Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Türkiye'nin Avrupa'daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin bazı yıpratıcı tartışmaları körüklediğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine dair süreci tarih tarih sıralayan ve süreç içerisinde Türkiye’nin çeşitli sebeplerle çifte standartlara maruz kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük. Bugün de Avrupa Birliği kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Ancak burada şunu çok net ifade etmem gerekiyor; ilk başvuru tarihimiz olan 1950’den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye'ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık. Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler, kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler ama her seferinde Türkiye'yi dışlayacak, Türkiye'nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak, Türkiye'yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular. Türkiye değişti, dönüştü. Ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadı. Biz diğer aday ülkelerden farklı olarak işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal'ın dediği gibi sadece uzun ince değil, aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor. Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor."

Kanalımıza Abone Oldunuz mu?
📌 http://bit.ly/IHA-Abone

#haber #sondakika #gündem

-----------------------------------------------------------------------

Bir Çok Merak Edilen Konuda Uzman Görüşlerini Sizlerle Buluşturduğumuz İHA Aktüel Kanalımız 👇
📌 https://bit.ly/IHA-Aktuel

İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi
🌐 http://www.iha.com.tr

Sosyal Medya'dan Bizi Takip Edin!

📍 https://facebook.com/iha.com.tr
📍 https://twitter.com/ihacomtr
📍 https://instagram.com/ihacomtr/
📍 https://t.me/ihacomtr
📍 https://www.tiktok.com/@ihacomtr

Bize Ulaşmak İçin 👇
🌐 https://www.iha.com.tr/iletisim

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Aziz milletim kıymetli basın mensupları, son dönemde Türkiye'nin Avrupa'daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin tetiklediği bazı yıpratıcı tartışmalara şahit
00:16oluyoruz.
00:17Bu tartışmaları vesile kılarak ülkemizin Avrupa Birliği yolculuğuyla ilgili bazı temel gerçekleri hatırlatmakta fayda görüyorum.
00:28Şimdi bakınız değerli arkadaşlar, Türkiye o zamanki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan Avrupa Birliği'ne ortaklık başvurusunu kuruluşundan 19 ay
00:44sonra 31 Temmuz 1959'da yaptı.
00:491963'te de Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin hukuki zeminini oluşturan Ankara Anlaşması imzalandı.
01:01Nihai amacı Türkiye'nin topluluğa tam üyeliği olan ortaklık anlaşması birbirinin devamı niteliğindeki hazırlık dönemi, geçiş dönemi ve nihai dönem
01:17olmak üzere üç ayrı devreyi kapsıyordu.
01:20Ankara Anlaşması'nın 1 Aralık 1964'te yürürlüğe girmesiyle ilk devre yani hazırlık dönemi başlamış oldu.
01:3313 Kasım 1970'te katma protokolü imzaladık ve bu belgenin üç yıl sonra uygulamaya konmasıyla geçiş dönemine ilk adımı attık.
01:45Takip eden süreçte Kıbrıs davamızdan kaynaklı anlaşmazlıklar Avrupa Birliği yolculuğumuzda önümüzün kesilmesine sebep oldu.
01:58Şurası oldukça dikkat çekicidir.
02:01Bakınız o dönemde komşumuz Yunanistan 1975'te üyelik başvurusunda bulunduğu Avrupa Birliği'ne çok kısa bir süre içinde 1981'de kabul edildi.
02:18Türkiye ise tamamen siyasi sayıklarla müzakere masasının dışına itildi.
02:25Demokrasimizin çok ağır yara aldığı 12 Eylül darbesiyle Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz resmen askıya alındı.
02:36Sonraki yıllarda sivil iktidarın yeniden tesisi ve merhum Turgut Özal'ın inisiyatifiyle birlikte olan münasebetlerimiz tekrar ivme kazandı.
02:5214 Nisan 1987'de Birliği'ye tam üyelik başvurumuzu yaptık ve merhum Özal'ın ifadesiyle uzun ince bir yola çıktık.
03:06Başvurumuzu değerlendiren komisyon iki buçuk yıl sonra verdiği cevapta Türkiye'nin topluluğa katılmaya ehil olmakla birlikte topluluğun kendi iç bütünleşmesini
03:22sağlamadan yeni üye kabul etmeyeceğini ifade etti.
03:29Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 1 Ocak 1996'da yürürlüğe giren Gümrük Birliği ile geçiş dönemini tamamlamış ve nihai döneme geçmiş
03:43olduk.
03:44Değerli arkadaşlar, karşılaştığımız sıkıntılar kısa süre sonra tekrar nüksetmeye başladı.
03:52Öyle ki 1997'de düzenlenen Lüksemburg zirvesinde 12 ülkeye adaylık statüsü verilirken Türkiye bir kez daha görmezden gelindi.
04:06Nihayet 1999 yılında Helsinki'de toplanan devlet ve hükümet başkanları zirvesinde Türkiye'nin adaylığı konsey tarafından onaylandı ve katılım ortaklığı belgesinin
04:22hazırlanmasına karar verildi.
04:253 Kasım 2002'de ülkeyi yönetme görevini devralmamızın ardından tüm bu faaliyetlere yeni bir soluk kazandırdık.
04:372 senelik bir zaman dilimi içinde 8 uyum paketi meclisten geçti.
04:44Aynı dönemde 53 kanunun 218 maddesinde değişiklik yaptık.
04:51Yine 2001 ve 2004 yıllarında iki anayasa paketi meclisimizde kabul edildi.
05:00Tüm bunlara rağmen 2004'te tarihinin en büyük genişleme hamlesine imza atan Avrupa Birliği içinde Türkiye'nin olmadığı 10 ülkeyi daha
05:13birliğe üye olarak kabul etti.
05:17Bunlar arasında maalesef Güney Kıbrıs Rum yönetimi de yer alıyordu.
05:25Türkiye olarak tüm bu hatalı ve hakkaniyetsiz kararları sineye çekerek yolumuza sabırla devam ettik.
05:363 Ekim 2005'te başlatılan müzakere sürecinde ve devamında üzerimize düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirdik.
05:4912 Nisan 2006'da 9. reform paketimizi açıkladık.
05:552006-2010 yılları arasında 13 fasıl müzakereye açıldı.
06:022010-2013 arası dönemde ancak bir fasıl açılabildi.
06:102012'de işlerlik kazandırılan pozitif gündem ise yalnızca 2 yıl süredi.
06:17Değerli basın mensupları, 2015'ten itibaren Suriye'deki iç savaşın yol açtığı ve Avrupa'nın 2. Dünya Savaşı'ndan sonra gördüğü en
06:30büyük düzensiz göç dalgasının da etkisiyle birlikte ilişkilerimiz tekrar yoğunlaştı.
06:38Fakat 253 insanımızın şehit olduğu 15 Temmuz darbe girişimi karşısında Türkiye'ye gerekli desteği vermekte geç, yetersiz ve isteksiz kalan
06:53birlikle ilişkilerimiz yakaladığı tempoyu koruyamadı.
06:58Daha sonra yapılan toplantılarda mevcut tıkanıklığı aşacak, Türkiye birlik ilişkilerine ivve kazandıracak yüreklendirici bir tabloyla karşılaşmadık.
07:13Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük.
07:24Bugün de Avrupa Birliği kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor.
07:35Ancak burada şunu çok net ifade etmem gerekiyor.
07:39İlk başvuru tarihimiz olan 1950'den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye'ye karşı kökleşmiş olan ön yargıları bir türlü
07:55aşamadık.
07:56Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler,
08:03kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler.
08:14Ama her seferinde Türkiye'yi dışlayacak, Türkiye'nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak,
08:21Türkiye'yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular.
08:27Türkiye değişti, dönüştü, ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi.
08:36Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadı.
08:45Biz diğer aday ülkelerden farklı olarak işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldık.
08:55Merhum Özal'ın dediği gibi sadece uzun ince değil, aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük.
09:10Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor.
09:17Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor.
09:31Kıymetli vatandaşlarım, gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım.
09:42Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değildir.
09:48Mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir.
09:55Kendini nerede gördüğüdür.
09:59Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliği'nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır.
10:11Biz hini hacette varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak, sahir zamanlarda ötelenecek bir ülke değiliz.
10:26Hiçbir zamanda olmayacağız.
10:28Avrupa Birliği, Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina
10:44etmelidir.
10:45Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de dünya eskisi gibi batılı devletlerin nüfuz alanına sıkışmış haldedir.
10:58Bölgesel işbirliklerinin önem kazandığı, yeni aktörlerin boy verdiği, küresel sistemin çok kutupluluğa doğru hızla evrildiği yeni bir dünya kuruluyor.
11:13Ve Türkiye, yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet, en güçlü ülkeler arasında yer alıyor.
11:22Bakın, açık söylüyorum.
11:26Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır.
11:35Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır.
11:40Avrupa bir yol ayrımındadır.
11:42Ya Türkiye'nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin darboğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin
11:57Avrupa'nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler.
12:01Bizim temennimiz, Avrupa'daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek Türkiye ile samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler
12:19geliştirmeye odaklanmalarıdır.
12:22Böyle bir ilişkinin kazananı, Türkiye'nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa kıtası olacaktır.
12:30Biz milletimizin yüksek benfaatlerini rehber edinerek bu yolda sabırla, vakarla, alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz.
Yorumlar

Önerilen