- 2 hours ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/watch?v=tmc92hm1cuw
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/watch?v=tmc92hm1cuw
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
Category
📺
TVTranscript
00:16Müzik
00:19Adalet Defteri'nden merhaba sevgili izleyenler.
00:22Bir programla daha karşınızdayız.
00:23Bugün yeniden aslında her zaman olduğu gibi gündemimiz hasta mahpuslar.
00:27Çünkü artık gerçekten insanların hayatlarının ciddi anlamda tehlikeye girdiği bir noktadayız hasta mahpuslar konusunda.
00:35Yakın zamanda Mehmet Edip taşları kaybettik.
00:39Tahliyeler de oldu ama bir yandan da hastalık durumlarına rağmen, gittikçe kötüleşen sağlık durumlarına rağmen tutukluluğa devam kararları görüyoruz.
00:47Bu programda hem biraz hasta mahpusların durumunu hem de bu bahsi geçen yeni yasa tasarısı, çalışmaları diyelim süreç kapsamında, düzenlemeler
00:59vs. üzerinden hasta mahpuslar nasıl ele alınacak?
01:02Gerçekten bunlara ihtiyaç var mı? Biraz bunları konuşacağız.
01:04Konuğumda İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Sekreteri Cihan Kaya.
01:08Hoş geldin yayınımıza.
01:10Merhabalar, hoş bulduk.
01:11Şimdi aslında hep konuşuyoruz hasta mahpuslarının durumu nedir diye bir genel soru gibi ama belki biraz güncel gelişmelerden başlarız diye
01:21düşünüyorum.
01:22Çünkü evet Mehmet Emin Çam'ı nihayet tahliye ettiler.
01:26Bu vakitli bir tahliye miydi diye ilk başta sorayım.
01:28Çünkü bir yerden de açıkçası da söylediğim gibi Mehmet Edip taşları da kaybettik.
01:34Ki daha öncesinde defalarca kez dilere getirilmişti sağlık durumu.
01:39Buradan başlayalım.
01:40Ben aslında başlamadan önce şunu da söylemek istiyorum başlarken.
01:46Özellikle bu cezaevi hapishane meselesinde hasta mahpusların durumuna ilişkin aslında uluslararası standartlar var.
01:54Yani zaten ceza vermek ve onu hapsetmek bir yerde kapalı tutmak başı başına bir cezalandırma.
02:02Ve bu insanların diğer insanlarla eşit bir şekilde diğer haklara sahip olması gerekir.
02:09Ve bu koşulları ağırlaştıracak başka bir muameleye tabi tutulmamaları gerekir.
02:14Uluslararası standartlar bize bunu söylüyor.
02:16Ancak biz Türkiye'deki cezaevlerinin durumuna baktığımızda hapsedilmenin yanında yani cezaevlerin fiziki koşulları, yemekleri, havalandırmaları hepsini bir bütün değerlendirdiğimizde sağlıklı bir
02:32insanın aslında cezaevinde hapishanede sağlıklı çıkması neredeyse mümkün değil.
02:38Yani bu hasta mahpus dediğimiz insanların birçoğu aslında sağlıklı bir şekilde cezaevine girmişse de çok uzun yıllar boyunca hapsedilmeleri sebebiyle
02:48sağlıklarını kaybetmiş durumdalar.
02:51Tabi ki tek başına bu sebep değil.
02:53Aynı zamanda işte erken tanı, teşhis, tedavi imkanları da olmadığı için haliyle geç müdahale ve hastalığın ilerlemesi artık müdahale imkanı
03:06olmadığı durumlara geliyoruz.
03:08Maalesef yakın dönemde dediğin gibi Mehmet Edip Taşer'ı kaybettik.
03:13Kaybetmeden çok kısa bir süre önce infaz erteleme kararı verildi.
03:18Mehmet Edip Taşer'le ilgili çok uzun zamandır aslında bir açıklama girişimlerde bulunuyorduk kurumlarla birlikte.
03:26Aslında yürütücüsü daha çok Özgürlük İçin Okuşçular Derneği'ydi ama çok fazla ortak açıklamalar da yaptık bununla ilgili.
03:34Sağlık durumu zaten çok kötüydü ve yaşı hakikaten çok geçkindi ve bir an önce tahliye edilip tam teşekkülü bir hastanede
03:46tedavisinin yapılması gerekirdi.
03:48Ancak Mehmet Edip Taşer'ı hastalığının artık zirve noktasında dediğim gibi artık tedavisini mümkün kılamayacak noktaya geldiğimizde tahliye ettiler.
04:00Evet bir sağlık kurulusuna yatırıldı ancak zaten çok geçti.
04:04Mehmet Edip Çam için de yakın tarihte yine bir karar verildi.
04:10Karar hakikaten hepimizi bir nebze rahatlattı.
04:14Çünkü hepimizde hala bir umut var tedavi olabilir diye ama aynı zamanda kişisi olarak bende bir endişe de var.
04:21Demek ki tedavi edilemeyecek noktaya mı geldi korkusu Mehmet Edip Çam'ın gerçek sağlık durumu nedir diye insanda bir endişe
04:30de yaratıyor.
04:32Eskiden cezaevinden cenaze çıkıyor diyorduk ama şimdi sanki çok üzülerek söylüyorum tabii ki bunu ama ölmesi için tahliye ediyorlar gibi
04:43bir şeyle karşı karşıyayız.
04:44Bunun çok benzeri güler zere de bundan 20 yıl önce de görmüştük aslında.
04:48Aslında öyle cezaevinde ölüm olayının aslında yaşanmasını istemediği için bu kurumlar ve devlet haklı tam olarak da dediğin gibi buna
05:00ramak kala artık kişinin zaten yaşamla ölüm arasında olduğu bir noktada tahliyesinde bir engel görmüyor.
05:09Ancak zaten mesela dediğim gibi uluslararası standartlarda şunu söylüyor yani bir kişi sağlık kuruluşuna erişebiliyor mu?
05:19Tedavisi cezaevi koşullarında yapılabilir mi?
05:22Tek başına hayatını idame ettirebilir mi?
05:26Soruları üzerinden yaklaşıyor.
05:28Ve cezaevi koşullarında aslında bir tedaviye erişimin fiziken mümkün olmadığını söyleyebiliriz.
05:34Yani Şubat 2026'nda ceza tevfik evlerinin açıklamasında 430 bin yanlış hatırlamıyorsam sayıda bir mahpustan söz ediyor.
05:46Ve mesela şimdiye kadar Adalet Bakanlığı'na sorulan sorular da mesela hiçbir zaman şeyi elde edemedik.
05:54Kaç tane hasta mahpus var?
05:56Kaç tane kişinin tedaviye ihtiyacı var?
05:59Bu soruları elde edemedik ama mesela İnsan Hakları Derneği'nin 2025 raporunda elde ettiğimiz verilerde en az 1412 sayısında bir
06:10hasta mahpus listesinin olduğunu söyleyebiliriz.
06:12Ama bu aslında görünenin çok azı olduğunu biliyoruz.
06:16Çünkü biz bunları ancak işte avukatlar aracılığıyla, mahpusların mektup göndermesi aracılığıyla ya da kurumu tanımasıyla alakalı bir şekilde elde edebiliyoruz.
06:26O yüzden bu sayının çok daha düşük, yani daha çok daha yüksek olduğunu biliyoruz.
06:31Ama Adalet Bakanlığı mesela bununla ilgili resmi bir açıklama yapmıyor.
06:35Bu kişiler revire çıkmakta, revirden yani hapishanede direkt bir hastaneye sevginiz mümkün değil.
06:43Önce revire çıkmanız lazım.
06:45Revir gerekli görürse hastaneye sevk edebilir.
06:49Hastaneye sevkler sırasında uzunca bir süre bekleyebilirsiniz.
06:53Sizi götürecek jandarma ekibinin uygun olması gerekir.
06:59Ya da işte sizin görecek doktor, hastane çünkü orada da şöyle bir ayrıma giriyoruz.
07:07Bu insanlar muayeneye istediği hastanede olamıyor ya da istediği doktorda da olamıyor.
07:12Uygun görülen doktor da genelde işte mahpus koğuşunun olduğu hastanelerde olabiliyor.
07:19Özel sağlık kuruluşlarında mesela tedavi mümkün değil.
07:22Böyle bir yasal düzenlemede bir engel var.
07:25Ve mahpus koğuşu yoksa sizin orada kalmanız yine zor.
07:31Ve zaten bütün cezaevlerin neredeyse şehir dışında ve sizin ulaşımda geçireceğiniz süre,
07:40yani bunların hepsi aslında sizin o tedavi erişiminizi etkileyen unsurlar.
07:45Bu nedenle zaten hastaneye sebepler çok geç yapılıyor.
07:49Hastaneye gidince kısıtlı zaten doktorların kendi iş yükü ve çalışmasının arasında size özel bir vakit ayırması çok zor.
08:00Ayırdığı vakti bir dahaki kontrol için başka bir doktora gidiyorsunuz.
08:05Aynı şeyler yine yaşanıyor.
08:08Aynı bazen aynı tedavi, aynı teşhisler konulması, yani hepsi aslında defalarca maruz kaldığı şeyler.
08:17O yüzden aslında pek de sağlıklı bir tedaviye erişim mümkün olmuyor.
08:22Bunu anlatıyorken benim aklıma şey geldi, yanlış hatırlamıyorsam Mehmet Murat Çalık'ın durumuyla ilgili olarak eski Adalet Bakanı İlmaz Tuncu
08:30'nun söylediği vardı işte,
08:32mahpusların canı bize emanet, onlar bu şekilde bakılıyorlar şeklinde konuşmuştu.
08:38Şimdi hani yeni Adalet Bakanı Akın Gülük de şey diyor işte, mahkemeler bağımsız onlar karar verecek diye.
08:44Yani buradan şunu anlıyorum, orada bir can emaneti söz konusu değil aslında.
08:48Hani sen nasıl değerlendiriyorsun bakanların özellikle ilk ağızdan bu açıklamaları yapmalarını?
08:55Çünkü tablo başka bir şey söylüyor.
08:58Ya şimdi işte bahsettiğim bu uluslararası standartlar var ya, yani illa Türkiye'de bu uluslararası standartlara uygun birkaç düzenleme yaptı.
09:08Yani bu retipi cezaevleri falan kuruldu 2012 yılından sonra hayatımıza girdi.
09:133 tane şu an işte biri metris ilk faaliyet gösterendi, biri Menemen, biri de Elazığ'da.
09:20Ama kapasiteleri zaten çok düşük ve mesela onların kuruluşu yine bu uluslararası standartları uygulama amacıyla.
09:28İşte biz hasta mahpusların sağlığa ve tedaviye hizmete erişimini sağladık diye.
09:33T-Ekim mesela bu hapishaneleri çoğu artık yani denetimden uzak ama T-Ekim bunlarla ilgili raporları var.
09:42Bütün cezaevler için yani bu retipi cezaevler için ayrı ayrı raporunda da hiçbirinin aslında ağır hasta mahpusların tedaviye erişimini sağlamadığını
09:51açıkça söylüyor.
09:52Ve bunların kapasitesi 150 kişi, Metris'in 150 kişi, Menemen'in 150 kişi.
09:59Yani aslında kapasite hasta mahpus sayısından çok az.
10:02Ama bir standarta ulaşmak için tabii ki de uluslararası bir düzenleme yapmaları gerektiği için yaptı.
10:08Ama retipinde biz neyi görüyoruz?
10:10Hastaların tamamen artık izole edildiği bir sisteme geçmiş oluyor.
10:15Ve hastalar işte tekli hücrelerde tutulabiliyor, personel yetersizliğinden bakımları yapılamayabiliyor.
10:22Ve aslında yani bir tedavi değil yine bir sistemin devamı ama rehabilitasyon tipi sistem, cezaev sistemi kurduk diye bir şey
10:32yaşanıyor.
10:34Ama yani hiçbiri ihtiyacı karşılamıyor.
10:37Diğer cezaevleri zaten hani aslında mesela şey de çok önemli.
10:41Menemen, R tipine uygun bir cezaevi değil.
10:46Eski bir cezaevinin dönüştürmesi.
10:48Yani aslında o standartlara uygun bir cezaevi de kurmuyor.
10:51Yani ismen kuruyor.
10:52Ama aslında aynı sistemin devamını görüyoruz yani.
10:57Üç tane cezaevi dedim R tipi var.
11:01Ve bunlar ne oluyor?
11:03Hastama Hapusay ailelerinden çok uzak bir yere götürülmüş oluyor.
11:05Ya da işte gerekli hastanelere yani çünkü Elazığ'da bütün hastalıkların tedavisine erişmesi mümkün olmayabilir.
11:15Ama Elazığ'a zevk ediliyor mesela yani.
11:18Yani dediğim gibi aslında bu biraz daha o süreci standartlara uygun gösterme kaygısı.
11:24Ya düzgün gösterme gibi aslında.
11:27Burada biraz da Adli Tıp Kurumu konusuna girmek istiyorum ama girmeden bir de Tayfun Kahraman'ın durumu var.
11:33O da bizim bu programı çektiğimiz gün Tayfun Kahraman hakkında ikinci bir anayasa mahkemesi kararı çıktı.
11:39Anayasa mahkemesi kararı dedi ki ilk tahliye kararına uymadığınız için hakkı tekrar hilal edilmiştir diye.
11:44Şimdi doğru hatırlıyorsam aile Adli Tıp Kurumu'na başvurmadı.
11:48Zaten bir tahliye kararı var onun uyumasını istiyoruz diye.
11:51Ve Tayfun Kahraman'ın sağlık durumunun kötüleştiği de defalarca kez basına yansıdı.
11:57İşte cezaevi aracı içerisinde sanırım hastaneye sevgi sırasında işte MS hata sebepliği çektiği acı ki bu artık işkence boyutuna geçiyor
12:06diye düşünüyorum.
12:07Hani bu durumun yaşanmasının.
12:09Bunun dışında işte hücrede tek başına kaldığı için MS'den kaynaklı oryantasyon eksikliğinden düşüyor ve bu şekilde kendisini sakatlıyor.
12:18Hani nasıl orada aslında kalamayacağına dair bunların göstergesi vukuat bazında mevcut.
12:23Ama işte hem Akın Gürley'in açıklaması vardı, daha önce de Yılmaz Tuncun'un da açıklaması vardı.
12:28Adli Tıp Kurumu'na başvurusunlar.
12:30Sonuç neyse mahkemelerimiz Adli Tıp Kurumu karar verecektir diye.
12:35Şimdi uluslararası düzenlemelerden bahsettiğimize göre.
12:37Şimdi o kadar da farklı tahliyeler görüyoruz ki bir yandan.
12:41Hani ATK'ye kalmadan örnek veriyorum Sivas katliam davası sanıklarından birisi.
12:45İleri yaşı sebebiyle afla beraber tahliye edildi yani.
12:50Oldu mu oluyor diyelim hani bu anlamda.
12:53Burada Adli Tıp Kurumu'nun illa bir karar vermesi gerekiyor mu?
12:57Bir hasta mahpusun tahliye olması için.
13:00Aslında işte ceza infazının ertelenmesi durumu söz konusu olduğunda bununla ilgili yasal bir düzenleme var.
13:09Bu yasal düzenleme aslında birkaç değişiklikle daha zorlu bir hale geldi.
13:16Ve işte ceza ve güvenlik tedbirlerin infazı hakkındaki kanunda düzenleniyor.
13:22Ve bu kanunda aslında şunu söylüyor ilk düzenlemesi itibariyle.
13:26Tek başına kalamayacak ve hastalığı bir teşekkülü hastalığı tedavisinin gerektirdiği durumlarda kişinin savcılığın emriyle bir sağlık kuruluşunun da raporuyla birlikte
13:43ertelenebilir.
13:44Bir yıl süreyle ve bu hani gerekli görünce uzatılabilir diye.
13:49Sonra bu kanunda bir düzenleme yapıldı ve düzenlemede şu eklendi.
13:54Genel toplum güvenliğine, güvenliğini tehlikeye düşürecek kişiler ibaresi eklendi.
14:02Ve bu demektir ki artık bunu bir aslında hekim raporu değil.
14:07Hekim raporunun yanında bir yandan da savcılığın, emniyetin raporlarıyla.
14:14Yani aslında hekimin bir hasta mahpusun sadece hasta olması tek başına bırakılmasını, ceza infazının ertelenmesini sağlayacak bir sistem değil.
14:26Yani bu yüzden mesela şey 2024 verilerine kadar böyle aklımda açıklamalarında işte Adalet Bakanlığı'nın yanlış değilsem yaklaşık 3600'e
14:43yakın bir ceza ertelemesi yapıldığını söylemişlerdi.
14:48Ve bunların sadece 138'i siyasi mahpus.
14:52Sonraki sorun buydu aslında.
14:53Evet yani hakikaten bu nasıl bir sistem uygulandığını aslında gösteren çok sayısal verilerle gösterip böyle şey yapacak bir veri olduğu
15:04için söylüyorum.
15:06Hakikaten öyle yani hasta mahpus olmanız yeterli değil.
15:10Aynı zamanda devlet güvenliğine, toplum güvenliğine bir zarar vermeyeceğinizin devlet tarafından tasdiklenmesi gerekiyor.
15:21Ve bundan sonra ancak böyle bir sistem uygulanabiliyor.
15:25Ve ATK raporları da şu şekilde.
15:29Bu sistemde tek resmi bilirkişi kurumu adli tıp kurumu.
15:33Yani buna yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne itirazlar da yapıldı.
15:40Çünkü adli tıp kurumunun bağımsızlığı ve tarafsızlığı aslında şüpheli.
15:43Çünkü hem mali hem idari olarak Adalet Bakanlığı'na bağlı bir kurum.
15:49Yani bu bağımsız bir devlet hastanesi, bir hastaneden söz edemeyiz.
15:54Ve oradaki çalışan personel de mali ve idari olarak bağlı olduğu bir sistem var.
16:00O yüzden aslında bağımsız hastanelerin, hekimlerin raporunun kabul görmesi gerektiği inancındayız.
16:08Ama bunu hiçbir zaman bu sistemde mümkün değil.
16:12Çünkü aslında kanunla da adli tıp kurumunun tek yetkili olarak kıldığı için
16:17şöyle bir son düzenlemede şey getirildi.
16:21Devlet hastanesi ya da işte üniversite hastanesi sizin eğer cezende kalamayacağınız raporlarsa
16:28bu raporun da ATK onayından geçmesi lazım.
16:31Yani en nihayetinde son merci adli tıp kurumu.
16:35Mesela bizim takip ettiğimiz, kamuoyunda da çokça dile getirdiğimiz Fatma Tokmak meselesi de aynı şey.
16:44Fatma Tokmak tutuklu bulunduğu sürede hastalık durumundan dolayı tahliye edildi.
16:51Tahliye edildikten sonra dışarıda bağımsız bir hekim tarafından cezende kalabilecek bir durumda olmadığı tespit edildi.
16:59Cezası kesinleşti ve tekrar cezaevine infazı için girildi.
17:04Ve defalarca başvuru yaptık.
17:08ATK'dan rapor alınması ve infazının ertelenmesi gerçekten ağır kalp hastası.
17:13Ve şimdiye kadar adli tıp kurumu tek başına kalamayacak durumda değil diyerek bu talepimizi reddetti.
17:22Bahsettiğim yıl 2004-2006 yılları ve 2026-20 yılda bu kişinin sağlık durumunun çok daha kötüye gitmesine rağmen biz bu
17:32raporu alamadık.
17:33Çünkü Fatma Tokmak aslında tahliyesi güvenlik gerekçesiyle ya da başka bir gerekçeyle uygun görünmeyen bir kişi.
17:42Aslında bu kararların bağımsız olmadığını gösteriyor.
17:46Bir yandan da dediğin gibi aniden Cumhurbaşkanı affı dediğimiz bir sistemle kişilerin 3'er 5'er tahliye edildiğini de görebiliyoruz.
17:57Ama işte bunların hepsi devlet iradesine bağlı hiçbir bağımsız ve tarafsız kurul ve kurumun incelemesinde olmayan süreçler.
18:07Burada benim aklıma Hatice Yıldız da geldi. Fatma Tokmak şimdi 20 yıllık bir mapustan bahsediyoruz.
18:13Hani cezaevi koşullarında sağlığının kötüleşmesi durumundan bahsediyoruz ama Hatice Yıldız'ı sedyeyle tutukladılar.
18:21Şimdi halde şu soruyu sormak zorunda hissediyorum ben hani hem size hem de adli makamları diyelim.
18:28Gerçekten sedyeyle birisini tutuklamak hukuki midir diye.
18:33Çünkü çok net bir şekilde hani eli ayağı tutmayan ve o da terörün finansmanı kızına ya da kızın arkadaşına 200
18:42lira mı ne göndermişti?
18:43Ya 100 lira ya 200 lira buradan terörün finansmanından tutuklandı.
18:47Ya Hatice Yıldız'ın durumu ya hakikaten yani artık son nokta bence çünkü aslında tutukluluk dediğimiz şeyde ya da yani
18:59bir ceza kesinleşmemişse adli kurumunun kararına da gerek yok.
19:04Yani mahkeme iradesiyle hasta bir mahpusun tahliyesi sağlanabilir.
19:09Çünkü ortada kesinleşmiş bir ceza bir infaz yok yani.
19:14Ama Hatice Yıldız'da hakikaten terörün finansmanı gerekçesiyle ki cezaevi kasasına yatırdığı bir para ve hakikaten çok cüzdi miktarlarda yatırılan bir
19:27para.
19:27Hakikaten yani bir cezaevi idaresinde para yatırmanın suç olduğunu düzenleyen hiçbir kanun düzenleme de yok.
19:34Bunu açıklayamazlar da herhalde.
19:36Evet bunun işin artık diğer bir boyutu ama sadece hasta mahpusluğu meselesinden konuşmak gerekirse de yani Hatice Yıldız 78 yaşında.
19:45Yani yaş haddinden bile olsa onun tutuklanmaması gerekirdi hastalığını bir yana bırakıp.
19:51Çünkü kanunda bunu da söylüyor yaş veya hastalık durumu diye yani yaş haddinden bile tutuklanmaması gerekirdi.
20:00Ama dediğim gibi yani o kadar absürt kararlar veriliyor ki o kadar yani bağımsız bir yargı göremiyoruz.
20:09Bağımsız bir ATK göremiyoruz.
20:12Yani o yüzden maalesef bunları yaşıyoruz yani.
20:16Tüm bunlar beni biraz da işte bu yeni süreç kısmına getirtiyor.
20:20O da şu şimdi bir yasal düzenleme tartışması var.
20:24Bir yıldan uzun süredir yani bu süre yani daha doğrusu 27 Şubat açıklamasının ardından itibaren aslında özellikle hasta mahpuslar için
20:34bir düzenleme bekleniyor.
20:36İşte Mayıs'dan de geçen Mayıs'ı kastediyorum 2025 Mayıs'ı.
20:412025 Ekim'i dendi.
20:44İşte tamam rapor yazılacak dendi.
20:47Dendi de dendi ve bu noktaya geldik.
20:49Şu an Nisan ayındayız.
20:51Nisan 2026'dayız.
20:53Zaten ilk sorum şu.
20:55Şimdi meclis raporu da altın çizdiği noktadan bir tanesi şuydu.
20:58Uluslararası anlaşmalara uyulsun.
21:01Mevcut kanunlar uygulansın vurgusu vardı.
21:04Yeni düzenleminin haricinde bu çerçeve yasanın haricinde.
21:08Şimdi şu an hasta mahpuslar için tüm bu konuştuğumuzu dikkate alarak biraz da çanak soru gibi olacak ama yine de
21:15bence altını çizmek önemli.
21:17Çünkü herkesin beklediği bir düzenleme bu.
21:20Hasta mahpusların düzenlenmesi.
21:22Durumun tahliyesinin düzenlenmesi.
21:25Ama şu anki durumda sürecinde ilerleyişi açısından, adım atılması açısından hasta mahpusların tahliyesi, durumların iyileştirilmesi artık bunu nasıl adlandırıyorsak bu
21:38adımın atılması için gerçekten bir tasayı, bir yasayı beklememiz gerekiyor mu?
21:42Çünkü şu an bunun için biliyoruz ki buzdolabı denmiyor da bir bekleme süresindeyiz, bir bekleme durumundayız ifadeleri kullanıldı.
21:51Gerçekten burada beklenecek bir durum var mı?
21:54Aslında başta da söylediğim gibi Türkiye uluslararası standartlara ulaşmak için belli kanun düzenlemeler yaptı.
22:02Aslında bu kanun düzenlemelerin usule uygun bir şekilde yürütülmesi bu hasta mahpuslarının birçoğunun tahliyesini sağlayacaktır zaten.
22:12Hem yaş haddinden hem hastalık durumundan yani bizim ihtiyacımız olan şey bağımsız hekimler, bağımsız değerlendirmeler, bağımsız yargı.
22:22Yani bizim bir kanunu düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum.
22:25Yani şu an bir engel yok aslında.
22:29Yani mesela geçtiğimiz günlerde tahliye edilenler oldu konuşmamızın başında söyledik.
22:35Onun daha önce tahliye edilmesinin önündeki engel neydi?
22:39Yani Mehmet Edip Taşar'ın biz arkadaşlarım başvurduğu için biliyorum hani aylar öncesinden başvurusu vardı.
22:48Yani ölümüne yakın tahliye edilmesinin sebebi neydi?
22:52Tahliye çünkü verildi.
22:53İnfaz erteleme kararı verildi.
22:56Bu aylar önce de verilebilirdi.
22:57Ama bu aslında uygulamadaki sorun.
23:01Yani bunun bir kanun düzenlemesine ihtiyacımız yok.
23:03Yani ben şeyi söyleyince çok iyi hatırladım geçen Mayıs'tan falan bahsettik.
23:09Bir bayram öncesi herkesin bir heyecanla beklediği bir süreç yaşadık.
23:15Hakikaten orada da mesela işte yaş haddiyle ilgili bir düzenleme vardı.
23:21Ama uygulamada yine bununla ilgili bir şey göremiyoruz.
23:24Ya da işte meclis raporu bize anayasa mahkemesi kararları uygulansın.
23:30Bunu zaten uygulamak zorunda.
23:32Kanunlara uysun.
23:34Yani bir devletin kanunlara uymasını talep eden bir meclis raporundan bahsediyoruz.
23:39Bir kısmında iktidar milletvekillerinin imzaladığı bir...
23:44Hakikaten öyle yani.
23:46Bu zaten bu meclis raporu bütün süreci özetliyor.
23:49Çünkü biz o meclis raporunda somut olarak gördüğümüz şeyler bir AYM kararlarına uyusun.
23:56Tayfun Kahraman'ın durumunda olduğu gibi.
23:58AYM eğer bir karar verdiyse en yüksek mahkeme iç hukuktaki ve diğer yargı alt derecedeki yargı mahkemeleri bu karara uymak
24:10zorunda.
24:11Anayasa mahkemesi en son karar.
24:13İki, uluslararası sözleşmelere, uluslararası düzenlemelerine uyusun.
24:19Senin zaten anayasağında bu madde var.
24:21Sen usulüne uygun kabul edilen sözleşmelerin kanunların üstünde olduğunu kabul etmişsin zaten.
24:29Yani bu anayasanda yer alan bir madde ve biz aslında somut olarak değerlendirip tartıştığımız şey yapması gereken.
24:37Son soru şunu sorayım.
24:39Biraz daha hani aslında işte aşina olanın beyanı mı denir?
24:43Tam ifadeyi de hakim değilim ne yazık ki bunda ama anlatabildiğimi düşünüyorum.
24:48O da şu.
24:49Hani madem ki sorun uygulamada.
24:53Şimdi tabii ki öyle bir zamandayız ki Adalet Bakanı, Türkiye tarihinde anayasa mahkemesi kararını tanımıyor mu?
24:59diyen ilk yerel mahkeme başkanıydı aynı zamanda.
25:02Hani böyle bir zamanda bunları konuşuyoruz.
25:06İşte adımlar atılmalı, şunlar yapılmalı diye.
25:09Hani bir süreci, tarihi bir süreç olarak adlanıyor.
25:11Bir sürecin içerisinde bir de pazarlık konusu ya da bir gündem maddesi olarak da konuşuyoruz bunları.
25:17Peki bu kararları, bu bilgiyle soruyorum aslında bir dipnotla.
25:24Bu kararları uygulamayanlar kimler?
25:27Hani bu kararları uygulamayanlar bürokratlar mı?
25:30İşte ya da ön yargılı, solcuları, kürtleri falan sevmeyen hakimler, savcılar, doktorlar mı?
25:38Yoksa başka bir şey mi yani?
25:41Aslında yani bu devlet haklı ve iktidar mantığı olduğunu düşünüyorum ben.
25:47Yani bunu sadece bir hükümete de bağlamamak lazım.
25:50Çünkü bu bugünün sorunu da değil aslında.
25:54Tamam, AYM kararları eskiden daha çok uygulanıyordu.
25:57Ama eskiden de mesela AYM'e giden başvurularda ben tazminatımı öderim, ihlalimi yaparım mantığı olduğunu düşünüyorum.
26:05Yani bu benim kişisel yorumum biraz belki şey bir tabir oldu ama
26:08hakikaten yani bu bir devlet haklı yani.
26:11Bugün AYM'yi uygulamayan akılla, AYM mahkemesinin kararını uygulamayan akılla
26:17AYM'de tazminatını ödeyip yaptığı ihlallere devam eden akıl bence aynı.
26:23Yani aslında değişen bir şeyi pek görmek mümkün değil.
26:26Ama yani burada en başta bahsettiğim gibi yani bağımsız bir yargılama sürecinden söz etmek zordu.
26:36Şu an neredeyse imkansız.
26:38Yani hakikaten mahkemelerin hepsi, hakimlerin hepsi yani zaten yargı bağımsızı, hakim güvencesi yok olmadığı için de
26:48bağımsız kararlar veren hakimleri bulmak da zor.
26:52Bir diğer şey de bahsettiğim az önce de adli tıp kurumu bağımsız bir kurum değil.
26:58Yani sen bağımsız kurumların raporunu kabul etmeyerek zaten kendine bağlı olan bir sistemin içinden
27:04kendine göre bir rapor istiyor.
27:07Yani bu bir aslında ısmarlama rapor yani.
27:10O yüzden hani bence devlet haklı yani.
27:14Bunların arkasındaki.
27:15Çok teşekkür ederim.
27:17Çok teşekkür ederim.
27:18Tekrar kuduğumuz olduğunuz için hem de bu bilgileri paylaştığın için.
27:21Ben de çok teşekkür ederim ağırladığınız için.
27:23Çok sağ olun.
27:24Sevgili izleyenler bir programın daha sonuna geldik.
27:27Önümüzdeki hafta başka bir dosyelerinden karşınızda olacağız.
27:30Şimdilik hoşçakalın.
27:47Çeviri ve Altyazı M.K.
Comments