy Amerikan kız lisesinde veya ABD Yahudi güdümlü Robert
18:52Kolejinde ve benzeri yerlerde eğitilmeleri herhalde bir tesadüf olamazdı.
18:57Bu tıynetsiz tiplerin, Siyonist Yahudi sermayesinin küresel zulüm ve sömürü sistemini
19:02deşifre eden ve sadece ezilen halkımızı değil, tüm insanlığı kapitalist ve komünist
19:08kollu Siyonist ahtapotun esaretinden kurtaracak projeler üreten Erbakan Hoca'ya sataşmaları
19:13bunların gerçek ayarını ve amacını ortaya koymaktaydı.
19:16Akla, ahlaka ve vicdana uygun gerekçeler bulamayıp, RT Erdoğan'ın talan ve tahribatları
19:22üzerinden Erbakan'ı suçlayıp saldırmak tam bir saçmalık ve şarlatanlıktı.
19:27Oysa, RT Erdoğan'ı ve AKP iktidarını Erbakan'ın değil, İsrail ve Amerika'nın hazırlayıp
19:34iktidara taşıdıklarını hala bilmiyorlarsa bunlar zır cahil takımıydı.
19:39Yok, bile bile bu iftiraları atıyor ve hala Erbakan'a çatıyorlarsa bu durum
19:44tam bir marazlı münafıklık damarıydı.
19:46Erdoğan yandaşı Ali Karahasanoğlu'nun ayarsızlığı.
19:50AKP iktidarında milli gelir 7 kata yakın artmış.
19:53Yani bir kişiye, bir aileye, bir şirkete benzetirsek, 2002 yılında 100 bin birim kazanan kişi,
20:01aile ya da şirket ya da devlet artık 2025 yılında 700 bin birim kazanmaya yaklaşmış.
20:08Ama bakıyorsunuz soldan çarklı gazetelere, bakıyorsunuz muhafazakar geçinen CHP vagonu siyasetçilere,
20:15gazetecilere, iflasın eşiğindeyiz diyorlar.
20:18Gelirimiz 100 bin iken mi iflasın eşiğinde oluruz yoksa 700 bin olunca mı?
20:23Bu nasıl bir mantıksızlıktır?
20:25Bu nasıl bir çarpıtmadır diyen Ali Karahasanoğlu gerçekten bu palavralara inanmakta mıydı?
20:31Oysa milli gelir belki artmıştı ama bunun %70'i bir avuç rantiyeci kodamanlara ve yandaş takımına,
20:38geri kalan %30'u ise diğer gariban halkımıza dağıtılmaktaydı.
20:42Bunların iddiasına göre fert başına düşen milli gelir 18 bin dolara çıkmıştır.
20:47Yani 3 çocuklu, karı koca 5 nüfuslu ailenin yıllık geliri ortalama 4 milyon 230 bin liradır.
20:54Oysa 35 bin lira emekli maaşı alan böyle bir ailenin yıllık geliri sadece bunun onda biri yani yıllık 420 bin
21:01liradır.
21:02Böylesi rakam oyunlarıyla ve palavra politikalarıyla toplumu aldatıp oyalayanların nasıl bir akıbetle derbeder olacakları tarihe sorulmalıdır.
21:10Türkiye'nin 2002 ile 2026 yılları arasındaki faiz giderleri rakamları,
21:16Türkiye'nin 2002 ile 2026 yılları arasındaki faiz giderleri iki temel döneme ayrılır.
21:222002 ile 2017 döneminde güçlü mali disiplin ve düşük kur politikasıyla faizlerin bütçeye oranı tarihi dip seviyelere gerilemişken,
21:312018 sonrası yükselen enflasyon ve kur artışları sebebiyle faiz giderleri rekor seviyelere çıkmış ve bütçenin en büyük kalemlerinden biri haline
21:39almıştır.
21:402002 ile 2017 düşüş ve mali disiplin dönemi
21:442002 dönem başında toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 40 lirası faiz ödemelerine gidiyordu.
21:51Faiz giderlerinin gayri safi yurt içi hasılaya oranı %14'ler seviyesindeydi.
21:562005 ile 2015 IMF programları ve yapısal reformların etkisiyle faiz harcamalarının bütçe içindeki payı kademeli olarak tekhaneli oranlara kadar geriledi.
22:07Bütçede faiz dışı fazla verilmesi temel kural haline geldi.
22:112017 sonu
22:12Faiz giderleri kısmen kontrol altına alınmış ve bütçe yükü hafiflemişti.
