00:03MÜZİK
00:06Metal soğuk ve sert bir malzeme ama benim ellerimde bir ruh buluyor.
00:13Kadınları yapamazsın denilen her sektörde var olmasını istiyorum.
00:17O yüzden de yapamazsın diyenlere diyebileceğim tek şey neden olmasın.
00:24Ben Güfidan Soyur, 1995 İstanbul Kartal doğumluyum.
00:28Heykel tıraşım, meten heykel atölyem var.
00:30Üretimlerimi burada gerçekleştiriyorum.
00:36Sanatın hep içimde olduğunu daha yeni yeni fark ettim.
00:39Bir süreçteyim aslında.
00:41Çocukluğumda arkadaşlarım bilgisayarla, telefonlarla oynarken
00:44ben sürekli çamurla, bebeklerden eskeri dönüşümle bir şeyler dikmeye çalışırdım.
00:50Hep böyle en sevdiğim ders teknoloji tasarım dersiydi.
00:54El işine yatkınlıkla alakalı işleri yapmayı çok severdim.
00:58Lise bittikten sonra üniversiteye bir hazırlık sürecim oldu.
01:01O sürede de işte ailevi sebeplerden, maddi durumlardan dolayı gidemedim.
01:0516 yaşından beri çalışıyorum ve her güne başkalarını mutlu etmek adına uyanıyordum.
01:10Kendime neyle mutlu olmak istiyorsun Güfidan sorusunu sordum.
01:13Gerçekten her güne başkalarını mutlu etmek için mi uyanacaksın yoksa kendi mutluluğunu mu arayacaksın?
01:18Bunu sorduğumda aslında hayatımda çok şey değişmeye başladı.
01:21O zamana kadar küçük küçük çizimler, karalamalar yapıyordum.
01:25Evet ama bunun bir sanat olduğunu ya da yapılabilir bir iş olduğunu bilmiyordum.
01:30Sonrasında bir resim kursuna yazıldım.
01:32Resim kursu almaya başladım, derslere yazıldım.
01:35Bir yandan çalışıp akşam 6'da Kartal'dan çıkıp Kadıköy'e resim kursuna gidiyordum.
01:40Ve ona kadar orada 2-3 saatlik bir ders alıyordum.
01:42Ama bir gün olacaktı biliyordum ve o zaman geldi.
01:45Hem Sakarya seramik bölümünü kazandım hem de Eskişehir'de heykel bölümünü kazandım.
01:50Artık tercih hakkı bendeydi ve Eskişehir'i tercih ettim.
01:59Ben üniversiteye gittiğimde aslında içerimde bir sürü korkular vardı.
02:03Çünkü malzemenin ne olduğunu, bölümün ne olduğunu bilmiyordum.
02:06Ve bu süreçle birlikte hepsine öğrene öğrene ilerlemiş oldum.
02:10Bize üniversitede ilk senemizde heykelin ne olduğunu, işte alçıdan, çamurdan modellemeler, anatomiler gösteriliyor.
02:17Daha sonrasında ikinci senemizde de artık malzemenin bölümlerine geçiyoruz.
02:21Ahşap, metal, polyester, mermer gibi.
02:23Biz bunların tüm hepsinin eğitimlerini aldık.
02:26Metal malzeme korkutucuydu.
02:28Yani ben 2-3 sene boyunca hatta yanından geçmeye bile korktuğum bir atölyeydi.
02:33Biz bir yerlere geçerken atölyenin arka tarafına geçtiğimizde metal atölyesini kullanmak zorunda kalırdık.
02:38Ve ben böyle yüzümü kapata kapata geçerdim her seferinde.
02:42Metal malzeme çok soğuk bir malzeme ve endüstriyel bir malzeme.
02:45Buna bu hisleri aktarmak, kendi hayatına o duyguyu ve enerjiyi verebilmek aslında benim ilgimi çeken kısım oldu.
02:59Metal malzeme biraz daha bana hayat hissi verdi.
03:03Bir parça parça hayatı inşa etmek gibi.
03:07Mesela ahşap malzemede bütünden parçaya doğru gidersin, oyarsın, ahşabı işlersin.
03:12Ama metal malzeme de parçadan bütüne gidersin.
03:15Benim hayatımın akışında da aslında parça parça bir yerlerden alarak, adım atarak o hayatımı şekillendirmeye başladığım süreçte.
03:22O yüzden metal malzeme bana çok daha sıcak geldi.
03:25Çünkü istediğim gibi yön verebildim, istediğim gibi onu şekillendirebildim.
03:28Ne hissediyorsam, hayatımda anlatamadığım, kendime kötü hissettiğim ya da duygularım, kinim, kızdımlığım, hüznüm ya da mutluluğum ne varsa ben bunu
03:37metal malzemeyi çok rahat bir şekilde aktarabildim.
