00:00MÜZİK
00:01İnsanların mutlaka bir şey üreterek mutlu olabildiklerine biz tanıklık ettik.
00:16Biz oyuncak yapıyoruz. Onları biricik kılan kusurları.
00:24Bence önemli bir şey yapıyoruz bu dünyadan gelip geçerken diye düşünüyorum.
00:30MÜZİK
00:31Ben Adnan Karagül'le geleneksel ahşap oyuncak yapım ustasıyım.
00:39Filtür Bakanlığı sanatçısı da diyebilirsiniz.
00:41Ne yapıyorum? Geleneksel ahşap oyuncak yapıyorum.
00:44Kiminle yapıyorum? Eşimle yapıyorum.
00:46Ben Deniz Karagül'le burada Sinop'un Gerçel ilçesinde eşimle beraber ahşap oyuncak yapıyoruz.
00:52Aslında emekli olduğumuzda ne yapabiliriz sorusu bizi bu yola sevk etti.
00:58Daha önce Ankara'da yaşıyorduk. Ankara'da emekliliğe yaklaştıkça o sorularla beraber bir gün bir yapı markette dolaşırken…
01:07Hadi dedik cebimizdeki 3-5 kuruşla ne aldık? Dekupaj aleti aldık, zıpara aleti aldık, bir takım küçük aletler aldık.
01:15Ne olacak bunlar? Tabii evin içinde olmaz o işler. Kalaş var, toz var.
01:19Karşı komşumuz bize bodrum katını açtı ve ilk atölyemiz Ankara'da evimizin karşısındaki bodrum katıydı.
01:27Daha önce hiç böyle bir deneyimim olmadı. Tamamen doğaç, her şey doğaçlama.
01:32Adnan önce arkadaş çocuklarının çizdiği resimlerin tahta oyuncaklarını yaptı. Sonra da hayatın içinde ne varsa onun.
01:40Önce bizim hoşumuza gitti. Çok keyifli bir şeyler olmaya başladı. Bir zaman bir zaman sonra biraz daha böyle el yatkınlığı alışınca evet dedik yol bu.
01:50Bu yol bu tamamen yine tesadüf bir yol. Biz oyuncak yapacağız ve başladık oyuncak yapmaya.
01:56Ben o oyuncakları bazı yerlere götürdüm. O bize başka bir yola sevk etti.
02:02Bu işle ya daha doğrusu bu hobiyle hayatımızın ikinci dönemine başladık.
02:13Sonrasında biz emekli olduk. Çocuğumuzu üniversiteye gönderdik.
02:17Tası tarağı topladık. Geldik Gerze'ye yerleştik.
02:20Zaten Gerze bu arada çok güzel bir yer. Kendi atölyemiz oldu. Bir atölye kurduk. Bu sefer biraz daha iyi bir atölye kurduk.
02:28Ve burada işte o ikinci hayata başladık.
02:32Oyuncak yapmanın o sempatik yanı bizi içine aldı.
02:41Biraz işin akademik kısmına da evrildik.
02:43Biz bir şeyin farkına olduk. Aslında biz ne yapıyoruz? Oyuncak yapıyoruz.
02:48Ama hedef kitlemiz çocuk.
02:49Bambaşka bir alemmiş. Çok ciddiye alınması gereken, çok önemsenmesi gereken bir alemmiş.
02:55Oyuncak dünyanın ilk dili. Yani ilk dilimiz oyuncak.
02:59Çocuk oyuncakla kederini, sevincini, derdini anlatıyor.
03:05Bir çocuk için oyuncağın önemi, hayati bir değerdeymiş.
03:11Bunları miş diye söylüyorum.
03:12Çünkü bugün de sokağa çıksanız bir sorsanız oyuncak nedir, oyun nedir diye sorsanız sıradan insanlara çok basit cevaplar verecek.
03:20Oyunca oynuyor işte ya da bu tip şeyler geçiştirilecektir.
03:23Halbuki öyle değil. Çocuğun eline aldığı bir oyuncak onun yaşamını şekillendiren, yönlendiren, onun kişiliğini geliştiren, onunla ilgili negatif ya da pozitif kimlik oluşturan böyle bir dünyaymış.
03:37Böyle bir mecraymış ve bunları sonra da öğrendik. Öğrendikçe daha da zenginleştik.
03:42İşimiz sadece oyuncak yapmak değilmiş.
03:45Öğrenilen bilgiyi bir de aktarma meselesi var.
03:48Kime aktaracağız?
03:49Anneyi aktaracağız, babaya aktaracağız.
03:52Niye oyunun önemli olduğunu aktaracağız?
03:54Ruhsal olarak çok tatmin ediyor.
03:57Çünkü ne yapıyorsunuz?
03:58Birilerine dokunuyorsunuz yani.
03:59Belki de bir çocuğun hayatını değiştiriyorsunuz.
04:01Farkında değilsiniz.
04:02Benim yaptığım oyuncakların boyaları yok.
04:11Neden?
04:11Çocuğa alan bırakmaya çalışıyoruz.
04:14Yani bitmiş bir oyuncak, en azından boyası, bızınparası tamamen bitmiş bir oyuncağın çok da fazla önemi yok.
04:21Neden?
04:21Bir çocuk onu aldıktan 10 dakika sonra işi bitiyor.
04:25Çünkü çekici hiçbir şey kalmıyor.
04:26Ama öte yandan boyanmamış ya da montajı yarım yapılmış bir oyuncakta mutlaka onu boyamaya çalışıyor ki bizi yönlendiriyoruz.
04:34Hatta daha da ileri giderek anne, baba, çocuk lütfen beraber yapın bu işi diyoruz.
04:44Neler yapıyorum?
04:45Bizim biliyorsunuz geleneksel karakterlerimiz var.
04:47Karagöz Acıvat, Nasrettin, işte Keloğlan.
04:50Böyle arabalar, beşikler.
04:52Şimdi beşik mesela yok memlekette.
04:54Yani beşiğin ne olduğunu bilmiyor çocuk.
04:56Çok eskiden kalan bir beşiğin fotoğrafını çektim.
04:58Onu modelledim.
04:59Bu ne oldu?
05:00Hem kültürel bir aktarım oldu.
05:02Hem de çocuğun işte o beşiği aldı, çok güzel boyadı.
05:05İşte bunun ne olduğunu, nereden geldiğiyle ilgili fikir sahibi oldu.
05:09Karagöz Acıvat'ın biliyorsunuz normalde perde oyunudur.
05:12Ben onu ne yaptım?
05:13Arabalı hale getirdim.
05:14Yani hareketli hale getirdim.
05:16Bunun altında bir de Montessori mantığı koydum.
05:18Çocuk repliklerle mesela o gün okulda ne yaşandıysa çocuğun ağzından karagözü konuşturarak alabiliyor.
05:28Yani bir pedagojik bir şey çıkıyor ortaya.
05:30Ailelerin çocuklara nasıl baktıklarını da görüyoruz.
05:33Yani ister istemez, evet biz bir uzman değiliz ama az bir gönül gözüyle baktığınız zaman çok hikaye görüyorsunuz.
05:40Biz somut oyuncaklar yapıyoruz.
05:42Hayatın içinde ne varsa, çocuk ne ile karşılaşıyorsa.
05:46Onun için mesela oyun evleri yapıyoruz.
05:48Kimliksiz bebekler yapıyoruz.
05:50Anlatsın çocuk derdini diye.
05:52Bence önemli bir şey yapıyoruz yani bu dünyadan gelip geçerken diye düşünüyorum.
06:01Biz bu işleri Deniz'le beraber yapıyoruz.
06:03Yani ben böyle yapıyorum ediyorum diye konuşuyorum ama.
06:06Ben oyuncak yapmanın neresindeyim?
06:08Matkapta tekerlek keserim, dekupajda küçük oyuncaklar keserim, gerekiyorsa boyarım.
06:14Biraz estetik olarak nasıl yapılabilir?
06:16Biraz da insanlar bunu nasıl duyabilir kısmını yürüten birisiyim.
06:21Yani ortaklaşa bir çaba söz konusu.
06:23Sakın yanlış anlamayın.
06:24Deniz atlanmıyor yani.
06:25Esas bu işi buraya çıkartan, bu hale getiren Deniz Hatun'dur.
06:30Benim hatunumdur kendisi.
06:32Onu parlattım galiba biraz.
06:35Yani o benim için ne söyledi bilmiyorum ama.
06:38Hani çok klasik bir şey, masal vardır.
06:41Dünyada herkesin bildiği Geppetto Usta ve Pinokyo'su.
06:45Tırnak içinde adlanan bir Geppetto Usta'ysa ben Pinokyo'nun sesiyim.
06:56Bu bir gelir kaynağı.
06:58Evet ilk amacımız bu değil ama.
07:00Talih amacımız belki ama.
07:01Evet oyuncak satışlarından gelirimiz var.
07:04Yani emekli maaşımız üzerine yaklaşık bir emekli maaşla yani en alt üzerinde söylüyorum bunu.
07:10Çok para kazanmıyoruz net söylüyorum onu.
07:13Ama hiç kimseye eyvallahımız da yok.
07:16Bunu nasıl yapıyoruz?
07:17Bir aşağıda bir dükkanımız var.
07:18Çeşitli etkinliklere davet ediliyoruz.
07:20İnternet kanalıyla satış yapıyoruz.
07:22Zaten bizim oyuncağa ulaşan birisi diyelim ki İstanbul'a gitti.
07:27İstanbul'da mutlaka etkileşim oluyor.
07:30Mutlaka mutlaka o giden oyuncaktan bir başkası daha sipariş veriyor.
07:34En azından merak ediyor kim bunlar diye.
07:36Çünkü bizim yaptığımız oyuncaklar bize özel şeyler.
07:39İşte içinde bir mantığı var, bir gideri var.
07:42Yani öyle sıradan bir şey değil.
07:44Bir akıl var oyuncakta.
07:46Dolayısıyla da o şekilde ulaşıyorlar.
07:48Merak eden ulaşıyor yani açıkçası.
07:50Biz bir de atölye çalışmaları için oyuncaklar yapıyoruz.
07:53Bakın bu da çok önemli.
07:54Kreşlere ya da kişisel olarak okullarda atölye yapan insanlara küçük demonte oyuncaklar hazırlıyoruz yaş gruplarına göre.
08:02Başka insanların da bu konuda gelir kazanması konusunda yardımcı oluyoruz.
08:11Burayı çekerken gördüğünüz gibi başka atölyeler de var.
08:15Ve bu atölyelerin çoğunda da kadın emeği yapan arkadaşlarımız var.
08:18Ve birçoğu da bizim burada atıklarımızdan yararlanıp bir şeyler yapıyorlar.
08:23Zaten çıkış noktası bu.
08:25Adnan Buran'ın aslında mihenk taşı oldu.
08:28Yani övmek adına söylemiyorum.
08:29Şu ana kadar yaklaşık 10-15 kişi yetiştirdim.
08:32Ankara, İstanbul, İzmir, hatta Bodrum.
08:35Bu işleri ufak ufak yapıp hem kendi bütçelerine katkı sağlıyorlar ve en önemlisi de mutlu oluyorlar.
08:40Bir boşluktan kutluyorlar.
08:42Bizim ülkemizde ciddi şeyler oldu.
08:49Mesela depremler oldu.
08:50Böyle bir şey oldu.
08:51Biz hemen bir imece yaparız burada.
08:53Oyuncaklar yaparız.
08:55Nereye göndeririz?
08:55Deprem bölgesine göndeririz.
08:57Nereye göndeririz?
08:57Ankara Oyuncak Müzesi'ne göndeririz.
08:59Böyle şeyler yaparız.
09:00Onun dışında haydi birisi dolma yapar getirir.
09:03Birisi börek yapar getirir.
09:05İşte buranın balığı vardır.
09:07Yanında eşlik eden çayıdır, çorbasıdır vesaire.
09:09Onlar da burada gece devam edebilir.
09:11Şarkılar, türküler söyleriz.
09:13Aslında bir taraftan eğleniriz.
09:15Çok eğlenceli bir şey.
09:16Bu işle de yaparken her şey benim elimde.
09:19Yaparım, yapmam.
09:20Severim, sevmem.
09:21Bu çok güzel bir şey değil mi?
09:22Şimdi benim psikolojim şahane.
09:24Öyle öfke yok, bir şey yok.
09:27Canı sıkıldı.
09:28Geç orada bir şeylerle uğraş.
09:30İnan üç dakika sonra uğraştığın şeye konsantre olabiliyorsan bitmiştir mesele.
09:34Bitiyor da zaten.
09:35Yani günümüzdeki en büyük problemlerden bir tanesi biliyorsunuz konsantrasyon.
09:40Ben çok şanslıyım.
09:41Kesinlikle çok şanslıyım.
09:43Deniz de var.
09:44Hem deniz var, hem deniz var.
09:46Şimdi deniz var.
09:47Bu işler üst üste gelince de keyifli bir şey oluyor o zaman her şey.
09:50İnsanların mutlaka bir şey üreterek mutlu olabildiklerine biz tanıklık ettik.
10:00Bir şey üretmek için korkmamaları gerektiğini söyleyebilirim insanlara.
10:04Bir hobi edinin kendinize.
10:05Önce bir deneyin, yanılın, deneyin, yanılın.
10:08Bir takım şeyler risk alın, makine alın ya da ne alırsanız alın ama hobiye bir yatırım yapın.
10:14Her şeyi yapabilirsiniz.
10:16Kadınlar ya da erkekler.
10:18Her şeyi yapabilirsiniz.
10:20Yani bunun için çok büyük paralarınızın olması gerekmiyor.
10:23Yani ruhunuzun olması gerekiyor.
10:25Burada gördüğünüz bütün dikişleri ben dikiyorum, onları ölçüyorum, biçiyorum.
10:30Zaman nasıl geçiyor hiç anlamıyorum.
10:31Ve bunu söylemem çok mu krişe bilmiyorum ama yaşlanmıyorum.
Yorumlar