Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 saat önce
Milli Çözüm Dergisi - Ufuk Efe’nin Ferasetli Tespitleri ve İsabetli Tahlilleri

www.millicozum.com

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Ufuk Efe'nin ferasetli tespitleri ve isabetli tahlilleri.
00:04Gaflet olmazsa kul azabilir mi?
00:06Kalemler rahmetin yazabilir mi?
00:09Bir damla deryayı bozabilir mi?
00:11Tevbe yarab tevbe, tertemiz eyle, ilahi gönlüme tecelli eyle.
00:16Arz-ı cemal dilerim şiirinden alıntılanan bu benti ve bir arkadaşımızın yorumunu okuyunca,
00:22kalbime Araf suresi 16. ayetin meali ve manası ilham olmuştu.
00:26Şeytan dedi ki, madem öyle, Hazreti Adem'e secde etmek gibi nefsime ağır gelen bir imtihana tabi tutmakla
00:34beni azdırmana karşılık ben de onları, Adem oğullarını saptırmak için
00:38senin, İslamiyet ve istikamet yolunun üzerinde oturup tuzak kuracağım.
00:43Her dönemdeki en haklı ve hayırlı davanın ortasında pusu kurup duracağım.
00:48Şeytanın buradaki küstahlığı ise, madem ki sen beni azdırdın, madem ki sen beni saptırdın idi.
00:54Şeytan burada kendinden bir kusur bulmayıp, kabahati Hazreti Allah'a, haşa, yıkmakta ve tevbeye yanaşmamaktaydı.
01:02Oysa ki yukarıdaki şiir bentinde, insan ancak gaflet halindeyken azabilir ve isyana gidebilir.
01:08İnsan öncelikle nefsinin kötülüklerinden, impanının sırrından gafil olursa azma yoluna gidebilir.
01:14Ve akabinde ise, yine Hazreti Allah'ın rahmetinden gafil ise, tevbe etmeden bu gafletinin neticesinde ısrarcı olabilir.
01:22Ve şeytan, bu günahının ve küfrünün neticesinden suçu, kabahati kendinden bilmeyerek küfründe inat etmiş ve
01:30bir damla deryayı bozabilir mi diye düşünmeden tevbe etmemiştir.
01:34Şeytanın ve şeytanlaşmış kimselerin küfre çıkış noktaları ve akabindeki stratejilerini,
01:39bu kimseleri tespit ve teşhis metotlarını, en iyi açıklayan Araf suresi 16. ayetin manasını merkeze alan yorumları,
01:47Üstadımız Ahmet Akgül'ün eserlerinden faydalanarak derlemeye çalıştım.
01:52Araf suresi 16. ayet, iblisin, şeytanın, Allah'a isyanından sonra insanoğluna karşı izleyeceği yıkım stratejisini,
02:00kendi ağzından deşifre eden, stratejik sabotaj ve içten çökertme taktikleri açısından muazzam bir kriz ve tehdit beyanıdır.
02:07Bu ayeti, zamanımıza göre üç ana başlık altında yorumlamamız ve değerlendirmemiz uygun düşer.
02:141. Kendi başarısızlığını, lidere, teşkilat ve sisteme yansıtma ve sorumluluktan kaçış.
02:20Ayet, şeytanın şu sözüyle başlar.
02:23Şeytan dedi ki,
02:25Madem öyle, Hazreti Adem'e secde etmek gibi nefsime ağır gelen bir imtihana tabi tutmakla, beni azdırmana karşılık.
02:32Şeytan, aslında kendi kibrinden ve narsist tutumundan, kendini her şeyden üstün ve vazgeçilmez görmesinden dolayı,
02:40Hazreti Adem'e secde emrine karşı gelmiş ve imtihanı kalbetmiştir.
02:44Ancak, hatasını itiraf edip tebe etmek yerine, yanlış bir kıyas yaparak, yüce yaratıcıyı haksız karar vermekle suçlamakta.
02:53Hazreti Allah Celle Celalü'nün takdirine ve taksimine itiraz ederek ve kendi azgınlığının faturasını sisteme, kuruma ve bu kurumun şahsı
03:02manevisine kesmektedir.
03:03Zaten, zamane dünyasında ve kurumlarında da durum benzerdir.
03:08Kötü niyetli ve kibirli profiller, bir organizasyonda kendi liyakatsizlikleri veya egoları yüzünden başarısız olduklarında asla sorumluluk almazlar.
03:17Kendi hatalarını kabul etmek yerine, organizasyonun kurallarını, yöneticisini veya vizyonunu kendilerini başarısızlığa itmekle suçlayıp, yıkıcı bir intikam duygusuna bürünürler.
03:29İki hedefin stratejik seçimi, marjinal alanlar yerine merkeze pusu kurmak.
03:34Şeytan, intikam planını açıklarken hedefinin neresi olduğunu net biçimde ifade eder.
03:40Ben de onları, Ademoğullarını saptırmak için, senin, İslamiyet ve istikamet yolunun üzerinde oturup,
03:47tuzak kuracağım.
03:48Yani şeytan, zaten yoldan çıkmış, ahlaki çöküntü içindeki kimselerin ve onların yaşadıkları karanlık sokaklarda değil,
03:56doğrudan doğruya, sırat-ı müstakim, dost doğru yol üzerinde, en haklı ve hayırlı davaların tam ortasında pusu kuracaktır.
04:04Bir şirket-i maneviye ve teşkilatların içinde de bu tip kimseler, sizin zaten zayıf, önemsiz veya başarısız kişi ve alt
04:13teşkilatlarınızda vakit kaybetmezler.
04:15Doğrudan, en çok güvendiğiniz ve stratejik olarak önem verdiğiniz, teşkilatın kalbi olan başarılı çalışmaların, en sağlam ekiplerin tam ortasına sızarak
04:25pusu kurarlar.
04:26Şeytanın insanlara açıktan açığa değil, pusu kurarak sinsi bir şekilde yaklaşacağını bizzat bu ayette itiraf etmesi,
04:34güvenlik tehditlerinin her zaman dışarıdan açık bir cephe savaşı olarak gelmeyeceğinin,
04:39aksine en güvenilen süreçlerin içine sızarak gerçekleşeceğinin ve cerahetin içeriden dışarıya doğru oluşacağının da kanıtıdır.
04:473. Amacın nankörlük ve şükürsüzlük üretmek olması
04:51Araf suresi 16. ayetin hemen devamındaki 17. ayette şeytan, pusu stratejisinin nihai hedefini tamamlar.
04:59İnsanlara sağdan, soldan, önden ve arkadan sokularak onların çoğunu, şükredici, sahip oldukları nimetlere ve değerlere sadık bırakmayacağını söyler.
05:10Boz doğru yol üzerinde pusu kurmanın temel amacı, sistemi kaba kuvvetle yıkmak değil, o yolda yürüyenleri içten içe katminsiz, nankör,
05:20sürekli şikayet eden ve sadakatsiz hale getirmektir.
05:23Şeytanın ve şeytanlaşmış kişilerin bu doğru yol üzerinde pusu kurma stratejisinin en tehlikeli ayağı,
05:30bu sabotajı dışarıdan soyut bir varlık olarak değil, içimize sızmış, insan suretli şeytanlar, münafıklar ve hannas,
05:38kötülüğü iyilik kılıfında sunan, bilgiç ve dindar görümümlü kimseler aracılığıyla yapmasıdır.
05:44Hannas karakteri, teşkilatların kalbine sızarak, sistemi içten içe çürüten, ancak bunu yaparken son derece saygın ve sadık bir görünüm sergileyen
05:54sabotajcı profilinin tam karşılığıdır.
05:56Bu kavram, hak dinden ve verilen sözden geri dönen, önemli ve öncelikli hizmetleri erteleyip,
06:02kitleleri hayali kuruntular ve ucuz kahramanlıklarla oyalayan, gerçek niyetini ve mahiyetini çok iyi kamufle eden kişi anlamına gelmektedir.
06:11Teşkilatlarda bu tip profiller, çevrelerine karşı sadakat ve takva ehli, en sadık ve ikinci adam,
06:18liderini, abilerini sözde koruyan ve kollayan, çok bilgili, iyilik ve istikamet timsali, seçilmiş ve sivrilmiş bir teşkilatçı görünümüyle hareket ederler.
06:28Allah, hannan, çok acıyan ve şefkat duyanken, bunlar hannastır, yani acıyor ve şefkat gösteriyor görüntüsü altında,
06:37kitleleri aldatıp kendi çıkarlarına kurban ederler.
06:40Bu, insan suretli şeytanların, teşkilatların içindeki yıkıcı taktikleri ve onları deşifre etme yöntemleri şunlardır.
06:481. İspat edilemezlik ilkesi ve sinsi iletişim.
06:52Bu profiller, amaçlarını açıkça söyleyerek taraftar toplamak yerine, iyiyi kötü, kötüyü ise iyi göstererek insanları aldatma yoluna giderler.
07:02Kötü ahlaklarını ve sabotaj eylemlerini çok ince detayların arasına gizleyerek,
07:08sürekli yalan dolan iftiralar, suizanlar ile ispat edilemezlik ilkesine dayalı bir sessiz dil kullanırlar.
07:15Bu sinsi sistem sayesinde, hem karşı tarafa ne demek istediklerini açıkça iletirler,
07:20hem de deşifre edilmelerine yarayacak hiçbir somut delil bırakmazlar.
07:25Kendi aralarında da, bu şeytani ahlakı anlayan kimselerle ortak bir dil oluşturur,
07:30güvenli alan bulduklarında gerçek yüzlerini çekinmeden ortaya koyarlar.
07:342. Riski devretme ve başarıyı sahiplenme.
07:38Teşkilat içinde riskli ve zahmetli işleri, gözü açıklık yaparak her zaman çalışma arkadaşlarına yaptırır
07:45ve onları hedef haline getirerek yıpratmaya çalışırlar.
07:49Buna karşın, kendi yaptıkları en ufak bir feragat ve fedakarlığı,
07:53büyük bir kahramanlık destanı gibi sürekli etrafı anlatarak kendilerini yüceltme ve değer kazanma peşine düşerler.
08:003. Mescid-i Dırar Stratejisi
08:03İçerden bölme ve yeni merkez kurma.
08:05Bu kişilerin en büyük hedeflerinden biri, mevcut başarılı yapıyı parçalamaktır.
08:11Haklı ve hayırlı bir organizasyon içinde makam ve menfaat elde etmek için gizlenmeyi başarsalar da,
08:17devamlı fesat çıkarır ve ortalığı karıştırırlar.
08:20Fırsatını bulduklarında, iyi ve güzel gayretlerden başka bir şey amaçlamadık bahanesiyle,
08:26asıl yapıya rakip olacak yeni bir merkez, hizip veya şebeke kurarak kurumsal bütünlüğe açıkça savaş açarlar.
08:33Peki, bu profiller teşkilat kültüründe nasıl deşifre edilir?
08:38Güven ortamındaki dil sürçmelerini analiz ederek.
08:40Bu tipler, çok iyi rol yapsalar da, güven ve samimiyet ortamlarında, yani maske takmaya ihtiyaç duymadıkları anlarda,
08:49ağızlarından kaçırdıkları ifadeler ve itiraflarla kendilerini ele verirler.
08:52Bu, kontrol dışı anlardaki söylemlere dikkat etmelidir.
08:56Kendilerine rakip gördükleri ve teşkilat içi kumpaslara bakılarak,
09:01yetenekli insanları kuruma kazandırmak yerine onları birer tehdit olarak algılarlar.
09:06Kendi yandaşlarına, gizli kulis ve kumpas yaparak otoriteni kuracaksın,
09:11içimizden bir başkasının yükselmesine fırsat tanımayacaksın şeklinde akıllar vermeleri,
09:16onların hastalıklı ruh hallerini ve asıl niyetlerini ortaya koyar.
09:19Teşkilata ve hizmetlere bağlılıklarının kaynağını, asıl motivasyonlarını sorgulayın.
09:25Etraflarında tutulan ekibin motivasyonu incelenmelidir.
09:28Yanındaki insanlar, davanın veya kurumun değerlerine inandıkları için değil,
09:33karşı çıkarsam veya ayrılırsam, bana vaat edilen etiket ve ganimetlerden mahrum edilirim endişesiyle hareket ediyorlarsa,
09:41ortada zehirli bir menfaatı var demektir.
09:43Narsist yaklaşımlarını filtreleyin.
09:45Sürekli kendilerini temize çıkarmaya çalışırken başkalarına çamur atarlar ve kendi kuruntularına ve zanlarına itaat etmeyenleri yoldan çıkmış kabul ederler.
09:55Kurumdaki insanlara, bana hizmet ve rağbetiniz kadar makam ve menfaate nail olacaksınız tavrıyla yaklaşan,
10:02şefkat kılıfı altında nefsi hedefleri için herkesi feda etmeye hazır olan bu profiller,
10:08aslında kibir ve bencillik abidesidir.
10:10Bizden hatırlatması, tam 50 yıldır nice masonlar, münafıklar ve marazlı takımları Üstad Ahmet Akgül'ü hak bildiği yoldan alıkoymak,
10:20hayırlı davasından ve Erbakan sevdasından koparmak için çok uğraştılar, her türlü hıyanet ve hakarete başvurdular.
10:28Ama Allah'ın himayesi ve inayetiyle onu korkutamadılar, caydıramadılar.
10:33Şimdi ey zavallılar, onu karalamak ve yaralamak için sizler ayak takmaya ve asılsız ithamlarla sadıkları kandırıp ayartmaya çalışmaktasınız.
10:42Bakalım Siyonist şeytanlardan ve şer odaklarından aferin madalyası alacak mısınız?
10:48Yalçın gözü büyüğün tahlili, içsel devletin anatomisi, ruhun sürgünü ve nefsin ihtilali.
10:55İnsan ruhu, farklı birimlerin çalıştığı devasa bir içsel devlet gibidir.
11:00Bu devletin huzuru, birimlerin hiyerarşisine bağlıdır.
11:04Şiirde dile getirilen sitem, aslında bu devletin yönetiminde yaşanan bir otorite kaybının feryadıdır.
11:10Bu içsel devleti bir yönetim şeması gibi ele aldığımızda,
11:14şiirdeki her sitem, aslında sistemdeki bir birimin görevini kötüye kullanması üzerine yazılmış bir manevi muhasebe raporu niteliği kazanır.
11:23Devletin asıl hükümdarı ruh.
11:25Bu içsel devletin başındaki meşru hükümdar ruhtur.
11:28Kur'an'da, ona, insana şekil verip, ruhumdan üflediğim zaman.
11:33Hicir, 29. ayetiyle belirtildiği üzere, ruh, insanın biyolojik yapısını aşan, doğrudan ilahi kaynağa bağlı olan sistem kurucu cevherdir.
11:43Devletin diğer tüm birimleri, akıl, kalp, nefis, ruhun bu dünya imtihanını başarıyla tamamlayabilmesi için ona verilmiş teçhizat ve hizmet birimleridir.
11:53Şiirdeki o derin sızlanış, asıl hükümdar olan ruhun, kendi veziri, nefis tarafından yetkilerinin gasp edilip, esir düşürülmesinin acı bir feryadıdır.
12:03İnsanın huzuru, ancak ruhun yönetimi tekrar ele alıp, nefsi, hakikate hizmet eden bir kul seviyesine indirmesiyle mümkündür.
12:11Neler ettin nefsin bana feryadı, tahtı gasp edilmiş meşru hükümdarın, zindandan yükselen istifade ve itiraz raporudur.
12:201. Dış odaklar ve istihbarat, şeytan.
12:23İnsanın manevi imtihanı, statik bir durum değil, saniyeler içinde binlerce kararın verildiği dinamik bir yönetim sürecidir.
12:31Bu sürecin en dış halkasında, sisteme ilk sızıntıyı yapan, tabiri caizse yabancı istihbarat servisi gibi çalışan odak şeytandır.
12:39Ancak şeytanı sadece korkutucu bir figür olarak değil, içsel hükümetin dengelerini bozan bir vesvese ve illüzyon merkezi olarak okumak gerekir.
12:49Kur'an-ı Kerim'de İbrahim Suresi 22. Ayette,
12:53Mahşer günü şeytanın yapacağı o meşhur savunma, içsel hükümetin işleyişine dair en büyük sırrı verir.
12:59''Benim, sizin üzerinizde bir hakimiyetim, zorlayıcı gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım, siz de bana uydunuz.''
13:06Bu ifade, şeytanın hükümet içindeki rolünün bir yürütme değil, bir teklif ve propaganda rolü olduğunu kanıtlar.
13:14Şeytanın en büyük başarısı, varlığını ve oyunlarını unutturmasıdır.
13:18İnsan, ''Bunu ben düşündüm.'' dediği an, şeytanın fısıltısını kendi sesi sanmaya başlamış demektir.
13:24Şeytan, insan sisteminin dışındaki bir radyo vericisi gibidir. Sürekli fısıldar, vesvese verir.
13:30Ancak şeytanın doğrudan insan üzerinde bir yaptırım gücü yoktur.
13:35Şeytanın başarısı, içerideki nefis adlı alıcıyı uyandırmasındandır.
13:39Dışarıdaki düşman, ancak içerideki zayıflıkları kullanarak sızabilir.
13:442. İcraat ve İştah Bakanlığı
13:46Nefis
13:47Nefis, insanın varlığını ayakta tutan hayati bir enerji kaynağı iken, denetimsiz kaldığında tüm içsel sistemi kendi bencil arzularının kölesi haline
13:57getiren bir hükümet içi muhalefetten daha fazlasıdır.
14:01O, sistemin yönetimini ele geçirmeye çalışan, kendi ilahlığını ilan eden bir gölge hükümettir.
14:07Kur'an-ı Kerim, Yusuf suresi 53. ayette nefsin bu tehlikeli karakterini şu ifadeyle tanımlar.
14:14Şüphesiz nefis, şiddetle kötülüğü emreder.
14:17Burada, nefsin emreden vasfı, onun sadece bir istek mekanizması değil, bir irade gaspçısı olduğunu gösterir.
14:25Nefis, bir bakanlık gibi görevini yapmakla yetinmez.
14:29Aklın, iradenin ve kalbin kürsüsüne oturarak, ben ne dersem o olur diyen, otoriter bir yönetim tarzı benimser.
14:36Nefsin en büyük yalanı, insanın ihtiyaçlarını, mutlak hak gibi göstermesi ve bu hakların önündeki her türlü ahlaki engeli, vicdanı, kanunları,
14:47ilahi sınırları, özgürlüğe vurulan pranga olarak etiketlemesidir.
14:513. Propaganda ve Medya Bürosu
14:53Hayal ve vehim
14:55İçsel hükümetin işleyişinde kararlar sadece kuru mantıkla alınmaz.
15:00Kararların rengini, kokusunu ve çekiciliğini belirleyen bir propaganda ve medya bürosu vardır.
15:05Burası, hayal ve vehim dairesidir.
15:08Bu büronun en tehlikeli özelliği, geçiciyi ebedi gösterme hilesidir.
15:13Nefis, hayal gücünü kullanarak insanın ölüm gerçeğini unutmasını sağlar.
15:18Gençliği hiç bitmeyecek, makamı hiç sarsılmayacak, günahı hiç fark edilmeyecekmiş gibi bir ilüzyon yaratır.
15:25İnsan, neler ettin nefsim bana diye sızlanırken, aslında bu büronun çektiği sahte mutluluk filmlerine nasıl kandığını,
15:33o pembe yalanların arkasındaki gri uçurumu nasıl göremediğini itiraf etmektedir.
15:38İçsel hükümetin selameti için bu propaganda bürosunun denetlenmesi şarttır.
15:43Hayal, eğer vahiy ve akıl rehberliğinde kullanılırsa, insanı cennet özlemi gibi yüce hedeflere taşır.
15:49Ancak nefsin emrine girerse, sadece seraplar üretir.
15:53Unutulmamalıdır ki, nefis, bu büronun ürettiği sahte görsellerle aklı uyuşturur ve iradeyi yanlış yöne sevk eder.
16:014. Savunma avukatlığı ve lojistik, zeka.
16:04Eğer nefis hükümetin iştahı, hayal ise o iştahın reklam ajansıysa,
16:10zeka da o arzuya ulaşmak için gereken yol haritasını çizen mühendis
16:14ve yakalandığında suçsuz olduğunu kanıtlamaya çalışan kurnaz avukattır.
16:18Zekanın hükümet içindeki ilk görevi lojistiktir.
16:22Nefis bir hedef belirlediğinde, makam, para, haz, zeka hemen devreye girer.
16:28Ona nasıl ulaşırız, hangi yolları kullanmalıyız, kimleri aracı kılmalıyız,
16:33nasıl yaparım sorularına en hızlı ve pratik cevapları üretir.
16:36Zeka, ahlaki sınırları gözetmeksizin sadece hedefe kilitlenir.
16:41Eğer bu zeka vicdanın denetiminde değilse,
16:44insanı başarı uğruna her türlü ilkesizliğe sürükleyen bir motora dönüşür.
16:495. Denetleme ve muhakeme kurulu, akıl.
16:52Kur'an-ı Kerim'in sürekli, hiç akletmez misiniz diyerek işaret ettiği akıl,
16:57hükümetin en üst düzey denetleme ve muhakeme kuruludur.
17:01Zeka, nasıl yaparım sorusunun peşindeyken,
17:04akıl, neden yapmalıyım ve bunun sonu ne olur sorularını masaya yatırır.
17:08Rahmetli Erbakan hocamın dediği gibi, akıl, bir işin sonunu düşünmektir.
17:13Akıl, sadece dünyevi sonuçları değil, manevi sonuçları da hesaplar.
17:18Kur'an'ın bize öğrettiği hikmet, aklın ulaştığı en üst mertededir.
17:23Hikmet sahibi bir akıl, hayatı tek bir anlık hazdan ibaret görmez,
17:27onu bir bütünlük içinde, başlangıcıyla ve sonuyla, ebediyetle değerlendirir.
17:33Nefis, dünya bir oyun ve eğlenceden ibarettir derken,
17:36akıl, dünya bir tarla ve imtihan meydanıdır diyerek hükmü verir.
17:416. Kurucu anayasa, fıtrat
17:43İçsel hükümetin işleyişinde, fıtrat, hükümetin kuruluş amacını
17:48ve çalışma esaslarını belirleyen değişmez temel anayasadır.
17:52Kur'an-ı Kerim'in, o halde sen yüzünü bir hanif olarak dine,
17:56Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir,
18:00Rum, 30. ayeti, bu anayasanın insan ruhuna işlenmiş asli kodlar olduğunu ilan eder.
18:06Fıtrat, insanın nasıl yaşaması gerektiğini belirleyen, dışarıdan öğrenilen değil,
18:11içeriden fışkıran o saf hakikat bilgisidir.
18:14Fıtrat, insanın yaratılışındaki saf iyiliğe, adalete ve hakikate olan o derin özlemdir.
18:21Bir insan günah işlediğinde duyduğu o açıklanamaz huzursuzluk,
18:25aslında fıtratın, anayasaya aykırı eylem raporudur.
18:29Nefis, zekayı kullanarak, bu suç değil, bu bir ihtiyaç diye kendini savunsa da,
18:34fıtratın o sessiz ve derin sesi, yapılan eylemin yaratılış kodlarına aykırı olduğunu fısıldar.
18:407. Anayasa Mahkemesi
18:41Vicdan
18:42İçsel hükümetin işleyişinde vicdan, nefsin arzularını, zekanın mazeretlerini ve aklın muhakemelerini bir terazide tartıp,
18:51nihai hükmü veren ilahi adalet odaklı yargı birimidir.
18:54Vicdan, hükümetin hem denetim hem de yargılama makamıdır.
18:59Bir eylem henüz gerçekleşmeden önce ihtar mekanizmasını çalıştırır,
19:04eylem gerçekleştikten sonra ise hüküm ve ceza, vicdan azabı mekanizmasını devreye sokar.
19:10İnsan, vicdanın sesini duymazdan geldiğinde veya nefsin dayattığı anlık çıkarlar uğruna onu susturduğunda,
19:17sistemdeki yargı birimi devre dışı kalmış demektir.
19:20Kur'an-ı Kerim'de kalpları mühürlenmiş,
19:23Bakara 7. ayetin ifadesi, aslında vicdanın, o ihtar mekanizmasının artık işlevsiz hale geldiği bir durumu betimler.
19:31Nefis, hükümetin başına geçtiğinde, ilk iş olarak anayasa mahkemesini,
19:36vicdanı işlevsiz kılmak için ona gaflet ve ülfet narkozu verir.
19:41İnsan, artık yanlış yaparken huzursuzluk duymamaya başladığında,
19:45içsel hükümetin en büyük koruyudusunu kaybetmiş demektir.
19:498. Narkoz ve uyuşturucu birimi
19:51Ülfet ve gaflet
19:53Nefis ve şeytan, aklın mizanını ve vicdanın yargı yetkisini doğrudan yok edemezler.
19:59Bunun yerine, sistemi yavaş yavaş uyuşturarak direncini kırarlar.
20:03Ülfet, bir yanlışı sürekli yaparak onu normal kabul etme haridir.
20:08İnsan, bir günahı veya yanlış bir kararı ilk kez verdiğinde,
20:12vicdanı, anayasa mahkemesi ayağa kalkar, ihtar verir, huzursuz eder.
20:17Ancak nefis, aynı hatayı tekrarlatarak ülfet perdesini indirir.
20:22Zamanla o yanlış, hükümetin rutin işleyişi haline gelir.
20:26Gaflet ise, insanın ebedi bir yolcu olduğunu unutup,
20:29sanki dünya hayatının sonu yokmuşçasına yaşamasıdır.
20:33Gaflet içindeki bir hükümet, vakit kavramını yitirir.
20:36İnsan, kendi içsel dünyasının sorumluluğunu unutup, dış dünyanın karmaşasında kaybolur.
20:42Gaflet, aklın, hakikat üzerine odaklanmasını engelleyen bir sis tabakasıdır.
20:479. Enerji ve Yakıt Bakanlığı
20:49Muhabbet
20:50İçsel hükümetin işleyişinde, muhabbet, sevgi, sistemin tüm çarklarını döndüren tek temel enerjidir.
20:58Nefis, akıl ve vicdan birer mekanizma olsa da,
21:01onları harekete geçiren şey kuru bir mantık değil, kalbin neyi sevdiğidir.
21:06Muhabbet, hükümetin hangi yöne evrileceğini belirleyen duygusal tayin birimidir.
21:12İnsan, neye muhabbet beslerse, bütün içsel bürokrasiyi onun hizmetine adar.
21:18Eğer kalp, nefse ve dünyaya karşı bir muhabbet besliyorsa, zeka derhal o arzulara kılıf uydurmaya başlar,
21:25hayal bürüsü o arzuları süsler, irade de o yöne koşar.
21:30Yani, bir insanın neyi sevdiği, onun içsel hükümetinin dış politikasını ve iç önceliklerini tayin eder.
21:37Muhabbetin yönü değiştiğinde, tüm hükümetin hiyerarşisi yerle bir olur ve yeniden kurulur.
21:4310. Sultanlık makamı, başkent, kalp.
21:47Kur'an-ı Kerim'de, kalp, biyolojik bir pompanın ötesinde, idrak eden, fıkh eden, derinlemesini anlayan, mutmain olan veya mühürlenen bir
21:57manevi cevher olarak tanımlanır.
21:58Bu makam, bir yanıyla süfli aleme, nefse, diğer yanıyla ulvi aleme, ruha bakar.
22:05Eğer bu hükümette, akıl bir vezir, vicdan bir yargıç ise, kalp, son sözü söyleyen ve iradeye infaz emrini veren sultandır.
22:14Kalp, bazen selim, tertemiz, kusursuz bir haldedir ki, bu, hükümetin en ideal yönetim biçimidir.
22:22Bazen de marazlığı hastalık içindedir.
22:24Nefis, hükümetin merkezine sızmak için kalbi şüphe, şehvet ve dünya sevgisiyle hastalandırmaya çalışır.
22:32Kalp, hükümetin anlamlandırma bürosudur.
22:35Bir eylemin sadece şekline değil, ruhuna, niyetine o karar verir.
22:40Bu yüzden, amellerin değeri, hükümetin dış görünüşünde değil, kalbin o amele yüklediği gizli niyet kodunda saklıdır.
22:4811. Yürütme
22:49İmza yetkisi
22:51İrade
22:52İçsel hükümetin işleyişinde irade, cüz-i irade, nefsin baskıları, aklın mizanı ve vicdanın ihtarları arasında sıkışmış olan insanın bir yöne
23:02meyledip,
23:03ol dediği noktadır.
23:04Kur'an-ı Kerim, insanı diğer varlıklardan ayıran bu muazzam gücü, sorumluluğun, emanetin temel şartı olarak görür.
23:11Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin, Kehf, 29. ayeti, hükümetin en üst icra makamı olan iradenin özgür seçim yetkisini ilan
23:21eder.
23:22İrade, tek başına bilgi üretmez veya arzu doğurmaz.
23:26O, önüne gelen yasa tasarılarından, fikirler ve isteklerden birini seçip onaylayan bir mühürdür.
23:32Nefis, bir günahı süslediğinde ve zeka onu makul kıldığında, irade bu baskı altında bir seçim yapmak zorundadır.
23:40İradeyi bir kas gibi düşünebiliriz.
23:43Ne kadar çok fıtrat anayasasına uygun kararlar verirse, o kadar güçlenir.
23:47Ne kadar çok nefsin emrine girerse, o kadar zayıflar ve sonunda nefsin otomatik onaylayıcısı haline gelir.
23:54İnsan iradesi, müstakil ve sınırsız değildir.
23:58Kul, bir şeyi murad eder, seçer, Allah ise onu halk eder, yaratır.
24:03Hükümetin içinde alınan bir karar, ancak külli iradenin izniyle eyleme dökülür.
24:09Buradaki sır, insanın seçiminden sorumlu olması, sonucun ise Allah'ın takdirinde olmasıdır.
24:15Nefis, iradeyi kandırırken sanki her şeyin tek hakimi sensin yalanını söyler.
24:21Oysa irade, bir emanetçidir ve bu emaneti kimin yolunda kullandığından hesaba çekilecektir.
24:2712. Kozmik veri merkezi, hafıza ve kayıt
24:30İçsel hükümetin işleyişinde, hafıza ve kayıt birimi, sadece insanın zihnindeki biyolojik hatıralar değil,
24:38Kur'an-ı Kerim'in sağında ve solunda oturmuş iki melek, katip kaydediyor ayetiyle işaret ettiği,
24:44insanın her nefesini, her niyetini ve her eylemini donduran ilahi kayıt sistemidir.
24:49İnsan nefsinin oyunlarına ve zekanın mazeretlerine kanıp, kimse görmüyor, kimse duymuyor diye düşündüğünde,
24:57hükümetin bu gizli arşiv birimi tıkır tıkır çalışmaya devam eder.
25:01Nefis, bazen küçük günahları önemsiz diyerek zeka aracılığıyla unutturmaya çalışır.
25:07Ancak bu kayıt merkezinde, sadece eylemler değil, eylemin niyeti ve eyleme giden süreç de kaydedilir.
25:14Kur'an, onların yaptıkları her şey defterlerde kayıtlıdır, küçük büyük her şey satır satır yazılmıştır diye öğüt verir.
25:22Kamer 52 ve 53. Ayetler
25:2513. Bakım ve Geri Dönüşüm Birimi Tevbe ve Zikir
25:28İçsel hükümetin işleyişinde, tevbe ve zikir, sistemin antivirüs yazılımı ve format, sistemi sıfırlama, yenileme birimidir.
25:38Nefis ve şeytanın iş birliğiyle hükümete sızan vesveseler, hayallerin kirliliği, zekanın ürettiği mazeretler ve vicdanın üzerine çöken gaflet tozları, hükümeti
25:48zamanla hantallaştırır.
25:50Tevbe ve zikir, bu birikmiş negatif veriyi temizleyen ve sistemi fıtrat ayarlarına geri döndüren tek yetkili mercidir.
25:57Tevbe, sadece bir özür dileme eylemi değil, hükümetin iradeyi nefsin emrinden alıp yeniden hakka bağlama sözleşmesidir.
26:06Nefis, hata yapıldığında artık çok geç, sistem bozuldu, dosyalar silinmez diyerek iradeyi yeise, ümitsizliğe sevk eder.
26:15Oysa tevbe, Allah'ın, rahmetim her şeyi kuşatmıştır vaadiyle çalışan bir ilahi lütuftur.
26:21Araf 156. Ayet
26:23Zikir, hükümetin tüm birimlerini Allah'ın huzurunda olma bilinciyle ihsan, hizaya getirmektir.
26:30Zikir bittiğinde, sistemin heva ve heves, nefis, birimi yönetimi ele geçirir.
26:36Zikir başladığında ise, akıl ve kalp yeniden uyanır.
26:40Zikir, kalbin üzerine çöken o pas tabakasını silen, onu parlatıp aynaya dönüştüren tek frekanstır.
26:46İnsan zikrettiği sürece, hükümetin propaganda bürüsü olan hayal ve vehim susturulur ve hakikat tecelli eder.
26:5414 Görev Süresi ve Devir Teslim
26:57Vakit ve Ölüm
26:58İçsel hükümetin işleyişinde vakit, sınırları belli bir geçici yetkidir.
27:03Kur'an-ı Kerim'in, her ümmetin bir eceli vardır, ecelleri geldiğinde onu ne bir an erteleyebilirler, ne de öne
27:11alabilirler.
27:12Araf 34. ayeti, hükümetin yönetim süresinin mutlak olduğunu ilan eder.
27:17Nefis, hükümeti sonsuza kadar elinde tutacakmış gibi davranır.
27:21Oysa vakit, hükümetin en hızlı tükenen kaynağıdır.
27:25Vakit, insanın kendi içsel hükümetini kurması, nefsi terbiye etmesi ve Rabbine kul olması için tanınmış bir hazırlık süresidir.
27:34İnsanın her nefesi, bu hükümetin bir bütçe kalemidir.
27:38Nefis, bu bütçeyi şehvet ve gaflet projelerine harcatırken, akıl ve vicdan bu bütçeyi ebedi saadet yatırımlarına yönlendirmek ister.
27:46İnsan, neler ettin nefsin bana diye feryadını yükselttiğinde, aslında hükümetin süresinin, vakitin, nasıl çarçur edildiğinin, en kıymetli hazinenin, nasıl ucuz
27:58arzulara harcandığının acı muhasebesini yapmaktadır.
28:01Ölüm, içsel hükümetin tüm yetkilerinin son bulduğu ve kayıt birimindeki dosyaların üst makama, yüce divana gönderildiği o devir teslim anıdır.
28:10Bu uzun yolculuğun sonunda, nefsi terbiye edilen, zekası fıtratına boyun eğen, kalbi zikirle mutmain olan insan için Kur'an müjdeyi
28:19verir.
28:20Ey huzura ermiş, mutmainne nefis, dön Rabbine, sen ondan razı, o da senden razı olarak.
28:26Pecir 27 ve 28. Ayetler
28:29Selam ve dua ile

Önerilen