Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 6 saat önce
T24 yazarı Prof. Dr. Ayşe Naz Bulamur ile akademisyen Dr. Cihan Yurdaün’ün dizi ve film gibi yapımları tartıştığı Ekran Aşkına’nın bu bölümünde İlk ve Son dizisi mercek altında.
Döküm
00:00Müzik
00:05Ekran aşkına da konumuz Masumiyet Müzesi.
00:09Cihan Hocam ben bu çok etkilendiğim romanın dizi uyarlamasını önce şüpheyle yaklaştım.
00:14Hani açıkçası Orhan Pamuk ve Netflix isimlerini aynı karede düşünemedim.
00:19Fakat yönetmen Zeynep Günay eşyaları karakterleştirerek ve atmosfer üzerinden Türkiye tarihini anlatarak ön yargılarımı kırdı.
00:28Sen ne düşünüyorsun?
00:30Bence de çok başarılı bir uyarlama olmuş.
00:32Uyarlama dediğimizde tam her şey yerli yerinde.
00:35Bunda tabii Orhan Pamuk'un dizinin çekilmesine, senaryoya katkısı yani işin içinde olmasının büyük etkisi var.
00:42Çünkü sinema ne kadar hep veya dizi görsel olarak düşünülse de bence senaryo esas yani iyi bir hikayenin olması çok
00:49önemli.
00:50Kitabı ne kadar seviyor olsam da bir noktadan sonra beni uzunluğuyla yormuştu.
00:55Yani başka konulara dağılıyordu.
00:57Yani o kitap evreni dünyası güzeldi içine çekiyor ama bir noktadan sonra hani hareket etsin istemiştim.
01:03Ama tabii dizi bunu biraz kısaltmasıyla daha doğallaştırmış, daha akıl akıcı yapmış ve daha bence başarılı bir uyarlama olmuş.
01:13Bence hikayedeki asıl aşk Kemal, Nişanlısı, Sibel sevgilisi Füsun'dan oluşan aşk üçgeni kadar Türkiye'nin modernlik sevdası.
01:24Mesela bu eskiden güzellik kraliçelerinin mayalı resimleri modern Türkiye'nin yüzüydü.
01:31Ama dizide görüyoruz ki aslında Füsun gibi bu yarışmaya katılan genç kadınlara iyi gözle bakılmıyor.
01:38Bir de zenginlere göre de modernliğin yolu Paris'te alışveriş yapmaktan geçiyor.
01:44İşte Sibel taklit çanta istemese de aslında kendisi Avrupalı kadın imajı bir taklit.
01:51Yani bana göre hikayedeki asıl aşk batıya duyulan aşk.
01:56Kemal diyor ki eşyalar anaları sahiplerinden daha iyi saklar diyor ve Kemal'in kaderini değiştiren çanta gibi objeler kişisel ve
02:08toplumsal tarihi yazıyor.
02:10Modernite açısından baktığında da tamamen katılıyorum sana.
02:14Objelerin tarihiyle bu kültürel tarihi iç içe geçmiş durumda.
02:20Şöyle diyor her birinin hikayesini içimde kıpırdadığını hissediyorum diyor ve tıpkı eşyaların ruhlarını fark eden bir şaman gibi diyor.
02:27Ben burada farklı bir şey gördüm aslında şaman kelimesiyle de özellikle bağdaştırarak.
02:34Objeler ruhani bir işlev görüyor.
02:38Şimdi Kemal'i düşündüğümüzde Kemal seküler bir geçmişe sahip.
02:42Böyle bir dönemde ve moderniteyle seküler olmak eş değer gözüküyor.
02:47Ve burada mesela bir inanç sahibi olmak hani batılı değerlere karşıt olarak ele alınıyor o dönemde.
02:54O yüzden mesela inanç bakımında bence ruhani bir boşluk içerisinde ve bunu doldurmak için de bir nevi Füsun'u ilahlaştırıyor.
03:04Onu tapılacak bir kadın olarak görüyor.
03:07Yani aslında böyle bir ruhani bir bunalım içinde.
03:11Bu bunalımdan çıkışı da Füsun'la yaşadı.
03:14Çünkü o deneyi ona bir nevi bana şey gibi geldi böyle bir tanrısal böyle bir birleşme gibi.
03:19Böyle müthiş bir zevk aldı.
03:21Ve ondan sonra onu kaybettikten sonra bunun bir arayışına giriyor.
03:24Ama Kemal'in aile yapısını, kültürel, sosyal yapıyı düşündüğümüzde mesela gidip İslam'dır veya bir dindir.
03:31Başka bir şey seçebilecek öyle bir opsiyonu, öyle bir seçeneği yok gibi sınıfı yüzünden öyle düşünemiyor.
03:38Bu yüzden de özellikle bu 8 sene boyunca evine gitmesi bana bu mistik bir arayışı da bir nevi hatırlattı.
03:46Yani şaman objelerin ruhunu alması gibi o da çile çekmek.
03:50Hani çile vardır ya yani bir yere 8 sene her hafta gitmek orada hani zevk ayrı bir şey.
03:56Ama ulaşamadığın, tapılacak bir obje ve onu bir nevi kendine amaç ediniyor.
04:02Yani bu kadar uzun süre gitmesi bana şeyi de hatırlattı bu Leyla ile Mecnun zaten kitapta dair dizide de geçiyor
04:10sanırım referansı var.
04:12Mecnun orada Leyla duyduğu aşk onu bir noktadan sonra ilahi aşka yönlendirir ve gider.
04:19Ama burada Kemal böyle bir şeye geçemiyor.
04:21Çünkü onun tahallümünde de olmayan bir şey.
04:23Bence böyle bir aşk arayışında ilahiyle dünyevi aşkı karıştırıp ama oradan çıkamayıp içinde kalması gibi bana farklı bir yön açtın
04:33yani bu dizi sayesinde oldu.
04:34Evet bana göre de Kemal 1970'lerin aşk temsillerine aşık.
04:40Biz Yeşilçam filmlerinden ya da televizyondaki reklamlardan etkilenmiş metinler arası bir aşk izliyoruz.
04:47Mesela bir gazoz reklamı izliyor Kemal ve bu reklamda böyle Türkçe'yi aksanlı konuşan böyle Avrupalı bir kadın siz her
04:57şeye layıksınız diyor.
04:58Ve bu reklamdan sonra da kendisine hem nişanlısını hem sevgilisini layık görüyor.
05:05Başka bir sahnede de Füsun'u çaresizce ararken artık Füsun'u terk etmiş çünkü Kemal nişanlanmış.
05:12Ve gidiyor dükkana ve artık o dükkanda çalışmıyor ofisin ve o sırada fonda bir müzik dinliyoruz ve sözleri diyor ki
05:20bir adam kendi tiyatrosunda diyor.
05:23Ve gerçekten de bence Kemal tek kişilik bir tiyatro oynuyor işte sevdiği kadının eşyalarını gizli gizli alıp merhamet apartmanında toplayarak.
05:34Ama hikayeyi karakterlerin psikolojisine indirdiğimizde yani burada aşkın hem Türkiye hem de Yeşilçam tarihinden beslendiğine göz ardı etmiş oluyoruz.
05:45Doğru her şeye layıksın bana aslında sana her şey müstahak gibi biraz ona değişti bende izledikçe.
05:54Bence zaten dediğim gibi bütün aşklar ve aşkı yaşama deneyimleme biçimlerimiz öğrenilmiş.
06:01Yani bu Yeşilçam da var ama bir yerlerde görüyoruz burada böyle davlanır burada şunu yapmam gerek gibi.
06:07Onu kendimizce bir noktaya kadar yorumluyoruz ve burada bir üst kurmaca dediğim gibi metafikşin var zaten hem yazarı da görüyoruz
06:15kendiyle.
06:15Bu çok belirgin.
06:18Kitapta olmasın dışında dizide o gerekli mi onu düşündüm aslında.
06:23Son bölüm o yüzden bana çok gereksiz geldi fazla geldi o kadar anlatılmayan biraz bize bıraksa daha iyi olur gibi
06:32düşündüm.
06:33Kötü değil kesinlikle hani ama yani tamam kurmaca bir tane daha yazar biraz fazla geldi.
06:40Yani ben de orada aslında Orhan Pamuk'u yazar olarak değil de yazar rolünü oynayan bir karakter olarak gördüm.
06:50Ve bu çerçeve anlatı sayesinde de hani yazar slash karakter Orhan Pamuk ve Kemal romanı tartıştıkları müzede birer sanat eserine
06:59dönüşüyorlar aslında.
07:00Yani müzede sergilenen o biblolar, izmaritler gibi yazar da karakteri de birer objeye dönüşmüş.
07:08Bana göre o yüzden çerçeve anlatı önemliydi.
07:12Ve üstüne basa basa her bölümde dizi diyor ki yani bu hikayedeki aşklar aslında masumiyetten uzak ve hepsi kurgusal.
07:21Hatta Kemal bir sahnede Füsun'un evinden çıkıyor ve yan duvardaki Yeşilçam film afişlerine bakıyor.
07:29Yani bizim hikayede okuduğumuz dizide izlediğimiz o zengin erkek fakir kadın klişesi tamamen o afişlerden ve filmlerden esinlenmiş bir aşk
07:40hikayesi.
07:40Sen kadını öldüren bir eser demişsin.
07:44Evet o da hani Kemal'in bakış açısından dedin ya Kemal yazar, buradaki dış ses, anlatıcı hepsi bir yani tek
07:52bir kişi olduğunu gördü.
07:53Hani bu kötü bir şey manasında demiyorum ama yani kadın bakış açısıdır.
07:58Böyle bir şey hani yok illa her yerde hani kadın temsilini soruyoruz biz bu analizlerde.
08:03Böyle bir temsil yok çünkü bunu kabulleniyoruz en baştan itibaren.
08:07Tabi şey bu kadar nesneleştirmesi her şeyi yani nesnelerden böyle bir kadın çıkarmaya çalışması onu tapılacak bir şey dönüştürmesi.
08:15Yani erkeklerde aslında hani bildiğimiz veyahut da zaten hep eleştirilen bir şeydir.
08:19Yani sen bir ona gidiyorsun bir ona gidiyorsun ben senin için bir şey mani ifade objeleştirme.
08:24Ama bu objeleştirme sırf erkeklere mahsus bir şey değil.
08:28Erkekler daha çok yapıyor bunu ama bu biraz hani güçle alakalı bence.
08:33Markete gittiğinde kasiyer de bir obje değil.
08:35Yani bu hayatın içinde bizim hep yaptığımız birinden bir şey bekliyoruz onu insani değerli görmüyoruz.
08:40O bakımdan bir objeleştirme var ama tabi bunun ne denir miktarı burada çok farklı bir noktada fazla geliyor.
08:51Bence Kemal için zaten her şey obje.
08:55Yani sözcükler de obje.
08:56O yüzden hatta bir noktada Füsun diyor dizinin sonuna çok kolay yalan söyleyebiliyorsun diye.
09:02Onu yapabilme sebebi yani eşyaların yerini değiştiriyor.
09:05O bir bakımda başkasını alıyor.
09:07Öyle olduğunda kelimelerin de yani manalarından kopup senin dediğine katılıyorum.
09:11Yani bu tamamen böyle bir kurgusal bir şeye dönüyor.
09:14O yüzden çok rahat yalan söyleyebiliyor.
09:16Ve Kemal'in statüsü senin de bahsettiğin gibi yani böyle Zeus gibi yukarıdan direkt gelebiliyor.
09:21Yani sen niye geldin diye oraya fakir bir adam gitse mesela evine Füsun'un döverek kovarlar.
09:28Yani her akşam buraya geliyorsun ama burada bir saygı sınıf yüzünden bir saygı şey oluyor.
09:33Tabi Selahattin Paşa'nın oyunculuğuna ben kıskanmakta vampir gibi oradaki odaklanması bakışları çok etkileyici ve şeye böyle seni obje.
09:44Başarılı gerçekten böyle bir obje yani iyi manada söylüyorum bu sapık rolünü çok güzel oynayabiliyor vampir yani o bir takılıptır.
09:52Çok yakışmış.
09:53O yüzden de gene kadını öldürmek gibi bu bir seri katil öyküsü de bir nevi.
09:59Neden?
10:00Çünkü zaten biliriz hep böyle öldürdüğünden eşya alır hatırlamak için.
10:04Bunda da benzer bir hissiyat var.
10:07Evet ama bence Kemal'in kendisi de bir obje.
10:11Çünkü mesela Füsun'un film yıldızı olma hayallerini gerçekleştirebilecek bir zengin.
10:19Yani Füsun neden yıllar sonra onunla iletişime geçiyor?
10:23Film projesine para yatırsın diye.
10:26Hatta bence Sibel'in gözünde de bir obje.
10:29Çünkü Sibel'in Kemal'i seçmesinin sebebi gene sosyal statü.
10:34Bir de kendisi de bir hayal aleminde de.
10:37Yani mesela Füsun'la ilk kez seviştikten sonra işte kendini bana vermişti güzelim diyor.
10:42Ama aslında öyle bir şey yok.
10:43Yani o sırada kadın ağaç çiçek tarlalarını hayal ediyormuş.
10:47Hatta soruyor bana sarılırken hangi filmi görüyorsun diye.
10:51Ve sonra da bu rüyalarındaki filmini kendisi çekiyor Füsun aslında.
10:56Peki Merhamet Apartmanı ve Fatih Oteli mekanlarında nasıl buldun?
11:00Ondan önce objeleştirmeyi çok güzel anlattın.
11:04Yani bu hepimizin birbirine yaptığı bir şey aslında.
11:07Yani hayat biraz da böyle bir şeye dönüşü.
11:10Özellikle bizim yaşadığımız modern hayatta.
11:12Modern hayat yeri sordun.
11:14Bence gerçek mekanlarda çekildiğinde çok güzel etkileyici olmuş.
11:19Ama Nişantaşı seti çok gerçekten yapay duruyor.
11:23O da fakirliğin, parasızlığın, günlük kör olsa o set.
11:27Doğru.
11:28Ama o sahnenin aslında yapaylığı da yine belki de bu kurgusallığa ben uyuşuyor gibi geldi.
11:35Yani hiçbir şey masum, gerçek değil.
11:37Tamamen toplum tarafından yaratılan böyle değerlerle yaşıyoruz gibi.
11:41Yani ben bunu biraz işte şeyle dışarakiyle bir kontrast oluşturuyor gibi.
11:46Çünkü dışaraki mekanlar güzel.
11:48Özellikle renk kullanımını çok sevdim.
11:50Renkleri çünkü duygularla bağdaştırabilmişler.
11:54Ve karakterlerin, durumun, duygu halini çok güzel yansıtıyor.
11:59Mesela Merhamet Apartmanı'ndaki buluşmalarda mavi tonu var, sarı ve renkli daha güzel renkler var.
12:05Tartışma olduğunda daha işte gök gürültüsü oluyor, daha karanlık oluyor.
12:09Bunu hani çok güzel birleştirmişler.
12:11Zaten bir diziden beklediğimiz görsellikte böyle bir şey.
12:15Kemal'i aşk acısı çekmeye başlığında veyahut Yalı'da yaşadığında bu negatif durumlarda da hep puslu veya yalın da yıkık dökük
12:22olması.
12:23Bunlar çok etkileyici.
12:25Bana gene Serahattin Paşalı şeyi hatırlattı.
12:28Bu orta bölümlerde hani karanlık tarafa geçiş zaten benziyor bu.
12:32Yıldız Savaşı, Star Wars'da Anakin Skywalker, Darth Vader'a dönüşür.
12:36Hayden Christiansen oynuyor. Oyuncu olarak da böyle onu görebiliyoruz ne kadar karanlığa dönüp sonra tekrar.
12:43Yani aydınlanıyor işte ilişkinize dönünce.
12:45Bence bu çok etkileyici olmuş.
12:47Bence bu dönüşüm de Kemal'in sınıflar arası uçurumu fark etmesiyle de bağlantılı.
12:55İşte Fatih Otele çünkü Avrupa'yı İstanbul'un diğer yüzü.
12:59Hani bu Doğu Batı arasında sıkışmış Türkiye'nin sancılarını da anlatıyor roman.
13:05Ve Fatih üzerinden de Füsun'un dünyasına çok daha giriyoruz aslında dizide.
13:12Peki dizinin en çok hangi sahnesinden etkilendin?
13:15Yani birçok favori sahnem var.
13:18Ama en çok piknik sahnesi yani en çok deminim piknik sahnesi çok hoşuma gitti.
13:22Orada insanların hani Kemal'in yalnızlığı, insanlar içindeki yalnızlığı veyahut da başka dünyalar kafasında yaşıyor olması çok güzel.
13:30Bir de salıncak sahnesi var. Sanırım Sibel'i salıncakta sallıyor. Çok hızlı sallıyordu.
13:36Mesela o benim için daha çok etkileyici oldu.
13:38Çünkü sanki şey gibi de geldi.
13:40Hani bir nevi sallayıp ondan kurtulmak da istiyor.
13:42Ama kurtulamıyor da.
13:45Çünkü Sibel sayesinde o da ona tutunuyor.
13:48Onun sayesinde cesur olabiliyor.
13:50Yani Sibel olmasa bu belki Füsun'la da böyle bir ilişkide yaşayamayacak da.
13:55Çünkü onu onu ne denir şey gibi annesinin elini tutuyor.
13:58Annet oynamaya gidebilir miyim? Anne olmadan o oynamaya gidemeyecek gibi geliyor gerçek annesi dışında da.
14:05Şu aralar Hamlet'i izledim.
14:07Tabii herkes gibi.
14:09Ve Hamlet oyunu düşündürdü bana birazcık.
14:12Tabii onu izlemek.
14:13Bu diziyle de gene izlerken tabii Hamlet hakkında olduğu için.
14:16Hamlet'in kararsızlığı aklıma geldi.
14:19Oradaki en önemli temalardan biridir.
14:21Burada 8 sene gidip de hani Füsun'u beklemek.
14:24Mesela orada bir harekete geçemez Hamlet'te.
14:27Yani git öcünü al.
14:28Yok konuşacak.
14:29Bu da git sarıl öp.
14:31Öncesinde öpebiliyordu.
14:32Yok yapamıyor onu.
14:33Yani o iyi bir detay olmuş.
14:35Ama çünkü çile çekmek.
14:36Orada bence kendini bir cezalandırma duygusu da var.
14:40Ve tapılacak bir kadın bulmuş, olmuş onun için.
14:44Ve ona bir müze kuruyor.
14:47Ama müze aslında bence tapınak.
14:49Bir tapınak kuruyor.
14:50Ve bir bakıma gene senin söylediklerine de bağlanıyor.
14:56Yani roman da, romanlar da bir nevi müzeler.
14:59Kelimeler, sözcüklerden oluşturduğumuz, biriktirdiğimiz, seçtiğimiz.
15:03Neden?
15:03Çünkü sözcükleri de biz yaratmıyoruz ki.
15:05Olan eşyaları, hatta olmuş eşyaları alıp sözcükleri kullanıyoruz.
15:10Ve yani insan kendi hayatına da böyle bakabilir.
15:14Yani buna bir müze oluşturmak bizim aslında hayatımız gibi.
15:17O yüzden bu kurmaca olarak da çok güzel iç içe geçmiş.
15:21Ve bu hani kitapta çok yönlendirdi, kuvvetli bir yazar olduğu için.
15:25O dünya çok yönlendirdiğinden.
15:27Hani bu düşüncelere çok gidememiştim mesela açıkçası.
15:30O bilgiler vardı.
15:31Burada dizide daha çok düşünebilirim.
15:33Çünkü bize alan bırakıyor.
15:35Hani ben daha şiir insanı olduğum için de o alanın bırakılması, serbestliği seviyorum.
15:40O görüntüten ben bir şey çıkarayım gibi.
15:42O yüzden hoş olmuş gerçekten.
15:46Ben de jenerikteki kendi çevresinde dönen plak gibi bana göre toplum da yerinde sayıyor.
15:52Zaten aynı kaderi paylaşan baba oğul, tarihin de tekerrürden ibaret olduğunu gösteriyor.
15:58Yani sen de dedin ya işte her gün Mehmet Apartmanı'na gidiyor.
16:02Çünkü bir yerde evet zengin, patron ve böyle bir lüksü var aslında.
16:06Hani hikaye, Kemal gibi böyle aylak aylak gezen zenginlerle de dalga geçtiğini düşünüyorum.
16:13Bir de insanların bir aksiyon filmi izlermişçesine boğazda yanan tankere bakmaları da çok hazindi.
16:20Yani sanki bir yani aşk gibi orada yangında bir sinema şölenine dönüşmüş maalesef.
16:27Benim yani dizideki tek içime sinmeyen nokta dizinin en trajik noktasında bizim İtalyan tenör Karusso'yu dinlememizdi.
16:38Ve sonra Kemal'in öbür haberini aldığımızda da bu sefer Verdi dinliyoruz.
16:44Yani ben bu kadar hani Türkiye tarihinden beslenen aşka İtalyanca müzik yakıştıramadım burada.
16:51Yani dizi bence kendi jeneriğini kullansaydı daha etkileyici olurdu diye düşünüyorum.
16:57Ben aynı fikirdeyim Türkçe çok güzel parçalar bulunmuştu başka bu film sahneleri için.
17:02Yani arada geçen diğer bölümlerdeki filmle alakalı sahnelerde.
17:06Gene öyle bir şeyler mutlaka bulunabilirdi yani katılıyorum.
17:09Daha iyi olurdu yani kötü olmuş ne kötü şarkı seçmişsin demiyorum ama daha başarılı olurdu.
17:19Peki Naz Hocam neden izlenir?
17:21Yani bana göre yönetmen romanın her katmanına dikkat ederek bize adaptasyon dersi vermiş.
17:29Yani mekanların atmosferi başarıyla kurulmuş.
17:33Bu müze evlerdeki biblolara tek tek odaklananlı kamera sayesinde de hikayedeki asıl karakterin Kemal ya da Füsun yerine bu kişisel
17:43ve toplumsal belleğimizi ayna tutan eşyalar olduğunu hissediyoruz.
17:48Yani bence öncelikle tabii ki roman mutlaka okunmalı ondan sonra Masumiyet Müzesi'ne mutlaka gidilmeli.
17:57Yani ben bir edebiyatçı olarak bu roman müze ve cizinin birbiriyle diyalog halinde olduğu çok katmanlı bir proje önceden görmedim.
18:09Son zaman Arı Netflix'i ben burada çok eleştirdik.
18:13Türk yapımlarına eleştirdik.
18:15Türkiye yapımlarını.
18:16Bu bence en iyi Türkiye yapımlarından bir tanesi olmuş kesinlikle.
18:21Yani en iyisi bile belki diyebiliriz şu ana kadar izlediklerim arasında.
18:25Kitaptaki ana ve can alıcı noktaları esas öğeleri çok güzel ekrana geçirmeyi başarmışlar.
18:30Yani sıkmadan anlatırken yani karakter ve yazarın derinliğini bize gösterebilmiş bir noktaya kadar.
18:39Yani tabii ki tam karakteri geliştirip hani hobileri de entelektüel şey dediğim gibi aylak aylak gezen bir adama dönüşüyor birazcık.
18:47Aslında kitabı okuduğunda daha bir derin olduğunu görüyorsun.
18:50Ama gene de bir anlam bir mana var.
18:53Çünkü orijinal bir aşk hikayesi bakış açına göre veya hastalıklı bir takıntı öyküsü.
18:59Yani böyle farklı bir şey hep sıradan aşk öyküleri ve ilişkilerinin yanına bir şey ekleyebilmiş.
19:06Bana biraz Yudis'in de hatırlattığı böyle sapkı peşinden giden.
19:11Ve özellikle şeyi de çok sevdim.
19:14Yani bunun ne olduğunu kararın bize bırakılması.
19:17Yani bu bir takıntı hikayesi hastalıklı bir şey mi aşk mı?
19:20Bence başarılı olmuş.
19:23Evet yoksa bir modernlik sevdası mı?
19:27Tabii çok sorular sorulabilir yani neyle ilgili.
19:29Bu da kitabın ve eserin zenginliğini gösteriyor bize.
19:33Kesinlikle.
19:35Sizce masum aşk var mı?
19:37Yorumlarınızı bekliyoruz.
19:39Haftaya ekran aşkına da tekrar görüşmek üzere.
19:42Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen