Özgür Çelik’in bu incelemesi, Patrick Haenni ve Bernard Rougier gibi isimlerin çalışmaları üzerinden siyasal İslam’ın geçirdiği yapısal dönüşümü ve güncel dindarlık biçimlerini tartışmaktadır. Haenni, İslamcılığın klasik siyasi iddialarından uzaklaşarak bireysel başarı, girişimcilik ve tüketim kültürüyle eklemlenen bir "Piyasa İslamı" modeline evrildiğini savunmaktadır. Bu süreçte dini pratiklerin dünya ile uyumlu hale geldiği ve kişisel gelişim odaklı yeni bir dindarlık anlayışının doğduğu vurgulanmaktadır. Ancak metin, Selefilik gibi daha katı ve kuralcı akımların varlığını sürdürdüğünü hatırlatarak, İslami hareketlerin tamamen piyasaya teslim olmadığını göstermektedir. Sonuç olarak kaynak, İslamcılığın sona ermek yerine ideolojik ve pratik açıdan çeşitlenerek farklı biçimlerde yeniden üretildiğini ifade etmektedir. Metin, Müslüman toplumlardaki bu karmaşık değişimi modernite ve küreselleşme bağlamında kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir.
00:00Şimdi siyasal İslam deyince aklımıza gelen o klasik resim var ya,
00:04sanki o resim artık biraz değişiyor değil mi?
00:06O büyük organize siyasi projeler yavaş yavaş yerini başka bir şeye bırakıyor gibi duruyor.
00:12Peki ama neye?
00:13İşte bu analizimizde tam da bu konunun derinlerine iniyoruz.
00:17Ve işte bütün meselenin kilitlendiği soru da tam olarak bu.
00:21Siyasal İslam'ın bir proje olarak sonuna mı geliyoruz,
00:24yoksa o sadece kabuk mu değiştiriyor, hani gözümüzün önünde yepyeni formlara mı bürünüyor?
00:30Bugün kafa yoracağımız asıl tartışma bu olacak.
00:33Hay o zaman konuya bir tezle başlayalım.
00:36Siyaset bilimci Patrick Hayne'nin ortaya attığı çok ilginç bir kavram var, piyasa İslam'ı.
00:40Bu tez aslında klasik İslamcılığın neden zayıfladığını ve onun yerine neyin yükseldiğini anlamamız için bize yepyeni bir pencere açıyor.
00:48Peki ne demek bu piyasa İslam'ı?
00:50Şöyle özetleyelim, artık odak noktasında İslam devleti kurmak gibi büyük, kollektif siyasi hayaller yok.
00:57Onun yerine ne var?
00:58Bireyin kendisi.
01:00Yani bireyin kişisel başarısı, kendi kendini geliştirmesi ve modern dünyanın tüketim kültürüyle barışık bir dindarlık anlayışı var.
01:08Bu yeni anlayışın temel özelliklerine baktığımızda tablo daha da netleşiyor.
01:12Artık olay toplumu tamamen değiştirmek değil.
01:14Mesele, bireyin mevcut sistem içinde hem başarılı hem de iyi bir Müslüman olarak nasıl var olabileceği, yani odak, kişisel başarı ve gelişim, piyasa kurallarıyla, tüketim kültürüyle bir uyum söz konusu.
01:28O eski katı, militan ideolojilerse reddediliyor.
01:30Peki bu fikirler kimde karşılık buluyor?
01:32Özellikle de o eski, merkeziyetçi, İslamcı yapılardan sıkılmış, hayal kırıklığına uğramış ve küreselleşmenin getirdiği yeni dünyaya ayak uydurmak isteyen kitlelerde.
01:41Şimdi bu kavramı biraz daha ete kemiğe büründürelim.
01:45En bilinen örneklerinden biri Mısırlı popüler vaiz Amr Halit.
01:49Halit ne yapıyor?
01:50Televizyon programlarında İslam'ı o bildiğimiz katı siyasi hedeflerden, takıntılardan arındırıyor.
01:56Onun yerine modern hayatın içinde kişisel gelişim sağlayan, insanı başarıya götüren bir rehber olarak sunuyor.
02:02İşte bu piyasa İslamı'nın ruhunu birebir yansıtan bir yaklaşım.
02:06Şimdi şu karşılaştırmaya bir bakın.
02:08Aradaki fark ne kadar keskin değil mi?
02:10Bir yanda klasik İslamcılık var.
02:12Onun hedefi ne?
02:13Bir İslam devleti kurmak.
02:15Odağında kim var?
02:16Ümmet.
02:17Yani bütün bir toplum.
02:18Yöntemi ne?
02:19Siyasi örgütlenme.
02:20Gerekirse devrim.
02:22E peki piyasa İslamı'na bakalım.
02:24Hedef?
02:25Kişisel başarı.
02:26Odak tamamen bireyin kendisi.
02:28Yöntemler de haliyle değişiyor tabii.
02:30Siyasetin, devrimin yerini ne alıyor?
02:32Medya, televizyon programları, kişisel gelişim kitapları, çok daha yumuşak araçlar.
02:38Peki, güzel.
02:38Ama hikaye burada bitiyor mu?
02:41Yani resmin tamamı bu olabilir mi?
02:43İslamcılığın geleceği sadece bireysel başarıya ve tüketime odaklanmış bu yeni dindarlıktan mı ibaret?
02:50Yoksa sahnede gözden kaçırdığımız başka hatta belki de çok daha güçlü bir aktör mü var?
02:54İşte tam bu noktada Bernard Rougie gibi önemli araştırmacıların altını çizdiği bir karşı tez, bir antitez devreye giriyor, Selefi meydan okuması.
