- 1 day ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/watch?v=NX-Mfo9T45I
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/watch?v=NX-Mfo9T45I
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Category
📺
TVTranscript
00:01Müzik
00:19Merhaba sevgili izleyenler, Fikir Durağına hoş geldiniz.
00:22Evet, Nevroz'u geride bıraktık ama yankıları hala sürüyor.
00:26Özellikle geçtiğimiz Nevroz'da Abdullah Öcalan'ın Nevroz mesajı ve içerisinde barındırdığı mesajlar,
00:33halkların birlikte yaşaması, Orta Doğu'daki çatışmaların çözümü, demokratik entegrasyon çokça öne çıktı ve belki de yeterince konuşulmadı.
00:43Bugün birazcık bu kısmı tartışmaya çalışacağız ve aynı zamanda aslında bütün bu tarihsel beraberlik,
00:50tarihsel iktifak, birlik denilirken iktidar kanadının, devlet kanadının yapmış olduğu pratikler bu mesajla ne kadar örtüşüyor,
00:58sahada bunların ne kadar karşılığı var biraz da buralara bakmaya çalışacağız.
01:02Ve tabii ki Orta Doğu'da savaş gündemi hareketliyken, çatışmalar sıcakken,
01:08kadınların yaşadıkları hem Orta Doğu'da hem de bu coğrafyada aslında en çok etkilenen, en kırılgan kesimken,
01:16belki de en az konuştuğumuz meseleler halinde.
01:19Ve tüm bu gündemleri Dem Parti, Parti Meclisi üyesi, aynı zamanda Özgür Kürt Kadın Hareketi aktivisti,
01:26Asiye Kolçak'la birlikte değerlendireceğiz.
01:29Nasılsınız? Hoş geldiniz.
01:30Teşekkür ediyorum. İyiyim. Geçmiş nevrozumuz kutlu olsun. Nevroz Piroz B.
01:35Teşekkürler hepimiz için.
01:37Coşkulu bir nevrozdu.
01:39Abdullah Öcalan'ın aslında mesajıyla başlayalım istiyorum.
01:43Çünkü oldukça geniş değerlendirmelerin yer aldığı bir mesajdı.
01:48Halklar tarafından da ilgiyle karşılandı.
01:51Sizin için mesajın en öne çıkan vurguları nelerdi?
01:55Abdullah Öcalan'ın vermek istediği bu nevrozdaki mesajın ana hattı neydi?
01:58Evet. Bu yıl hakikaten de son yılların en görkemli nevrozunu halklarımızla birlikte kutladık.
02:09Yaklaşık 20'nin üzerinde merkezde kitlesel katılımlarla bir nevroz coşkusunu yaşadık.
02:18Tabii bu nevrozda hem halklarımızın nevrozu sahiplenmesiyle aslında Sayın Öcalan'ın 27 Şubat 2025 yılında başlattığı demokratik süreci,
02:33bu demokratik toplumsal mücadelenin başlangıcı diye tarif ettiğimiz süreci ne kadar sahiplendiğinin bir göstergesiydi.
02:44Hem bizim dem olarak verdiğimiz mesajlar hem halkın rengiyle, orada sloganlarıyla taleplerini bir kere daha milyonların ağzından dinlemiş olduk.
03:00Dolayısıyla burada üzerinde durmamız gereken iki nevrozun sonuçlarına dair iki temel sorun var.
03:11Birincisi yani kitleler bu nevroza nasıl yaklaştı?
03:15İkincisi Sayın Öcalan'ın verdiği mesajın sonuçlarını nasıl değerlendirmeliyiz?
03:21Bu mesajlar kime yönelikti?
03:24Tabii öncelikle şöyle ifade edeyim.
03:26Bu mesaj aslında anlayan herkese.
03:29Hem başta Orta Doğu'da yürüyen bu kaosa, krize, savaşa dair çok güçlü mesajları içeren bir mesaj vardı.
03:42Hem de halkın bir kere daha çok çıplak bir şekilde talepleri etrafında yoğunlaştığı, kitlesel katıldığı bir nevroz oldu.
03:54Tabii bunun yanı sıra bir de mesajı alması gerekenler, bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yetkilileri
04:02ya da bu süreçte taraf olarak masada bulunan bu devletin bu mesaja yaklaşımı neydi?
04:11Bunları biraz tabii parça parça konuşacağız.
04:14Başta Sayın Öcalan'ın nevroz mesajı şöyle güçlüydü.
04:20Birincisi Orta Doğu'daki halkların çıkış noktasına dairdi.
04:24Bunu demokratik entegrasyon olarak, demokratik bir kurtuluşa giden bir yolun mümkün olduğunu gösteren önemli bir mesajdı.
04:36Bunun yanı sıra nevroza atfedilen içerik neydi?
04:43İşte nevroz yeni gündü.
04:44Yeni başlangıçların olduğu bir tarihin başlangıcıydı.
04:49Ta 3 bin yıl önceden bugüne aslında bu nevrozun önemine ve anlamına uygun halklardan halklara,
05:01uygarlıklar boyunca süre gelen ve bugünümüze taşınan nevrozun içeriği aslında bir kere daha güncellenmiş oldu.
