- 17 saat önce
ZORLUKLARLA TEK YÜREK MÜCADELE EDENLERİN HİKAYESİ “AİLEM İÇİN”
Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden bambaşka hayatlara konuk olan Ailem İçin, toplumların en temel yapı taşı olan ailenin önemini izleyenleriyle paylaşıyor. Aile olmanın değerini bilen ve ailesi için türlü fedakarlığı yapmış olanların öyküsünü kendilerinden dinleyen Ailem İçin, içleri ısıtan bir belgeselle Ülke TV ekranlarında izleyenleriyle buluşuyor.
Ailem İçin, aile değerlerinin giderek değiştiği ve toplumların bireysel yaşamı benimseye başladığı günümüzde, ailesini ve değerlerini ayakta tutabilmek adına zorluklarla mücadele edebilmiş insanların hayat hikayeleriyle evlere konuk oluyor. Sevginin gücü ile el ele vermiş, tek yürek olmayı başarmış insanların zorluklara nasıl göğüs gerdiğini anlatan belgesel Ailem İçin; umudun, sevginin, fedakarlığın ve hoşgörünün zaferini ekranlara taşıyor.
Sevgi ve inançla zorluklara göğüs gerenlerin fedakârlıklarla dolu hayat hikâyeleri Ailem İçin, her pazar 21.00’de Ülke TV’de…
Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden bambaşka hayatlara konuk olan Ailem İçin, toplumların en temel yapı taşı olan ailenin önemini izleyenleriyle paylaşıyor. Aile olmanın değerini bilen ve ailesi için türlü fedakarlığı yapmış olanların öyküsünü kendilerinden dinleyen Ailem İçin, içleri ısıtan bir belgeselle Ülke TV ekranlarında izleyenleriyle buluşuyor.
Ailem İçin, aile değerlerinin giderek değiştiği ve toplumların bireysel yaşamı benimseye başladığı günümüzde, ailesini ve değerlerini ayakta tutabilmek adına zorluklarla mücadele edebilmiş insanların hayat hikayeleriyle evlere konuk oluyor. Sevginin gücü ile el ele vermiş, tek yürek olmayı başarmış insanların zorluklara nasıl göğüs gerdiğini anlatan belgesel Ailem İçin; umudun, sevginin, fedakarlığın ve hoşgörünün zaferini ekranlara taşıyor.
Sevgi ve inançla zorluklara göğüs gerenlerin fedakârlıklarla dolu hayat hikâyeleri Ailem İçin, her pazar 21.00’de Ülke TV’de…
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00MÜZİK
00:01Kötülüğün seyirci üstünlüğü vardır derler.
00:21Oysa iyilik ve güzellik bir yeraltı nehri gibi dipten ve derinden sessizce akar.
00:28Modern dünya ya da ahir zaman, kötülükleri, çirkinlikleri, çarpıklıkları konuşmaya, izlemeye değer buluyor.
00:38Biz de diyoruz ki, hayır, kötülüğün seyirci üstünlüğü iyiliğin gücüne galebe çalamaz.
00:46Sevgiyi, merhameti, dayanışmayı cazip, anlatılmaya değer bulmayan bütün anlayışları reddediyoruz.
00:53Diyoruz ki, bu cihanda bizim de bir hünerimiz varsa, millet olarak ilk sıraya aile olabilmeyi yazalım.
01:04MÜZİK
01:05İyi günlerin, güzel zamanların ve bolluğun hikayeleri hep aynıdır.
01:24Zor günlerin, kötü zamanların ve yokluğun ise ayrı ayrı hikayeleri vardır.
01:29Aşılan her engel, gösterilen her çaba, omuz omuza verilen her emek, adına aile dediğimiz o dünya evini inşa eder.
01:40MÜZİK
01:50Yaprak gazeti yârim, dünya güzel yârim, el duydu, alem duydu, boşver gezenim yârim.
02:01MÜZİK
02:03Kurşunlu'nun yolları, çakıllıdır çakıllı, kurşunlu'ya gelen kız, akıllıdır akıllı.
02:13Yaprak gazeti yârim, dünya güzeli yârim, el duydu, alem duydu, boşver gezenim yârim.
02:24MÜZİK
02:26Kurşunlu'nun yolları, güzeli yârim, el duydu, boşver gezenim yârim.
02:36MÜZİK
02:38Yaprak gazeti yârim, dünya güzeli yârim, el duydu, alem duydu, boşver gezenim yârim.
02:48MÜZİK
02:50Kurşunlu'nun yolları, güzeli yârim, el duydu, alem duydu, boşver gezenim yârim.
02:58MÜZİK
03:00Yaprak gazeti yârim, dünya güzeli yârim, el duydu, alem duydu, boşver gezenim yârim.
03:10MÜZİK
03:12MÜZİK
03:13MÜZİK
03:14MÜZİK
03:40Bu köyde doğdum, büyüdüm. Hep burada yaşadım.
04:005 yaşında annemi kaybetmişim.
04:033 kardeş, biz aynı evde kardeş olduğumuzu bilmeden büyüdük.
04:06Benim 20 günlükken abimi çocuğu olmayan amcama vermişler aynı evin içinde.
04:15Hiç sormamışlar anneme, babama.
04:17Sadece biz Lütfulu'yu Lütfi'ye verdik demiş dedem kalkmış sofrada.
04:2120 günlük hemen kucaklamış yengem, almış çocuğu kendi odasına gitmiş annemin.
04:27Sonra büyük abimi de, en büyük abimi Beyti abimi de.
04:33Beyti amcam ölürken yandaki odada Beyti abim dünyaya gelmiş.
04:37Aynı anda, 10 dakika arayla.
04:41Babaannem demiş, ölmeden önce neyimiz var demiş, çocuğun sesini duymuş yan yana odalar.
04:47Oğlumuz var demiş babam.
04:50Benim adamı koyun demiş ve ölmüş büyük abim.
04:53Hemen babaannem kucaklamış onu da almış.
04:56Allah birini verdi birini aldı demiş, almış götürmüş.
04:59Biz 3 kardeş, kardeş olmadığımız, olduğumuzu, aynı anne babadan olduğumuzu böyle çok sonradan öğrendik.
05:06Anne gitti ve evler döndü yazlık otellere.
05:14Anne gitti ve sular buruştu testilerde.
05:18Artık çamaşırlar yıkansa da hep kirlidir.
05:21Herkes salonda toplansa da kimse evde değildir.
05:26Varlığımızın en saflı yalın halini onlar görür, onlar bizi tanımlar.
05:31Onlar, yani annelerimiz.
05:34Üstad Sezai Karakoç'un dediği gibi, o yoksa kimse evde değildir.
05:42Bu yüzden vatan kavramı kendisine sıfat olarak anayı seçer.
05:47Ana vatan deriz kalbimizin ve ruhumuzun kökenini anlatırken.
05:53Yokluğu asla dolmaz.
05:55Çünkü yoktaki varlığı hayatımızdaki herkes bir yana sadece onlar sezerler.
06:04Evladı söz konusu olduğu zaman buz gibi odalar ısınır, mesafeler kısalır, imkansızlar mümkün hale gelir.
06:13Çok sevgi eksikliğimi, artık biraz haşara büyümüşüm ben.
06:29Çok yaramaz büyümüşüm.
06:31Abimin taşla kafasını yarmıştım böyle.
06:33Ve babam çok kızmıştı.
06:36İlk defa kızdı.
06:37Amcam, hiç kızmayan amcam bana da o gün ilk defa kızdı.
06:41Bana dut tacına yaptığı bir evde, abim başı sargılı girdi.
06:48Ve cezalıyım ben, yemek yemememem gerekir.
06:50Yemek aç yatacak dedi babam.
06:51Fırınlıklarımız vardı.
06:54Eskiden fırınlıkta yapılırdı yemeklerimiz.
06:57Yemek orada yenirdi yazın.
06:59Fırınlıkta kurabiye yaparlarmış annem, üvey annem ve yengem.
07:04Ve oradan kurabiye gölmeler görmeden abim, başını yardığım abim ceplerine doldurup bana getirdi o tuttan yaptığımız odaya.
07:10Sen kurabiyeyi çok seversin dedi.
07:13Hala da çok severim.
07:16Ve ceplerinden doldurdu.
07:17Başından kanlar hala akıyor.
07:19Bana dedi ki, sana bir sır söyleyeceğim ama yemin edeceksin.
07:22Kimseye söylemeyeceksin dedi.
07:24Bana büyük bir yemin patlattırdı.
07:26Kendi de yemin etti.
07:28Ölen annem, beş yaşında ölüyor ya, hiç ondan bahsedilmiyor evde.
07:33Ölen kadın var ya, benim de annemmiş dedi.
07:36Bana Üzle teyze söyledi dedi.
07:38Ve işte ikimiz kardeş olduğumuzu, anne baba olduğumuzu orada öğrendim.
07:45Hemen kafamda soru işaretledim.
07:47Ölen kadın benim annemse, onun da annesi ise, böyle kafam iyice karma çurman olmuştu orada.
07:55Öz kardeş olduğumuzu öğrendim.
07:57Ve ona karşı daha isterim, daha farklı oldu.
08:01Ben onu hep amcamın oğlu olarak yani görüyordum.
08:05Daha duygusal yaklaştım ona.
08:08Daha iyi davrandım ondan sonra.
08:11Sonra okula başladık.
08:13O benden bir yaş büyüktü.
08:15Okula başladık.
08:17Ben hayal kurunca çok mutlu olduğumu fark ettim.
08:21Ama şöyle hayal kuruyordum.
08:23Okuldan küçük küçük kitaplar getiriyordum.
08:26Okuma yazmayı öğrendim.
08:27Ve o kitaplarda hayal kuruyordum.
08:30Orada annesi babası var işte.
08:33Annesi babası olan çocukları çok kıskanıyordum ilk önce.
08:37Hala da çok kıskanırım.
08:38Anne baba böyle bana bütün gelir öyle herkes.
08:41Sonra o hikaye kitaplarında üzerinde hayal kuruyordum.
08:44Yaslanıyordum ağaca.
08:45Ama çocukken de çok görevlerimiz vardı bizim.
08:48Ayçiçek sapı kesilecek.
08:50Kabakların çekirdekleri alınacak.
08:51Hayvanlara verilecek.
08:53Kozalak getirilecek.
08:54Her sobanın yanına kozalak taşınacak.
08:56Odun taşınacak.
08:58Böyle gazeteslere erdik sobaların yanına.
09:00Her odada soba.
09:01Ayçiçek satırlarına ayçiçek sapı keserdik.
09:04Kabak yarıp çekirdeklerini alınacak.
09:05Bizim okuldan geldikten sonra görevlerimizdi.
09:08Yani köyde çocuk olmak çok zordur.
09:12Görevlerimiz vardır.
09:14Hemen ara yerde dinlenirken ağaca yaslanırdım ağacede.
09:17Okuldan getirdim hikaye kitabının üzerinde hayal kurardım.
09:21Orada annem babam sağ o çocuğun.
09:23Onun üzerinde hayal kurardım.
09:25Ve böylece kitabı hayatımın odak noktası yaptım.
09:30Sonra da bütün hayatım kitabın ekseninde döndü.
09:33Yani devamlı kitap okudum sonra.
09:35Evlenirken bile yani kitap okumayı ortam bulabilir miyim diye düşünüyordum.
09:41Geçinebilir miyim diye düşünmüyorum da.
09:43Yani okumayı ortam bulabilir miyim diye düşünüyordum yani.
09:48Annem öldükten sonra tabii babam evlendi.
09:50Ben şanslıydım o yönden.
09:53Hani kötü bir ve annede büyümedim.
09:57Babam çok zeki bir insandı.
09:59Tüccardı benim babam.
10:02Gölpazarında zahire dükkanı vardı.
10:04Sonra naldır dükkanı vardı.
10:06Ta geç vakitler eve gelirdi.
10:08Yani biz baba sevgisini amcamda yaşadık.
10:11Amcam bize sevgi, şefkat gösterirdi.
10:13O evdeydi çünkü.
10:15Kahve işletirdi.
10:15Bakkalımız vardı.
10:17Babaannem bakkaldaydı.
10:19Böyle kocaman anahtarı.
10:21Bakkalın.
10:22Buraya uçkuruna bağlı gezerdi.
10:24Babaannem.
10:24Beni de çok severdi.
10:26Ben zaten annem olmadığını babaannem ölünce fark ettim.
10:29Aa dedim annem yokmuş benim.
10:31Yani babaannem sağırken hiç annem olmadığını fark etmedim.
10:35Yani onunla yatıyorum, onunla kalkıyorum.
10:38Babaannemin kardeşi vardı Kayabeli köyünde.
10:40Oraya giderdi ara sıra.
10:42Ama dükkanın anahtarını bırakmazdı.
10:44Gelinler dükkana girer, bir şey yer, içerler falan diye.
10:47O burasına bağlardı uçkuruna.
10:51Eşekle giderdik.
10:52Eşeği hazırlardı herkes.
10:54Benim saçımı tarayın Bedriye'ye.
10:55Bugün mağana gideceğiz derdi.
10:58Ve biz eşekle giderdik.
11:01O Bulgaristan'dan geldiği için Sakarya'ya hep Tuna derdi.
11:05Hiç Sakarya demedi.
11:07Hep Tuna dedi.
11:08Orada Tuna'nın üstünde biraz dururduk.
11:10Onun deyimiyle.
11:11Yani Sakarya'nın.
11:13Biraz onu seyrederdi.
11:14Bulgaristan hasreti, göçmenlik, ruhu.
11:17İşte biz bu acılı hikayelerle büyüdük aslında bu göç hikayeleriyle.
11:30Sonra gider gelirdik.
11:32İşte o benim için çok güzeldi.
11:33Çok iyi bir eğlence şeydi.
11:36Biz o acılı göç hikayeleriyle büyüdük.
11:39Öyle bir şeydi ki yani Bulgaristan'dan bir mektup gelsin, okunur, toplanır, okunulur, sandığa koyulurdu mektup.
11:45Yani hep burada kalanlar, Bulgaristan'dan gelenler orada kalanların isimlerini çocuklarına koymuşlar.
11:53Kardeşlerinin isimlerini, kalan kardeşlerini.
11:55Buradakiler, oradakilerin isimlerini.
11:57Oradakiler de buraya gelenlerini böyle isimlerini koyarak iade etmişler.
12:01Yani çok zordu.
12:04Onlar hep orada yaşadılar zaten.
12:06Ölene kadar Bulgaristan'ı hiç dililerinden düşürmediler ki.
12:09Orasının hasretiyle yandılar, tutuştular ve öldüler.
12:12Orada dereye girerdik, işte Kocaçeşme'den su içerdik.
12:16Onun suyu hiçbir şeye benzemez derdi babaannem.
12:18Kocaçeşme'nin suyu.
12:19İşte nasıl evlendiklerini, kaçtığını falan hep anlatırdı babaannem.
12:25Dedemle nasıl evlendiklerini.
12:27Kız arkadaşları bir araya toplandıkları zaman oradaki deli ormandaki kızlık hayatlarını anlatırlardı.
12:34Bir hikaye yalnız çok iyi beni çok şey yapmıştı, duygulandırmıştı.
12:39Orada Saliha Hanım hiç çocuğu olmamış.
12:42Bir Saliha Hanım var.
12:44Ve buraya gelirken çocuğu olmadığı için ona kayınpederi demiş ki oğluna bir tane oğlu var ve çocuğu olmamış.
12:52Demiş ki Saliha'yı köye götürmeyeceğiz, Türkiye'ye götürmeyeceğiz.
12:57İster akşamdan bırak ister sabah bırak demiş.
13:00Ve bunu tesadüfen Saliha Hanım'a duyuyor.
13:04Kocası da demiş ki sabah bırakırım.
13:05Ve o gece fotoğraf olmadığı için lambanın ışığını yakıyor Saliha Hanım'a yüzünü sabaha kadar beyninde resmetmek için, unutmamak için sabaha kadar onu lamba ışığında seyrediyor.
13:20Sabah da onu bırakıyor babasının evine ve Türkiye'ye geliyorlar.
13:24Çok çok acılı bu hikayelerin.
13:26Hepsi birbirinden acı yani.
13:35Bizler bu ülkenin insanları olarak, vatanımızı sevmekle annemizi sevmek arasında müthiş bir bağ olduğunu biliriz.
13:49Çünkü o eve, kalbe ve şarkıya dönmek demektir.
13:53Çocukluğumuzda çok zor geçti.
14:09Fakirlik vadesiyden çok.
14:11Ova su çok yeri.
14:13Buğda yekersin, ot biçersin.
14:16Öyle.
14:16Hayvan gütmekten yaz tatillerinde.
14:21Kışın okula gidersin.
14:23Sabahleyin hayvanları sulamağa gidersin aşağıya kuyuya.
14:26Evcekler de onların şeylerine bakar.
14:28Altlarını temizler, önlerine yemini, zamanını koyar.
14:32Hani öyle.
14:32Ondan sonra işte belli bir zaman geldi.
14:36İlkokulu bitirdik.
14:38İlkokulu bitirdikten sonra
14:39Bir sene buraya Gölpazarı'nda ortaokula gittik.
14:43Eskiyerde okuduktan sonra
14:45Ortaokulu bitirdik.
14:47Rahmetli dayım öğretmendi bizim.
14:49Oğlum öğretmen olmayın da ne olursanız olun.
14:52Eskiden köylerde bir tane öğretmen var.
14:56Yüz talebe var.
14:58Birlere mi bakarsın?
15:00İkilere mi bakarsın?
15:01Üçlerde mi?
15:02Dörtle mi?
15:03Beşle mi uğraşırsın?
15:04Hangi birine eğitim verebilirsin?
15:07Öğretmenlik zor.
15:10Ulaşım yok.
15:12Köylere ekmek gelmiyor.
15:13Bir şeycik yok.
15:15Hani bu yüzden
15:16Öğretmen olmamızı da istemiyordu.
15:21Ortaokulu bitirdikten sonra
15:24Bir sene Bursa'da fabrikada çalıştık.
15:27Eskilerde her anede hayvan vardı.
15:31Beş on tane her anede.
15:34Süzünü satar.
15:35Buradan bileceği her hafta
15:37Bir otobüs insan gidiyordu.
15:40Peynir satmaya.
15:41Orada satarlardı.
15:43Parasını harcardı.
15:45İnsanların maaşı yoktu ama
15:46Geçim şartları çok iyiydi.
15:49Diyeceğim
15:50Her hafta içinde
15:54Her hafta iki kamyon
15:56İstanbul'a buradan hayvan salır
15:58götürürlerdi.
15:58Karşı komşumdu.
16:14Beni kandırdı.
16:15Güzeldi para o zaman.
16:17Benden küçük altı yaş.
16:18Ben de askerden geldim.
16:20Pilinta gibi delikanlıyım.
16:21Kapının önünden gelip geçiyordu.
16:22Ben bahçeye çıkıyordum.
16:23Bunu görüyordum.
16:24O beni görüyordu derken
16:26Nasipmiş evlendik.
16:30Biraz kayınpeder vermedi.
16:31Bir buçuk iki sene.
16:32Ben de bekledim.
16:33İki deşim evlendi.
16:34Onun çocuğu oldu.
16:35Ben bekledim hala.
16:37Sonunda verdi.
16:38İstemeyi dönür gönderiyordu.
16:55Babam sokmuyordu.
16:56Hiç kapıdan içeri.
16:57Candan çıkıyordu kafasını çıkarıp
16:59gelmeyin gelmeyin diyordu.
17:00Kovuyordu.
17:01Ama sonra ben benim vazgeçmediğimi
17:03anlayınca
17:04şey yaptı.
17:06Babam şey istiyordu.
17:07Benim babam çok böyle ileri görüşlü
17:09tüccar adamdı.
17:12Bayağı da varlıklıydı.
17:14Okuluma devam etmemi istedi.
17:17Ben gitmedim okula.
17:19Böyle yani o zaman
17:21sıra dışı okur seçildim.
17:22Ben 3000'e yakın kitapla,
17:23kültür bakanlığınca ama
17:24o zaman böyle köydeki ortamı
17:27kızlarla çok güzel bir ortam var.
17:29Gençlik ortamı.
17:30O ortamı bırakıp okula gitmek
17:32bana cazip gelmedi.
17:33Sonra babam bir öğretmenimiz vardı.
17:36Benim de öğretmenimdi.
17:38Onun da öğretmeni.
17:39Onların evde oturuyordu.
17:40Bizim de karşımızda böyle.
17:42Biz aynı mahalledeyiz.
17:43Benim hiç adresim değişmedi.
17:45Yani yolun sağ tarafından
17:46sol tarafına geçtim o kadar.
17:49Şey yaptı.
17:49O öğretmenimiz araya girdi.
17:51Babamı o ikna etti.
17:52Benim okuduğum yıllardan
17:54aradan 7-8 sene geçti.
17:59Ben orta okula gittiğim zamanla
18:03askerden geldim.
18:06Evlenmemiz arasında
18:088-10 sene var.
18:09Tabii öğretmenlerin basınısında
18:11toplanırdı eskiden köylüler.
18:13Onun etrafında toplanırdı.
18:14Nereye ne ekelim, ne yapalım,
18:16ne iş, nasıl yapalım.
18:17Ondan fikir alırlardı.
18:19E pancar çok yetiştirirdik.
18:20Toplu para, pancar parasıydı.
18:22Bütün düğünler hep Kasım
18:24pancar parası alınca yapılırdı.
18:26Hep gelinliklerimiz yarın yerine kadar çamur.
18:2920 Mart, Nisan, Mayıs'ta olur.
18:30Evet.
18:31Ya da Kasım.
18:33Ekim, Kasım, Aralık'ta olur düğünler.
18:35Pancar parası alınınca.
18:37O kadar çok genç olduğu için
18:38o kadar çok düğün var ki.
18:40Her hafta girdi.