03:04Yani piyasa İslamı'nın o bireyci esnek yapısının tam karşısında duran, katı doktrini ve toplumsal kuralları merkeze alan bambaşka bir akım.
03:14Nedir Selefilik? Kısaca bir hatırlayalım.
03:16En temel haliyle İslam'ın ilk dönemlerindeki o saf olduğuna inanılan haline dönme iddiasını taşıyan bir akım.
03:24Yöntemleri ne?
03:25Kutsal metinleri yani Kur'an'ı ve sünneti kelimesi kelimesine, harfi harfine yorumlamak.
03:30İşte bu katı ve değişmez tavır onu piyasa İslamı'nın o esnek ve pazarlıkçı yapısından tamamen ayırıyor.
03:37Ama şunu da unutmamak lazım, Selefilik dediğimizde yekbari bir yapıdan bahsetmiyoruz.
03:42Kendi içinde çok farklı yüzleri var.
03:44Mesela siyasetten tamamen uzak durup sadece saf doktrine odaklanan bir kolu var.
03:49Bir de toplumu İslami kurallara göre şekillendirmek için aktif olarak çalışan reformist bir damar var.
03:55Ve tabii ki siyasi hedeflerine ulaşmak için şiddeti bir yöntem olarak gören cihatçı kolu.
04:01Ama bakın bu kadar farklı olmalarına rağmen hepsini birleştiren çok temel bir ortak nokta var.
04:07İslami normları kişisel bir tercih olmaktan çıkarıp bütün topluma dayatılması gereken bir kural haline getirme amacı.
04:14Ve bu akım kesinlikle göz ardı edilecek bir güç değil.
04:17Etki alanına bir bakın, Arap Yarımadası'ndaki kalelerinden tutun da Avrupa'nın göbeğindeki banyolerine kadar
04:23inanılmaz geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda.
04:26İşte bu yayılım hani klasik İslamcılık bitti yerine sadece piyasa İslamı geldi tezini de ciddi şekilde sarsıyor.
04:33Şimdi geldik işin belki de en şaşırtıcı, en çelişkili noktasına.
04:38Yani özünde modernliğe karşı olan bir hareketin
04:41modern dünyanın en güçlü araçlarını nasıl bu kadar maharetle kullandığına.
04:47Peki bu nasıl oluyor?
04:48Süreç aslında oldukça net.
04:50İlk adımda interneti ve bütün dijital platformları ele alıyorlar.
04:54Sonra bu kanalları kullanarak kendi katı, normatif ve çoğu zaman antimodern mesajlarını hiç durmadan yayıyorlar.
05:01Ve sonuç geleneksel kurumların devletlerin kontrolü dışında
05:04internet üzerinde küresel, çok güçlü sanal cemaatler, topluluklar inşa ediyorlar.
05:09İşte bu gerçekten de derin bir çelişki, tam bir paradoks aslında.
05:14Düşünsenize, modernliğin ürettiği en ileri teknolojileri
05:17en son iletişim araçlarını alıp
05:19modernliğin kendisini reddeden bir dünya görüşünü yaymak için kullanıyorlar.
05:23Bu durum günümüz dünyasındaki ideolojik mücadelenin ne kadar karmaşık
05:28ve çok katmanlı olduğunu gözler önüne seriyor.
05:30Peki şimdi bütün bu parçalara birleştirelim.
05:34Bir yanda bireyci ve esnek piyasa İslamı,
05:37diğer yanda ise kuralcı ve kollektif selefilik.
05:41Bu iki zıt kutbu bir araya getirdiğimizde nasıl bir sonuca ulaşıyoruz?
05:45Şu bir gerçek, artık net bir şekilde görüyoruz ki,
05:49o bildiğimiz klasik organize siyasal İslamcılık ciddi anlamda zemin kaybediyor.
05:54Ama önemli olan şu,
05:55onun bıraktığı boşluğu tek bir akım doldurmuyor.
05:58Tam tersine bu boşlukta birbiriyle mücadele eden,
06:01hatta zaman zaman çatışan iki farklı dindarlık anlayışı yükseliyor.
06:04Ve bu son tablo, ortaya çıkan bu iki ana yolu çok net bir şekilde özetliyor.
06:09Bakın, bir tarafta ne var?
06:11Piyasa İslamı.
06:12Temel fikri ne?
06:13Bireycilik ve tüketim kültürüyle uyum.
06:15Peki nihai hedefi?
06:17Kişinin mevcut sistemin içinde mutlu ve başarılı olması.
06:20E diğer tarafa bakalım.
06:21Selefilik.
06:22Temel fikir bambaşka.
06:24Katı kurallar, doktrin ve cemaat.
06:26Nihai hedef de öyle.
06:28Bireyin tatmini değil, doktrine dayalı bir toplumsal dönüşüm.
06:31Yani karşımızda klasik İslamcılığın mirası için mücadele eden iki apayrı ve bir o kadar da güçlü vizyon var.
06:39Sonuç olarak bu alıntının da mükemmel bir şekilde ifade ettiği gibi belki de doğru soruyu sormamız gerekiyor.
06:46Asıl mesele İslamcılık bitti mi, bitmedi mi tartışması değil.
06:50Asıl sormamız gereken soru şu.
06:51İslamcılık önümüzdeki yıllarda hangi yeni ve birbirinden farklı biçimlerde yeniden üretilerek karşımıza çıkacak?
06:59İşte bu hepimizin üzerine düşünmesi gereken bir soru.
İlk yorumu siz yapın