05:10Neden özellikle bu tarihsel boyutu sizce vurgulamak istedi mesajında?
05:14Tarihsel boyutunu şöyle açalım.
05:17Aslında Avrupa'ya baktığımızda Avrupa 1644'lerde hem çok aşırı milliyetçi, dinci siyasetin içinde bir çıkış buldu ve demokratikleşme yönünde
05:34bir adım attı.
05:35Ama o tarihten bugüne Orta Doğu halkları ki bu toprakların yerleşik halkları olmasına rağmen sürekli kaos ve krizle yönetilmek zorunda
05:47kaldı.
05:48Savaşlar, din savaşları, milliyet savaşları, mezhep savaşları, ırk savaşları ne yazık ki bir kader gibi görülmeye devam etti.
06:01Dolayısıyla aslında nevrozun çıkışı eğer yeni bir günse o halde nedir, yenilikten kastımız nedir?
06:10Bu nevroza atfedilen bizler tarafından da şöyle ifade edildi.
06:17Orta Doğu'daki isyan nevrozundan inşa nevrozuna, dolayısıyla yeni bir yaşamı birlikte inşa etmekten,
06:28Orta Doğu'daki halkların yok sayılan bütün dinlerin, inançların, kadınların, mezheplerin kendi özgür, demokratik yaşam hakkıyla tutunabilmeleri,
06:46Orta Doğu'da kendi kimlikleriyle var olabilmeleridir.
06:50Bunun ütopya olmadığını belirtiyor Sayın Öcalan.
06:54Evet, bu sözün üzerinde gerçekten çok iyi durmak gerekiyor.
06:59Bir ütopyayı aslında gerçekleştirebilme koşullarının bizim elimizde olduğunu söylüyor.
07:05Yani milliyetçiliğin, mezhepçiliğin, dinciliğin artık Orta Doğu'da bir kader olmadığını, bunların aşılabileceğini,
07:15bunun için ise bütün halkların yeniden tarifinin yapılması ve kendi coğrafyasında, barış içinde, özgürlük içinde, demokrasiyi esas alan bir sistemde
07:30yaşamalarını istediğimiz ya da böyle bir önem atfettiğimiz bir nevroz oldu.
07:38Sayın Öcalan'ın mesajından da bunu aldık.
07:43Tabii bir taraftan halklara verilen bir mesaj var.
07:50Bunlar yani bizim elimizde bütün bu kaosun, krizin derinleşmesindeki sebep tabii ki sistemlerdir.
08:00Bu sistemlerin değiştirilmesi, dönüştürülmesi örgütlenmeyle mümkündür, güç olmayla mümkündür.
08:08Halkın mücadelesiyle.
08:09Halkın mücadelesiyle mümkündür.
08:11Dolayısıyla bu bizim inşa sürecinde daha etkili rol almamızı gerektiren bir süreç ve bir mesaj.
08:20Yanı sıra tabii taraflar var, diğer taraflar var.
08:25Hem Orta Doğu'da bildiğiniz gibi işte Suriye'de, Rojava'da yürütülen bir mücadele var.
08:31Orada sadece Kürtler değil, orada bütün halklar kendi kimliğiyle barış içinde yaşamak istiyor.
08:38Yani düne kadar yapılan asimilasyon politikaları, inkar, imha, göç dayatılan bu yok sayma siyasetinin artık kabul görmediği,
08:52dolayısıyla halkların eşit ve özgür yaşama iradesini gösterdiği bir mücadeleden geçiyoruz.
09:02Diğer taraftan da devlet buradan ne anlaması gerekiyor?
09:05Aslında en temel sorun burada bence muhatapların, devletin bu nevroz mesajından çıkartması gereken sonuç nedir?
09:16Ya da yapması gerekenler nelerdir?
09:19Tabii nevrozun sonuçlarına baktığımızda yani kitlesel katılım, kadınlar, gençler, özellikle çok büyük bir genç katılımını...
09:27Bir de halkların talebi demiştiniz. Belki burada biraz da onu da açabiliriz.
09:31Halklar ne talep etti, devlet bunun karşılığında ne yapıyor?
09:34Tabii halkların talebi eşit, özgür, demokratik bir yaşam.
09:41Yani burada aslında işte Orta Doğu'da genelde demokrasiyle yönetildiğimizi iddia edebiliriz ama
09:51demokrasinin olmadığını, demokrasiyle yönetildiğinde ki demokrasi şu değildir bize göre,
09:58çoğunluğun yönetimi değildir, bütün halkların eşit hukuka, özgür bir yaşama sahip olduğu bir yaşamdan, bir Orta Doğu'dan bahsediyoruz.
10:10Halklar bunu istiyordu.
10:11Devlet buradan hemen Nevroz'un sonrasında yaptığı bir takım operasyonlarla aslında Nevroz'a nasıl yaklaştığını,
10:23o inkarcı siyasetindeki dayatmacı tarzını, tavrını bir kere daha göstermiş oldu.
10:30Öyle ki gözaltına alınan insanlar, gece yarısı evlerinden alınıp götürülen insanların işkence görüntülerini sosyal medyada izlemişsinizdir.
10:43Hatta bu Nevroz'a neden katıldınız, işte bu Nevroz'a katılımınızı kim sağladı, nereden duydunuz gibi
10:52aslında çok alışık olduğumuz klasik devlet yaklaşımı, devletin dili, devletin aklı bir kere daha
10:59yani o Nevroz'da çıkan mesaja, çıkan barış söylemlerine, ortak iradeye, ortak yaşam iradesine verdiği klasik yanıtlardan biri oldu.
11:11Ne yazık ki bunu bu şekilde yorumlayabiliriz.
11:15E tabi bir de 2025'den bugüne kadar adı konulan ve başladığı söylenilen bir süreç var.
11:26Kuşkusuz bunu önemsiyoruz.
11:29Ancak tek taraflı bir atılan adımlardan bahsetmek mümkün.
11:35Devletin bu konuda ayak sürttüğünü, devletin bu konuda gereğini yapmadığını
11:41yani bir dönem işte bundan birkaç ay önce daha çok Rojava'daki gelişmeler biraz dikkate alınarak bir beklemede kaldı devlet.
11:51Şimdi gelinen noktada yine İran'a yönelik saldırılar ya da İran'daki savaşa biraz bakıp yine bekle gör politikasıyla yaklaşmakta.
12:02Dolayısıyla burada bir güven sorunu ortaya çıkıyor.
12:08Süreç tek taraflı yürümez, çift taraflı yürümesi gerekiyor.
12:12Kaldı ki Kürt tarafı özellikle bu konuda çok ciddi adımlar attı ve üzerine düşen çok ciddi beklentiler vardı.
12:23O beklentilere cevap verdi.
12:25İşte ateşkes ilanı, silahların sembolikte olsa yakılması, fesih kararı, kendi güçlerini ülkeden, bölgeden çekmesi vs. gibi
12:38aslında çok tarihsel bir takım adımlar atıldı.
12:41Gelinen noktada devlet hala bekle gör politikasıyla ki bayramdan önce bu sürecin bayramdan sonra hızlanacağı, bir takım yasal adımların da
12:55atılacağı söyleniyordu.
12:57Yani bir beklenti hali hala ne yazık ki devam etmekte.
13:01Şimdi bütün bu tariflediğiniz aslında son saldırılara baktığımızda da işte işkence, hak ihlalleri, çatışmalı süreç, operasyonlar, bunların kat be kat
13:11boyutları 50 yıllık aslında son 50 yıllık tarihimizde de çok açıkça görülüyor.
13:17Ve bunların hiçbir sonuç getirmediği de aşikar.
13:21Ve buna rağmen hala devlet, iktidar kanadı aynı politikalarda ısrar ediyor.
13:26Ama bir taraftan da sizin de söylediğiniz bir buçuk ay önce süreç başladığında işte sürekli olarak Orta Doğu'yu, Suriye
13:33'yi, işte şimdi İran'ı belki gündemde tutmaya çalışırken, diğer tarafıyla da iç cephenin tahkim edilmesini çok fazla dile getirmişlerdi.
13:43Yani dış güçlerin çok fazla müdahalesi var Orta Doğu'da.
13:48Biz bunlara mahal vermek istemiyoruz, iç cepheyi tahkim etmek istiyoruz.
13:52Yani devlet kanadının bu söylemi varken aslında yaptığı pratikleri nereye koymak lazım?
13:58Aslında bu 100 yıllık siyasetin ve inkar politikasının bir sonucudur açıkçası.
14:04Devlet bu konuda barışa ne yazık ki istekli gibi görünse de cesur davranmadığı için ya da halkların bu talebini başta
14:15Kürt halkı olmak üzere demokratikleşme taleplerine her zamanki ezberden yaklaştığı için adım atmakta zorlanıyor.
14:24Orta Doğu'daki gelişmeleri de biraz seyrederek ya da biraz Orta Doğu'daki gelişmelerin seyrine göre tavır aldığını da düşünebiliriz ya da
14:36öyle bakabiliriz.
14:39Ben özellikle de bu operasyonlarla birlikte işte bir örgüsel bağ kurulmaya çalışıldı sürekli.
14:47İşte gençlere yönelik, nevroza gelen, katılan insanlara yönelik bir örgüsel bağ.
14:52Oysa ki en fazla örneğin Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına baktığımızda çok ileri söylemlerde bulunuyor.
15:03Yani bir taraftan Sayın Öcalan'ın statüsünün belirlenmesine, yine Sayın Öcalan'ın umut hakkının verilmesine,
15:12yanı sıra Kürt barışıyla ilgili işte bin yıllık ittifaklardan bahsetmesine rağmen,
15:19yani çok ileri söylemlerde bulunmasına rağmen pratik böyle değil.
15:24Ya da işte şöyle bir devletin aklı ortaya çıkıyor.
15:28Devlet Kürtlerle ilgili her türlü tasarrufta bulunabilinir, her türlü uç söylemlerde bulunabilinir.
15:35Çözüm konusunda da, inkar ve red konusunda da her şeyi söylemeye yetkili gibi.
15:41Ama Kürt tarafı bunu söyleyemez. Kürt tarafı bunu söylediğinde herhangi bir örgütle bağı kurulup,
15:48onlarca yıla varan cezalar, yıldırma politikaları, gözaltı, tutuklama politikalarıyla bir çelişkin yumağı içindeyiz.
15:57Açıkçası bunu nasıl yorumlayacağız?
15:59Burada şöyle bir, acaba böyle bir ikilik de mi yaratılmaya çalışıyor?
16:03Kürt halk önderi, Abdullah Öcalan, yani Kürt halkı önder olarak tanımlıyor.
16:08Ona bir meşhuriyet kazandırmaya çalışılırken, bir taraftan işte Öcalan'ın statüsü gelsin mecliste konuşsun derken,
16:15diğer taraftan da aslında Kürt halkının talepleri, yani Kürt halkı içerisinde de mi böyle bir çatışma da mı sizce yaratılmaya
16:22çalışılıyor?
16:22Bu öteden beri yapılmak istendi aslında. Bir dönem hatırlarsınız, Sayın Öcalan'a hayır, Kürt meselesine evet deniliyordu.
16:33Bir dönem işte Sayın Öcalan'a evet ama Kürt meselesi diye bir şey yok, biz kardeşiz, işte biz zaten yaptık,
16:41oldu, bitti, Kürt meselesi çözüldü gibi
16:43bir takım yaklaşımlarla sürekli sorunu öteleyen, soruna güvenlikçi bir perspektiften yaklaşan bir tutum, bir siyaset ile karşı karşıyayız.
16:59Bunun bizim nezdimizde şöyle bir meşruluğu olamaz, yani Kürt halkı, örneğin şu söyleniyor ya,
17:09yani DEM Parti işte Kürtleri temsil edemez, PKK Kürtleri temsil edemez, Sayın Öcalan Kürtleri temsil edemez.
17:17Peki alanlarda bulunan milyonları temsilen kim var bugün sahada?
17:23Demokratik legal alanda işte DEM Parti var, diğer tarafta bu sorunun direkt muhatabı olan Sayın Öcalan var.
17:33Dolayısıyla bu iki sorunu ya da Öcalan'ın özgür çalışır koşullarını veya statüsünü,
17:41Kürt halkının taleplerini birbirinden ayırmak beyhude bir çabadır.
17:46Bu çok yapılmak istendi, gelinen noktada adresin İmralı olduğu, Sayın Öcalan olduğu bir kere daha milyonların ağzından ifade edildi.
17:57Nevrozda değil mi?
17:58Kaldı ki işte DEM Parti aslında kan kaybediyor, DEM Parti Kürtleri temsil edemiyor ya da temsilcisi değildir gibi.
18:06Ama bir taraftan DEM Parti'nin heyetleri işte İmralı'ya gidiyor, İmralı'daki görüşmeleri getir, götür.
18:14Bir çelişki aslında sorunu öteleyen, sorunu ıskalayan, etrafında dolaşan bir devlet haklı ne yazık ki ortada duruyor.
18:26Bunların hepsinin aslında devletin ezberleri olduğunu söylediniz az önce.
18:29Bu ezberler peki nasıl bozulur?
18:32Bu ezberlerin bozulabilmesi için tabii öncelikle biz yani hem legal demokratik siyasetin bugüne kadar yaptığı gibi
18:42bundan sonra öz örgütlülüğünü yaratmak, büyütmek, somut taleplerini yasal güvenceye alarak sürdürmesidir.
18:50Diğer taraftan devletin tabii asıl yapması gerekenler yani bugün yasalar yapılacaksa devletin ya da Türkiye Cumhuriyeti'nin meclisinde yapılacaktır.
19:01Meclis bu konuda bir iradedir ki şu anda doğru yapılan bir şey yani Türkiye tarihinde ilk defa yapılan mecliste Kürt
19:11meselesinin tartışılması,
19:12Kürt meselesinin kabulü ve bir komisyonun oluşturulması bu sürecin belki de en somut adımlarından biriydi.
19:19Ama bunun arkası gelmedi.
19:21Bunun gereklerinin yapılması isteniyor.
19:24Bizler tarafından, halk tarafından bunun gereklerinin yapılması.
19:30Ezberlerden kurtulmanın bir yolu da Orta Doğu'ya bakmaktan geçer.
19:34Orta Doğu kan gölü.
19:35Orta Doğu'da hiç kimse güvende değil.
19:38Hiçbir halk.
19:39Yani egemen olan halklar da ya da devletler de güvende değil.
19:43Yani İran'a baktığınızda İran'ın 300-400 yıllık köklü bir geçmişi olan bir devlet geleneği olan İran,
19:50bugün çok ciddi yaralar almakta.
19:54İşte sürekli İsrail'in, ABD'nin saldırılarına maruz kalmakta.
19:58İşte Suriye parçalandı, bölündü.
20:01Ama bir, hala orada bir statü tanınmadı.
20:04Bir demokratikleşme yönünde yol alınmadı.
20:08Halkların mücadelesi de devam ediyor tabii.
20:11Bu kolay değil.
20:12Aslında yüz yıllık, bin yıllık inkarın, ezberlerin gelenekselleşmiş aslında bir yapının bu kadar kolay değişebileceğini düşünmüyoruz.
20:27Ama gelinen noktada dediğim gibi Orta Doğu'ya bakıp Türkiye'nin de bu duruma düşmemesi,
20:36Türkiye'nin kaldı ki halklar açısından böyle bir ortak yaşama dair iradesi de çok güçlü.
20:45Aslında İran ve Suriye'de de halkların çok uzun yıllardır yönetime dair şikayetleri, talepleri vardı.
20:53İran'da yine aynı şekilde özellikle kadınların özgürlük talepleri.
20:56Yani bunları görmeyen hükümetlerin de belki de bu çatışmalara zemin hazırlandığını da görmek gerekir.
21:03Yani bir ülke demokratiklikten ne kadar uzaksa, hukuka ne kadar artık uzak düşmüşse o kadar da belki bu saldırıların bir
21:11şekilde egemen güçleri tarafından hedefi haline geliyor diyebilir miyiz?
21:15Tabii ki. Yani şimdi belki de son özellikle 100 yıla baktığımızda, 100 yıllık Orta Doğu'daki halkların inkar ve imha siyasetiyle
21:29yönetilmesine baktığımızda
21:31hiçbir hegemen güç burada bağımsız olamadı, demokratikleşmeyi sağlayamadı.
21:41Kaldı ki dış müdahalelere gerek kalmadan zaten belirttiğiniz gibi içeriden zaten çok ciddi bir rahatsızlık var,
21:50çok ciddi bir rejime karşı, sisteme karşı bir mücadele var.
21:54Örneğin işte 1970'lerden bugüne İran'da Molla'nın, Molla'ların rejimiyle çok ciddi bir baskı altında tutulan halklardan bahsetmek mümkün.
22:06Yani iç demokrasiyi sağlayamazsınız, o iç tahkimi eğer sağlayamazsanız, içeride demokrasiyi, özgürlükleri inşa etmezseniz,
22:18bunun yolu kandır ne yazık ki, göçtür ve ne yazık ki bugün hepimiz televizyonlarda, ekranlarda bu kadar yıkımı evlerimizden izleyebiliyoruz.
22:33Yani bunun bir çözüm olmadığını görmek gerekiyor.
22:37Bunun çözüm adına burada ısrarın bir yere götürmeyeceğini, daha parçalanmalara, daha kaotik, daha krizli süreçlere,
22:47hatta işte bugün enflasyonun artışına, bugün birçok şeyden bahsediliyor.
22:54İşte gıda kıtlığına, insanların yerinden, yurdundan göç edilmesine kadar savaşın bütün yıkımlarını görmek mümkündür.
23:03Dolayısıyla yıkmak kolaydır aslında ama yapmak zordur.
23:09Yapmayı bu birlikte, yani yeniden, yüz yıllık inkar siyasetini bir kenara bırakıp,
23:20oradaki o halkların taleplerini göz önünde bulundurup, yeniden bir demokratik Orta Doğu'yu inşa etmek mümkündür.
23:31Burada aslında Jinjian Azadi sloganına, felsefesine de gelmek istiyorum.
23:37Yine Abdullah Öcal'ın mesajında da vardı.
23:39Bu felsefe etrafında şekillendirmek.
23:42Orta Doğu dedik.
23:43Tabii ki Orta Doğu'nun belki de en büyük kanayan yarası kadınların pozisyonu.
23:49Kadınların yani hem maruz kaldıkları savaş, göç yolları,
23:54hem de aynı zamanda orada yürüttükleri direniş ve mücadele canları pahasına.
23:58Burada Jinjian Azadi felsefesini nasıl görmek lazım?
24:02Türkiye'ye baktığımız zaman yine burada da bu yani hem Orta Doğu'da hem Türkiye siyasetinde
24:09savaş söylemlerinin arttıkça kadın kırımının da, kadın katliamlarının da ya da hukuktan uzaklaştıkça
24:16bütün bunların da daha fazla yansıdığını artık evlerin içinde en yakınlarımız tarafından hepimizin aslında burnunun ucunda olduğunu da görüyoruz.
24:25Bu politikalara karşı kadınların direnişi, mücadelesi ve Jinjian Azadi felsefesi nasıl şekillenmeli?
24:32Aslında burası çok önemli.
24:36Orta Doğu'da yine bütün halklar yok sayılan, ötekileştirilen halklar gibi en fazla ezilen, sömürülen ve kamusal alanda görülmeyen,
24:47emeğiyle, bedeniyle sömürülen kadın cinsidir.
24:52En azından bir 30-40 yıl öncesine kadar kadınların savaştaki rolü, kadınların barıştaki rolüne dair çok açık, yürütülen, örgütlü bir
25:03mücadeleden bahsetmek mümkün değil.
25:05Ama bu son 30-40 yıllık mücadele ile birlikte diğer halklar gibi kadınların da barışa öncülük yapabileceği,
25:17aslında barışın öznesi olan kadınların çok daha fazla söz söylemesi gerektiği, yıkıma, savaşa dur demesi gerektiğini düşünüyoruz.
25:29Çünkü en fazla savaşlarda öncelikle tacize, tecavüze veya yokluğa, yoksulluğa itilen kadınlardır.
25:42Şimdi kadın eğer örgütlü ise siz bir toplumu yıkamazsınız.
25:46Kadın eğer örgütlü ise o toplumun bilinçlenmesi, o toplumun gelişmesi daha bir görünür, daha ivme kazandırır mücadeleye.
25:59Dolayısıyla Jin-Jian azadi felsefesi sadece Orta Doğu'daki kadınlar için bir çıkış yolu değil,
26:07bir özgürlük sloganı değil, bütün dünyaya da örnek oluşturan bir felsefedir.
26:17Ve kadınların bunun etrafında kendi öz örgütlülüğünü yaratması,
26:23kadınların her türlü hegemonik güce karşı kadın rengiyle savaşması, kadın rengiyle dur demesi,
26:32kadının o adil, barışçıl düzenini sağlayan toplumsal mücadeledeki yeri önemlidir.
26:43Gelinen noktada da bunu çok güzel örneklerini görüyoruz.
26:49Yani kadın bu konuda barışın da toplumsallaşması için bir özne durumundadır.
26:54Özne durumunda evet mücadele de yürütüyor.
26:578 Mart'larda da görüyoruz Jin-Jian azadi sloganı artık her yerde yankılanıyor.
27:03Fakat bütün bunların karşısında, yani Kürt Kadın Hareketi içerisinde de
27:08veya toplumdaki farklı kesimlerden tüm kadınların da
27:12ama bir tarafın bile erkek şiddetine çok fazla maruz kaldığını,
27:17hatta zaman zaman yalnızlaştıklarını, işte en son Fatma Nur Çelik cinayetinde gördük
27:22ve öldükten sonra bile intihar derlerse sakın buna inanmayın.
27:27Dedi ama ne kadar yani hukuk mekanizmaları ne kadar işletildi o zaten ayrı bir boyutu ama
27:34kadın örgütleri olarak da ya da siz yıllardır bu alanda da çalışmayı yürüten bir kadın olarak
27:39yeterince bu sorumluluğu taşıyabiliyor muyuz?
27:43Evet.
27:44Tabii bu konuda aslında söylenecek çok söz var.
27:48Bu bir kadın kırımıdır aslında.
27:51Günde Türkiye'de sadece ortalama beş kadın erkek tarafından katlediliyor.
27:58Ve bu bir cins kırımıdır.
28:01Bu bir kadın kırımıdır.
28:03Kadın kırımı sadece fiziki de değildir.
28:08Psikolojik şiddet, ekonomik şiddet, kamusal alanın dışına itilmek, söz sahibi olmaması gibi
28:17yani erkek egemen aklı tarafından şiddete maruz kalan kadından bahsediyoruz.
28:24Bizim örgütlülüğümüz oranında elbette ki mümkün olduğunca bu bilinci örgütlemeye,
28:36kadınları bu bilinç etrafında toplamaya çalışıyoruz ama buna yettiğimiz ya da buna yanıt olduğumuz
28:42zaten söylenemez.
28:44Bu başlı başına ele alınması gereken politik cinayetlerdir.
28:50O aile kavramından başlamak gerekiyor.
28:52Yani kadının aile içindeki rolüne bakmak gerekiyor.
28:57Toplumsal yaşam içindeki rolüne bakmak gerekiyor.
29:03Dolayısıyla en fazla da bugün cinayete giden, hayatını kaybeden erkek tarafından öldürülen kadınların da
29:14bu erkek aklına, bu erkek şiddetine hayır diyen kadınlar olduğu görülüyor.
29:20Yani düne kadar belki bu kadar çok artış yoktu ya da bu kadar çok fazla kadın cinayetlerine rastlamak mümkün değildi.
29:30Çünkü kadın o toplumsal cinsiyet rollerini benimseyen bir durumdaydı.
29:36Aile içine hapsedilmiş durumdaydı.
29:38Her türlü şiddete, tacize açık durumdaydı.
29:41Kendisini ifade edebilecek koşullardan da ya da örgütlü yapılardan da uzaktaydı.
29:48Bugün reddeden, itiraz eden kadın daha çok erkek şiddetinin hedefi olabiliyor.
29:54Tabii bu bir yönüyle, diğer yönüyle de devletin cezasızlık politikalarına bakmak gerekiyor.
30:06Eğer bu kadar kadın cinayetlerine sıradan yaklaşılır.
30:12Hatta sadece cinayeti bırakalım yani şiddete uğrayan kadın nereye gideceğini bilmiyor.
30:19Kime yani emniyet güçlerine gittiğinde emniyet koruyamıyor.
30:23Ya da toplumdaki bir takım yasalar, kurumlar yeterince yani erişim sağlayamadığı için bu şiddete maruz kalıyor.
30:35Ya da işkence ecesine geri dönmek zorunda kalıyor.
30:40Alınan ya da verilen cezalar ne kadar caydırıcı ona bakmak gerekiyor.
30:477-8 yılla çıkan yani torba yasalarla onlarca örneği var.
30:55Dolayısıyla önce bu yasaların değişmesi, caydırıcı yasaların gelmesi gerekiyor.
31:02Kadını sadece fiziken korumak değil, kadını ekonomik olarak güçlendiren,
31:08istihdam olarak onu güçlü, istihdam alanları açarak örgüsel alanlarda, siyasal alanlarda var olmasını sağlayarak
31:18bu şiddetin önüne geçilebilinir.
31:21Bu konuda elbette ki eksiklerimiz var ama yine altını çizerek belirtmek isterim ki
31:32daha çok reddeden, itiraz eden kadınlardır.
31:35Sistemde bu konuda zaten tanık oluyoruz her gün.
31:41Yani mahkemedeki işte kadınlara yönelik işte kısa mı giyindin, işte kolsuz muydu ya da işte bu gece yarısı burada ne
31:52arıyordun ya da işte...
31:54Neden sineye çekmedin?
31:55Tabii gibi bir takım telkinlerle de kadın çaresiz kalabiliyor.
32:01Kadın direk şiddetin mağduru olabiliyor.
32:05Belki de o söylediğiniz itiraz eden kadınların etrafında daha güçlü bir çember oluşturmak lazım.
32:11Hepimiz açısından bu böyle.
32:12Çünkü siz de ifade ettiniz devletin zaten demokratik olmadığını,
32:18belki de bu ülkenin hiçbir zaman demokratikleşemediğini,
32:20demokrasi mücadelesi de bir tarafıyla verildiğini.
32:23Peki burada demokratik toplum dediğimiz zaman,
32:27demokratik toplum inşası bunu aynı zamanda nevroz mesajı olarak da yine söylediniz.
32:32Yani artık bir isyandan, direnişten demokratik toplum inşasına doğru geçiyoruz.
32:38Yeni günse, yeni başlangıçlarsa burada bu toplum nasıl işte inşa edilmeli?
32:45Yani bu az önce tartıştığımız mesela başlık etrafında demokratik yerel yönetimlerinden işte mevcut demokratik kurumlarına kadar.
32:55Uzun ve meşakkatli bir yol aslında.
32:59İnşa süreçleri zor süreçlerdir.
33:03Biliyoruz bunu hepimiz.
33:04Ama imkansız değil.
33:06Bugün bunun perspektifini, bugün bunun felsefesini oluşturan çok derya, deniz öğretilerimiz var.
33:15Bu da çok önemli değil mi?
33:17Yani bir yol haritası var aslında.
33:18Bir yol haritamız var.
33:21Biraz konfor alanlarımızdan çıkmamız gerekiyor açıkçası.
33:26Çünkü sorun Türkiye'nin demokratikleşmesi ya da Orta Doğu'nun demokratikleşmesi gibi çok geniş bir sorunu kapsayan,
33:34bunun içinde ekonomik boyutu, psikolojik boyutu, kadının fiziken var olma, kadının bütün haklarıyla toplumda var olma mücadelesi,
33:45tabii hem toplumsal yaşama katılımı hem siyasal yapılarda özellikle kadınların çoğalmasıyla bunu örebiliriz diye düşünüyorum.
33:58Yani bu inşa sürecine çok aktif katılmamız gerekiyor.
34:01O konfor alanlarından nasıl çıkmak lazım peki?
34:04Şöyle söyleyeyim, bu mesele benim meselem değildir gibi bakmamak gerekiyor her şeyden önce.
34:13Eğer sadece Türkiye'de, Orta Doğu'da değil, dünyanın herhangi bir yerinde bir kadın bir saldırıya uğruyorsa o bizim sorunumuzdur.
34:22Bir insanın insan hakları ihlal ediliyorsa o bizim hakkımızdır.
34:28Dolayısıyla bizim kapımız çalınmadan biz onun, bu tabii öz örgütlülüğünü, öz gücünü, öz savunmasını yaratmayla mümkündür.
34:41Bilinçle her şeyden önce mümkündür.
34:46Sorunlara daha duyarlı, sorunu kendi sorunumuz gibi ele almalı.
34:51Ve bugün eğer Orta Doğu'da bu kadar kan, gözyaşı, göç, acı yaşanıyorsa buna çok daha, yani kendi evimize yapılmış gibi
35:06bir yerden yaklaşmalı.
35:08Daha büyük toplumsal refleksler örgütlemeliyiz.
35:12Buna karşı sesimizi yükseltmeliyiz.
35:15Yapılabilecek çok şeyler var.
35:17Aslında sene başında Rojava saldırılarında bunu gördük değil mi?
35:20Yani o Kürt birliği, ulusal birlik herkesin dört parçada sokaklara çıkması hatta dört parçayı da aştı.
35:27Yani Japonya'daki Kürtler dahi sokaktaydı dünyanın dört bir tarafında.
35:31Belki bunu biraz daha kadın dayanışması üzerinden de örmek, güçlendirmek mi gerekir?
35:36Ya da aynı refleksleri, rehavete kapılmadan nasıl daha diplomatik yollama, nasıl örmek lazım?
35:45Tabii bunun çok farklı yol ve yöntemleri var.
35:49Bir defa şöyle bir avantaja sahibiz.
35:52Sizin de belirttiğiniz gibi dünyanın dört bir yanında her yerde örgütlü bir yapıya sahibiz aslında.
35:59Kürtler en politik ve en örgütlü kesimdir.
36:04Dolayısıyla bulunduğu her alanda örgütlülüğünü daha da büyüterek, bunun diplomasi, bunun ekonomik, bunun psikolojik boyutları, bunun ittifakları, kadın ittifakları, kadın
36:17kurumlarıyla birlikte görüşmeler, paneller, konferanslar, birçok eylem ve etkinlikle yapılabilinir.
36:27Aslında bizim elimizdedir. Dur diyebiliriz, savaşa dur diyebiliriz.
36:31Biz hegemon güçlerden çok daha fazlayız.
36:35Onlardan çok daha güçlüyüz.
36:37Evet bizim belki elimizde tanklarımız, toplarımız yok ama bizim aklımız var, bizim örgütlü güçlerimiz var.
36:43Ve biz olayın farkındayız.
36:45Çok özür dilerim. Bu yüzden mi Orta Doğu'da şu an bir savaşa çekilmeye çalışıyor sizce Kürtler?
36:50Tabii her savaşta Kürtler bir yedek savaşan güç olarak görülmeye çalışılıyor ya da görülüyor.
37:02Dolayısıyla en politik, en örgütlü, en çetin koşullarda da kendisini yeniden var eden böyle bir gelenekten geliyoruz.
37:13Dolayısıyla herkes bir şekilde bu yönüyle Kürtlere yaklaşıp kendi yanına almaya çalışıyor.
37:20Ama biz bunun artık böyle sürmeyeceğini yani kendimiz adına savaşa girmeden, savaşa karşı bütün demokrasi güçleriyle birlikte
37:32orta bir yol, orta bir çizgi ya da üçüncü yol diye tarif ettiğimiz o yol ekseninde savaşsız, sömürüsüz bir dünyayı
37:42kurabiliriz diye düşünüyorum.
37:45Son olarak peki önümüzdeki günlerde hem siyasi olarak hem de toplumsal olarak bizleri nasıl günler bekliyor?
37:51Nasıl halklar sizce pozisyon almalı?
37:55Aslında hem belirsizlik hakim, onu söyleyebilirim önümüzdeki günlerde.
38:02Yani Orta Doğu'yu okuyacak olursak kaos ve krizin derinleşeceği.
38:06Ama bu konuda yani bizim kendi ülkemiz açısından el alacak olursak yapılacak çok şey var.
38:13Yani savaşa dahil olmadan özellikle işte Roçalat'taki Kürtlerin varlığını tanıması, kuzeydeki işte biz Türkiye Kürtleri diye tanımlanan Kürtlerin özgürlük taleplerini
38:28karşılaması.
38:29Yani hepimizin aslında elini çabuk tutması gerektiğini düşünüyorum.
38:34Yoksa bu savaşın bir parçası, bu kaos ve krizin bir parçası olabiliriz.
38:39Biz hiç istemediğimiz bir savaşın içinde kendimizi görebiliriz.
38:43Tam tersine bu savaşa girmeden bir, üçüncü yolun var olduğunu, bu üçüncü yoldaki talepleri gören bir yerden bakıp
38:58Orta Doğu'da bütün halkların bir arada yaşayabileceği özgür, eşit bir Orta Doğu var edebilinir.
39:11Bunun için yani şöyle söyleyeyim, cezaevinde bugün yüzlerce çok ağır hasta tutuklu var.
39:20Hani bunun için acele etmemiz gerekiyor.
39:24Yıllardır işte savaşa aktarılan trilyonlar var.
39:29Bunun için yani barışa, barış sürecinin inşasına bu aktarılmalıdır, bu enerji, bu çaba.
39:36Dolayısıyla hepimizin acelesi var.
39:39Bir savaşın değil, barışın toplumsallaşması için bir akla ihtiyaç var.
39:48Herkesin bu akıl etrafında toplanması ve barış için bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyorum.
39:55Peki Dem Parti burada biraz yalnız mı bırakılıyor bu mücadelede?
39:59Tabii Dem Parti'nin üstlendiği misyon hakikaten hem tarihsel bir misyon hem de zor bir misyon.
40:11Bir taraftan Kürt meselesi gibi çok ağır bir sorumluluk, yani muhataplarıyla görüşmeler vs.
40:19Bir taraftan da yani yaranamama Kürt meselesinde çok net, çok şey bir yoldan bahsetmek mümkün değildir.
40:31Çünkü çok taraflar, çok bileşenli, engebeli, çok tarafı olan bir meseledir.
40:41Dolayısıyla elbette ki zorlandığımızı söyleyebiliriz ya da demin bu anlamda yalnızlaştırılmak istendiğini söyleyebiliriz.
40:53Ama Nevroz ve 8 Mart özellikle bu konuda milyonların yanımızda olduğunu bir kere daha gösterdi.
41:01Bizim için esas olan halkın iradesidir, halkın talepleridir, halkın gücüdür.
41:06Eğer bu destek hala bugün her şeye rağmen Dem Parti ile birlikte ise aşılamayacak hiçbir yolu yok diye düşünüyorum.
41:16Çok teşekkür ediyoruz değerlendirmeleriniz için.
41:19Orta Doğu zaten hep zor ve karmaşık.
41:22Mümkün olduğunca sadeleştirerek konuşmaya çalıştık.
41:25Değerli kalkılarınız için tekrar teşekkürler.
41:27Ben çok teşekkür ediyorum. Sağ olun.
41:29Sevgili izleyenler bu haftalık da programımızın sonuna geldik.
41:33Haftaya görüşmek üzere. Hoşçakalın, sevgiyle kalın.
Comments