00:00Kastamonu'daki taş baskı sanatını gelecek nesilleri taşımak istiyorum.
00:14Hikayesini gördükçe bu sanata daha çok bağlandım.
00:21Hep gönlümü kattım, duygularımı kattım, dualarımı kattım.
00:29Ne kadar geleceğe taşıyabilirsem benim için gurur kaynağı.
00:41Ben Hacer Keloğlu, 63 yaşındayım.
00:44Kastamonu'nun geleneksel el sanatlarıyla uğraşıyorum.
00:48Turizm bakanlığı, bakanlık sanatçılığım da var.
00:50Kastamonu'daki taş baskı, geleneksel tahta baskı sanatını gelecek nesilleri taşımak istiyorum.
01:01Daha öncesinde çeyizlerle uğraşıyordum.
01:03Eve katkıda bulunmam gerekiyordu.
01:05Ortanca oğlum 17 günlükken ben nakış kursuna gittim.
01:0825 sene ben nakış yaptım.
01:11Makinem, radyom ve ben, üçümüz çok iyi bir ekiptik.
01:19Daha sonra ben nakışa değil de daha böyle gelecek nesillere aktarabileceğim bir el sanatı olan tahta baskıya yöneldim.
01:27Bana çok şey ifade ediyordu.
01:29Sanki beni daha çok ifade edebilirdi.
01:31İçimdeki aşkı, içimdeki hasreti, içimdeki sevinci hepsini anlatabilirmişim gibi geldi.
01:39Çonreman'da balam kaldı, gülüm nenni, yavrum nenni.
01:57İlk baskımı yaptığımda tabii ki ufak tefek hatalarım vardı.
02:01Yaptıkça daha da güzelleşiyorsunuz.
02:04Yani ne kadar çok araştırır, ne kadar çok yaparsanız sizi bir ileriye taşıyor.
02:09Hep gönlümü kattım, duygularımı kattım, dualarımı kattım.
02:14Bu da bana hep keyif verdi.
02:16Keyif verdikçe daha çok yapmaya başladım.
02:28Bu işi ilerletmeye başladığımda bir atölyeye ihtiyacım vardı.
02:32Sağ olsun eşim de hemen destekledi.
02:34Bir atölye kurdum.
02:36Sonradan kalıpları araştırmaya başladım ben.
02:38Ve kalıpların hep bir dili olduğunu gördüm.
02:41Yani bir kalıba dümdüz baktığınızda bir geyik, bir kuş gidiyor.
02:46Ama içeriğine girdiğinizde bir sürü şey çıkıyor.
02:50Kastamonu yöresinde de daha çok yuvarlak, omuz omuza, diz dize, gönül gönüle ve bu kalıplar da hep bunları ifade ediyorlar.
03:07Mesela yürek kalıbımız var.
03:10O evdeki huzuru ve mutluluğu, kalplerin bir olduğunu anlatır.
03:14Bir çaydanlık kalıbı var.
03:16Bu misafiri çok sevdiğinde, çay içmeye davet ettiğinde bu kalıp çok basılmış, kullanılmış.
03:22Yani bunlar beni çok ilgimi çekti.
03:24Herkes bir hikaye yazmış.
03:25Herkes kendi hikayesini yazmış.
03:27Hüznünü anlatmış, derdini anlatmış.
03:30O günkü acısını anlatmış belki.
03:33Ben aslında hikayesini gördükçe bu sanata daha çok bağlandım.
03:38Daha neler yapabilirimin peşine düştüm.
03:42Tabii ki kalıplarımız çok ilk başladığımda kısıtlıydı.
03:45Bayağı bir kısıtlıydı.
03:46Ve de köylerde birçok kalıbı yaktıklarını öğrendiğimde sanki benim ciğerlerimi yaktılar.
03:52Kim bilir neler vardı içinde.
03:55Kim bilir ne hasretler vardı içinde.
03:58Kimler oymuştu, ne oymuştu.
04:00Maalesef böyle konaklar yandığında çok kalıplar yandı.
04:04Bazıları da odun olarak yakmışlar ve bu beni her zaman çok sevdi.
04:08Biraz köylerden getirenler oldu.
04:11Onların içinden seçtim.
04:13Birazını kendim çizdim, yaptırdım.
04:15Birazını da geleneksellerden devam ettim.
04:23Ben kalıplarımla konuşurum.
04:25Kalıplarımı basarken neyi anlattığını hep hayal ederim.
04:32Keklik kalıbım çok eskiye ait, 150 yıllık.
04:35Kekliğimizin hikayesi çok hüzünlü.
04:38Ormanda ağaç keserken kekliğin üzerine ağaç devriliyor ve keklik ölüyor.
04:43O günkü insanlar buna çok üzülüyorlar, çok hüzünleniyorlar ve o kekliği yaşatmaya karar veriyorlar.
04:50Ve nitekimde 150 yıldır bu keklik yaşıyor.
04:53Hala sofralarımızı, masalarımızı süslüyor.
05:06Bu benim yürek kalıbım.
05:09Evde sevgiyi, muhabbeti simgeleyen bir kalıp.
05:14Kalplerin bir arada olduğu bir kalıp.
05:16Çok eski tarihlerde, yer sofralarında bu kalp kalbe karşıdır kalıbımız.
05:23Yine bu da ıhlamur ağacından yapılmış.
05:27Çok eski yıllarda da kullanılan bir kalıp.
05:30Bundan bir göbek yapalım.
05:36Şimdi bu kalıbımızdan bir kalpleri karşılaştıralım.
05:45Bu kalıbım da babaannemin yazmasında olan bir kalıptı.
05:49Bu da 150 yıllık bir kalıp.
05:51Koyun gözü derler buna.
05:52Nazara karşı koruduğuna inanmışlar eski insanlar.
05:58Boyamızın önce rengi yeşildir.
06:01Bir gün bekledikten sonra bu boyanın örtüdeki rengi siyaha dönüşür.
06:08Bu da insanoğlundaki sabır.
06:17Bu masa örtümde bir kompozisyon hazırladım.
06:20Akşama kadar hesaplayarak,
06:23Bu örtüyü yaparken de çok dikkat etmek gerekiyor.
06:26Kesinlikle bir boyanın kayması, bir elinizden kalıbın düşmesi,
06:32maalesef geri dönüşümü olmuyor.
06:34O yüzden çok dikkat gerektiriyor.
06:36Ben buna tam bir günümü verdim.
06:38Bu örtüde kadının bereketini anlatmaya çalıştım.
06:42Elimiz belimizde, kadınlar el ele vermişiz.
06:45Bu örtüyü yaparken de çok dikkat etmek gerekiyor.
06:49Elimiz belimizde, kadınlar el ele vermişiz.
06:53Dünyayı çeviriyoruz.
07:01Ben bu işe başladığımda sadece sofra beziydi.
07:04Derken dedim ki bu masa örtüsünde, sine bezinde kalmasın.
07:07Zaten pamuklu bir kumaşa basılıyor.
07:09Yıllarca kullanılıyor.
07:11Yani nenelerin sandığından bile hala 100 yıllık örtü çıkıyorsa,
07:15bu örtüleri biraz daha eve taşımam gerektiğini düşündüm.
07:19Ne yapmalıydım?
07:20Çocukların kıyafetlerini yapmalıydım.
07:22Bayan kıyafetleri yapmalıydım.
07:24Gündelik ne kullanır? Bandana.
07:26Ne kullanılır? Çanta.
07:27Salon takımı.
07:28Böyle böyle geliştirdim.
07:30Geçmişten gelen hikayeyi bugüne uyarlamaya çalıştım.
07:37Aynı zamanda ben bu işin geleceğe taşıma bölümünde,
07:40Olgunlaşma Enstitüsü'nde görev yapıyorum.
07:43Arge bölümündeyim.
07:44Yine köylere gidiyoruz. Yine araştırmalar yapıyoruz.
07:475 yılda usta yetiştirdim.
07:49Halk eğitimlerde kurslar verdim.
07:51Şu anda da hala devam ediyorum.
07:53Birçok öğrenci tezinde kaynak kişi olarak da bulundum,
07:57üniversitelerden.
07:58Onlardan çok şey öğrendim.
08:00Yani ben onlara anlattım ama,
08:02onlar da bana daha farklı yönünü anlattılar.
08:05Ben bunun Kastamonu'ya ait olduğunu çok araştırmıştım zaten.
08:09Coğrafi işaretinin de alınması gerekliydi.
08:12Onlarla da bir diyaloğa girdik.
08:14Çok şükür o da alındı.
08:16Yani benim amacım şuydu,
08:18baskı ilerlemeli, tanıtmalı kendini.
08:21Kastamonu'yla anılmalı.
08:27Atölyemi sağlık sebeplerinden ötürü kapatmak durumunda kaldım.
08:31Ama ben boş durur muydum? Duramazdım.
08:33Ben daha nerelere ulaşabilirimle?
08:35İşleyen Eller Kadın Kooperatifi'yle tanıştık.
08:38Kurslar vermeye başladık. Workshoplar yaptık.
08:43Kolyeyi az olan yerlere, yani şu göbeğe.
08:45Tamam hocam, şöyle.
08:46Evet, aynen.
08:52Evet.
08:53Şuraya da?
08:54Evet.
08:55Şuraya?
08:56Aynen, devam.
09:02Şimdi de çıp çıp.
09:04Çıp çıp.
09:06Amanın, amanın, amanını yandım.
09:09Tridine, tridine suyuna da bandım.
09:12Bedava mı sandın? Para verdim, aldım.
09:16Teşekkür ederiz hocam.
09:18Teşekkür ederim.
09:22Ben öncelikle tüketen değil de üreten olmak istiyorum.
09:26Çüketen değil, üreten.
09:28Çüketen değil, üreten.
09:30Çüketen değil, üreten.
09:32Ben öncelikle tüketen değil de üreten olmak istiyorum.
09:36Herkes de aynısı olsun istiyorum.
09:38Bütün kadınlar tüketmeden önce üretmeyi öğrenmeli.
09:41Biz de kooperatifte hanımlara üretelim, birlikte üretelim,
09:45hem para kazanalım, hem birbirimize yardımcı olalım, destek olalım.
09:50Denizde bir damla da olsa gelir gelirdir.
09:53Ve insanı kendine özgüvenini getirir.
09:56Kadının kendini evet ben yapıyorum, ben başarıyorum demesi bile çok önemlidir.
10:02Kooperatifler bunun için var.
10:04Genelde de hep üreten kadınlar hem burada hoş vakit geçiriyorlar,
10:08hem ailelerine destek oluyorlar, çocukların ihtiyacını görüyorlar.
10:12Ve ben aldım diyebiliyorsunuz ne kadar güzel.
10:19Bu işi bırakır mıyım? Yok.
10:21Herhalde ölene kadar böyle devam edecek.
10:23Ne kadar ulaşabilirsem, ne kadar geleceğe taşıyabilirsem benim için gurur kaynağı.
Yorumlar