00:00Aziz milletim kıymetli basın mensupları, son dönemde Türkiye'nin Avrupa'daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin tetiklediği bazı yıpratıcı tartışmalara şahit
00:16oluyoruz.
00:17Bu tartışmaları vesile kılarak ülkemizin Avrupa Birliği yolculuğuyla ilgili bazı temel gerçekleri hatırlatmakta fayda görüyorum.
00:28Şimdi bakınız değerli arkadaşlar, Türkiye o zamanki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan Avrupa Birliği'ne ortaklık başvurusunu kuruluşundan 19 ay
00:44sonra 31 Temmuz 1959'da yaptı.
00:491963'te de Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin hukuki zeminini oluşturan Ankara Anlaşması imzalandı.
01:01Nihai amacı Türkiye'nin topluluğa tam üyeliği olan ortaklık anlaşması birbirinin devamı niteliğindeki hazırlık dönemi, geçiş dönemi ve nihai dönem
01:17olmak üzere üç ayrı devreyi kapsıyordu.
01:20Ankara Anlaşması'nın 1 Aralık 1964'te yürürlüğe girmesiyle ilk devre yani hazırlık dönemi başlamış oldu.
01:3313 Kasım 1970'te katma protokolü imzaladık ve bu belgenin üç yıl sonra uygulamaya konmasıyla geçiş dönemine ilk adımı attık.
01:45Takip eden süreçte Kıbrıs davamızdan kaynaklı anlaşmazlıklar Avrupa Birliği yolculuğumuzda önümüzün kesilmesine sebep oldu.
01:58Şurası oldukça dikkat çekicidir.
02:01Bakınız o dönemde komşumuz Yunanistan 1975'te üyelik başvurusunda bulunduğu Avrupa Birliği'ne çok kısa bir süre içinde 1981'de kabul edildi.
02:18Türkiye ise tamamen siyasi sayıklarla müzakere masasının dışına itildi.
02:25Demokrasimizin çok ağır yara aldığı 12 Eylül darbesiyle Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz resmen askıya alındı.
02:36Sonraki yıllarda sivil iktidarın yeniden tesisi ve merhum Turgut Özal'ın inisiyatifiyle birlikte olan münasebetlerimiz tekrar ivme kazandı.
02:5214 Nisan 1987'de Birliği'ye tam üyelik başvurumuzu yaptık ve merhum Özal'ın ifadesiyle uzun ince bir yola çıktık.
03:06Başvurumuzu değerlendiren komisyon iki buçuk yıl sonra verdiği cevapta Türkiye'nin topluluğa katılmaya ehil olmakla birlikte topluluğun kendi iç bütünleşmesini
03:22sağlamadan yeni üye kabul etmeyeceğini ifade etti.
03:29Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 1 Ocak 1996'da yürürlüğe giren Gümrük Birliği ile geçiş dönemini tamamlamış ve nihai döneme geçmiş
03:43olduk.
03:44Değerli arkadaşlar, karşılaştığımız sıkıntılar kısa süre sonra tekrar nüksetmeye başladı.
03:52Öyle ki 1997'de düzenlenen Lüksemburg zirvesinde 12 ülkeye adaylık statüsü verilirken Türkiye bir kez daha görmezden gelindi.
04:06Nihayet 1999 yılında Helsinki'de toplanan devlet ve hükümet başkanları zirvesinde Türkiye'nin adaylığı konsey tarafından onaylandı ve katılım ortaklığı belgesinin
04:22hazırlanmasına karar verildi.
04:253 Kasım 2002'de ülkeyi yönetme görevini devralmamızın ardından tüm bu faaliyetlere yeni bir soluk kazandırdık.
04:372 senelik bir zaman dilimi içinde 8 uyum paketi meclisten geçti.
04:44Aynı dönemde 53 kanunun 218 maddesinde değişiklik yaptık.
04:51Yine 2001 ve 2004 yıllarında iki anayasa paketi meclisimizde kabul edildi.
05:00Tüm bunlara rağmen 2004'te tarihinin en büyük genişleme hamlesine imza atan Avrupa Birliği içinde Türkiye'nin olmadığı 10 ülkeyi daha
05:13birliğe üye olarak kabul etti.
05:17Bunlar arasında maalesef Güney Kıbrıs Rum yönetimi de yer alıyordu.
05:25Türkiye olarak tüm bu hatalı ve hakkaniyetsiz kararları sineye çekerek yolumuza sabırla devam ettik.
05:363 Ekim 2005'te başlatılan müzakere sürecinde ve devamında üzerimize düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirdik.
05:4912 Nisan 2006'da 9. reform paketimizi açıkladık.
05:552006-2010 yılları arasında 13 fasıl müzakereye açıldı.
06:022010-2013 arası dönemde ancak bir fasıl açılabildi.
06:102012'de işlerlik kazandırılan pozitif gündem ise yalnızca 2 yıl süredi.
06:17Değerli basın mensupları, 2015'ten itibaren Suriye'deki iç savaşın yol açtığı ve Avrupa'nın 2. Dünya Savaşı'ndan sonra gördüğü en
06:30büyük düzensiz göç dalgasının da etkisiyle birlikte ilişkilerimiz tekrar yoğunlaştı.
06:38Fakat 253 insanımızın şehit olduğu 15 Temmuz darbe girişimi karşısında Türkiye'ye gerekli desteği vermekte geç, yetersiz ve isteksiz kalan
06:53birlikle ilişkilerimiz yakaladığı tempoyu koruyamadı.
06:58Daha sonra yapılan toplantılarda mevcut tıkanıklığı aşacak, Türkiye birlik ilişkilerine ivve kazandıracak yüreklendirici bir tabloyla karşılaşmadık.
07:13Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük.
07:24Bugün de Avrupa Birliği kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor.
07:35Ancak burada şunu çok net ifade etmem gerekiyor.
07:39İlk başvuru tarihimiz olan 1950'den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye'ye karşı kökleşmiş olan ön yargıları bir türlü
07:55aşamadık.
07:56Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler,
08:03kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler.
08:14Ama her seferinde Türkiye'yi dışlayacak, Türkiye'nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak,
08:21Türkiye'yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular.
08:27Türkiye değişti, dönüştü, ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi.
08:36Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadı.
08:45Biz diğer aday ülkelerden farklı olarak işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldık.
08:55Merhum Özal'ın dediği gibi sadece uzun ince değil, aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük.
09:10Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor.
09:17Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor.
09:31Kıymetli vatandaşlarım, gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım.
09:42Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değildir.
09:48Mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir.
09:55Kendini nerede gördüğüdür.
09:59Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliği'nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır.
10:11Biz hini hacette varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak, sahir zamanlarda ötelenecek bir ülke değiliz.
10:26Hiçbir zamanda olmayacağız.
10:28Avrupa Birliği, Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina
10:44etmelidir.
10:45Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de dünya eskisi gibi batılı devletlerin nüfuz alanına sıkışmış haldedir.
10:58Bölgesel işbirliklerinin önem kazandığı, yeni aktörlerin boy verdiği, küresel sistemin çok kutupluluğa doğru hızla evrildiği yeni bir dünya kuruluyor.
11:13Ve Türkiye, yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet, en güçlü ülkeler arasında yer alıyor.
11:22Bakın, açık söylüyorum.
11:26Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır.
11:35Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır.
11:40Avrupa bir yol ayrımındadır.
11:42Ya Türkiye'nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin darboğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin
11:57Avrupa'nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler.
12:01Bizim temennimiz, Avrupa'daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek Türkiye ile samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler
12:19geliştirmeye odaklanmalarıdır.
12:22Böyle bir ilişkinin kazananı, Türkiye'nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa kıtası olacaktır.
12:30Biz milletimizin yüksek benfaatlerini rehber edinerek bu yolda sabırla, vakarla, alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz.
Yorumlar