00:00Merhaba, bugün sizlerle siyasette sıkça karşılaştığımız ama belki de üzerinde pek durmadığımız bir konuyu,
00:06ikiyüzlülük meselesini ve bu meseleyi açıklamak için kullanılan oldukça ilginç bir metaforu,
00:11kağıttan kaplanları ele alacağız.
00:14Peki, yol haritamız nasıl olacak?
00:16Önce, kafa karıştırıcı bir karşılaştırmayla başlayacağız.
00:20Sonra, yazarın ana fikrini, yani o meşhur metaforu tanımlayacağız
00:24ve en sonunda da bu kavramın kimler için kullanıldığına hep birlikte bakacağız.
00:28Her şey bir muamma ile başlıyor aslında.
00:32Yazar, yakın zamanda yaşanan ve Türk bayrağı ile ilgili olan iki olayı önümüze koyuyor.
00:38Ama işin ilginç yanı, bu iki olaya verilen tepkiler arasında dağlar kadar fark olması.
00:44İşte, yazarın asıl dikkat çekmek istediği nokta tam da burası.
00:48Bu iki olayı yan yana koyarak aslında en başından bir çifte standart tablosu çiziyor.
00:54Bir tarafta neredeyse bir linç kültürü, öfke patlamaları,
00:58diğer tarafta ise yazarın göstermelik olarak nitelediği samimiyetsiz bir tepki.
01:04Yani yazar için meselenin özü, bayrağa ne olduğu değil.
01:07Asıl soru şu, bu seçici öfke, bu çifte standart,
01:11ülkenin siyasi ruh hali hakkında bize ne söylüyor?
01:14Yazar, bunun siyasetin tam kalbinde yatan derin bir ikiyüzlülüğün kanıtı olduğunu iddia ediyor.
01:20Peki, yazar bu çelişkiyi, bu tutarsızlığı nasıl açıklıyor?
01:25İşte bu soru bizi analizinin merkezine, o kilit metafora götürüyor.
01:30Evet, kağıttan kaplan.
01:31Yazar bu terimi şöyle tanımlıyor.
01:33Dışarıdan bakıldığında çok güçlü, çok tehditkar görünen,
01:36ama aslında içi boş, sahte ve en ufak bir zorlukta hemen yıkılıp gidecek yapılar.
01:41İşte az önce gördüğümüz o farklı tepkileri açıklamak için kullandığı anahtar tam olarak bu.
01:47Yazarın kendi cümleleriyle bu durumu nasıl özetlediğine bir bakalım.
01:50Bu cümle, yazarın bakış açısını çok net ortaya koyuyor.
01:54Ona göre bu durum bir anomali değil, sistemin ta kendisi.
01:58Peki, yazarın bu kağıttan kaplan etiketini yapıştırdığı kimler var?
02:02Liste oldukça ilginç, hem ülke içinden hem de dışından isimler ve gruplar görüyoruz.
02:08Listenin ilk sırasında Suriye'den bir grup var.
02:10H-Tahrir-el-Şam, yani kısaca H-T-Ş.
02:15Yazara göre, H-T-Ş'nin durumu oldukça çelişkili.
02:18Düne kadar terörist olarak aranan bir grup, bugün kardeşim diye anılabiliyor.
02:23Hatta yazar, bu grubun toprak karşılığında dış destekle Şam'a aldığı gibi ciddi bir iddiada bulunuyor.
02:29Yani gücünün ve statüsünün kalıcı değil, tamamen siyasi çıkarlara göre şekillendiğini söylüyor.
02:34Sırada yine Suriye'den bir başka aktör var, YPG.
02:38Yazar, YPG'yi Amerika'nın IŞİD gardiyanları olarak tanımlıyor.
02:42Onları para almakla ve bölgede büyük acılara sebep olmakla suçluyor.
02:46Yani onlara da kendi halklarının değil, dış güçlerin çıkarlarına hizmet eden bir yapı olarak bakıyor ve bu yüzden güçlerinin sahte olduğunu iddia ediyor.
02:55Analizdeki bir sonraki kağıttan kaplan adayı ise Iraklı Kürt lideri Mesut Barzani ve onun siyasi çevresi.
03:03Yazara göre Barzani, geçmişteki çözüm sürecinin bitmesinde rol oynadı.
03:07Ve en önemlisi, Rojava'daki 70'ten fazla Kürt partisinin varlığını bir dağınıklık olarak görüp, bu bölünmüşlüğün gerçek bir güç oluşturmayı engellediğini savunuyor.
03:16Eleştiri okları sadece ülke dışına yönelmiyor.
03:19Yazar, son olarak ülke içindeki bazı federasyonları ve sivil toplum kuruluşlarına hedefini alıyor.
03:25Yazar, bu yerel grupları da oldukça sert bir dille eleştiriyor.
03:29Bazı federasyonların tek bir derneğe teslim olduğunu, aktivizmlerinin samimiyetten uzak sadece sanal dünyada gösteriş için yapıldığını iddia ediyor.
03:38Kısacası, onların da dışarıya yansıttıkları imajın aksine içlerinin boş ve etkisiz olduğunu söylüyor.
03:44Yazar, bu sahte dediği yapıların maskesini bir bir düşürdükten sonra madalyonun diğer yüzünü çeviriyor ve bize tam zıttını yani ona göre gerçek olan mücadeleyi gösteriyor.
03:55Yazarın kendi ifadesiyle, gerçek kaplanlar ile aslanların mücadelesine bakın.
04:00İşte bu cümle argümanın yönünü tamamen değiştiriyor.
04:04Eleştiriden takdir ettiği örnekleri öne çıkarmaya geçiyor.
04:08Peki kim bu gerçek aslanlar?
04:09Yazara göre bunlardan biri kendi gazetecilik faaliyetleri ve bir kuruluşla yürüttüğü çalışmalar.
04:16Bir diğeri ise siyasi çevrelerce unutturulmaya çalışıldığını iddia ettiği Selahattin Demirtaş'ın verdiği siyasi mücadele.
04:25Yazar bu örnekleri o kağıttan kaplanların sahteliğinin karşısına gerçek ve cesur bir duruş olarak koyuyor.
04:32Peki tüm bu kağıttan kaplanlar ve gerçek aslanlar karşılaştırmasından sonra yazar bizi nereye getiriyor?
04:39Siyasetteki algı ve gerçeklik üzerine vardığı sonuç ne?
04:43Yazarın ana tezi aslında şu, siyasi arena göründüğü gibi olmayan, gücü gerçek bir temele dayanmaktan çok bir performanstan, bir gösteriden ibaret olan aktörlerle dolu.
04:55Yani bu bütün analiz, gücün görünüşüyle gerçekliği arasındaki o ince çizgiyi sorgulatan bir deneme aslında.
05:03Ve kaynak metin bizi gerçekten düşünmeye iten şu güçlü soruyla bitiriyor.
05:08Sembollerin bu kadar ateşli bir şekilde tartışıldığı bir ortamda, gerçek gücü sahne şovundan nasıl ayırt edeceğiz?
05:14Yazar bu siyasi tiyatronun perdesini aralayıp kimin gerçekten ipleri elinde tuttuğuna daha dikkatli bakmamız gerektiğini söylüyor ve son kararı bize bırakıyor.
Yorumlar