Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 ay önce

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugün siyasetin nabzını tutan, oldukça kafa karıştırıcı bir soruyu masaya yatıran bir analizi ele alıyoruz.
00:07Demparti'nin son zamanlardaki bazı eylemleri.
00:10Bunlar gerçekten bir siyasi stratejinin parçası mı, yoksa içeriden birileri oyunu mu bozuyor, yani ortada bir sabotaj mı var?
00:17Hadi gelin bu analizin derinliklerine inip ne demek istediğini anlayalım.
00:21Yazarın düşünce zincirini beş adımda takip edeceğiz ve ilk durağımız bütün bu analizi tetikleyen o malum protesto olacak.
00:28Evet, ilk bölümümüz bu endişe yaratan protesto, yazarın dikkat çektiği ve her şeyin başlangıcı olarak gördüğü o yürüyüş.
00:36Bakalım ne olmuş?
00:38Yazar yazısına şöyle bir soruyla başlıyor, buna gerçekten gerek var mıydı?
00:42Ona göre bu yürüyüş tam da barış istemeyenlerin derine bir koz vermek gibi bir şey olmuş.
00:47Yani zamanlaması ve şekliyle kışkırtıcı bir hamle olarak görüyor bunu.
00:51Peki o gün tam olarak ne oldu?
00:53Kaynağın aktardığına göre her şey Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için Dem Parti Gençlik Meclisi'nin düzenlediği bir yürüyüşle başlıyor.
01:01Alıpınar Köprüsü'nde başlayan bu yürüyüş, Urfa Kapı yakınlarında polisle bir arbedeye dönüşüyor, hatta biber gazı kullanılıyor.
01:07Üstelik Dem Parti milletvekilleri de bu arbedenin içindeymiş.
01:10Yazar için asıl mesele de bu zaten, bu olayın siyasi sonuçlarına olacak.
01:14Şimdi yazarın argümanında işler burada daha da ilginçleşiyor.
01:19Ona göre bu Diyarbakır'daki olay öyle münferit, tek başına bir olay değil.
01:25Aksine sürekli tekrar eden ve ne zaman barışa dair bir umut belirse onu dinamitleyen bir modelin, bir davranış kalıbının son örneği.
01:34Yazar buna neredeyse bir kendi kendini sabotaj döngüsü diyor.
01:38Şöyle bir geriye dönüp bakalım diyor yazar.
01:40İlk barış süreci zamanında hendek olayları tırmanırken partinin sessiz kalması.
01:46Sonra tam Selahattin Demirtaş'ın serbest kalma ihtimali doğduğunda mecliste atılan o kışkırtıcı sloganlar.
01:52Ve şimdi de bu yürüyüş.
01:54Yazarın iddiası şu, ne zaman olumlu bir hava esse, ne zaman bir fırsat penceresi açılsa, işte böyle bir olay patlak veriyor ve her şeyi başa sarıyor.
02:03İşte yazarın teorisinin tam da merkezine geliyoruz.
02:06Bütün bu anlattıklarından sonra şu soruyu soruyor.
02:08Peki bu tesadüf mü, yoksa, yoksa parti içinde kontrolün kimde olduğuna dair bir iç savaş mı var?
02:15Yani bu eylemleri kim, neden yapıyor?
02:18Yazar bu iç mücadeledeki taraflardan ilkini hevaller olarak tanımlıyor.
02:23Yani Kürtçedeki anlamıyla yoldaşlar.
02:26Yazarın gözünde onlar gerçekten barış isteyen samumi parti üyeleri ama madalyonun bir de öbür yüzü var.
02:33Yazar ikinci gruba çok çarpıcı bir isim veriyor, helvacılar.
02:38Neden helvacı?
02:39Çünkü yazar bu kişilerin siyasi süreçlerin adeta helvasını kavurmak yani onları öldürüp cenazesini kaldırmak için orada olduğunu iddia ediyor.
02:49Kısacası içerideki sabotajcılar sızmalar olarak tanımlıyor onları.
02:53İşte yazarın ortaya koyduğu tablo bu kadar net.
02:57Bir tarafta samimiyetle barış ve diyalog arayan hevaller yani yoldaşlar,
03:02diğer tarafta ise çatışma ve kaos peşinde koşan gençlerin enerjisini yıkım için kullanan helvacılar yani sabotajcılar.
03:11Yazar aslında parti içinde bir ruh mücadelesi yaşandığını söylüyor.
03:15Peki bu kadar gerilimli bir ortamda diyalog için hiç mi umut yok?
03:20Yazar tam bu noktada hükümetin attığı bir adıma yani açık bırakılan bir kapıya işaret ediyor.
03:26Kaynak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şu sözlerine yer veriyor.
03:29Dem heyetinin bu anlayış içerisinde olduğunu düşünmüyorum.
03:33Kendileriyle bir görüşmemiz olacak ve bu konuları masaya yatıracağız.
03:37Yazar bu sözleri şöyle yorumluyor.
03:39Hükümet dem parti yönetimiyle sokaktaki eylemleri yapanları aynı kefeye koymuyor yani diyalog kapısını kapatmıyor.
03:47Ve yazının sonunda yazar siyasi analizden çıkıp çok daha kişisel, çok daha insani bir noktaya geliyor.
03:54Barışın ne demek olduğunu anlatmak için kendi hayatından bir örnek, bir benzetme kullanıyor.
04:00Yazar ailesiyle küs olan kız kardeşine barışmak için nasıl ilk adımı attıklarını anlatıyor.
04:05Proaktif bir şekilde yola çıkıp ona bir el uzatmışlar.
04:09Bu jest tamamen samimiymiş, tek amaç ailedeki yarayı sarmakmış.
04:14Ve sonuç uzatılan el kabul edilmiş, ailede barış yeniden sağlanmış.
04:19Yazarın bu kişisel hikayeyle varmak istediği yer çok açık.
04:22Diyor ki gerçek barış sabotajcılarla, art niyetlilerle olmaz.
04:27Tıpkı bir ailede olduğu gibi her iki taraf da samimiyetle masaya oturursa olur.
04:32Başka türlüsü mümkün değil.
04:33Ve sonunda yazar o büyük soruyu ortaya atıp cevabı bize bırakıyor.
04:37Bu ülkenin geleceğinde kardeşlerin bağı mı güçlenecek,
04:41yoksa bir avuç insanın eylemleri yüzünden bütün aile dağılıp gidecek mi?
04:44İşte bütün mesele bu.
Yorumlar