- 1 gün önce
Söyleşi: Faruk Ekici
Uluslararası yayınlardaki çalışmalarıyla da tanınan çizer M. Kutlukhan Perker, Pilot Galeri’de devam eden LIVE projesiyle üretim sürecini kamusal bir performansa dönüştürüyor. Perker, beş hafta boyunca haftada beş gün, günde sekiz saat izleyici tanıklığında çalışarak atölye mahremiyetini galeri mekânına taşıyor.
Mizah dergileri geleneğinden gelen kolektif çalışma disiplini ile bireysel yaratım sürecini harmanlayan sanatçı; bu projeyi yalnızca bir sergi değil, performansın kendisini de kapsayan bütüncül bir eser olarak tanımlıyor. Perker; geri dönüşü olmayan mürekkep tekniğiyle hataya yer bırakmayan izleyicilerin galeride kurulan ekranda yaratım sürecini anlık takip edebildiği bu şeffaf maratonu, geçmiş birikimini, genç çizerlere yönelik motivasyon arayışını ve ifade özgürlüğünün evrensel sınırlarını T24’e anlattı.
Uluslararası yayınlardaki çalışmalarıyla da tanınan çizer M. Kutlukhan Perker, Pilot Galeri’de devam eden LIVE projesiyle üretim sürecini kamusal bir performansa dönüştürüyor. Perker, beş hafta boyunca haftada beş gün, günde sekiz saat izleyici tanıklığında çalışarak atölye mahremiyetini galeri mekânına taşıyor.
Mizah dergileri geleneğinden gelen kolektif çalışma disiplini ile bireysel yaratım sürecini harmanlayan sanatçı; bu projeyi yalnızca bir sergi değil, performansın kendisini de kapsayan bütüncül bir eser olarak tanımlıyor. Perker; geri dönüşü olmayan mürekkep tekniğiyle hataya yer bırakmayan izleyicilerin galeride kurulan ekranda yaratım sürecini anlık takip edebildiği bu şeffaf maratonu, geçmiş birikimini, genç çizerlere yönelik motivasyon arayışını ve ifade özgürlüğünün evrensel sınırlarını T24’e anlattı.
Kategori
🦄
YaratıcılıkDöküm
00:00Merhaba, bugün odağımızda atölye mahremiyetini galerinin orta yerine taşıyan geri al butonu olmayan anlık ve şeffaf bir üretim maratonu var.
00:08Konuğumuz The New York Times'dan The New York Ra, DC Comics'den bugün benim de bünyesinde bulunduğum T24'de uzanan çizgileriyle uluslararası başarılara imza atan çizer Mustafa Kutlukan Perker.
00:20Kutlukan Bey bugünlerde pilot galerideki live projesiyle alışılmışın dışında bir meydan okuma içinde.
00:255 hafta boyunca, haftada 5 gün ve günde 8 saat onlarca izleyicinin tanıklığında bembeyaz kağıtları doldurmaya devam ediyor.
00:34Hoş geldiniz Kutlukan Bey.
00:35Hoş bulduk.
00:36Bu canlı üretim fikri nasıl ortaya çıktı ve 28 Şubat'a kadar sürecek olan bu 5 haftalık maratonun sonunda bizi nasıl bir bütün bekliyor?
00:44Bugüne kadar fark ettiğim durumlardan bir tanesi insanlar ben çizerken seyretmeyi seviyorlardı.
00:51Ben de bundan rahatsızlık duymuyordum.
00:53Bu biraz da mizah dergilerinde yetişmiş olmandan da kaynaklanıyor.
00:5617 yaşında mizah dergilerinde profesyonel çizerliğe başladım ben ve orada kolektif bir çalışma oluşurdu tabii ki.
01:04Herkes kendi işlerini yapsa bile bir arada çalışmanın vermiş olduğu böyle enteresan bir enerji de doğardı ve bu bana her zaman iyi gelmişti.
01:11Daha sonra bunu kendi çalışma ortamımda, atölyemde çalışırken arkadaşlarımın ziyaretleriyle de böyle kendiliğinden bir pratiğe dönüştürmüş oldum aslında.
01:21Düşündüm uzun süre acaba çizgileri bir performansa nasıl dönüştürebilirim diye.
01:28İlk başta bir sergi olabileceği fikri tam oluşmadı artık.
01:31Ama uzun zaman içerisinde konu üzerinde düşündükçe aslında bunun performansın sonunda bir sergiye dönüşebilecek yeni bir yol olabileceğini fark ettim.
01:42Ve yavaş yavaş da bu serginin nasıl olacağını düşünmeye başladım.