22:172018 ila 2026
22:19Yükseliş ve rekorlar dönemi
22:212018 ila 2023
22:23Kur politikalarındaki değişim, enflasyon şoku ve buna bağlı yükselen faiz oranları bütçeyi baskılamıştı.
22:302021 yılında 21,3 milyar dolar olan faiz faturası, 2023'de 28,4 milyar dolara yükseldi.
22:392002 ila 2023 dönemini kapsayan ilk 20 yılda Türkiye'nin toplam faiz ödemesi yaklaşık 563 milyar dolara aşmıştı.
22:472024
22:48Faiz giderleri bir önceki yıla göre %88'in üzerinde rekor bir artış göstererek bütçe ciddi oranda açık vermeye başlamıştı.
22:572025
22:58Merkezi yönetim bütçesindeki faiz giderleri bir önceki yıla göre %60'ın üzerinde artarak 2 trilyon 54 milyar TL olarak saptanmıştı.
23:082026
23:09Faiz harcamalarındaki büyüme ivmesi hızlanmıştı.
23:13Bütçede faize ayrılan kaynak 2 trilyon 742 milyar TL seviyesine çıkmıştı.
23:19Bu durum toplanan her 5 liralık verginin yaklaşık 2 lirasının faiz ödemelerine gitmesine yol açmıştı.
23:26Ey akit yazarları ve yandaş takımı!
23:29Hani Sayın Erdoğan'ın hatırlatmasıyla faiz haramdı ve hakkında nas vardı?
23:35Bu nasıl bir tutarsızlıktı?
23:372002 ile 2026 yılları arasında dış ticaret açığımızın rakamları.
23:42Türkiye'nin 2002 ile 2026 yılları arasındaki dış ticaret açığı, ülkenin ekonomik büyümesi, ithalata bağımlı üretim yapısı ve küresel enerji
23:53ve altın fiyatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle kronik bir genişleme eğilimi göstermiştir.
23:582002 yılında 15,7 milyar dolar seviyesinde olan yıllık dış ticaret açığı, 2020'li yılların başında 100 milyar dolar sınırını
24:08aşmış,
24:092026 yılının ortaları itibariyle yıllıklandırılmış bazda 94,7 milyar dolar seviyesinde dengelenmeye çalışılmaktadır.
24:18Dönemsel Gelişim ve Kilit Veriler
24:202002 yılı başlangıcı
24:22Cumhuriyet gazetesinde yer alan TÜİK verilerine göre, 2002'de ihracat 35,1 milyar dolar, ithalat ise 50,8 milyar dolardı.
24:33Yıllık dış ticaret açığı 15,7 milyar dolar olarak açıklandı.
24:372003 ila 2010 dönemi hızlı büyüme ve genişleme iddiası
24:42Ekonominin dış kaynak girişiyle büyümesi, iç talebi ve ithalatı hızla artırdı.
24:47Dış ticaret açığı bu dönemde 50 milyar dolar sınırını aşarak kronikleşmeye başladı.
24:532011 ila 2021 dönemi
24:55Zirveler ve Dalgalanmalar
24:572011 yılında ithalatın rekor kırmasıyla dış ticaret açığı 106 milyar dolarla o dönemin tarihi zirvesine ulaştı.
25:06Sonraki yıllarda kur atakları ve ekonomik yavaşlama dönemlerinde,
25:10örneğin 2019'da açık daralsa da genel eğilim artıştaydı.
25:132022 ila 2024 dönemi tarihi rekorlar
25:18Küresel enerji krizi, emtia fiyatlarındaki artış ve yoğun altın ithalatı nedeniyle
25:24dış ticaret açığı 2022 ve 2023 yıllarında 110-120 milyar dolar bandına çıkarak tarihi rekor seviyelere ulaştı.
25:332025 ila 2026 güncer durum ve iflas ortamı
25:37Ticaret Bakanlığı verilerine göre, uygulanan sıkı ekonomi politikalarıyla ithalat kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır.
25:452026 yılı Ocak-Nisan dönemi
25:47İlk 4 ay
25:48İhracat 88,7 milyar dolar, ithalat 125,8 milyar dolar olmuş ve 4 aylık açık 37,1 milyar dolar olarak
25:57saptanmıştır.
25:58Yıllıklandırılmış açık, strateji ve bütçe başkanlığı verilerine göre, yıllıklandırılmış dış ticaret açığı 94,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır.
26:12İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Önerilen