Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 saat önce
Üretim Zamanı ekibi bu hafta, metale duygularıyla hayat veren Heykeltıraş Gülfidan Soyuğur'un hikayesini ekrana taşıdı. Zorluklarla mücadele ederek eğitim hayatını tamamlayan Gülfidan Soyuğur'un hayallerini gerçekleştirmesini izliyor, korkularını yenerek kullandığı metali sanat eserine dönüştürmesine tanıklık ediyoruz. Üretim Zamanı her pazar 10.35'te CNN TÜRK'te.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:03MÜZİK
00:06Metal soğuk ve sert bir malzeme ama benim ellerimde bir ruh buluyor.
00:13Kadınları yapamazsın denilen her sektörde var olmasını istiyorum.
00:17O yüzden de yapamazsın diyenlere diyebileceğim tek şey neden olmasın.
00:24Ben Güfidan Soyur, 1995 İstanbul Kartal doğumluyum.
00:28Heykel tıraşım, meten heykel atölyem var.
00:30Üretimlerimi burada gerçekleştiriyorum.
00:36Sanatın hep içimde olduğunu daha yeni yeni fark ettim.
00:39Bir süreçteyim aslında.
00:41Çocukluğumda arkadaşlarım bilgisayarla, telefonlarla oynarken
00:44ben sürekli çamurla, bebeklerden eskeri dönüşümle bir şeyler dikmeye çalışırdım.
00:50Hep böyle en sevdiğim ders teknoloji tasarım dersiydi.
00:54El işine yatkınlıkla alakalı işleri yapmayı çok severdim.
00:58Lise bittikten sonra üniversiteye bir hazırlık sürecim oldu.
01:01O sürede de işte ailevi sebeplerden, maddi durumlardan dolayı gidemedim.
01:0516 yaşından beri çalışıyorum ve her güne başkalarını mutlu etmek adına uyanıyordum.
01:10Kendime neyle mutlu olmak istiyorsun Güfidan sorusunu sordum.
01:13Gerçekten her güne başkalarını mutlu etmek için mi uyanacaksın yoksa kendi mutluluğunu mu arayacaksın?
01:18Bunu sorduğumda aslında hayatımda çok şey değişmeye başladı.
01:21O zamana kadar küçük küçük çizimler, karalamalar yapıyordum.
01:25Evet ama bunun bir sanat olduğunu ya da yapılabilir bir iş olduğunu bilmiyordum.
01:30Sonrasında bir resim kursuna yazıldım.
01:32Resim kursu almaya başladım, derslere yazıldım.
01:35Bir yandan çalışıp akşam 6'da Kartal'dan çıkıp Kadıköy'e resim kursuna gidiyordum.
01:40Ve ona kadar orada 2-3 saatlik bir ders alıyordum.
01:42Ama bir gün olacaktı biliyordum ve o zaman geldi.
01:45Hem Sakarya seramik bölümünü kazandım hem de Eskişehir'de heykel bölümünü kazandım.
01:50Artık tercih hakkı bendeydi ve Eskişehir'i tercih ettim.
01:59Ben üniversiteye gittiğimde aslında içerimde bir sürü korkular vardı.
02:03Çünkü malzemenin ne olduğunu, bölümün ne olduğunu bilmiyordum.
02:06Ve bu süreçle birlikte hepsine öğrene öğrene ilerlemiş oldum.
02:10Bize üniversitede ilk senemizde heykelin ne olduğunu, işte alçıdan, çamurdan modellemeler, anatomiler gösteriliyor.
02:17Daha sonrasında ikinci senemizde de artık malzemenin bölümlerine geçiyoruz.
02:21Ahşap, metal, polyester, mermer gibi.
02:23Biz bunların tüm hepsinin eğitimlerini aldık.
02:26Metal malzeme korkutucuydu.
02:28Yani ben 2-3 sene boyunca hatta yanından geçmeye bile korktuğum bir atölyeydi.
02:33Biz bir yerlere geçerken atölyenin arka tarafına geçtiğimizde metal atölyesini kullanmak zorunda kalırdık.
02:38Ve ben böyle yüzümü kapata kapata geçerdim her seferinde.
02:42Metal malzeme çok soğuk bir malzeme ve endüstriyel bir malzeme.
02:45Buna bu hisleri aktarmak, kendi hayatına o duyguyu ve enerjiyi verebilmek aslında benim ilgimi çeken kısım oldu.
02:59Metal malzeme biraz daha bana hayat hissi verdi.
03:03Bir parça parça hayatı inşa etmek gibi.
03:07Mesela ahşap malzemede bütünden parçaya doğru gidersin, oyarsın, ahşabı işlersin.
03:12Ama metal malzeme de parçadan bütüne gidersin.
03:15Benim hayatımın akışında da aslında parça parça bir yerlerden alarak, adım atarak o hayatımı şekillendirmeye başladığım süreçte.
03:22O yüzden metal malzeme bana çok daha sıcak geldi.
03:25Çünkü istediğim gibi yön verebildim, istediğim gibi onu şekillendirebildim.
