00:00T24 ekranından herkese merhaba. Ben Ayşenaz Bulamur.
00:12Ben Azal Sipahi. Ekran aşkını da bizlere ekrana bağlayan dizi, film, belgesel gibi yapımları tartışıyoruz.
00:19Peki Naz Hocam bugün hangi yapımı tartışıyoruz?
00:22Yönetmen Selman Nacar'ın Uşak'ta geçen filmi Tereddüt Çizgisi'ni tartışalım.
00:27Filmde fabrikada çalışan Musa, patronunu öldürmekten suçlanır.
00:31Tülenözen'in oynadığı avukat Canan da müvekkilinin masumiyetini ispatlamaya çalışır.
00:36Cinayet davasındaki belirsizlik hem karakterleri hem de yaşadıkları şehri yavaş yavaş kemirir.
00:42Evet, filmin adıyla da ben de başlayalım isteyeceğim.
00:45Tereddüt Çizgisi, çizgileri aslında bir adli tıp terimi imiş, bunu okudum.
00:50Kesici bir cisimle intihar etmeye teşebbüs eden ya da intihar eden kişi de bu deneme, vazgeçme, tereddüt etme noktalarındaki atılan kesiklere tereddüt çizgisi, çizgileri deniyormuş.
01:03Bir şeyin intihar mı, cinayet mi olduğunu anlamada bir ölümün yardımcı olduğu söyleniyor bu tereddüt çizgilerinin.
01:13Ve tereddüt çizgisi filminde tam da sizin de söylediğiniz gibi öyle arada, öyle arafta, öyle sıkışık, öyle tereddütte bir film.
01:20Zamanlı Şizofrengi dergisinin sloganını uyarlamak gerekirse bütünüyle tereddütteyiz bu filmde.
01:27Bu tereddüt hali filmde nasıl işleniyor sizden birazcık detaylandırmanızı isteyebilir miyim?
01:32Bu suçluyla masumu ayıramadığımız mahkemede herkes tereddütte.
01:37Cinayet şüphelisi Musa'nın kolundaki çizgiler, ölümle hayat arasındaki tereddüt çizgileri bir daha cezaevine dönerse mutlaka ihtar edeceğini söylüyor.
01:47Ama aslında hep arafta.
01:49Avukat Canan da bir tereddütte, o da hukuk ve vicdan arasında kalmış.
01:54Ya Musa'nın masumiyetini delillerle ispatlayacak ya da başka yollara başvuracak.
01:59Bir yandan görgü tanığı var, ne gördüğü belli değil ve mahkemeye gelip gelemeyeceği belli değil.
02:05Ve zenginlerin hakim olduğu bir dünyada da bir fabrika işçisi kendini savunabilecek mi?
02:10Onun tereddütündeyiz.
02:12Biz seyirci olarak hep böyle bir engebeli bir çizgide yürüyoruz sanki ve hep bir karın ağrısı çekiyoruz filmi izlerken.
02:19Filmde bir de hastalıklar zinciri var.
02:21Ağır ceza mahkemesinin hakiminin yeğeni hasta, avukat Canan'ın annesi hasta hastanede, Canan hasta.
02:29Yani bu tereddüt çizgisindeki hastalık metaforu nasıl bir metafor?
02:34Bence filmdeki fiziksel hastalık toplumsal hastalığın bir metaforu.
02:38Evet, Canan ülser annesi bitkisel hayatta, organ nakli bekleyenlerin listesi kabarık.
02:44Ama bu sadece karakterlerin değil aslında hepimizin bir nevi hastalığı.
02:49Çünkü adaletsizlik her yere işlemiş ve bu hastalığın da şifası yok gibi gözüküyor.
02:55Evet ve Canan filmin başında müvekkilinin suç işlemediğinden emin olsa da
02:59karar görüşmesi günü açığa çıkan bir şeylerle bu tereddüt, masumiyete olan tereddüt Canan'a da geçmeye başlıyor.
03:07Vicdanen ve psikolojik olarak iyice sıkışıyor.
03:10Özel hayatıyla mesleği arasında sıkışıyor ve vicdanıyla bir karar vermesi gerekiyor.
03:16Vicdanının bu kararı vermesi gerekiyor.
03:18Bu Canan'ın sıkışmışlığını nasıl izliyoruz filmde?
03:24Sıkışa sıkışa sordum ben de size.
03:27Bence bu karakterin sıkışmışlığını en güzel gösteren sahne duruşma sırasında burnunun kanaması.
03:34Çünkü bir yandan aslında hepimiz görgü tanıdığının gelmesini bekliyoruz.
03:39Ve bu sırada avukat Canan diyor ki aslında Musa'nın aleyhine çok fazla delil yok.
03:45Ayrıca öldürülen patronun oğlunu da yurtdışından çağırmak lazım.
03:50Onu da sorguya almak lazım diye halkı haykırıyor.
03:53Ama onu dinleyen olmadığında artık çaresizliğe bedene tepki veriyor ve burnu kanamaya başlıyor.
04:00Ve çok enteresan mahkeme salonundakileri aslında rahatsız eden belki de masum bir insanın hapse gireceği değil de
04:08bu avukatın beyaz teninden süzülen kan ve burnundan çenesine doğru akan kan
04:14sanki suçlu suçsuz haklı haksız arasındaki keskin çizgileri de bulandırıyor bir nevi.
04:23Bir diğer metafor da adliyenin ansızın çöken tavanından mahkeme salonuna akan su.
04:29Ve bu su boşaldığında biz aslında ümitleniyoruz.
04:32Gene belki vakit kazanırız bu sırada görgü tanığı gelir diye.
04:36Ama o akan suyla birlikte öyle bir karambol oluyor ki aslında gene aydınlığa olan inancımız yavaş yavaş azalıyor.
04:44Evet radyosu bir kere de bunu vurguluyor.
04:46İşte adliyenin tavanı çökmüşken minareyle uğraşmak tuhaf değil mi?
04:51Diyor.
04:52Yani böyle bir nasıl diyeyim yozlaşmış bir belediye başkanı da var görmediğimiz hiç film boyunca.
04:59Ve Canan Musa'yı savunmak için büyük bir mücadele veriyor.
05:02Yani uşağı işlemeyen bu sisteme uyum sağlamaya çalışıyor aslında.
05:07Askere işini nasıl yaptıracağını biliyor.
05:10Müvekkilini hakim karşısına eğer tıraş olmadan çıkartırsa nasıl ön yargıları perçinleyeceğini biliyor.
05:17Tanığın ifadeye gelmesi için canını dişine takıyor.
05:20Bir sürü şeyle yüzleşmek durumunda kalıyor yine o yozlaşmışlıklarla, çürümüşlüklerle.
05:25Ve ben işte Canan'ın aşırı hırslı bir karakter olduğuna dair bazı yorumlar okudum bu noktada.
05:30Canan'ın yaptıklarını erkek egemen bir toplumda, Türkiye'nin muhafazakar şehri olan Uşak'ta ya da hani her şehrinde başka bir yerde de olabilir bu.
05:39Eğer bir erkek avukat yapsaydı ona hırslı mı derdik, işini biliyor mu derdik?
05:45İşini biliyor derdik tabii ki ve bir sahnede avukat Canan diyor ki Musa'yı kurtarabilecek tek kişi benim diyor.
05:52Şimdi eğer bu cümleyi bir erkek avukat söyleseydi ona güvenirdik ve evet işini biliyor derdik mutlaka.
06:00Ama bir kadın söylediği için evet çok da hırslı zaten mesleki prestiji için delil peşinde koşuyor diyorlar.
06:09Halbuki bir kadın da evet mesleki prestiji için çalışabilir yani bu bir suç değil kesinlikle.
06:17Evet ve yani hatta Musa'yı kurtaracak tek kişi benim dediğinde erkek avukata güvenirken Canan söylediğinde bir tereddüte daha düşüyoruz sanki bir şey olmuş oluyor.
06:28Evet bir de bir şey daha eklemek istiyorum aslında ve bu Canan'ı görmeyenlere inat.
06:34Aslında kamera hep Canan'ın yüzüne odaklanmasını da sevdim.
06:39Ben de başka bir yerlerde şunu okudum.
06:41Canan hep yüksek sesle konuşuyor, tiz bir sesle bağıra bağıra konuşuyor diye eleştirenler de olmuş.
06:47Halbuki yüksek ses burada aslında bir çaresizliğin de göstergesidir.
06:52Onu kimse duymadığı, görmediği için o da mecburen biraz sesini yükseltmeye çalışıyor.
06:57Ve yönetmen Selman Nacir'in ilk filmi İki Şafak arasında da olduğu gibi tereddüt çizgisi de demin söylemiştik Uşak'ta geçiyor.
07:04Filmde özel alan yok. Mahkemedeyiz, postanedeyiz, hastanedeyiz, sokaklardayız.
07:10Yani özel alan diyebileceğimiz Seker Canan'ın arabası ama o da asıl arabası.
07:15Tamirde olduğu için ona idareten verilmiş bir araba yani onun arabası da değil.
07:19Bu tereddüt çizgisindeki kamusal alanda olma halinin filme kattıkları nedir dersiniz?
07:25Bence biz bu şekilde erkek hegemen toplumu çok daha iyi görüyoruz.
07:29Çünkü kamusal alanlarda, postanede ya da kahvehanede mesela tek kadın burada Canan.
07:36Ve o yüzden de diğer erkek meslektaşlarına göre çok daha fazla çalışması ve kendini ispat etmesi gerekiyor.
07:42Bir de yurt dışından gelmiş bir karakter, yurt dışında okumuş.
07:46Ve bu kamusal alanlarda nasıl kendini bulmaya çalışıyor, sisteme nasıl başkaldırıyor ya da sisteme nasıl ayak uyduruyor onu görebiliyoruz.
07:55Bir de evsiz bir karakter.
07:57Bence zaten hayatı hep bir adliyede ve hastane arasında geçiyor.
08:02Evsiz, yurtsuz, özel hayatı yok.
08:05Ve burada da bence sistemin bireylerin üstünde olduğunu görüyoruz.
08:10Yani aslında kamusal alanlar bizim hayatımızı şekillendiriyor.
08:14Evet tam da sizin dediğiniz gibi filmin yönetmeni Selman Nacar da sistemini işlemeyen hukuku içerisinde ne yaparsa yapsın,
08:21birey tek başına bir çözüm üretemiyor diyor.
08:24Ayrıca TV'de Şenay Aydemir'e verdiği söyleşide.
08:27Peki film toplumsal iyileşmeye dair bir şey söylüyor mu dersiniz?
08:31Filmin sonuna doğru tereddüt metremiz ne diyor?
08:35Bence iyileşme ümidi yok ve o yüzden de bence film gerçekçi.
08:40İlk sahnede bir arabadayız ve bu arabayı kim kullanıyor, biz nereye gidiyoruz bilmiyoruz.
08:45Ve filmin sonunda da gene arabadayız fakat bu sefer geri vitesle uşaktan ayrılıyoruz.
08:51Ve bence buradaki geri vites zaman ilerlese de bir toplumsal gelişme ya da iyileşme olamayacağını vurguluyor.
09:00Yani biz suç çemberinden hiç çıkamıyoruz.
09:03Tereddütten hiç çıkamıyoruz.
09:05Musa suçlu mu, suçsuz mu bilmiyoruz.
09:08Patronu iyi bir baba mı yoksa ailesine ihanet eden biri mi onu da bilmiyoruz.
09:14O kararsızlık, tereddüt her daim baki.
