Skip to playerSkip to main content
  • 5 weeks ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/kACSYjRFtGo
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social‬
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

Category

📺
TV
Transcript
00:13Müzik
00:22Merhaba sevgili izleyiciler.
00:24Merhaba, bugünkü konuğum sosyolog, akademisyen, sevgili Feryal Saygılıgil.
00:29Alaşım olduğu için de ayrıca çok keyifliyim.
00:33Hemen oradan bir gireyim. Kaç tane Feryal tanıyorsun Feryal Saygılıgil?
00:37Feryal bir tane daha tanıyorum.
00:40O kadar değil mi?
00:41O kadar.
00:42Çok acayip.
00:43Mesela benim adamı Feryal Koçiğit diye oyuncu Hülya Koçiğit'in kardeşi.
00:49Annemler oradan özelmişler koymuşlar.
00:51Hani ne anlamına bakmışlar ne bir şey ama ben çok severim ismini.
00:54Anlamını nedir?
00:55Feryal, Feryal diye edebiyat öğretmenim çevirmişti.
00:58Ailenin Işığı.
00:59Hani Fer Işık o kesin de.
01:00Fer Işık.
01:01Ailenin yani aile zaten çoğul da kısaltması gibi bana edebiyat öğretmenim anlatmıştı.
01:07Ama bir sürü anlamı.
01:09Yani Işık'la alakalı bir şeyimiz var.
01:11O güzel.
01:11Etrafımızda bir.
01:12Onun genelde yazarlar da böyle yazarlar dedim.
01:16Yani bir yerlerde böyle araştırdığında ışık saçan güzel kız vesaire gibi anlamlarda.
01:22Yani canımız nasıl isterse yorumluyoruz.
01:25Yorumluyoruz.
01:26Evet.
01:26Ama ben şey böyle ilkokul civarları bir utanıyordum ismimden.
01:32Neden yok benden başka?
01:34Yani böyle Özlem, Aslı filan böyle bu Ayşe popüler isimler.
01:39Senin kimse anlamıyor.
01:41Bir de yanlış telaffuz ediyorlar.
01:43Derya.
01:44Evet.
01:45Değil mi?
01:45Senin de çok gelmiştir başta.
01:46Ferya.
01:47En çok Ferya olur.
01:49Feryat olur.
01:51Ama şey yani.
01:53Nesi çoğaldı bence.
01:54Ben çok duymaya başladım.
01:56Fena değil.
01:56Fena değil.
01:56Şimdi memnunum zaten.
01:58Değil mi?
01:58İsmimizi seviyoruz diyor.
02:00Bu da beni çok mutlu ediyor.
02:02Söylemeye utanıyorum ama konserlerde bazı anneler geliyor.
02:06Biliyor musun?
02:06Burçak tarlasından sonra çocuğumun adını Feryal koydum falan diye.
02:10Çok acayip oluyorum ben.
02:11Çok duyuyorum.
02:12Yani bu şey.
02:13Kaç senedir bu iş yaptığımı gösteriyor.
02:16Kocaman kızıyla geliyor mesela.
02:18İsmimiz güzel.
02:20Yani seviyor insanlar.
02:21Ben de kardeş türkülerle tanıştıktan sonra daha da iyi hissetme.
02:26Değil mi?
02:26Senin de.
02:28Aa dedim yani Feryal öneydi de bak işte Feryal.
02:31Benden bir tane daha var.
02:33Evet, tabii.
02:34Çok güzel.
02:35Böylece bir hoş geldin pastından sonra.
02:37Aslında biraz ortamda şey gibi değil mi?
02:39Bu sıcaklarda beş çayı gibi.
02:41Suyumuzla, çayımızla.
02:42Arkadaşlık üzerine konuşacağız.
02:44Yani hem kitabı konuşacağız ama arkadaş üzerine editörlüğün yaptığın kitabı.
02:50Ama yani çok böyle söyleşilerini izlerken kitaptan belli şeyleri okudum.
02:56İtiraf edeyim.
02:57Seyircilerimiz de duysun.
02:58Ben kitabı turneler, kitapları turnelerde okumayı çok seviyorum.
03:01Kendimle kaldığım yolculuklarda falan.
03:04Kitabı aldım Londra'ya götürdüm ve orada bıraktım.
03:08Aslında güzel bir şey.
03:09Birinin eline geçerse, otel odasında.
03:11Arkadaşımın evinde unuttum.
03:12Ooo çok güzel.
03:13İyi olmuş.
03:14Arkadaşlık üzerine kitabını.
03:15Çok iyi, çok iyi olmuş.
03:16Ama tamamını okumak için alacağım.
03:18Ben tabii ki nereden başladım?
03:19Müzik bölümünden başladım.
03:2170'ler popüler müziği, arkadaş şarkısı gibi.
03:24Ama şimdi seninle şeyle başlamak istiyorum.
03:27Sahiden arkadaşlık çok, sadece çok romantik bir duyuşu var da.
03:30Zaten o da olsun.
03:32Yani yoldaşlığı, bir sürü şeyi çağrıştırıyor.
03:35Ama dinlerken söyleşileri ve kitabı okurken,
03:38zaten benim içinde yer aldığım projeler,
03:41hayat görüşü, kültür sanat çevresinde hep konuştuğumuz şey,
03:45çok politik bir şeyi çağrıştırıyor bir kere.
03:47Dayanışmayı çağrıştırıyor, birçok şeyi çağrıştırıyor.
03:50Sen nereden hareketle böyle bir kelimenin üzerine
03:54bir kitap çıkaralım diye düşündün?
03:57Biraz ön sözde de değinmeye çalıştım.
04:01Ben tek çocuğum.
04:02Dolayısıyla hep arkadaşlarım önemli oldu benim için.
04:07Yetişmemde, kararlarımda, hayatıma yön verme hallerinde.
04:16Yani çeşitli kırılma noktalarında hep arkadaşlarım vardı.
04:21biraz bunun üzerine düşünmeye başladım.
04:25Okuduklarımda yani edebiyat hep eşlik eden bir alan.
04:31Yoldaşım.
04:33Yoldaşım.
04:34Evet, evet.
04:36Derslerde de mutlaka edebi metinler okuturum.
04:40Yani teorik metinlerin yanı sıra edebi metin olmak durumundadır.
04:46Benim dersimi alanlar açısından.
04:50Uzun süredir bu arkadaşlık bu kadar duygusal bir şey mi?
04:57Biz arkadaşlar birbirine benzer mi, benzemek üzerinden diye kafa yoruyordum aslında.
05:07Ve birkaç arkadaşımla paylaştım bunu.
05:11Yani böyle bir arkadaşlığın veçeleri, boyutları, arkadaşlık ya da arkadaşsızlık.
05:19The Bensions of the Innishire'ın kitapta da olan sevgili Halita yazmıştı.
05:27Mesela o film beni derinden etkilemişti.
05:30Yani aslında arkadaşlıkların bitebileceği, arkadaşsızlığın da bir tercih olduğu benim niye bu kadar arkadaşa ihtiyacım olduğu,
05:42niye arkadaşlarım hep çok önemli yerler kapladığı yaşamında gibi sorular kafamı meşgul ediyordu.
05:52Daha sonra bir baktım ki aslında gerçekten çok boyutlu bir şey arkadaşlık.
05:59Bir de yine ön sözde yazdığım bu Tezer Özlü Leyla Erbil arkadaşla beni hep kafamın içinde,
06:07yani böyle kategorik olarak duruyordu bir yerde.
06:11Çünkü Tezer Özlü'yü bir anma gecesinde, 90'lar filandı sanırım, 90'ların ikinci yarısı,
06:18Leyla Erbil öyle bir sevgiyle, gözleri parlayarak arkadaşından söz etmişti ki,
06:24hiç mesela onu unutamam.
06:28Tezer Özlü'ye mektuplarda sanırım, Tezer Özlü Leyla Erbil'e yazdığı bir mektupta,
06:38ya da bir anekdot diyelim, sevgilisinden söz eder Leyla Erbil'e.
06:42Ve öyle bir heyecanlıdır ki, ancak o iki kadın arkadaşın, iki kadının anlayabileceği bir dil.
06:52Bir dil, bir dil.
06:54Ya işte öyle bir damarları var ki sevgilimin, birbirimize çok benziyoruz.
07:01Yani bu koldaki damarları kastediyor Tezer Özlü ve Leyla Erbil'e o damarlardan,
07:08deli midir nedir bu kadın, ne damarı dersi Leyla Erbil'e de onunla birlikte coşuyor aslında.
07:13Anlıyorum seni diyor.
07:14Anlıyorum seni.
07:15Evet.
07:15Bazen konuşmadan anlayabilmek değil mi?
07:17Evet.
07:18Konuşmadan anlayabilmek.
07:19İşte bu feminist arkadaşlık, feminist olduğum için tabii feminist arkadaşlığın bir farkı var mı?
07:27Niye biz kadın arkadaşlıklarını tercih ediyoruz, daha rahat ediyoruz gibi bir sürü soru aslında.
07:35Bir de tabii benim hiçbir zaman çok öyle yakın olmadık ama Selim İleri benim yaşamımda çok önemli bir karakterdi.
07:44Ben de çok seviyorum.
07:47Şansımız var ki Güliz'le, Güliz Sağlam'la onu da ağırlamışsınız sanırım burada.
07:53Birlikte tanıştık ve böyle birkaç uzun sohbet ettik kendisiyle.
07:58Kurtuşta mı yaşıyordu o da o zaman?
08:00Sıra Cevizler'de yaşıyordu.
08:02Meşhur Gezip Hastanesi'nde buluştuk.
08:05Buluştunuz.
08:05Uzun saatler geçirdik dediğim gibi.
08:07Ve o sohbetler sırasında da onun yalnızlığı, arkadaşlarına verdiği önem ve metinleri hatırlarsın.
08:19Çok öyledir tabii ki.
08:20Tabii, işte dostlukların son günü.
08:22Benim bir ara başucu kitabımdı.
08:25Yani oradaki para öyküsünde Kemal'in yalnızlığı.
08:30İçeride parti ya da işte bir buluşma vardır arkadaşlarla.
08:36Kemal arkadaşının evine gitmiştir.
08:39Sesler gelmektedir ama o çağrılmamıştır.
08:42Mesela o duygu.
08:44Çok acayip.
08:45Çok acayip bir şey.
08:46Ve o duyguyu aslında hepimiz bence yaşamamış mıyızdır?
08:53Tabii ki.
08:53Yani niye bana bu anlatılmıyor?
08:56Ben ona niye dahil değilim?
08:58Onun hayatına ne kadar, o sınırlar nedir?
09:02Arkadaşlığımın, o arkadaşın sınırlarına ne kadar dahilim ya da değilim?
09:07Gibi gibi şeyler.
09:09Şimdi bu bir boyutu aslında arkadaş.
09:12Yani şey, duygusal boyutu diyeyim.
09:14Başta senin dediğin işte o romantik boyutu.
09:17Evet.
09:17Ama bir yandan da politik bir boyutu var tabii ki.
09:20Yani kitapta aslında bu boyutu daha çok almaya çalıştık.
09:26Çünkü işin içine girince ne kadar derin bir şey olduğunu, derin bir mesele olduğunu,
09:33dediğin, başta söylediğin gibi o politik anlamın ne kadar çok boyutlu olduğunu
09:38ve tam da şu anda ne kadar ihtiyarcımız olduğunu.
09:42İşte oradan ben zaten okurken dinlerken sürekli, insan öyledir ya kendi yaptığı işle okur aslında.
09:49Bağlantı, biliyorsun.
09:49Bağlantı kurarak okur.
09:51Çok yani ben bütün arkadaşlarıma bir kere okuyalım diyeceğim.
09:56Hani biz okuma çalışmaları yaparız ya dönem dönem.
09:58Çünkü kitabın adını görünce ama tabii ki kimler yazıyor, bir editörlük olduğunu görünce
10:03daha farklı bakın.
10:04İlk başta arkadaşlık üzerine Allah Allah falan diyorsun.
10:08Ne olabilir?
10:09Bu ne anlatıyor bu kitap acaba diyorsun.
10:11Fakat sonra gayet politik.
10:12Çok popüler bir şey de olabilir.
10:14Ki şöyle hoş bir şey oldu.
10:19Mephisto'da Yılbaşı Noel öncesi diyelim.
10:23Böyle vitrine koymuşlar.
10:25Yoksa çok satan bir kitap olmayacak.
10:28Olmaz zaten ama.
10:28Ama yine de meraklıydı.
10:29Ama arkadaşlık üzerine falan deyince insanlar arkadaşlarına hediye almışlar.
10:35Bunu şu anda kim okur artık?
10:37Oradan ne olur bilmiyorum ama.
10:39Yok bence işte isim gayet önemli.
10:42Yılbaşında hediye etmişler birbirlerine benim gibi.
10:44Onlar içindekileri görünce ne oluyor ya bir dakika falan diye.
10:47Böyle iyice merak uyandırıyor.
10:49Tatavla'da büyümüş olmanın bir şeyi var değil mi?
10:52Çünkü ben orada 15 yıl yaşadım.
10:55Evet galiba okudum ben.
10:5715 yıl yaşadım ve oradaki kültür gerçekten.
10:59Hani Kadıköy kültürü falan derler ya.
11:02Tatavla kültürü diye bir şey var.
11:04Şimdi birazcık daha şey değil mi?
11:07Gazeteciler, akademisyenler, öğrenciler birazcık daha yerleşiyor.
11:10Ama benim dönemimde şeydi sayeden o ailelerin de çok baskın olarak.
11:13Hangi yıllar yaşadın?
11:15Yani 2000'ler aslında.
11:172000'lerde.
11:1790'ların sonunda ben daha Boğaziçi'yle şeydim.
11:21Okul tarafları falan da benim yaşadığım yerler.
11:24Sonra 2000'lerde benim için Taksim, Kurtuluş, Tatavla buralar şey oldu.
11:30Yaşam alanlarım oldu.
11:31Ve şeyi çok, henüz mahalle şeyi çok bakkalıyla var hala ama bakkalı, kasabı, manavı vs.
11:41Ve şey yani komşularla muhabbetin gerçekten yoğun devam ettiği ve farklı farklı kültürlerin, farklı dilleri konuştu.
11:49Sokakta da farklı dillerin konuşulduğu.
11:51Biraz orada yaşamış olmanın şeyi var değil mi?
11:54Sonradan anlıyorsun onu tabii ki.
11:58Çünkü Tatavla üzerine Hüseyin Irmak başta olmak üzere epey de bir çalışma yapıldı zaten.
12:06Ben mesela şu öyle bir şey de yapmak istiyorum.
12:11Tatavla'nın pastaneleri.
12:13Hüseyin Irmak bunu çalıştı ama ben de böyle bir pastane merakım var.
12:18Bununla başladı.
12:20Ya bu pastaneler ve her pastanenin kendine özgü bir kokusu ve ürünü olması.
12:28Özel bir ürünü değil mi?
12:28Özel bir ürünü olması.
12:29O keteler falan mesela başta olmak üzere.
12:33Evet yani Tatavla çok benim orada doğdum yani.
12:40Öyle mi?
12:40Tabii tabii.
12:41Çok güzel.
12:42Orada doğdum ve uzun süre doğduğum apartmanda da yaşadım ben.
12:46Hangi apartmandı?
12:47Huzur Palas Apartmanı.
12:49Palas değil mi?
12:50Ben de Zümrüt Palas da Osman Bey'de yaşayıp ondan sonra Elizabeth.
12:55Bakar mısın yaşadım apartmanın ismini?
12:57Elizabeth.
12:57Evet Bilezikli sokakta Elizabeth'te yaşadım.
12:59İşte bakar mısın?
13:00Evet.
13:00Ve Elizabeth diye yazılıyor.
13:02İngilizce yazılmıyor.
13:03Okunduğu gibi yazılıyor.
13:04Çok hoş ya.
13:05Bizim memleketi has bir şey değil mi bu?
13:06Çok hoş.
13:07Çok hoş.
13:08Ve ben bilinçlendikten sonra, idrak ettikten sonra bir sürü şey diyeyim.
13:16Apartmanları hep çok merak ediyordum.
13:19Sokaklarda dolaşmayı.
13:20Yani Tata Abla'nın sokakları çok hoştur aslında.
13:23Her biri kendine has.
13:24Sıkışık sıkışık gibi gözükse de kendine has evler hala o Ermeni yapıları filan.
13:32Maalesef tabii kentsel dönüşüme de giriyor ama bir kısmı.
13:38Dolaşmayı seviyordum.
13:39Yani böyle başıma alıp bir de şey yapmak istiyordum.
13:43Mesela öyle sorularla dolaşıyordum.
13:45Bu apartmanların hikayeleriyle ilgili bir şey yapmak.
13:50Çok güzel.
13:51Kim yaşıyor?
13:52Hala yapılabilir.
13:53Hala yapılabilir.
13:55Böyle birkaç apartmanda var yani oranın aklımda olan oranın sakinleri vefat etmeden.
14:04Böyle tabii orada yetişmek bizim apartman çok ilginçti.
14:10Huzur Palas Apartmanı.
14:13Metinde de...
14:14Roman ismi gibi duyuluyor.
14:17Gerçekten Huzur Palas Apartmanı.
14:19Huzur Palas.
14:19İşte Selim İlerinde kitap isimleri gibi.
14:21Huzurlu muydu bilemeyeceğim.
14:24Kavgaların da olduğu bir apartmandı.
14:27Çünkü Dündar Kılıç yaşıyordu.
14:30Dündar Kılıç'ın sevgilisi bizim apartmandaydı.
14:36Eşi de başka bir apartmandı.
14:39Filansın.
14:39Böyle ilginç bir apartman.
14:43O başta olmak üzere.
14:45Metin Çoban diye bir tiyatrocu duyan var mıdır bilmiyorum ama bilinen bir tiyatrocuydu aslında.
14:52Onun kızlarıyla ben arkadaşlık yapardım.
14:55Esas tabii Madam Öjeni, Sara teyze ve İranlı devrimci gençler.
15:04Şimdi bu çok...
15:08O dönemlerde çocukluğunda.
15:09İşte bu 1970'lerde İran'dan kaçıp buraya gelen Şah Velevi zamanında.
15:18Ve birkaç dairede kalıyorlardı bizim apartmanda.
15:24Dairelerin kapısı hep açıktı.
15:28Ben o apartmanda aslında oradan oraya dolaşan bir çocuktum.
15:33Çok güzel.
15:34Dolayısıyla duvarların hiç olmadığı.
15:36Duvarların gerçekten olmadığı ve hep böyle merakla bakarım.
15:41Düşünsenize bıdık bir şeysiniz şöyle.
15:44Orada tepede yukarıda bir şeyler oluyor.
15:47Ve sen merakla o öyle dedi, o öyle dedi.
15:51Çok güzel.
15:51Çünkü Ermenice konuşuluyor bir yandan.
15:55Bir Süryani ve Rum komşularımız da vardı.
15:58Rumca, Süryanice kendi aralarında konuştukları zaman.
16:04Ya da küfredecek ya da argo bir şey.
16:07Oradan bir şey sallıyor.
16:10Ve dediğim gibi ben öyle haaa falan.
16:14Sonra geliyorum anneme anlatmaya çalışıyorum.
16:17O da çok ilgisini de çekmiyor yani.
16:21Ama o da reddetmiyor mesela değil mi?
16:23Yok.
16:24O kadar şey ki.
16:25İşte bu yaşanabilse.
16:27Güven.
16:27Dediğiniz gibi güven aslında.
16:29Ha evet evet.
16:30Bu yaşanabilse bütün memlekette.
16:32Yani bu bir hayal olmamalı.
16:34Ama sürekli hayal kuruyoruz ya.
16:35Yani bu apartman bütün memlekette olsa değil mi?
16:39Herkes birbirinin dilini duyarak büyüse.
16:41Çok normal bir şey değil mi bu diller?
16:44Ve aşinalık kazanıyorsun o ana dilleri.
16:46Hatta öğrenmeye başlıyorsun falan bir süre sonra.
16:48Belki de o dilde konuşuluyor.
16:50Onu atlamayalım.
16:51Acayip.
16:51Tabi İranlar, çocuklar.
16:53Evet.
16:54İşte o zaman ötekileştirmemeyi zaten çok değil mi?
16:56Evet.
16:57Bu arkadaşlık meselesi aslında böyle.
17:00Bu şeyi düşünmeye başlıyorsun.
17:03Peki bu insanlar kendi çocukluğundan başlayarak nereye koyuyorsun?
17:09Yani bunlar işte büyüklerin bilmem nef öyle bir şey değil.
17:12Seni çok eşit olarak da görüyorlar.
17:15Arkadaşlık oradan başlıyor.
17:18Ötekilik üzerine düşünmeye başlıyorsun.
17:21Temas ettikçe ki şey hikayesi vardır orada.
17:25Beni hala çok derinden etkileyen.
17:28Belki izler bu programı.
17:30Keşke.
17:31Ceni arkadaşım.
17:33Canan Gümüştas.
17:36Çok yakın arkadaşımdı.
17:38Canan çok da yumuşak bir kızdı ilkokulda.
17:42Yani yumuşak huylu.
17:44Böyle ses çıkarmayan.
17:45İnsana huzur veren.
17:45Huzur veren.
17:47Ve dışarıda hep Canan denmesini istiyordu kendisine.
17:53Evde Ceni.
17:54Dışarıda Canan.
17:56Çünkü kendini koruması lazım.
17:58Kendini koruması lazım.
18:00Ben de bir gün herkesin ortasında ona Ceni dedim.
18:04Çünkü eve çok gidip geliyorum.
18:06O da lütfen bana Canan der misin?
18:10Düzeltti.
18:11Hiç anlamadım tabi.
18:14Çünkü benim adım öyle değişmiyor.
18:17Evin dışında ve şeyde.
18:20Ve annesi bir süre görüşmemizi istemedi.
18:23Korktu çünkü.
18:23Korktu.
18:24Ben de ilkokul öğrencisiyim.
18:27Sonra annem, annesiyle konuşup bana bir şey ayar verip, niye bunu dememem gerektiğini,
18:37ne istiyorlarsa, insanlar kendilerine nasıl hitap etmeli, nasıl iyi hissediyorlarsa onu yapmam gerektiğini falan.
18:45O cikken böyle acayip bir şey karşılaşma yaşamışsın.
18:48Evet, evet, evet.
18:49İşte orada ben bizden farklı ve o fark ne?
18:53Yani ben çok rahat her yerde hareket edebiliyorum.
18:57Örneğin başka bir örnek.
18:59Beşinci sınıfta temsiller olur ya.
19:02Tiyatro ortaya koyarsın.
19:06Temsil daha doğrusu neyse.
19:08Ben de çok şeydim, meraklıydım.
19:10İşte kendime göre çok yetenekli zannediyordum kendimi falan filan.
19:14Hepimizde yetenekler var ama biliyorsun.
19:16Sadece ortaya çıkarılmasıyla.
19:19Evet, gizli bir cevher.
19:22Keşfedilmeyi bekliyor.
19:24Neyse, başrolü verdi öğretmenim.
19:29Ve Ceni de çok istiyor aslında.
19:34Ama Yahudi olduğu için aksanı var ve o hiçbir rol verilmedi.
19:41Mesela o beni çok utandırmıştı.
19:45İlk utanma duygusu.
19:48Ne var ki?
19:49Neden öğretmenle tartıştım?
19:53İşte yani bu son sene Koro'da var zaten.
19:57Koro'da yer alır.
19:58İşte çok dediğin gibi ilkokulda bunlar.
20:00Sen yaptın ama bravo.
20:02Ama çok belirgin bu.
20:03İtiraz etmeyi o yaşta başlamışsın.
20:05Tabii tabii.
20:05Çünkü yakın arkadaşın.
20:07Çok güzel.
20:07Bir de Canan Ceni şeyini yaşamışsın zaten.
20:11Evet.
20:12Ve ailedeki şeyi de görüyorsun aslında.
20:16Kapalılığı.
20:17Dedim ya o eve çok girip çıkıyorum.
20:19Bana karşı bir yerlere koyamıyorlar ama bir çekingenlik de var.
20:25Çünkü çok şey yaşanmış bu memlekette.
20:27Bir de yaşanmış.
20:29Dolayısıyla bu mesele üzerine tabii daha saatlerce konuşabiliriz.
20:36Oradan düşünmeye başladım diyeyim.
20:41Ve şey zaten Jung başucu kitaplarımızdan yani başucu filozoflardan, psikanalistlerden diyeyim.
20:51Çünkü bu gölge meselesini, gölgemizle yüzleşmemiz gerekti.
20:57Ursula Le Guin de tabii Jung'dan yola çıkarak bunu çok dile getirir.
21:01İşte o gölge ve kendimizle hesaplaşabilirlik der ya Jung.
21:08Yani bir insanın hepimizin gölgesi var.
21:11Ne kadar aslında gölge büyükse ve o gölgeyi içerebiliyorsak bu kadar kendimizle hesaplaşıyoruz demektir.
21:24Eğer o gölgeyle kabul etmiyorsak, minicik bir şey olarak kalıyorsa, karanlık, diğerini suçlamaya başlıyorsun.
21:33Her şey senin yüzünden oldu.
21:35Sen canavar olan sensin, bende hiçbir sorun yok.
21:38Kendini aklama tabii.
21:39Kendini aklama.
21:40Şimdi bu arkadaşlıkta da aslında arkadaşlarımız bunun da sonradan bence farkına varıyoruz.
21:49Bize benzemeyen insanlar.
21:50Yani bize benzeyecek diye bir derdimiz yok.
21:54Olmamalı da.
21:57Nedir arkadaşlıkta seçtiğimiz şey?
22:01Bir şey var tabii.
22:02Yani kendimizi beğendirmeye çalışıyoruz değil mi?
22:05Yani zaten çıktığımız anda dışarıya çeşitli maskeler takıyoruz.
22:12Bir sürü şekilde kendimizi beğendirmeye çalışıyoruz.
22:15Kendimize de karşımızdakine de.
22:18Ama mesele bulduğun şey, o seni çeken sanırım ortak yaşam deneyimini nasıl yaratabiliriz?
22:28Yani yaşamı birlikte nasıl kurabiliriz ve bu bir arada böyle bir araya gelebilir.
22:37İki yakasının bir araya gelmesi çok güzel bir laftır ya o.
22:41İki yakamızı birlikte nasıl bir araya getirebiliriz?
22:45Getirebildikten sonra da bunu zaten nasıl çoğaltabiliriz?
22:49Ya şey, Aristoteles'in dediği mesele önemli.
22:54Bu arkadaşlık etiyle ilgili söylediği şey.
22:58Arkadaşının iyiliğini istemek.
23:01Bu çok zor bir şey aslında.
23:04Çünkü insan zaafları olan bir varlık.
23:09Bir sürü zaafımız var.
23:12Feryl'in kolyesi ne kadar yakışmış çok güzel.
23:16Ama arka planda da ya aslında keşke ben de mi alsam şimdi şöyle istiklale çıkıp da bu kolyeyin aynısını edinsen
23:26fena olmaz gibi bir şey.
23:28Ama bu imrenmeye giren öbürü kıskanç ya ben ikisini ayırmaya çalışırım da gündük hayatımda.
23:34Bu çok doğru.
23:35Ama bununla da bunu hesaplaştığım bir şey olarak çok doğru bir şey söyledin aslında.
23:43Yani böyle kıskançlıkla ay hemen meselesi değil ama.
23:47Onda olmasın değil bende de olsun.
23:49Ama kendini yakalama ya ben bunu ama kadına ne kadar hoş olmuş aslında çok yakışıyor.
23:56Bana o kadar yakışmayabilir.
23:57Çünkü hepimizin farklı özellikleri ve farklı şekilde taşıyoruz bir sürü şey.
24:04Örnek verdim zaten.
24:05Çok güzel bir örnek ama.
24:06Bununla hesaplaşabilir olmak, bunu şeye itmek değil.
24:11Yok canım ben öyle demiyorum.
24:13Değil demek.
24:13Değil ya çok katmanlıyız çünkü.
24:16Ama işte oradan şeye geldiğimizde bu feminist arkadaşlık meselesinde yani şey gibi değil.
24:25Ya işte gelelim sohbet edelim içelim.
24:29Ne güzel anlaşıyoruz falan.
24:30Ne güzel anlaşıyoruz.
24:31Harika sen de çok güzelsin ben de çok güzelim böyle birbirini sürekli pohpohlama halinden öte.
24:38Orada zaten ortak bir dünya hedefin kesin olarak var.
24:44Patriarkayı dönüştürmek, dayanışma ve politik bilinç.
24:49Yani şeydir ya böyle kadınların birbirini sevmesi, mevmesi.
24:54Yani ben tanımadığım bir kadını niye seveyim?
24:58Evet.
24:58Sevemem yani bu çok yalan bir şey zaten.
25:02Arkadaşındır.
25:03Seversin ayrı.
25:06Mesele orada nedir?
25:09Biz hepimiz kadınlar olarak bu dünyada ezilen varlıklarız.
25:17Ve işte o hedefimiz özgür bir dünya.
25:21Bu dünyayı birlikte yaratabiliriz.
25:24Bunun farkındayız.
25:25Yani ben tek başıma yapacağım bir şey değil bu.
25:29Bir kişinin ki bu kadar gülümün makalesinde o çok iyi arkadaşlıklı bu.
25:34Dijital arkadaşlık meselesi aslında en çok...
25:37Sosyal medya.
25:38İşte orası o kadar yalnızlaştırıyor ve bireycilik ön plana çıkıyor ki
25:43tam kolye meselesi orada işte.
25:46İnanılmaz bir tüketim kültürü.
25:48Ha o kolye orada çok güzel bir kolye zaten o şekilde sunuluyor.
25:53Benim onu elde etmem lazım.
25:55Ve onun peşine düşüyorsun.
25:57Müthiş bir hırs.
25:57Müthiş bir hırs ve yalnızlaştırma aslında.
26:01Yalnızlık, şimdi yalnızlaştırma ile yalnızlık da birbirinden ayrı kavramlar ya.
26:10Yalnızlığın içine yani itilme hali yalnızlaştırılıyoruz gitgide.
26:15Tek tek yani her yerde tek tek birey varlık olarak olma haline doğru itiliyor.
26:24Onun için en çok üzerinde durmamız gereken mesele biz nasıl bir dünya hayal ediyoruz?
26:31Bu dünyada bizler nasıl olacağız?
26:34Ve arkadaşlığın boyutları dediğimizde gözden kaçırmamız gereken ki bu antik yunandan beri gelen bir mesele.
26:42Haz var, yarar var ve en sonunda erdem var.
26:47Çünkü çok kolay bir şey.
26:50Biraz önce söylediğim gel çıkışta içelim ve yani sonra birbirimizi unutalım.
26:57Tamam, çok güzel bir şey yaşadık işte.
27:00Vakit geçirdik.
27:01Vakit geçirdik.
27:03Bu haz veren bir şey.
27:06Ve de yararlı çünkü vakit geçirdik dediğin gibi.
27:09Ama esas mesele işte o erdem, ben gerçekten senin iyiliğini istiyor muyum?
27:16Ali Çakman metninde o çok iyi ifade edilmiş durumda.
27:22Yahudi, Yahudiliğinin yükünü taşıyarak, Filistinli de Filistinli'nin acısını taşıyarak arkadaşlık kurabilecek mi acaba?
27:38Roth'la Staffan Zweig'ın arkadaşlığını tartışıyor orada.
27:43Joseph Roth, Staffan Zweig yeni bir kitap çıkartacaktır.
27:50Hepimizin bildiği ve çok sevdiği Zweig.
27:54Fakat kitabı nazizmin sempati duyan bir yayın evi tarafından basılacaktır.
28:01Zweig de bunu çok önemsememektedir.
28:06Roth da der ki eğer o yayın evinden kitabın çıkarsa seninle olan ilişkin biter.
28:13İşte gerçek arkadaşlık.
28:15Ve de Zweig'ın kitabı çıkar.
28:17Ooo orada biter mi ilişkiler?
28:19O da biter.
28:20Yani evet ilke, ilkeler yani bu kadar keskin olabilir olmayabilir bütün bunlar tartışılır.
28:31Evet.
28:31Evet.
28:31Ama işte kendini ortaya koyup dayatmak değil ama...
28:38Hayata dair düşündürmek aslında.
28:41Sen ne yapıyorsun?
28:42Hayata dair düşündürmek, kendini taşıttırmak değil karşısındakine ki bu da aslında yaşadığımız süreçte bu taşıttırmak hali.
28:52Yani çok fazla beklentilerimiz var ya karşımızdakinden sürekli.
28:58Sana zaman ayırmak, bütün yükünü ona bırakmak filan.
29:03İşte burada o sınırlar, mesafeler, incelikler, kendimiz olma hali.
29:11Hep hesaplaşmaya geliyorum ama o hesaplaşmanın çok sık yapılması.
29:17Şey önemli, yani biz feminizme neden devrimci diyoruz, devrimci bir harekettir diyoruz.
29:25Ki gerçekten ben günbegün bunun ne kadar doğru bir şey olduğunu düşünüyorum.
29:31Çünkü şunu yapıyoruz, hep sabah kalktığın zaman kendinle hesaplaşıyorsun.
29:37Ben neyi doğru yaptım, neyi yanlış yaptım.
29:40Devrimcilik böyle bir şey zaten.
29:42Dönüşmeye çalışmak, dönüştürmek.
29:44Çok güzel, yani şey değil, yüksekten bir şeyleri söylemek, o seçkincilik, bunu böyle yap şunu şöyle.
29:53Öğretme halinden çok öğrenmek, birlikte dönüşmek, birlikte değişmeye çalışmak ve de konuşabilmek.
30:04Özgürlüğü.
30:05Konuşabilmek özgürlüğü kesinlikle.
30:09Başka bir örnek, yine kitapta olan Fatma Gülberk'ta'nın metni bence çok etkileyici bir metin.
30:17Hep öyledir ya zaten.
30:19Anna Arendt'le Simone Weil'ın arkadaşlığı, yani hiçbir birini tanımayan insanların dostluğu, arkadaşlığı nasıl olabilir?
30:27Hiç değmemişler birbirlerine.
30:31Hiç değmemişler birbirlerine.
30:33Nedir?
30:34Ortak bir dünya hayali işte.
30:36İkisi de dünyayı kendi evleri olarak görüyorlar ve dönüştürme cesaretlerini kendilerinde buluyorlar.
30:43Tam da burada şeyi söyleyeceğim.
30:45Yani çok insan dinlerken öyledir ya.
30:47Kendi hayatından, girişte de söylediğim gibi kendi hayatından, kendi yaptıklarından, kendi eylemlerine.
30:52Hani feminist olma çabam, feministim diyorum.
30:56Burada üniversitede tanıştım feministimle ve 90'ların iklimi, 2000'lerin iklimi beni tabii ki çok etkiledi.
31:04Beraber zaten sokaklarda beraber öğrendik.
31:08Yani en azından ben öyle, öyle bir deneyimdi.
31:12Yine kendi kültür sanat çevremle sürekli alakalandırıyorum senin söylediklerini.
31:18Yani birlikte birbirini tanıyarak ve şey, böyle farklı vagonlarda değil iç içe, biz onu hep söyleriz yani.
31:28Bu son gösterimizin adı yan yanaydı.
31:30İç içe koymak biraz absürt olacaktı ama bizim dediğimiz aslında biraz demeye çalışmıştı.
31:34Daha da iç içe, farklılıklarımızı tanıyarak, bunu kabul ederek hepimizin farklı olduğunu.
31:40Ama iç içe olabileceğimizi, yaşayabileceğimizi iddia eden, itirazlarını da ona göre şey yapan bir proje.
31:48Ve biz 11 Haziran'da Harbiye'de bunu söylemeye çalıştık.
31:52Ve benim hiç tanımadığım yine 5000 kişi geldi.
31:55Çok ortak duygularla, aslında birbirini hiç görmemiş insanların, tabii ki hepsiyle arkadaş olmadım.
32:01Ama bir şey vardı, iddiası vardı.
32:05Birlikte yaşayabiliriz.
32:07Arkadaş olabiliriz demek aslında.
32:09Dinlerken seni onu çok şey yapıyorum yani sürekli kendi hayatımdan, kendi yapmaya çalıştığım şeylerden izler buluyorum.
32:16Çok güzel bir kitap hazırlanmış bir kere.
32:18Çok teşekkürler.
32:19Bunun edebiyat ayağını da...
32:20Eylül'de geliyor.
32:21Eylül'de.
32:22Onu da çok merak ediyorum.
32:23Program çok bizim...
32:25Yani böyle nasıl sormak istediğim şeyler var ama program izin vermiyor.
32:29En azından izleyicilerimiz böyle bir kitap olduğunu ve bunu aslında arkadaşlık üzerine,
32:36dediğim gibi ismi acaba falan diyorsun ama çok politik bir şeyle karşılaşıyorsun ve çok sarsıyor aslında.
32:42Bu kitabı edinsinler bir kere.
32:45Yani program amacı kitap tanıtımı değil aslında tek başına ama bu kitabın şu dönem çok kıymetli olduğunu ben idrak ettim
32:52bir kere.
32:53Kendim de bunun içinde debelendiğim için, arkadaşlık üzerine, beraber nasıl yaşayacağız üzerine çok düşündüğüm için.
33:00Bir sürü yere şey pencere açıyor, kapı açıyor.
33:04Bir sürü şeyi düşünmene vesile oluyor.
33:07Ben tabii müzisyen oldum için önce 70'ler politik müziğini, popüler müziğini okudum.
33:11Arkadaş şarkısının hikayesi tekrar kendini hatırlattı falan ama okuyacağım daha çok fazla şey var.
33:17Dediğim gibi Londra'daki arkadaşım okusun beni bıraktım ama ben burada tekrar edineceğim ve okuyacağım.
33:22Çok teşekkürler geldiğiniz için.
33:24Ben çok teşekkür ederim.
33:25Çok sağ olun.
33:25Ya bu bir intro oldu aslında hocam.
33:28Çok teşekkürler.
33:30Çocukluk hikayemiz bir kere bizi çok şey yapıyor yani.
33:32Sonraki üretimlerimizi çok etkiliyor.
33:34Dönüp dönüp oradan bir sürü şey aslında tatavla o yüzden çok önemli.
33:39Zengin, çok zengin bir yer.
33:41Beraber yaşanabilir diyen bir yer.
33:43Keşke bütün memleket bunu hissetse, düşünse.
33:46Bizim bütün derdimiz aslında o yani.
33:49Evet.
33:49Bir adayda bir çaresi olsun bu kitabın, programın.
33:53İyi ki tanıştık.
33:54İyi ki tanıştık.
33:55Evet.
33:56Belki sonra bir söyleşi yaparız.
33:57Şey olarak yani böyle bayağı detaylı ben.
34:00Bu arkadaşlık fikriyatı üzerinden.
34:04Kendi arkadaşlarımı da dinlemesi gereken çok fazla şey, çok güzel şeyler anlatıyorsun.
34:08Bir söyleşi yapmak istiyorum.
34:10Keyifli.
34:10Çok memnun oldum tekrar.
34:12Ben de öyle.
34:12Çok sağ ol.
34:13Sevgili izleyiciler bir programın daha sonuna geldik.
34:16Hoşçakalın.
Comments

Recommended