01:47Önce çizdiğim çizimleri çizerken seyredebilmesi için galeriye gelen izleyicilerin ona uygun bir setup tasarladık.
01:55İşte arkadaki ekran ve benim hemen basamın üzerinde bulunan kamera marifetiyle bunları direkt olarak çizerken aynı anda galeri ziyaretçileriyle buluşturmak.
02:07Ardından da her biten işi bu belirlediğimiz zaman dilimi içerisinde bittikçe önceden hazırlanmış olan çerçevelere yerleştirmekle bu formülasyonunu yapmış oldum.
02:19Çerçeveleri ve yanlarında künyeleri bile hazır çizgilerin.
02:24Çünkü ne çizeceğimi önceden tasarladım.
02:27Yaklaşık bir buçuk yıllık bir çalışma içerisinde.
02:30Önce işleri tasarladım sonra da son halini yapacağım yani mürekeplemesine geçeceğim kağıtlara yeniden çizdim.
02:38Bu arada bazı resimler sergiye dahil olamadı sonrasında.
02:43Bana çok tatminizci gelmedi ya da genel olarak bu sergiye özgür kurmuş olduğum hafif steampunk birazcık distopik evrene çok uymayan çizimleri eledim.
02:54Bir de çizimlerin içerisinde birbirlerine küçük göndermeler de var.
03:00Bunları da önceden planladım ya da çizerken kendi kendilerine ortaya çıktılar.
03:05Fark ettim ve dahil ettim.
03:09Bugün işte ikinci haftamızın ikinci gününe girmiş olduk.
03:13Peki aslında en son soracağımı hemen başa çekeyim.
03:16Bu beş haftalık maraton bittiğinde asıl eser bu çerçevelerin içindeki eserler mi olacak?
03:23Yoksa o beş haftalık tanıklığın izleyicide bıraktığı anda olma hissi mi?
03:28Ben şöyle tanımlamıştım bu sergiyi.
03:31Bu sergi performans artı eserler eşittir sergi değil.
03:37Performans artı sergi eşittir eser diye formül ettim.
03:42Yani bu bütünü bir eser aslında.
03:44Resimler tabii ki asıl kalıcı olacak olan unsur olduğu için onları da çok fazla aslında riske atmamak için bu biraz evvel bahsetmiş olduğum uzun süren ön çalışmayı o yüzden yaptım.
03:55Çünkü mesela bir imza gününde bir okuyucuya kitap imzalarken yapmış olduğum skeçler gibi o anda olan bir şey olsun istemedim.
04:04Çünkü evet ikisi bir arada ama sonuçta resimler ileriye kalacak.
04:09Bu yüzden ona ayrı bir özen ihtimam hem konsept olarak hem de çizgilerin kalitesi açısından ayrı bir ehemmiyet göstererek çalışmayı sürdürüyorum şu anda da.
04:22Ama geri dönüp baktığımızda tarihsi olarak değerlendirirsek eğer evet tamamı bir eser olmuş olacak.
04:29Yani burada izleyicilerle birlikte geçirdiğimiz zaman onların buradaki mevcudiyeti de eserin oluşmasında katkı sağlamış olan unsurlar tabii ki.
04:39Peki buradan şu soruya geçmek istiyorum.
04:41Sanatçının atölyesi genelde girilmez bir yerdir.
04:44Mahremdir hatta birçok düşünür de yaratım sürecinin mahrem bir şey olduğunu söyler.
04:51Hatta Lilke'nin çok ilginç bir şeyi vardır.
04:53Bu içsel sürece kimsenin tanıklık etmemesi gerekir der.
04:57Ama siz bu güvenli alanı tırnak içinde terk edip şeffaflaştırıyorsunuz.
05:03Merak ediyorum sizi izleyen onlarca göz varken yani amiyane tabirle birinin omzunuzun üzerinde sizi izlerken çizmek yaratıcılığınızı kışkırtıyor mu yoksa bazen yalnızlık anınızı da özlediğiniz oluyor mu?
05:17Şöyle söyleyeyim.
05:19Ben hiçbir zaman mahrem bulmadım yaratım sürecini.
05:22Neden mahrem bulunduğunu da anlamıyorum.
05:25Ve çalışırken zaten yeterince mahremiyet olmuş oluyor bilim için.
05:30Ben de Voltaire'nin çok güzel bir sözünü hatırlarım.
05:34Hayatı iyi ve mutlu yaşamanın en iyi yolu meşgul yalnızlıktır.
05:40Ben bunu çok severek bu şekilde yaşıyorum yıllardır hayatımı.
05:45Ve etrafta insanlar varken de çok değil hiç rahatsız olmadığım gibi bir katkısı var mı derseniz katkısı yok.
05:53Ama benden götürdüğü bir şey de yok.
05:54Umarım izleyenlere katkısı olur.
05:56İzleyenler arkadaki ekrandan saniye saniye çizdiğiniz her şeyi takip ediyorlar.
06:02Şunu sormak istiyorum.
06:03Birileri izlerken çizdiğinizde darbelerinizin hızı ya da kaleminizin yönü değişiyor mu?
06:10Yalnızken çizmekle birinin karşısında çizmek arasında bir fark var.
06:14Hayır hiçbir zaman değişmiyor.
06:17Yani çok hani böyle artistlik buhen bir yerden bir şey söylemek istemiyorum ama hani doğrusunu da söyleyeyim.
06:24Hiçbir şekilde birilerinin varlığının olumlu veya olumsuz bir etkisi yok.
06:28Bir manipülatif tarafı da yok bilim için.
06:30Çünkü zaten ben kağıtla çok bile bir bir haldeyim.
06:35Hani şey gibi birazcık.
06:36Mesela bir anne çocuğuyla ilgileniyorken çok yakın mesafede çocuk kucağındayken hani acaba etraftan nasıl bakarlar diye düşünerek ona farklı bir şekilde yaklaşmaz ya.
06:51Çünkü o anı kaçırmaması gerekiyor.
06:53Çünkü bebek ve bakıma ve yardıma muhtaç bir canlı küçücük direkt olarak ne yapması gerekiyorsa refleksif olarak onları yapar.
07:02Hani bu bu anda uygun mudur değil midir diye düşünmez.
07:06Düşünmez derken bunu bir karar olarak yapmaz tabii ki.
07:09Refleksif olarak düşünmez ve refleksif olarak her şeyi yapar.
07:13Ben de yapmam gerekenleri o konsantrasyonda yakıyorum.
07:16Canlı bir performans esnasında hata da yapabilirsiniz.
07:21Hatayı nasıl dönüştürüyorsunuz bu bir.
07:24İkinci sorum da burada hemen yani benim gibi genç bir gazetecinin gıptayla baktığı birçok kurumda ve kuruluşta çizdiniz ve çizmeye devam ediyorsunuz.
07:33Kariyerinizin bu noktasında bile hala ya galiba bu kez olmuyor yapamıyorum dediğiniz o tırnak içinde acemiliğin ilk günlerindeki kaygıyı hissettiğinizde oluyor mu?
07:44Şimdi sonuna mı başlayayım?
07:45Her zaman her zaman o kaygıyı hissediyorum.
07:48Daha doğrusu şöyle kaygıdan çok yaptığım işle ilgili biten her iş bana böyle 80'lerde bir fotoğrafımı gördüğüm zamanki hissi veriyor.
07:58Hani bu ne bu hal ya gibi düşüntültüyor doğrusu ama zaten iyiye gitmenin de yolu bu galiba.
08:06Hani yaptığınızda çok da memnun olmanız iyiye işaret değil.
08:09Tabii ki memnun oluyorum ama çok kısa süre sonra ya bu şöyle de olabilirdi diyorum ve bunları da retifeye ettiğimi zannediyorum.
08:17Onu o kadar güzel söylediniz ki yani hata yaptığınız zaman kabul etmek kapatmak değil de dönüştürmek gerekiyor malzemenin yapısı itibariyle.
08:26Mesela yağlı boy olsa üzerinden bir daha geçersiniz kapatmış olursunuz ya da akrilikte falan öyle.
08:31Ama mürekkep affetmeyen bir malzeme.
08:34Bir kere onu iyi yapabilmenin yöntemlerinden bir tanesi hani bileğinizi çok iyi bir noktaya getirmek değil hata o oranını da düşürebilmek.
08:41Yıllar içerisinde o noktaya gelmemiş olmanız gerekiyor.
08:45Çünkü bu biraz şeye benziyor. İp cambazlığına benziyor.
08:49İpte düşerseniz eğer geri dönüşü yok ya onun gibi bir durum.
08:54Hani bu kadar drastik bir metafor tam karşılamaz belki ama gene de hani aşağı yukarı o kadar kabiliyetli davranmanız ve o kadar dikkatli ve o kadar usta olmanız lazım.
09:07Çünkü malzeme itibariyle affetmiyor.
09:09Ama dönüştürebilmenin yöntemlerini öğrendiğim zaman içerisinde kimse fark etmeden onu başka bir şeyle çevirebiliyorum.
09:16Bu sergide de iki tane böyle hata yaptım.
09:19Bir tanesini kolay bir şekilde çevirdim ama o hata değildi.
09:22Elim mürekkebe değdiği için mürekkep yayıldı ki ona da dikkat etmek gerekiyor.
09:28İkincisi de imza atacak yer bırakmamıştım.
09:30Ama sonra başka bir nokta bulup oradan devam ettim.
09:34Bir de bir söyleşinizde şey diyorsunuz bu serginin aslında genç sanatçılar içinde bir motivasyon kaynağı olmasını istiyor demiştiniz.
09:41Gelen sanatçılardan, genç sanatçılardan aldığımız tepkiler nasıl?
09:46Onlarla konuşma imkanınız oluyor mu?
09:48Tabii tabii zaten çizer olduğunu veya o yolda olduğunu hemen anlıyor insan.
09:55Öyle olduğu zaman bir çizer olduğunu veya çizgi meraklısı birisi olduğunu veya çizmek gibi bir aspirasyonu olduğunu anladığım anını daha yakına davet ediyorum.
10:05Ve birazcık konuşuyoruz.
10:06Zaten hemen ortaya çıkıyor.
10:07İşte çoğu gelen arkadaşımız zamanında mizah dergilerine karikatür getirmişlerdi genç yaşlarda falan.
10:13Bir kısmı devam etmiş, bir kısmı bırakmış.
10:16Çünkü artık aslında devam edebilecekleri ya da o motorluklarını geliştirebilecekleri bir mecrada kalmadığı için
10:22mizah dergilerinin artık tamamen bitmiş olmasıyla
10:25ki hiçbirimizin tahmin edebileceği bir şey değildi.
10:27Bundan beş yıl önce bile tahmin edemezsik.
10:30Böyle bir kültürümüzün bu kadar kuvvetli bir kanalının çizgi dünyamıza katalizör olan bir tarafının ortadan kalkacağını düşünemezdik.
10:40Onlarla ayrıca tabii konuşuyorum ve bu kısmı beni çok heyecanlandıran taraflarından bir tanesiydi.
10:47Gerçekten en çok memnun olacağım şey diğer çizerlere arkadan gelen veya benim jenerasyonum veya benden ileride olan kim varsa eğer yeniden motivasyon sağlaması.
10:58Son sorum ise bugün Türkiye'de gazetecilerin ve çizerlerin fikirleri nedeniyle baskı altında oldu.
11:04Hatta tutuklandığı bir iklimden geçiyoruz.
11:06Ancak bu baskı sadece bize de özgü değil.
11:09Yani Avrupa'nın göbeğinde bile eminim şu anda Trump yönetimiyle birlikte Amerika'da bile sansür baskı vardır.
11:17Burada benim sormak istediğim şey şu.
11:19Sizin çizgileriniz bu baskı karşısında bir savunma mekanizması olarak mı şekilleniyor?
11:24Yoksa form değiştirip başka bir dil mi kuruyor?
11:27Şimdi ben o kadar politik değilim ama politik karikatürler, siyasi karikatürler çizdim.
11:33Durduğum bir nokta var tabii ki.
11:35Çok da değişmiyor o nokta ama çok politik bir insan değilim.
11:39Ama bu bahsettiğiniz durum dünyanın her yerinde de var.
11:43Bu aralar bu taraflarda biraz daha fazla var.
11:46Amerika'da da tekrar canlandı ama geçmişte de vardı.
11:49Örneğin sadece çizerler değil, mesela stand-up komedi şu anda çok cesurca espriler üretiyor ve stand-up komedyenler ortaya çıkıyor.
12:03Ama Amerikan tarihinde ciddi problemlerden bir tanesi mesela ünlü stand-upçı ve birçok büyük stand-upçının da ilham kaynağı olan Lenny Bruce'un stand-up yaparken club'tan sürekli alınıp hapse atılması.
12:18Ve bu tekrar ediyor.
12:19Artık kapının önünde Jim Morrison'ı bekleyen polisler gibi Lenny Bruce'u bekleyen polisler var.
12:25Hani ağzından ters bir şey çıksın da alalım diye bekliyorlar ve alıyorlar.
12:29O mesela inatla devam ediyor.
12:31Ve bu durum Ariyem'in bir şarkısında da bir cümle olarak geçer.
12:35Lenny Bruce is not afraid diye.
12:38Lenny Bruce korkmuyor diye geçer.
12:40Bir popüler kültür göndermisine dönüşmüştür.
12:43Ben yıllar önce Amerika'dayken Batman karakterinin içinde yer alan ve artık hani Batman kadar popüler olan Joker'in yaratıcısı Jerry Robinson'la görüşürdüm.
12:57Jerry Robinson Batman çizmeyi bıraktıktan sonra siyasi karikatürler yapmaya başlamış.
13:03Ve bu konuda aktivist olmuş.
13:06Hani hiç bilinmeyen bir tarafı bu Batman, bir Batman çizerinin ve Joker'in bizatihi kabul edilmiş yaratıcısını.
13:14Çünkü Batman'in üzerinde Bob Kane tarafından yaratılmıştır bir arası vardır ama hani Joker diğer yan karakterlerden bir tanesi olduğu için ona ayrıca kredi tabii ki verilmez.
13:24Bu kredi sadece ödül terörlerinde falan veriliyor.
13:26Ya da işte özel yazılar, makaleler, röportajlar da falan.
13:29O bana anlatmıştı, mesela Rusya'da bir çizer hapse atılıyor, onu ziyarete gidiyorlar.
13:36Siyasi karikatürcülerden oluşan aktivist grup izinle oluyorlar, adamı da ziyaret ediyorlar.
13:42Adam karikatürle bir not veriyor falan.
13:44Hani bu hiçbir zaman bitmiyor.
13:46Türkiye'de de bunlar oluyor.
13:48Çizer arkadaşlarımız hapse giriyor.
13:50Yıllarca da oldu, 80'lerde de oldu, 90'larda da oldu, 2000'lerde de oldu.
13:55Hala da oluyor.
13:56Dünyanın başka ülkeden de oluyor.
13:57Çizerlerin aslında büyük çoğunluğu politik duruş olarak o kadar sert bir yerde durmuyor, büyük bir çoğunluğu.
14:06Yayınlar daha sert olabiliyorlar.
14:08O yayının içerisinde yer alan çizerler de tabii ki o yayında yer aldıkları için aslında öyle gibi görünüyorlar.
14:15Ama bunun çok daha başka bir tarafı var.
14:18Çünkü çizerlik artistlik bir işi olduğu için başka bir naiflikle ve yumuşaklıkla, başka bir romantizmle devam ediyor.
14:26Bizlerin yapmış olduğu politik karikatürlerin karşıdan gelen şiddetli reaksiyonunu hak edecek bir başlangıç noktası yok aslında.
14:37Başlangıç noktası aslında çok daha romantik bir isyan diye belki kabul edilebilir.
14:41Asla yıkıcı bir isyan değil ama reaksiyon tabii günümüzün sosyal medya koşullarında bir şeyin 8 bin kap daha fazla etki yaratması ve insanların suçlamalarla geri dönmesi yüzünden de başka bir yere gitmeye başlıyor.
14:57Son olarak şu şahane veciz hikayeyi anlatmak isterim bu konuyla alakalı.
15:02Biliyorsunuz Ronald Reagan aynı zamanda oyuncu.
15:05Oyuncu olduğu için aynı zamanda da bir stand-upçı gibi çok hızlı şakalar yapabilen, espriler üretebilen falan birisiymiş.
15:13Kartlara yazarmış bulduğu esprileri.
15:15Bunların büyük bir kısmı da Beyaz Saray arşivlerinde duruyor.
15:19Onun başkanlık döneminde yazmış olduğun bütün kartlar başkanlık arşivinde duruyor.
15:24Şimdi bu bizzat kendisinin performe etmiş olduğu bir hikaye olduğu için anlatıyorum.
15:30Ronald Reagan'la Gorbachev basın toplantısındalar ve Ronald Reagan bu hikayeyi anlatmaya başlıyor.
15:38Diyor ki bir Amerikalı ile bir Rus konuşuyormuş.
15:42Amerikalı Rus'a diyor ki ya bu sizin yaşadığınız baskıcı ortamda hayat mı?
15:47Ben bir şeyden rahatsız olursam eğer bugün kalkarım Başıklı'na giderim, Beyaz Saray'dan içeri girerim, kapıyı çalarım.
15:53Derim ki Mr. Reagan siz Amerika'yı yönetemiyorsunuz derim diyor.
15:59Rus'ta diyor ki hiç sorun değil diyor bizde de aynı durum var diyor.
16:02Ben de diyor bugün bir şeyden rahatsız olursam kalkarım Moskova'ya giderim, Kremlin'den içeri girerim ve derim ki diyor kapıyı çalarım.
16:09Mr. Gorbachev bu Ronald Reagan Amerika'yı yönetemiyor derim diyor.
16:15Benim de çok fazla Trump karikatürü çizmişliğim vardır.
16:19Ben çok teşekkür ederim ağzınıza sağlık.
16:22Teşekkürler.
Yorumlar