03:28Ne hissediyorsam, hayatımda anlatamadığım, kendime kötü hissettiğim ya da duygularım, kinim, kızdımlığım, hüznüm ya da mutluluğum ne varsa ben bunu
03:37metal malzemeyi çok rahat bir şekilde aktarabildim.
03:40Bunu kimi zaman kapıya tırmanan bir çocuk olarak gördünüz, kimi zaman büyük bir orkinos heykeli olarak gördünüz.
03:47Bazen içimizde açan tüm çiçeklere adı altında bir heykel olarak karşınıza çıktı.
03:52Mesela bu benim kendime en çaresiz hissettiğim zamanlarda ortaya çıkan bir heykelimdi.
03:57Kimi zaman da bir umut, adım atan bir adım ayak heykeli olarak karşınıza çıktı.
04:03Açıkçası bu şekilde ona yön vermek benim ilgimi çeken kısım oldu.
04:15Benim tüm heykellerim beni yansıtıyor.
04:18Bu sürecin hepsinde heykellerimin gidişatında benden bir şeyler mutlaka görüyor oluyorsunuz.
04:23İlk ödül aldığım heykelim, ürettiğim ilk heykelim aynı zamanda bir ahşaptan kadın oymuştum.
04:30Ceviz ağacından da.
04:31O zamanki Gülfidan'ı anlatıyor.
04:32Sert bir malzeme, evet ben de serttim.
04:34Kendi kalıplarım vardı.
04:36Orada da yine üzerine kumaş geçirilmiş bir kadın işlemiştim.
04:40Yani benim için de öyle bir süreçteydim.
04:42Aslında o kumaşı böyle alıp fırlatsam yapabilecek durumdaydım ama
04:46sınırlarım, bu zamana kadarki kalıplaşmış korkularım buna engeldi.
04:52Sonrasında metal malzemeye geçtiğimde bambaşka işler ortaya çıkmaya başladı.
04:57Çocukluğumdaki en korkusuz anlarım, kendimi en güvende ya da kendimi en özgüvenli ve cesaretli hissettiğim zaman
05:06kapı pervazında çocukluk heykelim.
05:08O da küçük böyle 90 cm bir heykeldi.
05:11Yine metal üzerinde ödül alan ilk heykelimdi o da.
05:14Ödül alma kısmında açıkçası heykellerin bir statüde olduğunu düşünmüyorum.
05:19Ama insanı çok teşvik eden bir şey.
05:21Özellikle öğrenciyseniz ve kendinize olan böyle özgüveniniz biraz daha azsa sizi teşvik ediyor.
05:28Ödül aldıkça dedim ki ya tamam Gülfidan sen bunu yapabiliyorsun, devam et.
05:33Kendimi açıkçası teşvik ettiğim bir sürece girmiştim.
05:40Üniversiteden mezun olduktan sonra atölye açmak çok zor.
05:44Malzemeler, makineler, kirası, bir atölyeyi tutmak bunların gerçekten hepsi çok zorlu süreçler.
05:49O yüzden ben sırf atölyeyi kullanabilmek adına yüksek lisan sınavına girdim mezun olduktan sonra ve kazandım.
05:55O süreçte atölyeyi kullanmaya devam ettik ama pandemi girdi ve ben ailemin yanına dönmek zorunda kaldım.
06:01Benim daha öncesinde öğrenci olarak üniversiteye hazırlandığım kursta ben artık öğretmen olarak çalışmaya başladım
06:07ve bu benim için de böyle bir tık daha evet güzel ilerliyorsunun işaretiydi.
06:12Aynı zamanda babamın demirci bir arkadaşı vardı.
06:15İşte korkuluk, bahçe demiri vesaire yapıyor.
06:18O bana küçük bir yer verdi ve orada üretmeye devam ettim.
06:21Ama tabii ki de her sanatçı kendi alanını ister, kendi rahat bir şekilde üretim yaptığı yeri ister.
06:26Benim de hayatımdaki hedefim buydu.
06:28O süreçte Akyazı'da bir fabrika var.
06:31Buraya gidip geliyordum heykel üretimi yapmak için.
06:33Haftanın üç günü Akyazı'daydım.
06:35Burada misafirhanede kalıyordum.
06:37Geri kalan günlerde İstanbul'a gidip Suadiye'de dersler veriyordum.
06:41Sonrasında evleneceğimiz zamandı ve benim atölye açmam İstanbul'da çok zor, yaşamak çok zordur, devam ettirebilmek.
06:49Dedim ki Akyazı'ya taşınalım mı?
06:51Ve ben bir gün çıktım, evi tuttum ve taşındık.
06:54Sonrasında burada atölye tuttum.
06:56İki buçuk senedir de burada 12 metrekare atölyede 20'den fazla iş ürettim.
07:01Açıkçası benim için çok keyifli ve hayallerimi yaşadığım bir süreçti.
07:08Ben tellerle çalışıyorum.
07:11Telleri yan yana getirerek belli bir formda kaynatarak ilerliyorum.
07:15Ve sonrasında da onu zımpara yapıp yüzeyini parlatıyorum.