03:40Bunu kimi zaman kapıya tırmanan bir çocuk olarak gördünüz, kimi zaman büyük bir orkinos heykeli olarak gördünüz.
03:47Bazen içimizde açan tüm çiçeklere adı altında bir heykel olarak karşınıza çıktı.
03:52Mesela bu benim kendime en çaresiz hissettiğim zamanlarda ortaya çıkan bir heykelimdi.
03:57Kimi zaman da bir umut, adım atan bir adım ayak heykeli olarak karşınıza çıktı.
04:03Açıkçası bu şekilde ona yön vermek benim ilgimi çeken kısım oldu.
04:15Benim tüm heykellerim beni yansıtıyor.
04:18Bu sürecin hepsinde heykellerimin gidişatında benden bir şeyler mutlaka görüyor oluyorsunuz.
04:23İlk ödül aldığım heykelim, ürettiğim ilk heykelim aynı zamanda bir ahşaptan kadın oymuştum.
04:30Ceviz ağacından da.
04:31O zamanki Gülfidan'ı anlatıyor.
04:32Sert bir malzeme, evet ben de serttim.
04:34Kendi kalıplarım vardı.
04:36Orada da yine üzerine kumaş geçirilmiş bir kadın işlemiştim.
04:40Yani benim için de öyle bir süreçteydim.
04:42Aslında o kumaşı böyle alıp fırlatsam yapabilecek durumdaydım ama
04:46sınırlarım, bu zamana kadarki kalıplaşmış korkularım buna engeldi.
04:52Sonrasında metal malzemeye geçtiğimde bambaşka işler ortaya çıkmaya başladı.
04:57Çocukluğumdaki en korkusuz anlarım, kendimi en güvende ya da kendimi en özgüvenli ve cesaretli hissettiğim zaman
05:06kapı pervazında çocukluk heykelim.
05:08O da küçük böyle 90 cm bir heykeldi.
05:11Yine metal üzerinde ödül alan ilk heykelimdi o da.
05:14Ödül alma kısmında açıkçası heykellerin bir statüde olduğunu düşünmüyorum.
05:19Ama insanı çok teşvik eden bir şey.
05:21Özellikle öğrenciyseniz ve kendinize olan böyle özgüveniniz biraz daha azsa sizi teşvik ediyor.
05:28Ödül aldıkça dedim ki ya tamam Gülfidan sen bunu yapabiliyorsun, devam et.
05:33Kendimi açıkçası teşvik ettiğim bir sürece girmiştim.
05:40Üniversiteden mezun olduktan sonra atölye açmak çok zor.
05:44Malzemeler, makineler, kirası, bir atölyeyi tutmak bunların gerçekten hepsi çok zorlu süreçler.
05:49O yüzden ben sırf atölyeyi kullanabilmek adına yüksek lisan sınavına girdim mezun olduktan sonra ve kazandım.
05:55O süreçte atölyeyi kullanmaya devam ettik ama pandemi girdi ve ben ailemin yanına dönmek zorunda kaldım.
06:01Benim daha öncesinde öğrenci olarak üniversiteye hazırlandığım kursta ben artık öğretmen olarak çalışmaya başladım
06:07ve bu benim için de böyle bir tık daha evet güzel ilerliyorsunun işaretiydi.
06:12Aynı zamanda babamın demirci bir arkadaşı vardı.
06:15İşte korkuluk, bahçe demiri vesaire yapıyor.
06:18O bana küçük bir yer verdi ve orada üretmeye devam ettim.
06:21Ama tabii ki de her sanatçı kendi alanını ister, kendi rahat bir şekilde üretim yaptığı yeri ister.
06:26Benim de hayatımdaki hedefim buydu.
06:28O süreçte Akyazı'da bir fabrika var.
06:31Buraya gidip geliyordum heykel üretimi yapmak için.
06:33Haftanın üç günü Akyazı'daydım.
06:35Burada misafirhanede kalıyordum.
06:37Geri kalan günlerde İstanbul'a gidip Suadiye'de dersler veriyordum.
06:41Sonrasında evleneceğimiz zamandı ve benim atölye açmam İstanbul'da çok zor, yaşamak çok zordur, devam ettirebilmek.
06:49Dedim ki Akyazı'ya taşınalım mı?
06:51Ve ben bir gün çıktım, evi tuttum ve taşındık.
06:54Sonrasında burada atölye tuttum.
06:56İki buçuk senedir de burada 12 metrekare atölyede 20'den fazla iş ürettim.
07:01Açıkçası benim için çok keyifli ve hayallerimi yaşadığım bir süreçti.
07:08Ben tellerle çalışıyorum.
07:11Telleri yan yana getirerek belli bir formda kaynatarak ilerliyorum.
07:15Ve sonrasında da onu zımpara yapıp yüzeyini parlatıyorum.
07:17Aslında o demirin içerisindeki rengi ortaya çıkartıyorum.
07:22Koyu kalan kısımlar gölge, geri kalan kısımlar da parlaklı yüzey vermiş oluyor.
07:27Genelde büyük malzemelerle çalıştığımda alüminyum kullanıyorum.
07:30Dış mekanlarda paslanması vesaire kısmında da bayağı etkili oluyor.
07:34Onun haricinde tallı tel kullanıyorum.
07:373 mililik ya da 4 mililik tallı telleri formu yönünde kaynatarak ilerliyorum.
07:41Tavlı telde tabii ki de paslanma vesaire oluyor ama bunlar iç mekanda sergilendiği için paslanmaya karşı onun koruyuculuğunu sağlıyorum kesinlikle.
07:49Boşluklu çalışıyorum.
07:51Yani dolu ve boşluğun o dengesini kurmayı seviyorum.
07:54Dediğim gibi aslında hayatımızdaki eksik kalan kısımlara birazcık yönlendirme yapmış oluyorum.
08:00Çünkü insanların, izleyicinin kalkıp da benim eserime baktığında oradaki boşluğu kendi gözüyle tamamlamasını, heykele dahil olmasını seviyorum.
08:09Bunun gibi zaten birçok eser ürettim.
08:11Mesela payidar heykelim.
08:13Gelen ziyaretçilerin parça parça koyduğunda, ışığı kapattığımızda tek bir noktadan ışık vurduğunda Atatürk portresinin yansıdığı bir heykeldi.
08:25Şu anda ürettiğim bir at heykelim var.
08:29Bunun ismi Sakarya.
08:30Hem Atatürk'ün en sevdiği at ve benim de atölyemin, ilk atölyemin olduğu yerin ismi.
08:393 milimlik tellerle üretiyorum.
08:41Aslında bu bir nevi de bir matematik işle.
08:44Çünkü tek ayağı üzerinde koşan bir atı temsil ediyor.
08:48Ve o yüzden o dengeyi kurabilmek, o ağırlığın merkezini oturtabilmek çok önemli bir şey.
08:54Ben şu anda bunu yapıyorum.
08:55Dediğim gibi 3 milimlik tellerle güzelce formu yönünde çizgileri ilerletiyorum.
09:01Sonrasında artık zımpara ve taşlama işlerine dönüyor olacak.
09:08Aslında heykelin üretim aşamaları projeden projeye değişiyor.
09:12Kimi zaman atölyeye bir anda gelip işler üretebiliyorum.
09:15Kimi zaman bunun çizimlerini yapıyorum.
09:18Bazen VR gözlükle çalışmalar yapıyorum.
09:20Açıkçası 3 boyutlu ortamda daha ben heykeli bitirmeden görebiliyor olmak,
09:24karşıdaki insana da iyi bir etki yaratıyor.
09:27Çünkü insanlar bunu görmek istiyorlar.
09:29İçimden nasıl geliyorsa aslında o şekilde ilerliyor.
09:32Kimi zaman bir eskizle, kimi zaman bir kağıda çiziyorum, kimi zaman tabletle.
09:36Bunun bir süreci yok.
09:37Tek olan şey atölyeye girdiğim anda burası benim terapi merkezi.
09:41Her şeyi kapıda bırakıyorum.
09:43Ve tüm üzüntümü, mutluluğumu, her şeyi aktardığım bir sürece dönmüş oluyor.
09:48Ve heykellerim de bu yüzden genelde beni yansıtmış oluyorlar.
09:54Tabii ki de bu zamana kadar birçok sergide yer aldım.
09:57Ama ilk kişisel sergimi geçtiğimiz Eylül ayında çıkardım.
10:01Deniz temalı bir sergiydi.
10:03İşte vatozlar, deniz atları, deniz yıldızları, böyle tam bir denizin altında seyredermişiz gibi bir sergiydi.
10:11Yurt dışında şu anda iki yerde eserim var.
10:14Birisi Almanya'da, iki tane de Kıbrıs'ta eserim var.
10:23Genellikle bizde belli kalıplar vardır.
10:25İşte kadın şunu yapabilir, bunu yapamaz gibi.
10:28Ben kendi işimde bu algıları yıktığımı düşünüyorum.
10:31Çünkü kapıdan geçen bir insan beni kaynak yaparken görüyor.
10:34İçeriye abi diye giriyor ya da işte kolay gelsin kardeşim diye giriyor.
10:39Bir bakıyor içerimde bir kadın, işte kaynak yapıyor, metalle uğraşıyor.
10:43İnsanların çok fazla ilgisini çekiyor.
10:45Ve buradaki algıyı da biraz bu konuda kırdığımı düşünüyorum.
10:48Kadınların da yapamazsın denilen her yerde var olmasını istiyorum.
10:53Çünkü atıl önemli olan vazgeçmemek.
10:55Benim hayatımdaki en önemli kısım da buydu.
10:58Vazgeçmemekti.
10:59İlerlemenin, adım atmanın en önemli temeliydi bence.
11:02İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar