- 5 saat önce
Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi'nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören, geçen pazar gününden bu yana entübe edilen Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli entelektüellerinden, tarihçi, ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, hayatını kaybetti.
T24 Yıllık Konferansları’nın ikincisi, 24 Ekim 2023 Salı günü düzenlendi. “Kaç ihtimal daha var?” teması altında “Cumhuriyetimizin ilk yüzyılından ikinci yüzyılına ekonomi, politika, deprem, dünya, iklim, göç…” konuları üzerine düzenlenen konferansta, alanlarında uzman 17 saygın isim sunumlar yaptı ve panellere katıldı.
Konferans, T24 Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın'ın karşılama konuşmasının ardından açılış konuşmasını, “Cumhuriyet’in ilk yüzyılının muhasebesi ve ikinci yüzyıla bakış” temasıyla tarihi renkli anlatımıyla milyonlara sevdiren Prof. Dr. İlber Ortaylı yaptı.
İlk defa yayımlanan açılış konuşmasında Ortaylı, “Türkiye, göçmene ihtiyacı olan bir ülkedir. Her türlü göçmene karşıyız lafı yanlıştır. Türkiye'nin de belirli gelişme düzeyindeki ülkeler gibi her zaman taze kana ihtiyacı vardır ama taze kanı ayırt etmeyi bileceksiniz. Türkiye'nin eğitim politikasını da buna göre ayarlaması gerekiyor. Türkiye çok zengin madenleri olan bir ülke değildir. Böyle bir şeye de sahip olmadığımız için dua etmeliyiz bazen. Çünkü petrolü vs. bol olan ülkelerin akıbeti hiç de hoş görünmüyor.“ diye konuştu.
Ortaylı, “Nepotizmle mücadele etmek şart. Nepotizm Türkiye’yi eritiyor. Kaçan insanların çoğu bundan kaçıyor. Bununla sadece okur yazar sınıfı mücadele edebilir. Sosyal mühendisliğin başını biz çekmeliyiz“ değerlendirmesinde bulundu.
Ortaylı, şöyle devam etti:
''Yapılması gerekenler bellidir; eğitim planlaması, nepotizme karşı durmak ve bu memleketin imparatorluk projelerinden, böyle bir şarlatanlıktan vazgeçmesi. Bu projelerin geliştirilmemesi durumunda yapacak bir şey kalmaz. Türkiye entelektüellerinin 'enteller' olarak kalması hazin bir olaydır. Bir zamanlar okumuşlarına, eğitimlilerine aşırı derece hizmet gösteren bir toplum, zıvanadan çıkmış. Üst sınıf dinlemiyor, alt sınıf dinlemiyor. Yakında sadece hekimleri değil hakimleri de dövmeye gelirler!''
T24 Yıllık Konferansları’nın ikincisi, 24 Ekim 2023 Salı günü düzenlendi. “Kaç ihtimal daha var?” teması altında “Cumhuriyetimizin ilk yüzyılından ikinci yüzyılına ekonomi, politika, deprem, dünya, iklim, göç…” konuları üzerine düzenlenen konferansta, alanlarında uzman 17 saygın isim sunumlar yaptı ve panellere katıldı.
Konferans, T24 Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın'ın karşılama konuşmasının ardından açılış konuşmasını, “Cumhuriyet’in ilk yüzyılının muhasebesi ve ikinci yüzyıla bakış” temasıyla tarihi renkli anlatımıyla milyonlara sevdiren Prof. Dr. İlber Ortaylı yaptı.
İlk defa yayımlanan açılış konuşmasında Ortaylı, “Türkiye, göçmene ihtiyacı olan bir ülkedir. Her türlü göçmene karşıyız lafı yanlıştır. Türkiye'nin de belirli gelişme düzeyindeki ülkeler gibi her zaman taze kana ihtiyacı vardır ama taze kanı ayırt etmeyi bileceksiniz. Türkiye'nin eğitim politikasını da buna göre ayarlaması gerekiyor. Türkiye çok zengin madenleri olan bir ülke değildir. Böyle bir şeye de sahip olmadığımız için dua etmeliyiz bazen. Çünkü petrolü vs. bol olan ülkelerin akıbeti hiç de hoş görünmüyor.“ diye konuştu.
Ortaylı, “Nepotizmle mücadele etmek şart. Nepotizm Türkiye’yi eritiyor. Kaçan insanların çoğu bundan kaçıyor. Bununla sadece okur yazar sınıfı mücadele edebilir. Sosyal mühendisliğin başını biz çekmeliyiz“ değerlendirmesinde bulundu.
Ortaylı, şöyle devam etti:
''Yapılması gerekenler bellidir; eğitim planlaması, nepotizme karşı durmak ve bu memleketin imparatorluk projelerinden, böyle bir şarlatanlıktan vazgeçmesi. Bu projelerin geliştirilmemesi durumunda yapacak bir şey kalmaz. Türkiye entelektüellerinin 'enteller' olarak kalması hazin bir olaydır. Bir zamanlar okumuşlarına, eğitimlilerine aşırı derece hizmet gösteren bir toplum, zıvanadan çıkmış. Üst sınıf dinlemiyor, alt sınıf dinlemiyor. Yakında sadece hekimleri değil hakimleri de dövmeye gelirler!''
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Bugün T24 buluşmalarını hepimizin tabii ilgiyle izlediği, kimi zaman gerçekten uyanmamızı görmemizi sağlayan yaptığı konuşmalarla ilgiyle izlediğimiz, çok sevdiğimiz artık
00:16hemen hemen sadece tarih konuşmalarıyla değil, siyasete koyduğu bakış açılarıyla da bize yön veren Prof. Dr. İlber Ortaylı ile başlamak
00:27istiyoruz.
00:28İkinci yüzyılımızda. Şimdi neredeyiz, nereye gidebiliriz, bakış açımızı nasıl değiştirmek zorundayız, neleri görmeliyiz, neleri görmemekten vazgeçmeliyiz.
00:40Sayın İlber Ortaylı buraya kendisini rica et ediyorum. Açılmış konuşmamızı yapmak üzere.
00:48Hocam sizi böyle alacağız.
00:53İyiyim, çok teşekkür ediyorum. Buyurun.
00:58Buyurun, söz sizin.
01:01Çok değerli dostlarım, 200. yıla girişteki 100 yıllık bilanço toplantısının bu kısa açılış konuşması için, bana lütfettiğiniz için çok teşekkür
01:17ediyorum.
01:19Karşımızda enteresan bir bilanço ve gelecek, görünen geleceğin değerlendirmesi var.
01:29Bu görünen gelecek hiç şüphesiz ki bizim için tayin edilecek bir unsur değil.
01:39Bizim elimizde değil, fakat bence 200. yılın başındaki en korkunç şey bizim için.
01:50Social engineering dediğimiz, tamamıyla şarlatanca bir konseptin ve böyle bir dolandırılmış illüzyonist politikanın, dolandırıcılığın bir sürü toplumlar gibi bizleri de
02:09sarması.
02:09Bu ciddi bir bakış değil.
02:13Bir ara, bir pasaj, küçük bir pasaj, Jean Jacques Rousseau'da böyle bir laf geçiyor.
02:21Yani irade, natural irade, Volonti General, Volonti Natural için kartışırken o da bu olmayacak bir şey diyor, belirtiliyor.
02:34Yani hiçbir zaman geleceği toplumsal bakımdan inşa etmek mümkün değildir.
02:43Bu mümkün değil.
02:44Fakat 200. yılın başında bizce sizlere işaret etmek istediğim en çetin olay tarihin getirdiği kalıntılar, coğrafyanın getirdiği kalıntılar, ülkemizin hatta
03:04dünyayı yönettiğini zanneden yarı budala sistemlerin bile getirdiği aşırı kirlenme
03:12ve çevre faciasının dışında bizim kendi hayatımız içinde çizdiğimiz yoldur.
03:22Türkiye bir social engineering, bir inşa politikasının içine düşmüştür.
03:29Bundan çok kişi etkilenmektedir.
03:32Bunun ihtarı bence çok mühim.
03:36Türk kavmi dediğimiz kavim, milattan önce değil sonra dünya tarihinde yer almaktadır.
03:47Ansu'a objektifman bulunduğu çevrede her zaman kayıtlara düşmüştür.
03:54Her zaman için çevrede ismi geçer.
03:57Ama bulunan, bilinen eski dünyanın sınırları içinde bir kuvvet olarak tanınması burayla ve onların bulunduğu çevreyle ilgilidir.
04:106. yüzyıl İmparator Yusdinyanus devri, kuvvetli Bizans Doğu Roma, İran'la çatışmaları sırasında doğrudan doğruya Türklerle anlaşma ihtiyacındadır.
04:28Klikyalı zamar hos elçi olarak gitmiştir.
04:31Topraklarımızı kuran insanların mazi hakkındaki ilk bilgimiz budur.
04:39Karşımızda eski dünyanın yazısıyla, edebiyatıyla, felsefesiyle, mimarisiyle kayda değer bir kütle yoktur.
04:53Ama stratejisiyle, idaresiyle, organizasyonuyla, ataklıyla sözü geçmektedir ve ittifakı talep edilmektedir.
05:05Oturmak isterseniz buraya gelebilirsiniz, daha rahat edeceksiniz.
05:08Ha beni rahatlıkla gördünüz, öyle peki oturuyorsunuz.
05:09Hayır, nasıl isterseniz, eğer gelmek isterseniz daha rahat edecekseniz.
05:12Ha yok, seste bir şey varsa orada, tamam var orada.
05:16Hayır, sessiniz gayet iyi. Sadece ben sizin için söyledim, hani daha rahat edeceksiniz belki diye.
05:22Buyurun, kusura bakmayın. Küçük bir reklam arası.
05:29Ben de, siz de.
05:42Ali diyor artık, buraya bir destek lazım diyor, gördüğünüz gibi.
05:47Bu olayın üzerinden aşağı yukarı 800 sene geçtikten sonra yardımı istenen uzaktaki kuvvetin artık bir kentsel, o dönem için kentsel
06:05bir imparatorluk olarak kendi organizasyonuyla Bizans'ın topraklarına gelip yerleştiği görülüyor.
06:12Bir 300 sene daha geçtikten sonra da artık bu kuvvetin İtalya'da, o Tranto'da, Viyana'nın önlerinde, Polonya'nın sınırlarında yerleştiği
06:27görülüyor.
06:28Tamamıyla karakter değiştirerek.
06:31Bunu şunun için söylüyorum, bu muhteşem değişikliği yaşayan bir kavmin bu arada hiçbir şekilde 150 sene sonrasını öngörmediği çok açıktır.
06:44Böyle bir kayıt yoktur, böyle bir nutuk yoktur, böyle bir temenni yoktur.
06:50Fakat bugünün Türkiye'si bütün bu gelişimden ve geriye doğru gitmeye nitelediğimiz aslında bence sadece uzaklık bir yön değiştirmeden sonraki değişimini
07:08isyan ediyor.
07:09Her değişimin isyan edilecek tarafları vardır.
07:14Ama Türkiye, Viyana bozgunundan beri gerileyen değil, dünyaya uymaya çalışan ve uyum sağlayan bir kuvvettir.
07:24Bunun üzerinde anlaşmamız lazım.
07:28Ama bu Türkiye başka bir mecraya girmiştir.
07:31Bu Türkiye'nin üzerinde yeniden bir imparatorluk kurmak çok gülüş bir social engineering'dir.
07:39Yaşadığımız facianın içinde, iktisadi, belki de siyasi zorlamaların ötesinde,
07:49tamamıyla cehalete mahsus bir hayal dünyası içinde gezdiğimiz açıkça görülmektedir.
07:58Türkiye son yüzyılda, mühendislikte, son yüzyılda tıpta, son yüzyılda klasik araştırmalarda,
08:14sanayinin kuruluşunda ve ister beğenin ister beğenmeyin,
08:19menajeryal klas denen yönetici müteşebbis sınıfın çıkarımında büyük başarılar sağlamıştır.
08:28Hatta bu devrimin esas unsurlarından birisi olan teknisyenler grubu konusunda da fevkalade atılımlar vardır.
08:39Bugün dünyada üç veya dört yazılımcı yetiştiren büyük kuvvetten birisiyiz.
08:47Şüphesiz ki tıbbımızın, mühendisliğimizin kökeni cumhuriyet değildir.
08:53Ama onda gelişmiştir.
08:56Bu memleket operayı cumhuriyetle tanımadı ama operayı kurdu.
09:01Hayatımıza benimsesek de benimsemesek de batı kültürünün en önemli unsuru olan musiki girdi.
09:11Siz kültürsüz bakanlığının kulaklarını ve gözlerini kapamasına rağmen
09:17dünya sahnelerindeki Türk Muganni ve Muganni'lerin operaları,
09:23dünya orkestralarındaki Türklerin sayısını duyarsanız şaşarsınız.
09:29Bu sayı muhtelif olduğu için ben de vermekten çekiniyorum.
09:34Ama şurası çok açık.
09:37Hiçbir opera festivali yok ki, hiçbir büyük opera temsili yok ki,
09:43gittiğiniz zaman orada başrollerde Türk görmeyesiniz.
09:47Bu öyle bir dünyanın içerisinde 19. asrın ve 20. asrın kurduğu eğitim sistemi,
09:56yani dünyaya intibak eden, cemiyeti değiştiren eğitim sistemi,
10:02maalesef demokrasi devrinde inkıtağa uğramıştır.
10:07Bu inkıtağın ortacısı, tıkanmaya girmiştir.
10:12Bu tıkanmanın feci tezahürü kendisini siyasi hayatımızda belli etmektedir.
10:19Türkiye, böyle bir yapıya uymayan bir beyne sahiptir.
10:24Bu beyin sadece iktidarı kapsayan bir keyfiyet değildir.
10:29Türkiye'de muhalefet de bunun içine dahildir.
10:33Bir bakıma, dünyaya açıldığını zanneden siyasetimizin görünümü,
10:39Yahya Kemal'in Jön Türkler için asrın başında, 20. yüzyılın başında yaptığı tarife benzer.
10:47Bu adamlar diyor, aksiyon Fransız'ın hareketini böyle diyor,
10:54tüyleri diken diken olarak takdirle seyrederler.
10:58Ondan sonra Jean Jaurès'in nutuklarını gözyaşlarıyla alkışlarlar.
11:04Ve dünyadaki devrimlerden, ilerici düşünceden hiçbir haberleri yoktur.
11:10Paris'in kahvelerinde oturdukları adamlar gene kendileri gibidirler.
11:16Hatta Osmanlı İmperatorluğu'nun,
11:19Arap devrimcileriyle, siyasetçileriyle bile doğru dürüst temasları yoktur.
11:26Kahveleri dolduran Bolşeviklerle,
11:30sosyalistlerle ise hiç alakaları yoktur diyor.
11:33Türkiye siyasetinde, solun ve ileri görüşünde,
11:39temsil kabiliyetinin ne kadar ilerleyebildiği bugün tartışılır şey.
11:44Türkiye sağının,
11:47beynel milel,
11:48İslami hareket ve bilgi içinde,
11:51akışı içinde,
11:52yerinin ne olduğu da tartışılır.
11:55Yani Elif'le Lam'ı ayırt edemeyen,
11:59etliyle sütlüyü birbirine karıştıran bir acayip konservatif düşüncemiz vardır.
12:06Bu son değerlendirmelerde de görünür.
12:10Türkiye bu anlayışı yüzünden,
12:13yeni bir imparatorluk inşası için acayip bir göç politikası bitmektedir.
12:19Ve Türkiye iktisadi kalkınmanın,
12:23kalkınmanın ve gelişmenin sadece bir sektörüyle başarılacağına inandığı için,
12:31ki o da inşaattır,
12:33hala da bunda ısrar etmektedir.
12:36Bütün gelişen ülkeler inşaatla bir etap ilerlerler,
12:40ondan sonra hayatın o kadar kolay olmadığını görürler.
12:45Buna ısrarla baktığı içindir ki,
12:48büyük bir mesken buhranı içine girdik.
12:51Bu sadece kara paranın,
12:54göçmenlerin girdiği İstanbul, İzmir için değil,
12:59bütün Türkiye için ve hatta Kıbrıs için de geçerli hale gelmiştir.
13:05Eğitimdeki gerileme,
13:08branşlaşma doğrudan doğruya,
13:10gayet sulu bir yaklaşımla bakıldığı için,
13:15çıkmazın içine girmiştir.
13:17Bugün Türkiye'de mesele,
13:19dini eğitimin yaygınlığı değildir.
13:22Dini eğitimin yavanlığıdır.
13:25Aklı başında İmam Hatip talebesi bile,
13:29o okuldan kaçıp başka bir yere gider,
13:32sorduğu zaman niye kaçtın diye,
13:35hiçbir şey öğretmiyorlar der.
13:37Hiçbir şey öğretmiyorlar.
13:39Hiçbir şey.
13:41İçine her türlü bilgi girer.
13:43İki yüz elli tane İstanbul'da tiyatro trupu var.
13:49Yarı aç yaşamaya mahkum edilen,
13:52fevkalade eğitim almış insanlar.
13:55En azından bunların hepsinin faaliyete geçip,
13:59yaygın iş görmesiyle,
14:01ağızları bozulan Türkçemiz düzelmeye başlar.
14:05Bugün Türkiye televizyonlardaki spikerleriyle bile,
14:11Türkçeyi katleden bir memleket haline gelmiştir.
14:14Bu gelişmiş bir yapıya uygun değildir.
14:18Bunu bütün dünyada böyle tetkik edebilirsiniz.
14:21Bu bozulmanın sonucunda bizi ne düzeltebilir?
14:27Biz binayı nasıl restore edebiliriz?
14:32Kurulacak şeylerin nasıl yeniden düzgün bir şekilde kurulmasına dikkat edebiliriz?
14:39Bize miras kalan, heritaj dediğimiz kitleyi ne şekilde idare ederiz?
14:47Nasıl koruruz?
14:49Gereken ilaveleri nasıl yapabiliriz?
14:53Biz eğitimimizi nasıl düzeltebiliriz?
14:56Her toplumda bulunan kabiliyetli insanlar bizde de yeterince vardır.
15:03Bunu nasıl değerlendirebiliriz?
15:06Ve asıl Türkiye'de Cumhuriyet'in getirdiği eğitimdeki fırsat eşitliğini ki bugün tamamen kaybolmuştur,
15:15yeniden diriltmenin yolunu nasıl yaratırız?
15:19Yani Türkiye toplumu, tıp otoritesi, muslukçu, onun yanında marangoz,
15:27onun yanında ziraat uzmanını eşit derecede yaratan, eşit derecede müreffeh ve eşit derecede saygı gören insanlar durumuna nasıl getirebilir?
15:41Bu imparatorluk kurmaya benzemez.
15:44Daha sağlam bir yapıdır ama daha zor düşünülecek ve yerleştirilecek bir şeydir.
15:52Hiç şüphesiz ki Türkiye sanayi nasıl gelişir?
15:57Türkiye küresel kirlenme ve çevre bozukluğu politikasından nasıl uzak kalabiliriz?
16:05Türkiye, göçmene ihtiyacı olan bir ülkedir.
16:10Ksenofob pro politikalarla işi götüremezsiniz.
16:15Her türlü göçmene karşı yüz lafı yanlıştır.
16:19Türkiye'nin de belirli hacimdeki, belirli gelişme düzeyindeki ülkeler gibi her zaman için taze kana ihtiyacı vardır.
16:31Ama taze kanı ayırt etmesini bileceksiniz.
16:35Bu hangisidir?
16:37Buna dikkat etmek gerekir.
16:39Türkiye'nin eğitim politikasında buna göre ayarlaması gerekiyor.
16:44Türkiye çok zengin madenleri olan bir ülke değildir.
16:51Böyle bir şeye de sahip olmadığımız için bazen dua etmeliyiz.
16:56Şükretmeliyiz.
16:57Çünkü petrolü bol olan veya bakırı ve alüminyumu veya uranyumu göze batar bir rezerve sahip olan ülkelerin akıbeti hiç de
17:11hoş görünmüyor.
17:12Az gelişmiş olsalardı öyle, çok gelişmiş olsalardı öyle.
17:17Rusya bilimler akademisinin rafları icatlarla dolu.
17:23Hiçbirisinin hayata tatbik edilmediği de gene ortada.
17:28200 yıldır bu memlek dünyada kimyanın öncülüğünü yapan hatta bir takım buluşlarda Rus ilimlerinin, alimlerinin ismini taşıyan bir memleket
17:42bugün maalesef kulvarda gerilerde gitmektedir.
17:46Acaba bunun üzerinde hiç düşünüyor muyuz?
17:50Bazı kaynakların, istismarının ve eşit olmayan dağılımının sadece zavallı bir Afrika ülkesini değil, Avrupa'nın tarihinde, dünya tarihinde rolü olan
18:05bir ülkeyi bile
18:06ne derecede geri bıraktığı, bazı sahalarda kulvarın dışına ittiği göz önünde alınmalıdır.
18:15Türkiye'nin dünyayı tanımaya ihtiyacı vardır.
18:19Bu son 20 yılda oluyor ama tesadüfen oluyor.
18:24Hiçbir plan yoktur.
18:27Bu Türkiye kendi zengin maziyini tanımayan, tanımamakta ısrar eden bir memlekettir.
18:35Burada kalkıp da efendim Bizans eserlerini mahvediyorlar amaçları budur demek yetmez.
18:43Bizans katmanını tahrip etmen için onun üstündeki Osmanlı katmanını götürmen icap eder.
18:51Her şeyden evvel Türkiye kadar yakın ecdadının mirasını tahrip eden, tahribine göz yuman bir ülke görülmez.
19:02Bu son derece iptidai ve son derece utanılacak bir görünümdür.
19:08Bunun üzerinde oturmalıyız.
19:10Gelecek yüzyılda bizi hiç de çok rahat ve tatlı bir hayatın beklemediği açık.
19:19Yerküredeki sıkıntıların bazı alanda iki mislini çekmeye hazır olmalıyız.
19:25Bütün mesele oturduğumuz toprağa sahip çıkmak.
19:30Buradan kaçışın veya buradan kalışın kuru milliyetçilikle alakası yok.
19:36Buradan kaçtığınız ve bilinçli bir şekilde dışarı kuvvet aktardığınız takdirde ki
19:44beyin göçü 1940'ların sonundan itibaren Türk toplumunun en büyük derdidir.
19:51Ve en büyük zenginliğinin yağmalanması anlamına gelir.
19:55Ben hastanede dayak ayıyan doktorların olayının sadece deli ve terbiyesiz Anadolu insanlarının
20:07saldırısından, infialinden ibaret olduğuna inananlardan değilim.
20:12Bu hareket organize ediliyor.
20:16Çünkü batıda sağlık sektörüne insanlar girmek istemiyorlar.
20:21O Almanya'nın veya Hollanda'nın kendi kusuru veya ayıbıdır.
20:26Sağlık sektörüne iyi hayat, iyi meslek şartları vaat etmiyorsa bunu düzeltmeleri lazım.
20:35Düzeltmek yerine buralardan hekim, buralardan mühendis, buralardan yazıcı çekmeyi tercih ediyor olabilirler.
20:45Yakında göreceksiniz, Türkiye'de bütün sektörlerde benzer bir faaliyetin açığa çıktığı ortaya çıkacak.
20:54Ortaya çıkacak yani böyle bir olay açığa çıktığını göreceksiniz.
20:59Bir olayımız daha vardır.
21:02Bazı memleketlerde, bazı memleketlerde değil her yerde belirli kurumlar dokunulmazdır.
21:10Stalinizmin en kuvvetli zamanlarında bile imparatorluk hariciyesinin önemli elemanları saf dışı edilmedi.
21:22Molotov çok geç dışbakan oldu ve Molotov eski bir komünistti.
21:30Hiç şüphesiz kurucu bir borçelik sayılıyor ama her zaman için eski memurları dinlemiştir.
21:37Bunların içinde Alexei Tolstoy vardır, aynı zamanda yazar.
21:43Hadi o sol görüşlere bağlı olduğunu açıkça ilan etmişti.
21:48Çiçeri vardır, Litvinov vardır bakanlık yapan.
21:51Bunlar imparatorluk hariciyesinin memurlarıdır.
21:55Hiçbir zaman üniversitede eski devrin uzmanları harcanmamıştır.
22:02Beliaev gibi büyük bir oryantalist, Kiev'deki Duchovny Akademi'nin, Ruhani Akademi'nin adamıydı.
22:11Bir fir ülkenin kendi yapısına göre adam seçme, ayıklama lüksü yoktur yeryüzünde.
22:19Hiçbir zaman da olmamıştır.
22:21Ne Roma İmperatorluğunda olmuştur, ne Emeviye ve Abbasi devrinde olmuştur.
22:28Ve Emevi halifesinin en büyük katipleri ve sekreterleri Hıristiyanlardı.
22:34Hatta bunlar da birisi sonra Şam'a çekildi, bir azizdir.
22:40Damya'da şey Şamlı Yahya dediğimiz, Domaskinus, İskristiyan hagiografisinin hem kurucularından hem kendi azizlerinden biridir.
22:52Bu Abbasi devrinde böyledir, ordunun içi Türk doludur, idare İranlarla doludur.
23:00Roma da böyleydi, Türkiye Cumhurbaşı İmperatorluklarında da böyleydi.
23:06Çok açık bir şeydir.
23:08Bunun aksi olmaz.
23:10Rusya İmperatorluğunun içinde Almanlar vardı.
23:15Hatta ve hatta dönen Türkler vardı dinlerinden.
23:20Bu çok açık bir şeydir veya dönmeyenler de vardı.
23:24General olarak vesaire çalışan.
23:27Bir ülkede insanlar tamamıyla kendi dünyelerine göre ayıklanmaya başlarlarsa orada yaşam şansı yoktur.
23:39Alman devleti ve Almanca konuşan kitle İki Cihan Harbi'nde yaptıkları dünya tarihindeki büyük kitleri çok malum.
23:53Ve sanki gözle görünür bir şekilde on beş sene içinde bugünkü Almanca konuşan bölgeler ortaya çıktı.
24:03Hiç tartışılacak şey değil.
24:05Kulvarın çok gerisindeler var.
24:08Bunun böyle olduğunu bilmek lazım.
24:10Küçük bir hatıra.
24:12Biz Türkler eski Yunanca bilmiyoruz.
24:15Latince'yi daha çok öğrenmişiz dedim.
24:18Doğu'da, Berlin'de, şeyde, Arkeoloji Enstitüsü'nde.
24:23Herifim biri oradan.
24:24E dedi tabii Yunanlıları atarsanız dedi, öğrenemezsiniz.
24:29Fala onlarda da pek zaten eski Yunanca bilen yoktur.
24:33O ayrı bir dal dedi bizim insanlarda.
24:35Fakat eski Yunanca'yı sizin attıklarınızdan öğrenmeye çalıştık olmadı.
24:42İki harp arasındaki Almanya'nın medeniyete katkısı eski Yunanistan'dan daha az değil.
24:50Ama bugün bir hiç olduğunuzu kabul edin.
24:52Bu kadar açık.
24:54Bir uygarlık bile gider.
24:56Türkiye'nin en büyük tehlikesi nepotizmdir.
25:00Bununla mücadele etmek zorundasınız.
25:03Ben bu münevver kitleden talep edeceğim bir şey vardır.
25:09Buna hakkım vardır.
25:10Çünkü 76 yaşındayım.
25:13Ve bu ülkenin bütün ağırlığını çeken insanlar grubundanım.
25:18Buna hakkım var.
25:19Söyleyeceğim şey, bir kere nepotizmle mücadele edeceksiniz.
25:25Umumi kurgulardan, sosyal inşaattan vazgeçmemiz lazım.
25:30Nepotizm Türkiye'yi eritiyor.
25:32Kaçan insanların çoğusu bundan dolayı kaçıyor.
25:37Ve bundan sadece ve sadece okur yazar takımı mücadele eder.
25:42Sizin ironiniz, sizin mizahi zekanız, sizin keskin bilginiz ve değerlendirmeniz bunu yapar.
25:51Bütün milletlerin, münevverlerinin yapacağı ilk iş budur.
25:56İkincisi, bu social engineering dediğimiz geleceği inşa etme programının başlıca tenkiçisi bizler olmalıyız.
26:07Kimse buradaki kalabalıktan sanayiyi nasıl yönlendireceğiz?
26:13Hatta şu anda dış politikayı nasıl yönlendireceğiz diye sormaz.
26:19Sizin yaptığınız senkitleri de kulak ardı ederler.
26:23Öteden beri eğitim konusunda bir takım tasarımları veririz.
26:29Hatta bir takımını arkadaşlarımın imzalarını ile birlikte vermişimdir.
26:34Adam anlamaz bile.
26:36Sovyetler birliği kılıyor.
26:40Oradan tarih uzmanlarını ve Bizantinistleri getirmeliyiz diyorsun Gökbaşkanı'na, bakıyor suratına böyle.
26:49Bakmayanı da içinden delinin biri, şu konuşsun da gitsin başından diyor herhalde, besbelli.
26:55Ama biz Bizans İmparatorluğu'nun toprakları üzerinde oturuyoruz ve Bizantinist ülke değiliz.
27:02Çok açık bir şey bu.
27:04Dagran o arada bize bir mektup yazdı.
27:08Sizin Bizantinistlik'te isminiz pek geçmez ama toplantılarımıza bir takım adamlar Bizans araştırmacısı olarak geliyor.
27:18Bir komite kurun da National Committee, ona göre bir seçim siz yapın diye yazdı.
27:24Bu bence hem doğru hem de çok utanılacak bir şeydir.
27:30Cumhuriyet'in bu konuda teşebbüsü vardır.
27:33Ama seçilip yollanan çocuklar başka şey tahsil etmişler.
27:37İsmini vermiyorum onun.
27:39Bu çok önemli bir şey.
27:42Yapacağımız şey eğitim planlaması, nepotizme karşı durmak ve asıl önemlisi tabii bu memleketin imparatorluk projelerinden,
27:54böyle bir şarlatanlıktan vazgeçmesi.
27:58Bunu ancak bu sınıflar yapar.
28:00Yani burada oturan insanlar yapar.
28:03Bizim zaten fazla bir görünür iktidarımız yoktur.
28:07Ama en görünen iktidarımız budur.
28:10İmit ediyorum ki gelimizdeki yüzyılda sizi dinlerler ve bu tip projeleri geliştirirsiniz.
28:18Yoksa pek yapacağımız bir şey kalmaz.
28:22Türkiye'nin entelektüellerinin enteller olarak kalması çok hazin bir olaydır.
28:29Yani bu tabirin bile kullanılması çok ayıttır.
28:33Ama maalesef toplum da bu hale gelmiştir.
28:36Bir zamanlar okumuşlarına, eğitimlilerine aşırı derecede hizmet, ihtiram gösteren bir toplum zıvanadan çıkmış.
28:48Üst kısımlar sizi dinlemiyor, alt kısımlar dinlemiyor.
28:52Yakında görürsünüz sırf hekimler değil de hakimleri dövmeye gelirler.
28:58Bunların üzerinde durmamız da gerekiyor.
29:00Beni dinlediğiniz için biraz da belki buruk konuşmandan dolayı özür diliyorum.
29:07Ama bu bir vazife görüyorum.
29:09Sağ olun.
29:09Hocam çok teşekkür ederiz.
29:15Sadece bir iki üçüncü devletle teşekkür edeceğim.
29:18İmber Hocayı, İmber Ortaylı'yı.
29:21Ben de zaman zaman televizyonda yaptığım programları, açık oturumlara davet ettiğimde bana hep şöyle diyordu.
29:27Ya bırak bu saçma sapan siyaset konularını.
29:30Eğitim konuşalım.
29:32Ama hocam eğitim değil konumuz işte şu hatırlamıyorum.
29:35Boş ver ya onu.
29:36Eğitim konuşalım.
29:38Eğitim çok acı bir konu çünkü.
29:40Ve son söylediğiniz cümleye ilişkin olarak da bu çok önemli.
29:43Üstelik entelektüel kesim de kendi arasında bölümüş o durumda hocam.
29:48Küçüm teyviz.
29:48Ters bir gruptansın sen böylesin.
29:51O zaman şöyle durmuştun, şimdi böyle duruyorsun.
29:54Galiba en büyük sorunlarımızdan beri de böyle.
29:56Yani kendi sınıfını kaybediyor.
29:59Sınıf değildir entelektüeller ama bir zümredir.
30:02Ve erimeye başlıyoruz, dinlenmiyoruz artık.
30:06Bir müddet için daha siyasiler bakımından kullanılacak bir zümredir.
30:11Ama bir müddet sonra hiç öyle olduğunu zannetmiyorum.
30:15Yani o muhteşem Almanya'nın natsizm devrinde düştüğü bağnaz, pis bir durum.
30:25Ve sonrasında bıraktığı entelektüel yıkım herkesin gözünün önünde bulunmalı.
30:33Ve orayı da yanlış etikçe yapıyoruz, etik ediyoruz.
30:39Doğrusunu etik etmeliyiz.
30:40Yani neydi, ne oldu, nedir falan bunların hepsini bilmemiz lazım.
30:46Soruları çok saygı duyarak hepinize teşekkür ederim.
30:51Çok teşekkür ediyoruz.
30:53Sağ olun.
30:56Ben hocayı geçirelim.
30:59Kendisi de söylediği gibi ben işte nelerin eksik olduğunu konuşarak başladık ama zaten nelerin var olduğunu konuşmak pek bizi bir
31:07yere götürmüyor.
31:08Dolayısıyla bu noktadan itibaren biraz daha açarak İlber Hoca'nın girişte söylediklerini de bir kenara koyarak devam edeceğiz.
31:17Ben sahneyi ve ilk paneli yönetmesi için Murat Sabuncu'yu buraya davet edeyim.
31:25Sahneyi kendisine bırakayım.
31:26Teşekkürler.
31:27Teşekkürler.
31:27Teşekkürler.
31:27Teşekkürler.
31:27Teşekkürler.
31:27abone ol
Yorumlar