18:41Önceden dersiniz şu hafta benim düğünüm.
18:43O haftaya kimse almaz o düğünü.
18:45Ondan sonraki haftaya sırayla
18:47böyle her hafta düğün olurdu köyde.
18:49Herkes 4-5 kardeş.
18:51Kardeş de çok.
18:525 çocuktan aşağı şey yoktu.
18:57Hane yoktu eskiden.
18:58Çok uzundu düğünlerimiz ya.
19:00Çarşamba günü tel sarmayla başlar.
19:03Çarşamba günü oğlan evi
19:05o gece tel sarma yapar.
19:06Akrabalarını, yakınlarını toplar.
19:07Eğlenerek tel böyle 2 tane çivit çekilir.
19:11Böyle tel sarılır.
19:12Yakın akrabaya daha kalın.
19:14Uzak akrabaya biraz daha ince.
19:15Köylüye biraz daha ince.
19:17Böyle teller sarılırdı o gece.
19:19Ertesi günü kolaç yapılırdı.
19:21Fırınlar dolusu böyle ekmek.
19:24Böyle süslü küçük bir ekmek.
19:26Üzerine kına.
19:27Ekmeğin üzerine kağıdın içinde kına koyulur.
19:30Geceden tel sararken kına da koyulurdu.
19:33Üzerine kına.
19:34Bir de tel verilirdi gelenlere.
19:36Çarşamba günü gelenler.
19:37Bir de ekmek.
19:38Oğlan evine gider.
19:39Herkes bir kolaç, kına ve tel alır.
19:42Bizim düğünlerimizde çok ekmek.
19:44Arife günleri de bu kolacı.
19:45Aynı kolacı her Arife günü yapardık.
19:48Her ev yapardı.
19:49Çocukları ellerimizde tepsilerle bu kolaçları her eve dağıtırdık.
19:54Herkes dağıtırdı.
19:55Birbirine de verirdi.
19:56Sen de yapıyorsun, ona da veriyorsun.
19:58Ama herkes mutlaka o kolacı yapardı.
20:00Düğünlerde de.
20:01Bence gelenek herkes yapıyordu çünkü.
20:10Gelenek oradan geliyor işte.
20:13Fakirlere bir sadaka o.
20:15Sonra perşembe günü.
20:16Ama herkese veriliyordu.
20:18Perşembe günü sandık götürülür.
20:20Oğlan evi kız için yaptığı, gerin için yaptığı her şeyi sandıkla kız evine gider.
20:26Yemek verilir gene orada kız evinde.
20:28Cuma günleri kız evinde kına olurdu.
20:32Cumartesi akşamı normal düğün olur artık.
20:35Herkes katılır, köylü katılır.
20:38Bizim düğünlerimizin en güzel özelliği, en büyük özelliği damat takısıdır burada.
20:43Cumartesi akşamı olurdu değil mi damat takısı?
20:47Gelin takısı bittiği gibi herkes damat takısını koşardı.
20:51Davul zurna eşliğinde.
20:52Cezayir havası çalar sadece.
20:54Cezayir'in o milli marşı, Cezayir havası çalar.
20:58Damatın iki tane sadıcı olur.
21:01Orta yere bir çul atarlar.
21:03Bütün herkes yakın akrabalar, bakır, tencere, hediyelerini o çulun üstüne koyar.
21:08Damatla sadıçlara da bir şey gerilir, kumaş gerilir böyle omuzlarına.
21:13Herkes para takılır, ellerini böyle koyarlar.
21:18Bozuk paralar avcılarına, önlerine şey takılır.
21:21Damat da tabii en çok.
21:22Sadıçları da takılırdı para ama sadıçlar o parayı kendinin olmazdı.
21:27Düğünde arkadaş için harcamak için harcarmış yani.
21:31Özelliği onun olsun diye bir para değil değil mi?
21:34Öyle hatırlıyorum.
21:35Damatlar misafir ağırlarken, çay, kahve ısmarlarken o parayı harcarmıştı.
21:45Ve gelin kaçabilirse o gizli çarşaf falan örtünüp kendini kamufle ederek damat takısına görmek için katkıdılabilirmişti.
21:57Ama ben kaçamadım.
21:58Bizim düğünlerimiz, Bulgaristan'dan biraz biraz Avrupa sistemini buraya taşımışız.
22:14Mesela bizim kızla erkekli yapardık biz derneklerimizi, düğünlerimizi.
22:18Bizim düğünlerimize delikanlılar girer bakardı kıyıdan.
22:23Böyle bakardı ama damat gelmezdi.
22:26Damat yok.
22:26Sadece delikanlılar bakardı.
22:29Evlenenler gene gelemezdi.
22:31Böyle kızlar bir yerde toplandığı zaman bir evde oğlanlar cama gelirdi.
22:36O zaman mesela biz 40 sene önce bayramlarda kızla erkekle bayram yapıyorduk.
22:41Şimdi öyle bir şey yok.
22:43Şimdi yok.
22:43Annemin babası onlar ayrıca gelmişler.
23:02Annemin babası zaten hafızmıştı.
23:07Buraya geldikten sonra da eğitmenlik yapmış.
23:10Ben bir hikayeyi anlatayım geliş hikayesini.
23:12Benim de biraz acılı geliş hikayem annemin.
23:15Benim annem babam 3 kardeş.
23:17Bir de dayım var.
23:19Benim dedem böyle tembelmişti çok.
23:22Böyle hiçbir gamı, kederi yokmuş.
23:24Kahveye gidiyormuş, geliyormuş.
23:25Herkes göç edecek köye, trene yetişmeye çalışıyormuş.
23:32Dedem çıkmış gene kahveye gitmiş.
23:34Ama teyzem, benim çok cesur annemi tanımıyorum zaten.
23:38Dayım da saftı benim.
23:41Anneannem de safmıştı.
23:44Teyzem çok zeki ve cesur bir teyzem vardı.
23:46Ben 14 yaşındaydım öldüğünde.
23:48Teyzem bütün gece plan yapıyor.
23:51Ve geceden hiç uyumuyor.
23:53Sabaha kadar uyumuyor.
23:55Kendi kendine böyle platonik olarak sevdiği bir Hristiyan.
23:58Köyler, Bulgaristan'da köyler karma.
24:01Yani Ermeniler, Makedonlar, Bulgarlar aynı köyde yaşamışlar hep.
24:05Karma olarak yaşamışlar.
24:07Kendi kendine böyle genç bir kız, sevdiği bir ismi, çocuğu erkenden uyanmış, kalkmış, gitmiş.
24:15Demiş ki biz Türkiye'ye gidiyoruz Alex demiş.
24:17Teyzem.
24:19İyi, çocuğun bir şeyden haberi yok.
24:21İyi, gidin demiş.
24:23Oradan ağlayarak iniyor.
24:25İki oda, çok fakirlermişti.
24:27İki oda, bir eşekle bir düveleri varmış.
24:30Bir saf anneannem, safmıştı zaten Türkiye gelirken kayboluyor trendi.
24:34Ve anneannemi bir eşeğe bindiriyor.
24:38Komşudan eşek alıyor bir tane daha.
24:41İşte kap kaca heybeye dolduruyor.
24:42İki yorgan, iki yastık da bir eşeğe koyuyor.
24:46Dayımın eline bir tane kibrit veriyor.
24:48Sen buraya otur diyor.
24:50Annemi kahveye dedemi çağırmaya gönderiyor.
24:52Böyle bir çok güzel senaryo hazırlamış.
24:54Evin üstü saptan samandan ya, bir kibrit çakıyor.
24:59Eşyayı zaten çıkarmış, önemi götürebilecekleri.
25:02Zaten yok, o kadar eşya.
25:03Çakıyor.
25:05Annemi göndere diyor ki, İbrahim şeyle oynarken evi tutuşturdu.
25:10Ev yanıyor.
25:11Ama ablam eşyayı kurtardı de.
25:13Dedem geliyor kahveden, bir tokat çakıyor.
25:16Hiç haberi bir şeyden haberi olmayan dayıma.
25:18Evi niye tutuşturdun diye.
25:19Hemen trene, ötekilerle yetişip trene biniyorlar.
25:24Ve Türkiye'ye böyle geliyorlar.
25:26Ve gelirken de anneannem, dediğim gibi safmıştı.
25:29Ve iniyor trenden, trenin durduğu bir yerde, iniyor kayboluyor orada.
25:36Sonra onu yıllar sonra bulmuşlar.
25:39Bir de göçün en kötü yanı ne biliyor musunuz hocam?
25:43Oradan, köyden ayrılanları mesela, annemleri tabi ismine veriyorlar.
25:47O köyün insanını aynı bir yer, yerleşim yeri gösterseler, bu kadar acı yaşamayacaklar.
25:54Ama dağıtmışlar hepsini, çillik yavrusu gibi.
25:57Annemleri bismile vermişler.
25:59Kayınvalidemleri Adapazarı'na vermişler.
26:02Herkesi dağıtmış Türkiye'nin içine.
26:05Yani birileriyle ömür boyu çok yıllar sonra karşılaşıma fırsatı bulabilmişler.
26:10Halbuki hepsini böyle toplu bir yer verselermiş, bu kadar acıyı belki de yaşamayacaklardı diyorum ben.
26:17Bu da çok büyük bir yanlış bence.
26:20Babanızın ve onun babasının ve dahi onun da babasının yaşadığı yerden,
26:36yani vatanınızdan, yani sizi tanımlayan, sizi oluşturan topraklardan bir gecede gitmenizi isteseler,
26:45acaba bu ölümden gayrı ama ona denk bir acı olur mu?
26:48Olur elbet.
26:51Dededen muhacir olan aileler anlayacaktır.
26:55Evini geride bırakıp, cebinde asla açacağı kapılar bulunmayan anahtarlarla bir belirsizliğe doğru yürümek.
27:05Dedi ki, iş çok o zamanlar.
27:19Traktör var bizim, miçer döver var.
27:23Onlarla çalışıyor zaten yazın.
27:25Onlar çıkıyordu evden.
27:27Daha kışın.
27:27İnsan da.
27:29Ayrıca.
27:29Kışa kadar iş bitmez.
27:32En son odununu kesersin, getirirsin.
27:35Ondan sonra iş bitti say.
27:38Bir daha başlarsın, gene iş bitmez ki öyle.
27:40Hayvanın var.
27:41Sabaha gideceksin, onlara bakacaksın.
27:43Gece bakacaksın.
27:44Akşamdayın, sulayacaksın, yemleyeceksin.
27:47Hanımlar da sağlayacak bunları.
27:50İş bitiyor mu?
27:51Ama tabii dinleniyorsun.
27:53Yazın gibi değil.
27:54Yazın öyle değil.
27:56Yazın harmanı, ora, şeyi.
27:59Biz bir çıkıyorduk, biraderle ikimiz.
28:01Üç ay eve gelmeliyiz.
28:04Gelsek de ara sıra.
28:06Başka köylerde yatar kalkarsın.
28:09Nerede çalışıyorsan orada yatıp kalkarsın.
28:12Biz eltimle yapıyorduk, işleri paylaşıyorduk.
28:15Ben traktör kullanıyorum, kullanıyordum.
28:17Hayvanlara ot getiriyorduk traktörden.
28:21Kozalak getiriyorduk, kuru odun getiriyorduk dağlardan.
28:24Kaz çapaya gidiyorduk.
28:2670-80 dönüm ayçiçek ekilirdi.
28:29Onlar işte çapalamaya, tarlaya.
28:31Bir ay ayçiçek çapası yapardık sadece.
28:33Yüksek tepere ev kurmasınlar.
28:57Aşkı aşkı memlekete kız vermesinler.
29:07Aşkı aşkı memlekete kız vermesinler.
29:17Annesinin bir tanesini hor görmesinler.
29:26Uçağımda kuşlar amanim olsun.
29:32Ben annemi özledim.
29:36Hem annemi hem babamı, ben kürümü özledim.
29:46Ben kürümden çatım çatım altı yıl oldum.
29:57Ben kürümden çatım altı yıl oldum.
30:06Kürümün dikenleri bana gül oldum.
30:16Kürümün dikenleri bana gül oldum.
30:26Eskiden insanlarda çok hoşgörü vardı.
30:41Şimdi hiç yok.
30:42Gençlere bakıyorum, hiç yok.
30:44Biz dediğim gibi 16 sene bir evde yaşadık kayınvalidemle.
30:48Bir evde yaşadık.
30:51İki odası benim, iki odası onun, iki odası alt tarafı eltimin.
30:56Yani yıllarca bu şekilde yaşadık.
30:58Kendimize 90'a ev yapana kadar böyle yaşadık yani.
31:03Beraber yedik, içtik beraber.
31:05Yani sonradan fark ettim ki biz kayınvalidemle tam bir permakültür yaşamışız.
31:13Böyle.
31:14Yani şimdi diyorum ben tam eğitim almışım ondan.
31:18Bunun eğitimini almıştım yani.
31:19Kitap yazacak kadar eğitim almışım.
31:22Küllü suyla yıkardık çamaşırlarımızı.
31:24Şeyleri, bulaşıkları, peynir yapardık.
31:28Peynir suyunun altıyla, doğru da ekşimi kaynatımızın altıyla bulaşıklarımızı yıkardık kaynak kaynak.
31:34Pırıl pırıl olurdu.
31:35Eskiden kuzunelerini getirememiş anneannelerimiz, dedelerimiz, annelerimiz.
31:42Burada kuzunenin aynı sistemini topraktan yapmışlar.
31:46Toprakta bir teneke içine sıcak su devamlı olması için.
31:50Biz çocukken kızak kayardık, mesela ıslanırdık.
31:54Sobanın üstüne otururduk.
31:55Yani toprak sobanın üstünde kururduk.
31:57O haznenin içinde susak, su kabağından yapılan.
32:01Yani 24 saat sıcak su.
32:04Yemeğimiz onun üstünde yapardık.
32:06Sobanın üzerinde yapardık.
32:08Yani her işimiz hiç elektrik harcamadan.
32:13Bütün kışın yediklerimizin hepsini kendimiz yetiştirirdik.
32:18Gömerdik bahçeye.
32:19Turp, havuç, toprağın altına gömerdik yiyeceğimiz.
32:24Yani boğazımızdan geçen her şeyi elimizden geçirdik.
32:28Kışın hazır tezgahları kurardık.
32:30Mısırları ufaladıktan sonra, kabuklarını ayırdıktan sonra.
32:33Herkes de hazır tezgahları kurulurdu.
32:35Biz hazır tezgahı altında büyüdük yani çocukluğumuz.
32:38Böyle korkulu hikayeler anlatırdık birbirimize tezgahın altında, arkasında.
32:43Gene sobanın üzerinde mısır hep kaynar.
32:46Çok yaramazlık yaptığımız zaman mesela bir kalbur ceviz getirirdi ensabe.
32:51İşte gürültü etmeyin bunları yiyin oynayın falan.
32:54Büyüklerimiz hep hasır dokurdu.
32:56Çünkü o zaman toprak zeminler hasırdan başka bir alternatif yoktu.
33:01Sadece hasır koyabilirsin yere, toprağın üstüne.
33:05Kilim falan dokurdu kilimlerden ama o hasırın üzerine konulurdu.
33:10Hasır şarttı yani.
33:11Mısır dokumak da, mısır kabuğu ayırmak da, mısırları soymak da hepsi imece usulü.
33:19Ayçiçek dövmek.
33:20Herkes biz tokmağımızı alırdık eltimden.
33:23Nerede ses duyarsak oraya ayçiçek tokmaklamaya giderdik.
33:27Her şey imece ile yapılırdı önceden.
33:29Ne bileyim daha...
33:29Ya, bağışma çoktu.
33:30Geçinmek daha kolaydı.
33:32İnsanlar daha hoş görülüydü.
33:34Daha anlayışlıydı.
33:36Şimdi hemen herkes her şeyi alınmak, üstüne ne çekmek.
33:41Böyle ne bileyim.
33:42Böyle şeyler yoktu önceden ya.
33:45Gerçekten çok kolaydı.
33:47Beş elti bir evde duruyordu Ramadanlar dediğimiz.
33:49Beş elti aynı evde yaşıyorlardı.
33:51Benim mesela bu dünyada en iyi arkadaşım eltim.
33:57En iyi sırdaşım, en iyi kendimi yanında en güvende hissettiğim kişidir eltim yani.
34:0230 sene, fiilen 35 sene beraber çapa yaptık.
34:07Dağlara gittik.
34:09İşte odun, kozalak topladık.
34:11Yani her işimizi beraber yaptık.
34:13Her şeyimizi.
34:14Çocuklarımızı beraber büyüttük.
34:16Emzirdik de.
34:17Bizim evde kalan mesela ben onun çocuklarına, kim olursa o emzirirdi.
34:24Benimkini iki ayda arası o emzirirdi.
34:26Yani çocuklarımızı bile emzirirdik biz.
34:30O kadar çok bütün yaşadık yani.
34:32Herkesi ocağın başına topluyordu.
34:35Herkes ateşin etrafındaydı.
34:36Çünkü orada pişecek, yinecek.
34:39Herkes toplu haldeydi.
34:40Şimdi öyle değil ki.
34:42Şimdi herkesin odasına çekilip kıyıya çekiliyor.
34:45Öyle bir şart.
34:45Bizim öyle bir imkanımız yoktu zaten böyle bir yere çekilmek.
34:49Çünkü ateş tek.
34:50Ateşin etrafında toplanırdık mecburen.
35:02Her ailede olduğu gibi bizde de oluyor tabii.
35:05Anlaşamadığımız, çatıştığımız noktalar.
35:06Ama bir şekilde hallediyoruz kendimiz.
35:09Çözüyoruz onları.
35:10Yani bir şekilde bunları çözüyoruz.
35:13Çok o çok yükseldiği zaman ben biraz alçalıyorum.
35:16Ben yükseldiğim zaman o biraz pusuyor.
35:18Eskiden bayanlar, erkek kahveden birde gelmiş, ikide gelmiş.
35:25Niye bu saatte geldin?
35:27Öyle bir tantanası şey olmazdı.
35:29Şimdi bilmiyorum gençlerin nasıl olduğunu.
35:31Nerede kaldın hemen değil mi?
35:33Nerede kaldın?
35:34Niye bu kadar geç geldin?
35:36Öyle bir şey olmazdı eskiden.
35:38Öyle olmadığı için de kavga da olmazdı.
35:40Anlaşmazlık da olmazdı.
35:44Biz yazın zaten ayrıydık.
35:47Çok yani hiç beraber iş yapmadık gibi bir şey.
35:50Yani beraber çalışmadık.
35:52O kışın evdeydi sadece.
35:53Biçercilik yapıyordu.
35:54Dışarıda ta İzmir'e kadar, ta Hatay'a kadar gidiyordu.
35:58Burada biçersin.
35:59Burası biter.
36:00Buradan Yenipaza ilçesi var.
36:03Daha yüksektir onlar.
36:05Oraya geçersin.
36:07O bittiği gibi gelirsin.
36:08Şeyleri değiştirsin.
36:11Biçim takımlarını.
36:14Ay çiçek biçmeye başlarsın bu sefer de.
36:17O bitti mi bir daha.
36:19Başlar yerinden pancarı bilmem nesi.
36:22Hani başka işler başlar.
36:23Çiftler, tohumlar.
36:25Der ki kış gelir zaten.
36:27Çocuklar olunca bir yerde fedakarlık mecburi oluyor.
36:32Üç tane çocuğumuz var.
36:34Tabii ötekiler üniversiteyi okumadı büyükler.
36:38Burada en üstü meslek okudu.
36:40Sağlık meslek okudu kızım.
36:42Ama küçük oğlumuz Ankara Hukuk Fakültesi'ni kazandı.
36:46Ek bir para şey sağlamak lazım.
36:50Fedakarlık bana düştü orada da gene.
36:53Ve ben yedi tane sağmalı ineğim vardı.
36:56Tereyağı ilave ettim.
36:57Her hafta tereyağı, ekşimik satmak için bilecik kapalı pazara gittim.
37:06Oğlum üniversiteyi kazanırca.
37:09Yani kendimi pazara attık.
37:13Sonra o da bana katıldı.
37:14Sonra cevizle bal falan da ilave ettik.
37:17Her hafta hem pazar pazarına gidiyorduk hem pazartesi pazarına.
37:21Ama ilk önce ben başladım ve iki sene kadar ben kendim yalnız bu işi götürdüm.
37:28Bana işte en zor annelik, en zor meslek annelik.
37:32Bana en zor o gelmişti.
37:34Çünkü önce işin arasında bir de üç tane çocuk büyüdüyoruz.
37:36Bu kadar tarla, tokat, hayvan her şeyin içinde bir de üç tane çocuk var.
37:44Kayınvalideme bırakıyordum tarlaya giderken bırakıyorduk çocuklarımızı.
37:49Mecburen tabii şey o bakıyordu çocuklara.
37:52Çok çocuklarımızla böyle yani böyle çok ilgilenemedik tabii işten güçten.
37:59Çok bakamadık yani şimdi baktık desek o kadar yalan söylemiş olurum.
38:02Mecburen öyleydi ama bunu isteyerek yaptığımız bir şey değildi.
38:08Bırakırdık ben...
38:09Sabi bizim değil herkesin çocukları aynı.
38:10Ben on bir günlük bıraktım çocuğumu.
38:13Pancar sökmeye gittim.
38:15Oğlum ben on bir günlük bıraktım kayınvalideme.
38:18Bir de gittim pancar söktüm.
38:20Yani sıfırdan başlıyorsun her şey edinmeye.
38:23Tabii ki sıfırdan hiçbir şeyin yok.
38:27Hazır bir şey, kalmış bir şey yok bize.
38:31Evet.
38:31Hep mücadele eden.
38:33Parmaklar doğru olmuyor bak.
38:36Nasıl topladı ortaya.
38:37Anahtar sıkmaktan.
38:38Anahtar sıkmaktan.
38:39Çalışmaktan.
38:41Ya böyle pancar çekerken hep böyle sıkı tutuyor ya.
38:45Yazın bir arıza oluyorsun çöp tak.
38:49Şimdiki gibi komprosör yok.
38:53Çökme tabancası yok.
38:55Hiçbir şey yok.
38:56Lokma takımı bile yok.
38:58Ama kocam hep arkamda oldu.
38:59Ne yapsam o hep arkamdaydı.
39:01Her yaptığım işte ben yürüdüm hep.
39:04O yürüdüm hep arkamı topladı.
39:06Ayaş yollarını aştım da geldim.
39:19Boyunu boyuma düştüm de geldim.
39:25Boyunu boyuma düştüm de geldim.
39:30Güzellerin içinde seçtim de geldim.
39:35Güzellerin içinde seçtim de geldim.
39:37Yandım Allah yandım.
39:40Yandırma beni.
39:42Seviyorum diyerek kandırma beni.
39:47Derin uykulardan anan kaldırma beni.
39:52O zaman da ilgilenemedim.
40:08Sadece söyledi kaldı.
40:09Şimdi biraz böyle hafifledim.
40:13İşlerim azaldı.
40:14Altı tane kurucu üyemiz var bizim bu kahvenin.
40:17Yani ben sadece bu altı kurucu üyeden bir tanesiyim.
40:23Burayı kurduk.
40:25Muhtardan istedim anahtarı.
40:27O da bize burayı verdi.
40:29Sağ olsun.
40:31Şimdi ama çok geç kalmış bir projeymiş.
40:33Gerçekten buna çok ihtiyaç varmış.
40:36Şimdi sadece düzenledik topladık buluşma yeri.
40:39Şu anda buluşuyoruz.
40:40Herkes bir şey yapıyor.
40:41İyi yaptığı bir şey.
40:42Mesela işte ben onu çok iyi yaparım diyor.
40:46Mesela yapıyor getiriyor.
40:47Ya da annesinin kırkı veya babasının senesi, devisi.
40:52Onun ruhuna getiriyor, yapıyor, dağıtıyor.
40:56Ya da öylece beraber yemek, paylaşmak için yapıyor.
40:59Herkes bir şeyler yapıp getiriyor.
41:01Çay içiyoruz, toplanıyoruz burada.
41:03Haftanın üç akşamı buradayız.
41:05Sohbet ediyoruz.
41:06Yiyip içiyoruz beraber.
41:07Çok güzel.
41:08Çünkü işten güçten çok böyle ki bulmaya şansımız olmuyor.
41:12Kütüphane kurduk.
41:13Küçük bir kütüphane.
41:14Kitap okuma etkinliği yapıyoruz.
41:16Darbukamız var.
41:19Keyifleniyoruz.
41:19Çalıp oynuyoruz bazen de.
41:21O da çok güzel geliyor.
41:23Bize iyi geliyor yani.
41:24Ama çok geç dağılıyoruz.
41:25Yani erkekler dağılmış oluyor biz dağıldığımız zaman.
41:2912 falan bir de dağılıyoruz çoğunlukla.
41:31Ordu'nun derdeleri
41:43Aksa yukarı asla.
41:57Vermem seni ellere, ordu üstüme kalsa sür benim amman.
42:09Vermem seni ellere, ordu üstüme kalsa sür benim amman.
42:23Kürdali'nin evleri yıkık mıkık her yeri.
42:29Yıkık mıkık her yeri.
42:32Asıl acı kızını sıva görsün her yeri.
42:36Sıva görsün her yeri.
42:39Ama Kürdali canım Kürdali.
42:43Anlamazsın sen beni.
42:46Yere mi derdim seni.
42:48Yere mi derdim seni.
42:50Yere mi derdim seni.
43:08Eşim böyle bir defter hazırlamış.
43:10Böyle yarım bunu hazırlamış.
43:15Sonra bana verdi.
43:18Ben de onu devam ettim.
43:20Onun yaptığı yerler buraları.
43:21Ondan sonra ben devam ettim.
43:23Defteri saklıyoruz.
43:24Saklıyorum ben.
43:26Çocuklar buluyorlar.
43:27Ooo baba neymişsin sen?
43:29Ooo anne neymişsiniz siz ya?
43:31Falan.
43:32Alay ettiler.
43:33Ben de sakladım bir defteri.
43:34Şimdi resimleri ararken elime geçti şu anda.
43:36O zamanlar böyle birbirimize böyle anlamlı sözler yazıp veriyorduk deftere ilave edip.
43:43Mesela sen seni öyle birisine bağla ki sen ölürsen o da yaşamasın.
43:48Bunu ben yazmışım Bedriye imzalı.
43:50Bunu eşim yazmış.
43:5224 Mayıs 1978.
43:54Uzatsan ellerini göz bebeklerinde kanat çırpan martılar uçacak.
43:59Deli dolu bahar yağmurları.
44:01Usul usul sımsıcak yağacak.
44:03Söylemesin çoktandır unuttuğun şarkılar.
44:06Paslanmış kilitli.
44:15Sevdan olmasaydı da gönüle doğmasaydı.
44:21Sevdan olmasaydı da gönüle doğmasaydı.
44:26Dünya neye yarardı da gönüle doğmasaydı.
44:33Dünya neye yarardı da gönüle doğmasaydı.
44:38Nar tanesi tanesi de seviyorum bir tanesi.
44:44Güzellerin içinde de sevdiğim bir tanesi.
44:50Nar tanesi tanesi de seviyorum bir tanesi.
44:55Güzellerin içinde de sevdiğim bir tanesi.
45:01Çocukluğun baba kapsında çok fakirlik çektik.
45:19Başkasının tarlalarına ortak çalıştık.
45:22Her gün görüldüm ben onu.
45:24Aynı gün.
45:25Aynı bunlar gibi ben her gün görüldüm.
45:27Her gün konuşurduk.
45:2913 yaşındaydım o zaman.
45:31Bir şeyden haberim yok.
45:33Sonradan öğrendim beni istediğini.
45:35Sonra ben de başladım bak maişte.
45:3719'a kadar hep isteştik.
45:41Askere gitti.
45:437 aylıkka nişanlandık.
45:44Kışın nasıl olur düğün kar üstünde gelin oldum.
45:48Çok mutlu yaşadık onunla bilmiyorum.
45:51Bir şamarını yemedim ben.
45:53Eskiden bizim kahvemiz vardı.
45:55Kahve çalıştırıyordu.
45:58Sonra kahveyi kapattık.
46:00Baya bir sene sonra.
46:02Bir daha tarlalarda çalıştık.
46:05Olmadı.
46:06Osmanlı'ya gittik.
46:09Orada 13 sene yaşadık.
46:12Hastalandı.
46:13Doktor dedi köve gidin.
46:16Gidin köve çam havası alsın dedi.
46:19Buralarda hiç durmayın dedi.
46:21Geldi köve.
46:24Karı dedi.
46:26Gidelim köve dedi.
46:27Yukaladı depo üstlendi dedi.
46:29El ele gezeceğiz seninle dedi ama.
46:31Geldik fazla yaşamadı zaten.
46:34Bir buçuk sene falan yaşadı.
46:36Öldüğü gün baştan başladı böyle karşılığa bakmaya.
46:41Devamlı kapılara baktı.
46:43Ondan sonra
46:47Böyle bir şeyler gözüktü ona.
46:52Saatin içinde potörlü adamlar var diyor.
46:57Sonra gece oldu.
47:00Hatta muhtarı çağırmış.
47:02Ramazandı.
47:06Muhtar geldi.
47:09İşte saatin içini gösteriyor.
47:11Muhtar dedi.
47:12Ben onları öldürüm dedi.
47:14Öyle bir
47:14Kendine böyle bir şey etti.
47:17Sevindi.
47:20Sonra gece oldu neyse.
47:22Bu böyle karşıya bak arkası üstü gitti.
47:28Ben hemen
47:29Kardeşime çağırdım.
47:32Dedim koş.
47:34Oğlanı çağırdım Osman elinden.
47:39Ambulansa koyduk.
47:40Götürdük Gölpazarı'na.
47:43Beni sokmadılar içeri.
47:45Oğlan kafayı tutmuş böyle
47:47Babacığım gitti.
47:48Anne başımı sağ olsun dedi.
47:50O zaman kız çocuğu çok okutulmuyordu.
48:14Ailem mütasıptı.
48:14Karışık ortaokula yollamadı.
48:19Sadece kız olduğu için o okula yolladı.
48:23O zaman için bir ev kadınının kültürlü şekilde yetişmesi, eğitimler çok güzeldi.
48:29Öyle o yüzden tercih ettim.
48:31Balkan kökenliyiz tabii.
48:34Dedeler, neneler.
48:35Bulgaristan'dan gelme.
48:37Annemler 1950'de şeyden gelmişler.
48:40Kapıkule'den şey diyorlar.
48:44Her yere dağıtıyorlar.
48:45Neyse.
48:45Kırşehir'e veriliyor.
48:4725 sene biz orada kaldık.
48:49Devlet iskanına.
48:50Oraya veriyor Kırşehir'e.
48:54Bizim çocukluğumuz bu köye 1970 yılında taşındı babam.
48:59Babam Almanya'da kaldı iki sene.
49:01Bursa'dan arsa almıştı.
49:03Bursa'ya yerleşecektik.
49:05Burada da bir annemin dayısı vardı.
49:08Karasan demeyince bilinmez.
49:10Annemin dayısı oluyordu.
49:12Gezmeye geliyorlar.
49:13Adres alıyorlar.
49:15Dayımız diye.
49:16Geldikten sonra babam kahveye çıkıyor.
49:20Ondan sonra kahveyi çok beğeniyor.
49:23Herkes göçmen.
49:24İnsanlar kendi milleti ya.
49:27Adetler, töreler hoşuna gidiyor babam.
49:30Anneme diyor ki,
49:31hanım ben Bursa'ya ev yapmaktan vazgeçtim.
49:35Ben bir köye yerleşeceğim.
49:36Aynı Bulgaristan havası, iklimi, ormanı.
49:39İnsanlara çok sıcak, yakın.
49:42Ondan sonra çok güzel bir köy diyor.
49:44Buraya yerleşmeye karar verdim diyor.
49:46Annem diyor, nasıl olur?
49:47Çocuklar daha küçük, okuyacaklar.
49:49Hani bu köy gibi yerde ulaşım zor, okullar uzak.
49:53Olmaz falan diyor.
49:55Ben diyor, bu yaştan sonra annem 50 yaşında mıydı, 55 yaşında mıydı bu köye taşındığımızda?
50:00Ben tarla işi yapamam diyor.
50:02Tarlaya gidemem.
50:04Babam diyor, seni hiç götürmeyeceğim diyor.
50:07Biz çocuklarla işleyeceğiz.
50:0850 bölüm yer alacağım buradan diyor.
50:11Ve öyle de yaptı.
50:12Bir ev aldı, tarla aldı.
50:14Biz harman sonu, Ağustos sonu falandı buraya eşyayı getirdiğimizde.
50:19Hiç tanımıyoruz, bilmiyoruz.
50:21Ay geliyoruz, tınas savuruyorlar o zaman.
50:24Harman bitmiş de, o zaman düvenlerle dövülüyor ya, traktörler bile yok.
50:29Biz köy hayatı görmediğimizde çok ilginç geldi bize.
50:32Ay tınas savuruyorlar.
50:34Harman kalkmış da işte son şeyleri.
50:37Ay hiç insan yok.
50:38Ana gele gele geldik, hangi ev acaba babam nasıl bir ev aldı.
50:44Ondan sonra gele gele geldik evimize.
50:47Evi beğendik, güzel.
50:48Çok güzel.
50:48En güzel köyün o zamanki eviydi.
50:52Ondan sonra ay bir insan yok, bir şey yok, pazar yok.
50:57Nasıl vakit geçireceğiz dedik kız kardeşimle.
50:59Burada nasıl hayat geçer ki dedik.
51:02Ay sonra kimin nişanı vardı?
51:05Şeyi Bedriye'nin.
51:06Bedriye yengenin kardeşinin, Kadriye ablanın.
51:10İlk nişana o zaman gittik.
51:12Onun nişanı vardı.
51:13Ay bir hoşumuza gitti adetleri.
51:16Kızlar bir tarafta, gelinler namaz bezinden bir tarafta.
51:21Ay o kadar sevdik ki köyü sonlar.
51:23Şimdi bak kendimi, memleketimi o kadar özlemiyorum.
51:26Beyim buralı aslında.
51:28Hiç gelmesem hiç gelmezdi.
51:30Yani tek insan eşinle de yaşayamaz.
51:33Azıcık etrafından, çevresinden de insanlarla mutlu oluyor.
51:38Bu kanıya vardım.
51:40Hoşuma gidiyor geldiğim zaman.
51:42Haftada bir günde olsa insanlarla görüşmek, fikir paylaşmak.
51:47Hoşuma gidiyor.
51:48Yani güzel, çok güzel.
51:50Kadınlar için çok güzel.
51:52Başka sosyal yön yok.
51:53Akşamları burada çayımızı içiyoruz, anlatıyoruz, oturuyoruz, sohbet ediyoruz.
51:57Çok güzel bir yer.
51:59İyi oldu.
52:00Bu da Bedriye'nin sayesinde oldu.
52:02Allah razı olsun.
52:03Yani Bedriye'yi de her zaman için takdir ederim.
52:08Çok başarılı bir kadın.
52:09Vallahi her zaman için.
52:11Okumuşken ben yapamam.
52:12Siz anlatınız.
52:13Çok akıllı ve aktif bir kadın.
52:16Takdir ederim her zaman için.
52:17Burada bu akşam herkes gönlünden ne koparsa yapıp getiriyor.
52:23Emine bir şey yapmış, çok güzel yapar.
52:27Kek yapmış Fatma arkadaşımız.
52:29Kek yapmış, dürüm yapmışlar.
52:32Ispanaklı böreği de ben yaptım, övünmek gibi olmasın.
52:37Tatlı vardı.
52:38İşte Sibel yapmış.
52:40Çok güzeldi yani.
52:42Yiyip içip sohbet ettik.
52:43Biz bu ülkeyi annelerimizi tanıdığımız kadar tanıyoruz.
52:55Zira bu ülke annelerin ülkesidir.
52:58Sadakatimiz, evhamımız, merhametimiz, direncimiz bize annemizin sütünden geçmiştir.
53:08Onların dualarından bir zırhla bu zalim dünyanın içinden geçip gidiyoruz.
53:16Hem her birimiz hem ülkemiz.
53:19İzlediğiniz için teşekkür ederim.
54:02İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar