- 6 gün önce
Uzun yıllardır kamu ihaleleri, kamu-özel işbirliği projeleri ve bütçe politikaları üzerine çalışan gazeteci Çiğdem Toker’in Devletin Cebinden: Büyük Simbiyoz adlı kitabı, ihale sisteminin araçsallaştırılması yoluyla kamu kaynakları üzerinde kurulan yapıyı mercek altına alıyor. Tekin Yayınevi tarafından yayımlanan kitap, özellikle ulaştırma alanında kamu-özel işbirliği modeliyle hayata geçirilen otoyol, köprü, tünel ve havalimanı projelerine odaklanıyor.
Çalışma, yıllardır “ticari sır” gerekçesiyle TBMM’den ve kamusal denetimden uzak tutulan Yap-İşlet-Devret sözleşmelerini görünür kılmayı amaçlıyor. Otoyollar, köprüler ve havalimanları üzerinden; bütçede ilk bakışta görünmeyen uzun vadeli yükümlülükleri, döviz cinsinden verilen garantileri ve kamuoyundan saklanan sözleşme hükümlerini ayrıntılı biçimde inceliyor. Kitapta, bugüne kadar TBMM ve Sayıştay denetiminin büyük ölçüde dışında bırakılmış bazı Yap-İşlet-Devret sözleşmelerinin metinlerine de yer veriliyor.
Toker, polemikçi bir yaklaşımdan ziyade, gazeteciliğin temel ilkeleri doğrultusunda sorguluyor ve sorular soruyor: Devlet, gelecekte toplayacağı vergilere güvenmeden bu tür uzun vadeli garantileri verebilir mi? Eğer bu sözleşmelerin bedeli bugünün değil, yarının bütçelerinden karşılanacaksa, vatandaşın bu sözleşmeleri bilme hakkı yok mu?
Hakkında açılan davalar ve baskılara rağmen araştırmacı gazetecilikte ısrar eden Çiğdem Toker, T24 yazarı Ebru Dedeoğlu ile bir araya geldi; “Büyük Simbiyoz” olarak tarif ettiği sermaye-iktidar ilişkisini konuştu.
Çalışma, yıllardır “ticari sır” gerekçesiyle TBMM’den ve kamusal denetimden uzak tutulan Yap-İşlet-Devret sözleşmelerini görünür kılmayı amaçlıyor. Otoyollar, köprüler ve havalimanları üzerinden; bütçede ilk bakışta görünmeyen uzun vadeli yükümlülükleri, döviz cinsinden verilen garantileri ve kamuoyundan saklanan sözleşme hükümlerini ayrıntılı biçimde inceliyor. Kitapta, bugüne kadar TBMM ve Sayıştay denetiminin büyük ölçüde dışında bırakılmış bazı Yap-İşlet-Devret sözleşmelerinin metinlerine de yer veriliyor.
Toker, polemikçi bir yaklaşımdan ziyade, gazeteciliğin temel ilkeleri doğrultusunda sorguluyor ve sorular soruyor: Devlet, gelecekte toplayacağı vergilere güvenmeden bu tür uzun vadeli garantileri verebilir mi? Eğer bu sözleşmelerin bedeli bugünün değil, yarının bütçelerinden karşılanacaksa, vatandaşın bu sözleşmeleri bilme hakkı yok mu?
Hakkında açılan davalar ve baskılara rağmen araştırmacı gazetecilikte ısrar eden Çiğdem Toker, T24 yazarı Ebru Dedeoğlu ile bir araya geldi; “Büyük Simbiyoz” olarak tarif ettiği sermaye-iktidar ilişkisini konuştu.
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Herkese merhaba. Ben T24'ten Ebru Dedeoğlu. Bugün Çiğdem Toker'le birlikteyiz.
00:05Çiğdem Hanım'ın yeni çıkardığı Yap İşlet Devlet Projelerinde Devletin Cebinden Büyük Simbiyoz Kitabını konuşacağız.
00:12Hoş geldiniz ve teşekkür ediyoruz. Bu bilgileri bize sağladığınız için.
00:16Ebru Hanım hoş bulduk. Çok teşekkür ederim ben de.
00:19Gerçekten çok önemli bir çalışma olmuş. Biraz emek yoğun oldu onu söylemeliyim.
00:25Aslında bir gazetecilik kitabı demek. Daha doğru bir gazetecilik çalışması.
00:31Uzun süre yani neredeyse kendimi bildim bileli diyeyim ihaleleri izliyorum.
00:36Çok uzunca bir süredir. Ona dönük. Onun daha önce kamu ihale kanunu ile ilgili bir 21B kitabı yapmıştık.
00:45Şehir hastaneleri ile ilgili bir kitap yapmıştık. Onun da da milletin cebinden de.
00:49Bu bir üçleme aslında. Üçlemenin üçüncüsü oldu. Yap İşlet Devlet ile ilgili.
00:54Çoğu Ankara'daki ekonomi muhabirliği yıllarımda izlediğim sahalar, alanlardan süzülen çok sayıda yazı var.
01:05Ama bu bir yazılar kitabı da değil. Bir arka planı ile birlikte kitaplaştırdık.
01:12Ama iddiası da belgesi bizden ticari sır diye saklanan kimi sözleşmelere yer vermesi.
01:20Çok etkileyici zaten yani. Peki ilk olarak sormak istiyorum.
01:242001 krizinden sonra kamu disiplini korumak için çıkartılan yasaların zamanla tam tersine çalışmaya başladığını ne zaman fark ettiniz?
01:34Ve bu çalışmayı ne zaman aklınıza koydunuz?
01:37Şöyle aslında o zamana yayıldı. Böyle bir anda bir fark ediş değil de etap etap oldu.
01:45Örneğin bir borç üstlenim diye bir olgu çıktı. Onun yönetmeliği yürürlüğe girdi.
01:53Sene 2014'tü. O işte o çizgiden, mali disiplin çizgisinden biraz ayrılmayı temsil ediyordu öncesindeki tartışmalar.
02:01Ondan önce bir kamu ihale kanunu meşhur. Onu zaten işte demin bahsettiğim kitaplaştırmıştık.
02:09O döneme göre çok ileri bir yasaydı. Avrupa Birliği normlarına uygundu.
02:14Ondan çok sapmalar oldu. Kanun değişiklikleriyle bir takım şeyler eklendi. Dışına çıkıldı.
02:19O da biraz daha 2010'a doğru oldu. Öyle söyleyeyim. Fasıl fasıl oldu. Etap etap oldu ama yap işlet devlet meselesi bu kitabın dayanağını oluşturan mesele aslında çok daha geriye gidiyor tabii.
02:33Yani mevcut iktidarın başlattığı bir şey değil. O hazır bir yasal altyapıyı buldu.
02:39Ama işte saydamlık ve hesap verilebilirlik dediğimiz şey kamuda hep onu kovaladık aslında gazeteci olarak. Öyle söyleyeyim.
02:48Peki bu yap işlet devlet politikalarını konuşacağız ama projelerini.
02:54Devlet, büyük altyapı projeleri, gelecekte bütçeleri, bugünden bakarsak eğer biz vatandaşlar açısından anlamı nedir bunların?
03:04Şöyle Ebru Hanım, bir devlet dediğiniz mekanizma kamu hizmeti verir, kamu hizmeti yapar.
03:12Çeşitli alanlarda işte emniyet, güvenlik, sağlık, eğitim, ulaştırma, altyapı işte bunun içinde bir bütçeye ihtiyaç duyuyor, bir kaynağa ihtiyaç duyuyor.
03:24Bu yap işlet devletlerin meşrulaştırılması, ortaya çıkması deniyor ki hem nüfus artıyor hem dünya ticareti artıyor.
03:34İşte o malların, hizmetlerin bir yer, insanların bir yerden bir yere gitmesi gerekiyor.
03:39İşte yeni yollara ihtiyaç var.
03:41Dolayısıyla ona uygun ulaştırma projeleri çok basit anlatıyorum.
03:46Ona da bu kadar yüksek teknolojili, bu kadar büyük yatırım gerektiren ulaştırma projelerine de devletin parası yetmez.
03:54Kamu kaynağı yetmez, bütçe sınırlı kalır.
03:57Onun için böyle bir model uyguluyoruz.
04:00Özel sektörün dinamizmiyle ve getireceği finansmanla kamunun deneyimini ve belki de işte o hegemonik yapısını bir araya getiriyoruz.
04:10Ve bu hizmeti böyle sunuyoruz, böyle sunacağız.
04:14Bu kaçınılmaz deniyor.
04:15Peki bilmeyenler de olabilir, izleyenler arasında.
04:19Yap işlet projelerin tam olarak nedir?
04:22Hani biz biraz daha bu jenerasyon biliyoruz ama yeni jenerasyon çok fazla bilmiyor.
04:27Biraz aslında oradan bahsetseniz.
04:29Aslında biraz nereden bakıldığına bağlı hem bir model hem bir sözleşme tipi, hem bir finansman yöntemi ve de belki hepsi bir set olarak.
04:40Yani model, sözleşme tipi, uzun uzun kapsamlı bir sözleşme onu da ayrıca hukukçular tartışıyorlar.
04:47Bir de finansman yöntemi işte özel sektör o finansmanı ben bulurum diyor basitçe.
04:54O bulup getirip sağlıyor.
04:56Zaten bu iktidarın diline pelesenk olan seneler boyunca propaganda enstrüman olarak kullandığı devletin cebinden beş kuruş çıkmayacak.
05:06Milletin cebinden beş kuruş çıkmayacak.
05:07Özel sektör bunu riske alıyor.
05:09Evet, odur.
05:11Yani aslında bir risk paylaşım modeli bir yanda.
05:14Devlet de risk alıyor, özel sektör de risk alıyor ama özel sektör o riski yani aslında bütün mesele orada.
05:24Riskini minimize etmek ve onun üzerine karına kar katmaya çabalıyor.
05:29Bu döviz garantili, yolcu garantili, araç geçiş garantili projelerin bu kadar yüksek hacimle tutulmasının sebebi de o.
05:38Peki söylenenlerle yapılanlar arasındaki fark ne bugün baktığınızda?
05:43Milyarlarca dolar.
05:44Yani şimdi biz mesela asgari ücret, herkesin gözü kulağı asgari ücret dedim.
05:50Yirmi altı mı olacak, yirmi yedi mi olacak, otuz mu olacak?
05:53Onu konuşuyoruz.
05:56Üç yüz, dört yüz milyar liralar.
05:58Bütçeden ayrılan kaynağın sürekli olarak arttığı, geometrik olarak arttığı bir modelden ve bir proje setinden bahsediyoruz.
06:07Şimdi bu projelerin tümüne, çoğuna ihtiyaç var mıydı?
06:12Belki vardı.
06:12Denebilir yani.
06:13O köprülere vardı, tünellere vardı, otoyollere vardı ama böyle yoktu.
06:17Bu tarzda yoktu.
06:19Daha farklı olabilirdi.
06:21Nasıl daha farklı olabilirdi?
06:22Karşıdaki şirketlere bu kadar çok avantaj sağlamadan da pekala mümkün olabilirdi.
06:28Zaten kitapta da onun bütün belgeleriyle hepsi açıklanmış şekilde var.
06:34Aslında kitapta benim en çok dikkatimi çeken kısım ticari sır konusuydu.
06:41Tam olarak devletin yaptığı sözleşmelerde bu ticari sır ne demek?
06:46İşte zaten biz de bunu söylüyoruz.
06:51Devletin ticari sırrı olmaz.
06:52Zaten şeffaf olmamalı bu.
06:55Vatandaş her şeyi bilmemeli.
06:56Her şeye erişmeli, her şeyi bilmeli.
06:58Fakat öyle bir kafa karışıklığı yaratıldı ki,
07:01hani böyle devletin gerçekten devlet olmaktan kaynaklanan başka türlü sırları vardır ya,
07:06biliriz biz hepimiz onları.
07:07Bir fikrimiz vardır yani onlarla ilgili.
07:10Şimdi sanki bu sözleşmelerde öyle bir sırmış gibi bir hava yaratıldı seneler içinde.
07:16Hukuki olarak da doğruymuş gibi empoz edildi.
07:19Oysa hukuki olarak doğru değil, devletin ticari sırrı olamaz diyoruz biz.
07:24Bunun yasal dayanağını da koyuyoruz.
07:26Bu alanda çalışma yapmış bir hukukçu avukat Gökhan Tekşen Bey'le de konuştuk.
07:32Çünkü sen devletsin ya, bir özel sektör şirketiyle oturuyorsun masaya,
07:37ne yapıyorsun ona bir kamu hizmeti gördürüyorsun.
07:40Ona işte yol yap diyorsun, tünel yap diyorsun, havalimanı yap diyorsun.
07:44E sen bunu halk için yapıyorsun, değil mi?
07:46Oy aldın, vatandaş için yapıyorsun sonuçta.
07:49Dolayısıyla sen buna ticari sır dediğin zaman ona sağladığın avantajları gizlemiş oluyorsun aslında.
07:56Ve tam da bize bizim için yapılmış olmuyor aslında.
07:59Tam olarak öyle bizim için yapılmış olmuyor.
08:02Sen o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bu sözleşmelere ilişkin sorular soran milletvekillerine
08:09ticari sır açıklayamayız diye gayet rahat böyle onlarca cevabı yazarken
08:14aslında şunu söylemiş oluyorsun.
08:16Bu şirketlerin çıkarları daha önemli.
08:21Yani çok sert ve kaba gibi geliyor ama bunu söylemiş oluyorsun yani.
08:26Niye ticari, şu olsa mesela ticari sır olurdu.
08:30Biz X tünelini, X otoyolunu, o büyük otoyol ya da X köprüsünü işleten şirketin yurt dışındaki falanca bankayla yaptığı kredi sözleşmesini görmek istiyoruz.
08:45Deseniz size ticari sır dendiğinde yerden göğe haklı olurlardı.
08:52Bizim onu görme yetkimiz ve ticari sır işte odur.
08:55Ama Karayolları Genel Müdürlüğü'nün devlet hava meydanları işletmesinin X şirketiyle yaptığı ve ona döviz üzerinden bir de euro ve dolar üzerinden verdiği garantili sözleşmeleri kapatamazsınız.
09:10Halka kapatamazsınız çünkü temel mantık şu, onlara yıllar sürecek o bütçeden ayrılacak kaynakla o garantileri verirken aslında bizlerden toplayacağı vergilere yaslanıyor, ona güveniyor.
09:26Mesele bu ya da bizim aylıklarımızdan, emeklilerin maaşlarından yapılacak kesintilerin daha fazla olmasına ilişkin çünkü o bir erki ya, o düzenlemeleri o yapabilir ya.
09:43Sonuçta bütçede bir tercihler seti yani hani kaynak yok kaynak yok diyorlar.
09:48Çok da kaynağımız var yani Türkiye zengin bir ülke, harika bir ülke.
09:52Hala.
09:52Hala öyle. O kaynak kompozisyonunu kimden yana, hangi sınıflardan yana, nasıl kullandığınız bütün mesele o, sözleşmeleri de o nedenle kapatıyorlar zaten.
10:03Aslında o zaman biraz önce dediniz ki o hegemonik yapı da bunu sağlıyor, bu ticari sır denen olayı oluşturuyor aslında.
10:11Şu an yaşadığımızda bu anladığım kadarıyla.
10:13Tam olarak öyle yani aslında 2018'de geçilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden önce de yavaş yavaş başlanmıştı bu ticari sır meselesi.
10:23Ama sistem değişikliğinden sonra çok daha fazla arttı bu cevaplar.
10:28Yani vekilleri, milletvekillerinin bizim adımıza sorduğu soruların cevabını alamaması.
10:34Normal koşullarda bir bakanlığın, bir bakanlıkta çalışanların böyle bir cevap gerçekten veremiyor olması lazım Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne.
10:46Bu cevabın bu kadar çok rahat veriliyor olması onların da başka şeylere güvendiği sorusunu sorduruyor bize.
10:55Peki şeyi merak ediyorum. Kamu özel işbirliği projeleri uzun süre bütçeye yük olmadan yapılan yatırımlar olarak değerlendirildi, anlatıldı.
11:05Sizin verilerle ortaya koyduğunuz tablolar var kitapta da. O tabloyla şu anki çıkan sonuç arasında büyük farklar var değil mi?
11:15Elbette var. Yani size mesela şey bir örnek vereyim, çok açık temel bir örnek vereyim.
11:22Rakamlar değişir, kura göre değişir.
11:24Yani o projelerin ihaleleri yapıldığı zamanki kur ile şimdiki arasında 50 kat 100 kat var.
11:33Sırf bu bile çok büyük bir problem. Çünkü orada yolcu başına garantiyi dolar üzerinden, euro üzerinden veriyorsun.
11:40Dolar 1,5 lirayken, euro 3 lirayken verdiğin garantiler şimdi 50 lira, 45 lira, 46 lira onunla çarpılıyor.
11:49Bir de sözleşmelerin saklanmasının bir nedeni de yılda bir kere ödeme yapılırken o mesela şirketlerin talebi üzerine arttırılmış.
11:56Biz bunu sonra öğrendik. Bu alanda çalışan sayın milletvekilleri de vardı Deniz Yavuz Yılmaz başta olmak üzere bunu da dert eden, problem eden hatta işte kamuoyuyla da sıklıkla paylaşıyorlar.
12:08Yaptıkları yanıtları da yaptıkları hesapları da bir demin geleceğim örnek mesela 3. Boğaz Köprüsü yani Yavuz Sultan Selim bütün bu sözleşmelerin bir işletme süresi var.
12:24Yani o projeler yapılıyor ihaleden sonra bir inşaat süresi var, bir işletme süresi var.
12:30Örneğin 4 yıl, örneğin 5 yıl, örneğin 7 yıl. Projeden proje değişiyor bu bir standart değil. İhaleyi de ona göre kazanıyorlar zaten.
12:38Bazen de süreler yarışıyor en kısa sürede.
12:40Mesela bize kamuoyuna basın toplantısıyla seneler önce açıkladıkları takvime göre ve ihale sonuçlarına göre 2024 yılında Yavuz Sultan Selim'in devlete geri dönmesi lazımdı.
12:55Yapışlet devlet ya mı?
12:57Ama meğerse dönmüyormuş.
13:00Meğerse o süre uzamış 2028'e.
13:033 sene, 4 sene daha uzamış.
13:06Şimdi bunu da Bakan Bey, Ulaştırma Bakanı bir yayın sırasında açıkladı da kamuoyu öyle öğrendi.
13:14Keza işte Kuzey Marmara Otoyolu birden fazla kesimden oluşuyor.
13:21Ona öyle bir çok şeyi şişiren, büyüten, aktarılacak kamu kaynağını büyüten garantiler arttırılmış, süreler uzatılmış.
13:32Biz bunları da sonra öğrendik.
13:35Yani yüzlerce milyar, yüz milyara yakın diyebiliriz mesela.
13:41Ve bilmiyoruz.
13:44Ya çünkü çok karmaşık sözleşmeler.
13:46Şimdi ben bir şey söylediğim zaman bana diyecekler ki yok o öyle değil böyle.
13:52Öyle değil de böyle demelerini sağlayacak bir şey de var.
13:56Kaotik bir durum da var ortada.
13:58Sözleşme büyüklüğü farklı, kur farklı, süreler değişiyor.
14:03Peki bu yapışlet devlet projelerine baktığınızda, o projeler üzerinden değerlendirecek olsak,
14:10Türkiye'nin son 20 yılına baktığınızda nasıl bir ekonomik politika çerçevesi görüyorsunuz?
14:16Bu demin bütçeyle ilgili tercihler dedim.
14:20Yani bu aslında biraz tercihlerle ilgili bir şey.
14:25Kaynakları nereye nasıl kullandıracağınızla ilgili bir şey.
14:31Türkiye'nin daha çok yoksullaştığı, satın alma gücünün düştüğü, işsizliğin çok genişlediği zaten ortada.
14:42Biz bunu biliyoruz.
14:43Çok şey bir sorunu yaşıyoruz.
14:46Şimdi kriz deyince kriz yok diyorlar.
14:48Çünkü kriz yok derken 2001 krizini hatırlatıyorlar.
14:52İşte kriz için çarkların tamamen tak diye durması gerekir.
14:58Oysa işte ihracat yapıyoruz, üretim var falan filan.
15:01Ama tarımda kriz var, sağlıkta kriz var, eğitimde var, satın alma gücünde var.
15:07Biz hiçbir zaman asgari ücreti bu kadar çok konuşmuyorduk.
15:11Yani bir numaralı gündem maddemiz değildi.
15:14Bir asgari ücreti var, %60'ın üzerinde çalışanlar, emekliler çok artık insanlık onuruna hiç yaraşmayan koşullarda yaşamaya mahkum ediliyorlar.
15:27Bu gelinen sonuç tercihlerin sonucu yani.
15:33Çok genel hatlarıyla iktidarın tercihlerinin sonucu değil.
15:38Peki kitabın isminin başlığında da Büyük Simbiyoz'dan bahsediliyor.
15:42Tam olarak nasıl tarif edersiniz bize?
15:45Biraz onu anlatır mısınız?
15:47Simbiyotik ilişkiyi ben lisedeyken biyoloji dersinden hatırlıyorum.
15:55O zamandan beri ilgimi çeken bir kavram da bu simbiyotik ilişki.
16:00Sonra bu sözleşmeleri, sözleşmelerin yapılma biçimlerini, saydam olmayan uygulamaları, gizlice vadelerin uzatılmasını, garantilerin arttırılmasını,
16:14TBMM'ye bu kadar Türkiye Büyük Millet Belgesi'ne bu kadar yüksek özgüvenle bürokrasinin verdiği yanıtları, ticaret sürdüğe kapatılmasını gördükçe,
16:26ve bu sözleşmeler dedim ya demin uzatıldı.
16:31Burada bir simbiyotik ilişki var.
16:33Yani bir yandan sermaye ile iktidarın simbiyotik ilişkisi var aslında.
16:39İktidarın ömrünü uzatan bir durum.
16:43Öyle görüyorum, öyle bakıyorum.
16:46Bu ilişkinin kendisi.
16:49Şirketler için de öyle.
16:51Yani iki tarafın da karşılıklı yarar sağladığı bir ilişki biçimi.
16:55Bir türlü müenfiyat ilişkisine de oluyor.
16:58Elbette, elbette temelini o oluşturuyor zaten.
17:01Yapışlet devlet modelinin Türkiye'deki uygulanma biçimi politik bir simbiyozu var etti.
17:08Uygulama böyle.
17:11Bunun tartışılmasını da istedik bir yandan aslında.
17:14Neler yapılması gerekli?
17:16Neler öngörmelisiniz?
17:19Neler yapılmalı?
17:21Ya da bu sistemin daha faydalı ve şeffaf olması için diyelim.
17:26Siyasal irade aynı kaldığı müddetçe bu çok kolay gözükmüyor.
17:31Bir yandan da hukuki zorluklar var.
17:33Çünkü bu sözleşmeler bağıtlanmış ve yurt dışına kadar giden bir uluslararası finans mekanizmasının bir parçası.
17:46Sözleşmeler başka sözleşmelerden oluşuyor.
17:49Böyle bir büyük bir set halinde.
17:52Dolayısıyla devlet bunlardan sorumlu.
17:56Bu borçlardan sorumlu.
17:58Bunları ödemekte yükümlü.
17:59O nedenle bir çırpıda bir gecede hepsini el koyup kamulaştırma kulağı politik açıdan iyi gelebilirse de bu bir bedel karşılığında ancak bu çok büyük bir bedel mali anlamda.
18:14Ama bu gözden geçirmelere yeniden engel değil.
18:18Yani bu sözleşmeleri kamu yararına olabildiğince kamu yararına hale getirebilecek bir takım düzenlemeler yapmak da bence mümkün.
18:30Öyle söyleyeyim.
18:32Benim sorularım bu kadardı.
18:33Çok teşekkür ediyorum.
18:35Kaleminize sağlık.
18:36Yani büyük bir zaman ve emek olmuş.
18:41Çok teşekkür ederim.
18:42Ben çok etkilendim inşallah herkes okur ve herkese ulaşır.
18:46En azından sorgulamayı, daha farklı bakmayı ve daha gerçekle yüzleşmeyi hissederler.
18:53Çok sağ olun.
18:53Teşekkürler.
18:54Siz de sağ olun.
18:55Ben de size çok teşekkür ederim.
18:56Bu hacim kimseyi korkutmasın.
18:58Evet.
18:58Çok çok iyi bir dizini var.
19:00O dizinden bütün projeleri, 15 ulaştırma projesinin hepsinin künyesi var.
19:04Ben de çok kısa bir sürede okudum.
19:06Gerçekten kimseyi korkutmasın böyle biraz, çünkü artık herkes kısa okumak istiyor.
19:12Hemen okunuyor.
19:14Yazın dili şahane ve çok sade bir dille yazmışsınız.
19:18Çok teşekkür ederim.
19:19Emeğinize, kaleminize sağlık.
19:20Sağ olun.
19:21Eksik olmayın.
19:21Tekrar görüşmek üzere diyorum.
19:23Hoşçakalın.
İlk yorumu siz yapın