00:00MÜZİK
00:01Çalışmak hayata borcum.
00:10Bu hep benim mottomdur hayatta.
00:14Üretmemek diye bir şey bilmiyorum.
00:17MÜZİK
00:18Merhaba, Ufuk Yirgiç ben.
00:22Borcumda yaşayan dokuma resim sanatçısıyım.
00:25Uzun yıllar bir profesyonel hayat ve İstanbul yoğun hayatı içinden geldim.
00:30Boğaziçi'nde işletme okudum ben.
00:36Hep güzel sanatlara ve sanata karşı eğilimlerim, yatkınlığım, sevgim olmasına rağmen
00:42okuduktan sonra mecburen iş hayatına giriyorsunuz.
00:45O şekilde bu pazarlama ağırlıklı bir eğitimden sonra reklamcılık hayatına girdim.
00:505 yılı aşkın reklamcılık hayatında baya üst pozisyonlara kadar,
00:54şirketlerin genel müdürlüğüne kadar çıktı.
00:57Çok yoğun, çok meşakkatli bir şeydi.
01:00Ben bir taraftan da tokuma tezgahımı oradan oraya taşıyıp hayatımda hep bir sanata yer verdim.
01:06Ya kumaşlarla bir şey yapıyordum ya iplerle bir şey yapıyordum.
01:10Daha sonra bazı sağlık sorunlarım oldu, hayat değişimleri planları gerekti.
01:15Ve Bodrum'a taşınmaya karar verdik eşimle.
01:18Tabi ki birdenbire bu sanat işi daha kabardı.
01:21Korktum kendimden, sıkılacaksın, bitecek bu, sonra başka şeye geçeceksin.
01:25Hayır, baktım hiç sıkılmıyorum.
01:27Her birini yaparken bir diğerinin fikri beni çok heyecanlandırıyor.
01:31Ve hızla bitirmemi o sağlıyor.
01:33İlk başladığımda ipleri tanıyordum.
01:42Nasıl farklılık yaratabilirim daha birinci şeyden hiçbir zaman böyle halı dokuyayım, benzeş dokuyayım, ne yapıyorlarsa açayım ben de onu yapayım.
01:50Daha başından nasıl bunu değiştirir ve yıkarım diye baktığım için farklı ipleri kullanmayı kafama taktım.
01:57Ve bulabildiğim ayakkabı bağından her türlü ipi bir arada kullanarak dokuma yapmak, kumaşları ip haline getirmek, denemek, böyle şeylerle çok bir müddet geçirdim.
02:07Sonra desenler işte ilk başta daha figüratif, motif motif giderken sonra o motifler de benim için bir anlam olmamaya başladı ve kendi soyut resmimi ve kendi soyut tarzımı o anda buldum.
02:20Şimdi ben bir dokuma atölyesinde ya da bir dokuma öğretmen hocayla yetişmedim.
02:30Bu konuda çıkan her türlü literatürü sanki bu işin okuluna güzel sanatları dokuma atölyesine girmiş gibi okudum, yalayıp yuttum.
02:38Ve inceleye inceleye bizzat baka baka her seferinde bir adım kendimi geliştirdim.
02:43Şimdi muhakkak doğal ipler kullanıyorum.
02:46Gerçek yünler, menünos yünleri kullanıyorum.
02:48Keçe ipler kullanıyorum.
02:51Kilim düğümü dediğimiz düğüm daha çok kullandığım şey fakat derinlik katmak adına yani bazen bizim tüp düğümü dediğimiz halılarda kullanılan tüylü düğümler, sumak, cicim gibi şeyleri de katıyorsunuz.
03:05O bir ressamın fırçayla verdiği derinlikler, şeyleri ben o ip farklılıkları, düğün farklılıklarıyla çıkartmaya çalışıyorum.
03:15Nazar benim en etkileyen konulardan biri.
03:24Nazara inanırım bir kere.
03:26En çok kullandığım göz ve nazar.
03:29Önce bu gözü göz gibi, gerçek bir göz gibi yaptığım çalışmalar vardı.
03:33Sonra o gözleri ben size söylemeden göremeyeceğiniz hale geldi dokumalarımda.
03:37Yılan çok kullandığım bir motifti.
03:40Yılanın çünkü mitolojide çok yeri var.
03:42Yılan koruyucu, Mezopotamya, Akdeniz kültürleri, mitolojik hikayeler beni etkiliyor.
03:48Tüm bunları tamamen soyutlaştırıp günümüze taşıyabilmek için farklı bir anlatıma gidiyorum.
04:00Bu dokumalarımda çok kullandığım yumurta motifine mükemmel şekillenmesi boşuna değil.
04:05Yani vücuttan kolay çıkabilecek formu, kırılganlığı, naifliği ve doğurganlığı temsil ediyor.
04:13Ben bunun içine çok kullandığım, çok sevdiğim, benim için hayatı anlatan güneşi soktum burada.
04:19Ve bir doğum öncesi anı ve bu dünyaya mı doğacağım diyor.
04:23Bu etraftaki şekiller, çeşitli kılçıklar, hayatta karşılaşacağı, iyi istik tatlısıyla bir sürü anıyı anlatıyor.
04:34Dokumalarımda çok kullandığım bu üçgen motifler,
04:374. yüzyıl bergama halılarında çok sık gördüğümüz buzka motifi.
04:42Ben bu dokumalarıma bunu kendi gözyaşım ya da alın terimmiş gibi sokuyorum.
04:47Benim imzam bu.
04:53Çizim sürecim esas en uzun.
04:55Çünkü karar vermeniz, baştan doğruyu bulmanız lazım.
04:58Çok çizim yapıyorum ve o anlatacağım şey aynen reklamcılıktan kalma bir şeyler.
05:03Ekrem dilinde de yazarız bir metni.
05:05Fakat sonra o metne hizmet etmeyen bütün kelimeleri sıyır atarız.
05:09Çünkü fazlalıktır, ana mesajı gölgeler.
05:12Benim için ne lüzumsuz burada hangi çizgi, hangi şey hepsini çıkartıp siliyorum sonra onları.
05:17En sadesinde karar kılıyorum.
05:19Dokuma çok azimli, çok zor bir iş, meşakkatli bir iş.
05:23Çok sabır isteyen bir şey.
05:25Başlıyorsunuz bir çalışmaya, gidip geliyorsunuz sıraları.
05:28Bir dövüyorsunuz, bu kadarcık yapabilmişsiniz gün içinde.
05:32Disiplinli çalışırsan bir dokuma bir ay falan sürüyor.
05:40Büyük babamın bir lafı vardı.
05:42O derdi, bir işe başlamaya niyetlendiğin anda onun yarısı gelmiştir.
05:45Yarısına geldiğinde bitmiştir.
05:47Bu hep benim mottomdur hayatta.
05:49Çok dokuma köyleri var ve ben de bu kooperatiflere gidiyorum bazen yardımcı olmak için.
05:59Ve buradaki genç hanımlarla konuştuğumda şöyle şeyler oluyor.
06:03Mesela anneannem nasıl, babaannem nasıl dokursa aynısını dokuyorum.
06:06Ezberlemiş, biz bir yere bakmayız ki ben ezbere biliyorum motifimizi.
06:10Üç hanım yan yana oturuyorlar.
06:12O gün onun evine gidiliyor.
06:14Çocuklar da o yanda yuvarlanırlarken çıkkıdı çıkkıdı dokuyorlar.
06:17Şimdi ben buralara gittiğimde onlara Kültür Bakanlığı'nın dokuma kataloglarını açtım.
06:23Ve mesela bir Milas halısının New York Metropolitanda sergilenmiş fotoğrafını koydum önlerine.
06:29Bunu dokuyabilir misin dedim.
06:30Tabii ki dokurum dedi.
06:31O zaman bunu dokuyalım hadi hep beraber yan yana oturup dedim.
06:35Dokumayı öğreteyim diye çağrıldım.
06:37Ben hayır ben onlara sürdürülebilirliği anlattım.
06:40Sürdürülebilirlik ne olabilir diye.
06:42Bak bu motifin ise motifin hikayesini bu halıdan çekip çıkaralım.
06:46Gel sana bu motifin üzerine bir şeyler yapalım.
06:49Bunu tablolaştıralım, yastıklaştıralım, başka bir şeye taşıyalım.
06:53Ne zaman zanaat sanat olur?
06:55İşte hakikaten bir özgünlük, bir inovasyon getiriyorsan, bir ileri taşırıyorsan, bir yorum katıyorsan
07:01evet o bir sepetse bile sanat haline gelebiliyor.
07:05Ben yaptığım işi sanat olarak addediyorum.
07:14Torunumuz oldu büyük oğlumuzdan.
07:16Üretmek kanımda olduğu için ona bir kendim bir şey yapmam lazım.
07:20Bizim torunumuz Selin de çok komik, tatlı bir kızdır.
07:23Daha afacan, daha yaramaz şeyler yapayım derken canavarlar çıktı.
07:27Şimdiki çocuklarda güzelliği yönlendiren şeyler itici geliyor.
07:38Onlar kendi dünyalarında kendi güzelliklerini bulmaya çalışıyorlar.
07:42Canavarlarda öyle doğdu.
07:44Bizim canavar dediğimiz karakterler aslında her biri bir her can.
07:48Ve canavarlaştırdığımız, ötekileştirdiğimiz şeyler aslında hikayeleri anlatılırsa herkes gibi sıradan.
07:55Dolayısıyla farklılıkları kucaklayalım konseptiyle canavar bebekler dikmeye başladım.
08:00İlk diktiklerimden şimdiye geldiğim nokta çok farklı.
08:03Bunlar pop art retro objeler artık.
08:14Dokuma resimlerimde kendime site yaptım.
08:17Orada gösterim yapıyorum.
08:19Direkt mimarlarla çalışmayı seviyorum.
08:21Yani iç mimarlarla.
08:22Onlara kendi portfolyomu yolluyorum.
08:24Bebeklerde ise Amerika'dan çok ilgi görüyor bunlar özellikle.
08:29Yurt içinde de satış sitem var.
08:31Oradan buluşuyorum.
08:32Sadece tasarım mağazalarına veriyorum bebekleri.
08:40Bodrum'un çok keyifli bir girişimi oldu.
08:42Art Melekler diye bir üç hanım sanata gönül verdiler.
08:45Ve bizim Bodrum'da yaşayan sanatçıları bir araya getirdiler.
08:4850 sanatçı yaşıyor.
08:50Ve Bodrum'un sanat haritası oluşturuldu.
08:52Bu çok önemli bir şey.
08:53Yani bir Bodrum'un üzerinde biz mimlendik.
08:55Ve Haziran ayında genelde atölye günlerimiz oluyor.
08:59Ve evlerimiz açık atölye haline geliyor.
09:02Ve belli günlerde kapımız açık.
09:04İnsanlar gelebiliyor, gezebiliyorlar.
09:05Bu çok keyifli bir şey oluyor.
09:07Yani İstanbul'daki yoğun hayattan sonra
09:09burada evimin verdiği alan sayesinde kendime harika bir atölye alanı yarattım.
09:15Burada bir dünyam var.
09:16Bitmiyor ve beni hala çok heyecanlandırıyor.
09:19Öyle bir ortamdayım.
09:20Her kadın her şeyi yapar.
09:27Onun işi bir arada götürür kadınlar.
09:29Dolayısıyla benim ne zaman vaktim olur ki?
09:32Bunlar fasafiso.
09:33Hani hem bir zanaatse zanaat, sanatsa sanat yapmaktan korkmamak lazım.
09:39Kabiliyet nereden çıkacağı belli olmaz.
09:42Yani oradan sonra sanata ya da hatta bir mesleğe, bir para kazanmaya farklıysan dönüşür.
09:48Çünkü onu görüyor insanlar.
09:50Çalışmayın bir borç ödeme olduğunu düşünüyorum.
09:59Bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum.
10:01Hayata karşı.
10:02Şimdi mesela Bodrum'da yaşıyorum.
10:04Bodrum'a karşı sorumlulukların olduğunu düşünüyorum.
10:07Bodrum'un nefesini alıyorsam, havasını kokluyorsam
10:10ben Bodrum'a dair bir şey yapmam lazım.
10:13Yani çalışmak hayata borcum.
10:15Nedir, beni ailem belli bir şeyler için çok zor koşullarda.
10:19Hani orta gelirli bir aileydik ve yetiştirdiği en iyi okullarda.
10:22Ve ben bunu işe dönüştürüp çalışkanlığımla ödemek zorundaydım.
10:26Onun için üretmem gerekiyordu.
10:28Ve üretim, onun için kanıma girdiği için üretmemek diye bir şey bilmiyorum.
10:45Ne?
10:46Surviv scenery.
10:47Beyaza alayyim gel.
10:48u som arttır demás.
10:49Arab хотim
10:50bu sorum CI?
10:51Ali davetimesiz.
10:52Abone ol.
10:54Ir کی?
10:55Arri, bugün.
10:56Burk!!
10:57ores.
10:58Burk!!
11:06Basındak!
Yorumlar