- 2 gün önce
T24 yazarı Prof. Dr. Ayşe Naz Bulamur ile akademisyen Dr. Cihan Yurdaün’ün dizi ve film gibi yapımları tartıştığı Ekran Aşkına’nın bu bölümünde Uğultulu Tepeler filmi mercek altında.
Kategori
🎥
Kısa filmDöküm
00:07İngiliz yazar Emily Bronte'nin romanı nasıl bir Barbie filmine dönüştü?
00:12Ünlü bir ozanın da şarkısına dile getirdiği gibi ben bir Barbie kızıyım.
00:17Barbie dünyasında her şey plastik, her şey fantastik.
00:23Plastiklik hissi veriyor gerçekten kıyafetlerle ve aynı zamanda büyük bir şov hissi de veriyor.
00:28Bu bakımdan ben senin benzetmeni çok beğendim yani Barbie gibi olmasını.
00:33Peki kitapla roman arasındaki fark nasıl? Birbirlerine nasıl yaklaşıyorlar?
00:38Fırtınalar koparsa kopsun diyerek cevap veriyorum Cihan Hocam.
00:44Şimdi filmde Uğut'un tepeler efekte güzel verilmiş.
00:48Evet her sahnede böyle bir yağmur fırtına dinliyor.
00:52Fakat romanın özelliği bu fırtınayı kurguyla yaratması.
00:57Çünkü zamanlar arası gidip gelen bu çok katmanlı form içerisinde bu rüzgarın uğutusu zaten içimize işliyor.
01:06Burada romanda kardeş gibi büyüyen Catherine ve Heathcliff, arşıklar kavuşacak mı diye okumuyoruz zaten romanı.
01:14İlk sayfadan ne olacağını zaten biliyoruz.
01:18Fakat giriş gelişme sonuç şeklinde ilerleyen film ekrandaki fırtınayı dindiriyor.
01:25Benim de hissettiğim bazen dönemi ve gerçekçilik hisseni güzel veriyor.
01:31Özellikle doğaya çıktıklarında veya doğaya kaçtıklarında.
01:34Zaten filmin kalbinde de bu doğadır vahşilik olduğunda.
01:38Onu çok güzel verebiliyor ve o sahneleri özellikle ben çok beğendim, etkileyici buldum.
01:43Bu sinematografiyası zaten kuvvetli.
01:46Tek başına baktığında bence sinematografiyasıyla öne çıkıyor bu sahneleriyle.
01:51Evet kesinlikle.
01:53Ama yine romanda bir fırtına var ve bu fırtınada tutunacak bir dal yok.
01:58Çünkü anlatıcı, hizmetçi Nelly de güvenilmez.
02:02Romanın başında bir yabancı uğutulu tepelere gelir ve evin hizmetçisinden ailenin sırlarını paylaşmasını ister.
02:10Ve evde de hor görülmüş kadının dedikoduları da kinden beslenir.
02:16Kitabı aldatmış bir yapım diyorum.
02:19Bunun içindeki aldatmalara da biraz gönderme yaparak.
02:22Zaten klasik olmuş bu kadar başarılı bir eserin bu kadar farklılaştırılması beni birazcık üzüyor diyeyim.
02:30Yani tabii başka bir eser bu bir adaptasyon sonuçta.
02:34Ama Frankenstein, Del Toro yorumunda da onu hissetmiştim.
02:38Çünkü kitap yabancı düşmanlığı, ırkçılıktır, sınıf farklılığıdır, din baskı, işte doğa dürtülerimizdir, ölçü almadır.
02:47Birçok katmana sahip, birçok temayı işleyen bir kitap.
02:52Ve bu filmde sadece her şey aşka böyle törpüleyip ona yığmak veya bu arzu kısmına yığmak.
02:59Diğer kısımları baya böyle inceltmiş yani biraz hafifletmiş.
03:02Evet ve Heathcliff rolünü oynayan Jacob Ellord ne kadar yakışıklı bir oyuncu olsa da bence filmde beyaz oyuncu seçimi romandaki
03:13ırkçılık meselesini tamamen örtmüş.
03:15Çünkü romanda Heathcliff bu siyah kıvırcık saçlarından dolayı bir çingeneğe benzetilir.
03:22Ve ailesi etnik kökeni belirsiz evlatlık çocuk evde de ezilir.
03:29Hatta hizmetçi bile hor görülmenin acısını bu çocuktan çıkarır.
03:34Yani bu yüzden aslında roman Heathcliff ve Catherine kadar Nelly'nin de hikayesi.
03:40Ama Heathcliff'in beyaz olduğu filmde etnik kökenin aşka nasıl engel olabileceğini anlayamıyoruz.
03:48Peki filmdeki aşk nasıl gösterilmiş?
03:52Yönetmen buna yani tanıtımlarda en büyük aşk hikayesi diyor.
03:56En büyük aşk hikayesi anlatıyoruz.
03:58Böyle iddialı bir girişi var.
04:00Fakat tamam evet bu bir aşk hikayesi.
04:03Ama dediğimiz gibi çok katmanlı ve aşk hikayesinden önce biraz ulaşamama hikayesi.
04:09Yani ulaşamamanın verdiği bir arzu var.
04:12O bir türlü yakın olup ama istediğini yapamamanın verdiği.
04:16Şimdi spoiler olacak ama dediğim gibi bir noktadan sonra spoiler geliyor.
04:22Yani her noktada her yerde sevişiyorlar ve bir erotik filme dönüyor.
04:28Yani burada bir çok arzu edip ulaşamayınca onu nerelere yansıttın?
04:33Nasıl kötü birine dönüştün?
04:34Başkalarından o eksikliğini nasıl çıkardın?
04:37Kötü davrandığın, işkence ettiğin bunlar üzerinden derin bir şey.
04:43Hikaye var burada fakat film biraz hani böyle erotik bir filme dönüşüyor.
04:47Belli bir nokta ikinci yarısından sonra özellikle.
04:50Biz yıllar önce Boğaziçi'nde bu romanı okurken Cihale Parla'nın dersinde sınıfça Heathcliff'e aşıktık.
04:58Fakat dinde Heathcliff bir playboy'a dönüşmüş.
05:02Hiçbir psikolojik derinlik yok.
05:04Ve romanda Catherine çocukluk aşkı yerine zengin ve eğitimli komşusu Edgar'la evleniyor.
05:12Tabi o dönemde de kadınların mülkiyet hakkı olmadığı için Catherine aşk yerine parayı tercih ediyor.
05:20Peki bu aşk üçgeni filmde nasıl gösterilmiş?
05:24Romanda tabi ki farklı bir yapı var.
05:29Şu açıdan yani Catherine hiçbir zaman bu kadar keskin bir şekilde karar veremiyor.
05:34Ama filmde yapılan direkt olarak zaten Heathcliff'ten emin.
05:40Orada bir yanlış anlaşılma oluyor.
05:43Onu duyuyor.
05:44Oradan duyamıyor.
05:45Böyle bir hani basit bir oyun yapmışlar.
05:48Onun üzerine böyle bir yanlış karardan dolayı işte Heathcliff gidiyor da o da Ollinton'la evlenmek zorunda kalıyor.
05:54Çok kötü bir seçim olarak ama romana baktığımızda aslında Heathcliff hani benim der ama
06:00bir yandan da sınıf farklılığı yüzünden iyi yaşam ve medeniyet işte beraber kitap okuyacak Heathcliff hani kitap pek okuyan biri
06:08de en azından o yetişme çağında.
06:10Yani aslında bana ikisini de istiyor gibi geliyor.
06:14Yani roman derinliğinde çünkü birinden daha böyle vahşi böyle erotik bir daha basit basit demeyeyim de ama böyle zevkler alırken
06:22diğerinden de medeniyet.
06:24Yani aslında derin bir arayış var.
06:25O yüzden yani bize çekici gelir bizdeki kararsızlığı işte hem onu isteriz hem bunu isteriz ve günümüz dünyasında da her
06:33şeyi görüp beğenebildiğimizi isteyebildiğimiz bir yerde çok uygun geliyor.
06:38Ama burada birazcık şeye dönüşmüş filmde yani zorla evleniyor para için evleniyor.
06:44Yani bir Madame Bavaria dönmüş gibi o orijinal karakterini kaybetmiş hissi uyandırdı.
06:50Yani bir yerde de Lintonlar aslında güya medeniyetin sembolü ama bu da sözde bir medeniyet.
06:58Çünkü romanda Lintonlar üzerinden endüstrileşme ve kapitalizm de eleştiriliyor.
07:04İşte bu sözde medeni, ahlaklı, eğitimli aile küçük Heathcliff'i bir çatı katına kapatıyor hem de Noel gecesi.
07:14Fakat filmde Lintonların yaşadığı yer bir masal diyarı gibi.
07:19Evet ben yani Alice Harikalar diyarının bahçesi gibi böyle bir yer gördüm ve hani şaşırdım aslında yakın çekimleri çok beğendim.
07:28Dediğim gibi yani sinematografyası çok kuvvetli.
07:30Özellikle bu maddelerin, duyusal elementlerin kullanımı.
07:33Ne var mesela işte domuz asılıyor onun işte orada gelen kan renktir.
07:38Hamur yoğurma biraz sen kıskanmak demiştin orada hani hamurdan bir şeyler çıkarmak.
07:43İşte jöle içinde bir balık var ona işte parmağını sokması da yani duyulara hitap etmeye çalışmış ve kuvvetli olmuş.
07:49Çünkü o hani bastırılan daha fiziksel daha vahşi yanımızı gösteriyor.
07:54O anlamda iyi olmuş ama şimdi lakin Linton ailesi dediğin gibi onlar zenginlik içindeler.
08:00Onların evinde de böyle bir şaşağı var ama manası yok yani manası çünkü Linton'ın ne öyle bir yapısı var.
08:08Isabella zaten farklı bir karakter.
08:10Aile zengin ama mesela duvardan çıkan eller, yerin kırmızı olması.
08:14Yani bunu hani Isabella mı döşedi gibi düşünmemiz gerekiyor.
08:17Yani uyum yok.
08:19Biz sadece görsel şölen için yapılmış hissi uyandırıyor bu noktada.
08:24Çünkü hikayeyle yani temaya bağlanacak kısımları çıkarılmış gibi çok öne geliyor bu görsel.
08:30Evet yani çünkü İngiltere'de bu sınıf, etnik, köken, cinsiyet ve dine dayalı ayrımcılığı eleştiren roman bir melodrama dönmüş filmde.
08:41Ve sürekli kostüm değiştiren Catherine gene Margot Robbie'nin oynadığı Barbie filmine dönüşmüş.
08:46Evet ondan bir Barbie şarkısıyla giriş yapayım.
08:50Yani o plastikli kıyafetlerden yani plastik derken tabi madde olarak değil bazen güzel geliyor ama konudan veyahut da dönemden bir
08:57anda bizi öyle bir alıyor ki yani yönetmenin şovuna dönmüş oluyor.
09:01Ben bunu Del Toro'da da işte Frankenstein'da da çok beğenmemiz.
09:05Zaten çok güzel bir eser var.
09:07Onu bu kadar kişisel bir şeye dönüştürmek ben bir nevi yani Biennale'e gitmişim, bir görsel şova davet edilmişim, böyle
09:13bir sergideymişim gibi de hissettim.
09:15O öyle onları görüyoruz gibi yani çok güzel bir sahne ama yani hikaye o değil.
09:20Hikaye nasıl bağlanıyor o biraz göz ardı edilmiş.
09:23Bir de roman bence İngiltere'nin karanlık yüzünü de gösteriyor.
09:27Yani romanda eğitimli, eğitimsiz herkes şiddete eğilimli.
09:31Ben bir tek filmin açılış sahnesini beğendim İdam sahnesiyle başlayan.
09:36Çünkü bu insanların eğlendiği bir tiyatroya dönüşmüş ve bu sahneyle birlikte işte 19. yüzyıl İngiltere'nin de
09:45foyasını ortaya çıkarmış.
09:47Hani medeniyetten aslında aydınlanmadan eser yok.
09:51Peki filmde şiddet unsuru nasıl işlenmiş?
09:54Heathcliff bir kere olduğundan iyi gösterilmiş.
09:57İyi bir karakter gibi.
09:58Romanda köpekleri öldüren, kendi çocuğuna kötü davranan, işte karısına zaten eziyet eden, herkese işkence edebilen biri ve hayata tek bağlandığı
10:07noktada Catherine.
10:08Zaten o onu hayatta tutuyor ama diğer yandan bir kötü bir, bayağı karanlık bir karaktere dönüşüyor.
10:14Ama burada o dönüşümü göremiyoruz.
10:16Her şey gene Catherine tabii ki o anlamda çok önemli.
10:20Bana biraz bu gene masumiyet müzesi ikinci Füsun vakası gibi geldi farklı bir yönden ama tabii ki bu daha önce
10:29olduğundan birinci Füsun ikinci olmuş oluyor.
10:32Bir diğeri de yani bu sahneler güzel ama bağlamak gerekiyor.
10:36Bir Nusret Şef de hatırladı hani o eti dövüyordu şey ediyordu falan.
10:40O bazen de çok komik yani karikatürize de geldiği noktalar olmadı değil.
10:45Evet, gerçi bu balıktan sonra Salihangos'da biraz sembolik hani idin bastırılamadığını da gösteriyor.
10:54Peki Isabella'ya köpek gibi davranılmasına ne diyorsun?
10:58Yani tabii ki de bu zor soruları bana soruyorsun Naz, hocam.
11:03Erkek bir yönetmen bunu yapsaydı çok eleştirilirdi.
11:06Çünkü kitapta böyle bir şey yok.
11:08Isabella yani fantezi olarak, Isabella da bundan çok hoşlanıyor.
11:11Yani onu garip bir kişiliğe büründürmüşler evdeki haliyle işte bastırılmış böyle dantel yapıyor ama dantelde hep böyle malum sanki tuvalete
11:20resim çizilmiş gibi resimler, dantel, bastırılmış bir yanı var.
11:24Ama onu işte Heathcliff romanda bambaşka, gerçekten Isabella orada bir nedir neredeyse işkence görüyor, kurtulmak istiyor.
11:32Burada ondan zevk alan böyle bir fantezi dünyasına dönmüş karakterle hiç alakası yok.
11:39Yani bu bastırılmış arzuyu falan tamam odak noktamız o.
11:44Ama o kadar öne çıkıyor ki herkeste inanılmaz bir bastırılmışlık var ve onu çıkarmaya çalışan bir filme dönmüş ve yönetmen
11:52hani kadın olduğu için bir şey demiyoruz.
11:54Ama bunu mesela Orhan Pamuk yazsaydı ooo bitmişti yani adam.
11:58Evet katılıyorum.
11:59Bence filmdeki bir sorun Heathcliff karakterinin dönüşümünü anlatmıyor.
12:04Yani bu adam nasıl bu hale geldi?
12:06Oysa romanda okurken işte çocukken ötekileştirildiğini okuyoruz, işte çatıya kapatıldığını, şiddete maruz kaldığını görüyoruz ve neden intikam almak istediğini aileden
12:18anlıyoruz.
12:19Ama filmde böyle bir şey yok.
12:21Jenerikte oyuncuların isimleri böyle gotik karakterlerle yazılmış ama maalesef filmdeki tek gotik unsur bu.
12:30Yani evet sadece işte görüntü al işte gotik böyle gibi yani çok basit bir yorumu olmuş bence de.
12:35Renkler ve ne dedi biraz görsel şova indirgeniyor yani çok berraklaşıyor.
12:41Yani Heathcliff'in istediği belli, onun istediği belli.
12:44Herkesin yeri çok belli ama romanın derinliği işte o belirsizliktir yani bir şeye ulaşamayınca kızıp başkasından çıkarıyorsun.
12:52O bir başka jenerasyona dönüyor.
12:54Onun genişliği burada hiç yok.
12:56Zaten romandaki ikinci jenerasyonu da filmde hiç görmüyoruz.
13:00O da sıkıntılı çünkü jenerasyon bence bu romanı her romanda bunu görmeyiz.
13:06Yani mesela işte yüzyıllık yalnızlıktır böyle özel romanlarda görüyoruz ki bu da bence onlardan bir tanesi.
13:12İkinci jenerasyona geçtiğinde annelerin işte babalarının günahlarını mesela onu nasıl temizliyorsun?
13:19Öyle bir arınmadır ikinci kısım.
13:20Oraya bir türlü onu geçmiyoruz.
13:22Ortada kesilmiş bir hikaye oluyor.
13:24Spoilerı da, spoilerı mı bilmiyorum çünkü yapmamışlar.
13:27Kitabın geri kalanını da hiç bahsetmemişler.
13:30Ve mesela çocuklarımız biz bir şey yapamazsak biz de eksik kalanı mesela çocuğa sen yap oğlum, sen yap kızım diye
13:37zorlarız ya.
13:38Onun da güzel bir versiyonu vardır.
13:40Burada şu olmuş kavuşuyorlar bir tek mesele o zaman evlenememiş ölmüş.
13:44E ölüyor herkes ölüyor yani bu mu olmuş oldu?
13:48Onun işte bir adamın kötüye dönmesi sonra iyiye çocuklarla onu düzeltmeye çalışması onları görmeyi istiyoruz.
13:56Nelly karakterine de haksızlık etmişler bu bağlamda.
13:58Onu öyle bir yan böyle arada bir senaryo oyunu gibi hadi sen kötü şeyi söyle onu villain'a kötü karaktere
14:06çevirmişler.
14:07Evet oysa romandaki başrol aslında hizmetçi Nelly'de.
14:11Çünkü anlatıcı o.
14:13Geçmişi onun gözünden dinliyoruz.
14:16Ve entrikalarıyla da hem evdeki diğer karakterleri hem de okuyucuyu aldatıyor.
14:23Fakat iki karaktere odaklanan film hani aşıklar kapışacak mı sorusuyla ilerlediği için de melodrama dönüşüyor.
14:32Yani oysa roman çok daha sosyal ve politik konular üzerine.
14:41Peki film neden izlenir Cihan Hocam?
14:44Barbie ile başladık.
14:45Ken Heathcliff ve Barbie Catherine ile.
14:48Yani romanı okumadıysanız bir kere direkt hemen gidip izleyebilirsiniz.
14:52Böyle bir görsel şölen var esasında.
14:54Ama bu sefer de bu muydu diyorsun.
14:59Çünkü yani aşk hikayesi o kadar derin gelmiyor.
15:01Çünkü dediğim gibi orada da hani onu ulaşmaya çalışmış ama ulaşamamış.
15:06İşte zengin biriyle evlenmiş ama mutlu değil.
15:08Hani direkt Madame Bovary.
15:10Tasarımcıysanız mesela özellikle böyle modayla ilgileniyorsanız resimli.
15:14Ne o böyle bir renk patlamaları ve atmosfer için gidilebilir.
15:18Böyle bir gene bir neo arabesk gibi yani böyle masalsı erotik garip bir tarzı var.
15:25Hani o farklı bir deneyim için gidilebilir.
15:28Bir jana olur mu?
15:29Ama sonra mutlaka kitabı okuyun.
15:32Çünkü ilk okuyup giderseniz hayal kırıklığı oluyor.
15:36Peki sence neden izlenir?
15:38Yani bence bu film romanı okumadan da çekilebilirdi herhalde.
15:43Yani Uğutulu Tepeler romanın kendisi yerine internetten özetini okuyan bir kişi de bu filmi çekerdi diye düşünüyorum.
15:51Yani bence yönetmen bu romandaki bu sosyal politik meseleleri, aşkın ne kadar politik olduğunu,
15:58bu ırk, sınıf, din meselelerini tamamen es geçmiş ve romandaki fırtınayı dindirmiş.
16:06Ben de bu dönem roman dersinde okutuyorum Uğutulu Tepeler romanını.
16:11Ve öğrencilerime dedim ki sadece kurgunun önemini anlamak için bu filmi izleyin.
16:16Yani anlatım teknikleri nasıl işi değiştiriyor?
16:19Çünkü filmde, romanda Catherine ve Heathcliff'in aşkı üzerine.
16:24Ama film iz bırakmıyor.
16:25Çünkü çok lineer bir anlatım, çok sıradan bir anlatım var.
16:29Oysa roman çok katmanlı ve non-lineer.
16:34Peki, sizce roman ve film arasındaki fark ne?
16:39Yorumlarınızı bekliyoruz.
16:41Ekran aşkına da haftaya tekrar görüşmek üzere.
16:44Hoşçakalın.
Yorumlar