- 16 dakika önce
Milli Çözüm Dergisi -
Samimi, İbretli ve Hikmetli İtirafları ve Özür Beyanları
www.millicozum.com
Samimi, İbretli ve Hikmetli İtirafları ve Özür Beyanları
www.millicozum.com
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Üstatları aleyhinde bazı fitnelere kulak veren ama pişmanlık duyarak tevbeye yönelen seçkin kardeşlerimiz Yalçın ve Fatma Gözübüyüklerin samimi, ibretli ve
00:12hikmetli itirafları ve özür beyanları.
00:14Şahısların ötesinde bir kişilik mücadelesi mi yoksa esma tecellisi mi?
00:20Manevi yolun en sarp yokuşu, talebenin kendi algı dünyası ile ilahi takdirin muradı arasındaki o ince çizgi üzerinde yürümektir.
00:30Bu yolda yürürken karşımıza çıkan en büyük engel, muhatabımız olan üstadı, mürşidi, sadece etten ve kemikten oluşan, bizim gibi sevinen
00:40veya bizim gibi öfkelenen bir beşer, sıradan insan sayarak küçümsemeye ve öğütlerini önemsiz göstermeye yeltenmektir.
00:48Oysa bu yolun hakikati, şahısların silinip sadece Allah'ın isimlerinin, esma-i ilahinin sahnelendiği bir tecelligah olmasında gizlidir.
00:59İnsan, yapısı gereği gördüğüne inanmaya meyillidir.
01:02Karşısında birini gördüğünde, onun insani özelliklerine ve zafiyetlerine takılıp kalması şeytanın bir vesvesesidir.
01:10Ancak manevi terbiyede, mürşid, sıradan bir arkadaş veya sadece bir bilgi aktarıcı değildir.
01:17Hakiki mürşid, Allah'ın kul üzerindeki Rab, terbiye eden, şekil veren, olgunlaştıran isminin o andaki en bariz temsilcisidir.
01:27Talebe ne zamanki üstadına, kasıtlı hatalar yapan ve dostlarının teslimiyetini kullanan, sıradan ve sahtekar bir fani gözüyle bakmaya başlar,
01:36işte o an manevi ipi kendi elleriyle koparır.
01:40Çünkü bu bakış açısı, Allah'a kul olmayı en büyük şeref ve rütbe sayan üstaddan gelen her uyarıyı,
01:47her cellalli tavrı veya her fırçayı, onun şahsi öfkesi ya da onun beni yanlış anlaması diye kodlamaya neden olacaktır.
01:56Bunu yaptığın an, aradaki Rabbani mesaj kanadı kapanır.
01:59Artık senin muhatabın, sonsuz kudret sahibi olan Allah değil, yanılan ve sizin sırtınızdan saltanat kuran fani ve fena bir insandır.
02:09Oysa hakikat şudur.
02:11Üstad, o an Allah'ın el kahhar, boyun eğdiren veya el müzil, kibri kıran, zelil eden isminin bir aynasıdır.
02:19Eğer kişi, hocam bana haksızlık yaptı derse, görüntüde zahirde hapsolur.
02:25Eğer Rabbim, üstadımın diliyle benim içimdeki gizli kibri, beklentiyi veya benlik davasını dövüyor derse,
02:34hakikate geçer ve o sarsıntıdan şifa bularak çıkar.
02:37Kelimelerin Sırrı
02:39Râinâmı, Unzurnâmı
02:41Kur'an-ı Kerim, Bakara Suresi, 104. ayette bu ilişkinin manevi kodunu bizlere bildirir.
02:49Ey iman edenler! Râinâ demeyin, Unzurnâ deyin.
02:53Bu ayetin derinliğinde, mürid ile mürşid arasındaki edep dengesi saklıdır.
03:00Râinâ, bizi güt, bize riayet et, bu kelime zahiren masum görünse de, özünde muhatabı sıradanlaştıran, onu kendi seviyesine çeken bir
03:10bakış açısını barındırır.
03:11Üstad'a, râinâ mantığıyla bakan, onu kendi kısıtlı aklıyla tartmaya, ona not vermeye ve kendi algısına göre doğru yanlış cetveliyle
03:21yargılamaya başlar.
03:22Bu, talebenin kendini, hocasından üstün bir hakim konumuna koymasıdır ki, orada öğrencilik, talebelik bitar, nefsani bir üstünlük savaşı başlar.
03:34Unzurnâ, bize nazar et, bize bak.
03:36Bu kelimede ise, tam bir çocuksu saflık, muhtaçlık ve derin bir edep vardır.
03:42Bize nazar et demek, biz kendi hatamızı göremeyiz, kendi nefsimizin oyunlarını fark edemeyiz.
03:49Sen bize mürşitlik nazarıyla bak da, sendeki o ilahi ışık bizim karanlıklarımızı aydınlatsın demektir.
03:56Üstad'ın tavrı, zahiren canımızı yaksa bile, ona unzur nasırrıyla bakan bir gönül, bu sertlikte bile bir lütuf, bu fırçada
04:05bile bir nazar var,
04:06diyerek, o acının içindeki manevi enerjiyi, feyzi, kalbini akıtır.
04:12Kör neşter ve Hazreti Musa Hızır Aleyhisselam hikayesinin hikmet kapısı.
04:18Bazen üstad, zahiren hata yapabilir, olayı yanlış anlayabilir ya da haksız yere cellellenebilir.
04:25Bu durumda akıl der ki, neşter kör, doktor hata yapıyor.
04:30Evet, dünya planında neşter kör olabilir.
04:33Ancak manevi ameliyathanede şu sarsılmaz kural geçerlidir.
04:38Neşter kör bile olsa, o neşteri senin yarana vuran başhekim, Allah asla hata yapmaz.
04:45Allah, bazen üstadının yanlış anlaması üzerinden senin edebini, sabır ve metanetini ve teslimiyetini ölçer.
04:53Belki de senin ihtiyacın olan şey, keskin bir neşterle pürüzsüzce kesilmek değildir.
04:59Belki de o kör neşterin vereceği ezilme ve haksızlığa uğrama duygusu, senin içindeki o ben haklıyım diyen devasa putu yıkmak
05:08için tek çaredir.
05:10Hazreti Musa ve Hızır kıssasında olduğu gibi, Musa Aleyhisselam zahiren hata gibi duran olaylara, geminin delinmesi, çocuğun öldürülmesi, kendi aklıyla
05:21itiraz ettiğinde,
05:22Hızır Aleyhisselam, işte bu seninle benim aramdaki ayrılık sebebidir demiştir.
05:27Kul, mürşidine kendi aklıyla not vermeye başladığı an, o bağ kopmaya başlayacaktır.
05:34Çünkü hakiki mürşid, o an senin aklının değil, Allah'ın bir ilminin tecelligahıdır.
05:41Buradaki en büyük korku, üstadı hatasız görmek, onu ilahlaştırmak değil midir sorusudur.
05:47Hayır, doğru bakış, üstada haşa bir ilah olarak değil, Allah'ın seni terbiye etmek için kullandığı mübarek bir vesile veya
05:56Rabbani bir memur olarak bakmaktır.
05:59Ameliyat sırasında canın yandığında neşlere kızmazsın, çünkü neşler cerrahın elindeki bir vasıtadır.
06:06Üstadın o haksız görünen fırçası da, Allah'ın senin nefsindeki ceraheti, kibri, beklentiyi temizlemek için kullandığı bir şifa neşteri konumundadır.
06:17Üstada fesatçı ve fırsatçı bir beşer, sıradan fani gözlüğüyle bakıp hata yapıyor dediğinde, aslında tedaviyi reddetmiş sayılırsın.
06:26Gerçek teslimiyet, üstadım beşer icabı yanılmış olabilir ama Allah bu yanılma üzerinden bana bir ders veriyor diyebilecek kadar büyük bir
06:36ufka sahip olmaktır.
06:38Maneviyat yolu, haklı çıkma yolu değil, hakkın içinde yer alma ve kaybolma yoludur.
06:44Nefis, darbe aldığı anda kendini korumak için karşısındakini küçültmeye çalışır.
06:49O da bir insan, o da yanılıyor, hatta bizi aldatıp oyalıyor dediğin an, nefsini o terbiyeden, tokattan kurtarmış olursun.
06:58Ama aynı zamanda büyüme fırsatını da kaybedersin.
07:01Gerçek izzet, Allah'ın karşısında hiçleşebilmektedir.
07:05Haklı iken boyun bükmek, benim hakikatimi Allah biliyor, üstadımın zanlı ise benim imtihanımdır diyebilmek, nefsi boğazlamanın en kısa yoludur.
07:15Bu bir kişilik kavgası değildir. Bu, bir kulun, esma tecellileriyle ateşten geçirilip, posasından şahsi haklılık davasından vazgeçerek altın haline getirilme
07:27hikayesidir.
07:28Mürşit, bir putları yıkım ekibi lideridir.
07:32Neyi yıkar? Senin kendin hakkında kurduğun o sahte ben sarayını.
07:37Saray yıkılırken toz çıkar, gürültü olur, can yanar.
07:40Eğer sen yıkılan binaya, egona acırsan, yerine inşa edilecek olan sultanın sarayına, kalp evine asla kavuşamazsın.
07:49İstismar İftirası ve Feraset Aynası
07:52Gel ey nefsim hasbihal edelim.
07:55Manevi yolculuğun en kaygan zemini, talebenin, mürşidini dünyevi bir teraziyle tartmaya kalkıştığı o karanlık dehlizdir.
08:03Şeytan, bir talebeyi ibadetten, zikirden veya hizmetten yordurup yolundan alıkoyamadığında, onun zihnine en sinsi oklarından birini fırlatır.
08:13Maddi şüphe.
08:15İnsan neden üstadının maddi imkanlarını dert eder?
08:18Neden onun rızkı üzerine hesaplar yapar?
08:21Bunun arkasında yatan asıl sebep, meraktan çok daha derindir ve şeytanidir.
08:26Bu, şeytanın en sinsi planlarından biri olan, üstadını talebesinin yönlünde sıradanlaştırıp etkisizleştirme tuzağıdır.
08:35Talebe, üstadını dünyalık peşinde diye yaftaladığı an, farkında olmadan kendi nefsine bir özgürlük alanı açmaya başlamış ve iblise talebelik kapısını
08:45aralamıştır.
08:46Eğer bir mürşid, paracı veya dünya malına düşkün ilan edilirse, mürşidin talebesi için nefsini boğazlayan o sert uyarıları, disiplini ve
08:56manevi otoritesi talebe için artık hükümsüz kalır.
09:00Ey nefis! Bak, kendi kendine fısıldıyorsun. Seni duyuyorum. Bak, o da bizim gibi dünya malına değer veriyor.
09:08O halde onun benim üzerimdeki manevi otoritesini kabul etmeme gerek yok, diyorsun.
09:13Nefsim, bak, senin üstadımı, baya bir beşer, sıradan ve basit bir fani seviyesine indirmen, benim için terbiyeden ve sorumluluktan kaçmak
09:22için uydurduğun en sinsi kılıf olduğunun farkındayım.
09:26Nefsim, sen, kendi aklınca ve ayarınca, üstadımı küçülttüğün oranda kendini büyütüyor ve manevi ameliyat masasından kaçma bahanesini bulmuş oluyorsun.
09:36Nefsim, gel, üstadımın hazırladığı Meali Kerim'den Furkan Suresi 7. ayete kılak verelim.
09:42Bu nasıl peygamberdir ki? Bizim gibi yiyip içiyor, bizim gibi giyiniyor ve çarşı pazarda gezip dolaşıyor.
09:49Nefsim, bu fitme insanlık tarihi kadar eskidir.
09:52Kur'an-ı Kerim, inkârcıların peygamberlere ve Allah'ın dinine davet eden elçilere karşı en büyük itirazının onların beşeri özellikleri
10:01olduğunu anlatır.
10:02Ey nefsim, onlar karşılarında hiç yemek yemeyen, mülkü olmayan, melek gibi bir varlık bekliyorlardı ki, onun getirdiği o ağır yükümlülüklerden
10:12kaçabilsinler.
10:13Kafan karıştıysa nefsim, sana şu hakikati hatırlatmak gerekir.
10:17Bir insanın elinde dünyanın olması, onun dünyacı olduğunu göstermez.
10:21Hz. Süleyman, muazzam bir mülke sahipti. Ama o mülk, onun kalbine hiç girmedi.
10:27Ölçü, mülkün tapusunun kimde olduğu değil, o mülkün sevdasının kimin kalbinde olduğudur.
10:33Üstadın kaç evi var, bu lüks araba nasıl alındı, hizmet paraları nereye gidiyor gibi sorular,
10:39zahiren birer sorgulama gibi görünse de, aslında benim teslimiyet kalemi yerle bir etmek için.
10:45Ey nefsim, senin iblisten aldığın dersle kurguladığın birer dinamittir.
10:50Üstadım, o sade ve sıradan evde, Allah'ı anarken ve insanlığa makalelerle, şiirlerle, dergi ve kitaplarla hakikatı haykırırken,
11:00eğer sen o evin tapu kaydında boğuluyorsan, burada beşer olan ve dünyaya dalan üstadım değil, bizzat senin kendindir.
11:08İslam ahlakında ve milli çözüm mektebinde, sıdk, doğruluk her şeyin başıdır.
11:14Üstadım, ben bu mülkü, kendi birikimimle, ailemin imkanlarıyla veya helal kazancımla aldım diye beyanda bulunuyorsa,
11:23benim için o söz, dünyadaki tüm tapu kayıtlarından daha gerçektir.
11:28Buna rağmen, acaba nasıl aldı, hizmet parası mı karıştı diye senin düşünmen,
11:34sadece bir kafa karışıklığın değil, bu, üstadımı haşa yalan söylemekle itham etmen demektir.
11:40Üstadın, seni Allah'a ulaştıracak kadar doğru ve emin bir rehber olduğuna önce inanıp da,
11:47sonra onun ben aldım söylüne inanmaman, imanındaki en büyük çelişkidir.
11:52Bu, haşa, üstad, ümmetin, yetimin, talebenin hakkını kendi lüksüne harcayacak kadar Allah'tan korkmuyor demek değil midir?
12:01Mürşidini, haşa, yalan söylemekle veya emanete ihanetle itham ederken,
12:07aslında kendi iman binanı temelinden patlatmıyor musun?
12:11Hocasına, acaba yalan mı söylüyor gözüyle bakan bir talebe, artık o hocanın talebesi değil,
12:18onun gizli düşmanıdır.
12:19Çünkü düşmanlık sadece kılıçla olmaz, itibar suikastı ve şüphe tohumu ekmek kılıçtan daha derin yaralar açar.
12:28Eğer rehberinin sıtkına güvenmiyorsan nefsim, ondan alacağın hiçbir ilim senin ruhuna şifa olmaz bilmez misin?
12:37Üstadımın evlerini veya arabasının nasıl aldığını belgelerle, ispatlarla anlatması,
12:43onun birilerine hesap verme borcu olduğundan veya suçluluk psikolojisinden mi sanıyorsun?
12:49Bu, bize karşı beslediği muazzam bir merhametin tecellisidir, görmüyor ve anlamıyor musun?
12:56Üstadım, Allah'ın izni ve ferasetiyle, senin yüzünden kalbime düşecek küçücük bir maddi şüphenin,
13:03benim manevi helakime ve yoldan koparak nasipsizliğime sebep olacağını biliyor.
13:09Prof. Dr. Necmeddin Elbakan hocamızın, hayatı boyunca maddi iftiralarla uğraştırılması ve onun sabırla ispatlar sunması bundandır hala çözemedin mi?
13:19Üstadımın tek derdi, talebelerinin hak yolunda kalmasıdır.
13:24Kendisine yönelen haksızlıklara göğüs germesi, bakın ben haklıyım demek için değil,
13:30talebenin ona olan güveninin sarsılıp da manevi gıdadan mahrum kalmaması içindir.
13:35O, kendi onurunu değil, kardeşlerinin kalbindeki o kutsal bağı korumak için kendini feda ediyor, bunu idrak et artık.
13:44Çünkü o kale yıkılırsa bizim manevi dünyamız istilaya açık hale gelecektir.
13:50Üstad ispat sunduğunda, gerçek müminin görevi, o ispatı bir senet kabul edip, o konuyu kalbinde ve dilinde ebediyen mühürlemek değil
13:58midir?
13:59Teslimiyet, ben her konuda Kur'an'a ve İslami kurallara uyan ve cihat aşkına hayatını tehlikeye atan üstadımın sözlerine kendi
14:08gözümden daha çok güvenirim diyebilmektir.
14:10Çünkü mülk geçicidir, tapular el değiştirir ama mürşide duyulan o sarsılmaz itimat, talebeyi maksuda ulaştıracak olan asıl yakıttır bilmez misin?
14:21Kafası karışanlara, takva maskesi ardına sığınarak, üstadın sıradan evini, arabasını ve basit dünyalığını diline dolayan ve nefsinin fısıltılarına kulak kabartan
14:31benim gibilere sormak gerekmez mi?
14:33Senin Allah'a olan imanın, İslam'a olan bağlılığın ve ahiretini kurtarmak için bulunduğun bu davaya olan inancın o kadar
14:42zayıf, o kadar pamuk ipliğine bağlı mı ki?
14:44Hocanın mütevazı evi ve bineyi senin bu kutsal davadan soğumana yetti.
14:49Hocan bütün dünyalığını terk ettiğinde, eğer sen mümin olacaksan, senin davana olan imanın hocanın malına endeksi demek değil mi?
14:58Üstadın evi senin cennete girmene engel mi? Yoksa senin kalbindeki bu suizan, kötü niyetli düşünce mi engel?
15:06Üstadın helal rızkı ve Allah'ın üstadı olan ikramı, mürit için ancak bir sevinç ve bereket vesilesi olmalı değil mi?
15:14Hocan her şeyini infak edip sokakta kalsa, sen ona kapını mı açacaksın, yoksa bak gördün mü, batırdı diye sevinip eleştirecek
15:23misin?
15:23Senin derdin hocanın ahireti mi? Ki o, Allah, onun izzet ve haysiyetinin sahibidir.
15:30Yoksa kendi nasipsizliğine bulduğun ucuz bir bahane mi?
15:33Hocan o mütevazı evi satsa, senin imanın mı artıverecek?
15:37Sıradan arabasını eskisiyle ve külüstürüyle değiştirse, senin ahlakın mı düzelecek?
15:43Hocan en lüks araca değil de, halk otobüsüne binse, senin kalbindeki o gizli haset ateşi sönecek mi?
15:49Hocan rahat bir evde değil de, tek göz odada yaşasa, sen sanki her gecelerini teheccütle mi geçireceksin?
15:56Onun sofrasındaki çeşit azalsa, senin kursağından geçen şüpheli lokmalar kendiliğinden helale mi dönüşecek?
16:03Hocan kumaş değil de, çul giyse, senin dilindeki gıybet ve yalanlar sona mı erecek?
16:08Sen, mürşidinin helal lokmanlarını ve cebindeki harçlığı saydığın kadar, onun kalbinden ve dilinden dökülen hikmetleri sayıp öğrenseydin, daha iyi değil
16:19miydi?
16:19Onun evinin metrekaresini hesaplarken, yarın içine gireceğin o daracık kabrin metrekaresini düşünmeliydin.
16:26Ne yani, çadırda veya bir kulübede oturmasını mı isterdin?
16:30Ey nankör nefsim! Şimdi de çıkıp, ben karışmam, varsa bir usulsüzlük, hesabını Allah sorsun diyerek güya takva gösterisi yapar oldun.
16:40Bil ki bu söz, imanın değil, vefasızlığın sesidir.
16:44Bir talebenin, hocasına yöneltilen maddi ithamlar karşısında omuz silkip, hesabını Allah sorsun ben karışmam demesi,
16:52aslında ben artık ona tam güvenmiyorum, bir açığı olabilir ama vebaline de girmek istemiyorum demenin kibarcasıdır, bilmiyor musun?
17:00İçeride hain işbirlikçilerle, dışarıda siyonist kesimlerle mücadele ederken ve ömrünü hak davada çürütürken,
17:08ona çelme takmaya çalışmanın şeytana hizmetkarlık olduğunu anlamıyor musun?
17:12Ey cahil ve gafil nefsim! Hesabı Allah sormak demek, ben onun dürüstlüğüne kefil değilim demenin başka bir ifadesi olduğunu fark
17:21etmiyor musun?
17:22Nefsim, senin yapmaya çalıştığın bu pasif güvensizlik, korkakların sığındığı bir limandır.
17:29Mümin, ferasetiyle hakikati sezen, vicdanı ve vefasıyla o hakikate siper olan insandır.
17:35Ben karışmam diyerek kenara çekilen, aslında kaptanı fırtınada yalnızdırapan tayfa gibidir.
17:41Senin dinin, bir dedikodu karşısında hocanın onurunu savunmayacak kadar hafif,
17:47senin vefan, bir şüphe karşısında dağılacak kadar sahte midir?
17:51Münafıklar çamur atarken, senin tarafsız kalman, üstadının üzerine bir zehirli kova da senin dökmen demek değil midir?
17:59Tarafsızlık, aslında zalimin tarafını tutmak değil mi?
18:03Nefsim, üstadımın sesini işitiyorsun değil mi?
18:06Susanlar, kusandan alçak.
18:08Ya, bu pasif güvensizlik hali, kalbime sızdırmaya çalıştığın bir zehirdir.
18:14Artık, hocamın anlattığı hakikatlere değil, hocamın bindiği sıradan bir arabanın modeline odaklanmaya başladın.
18:20Zahiren Allah rızası diyorsun ama, içten, acaba toplanan paralar ile ne yaptı diye soruyorsun.
18:27Oysa o, hiçbir şekilde ve hiçbir gerekçeyle şahsi para toplamamış,
18:32hizmet için toplanan paraların ise kuruş kuruş hesabı tutulmaktadır.
18:36Yoksa o, gönül rızasıyla ve ahiret yatırımı amacıyla verdiğin katkılara pişmanlık mı duymaktasın?
18:43Nefsim, senin bu ikili oynayışın beni manevi olarak felç eder.
18:48Ne tam gidebilirim, ne tam kalabilirim.
18:50Bu kararsızlık, talebeliğimi bitiren ve sadece şeklen orada bulunmamı sağlayan bir ruh haline dönüşecektir.
18:57Hocamın yıllarca gece uykusundan, rahatından, sağlığından ve evlatlarından fedakarlık ederek sana verdiği emeğin bir fiyatı var mı?
19:07Hocamın ruhuma üflediği tek bir hakikatin bedelini dünya dolusu altınla ödeyebilir misin?
19:14Ödeyemezsin.
19:15Senin terazinde, hocanın sana sunduğu ebediyet hazinesi, bindiği aracın tekerleği kadar değer bulmuyor demektir.
19:22Yazıklar olsun böyle terazine.
19:24Nefsim, kalkıp istismar edildim diyorsun.
19:27Hayır, sen istismar edilmedin.
19:30Sen, bedelini ödediğini sandığın bir hakikatin aslında bedelsiz olduğunu anlayamıyorsun.
19:35Nefsim, sen davamı ve hocamı bir şirket, kendini de hisseder sanıyorsun.
19:41Bu yüzden, verdiğin her kuruşun hesabını tutuyor, hocamın hayatını bir müfettiş gibi inceliyorsun.
19:47Nefsim, sen o manevi iklimin lezzetinden mahrum kaldığın için,
19:51müminin infak dediği o yüce makamı, kendi dar zihninde istismar diye etiketliyorsun.
19:57Nefsim, sen, hocamın huzurunu ve mütevazı konforunu dert ediyorsun.
20:02Ama o basit imkanlar sayesinde, senin gibi binlerce manevi yetimin elinden tutulduğunu görmüyorsun.
20:09Hocamın altındaki koltuk seni rahatsız ediyorsa, aslında senin ruhun o davanın büyüklüğüne dar geliyor demektir.
20:16Ama sen hâlâ parayı, pulu, metrakareyi fısıldıyorsun.
20:21Nefsim, bu maddi perdeleri yırtıp arkadaki hakikati göremezsen, beşeriyet çukurunda yuvarlanmaya mahkumsun.
20:28Nefsim, sen hocamın cüzi mal varlığını bu kadar dert edeceğine,
20:33onun bu imkanlarıyla kurtarmaya çalıştığı insanlardan biri olamaman durumunu
20:37ve kendi kalbindeki o nasipsizlik çukurunu dert etsen, belki şifa bulurdun.
20:43Nefsim, şimdi de kalkmış bana, hoca sizi istismar ediyor diyorlar dedikodusu yapıldığını hatırlatıyorsun.
20:50Oysa bu bir aşk, şuur ve adanmışlık meselesidir.
20:54Sen o manevi lezzetten nasipsiz olduğun için bu yüce fedakarlığı basit bir ticaret sanıyorsun.
21:00Ticaret akılla yapılır, adanmışlık ise ruhla.
21:04Aşk ve adanmışlıkta hesap makinesi kullanılmaz.
21:07Bir aşığa, neden sevgilin için bu kadar harcıyorsun diye sorulmaz.
21:11Sen ruhunu bu işe katmadığın ve hakka aşık olamadığın sürece hesap makinende hep zarar göreceksin bilesin.
21:19Şimdi sus ve sadece dinle ey nefsim.
21:22Zira bu dava rakamlarla değil, adanmış bir ruhla, cüzdanla değil, yanmış bir kalple anlaşılıyordu.
21:29Sen üstadın cebindeki parayı, kapısındaki arabayı, oturduğu evi sayarken, o senin için tükenen ömür sermayeni, boşa geçirilen vakitlerini ve zayi
21:40edilen emeklerini hesaplıyor ve şefkatle bu tuzaktan kurtulmanı bekliyordu.
21:45Sen mütevazı malının hesabını yaparken, o senin mizanının ve beşeriyetin adalet nizamının hesabını yapıyordu.
21:53Artık utan ve uyan ey nefsim.
21:55Seni bir bataklıktan çekip çıkaran elin parmağındaki yüzeye takılıp kaldığın için utan.
22:01Rehberinin onuruna atılan çamura, sen de şüphelenip, acaba diyerek ortak olduğun için utan.
22:08Ben karışmam diyerek, kaptanını fırtınada yalnız bıraktığın o korkak, pasif güvensizliğinden utan.
22:14Ve şimdi tevbe et ve artık uyan.
22:16Üstadını sıradan ve basit bir beşer çukuruna indirip, kendi nefsine günah sahası açmaya çalıştığın o sinsi kurnazlığın için tevbe et.
22:25Kaldı ki, biz aciz ve çaresiz, üstelik hadsiz ve günahkar bir kuluz, itirafları onun sözleridir.
22:33İhlasını üç koruşluk maddi şüpheye kurban ettiğin, milli çözüm gibi bir hakikat kalesinde gedik açmaya yeltendiğin için tevbe et.
22:41Bilesin ki, mülk Allah'ındır, dilediğine ve dilediği kadar verir.
22:47Üstad ise, Elazığ'da ve Gebze'de oturduğu mütevazi evlerin içinde bir emanetçidir.
22:53Sen emanetçinin yüküne bakacağına, o yükün içindeki hazineye bakmayı öğrenemediysen, bu kapıdan sadece şeklen geçmişsin demektir.
23:02Hadi şimdi, kaldır o kirli hesap makinelerini aradan.
23:05Hocanın evinin metrekaresini değil, kalbinin genişliğini ölçmeye çalış.
23:09Arabasının markasını, modelini değil, gittiği yolun istikametini dert et.
23:15Çünkü, hocam o dünyalıkla imtihanını verir geçer.
23:19Ama sen bu suizanla, bu vefasızlıkla ve bu maddi perdeyle kalırsan, mahşerde üstadının yüzüne bakacak yüzü nereden bulacaksın?
23:29Kaldı ki, benim konağım yanında, onun evi kümes gibidir.
23:33Benim arabam yanında, onun bineği külüstür yerindedir.
23:36Üstelik haset ettiğimiz ve üstadımıza reva görmediğimiz o Renault arabasına, kendisi de binmemiş, önce Gebze Bölge Başkanı ağabeyimize tahsis etmiş,
23:47şimdi de sıkıntıya düşen ilim ve gayret ehli dava kardeşlerimize vermiştir.
23:52Söz bitti, perde kapandı.
23:54Ya bu giytimat kalesine tam gir ve vefanla siper ol ya da bu acaba bataklığında boğulup git.
24:00Tercih ve taraf senin, hesap ise Allah'ındır.
24:04Evet muhterem üstadım, yukarıda nefsimle yaptığım bu acı has bir hal, aslında kalbime sızmaya çalışan o zehirli şüpheleri, kendi ellerimle
24:13boğma çabam ve benim kendi iç dünyamda verdiğim bir meydan savaşıdır.
24:17Bu savaştan mağgup çıkan nefsime karşı, galip çıkan imanımla huzurunuza geliyor ve size şunu söylemek istiyorum.
24:25Bir anlık gafletle sizin derya misali emeklerinizi, dünyevi bir teraziyle tartma hadsizliğine düşen nefsim adına, zatınızın izzetinden, hizmetinden ve bizlere
24:37olan şefkat ve hassasiyetinden özür diliyorum.
24:40Sizin helal rızkınız ve barınağınız bizim ancak şerefimiz ve sevincimizdir.
24:45Bu sinsi şekilde ve hain vesveselerin peşinde zat-ı âlinizi sıradanlaştırıp etkisizleştirme ve dünya çapındaki kutlu hedeflerinizi engelleme tuzağına düştüğüm
24:56için Rabbime tevbe, size mahcubiyet arz ediyorum.
25:00Lütfen bu aciz talebenizi babacan merhametinizle bağışlayınız ve üzerimdeki muazzam emeğinizi helal ediniz.
25:08Ruhumdaki bu kirli perdeleri yırtıp yeniden saf bir itimatla elinizi öpmeyi niyaz ediyoruz.
25:15Saygılarımızla Yalçın Fatma Gözü Büyük
25:18Yalçın ve Fatma Gözü Büyük kardeşlerime, ciğerimizi dağlayan malum fesatlık girişiminden sonra bu samimi itiraflarınız yüreğimizi ferahlandırdı.
25:29Kalbinize ekilen şüphe ve endişe tohumlarından kurtulmanız,
25:33Milli çözümün Kur'an kaynaklı ve Erbakan dayanaklı hidayet ve istikamet yoluna tutunmanız,
25:40hem bu kutlu hizmet kardeşliğimiz hem de hayırlı akıbet ve ahiret sermayemiz adına bizi ziyadesiyle rahatlattı ve umutlandırdı.
25:50Haddimizden çok fazla iltifat ve ihtiramlarınız ise inşallah Rabbimizin bir ikramıdır.
25:56Samimi duygularınız ve seviyeli duyarlılığınız, bazı hatalara ve vartalara kapılmaktan dolayı arz ettiğiniz pişmanlığınız,
26:04inşallah birer dava dostlarımıza, hatta kıyamete kadar tüm nasiptarlara örnek ve ibret olacaktır.
26:11Ama asla unutmayalım ki, şeytan ve nefis hiçbir zaman peşimizi bırakmayacak,
26:17şerli ve şekavet ehli kimselerin itiraz ve iftiraları da son bulmayacaktır.
26:22Bize düşen, ölüm anına kadar imtihanda olduğumuzu bilerek yaşamaktır.
26:28Sizlere tebrik ve takdirlerimi iletiyor, dualarımı ortak ediyorum.
26:32Hicr suresi son ayetini hatırlatarak bitiriyorum.
26:35Ve sana, yakin yani ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk ve ibadete ve Kur'ani istikamete devam et ve kurtul ki,
26:45biz herkesi sonunda mutlaka hak ettiğine ulaştıracağız.
26:49Hicr suresi 99. ayet
26:51Allah'a emanet olunuz.