09:18Sanki spoiler vermeden biz de bütünüyle tereddütlü bir şekilde anlatabildik gibi geldi bana şimdiye kadar şöyle filmi.
09:24Bir de vivadi ve gazapizm ikiliğini izliyoruz filmde.
09:27Klasik müzik ve rap müzik kullanımına dair ne demek istersiniz?
09:32Ben filmi izlerkenki tek tereddütüm vivadi ile gazapizmin buluşmasıydı açıkçası.
09:38Çünkü mesela bir sahnede kafandaki silah şarkısı çalıyor.
09:43Tam da bu sırada Musa ve Canan mahkemeyle ilgili konuşuyorlar.
09:47Ve bu şarkının sözleri kesilmeyecek nefes, kesilmeyecek bilek sözleri aslında Musa'nın da Canan'ın da davayı kazanma ümidiyle çok paralel.
09:58Fakat ben 18. yüzyıl klasik müziğini Uşak'ta geçen filmle çok da fazla bağdaştıramadım.
10:05Ama belki de bu karakterin yaşadığı coğrafyanın doğu ve batı arasındaki sıkışmışlığını da gösteriyor olabilir.
10:13Evet o sıkışmışlığın bir parçası olabilir ve tereddüt çizgisi aynı zamanda Türkiye'de örneği çok azalan mahkeme filmlerinden bir tanesi.
10:21Filmin yönetmeni Selman Neccar'ın hukuk fakültesi geçmişi de bu tür zorluklarının altından iyi kalkmasına neden oluyor bence filmin.
10:29Ve zaten hani olabildiğince gerçekçi olmaya izleyiciyi mahkeme salonundaymış gibi hissettirmeye çalıştıklarını söylüyorlar.
10:36Neden Türkiye'de çok fazla mahkeme filmi yapılmıyor? Niye zor bunu yapmak dersiniz?
10:41Belki de zorluğu tabii ki hukuk terimlerine iyi hakim olması lazım senaristin.
10:46İkincisi de mahkeme filmleri daha çok diyaloğa dayanıyor.
10:50Yani çok fazla aksiyon yok ve bu yüzden de çok fazla insan izlemeyebilir.
10:55Evet bir de bu Anglo-Sakson hukukundaki gibi bir jüriler bir şov ortamı da çok sunmuyor bizim hukuk sistemimiz.
11:08Peki hocam tereddüt çizgisi neden izlenir dersiniz?
11:11Ya ben filmi çok sevdim. Bir kere filmin bize uşağa götürmesini sevdim.
11:16Ve filmde çok iyi bir senaryo bütünlüğü var.
11:20Çok farklı konuları birbirine karıştırmamış yönetmen.
11:24Ve izlediğimiz her sahne, her metafor tereddüt temasına tekrar bağlanıyor.
11:29Yani gereksiz tek bir diyalog yok. O yüzden bence bu filmi herkes izlemeli.
11:35Evet ben de hem bu mahkeme filmi örneği olması açısından çok beğendim.
11:39Hem Selman Nacar'a da çok sorulmuş üçleme mi olacak diye.
11:43Üçlemenin ikinci filmi olabilir bu film.
11:46O yüzden de önemli buluyorum izlenmesi için.
11:49Ve gerçekten herkesin oyunculukları mahkemede arkada hani oturan kişilerden tülin özene kadar herkesin oyunculuklarını çok çok iyi buldum.
11:59Peki sizce neden izlenmese de olur?
12:01Bence izlenmeli. Ben herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum.
12:06Ayrıca İstanbul Film Festivali'nde en iyi yönetmen ve en iyi kadın oyuncu ödüllerini almış.
12:11Hani böyle bir film çekilmiş Türkiye'de. Mutlaka izlemeliyiz bence.
12:15Benden de izlememek için bir neden yok sözüyle. O zaman bu bölümü kapatalım.
12:21Peki bir sonraki Ekran Aşkı'na da görüşmek üzere.
12:24Görüşürüz.
Yorumlar