- 12 hours ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/X73Td0Ac068
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/X73Td0Ac068
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Category
📺
TVTranscript
00:00I love you.
00:30Thank you very much.
01:00Özellikle son dönemde yaşanan küresel değişmeler bu meseleyi daha tartışılır hale getirdi.
01:05Özelinde de Orta Doğu'da yaşıyoruz.
01:06Hele hele ulus devlet sistemi ciddi anlamda kriz yaşıyorken bu krize bırakın alternatif model arayışçılarını sistemin kendisi bile bu modele
01:18alternatifler üretme çabasına yer yer girip sonra eski modeli allayı pullar iken çok önemli bir noktaya geldi.
01:25Hakikaten Orta Doğu'da yaşananlara şöyle bir baktığınızda bana Kayseri'nin hikayesini hatırlatıyor.
01:31Yenisini oluşturamayınca eski yallayıp pullayan ama aslında çok daha kötü hale getiren bir pozisyonla karşı karşıyayız ne yazık ki.
01:39Bugünkü pozisyonun bir geçmişi var ama insanlık tarihinde çok eskiye gitmeyen ama yaklaşık 150 yıllık bir ulus devlet tartışması bir
01:49ulus devlet aslında dizaynı söz konusu tarihsel olarak.
01:53Çok kısa oradan başlamak istiyorum. Bu ulus devletler nasıl ortaya çıktı?
01:58Yani dünyanın neredeyse her yerinde monarşilerin işte tek adam rejimlerinin padişahların olduğu bir süreçten bir anda aslında çok hızlı da
02:07keskin bir geçişle bunların parçalanmasıyla ulus diye bir tanım ortaya çıktı.
02:13Çok da tartışıldı bu tanım.
02:14Özellikle 2. Dünya Savaşı'ndan sonra en fazla eleştirilen kavramlardan da biri oldu.
02:20İşte yani ulus var mıdır yok mudur? Ulus bir kökenden mi gelir? Ulus yaratılmış mıdır?
02:25Biraz o tartışmayla başlayalım. Yani nereden çıkıyor ulus dediğimiz şey?
02:30Aslında ulus kavramı ya da toplumların uluslaşma aşamasını tekabül ettiği aşama biraz diğer kültürel toplumsal inşa biçimlerinden şanssız bir aşama.
02:41O şanssızlık nedeniyle de diğer toplumsal inşa hallerine göre çok hızlı yıprandı.
02:47Örneğin etnik köken, etniste tarifli ya da halklaşma sürecinin süreci içerisinde ortaya çıkmış olan örgütlenme formları, kavimleşme mevzularına baktığınızda
02:59ömürlerinin çok daha uzun, sürdürülebilirliklerinin çok daha fazla bir zaman dilimini kapsadığını ve tartışılma biçimlerinin de uzun zaman sonraya denk
03:09geldiğini görüyorsunuz.
03:10Ama ulus devlet formunun kendisi çok hızlı oluşumundan çok kısa bir süre sonra hızlı biçimde tartışmaların ve aslında hedeflenmelerin konusu
03:21da olmaya başladı.
03:21Bu anlamıyla da aslında ilginç. Kuşkusuz her toplum formunun kendisi yaşadığı koşulların öznerliklerini taşıyor ve yaşadıkları koşulların güç ilişkilerinin
03:31ya da ekonomik ilişkilerin ortaya çıkardığı modelleme ile uyumlu hale getirilerek isimlendiriliyor.
03:38Ulus devletin de bununla ilgili bir geçmiş arka planı var.
03:41Ama önce şuradan başlamak isterim.
03:44Ulus kavramının kendisi aslına bakarsanız tarihten bu yana insan topluluklarının kendini var etme ve birçok açıdan büyüme, genişleme, kozmopolitleşme, ihtiyaç
03:56farklılıklarıyla yeniden genişleme zamanları içerisinde ortaya koydukları bir toplumsal form biçiminin parçası ve onun aslında son ulaşamalarından bir tanesi güncel
04:06modern tarih açısından.
04:07Yarın bambaşka bir toplumsallaşma ilişkisi ve kültürel inşası ve tanımıyla da karşılaşabiliriz.
04:13En nihayetinde klan biçiminde bir araya gelen geçmişin topluluklarının zamanla aşiretler, kavimler, halklar, milliyetler ve milletler biçimindeki geçiş aşamalarının hepsinin
04:26kendisi toplumsal dokunun ortaya çıkardığı dönüşüm, değişim, farklaşıma, genişleme ve gelecekle kurduğu ilişki,
04:34geleceğe dönük bakışı ile ilgili kurduğu ilişkiye yüklediği anlamlarla ilişkili olarak gelişiyor.
04:39Tam da bu noktada ulus kavramının kendisinin toplumların kendilerini ifade etme, tarifleme ve bulundukları çağlardaki çeperlerin çerçevelerini tarif etme biçiminin
04:52bir parçası olarak
04:54son 200 yıl içerisinde dünya tarihinin önemli bir parçası olarak, önemli bir toplum ve aslında idari form parçasının bir parçası
05:05olarak gündeme geldi.
05:07Ulus devletin ayrıca şöyle bir baktığımızda kuşkusuz uzmanları bunu çok daha ayrıntılı ifade ederler ama
05:13diğer topluluk biçimlerinden bazı farkları var.
05:17Örneğin diğer topluluk biçimlerinin kendisi hem hayatın ekonomik ilişkilerini hem kültürel ilişkilerini hem de gelecek perspektifini ortaya koyarken
05:28toplum odaklık koyma konusunda çok daha mahirler ve çok daha olanağa sahipler.
05:32Ama ulus formuna dünyadaki toplum biçimlere erişmeye başladığında çağsal olarak toplumların artık kendisini ulus tarifi üzerinden oluşturmaya, inşa etmeye başladığı
05:46zamanlara bir baktığımızda
05:47bu tarifin kendisinin çok hızlı bir biçimde ekonomik ilişkiler tarafından satın alındığını, eklemlendiğini ve doğal gelişim seyri içerisinde
05:56ya da inşanın kendi doğal diyalekte içerisinden koparıldığını da görüyorsunuz.
06:00O yüzden örneğin geçmişi konuşurken klan, devlet, halk, devlet gibi bir kavram ya da milliyet, devlet gibi bir kavram kullanmıyoruz.
06:10Ama ulustan bahsederken bir şekilde ulusun kendisini devletten soyutlayarak konuşamıyoruz.
06:17Üstelik devlete bağımlı olarak devletin ihtiyaçları üzerinden ulus kavramını konuşmaya başlıyoruz.
06:21Oysa geçmişte klanı konuşurken klanın ihtiyaçları üzerinden idari formları,
06:26işte halka konuşurken halkların ihtiyaçlarıyla idari formlar arasındaki denge ilişkisini konuşuyor oluyorduk.
06:33Ama ulusa geldiğimizde biz dönemin, çağın yeni idari ve ekonomik formlarının ihtiyacına uygun bir toplumsallaşma biçimini konuşmak durumunda kalıyoruz.
06:43Tam olarak da aslında ulus kavramının bu kadar hızlı tartışılır olması ve insan toplumlarının geldiği
06:50şahsal yeni inşaanın isimlendirilirken bu kadar yıpratıcı olmasının bir nedeni de aslında idari ve ekonomik formların toplumsallıkla kurduğu ilişkinin
07:01toplumlar aleyhine hızlı bir biçimde dönüşmüş olması ile ilgilidir.
07:04Onun da altını çizmek isterim.
07:06Tüm bunlar içerisinde diyeceksin ulus ne?
07:08Evet, aslında ulus kavramını farklı tarifler içerisinde kullanmak çok mümkün.
07:18İnsan topluluklarının tarihsel süreç içerisinde edindikleri inşa biçiminin son 200 yıllık formu diyebiliriz.
07:26İşte halkların, kavimlerin birleşerek oluşturduğu yeni bir toplumsal büyüklük tarifi belki diyebiliriz.
07:38Ya da işte toplulukların ortak gelecek öngörüsünde buluşanların kurduğu bir insan topluluğu diyebiliriz.
07:47Pek çok tarif diyebiliriz ama en çok kabul gören ve en hakim olan ve ne yazık ki bir şeyin ulus
07:52olup olmadığını
07:53egemen dünya içinde tartıştıran birkaç unsurdan bahsetmek gerekiyor.
07:57O da şunlar.
07:58Eğer bir ortak tarih bilinciniz, ortak bir geçmişiniz var ise, ortak bir dil kurgunuz var ise,
08:06ortak bir pazar pozisyonunuz var ise, ortak bir gelecek kurgunuz var ise,
08:14burada siz oluşmuş bir ulustan bahsedebilirsiniz.
08:21Ama tam bu noktada bizim ortak dil, ortak tarih, ortak geçmiş, ortak gelecek diye tariflediğimiz bir ortaklık ilişkisi,
08:30çoğu kez devletlerin ihtiyaç duyduğu ölçüde toplumu konumlandırma biçimine girdiğinde,
08:38bu ortak kavramı teke dönüyor.
08:42Tek dil, tek pazar, tek gelecek, tek geçmiş vs. gibi bir pozisyona dahil olmaya başlıyor.
08:52Ve bu pozisyonun kendisi ulusu devletsiz tariflemeye güç kılıyor egemen mantıkı açısından.
09:00Tam da bu noktada, örneğin Kürt ulusunun varlığı çok uzun yıllar boyunca şu nedenle reddedildi.
09:06Sizler bir halksınız ama bir ulus değilsiniz.
09:09Çünkü sizin ortak bir diliniz yok.
09:13Her parçada farklı bir dil konuşulduğu gibi, aynı dil grubunun farklı ağızları da birbirini anlamıyor.
09:22Ya da işte ortak bir tarihinizle de tartışmak çok zor çünkü tarihinizle ilgili bulgular yok.
09:27Ya da işte ortak bir pazarınız yok.
09:29Çünkü parçalandığınız sahalarda merkez devletlerin pazar ilişkilerine dahil olarak var oluyorsunuz.
09:37Üstelik onlardaki çağdaş pazar biçiminin kendisi sizde yok.
09:42Daha ilkel, daha asiyatik, daha toprağa dayalı bir pazar haliniz var.
09:45Ve kopuk, ortak değil.
09:47Dolayısıyla aslında parçalı olmanızın getirdiği bir sonuç olarak ortak bir gelecek tahayyülünüz yok.
09:52Ya da bir gelecek tahayyülünüz yok gibi tartışmalara muhatap olunduğunu hepimiz biliriz.
10:01Hepimiz tanık olduk bu tartışmalara.
10:02İşte tam bu noktada şu çelişkiyle de karşılaşıyorsunuz.
10:08Şu çelişkiyi de sunuyorsunuz.
10:09Eğer ulus olmak çağın toplumsal forma ise ve siz çağın ortaya çıkardığı bir toplum olarak hareket edebilmeyi beceriyorsanız,
10:20sizin ulus olmamak için hiçbir koşulunuz yok.
10:23Aslında siz bir ulussunuz.
10:25Ama ulus olmak devletli formların ihtiyaçlarına göre ve devlet oluşturmaya bağlı olarak bir toplumsallaşma halisi,
10:33siz henüz bir ulus değilsiniz diyebilirsiniz.
10:35Tam da işte işin kritik noktası bu.
10:37Oysa ulus olmanın kendisi, tüm diğer toplumsal formlarla ilgili çağın gerektirdiği ortak duygu, zihniyet, hissiyat, kaygı ve refleksleri taşıyabilme gücüdür.
10:50Tam da bu noktadan baktığınızda şuradan, şu gün itibariyle Kürtler çok güçlü bir ulus formu içeriyorlar.
10:58Üstelik devletsiz, uluslaşmış, neredeyse nadir bir halk olarak insanlığın ve aslında toplum araştırmacılarının önünde nadide bir örnek olarak duruyor demek
11:09mümkün.
11:09Evet, bu anlattığın süreçlerin hepsinin toplumsal yansıması üzerine biraz konuşmak istiyorum aslında.
11:18Bunlar biraz daha devletlerin ya da sistemin inşa ederken kullandığı kodlar ve bu kodların onların gözüyle değerlendirmesiydi.
11:28Peki toplumlara ne getirdi ulus devlet meselesi? Nasıl bir toplumsal yapı, form yarattılar?
11:36Bunlar gerçekten işte ulus devletler kurulurken atılan o naralar vardı ya demokrasi, cumhuriyet, özgürlük öyle bir yolda mı ilerledi yoksa
11:46bambaşka bir hakikat mi ortaya çıkarttı?
11:48Aslında bakarsanız uluslaşma tartışmasının başladığı Fransız devriminden bugüne izlikleri takip ettiğinizde Fransız devriminin ünlü eşitlik, özgürlük, kardeşlik üçleminin ortaya çıkaracağı
12:04bir toplumsal formun kendisi beklenirdi doğal olarak.
12:07Ve aslında birbiriyle eşitlenmiş, eşitlendikçe özgürleşmiş, özgürleştikçe kardeşleşmiş bir toplumsal formun dünya nezdinde aslında çok güçlü, farklı bir bağlam ortaya
12:18çıkartması gerekirdi.
12:19Fakat Fransız devriminin slogan ya da motos etrafında ortaya çıkması beklenen ya da o ihtiyaç üzerinden çıkabilecek potansiyeli taşıyan toplumsal
12:31hareketlilik
12:32ve toplumsal buluşma ahanesinin kendisine çok hızlı bir biçimde dönemin ekonomik ilişkileri el koydu.
12:39İşte Burjuva devrimine evrilterek ya da Burjuva devrimi adı altında aslında toplumsallığın ortaya çıkardığı ihtiyaç, birleşme ve birlikte güç olma
12:49biçimini
12:50yeni devlet formunun kendisinin güç aracı olarak çevirdiği bir zaman oluştu.
12:55Ve bu devletleşmeye bağlı veya devletleşmenin el koyduğu bu toplumsal aşamanın kendisi ne yazık ki diğer toplumsal aşamalardan bir miktar
13:04farklı olarak ve çok hızlı bir biçimde
13:06toplumların kendi içerisindeki renklerin silikleşmesine hatta çok hızlı bir biçimde tekleşmesine neden oldu.
13:15Bu renklerden bahsederken etnik farklılıkların giderek tekilleşmesi yok olması, dillerin giderek tekilleşmesi yok olması, inançların giderek tekilleşmesi yok olması,
13:27egemen neyse onun uyumlu olarak bu kimliklerin tariflenmeye zorlanması zorlanamıyor ise onun uyumlu olamıyor ise yok edilmesi gibi bir süreç
13:35yaşandı.
13:36Yani kültürel yok edilişle fiziksel yok ediliş arasındaki ilişki yan yana ve çok hızlı bir biçimde gelişti.
13:41Biz buna asimilasyon süreci diyoruz. Kimi beyaz asimilasyon, kimi sert asimilasyon.
13:47Bir diğer bağlamı ise soykırım tarifleriyle tarifleyebileceğimiz fiziksel yönelimi içeren kırımlar biçiminde.
13:58Ve ulus devletlerin tek devlet, tek millet, tek din, tek inanç, yaratma aşkının ortaya çıkardığı kontrol edilebilirlik meselesi,
14:08denetlenebilirlik ve toplumun gücünün devlete aktarılarak devletin gücü haline getirilmesi meselesi toplumların ciddi anlamda çoraklaşmasına neden oldu.
14:21Uluslaşmaların başlamadan önceki süreci içerisinde dünyanın üzerinde on binlerce farklı kültürel yapılara sahip toplumlar vardı.
14:35On binlerce farklı toplumsal kimlik yapıları.
14:38Yine egemen inançlar, devletlerin toplumları yönetmekte kullanabileceği egemen inançlar dışında kalan pek çok inanç,
14:47yüzlerce inanç formu vardı benzer biçimde.
14:52Ve tarihsel akışları, yani bu kültürel dokuların tarihsel akışları kesintisizdi.
14:58Doğal akış bağlamını daha çok taşıyordu.
15:01Kuşkusuz savaşlar ve sert merkezi iktidarların yönelimi içerisinde fiziksel yok oluşlar yaşayanlar yine vardı ama
15:11şimdiki kadar bir stratejiye dönüşmüş değildi ve bu bir stratejiye dönüştü.
15:16Bütün bunlar içerisinde ulus devlet kendi içerisinde şöyle bir çerçeve oluşturdu aslında.
15:22Bir şeyin ulus devlet olması için tek millet olması lazım.
15:26Tek millet olabilmesi için onu oluşturan başka halk unsurlarının, kimlik unsurlarının tekleşmesi gerekiyor.
15:34Bunu zorla, yıkımla da, fiziksel yönelimle de yapabilirsiniz.
15:39Ekonomik güç ve kültürel güç ilişkilerinizi kullanarak değişik asimilatif biçimlerle de yapabiliyorsunuz.
15:47Çok hızlı bir biçimde bu kendi içinde milliyetçilik,
15:51Milliyetçiliğin daha rafine hali olarak ırkçılıkla dünyanın tanışmasına neden oldu.
15:59Yine ulus devlet formu içerisinde egemenlik ilişkilerine dahil olmuş kimlikler dışındakilerin
16:07bağımlılığı, biatı ve yok oluşunu içermesi bağlamı nedeniyle giderek inançlar egemenliğe çok daha fazla eklendi.
16:17Ve iktidar ilişkisinin parçası olan inançlar, diğer inançları yok edebilme cüreti ve gücünü kendinde çok rahat buldu.
16:26Ve bunu meşruluk, yasallık sınırları içerisine evirebildi ne yazık ki.
16:30İşte bu noktada da bizim mezhepsel savaşlar dediğimiz, din savaşları diyebileceğimiz çok hızlı
16:36ya da başka dinlerin makbul sayılmadığı ve bunun olağan olduğu bir dünya hikayesiyle karşı karşıya kalmaya başladık.
16:43Yine ulus devlet formunun çok ilginç başka bir özelliği oldu.
16:46Bu bütün bu teklikler mevzusu ve gücün sürekli kullanılabilmesi, tek elin sağlıklı sürtürülebilir olması açısından.
16:55Bunu kullanan elin ve mantığın kendisinin cinsel bir yönelimi ortaya çıktı.
17:00Dikkat edin ulus devletler erkektir.
17:03Erkek aklına erkekliğin oluşturduğu toplumsal dizayn, ekonomik dizayn, siyasal dizayn ve gelecek öngörüsüne uygun olarak yol alırlar.
17:12Ve aslında kadın cinsinin hiç olmadığı kadar çok kültürel olarak yapaylaştırıldığı, sunnileştirildiği,
17:22hani çok şey bir kelimeyle söylersem,
17:26hani Maksizm tartışmalarıyla beraber dünyanın çok daha fazla ifade ettiği bir kavramda söylersem,
17:33fetişleştirildiği bir dönem yaşadı.
17:35Yine bilim hayatı doğruyu algılama biçiminin kendisi, dünyaya yaratılışı, varlığı ve geleceğe dair tartışmaların kendisi,
17:48bilimin kendisi iktidarın ihtiyaçlarına göre çerçevelenmeye, yönlendirilmeye ve sınırlandırılmaya başlandı.
17:58Ve bilimcilik dediğimiz bir pozisyonda oluştu.
18:00Bakın bu dediğim konu aslında daha önceki iktidar biçimlerinde de var.
18:03Örneğin ortaçağ krallıklarını düşününüz.
18:07Ortaçağ krallıklarının dinle kurduğu ilişkinin kendisinin,
18:11ulus devletin kurduğu ilişkideki izdüşümselliğini görebilirsiniz.
18:15Yine neyin bilim, neyin bilimsel olup olmadığı, neyin bilim olmadığı tartışmasının ortaçağ açısından da mümkün olduğunda,
18:22işte kadınların, simyacı kadınların, aslında ilk kimyacı olan kadınların cadı ilan edilmesi,
18:29cezalandırılmasından tutun da Galileo'nun ya da Bruno'nun yaşadığı mezalime kadar ki süreci bir düşününüz.
18:35Aslında o dönemlerde de bilimin iktidar tarafından kuşatılması, kullanılması ve insan zihninin sınırlarının iktidar tarafından belirlenmesi meclisi o dönemlerde de
18:45var.
18:46Ama ulus devlet dönemindeki kadar totalleşip tekelleşmemişti.
18:50Ve bu kadar iktidarın kullanım alanına dahil olmamıştı.
18:54Yani bütün bunlardan şunu demek istiyorum, ortada tekelleşen, tekelleşen sadece aslında devlet değil,
19:03devletin kendi ihtiyacına uygun bütün toplumsal ve kültürel unsurları da tekelleştirdiği bir süreç oluştu.
19:10İşte tam da bu noktada insan toplumlarının tarihten bu yana doğal kendini kültürel inşa etme biçimlerinin kendisinin de
19:20çok geçmişten daha güçlü bir fetişizmle karşılaşmasına yol açtı.
19:24Ve bu toplumların varlık biçimlerini ciddi anlamda söndürdü.
19:31Şöyle tarihsel olgulara, dokulara baktığınızda vahşet tarifini bir yere bırakırsak belki,
19:38vahşet nedir o da ayrı bir tartışma konusu.
19:42Toplumsuzlaşarak büyüyen bir iktidar formu, bütün toplumun gücüne koyarak toplumsuzlaşan bir iktidar formunun kendisi,
19:50ulus devlet de özdeşleşti.
19:52Tam da ulus devletin çıkmazları da burada oluştu aslına bakarsanız.
19:56Ulus devlet hızla tekilleştirdiği, çoraklaştırdığı, yok ettiği, sildiği ve metazori yoluyla,
20:04algılarla da oynayarak oluşturduğu geçmiş tarih anlatısının bugünden sonrasını taşıyamıyor.
20:08Çünkü sanal olmuş, yapaylaştırıldıkça bir şeyin kendisini sürdürülebilir kırılması çok zor.
20:16Kırılganlığı ve kırma kapasitesi çok yüksek olur.
20:19Ulus devletin daha oluştuktan kısa bir süre sonra krizlerle var olma biçimi,
20:24kapitalizmin krizlerle var olduğu iddiamızın aslında bir yanını burası teşkil eder.
20:31Krizlerle var olma biçiminin kendisi tam olarak aslında bu ortak, bu biçimin,
20:39yani devletle ulus arasındaki bu ilişkinin sürdürülebilir olamamasından kaynaklı olarak tartışılabilir.
20:47Tam da bu krizli, yani ulus devletlerin bu tekçi yaklaşımının krizli durumunun en fazla ortaya çıktığı bir coğrafyada yaşıyoruz sanırım.
20:56Yani burası senin bahsettiğin o çok farklı inançların, çok farklı kültürlerin yaşadığı bir coğrafyayken
21:02aslında kendi toplumsal varlığına, dokusuna çok ters bir şekilde uluslaşmayla birlikte asimilasyonun, katliamın çok yoğun yaşandığı bir coğrafya oldu.
21:13Herhalde bundan en çok da biz kürtler etkilendik bu süreçler içerisinde.
21:17Şimdi günümüzde yapılan bu tartışmalarda aslında iki sivri ucun sıyrıldığını düşünüyorum bir yandan da.
21:27Yani bir yandan aslında bahsettiğin haliyle daha sürdürülemez bir noktada olan ulus devlete sürekli popohlayan,
21:35ulus devletin yeniden yeşertilmesi, yaşatılması gerektiğini söyleyen bir damar var.
21:41Toplumlar için de bu böyle geçerli.
21:43Bir yandan da bazı özgürlük girişimleri var.
21:47Yani bütün bu formları da aşan, ulusu da aşan başka bir yaşam mümkün mü sorusu var.
21:52Sayın Hocalan'ın aslında ortaya koyduğu temel mesele de bu.
21:57Bu ikisini aynı kefeye koymak mümkün değil ama bu ikisini karşılaştırmak mümkün mü?
22:03Yani neden bir ulus devlet olgusu hala daha Kürtler için de öyle çok tutunulacak bir dal olmaya devam ediyor.
22:12Bunun psikolojisi ney?
22:14Bunun aslında geldiği nokta ney?
22:16Özellikle son süreçte biz Rojava ile birlikte bu meseleyi yeniden deneyimlemiş olduk.
22:21Bir yandan da demokratik ulus dediğimiz bir kavram ve o kavramın etrafında örgütlenmeye çalışan bir toplumsal form var.
22:28Bunları birlikte kıyaslamak, birlikte düşünmek gerekiyor gibi biraz.
22:33Çünkü bu taraf diyor ki bizimki çok iyi, bu taraf diyor ki bizimki çok iyi.
22:37Bu bir toplumsal birlik olamama, beraber olamama ruhunu da yeniden ortaya çıkartıyor.
22:44Buna dair görüşlerini merak ediyorum biraz da.
22:47Önce şuradan devam edeyim, oraya geleyim.
22:50Ulus devlet formunun sürdürülemezliği ve krizli yapısının ortaya çıkardı fetişizmi ve toplumun, bireyin zihinsel, duygusal, ruhsal haline kadar ki denetlenebilir
23:03hallerinin kendisinden bahsettik ama
23:05ulus devlet formunun şöyle bir yanı var.
23:08Başından itibaren krizli olmasına rağmen sürdürülebilir o kılabilmesinin en önemli nedenlerinden bir tanesi
23:14toplumsal isyan biçimlerini ya da toplumsal ihtiyaç biçimlerine zaman içinde el koyarak kendi sistemini eklemleyebilme gücü göstermesidir.
23:25Mesela orta çağın biat kültüründen, kültürüne isyan temel bir odak.
23:33Tam da bu noktada toplumu sistemin koruyucusu haline getirmekle ilgili bir ihtiyacı var ulus devlet formunun.
23:42İşte ortaya çıkardığı yurttaş kavramı, yurttaşlık kavramı tarif olarak tarihsel köleci dönemden bugüne birey ve toplum arasındaki ilişkiyi ilk başta
23:56tanımlayan en özgür katılım biçimiymiş gibi algılanabilir.
24:00Ama yurttaşlık formunun kendisi, Kropatkin bunu çok şahane anlatır, yurttaşlık formunun kendisinin bir şeye, sen değer görürken nasıl değersizleştiğini,
24:11sen bir şeye katılırken aslında katıldığın şeyin seni nasıl kullandığını ve araçsallaştırdığını ifade eden en önemli tartışma noktalarından bir tanesidir.
24:21Ya da işte orta çağ ve öncesinde kadının eve kapatılma, köleleştirilme, değersizleştirilme meselesinde erkekten kat be kat daha aşağıda olmasının
24:31da toplumsal özgürleşme talepleriyle ilişkisini kuran sistem,
24:35kadını erkekle tırnak içinde eşitleyerek ki bununla bir kadın mücadelesi gerektirdiğinin, birinci dalga kadın feminizminin tamamen bu mücadeleyi içerdiğini de
24:46unutmadan söyleyelim.
24:47Kadının da erkekle eşitlendiği iddiasında bulunma ihtiyacı sistemin kendini sürdürülebilir kılmasındaki ikinci güç oda olarak karşımıza çıkıyor.
24:57Ama kadınların özgürlük ihtiyaçları ya da insan olabilme ihtiyaçlarının kendisini de aslında ulus devlet o dönemde kadın erkek eşitliği adı
25:07altında ki bunun büyük kadın mücadelelerin sonucu olduğunu da unutmadan altını çizerek söyleyeyim.
25:11O kadın mücadelesinin ortaya çıkardığı beklentiyi de kendine ekleyerek, el koyarak bir nevi sözüm ona toplumsal eşitliğin yasal düzlemini ya
25:22da cinsler arası toplumsal eşitliğin yasal düzlemini de işaret ederek yol aldı.
25:29Ama aslında kadını üretim sürecinin, her türlü üretim sürecinin bu arada sadece ekonomik üretim sürecinin değil, ulus devlet kendi ihtiyacına
25:39uyumlu kültürel üretim sürecinin, ekonomik üretim sürecinin, politik üretim sürecinin hepsini eklemledi.
25:47Aslında özgürleştiğinizi sandığınız bir yerde siz sistemin hizmetine eklemlenmiş olarak yola devam etmek durumunda kalıyorsunuz ve günün sonunda bir daha
25:57kendinizi geçmişte insan değildiniz, şimdi nesne olduğunuzu hissetmeye başlıyorsunuz.
26:02Dolayısıyla sistemin ne yarattığını belki de toplumlar, bireyler, kimlikler kendileri nezdindeki geçişkenlik ya da farklılık içerisinde tespit edebilirler.
26:11Bunları şu anlamda anlatıyorum, ulus devletin bir bütün kötü olmadığı, ulus devletin birey yarattığı toplum ve birey olan farklı kimlikler,
26:21ne kimlik, hangi kimliğe sahip olursanız olun, yurttaş olmaktan kaynaklı özgür kıldığına dair iddiasının aslında gerçek bir iddia olmadığı,
26:29teknik olarak o iddia üzerinden ilan edildiğini söylese bile pratikli iddianın bu nedenle gerçekleşmediğini, buna hizmet etmediğini söylemek açısından buraya
26:39girdim.
26:39Ulus devlet formlarına gelince, şimdi aslında ulus devlet formunun çıkışından kısa bir süre sonra krizler, çelişkiler ve aşım ihtiyacıyla, kendisinin
26:48aşma ihtiyacıyla karşı karşıya kaldığını,
26:51bu ihtiyacı ve krizleri sürdürülebilirliğin bir parçası haline getirme potansiyelini devralarak bugüne kadar geldiğini söyledik.
27:00Ama bu ulus devlet formunun çok da sağlıklı ve toplumların gelişim seyirlerine, çağdaş dünyanın ya da içinde bulunduğumuz dünyanın ihtiyaçlarına
27:13uyumlu olarak ortaya çıkıp sürdüğü,
27:15ila nihayet olduğu anlamına da gelmiyor.
27:17En nihayetinde aslında ulus devletin oluşturucu yapılarının bile tipik ulus devlet olarak kalmadığını,
27:23Avrupa ve Amerika'ya dönüp anlayabiliriz.
27:29Bu ülkelerin hiçbiri aslında kurulduğu zaman ve Orta Doğu'ya, Afrika'ya empoze ettikleri ulus devlet formuna sahip olmadıkları,
27:36çokluk kimlik bağlamlarını taşıdıkları, merkez yetki pozisyonlarını yerelle paylaştıkları,
27:41bu değişik ademi merkez yetki fonlar içerisinde gerçekleştiğini ve aslında bunun da yetmediği bu nedenle aslında küresel ve bölgesel birlikler
27:51kurarak durumun krizini aşmaya çalıştıklarını ve kendilerine yeni yol aradıklarını görmemiz gerekir.
27:58Ve buradan doğru gerçeği biraz da sonradan bize empoze edilmiş şu ulus devlet hikayesinin kendisinin parçaları olarak olaya biraz sınak
28:06içinde uyanmak gerekir.
28:07Ama bu konu ne yazık ki o kadar kolay gelişmedi.
28:11Oysa 20. yüzyılın özellikle ikinci yarısına doğru 1930'lar, 40'lar artık ulus devlet formunun uygulayıcısı olanların bile üstlerinden çıkarmak
28:25istedikleri bir gömlek haline geldi.
28:27Bu üstlerinden çıkarmak istedikleri gömlek ne yazık ki geçmişin sömürge formlarının güncel formlarını yaratacak biçimde farklı ulus devletler yaratarak kontrol
28:38edilebilir ve denetlenebilir küresel ilişkilerin görünür olmasını da sağladı.
28:45Bugün Orta Doğu'ya empoze edilen ulus devlet formu örneğin Orta Doğu'nun tarihsel bağlamındaki toplumsal ulaşma biçimiyle hiç uyumlu
28:52değil.
28:53Osmanlı İmparatorluğu gibi bir merkezi imparatorluk dışında genel olarak çok güçlü merkezi yapıların Orta Doğu'da olmadığını görüyoruz.
29:03Osmanlı'nın merkezi yapılanmasının bile yereli güçlendirerek ve yerel formların kendi iç özelliklerini koruyarak,
29:11demokrasi özgürlük ayrı ama kendi iç özelliklerini koruyarak var olduğunu ve sürdürülebilirliğini de bu yerellerdeki özel formla kurulan ilişkinin kurulması
29:22kuranına bağlı olarak yürüdüğünü,
29:25Osmanlı'nın gerçek anlamda parçalanma sürecinin de bu ilişkinin bozulmasıyla ortaya çıktığını herkes hatırlamalı.
29:30Dolayısıyla Orta Doğu özgürlüğünde soracak olursanız, ulus devlet formu bir tür delik gömleği formu gibi oldu.
29:41Dünyanın, batı dünyasının ya da tırnak içinde egemen gelişkin dünyanın deneyip belli sermaye birikimlerini ve toplumsal birikimlerini toplayıp
29:52ama çok hızlı bir biçimde yetmediğine karar verip üstünden çıkardığı o gömleğin kendileri için bir kontrol mekanizması olduğunu ne yazık
30:00ki çok fazla okuyamadı.
30:02Okuyamadığı gibi ulus devletleşme formu tarihsel toplumsal gelişimle uyumlu olmayınca ciddi anlamda çatışmaların, istikrarsızlıkların nedeni ve kökeni olmaya başladı.
30:15Tam bu noktada aslında hem Orta Doğu'da ortaya çıkmış olan ve bir türlü aşılamayan istikrarsızlık, kıyım ve kan biçiminin kendisinin
30:25hem de çoklu kimlik bağlamlarının korunabileceği bir başka kardeşlik ve eşitlik ya da özgürlük bağlamına duyulan ihtiyacın.
30:32Ama aynı zamanda dünyada ulus devletin klasik formunu çok hızlaşsalar bile ulus devletçiliğin küresel formlarını ve anlayış biçimini sürdüren
30:43küresel dünyanın ortaya çıkardığı bütün çıkmaz ve krizlerin kendisinin alternatifler aradığını,
30:50bu alternatifleri bulma biçiminin de pek çok toplum açısından farklı boyutlarla geliştiğini söylemek gerekiyor.
30:59Örneğin sosyalist devrimler çağı, aslında real sosyalist devrimlerin kendisi tam olarak bu krizli yapının sürdürülemezliği üzerinden
31:10aslında biraz da gelişti ve bir alternatif kurma iddiasına sahipti.
31:14Yine 20. yüzyılın özellikle son çeyreğinden itibaren büyüyerek gelişen farklı ulus özgürleşme bağlamları bu arayışın dolaylı söylemlerini içerdi.
31:29Ekolojik ve kadın hareketlerinin kendisi tam olarak ve esas olarak ulus devlet formunun ortaya çıkardığı
31:37eşitlik, özgürlük, söylem adı altındaki formun gerçek olmadığı hikayesinden ve aslında realitesinden yola çıkarak
31:44daha gerçek bir dünyaya ve daha gerçek yurttaşlık ya da birey ve toplum olma formlarına dönük arayışın bir parçası olarak
31:52açığa çıktı.
31:53Ve toplum, ulus devletçiliğin ve onun presel formunun getirdiği tüketicilik, nesneleşme, tekilleşme halinin
32:04kendisinin ortaya çıkardığı tüketiciliğe karşı tüm doğayla birlikte ve bütün kimlik ve farklarla birlikte
32:11sürdürülebilir olmanın yollarını aramaya başladı.
32:14Ve hatırlayın 20. yüzyılın sonlarında giderek popülerleşen başka bir dünya mümkün arayışının
32:21ya da mottosunun bu kadar popüler olmasının nedeni tam olarak bu sürdürülebilir olmayan pozisyonun
32:27sürdürüldükçe çaldıklarıyla ilgiliydi.
32:31İşte tam bu noktada ulus, demokratik ulus formu aslına bakarsanız bütün bu arayışlar içerisinde
32:39en gerçekçi ve gelecek perspektifi en geniş, toplumsal çoğulculuğu en fazla koruyan,
32:47bu çoğulculuğun birbiriyle çatışmalı değil, dayanışma ilişkisi içerisinde çoğalarak var olmasını sağlayabilme iddiasını
32:55taşıyan bir form olarak karşımıza geç çıktı.
32:58Ayrıca toplumlarda ulus olabilmenin devlet olmadan mümkün olmayacağı iddiasının bu kadar total bir ön bilgi,
33:07ön yargı, daha doğrusu tartışılmaz bir bilgi olarak sunulduğu zaman da Kürtler nezdinde örneğin
33:15aslında uluslaşmanın devletsiz de mümkün olduğunu gösteren bir pratik açığa çıkmaya başladı.
33:21Bizim Satsomira içerisinde hem Kürtlerin yaşadığı Kürdistan coğrafyası hem dahil oldukları devletlerin,
33:31devletler içerisindeki, devletlere dahil olan şehirlerde gösterdikleri kolektif direnç biçiminin kendisi hem
33:38yayıldıkları tüm küresel dünya bağlamı içerisinde gösterdikleri ortak direnç, ortak refleks, ortak duygu,
33:45ortak kaygı ve ortak gelecek ya da benzer gelecek tahayyüllerinin kendisinin hepsi aslında bize Kürtlerin
33:52bu bir ay içindeki sergiledikleri şeyin bir ulus davranış olduğu bir uluslaşma biçimi olduğunu söylüyor.
33:58Bu uluslaşma biçiminin kendisi devletsiz gerçekleşmiş durumda.
34:02Belki motivasyonu varlık korumak, güvenlik gibi bir kaygının içerisinde ya da tetikleyiciliğiyle çıkmış denebilir.
34:10Ama aynı zamanda çok ciddi bir biçimde mevcut dünyanın ona tanımadığı bir ulus olarak var olma biçimine dönük bir arayışında
34:19ifadesi.
34:20Bunca yıllık mücadele biçiminin oluşturduğu ve ulaştırdığı bir deneyimin sonucu olarak da okunmak durumunda.
34:27Ve bence dünya, dünya'nın yeni sistem arayışçıları, daha doğrusu dünya sistemini,
34:36egemen sistemini, yeni egemenlik ilişkileriyle ama aslında eski formları sürdürerek ortaya çıkarmak istedikleri,
34:47bu yeni dizayn süreçlerinin kendisini yürütenler açısından en büyük risk alanı olarak bu kısım okunur,
34:54bu kısım okunurmuş gibi geliyor.
34:56Çünkü toplumların inandırıldıkları bir olgunun doğru olmadığı ortaya çıktı.
35:01Var olmak ve ortak kimliğe sahip olmak için devlet olmak zorunda değilsiniz.
35:04Kürtler bunu gösterdi.
35:08Ama aynı zamanda devlet olmadan da gösterebildiğiniz ulusal birlik biçiminin kendisi,
35:14ulusal formunuzun kendisi, son iki yıldır ortaya çıkmış olan devlete bağlı uluslaşma biçiminin aşılması
35:21ve yeni bir toplumsal formun da tarifi ve göstereni olarak karşımıza çıkıyor.
35:25Bu çok önemli.
35:26Üçüncüsü, geçmişteki toplumsal formların hepsi belli bir dar alan, belli bir mekan ya da hareketli bile,
35:36mobil bile olsa dar bir alanda ve daha kuşatılmış sınırlı bir toplulukla ilgili ortaya çıkıyordu.
35:42Ama bu defa bu uluslaşma biçiminin mekanı bütün küresel bağlam oldu.
35:47Kürt, Afrika'daki, Amerika'daki, Avustralya'daki, İran'daki, Irak'taki, Türkiye'deki, Balkanlardaki, Avrupa'daki bütün Kürtler
35:58aynı anda aynı zamanda sokağa çıktıkları andan itibaren edindikleri ortak kaygı ve ortak refleks biçimini
36:06bulundukları mekanı bir direniş alanına dönüştürmek kadar, bir dayanışma ilişkisi değil artık,
36:11bir direniş alanına dönüştürmek kadar aslında bulundukları her mekanın ulusun mekanı olabileceğini,
36:18çıktıkları her mekanın bir ulusun mekanı olabileceğini de göstermiş oldu.
36:22Bu bağlamıyla küreselleşen yeni dünyanın küresel toplumunun ne olacağına dair, nasıl olabileceğine dair
36:29çok güçlü bir ipucu ortaya koydu.
36:31Çünkü dünya artık geçmişin bir dere yatağında ortaya bir araya gelmiş 20-30 kişinin
36:38kurduğu bir toplumsal hikaye değil.
36:43İnsanlar artık dünya, dünyanın her yerinde birbirleriyle kısa zamanda haberdar olabilen,
36:51birbirleriyle kısa zamanda etkileşim içerisinde olabilen, bu etkileşimin getirdiği,
36:55bütün küresel bağlam içerisinde hızla etkileyip etkilenebilen bir toplumsallık kuruyor.
37:01Ve bu toplumsallığın siyasal formunun nasıl ne olacağı konusundaki alternatifler tartışılmış değil.
37:06İşte tam olarak bu küresel toplumsallaşma biçiminin de adresinin ne olacağına dair
37:12biz son bir ay içerisinde Kürtlerin gösterdiği demokratik ulus reflekslerinden anlıyoruz.
37:18Buna ilk başta bir ulusal birlik görünümü ismi verilebilir.
37:23Bu ulusal birliğin niteliğinin gönüllü, katılımcı, müdahale edici ve siyasal öznelik biçimini de
37:33belirleyici yanlarıyla birlikte düşündüğümüzde aslında bal gibi bir demokratik toplum birliğinin
37:39ortaya çıktığını, Kürt demokratik uluslaşma biçiminin ortaya çıktığını söylemek mümkün.
37:45Bu arada Kürtlerin bundan sonra bu şiddet ve gerilim dünyasında, bu krizli dünyanın kendisiyle
37:53baş etmesinin anahtarı da tam olarak bu demokratik ulus birliği ve bunun sürdürülebilirliğidir.
37:58Belki bunu çok daha fazla tartışmak gerekiyor.
38:01Özellikle her türlü aslında algının, psikolojik saldırıların yaşandığı bir süreçte
38:07özgürlük hareketlerinin yarattığı algılara karşı çok sistematik olarak
38:13hala o eski köhnemiş algıyı diri tutmaya çalışan bir aslında sistem gerçekliği de var.
38:20Ben katıldığın ve değerli görüşlerini bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederim.
38:25Biliyorum yani bu yarım saatte tartışılacak bir mesele değil.
38:29Belki günlerce oturup üzerine sohbet etmek gerekecek.
38:33Ama bir başlangıç olsun diyelim.
38:35Uzun zamandır yürüyen bu tartışmalara bir katkı oldu diye de ekleyelim.
38:40Tekrardan çok teşekkür ederim.
38:41Ben teşekkür ederim.
38:43Evet değerli izleyiciler bir Bilgelik Damarları programında sonuna geldik.
38:47Önümüzdeki haftalarda görüşmek dileğiyle.
38:49Bilgiyle kalın, bilgelikle kalın.
39:19Altyazı M.K.
39:29Altyazı M.K.
Comments