07:17Aslında o demirin içerisindeki rengi ortaya çıkartıyorum.
07:22Koyu kalan kısımlar gölge, geri kalan kısımlar da parlaklı yüzey vermiş oluyor.
07:27Genelde büyük malzemelerle çalıştığımda alüminyum kullanıyorum.
07:30Dış mekanlarda paslanması vesaire kısmında da bayağı etkili oluyor.
07:34Onun haricinde tallı tel kullanıyorum.
07:373 mililik ya da 4 mililik tallı telleri formu yönünde kaynatarak ilerliyorum.
07:41Tavlı telde tabii ki de paslanma vesaire oluyor ama bunlar iç mekanda sergilendiği için paslanmaya karşı onun koruyuculuğunu sağlıyorum kesinlikle.
07:49Boşluklu çalışıyorum.
07:51Yani dolu ve boşluğun o dengesini kurmayı seviyorum.
07:54Dediğim gibi aslında hayatımızdaki eksik kalan kısımlara birazcık yönlendirme yapmış oluyorum.
08:00Çünkü insanların, izleyicinin kalkıp da benim eserime baktığında oradaki boşluğu kendi gözüyle tamamlamasını, heykele dahil olmasını seviyorum.
08:09Bunun gibi zaten birçok eser ürettim.
08:11Mesela payidar heykelim.
08:13Gelen ziyaretçilerin parça parça koyduğunda, ışığı kapattığımızda tek bir noktadan ışık vurduğunda Atatürk portresinin yansıdığı bir heykeldi.
08:25Şu anda ürettiğim bir at heykelim var.
08:29Bunun ismi Sakarya.
08:30Hem Atatürk'ün en sevdiği at ve benim de atölyemin, ilk atölyemin olduğu yerin ismi.
08:393 milimlik tellerle üretiyorum.
08:41Aslında bu bir nevi de bir matematik işle.
08:44Çünkü tek ayağı üzerinde koşan bir atı temsil ediyor.
08:48Ve o yüzden o dengeyi kurabilmek, o ağırlığın merkezini oturtabilmek çok önemli bir şey.
08:54Ben şu anda bunu yapıyorum.
08:55Dediğim gibi 3 milimlik tellerle güzelce formu yönünde çizgileri ilerletiyorum.
09:01Sonrasında artık zımpara ve taşlama işlerine dönüyor olacak.
09:08Aslında heykelin üretim aşamaları projeden projeye değişiyor.
09:12Kimi zaman atölyeye bir anda gelip işler üretebiliyorum.
09:15Kimi zaman bunun çizimlerini yapıyorum.
09:18Bazen VR gözlükle çalışmalar yapıyorum.
09:20Açıkçası 3 boyutlu ortamda daha ben heykeli bitirmeden görebiliyor olmak,
09:24karşıdaki insana da iyi bir etki yaratıyor.
09:27Çünkü insanlar bunu görmek istiyorlar.
09:29İçimden nasıl geliyorsa aslında o şekilde ilerliyor.
09:32Kimi zaman bir eskizle, kimi zaman bir kağıda çiziyorum, kimi zaman tabletle.
09:36Bunun bir süreci yok.
09:37Tek olan şey atölyeye girdiğim anda burası benim terapi merkezi.
09:41Her şeyi kapıda bırakıyorum.
09:43Ve tüm üzüntümü, mutluluğumu, her şeyi aktardığım bir sürece dönmüş oluyor.
09:48Ve heykellerim de bu yüzden genelde beni yansıtmış oluyorlar.
09:54Tabii ki de bu zamana kadar birçok sergide yer aldım.
09:57Ama ilk kişisel sergimi geçtiğimiz Eylül ayında çıkardım.
10:01Deniz temalı bir sergiydi.
10:03İşte vatozlar, deniz atları, deniz yıldızları, böyle tam bir denizin altında seyredermişiz gibi bir sergiydi.
10:11Yurt dışında şu anda iki yerde eserim var.
10:14Birisi Almanya'da, iki tane de Kıbrıs'ta eserim var.
10:23Genellikle bizde belli kalıplar vardır.
10:25İşte kadın şunu yapabilir, bunu yapamaz gibi.
10:28Ben kendi işimde bu algıları yıktığımı düşünüyorum.
10:31Çünkü kapıdan geçen bir insan beni kaynak yaparken görüyor.
10:34İçeriye abi diye giriyor ya da işte kolay gelsin kardeşim diye giriyor.
10:39Bir bakıyor içerimde bir kadın, işte kaynak yapıyor, metalle uğraşıyor.
10:43İnsanların çok fazla ilgisini çekiyor.
10:45Ve buradaki algıyı da biraz bu konuda kırdığımı düşünüyorum.
10:48Kadınların da yapamazsın denilen her yerde var olmasını istiyorum.
10:53Çünkü atıl önemli olan vazgeçmemek.
10:55Benim hayatımdaki en önemli kısım da buydu.
10:58Vazgeçmemekti.
10:59İlerlemenin, adım atmanın en önemli temeliydi bence.
11:02İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen