Skip to playerSkip to main content
  • 6 hours ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/live/kACSYjRFtGo
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social‬
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

Category

📺
TV
Transcript
00:18Müzik
00:19Adalet Defteri'nden merhaba sevgili izleyenler.
00:22Bir programla daha karşınızdayız.
00:24Kayıplar haftasını geride bıraktık.
00:26Bu hafta nasıl geçti? Türkiye'de gözaltında kayıplara karşı mücadele not ne durumda?
00:31Hukuki mücadele ne durumda?
00:33Malum zaman aşılımı davaları var.
00:35Hala daha bu dosyalarla ilgili olarak ki Türkiye geçmişiyle yüzleşiyor denerek tekrar açılan dosyalarda bunlar.
00:41Bu programda biraz bunları konuşacağız.
00:44Konu Milli Sanatları Derneği Eşbaşkanı Oyer Soy. Hoş geldiniz elimizde.
00:47Merhabalar, hoş bulduk.
00:49Öncelikle bir haftayı konuşmak istiyorum ben.
00:51Nasıl geçti? Ne tür etkinlikler oldu? Neler vurgulandı?
00:56Öncelikle 17-31 Mayıs haftası, kayıplar haftası bizim için çok önemli haftalardan bir tanesi.
01:05Bütün şubelerimizde eş güdümlü olarak 17'sinde ilk hafta başlangıcını zorla kaybetmelerin yaşandığı yerlerde, mekanlarda, hafıza mekanlarında basın açıklamalarıyla başladık haftaya.
01:21Taleplerimizi burada dillendirdik, yine konuşuruz ve hafta boyunca da zorla kaybetmelerin özellikle hikayelerini paylaştık.
01:34Hem bir hafızayı canlandırma hem de bir adalet talebimizi toplumsal hafıza haline getirme, toplumu gündemine sokma konusunda bir hafta boyunca
01:46etkinliklerimiz oldu.
01:47Ve bu haftanın bizim için acı olan iki tane olayı da var.
01:56Bir kere öncelikle Emine annesiz ilk haftamızdı, 17'sinden sonra İstanbul açısından 19'sunda Hasan Ocak ve Rıdvan Karakoç'un mezarı başında
02:07ki ailelerin mezarlarına ulaşabildiği için kendilerini şanslı olarak gördüğü,
02:15böyle bir acı anma, anmaya gittik. İlk defa Emine annesiz gittik. Haftayı da iki annemizi daha kaybederek tamamladık.
02:27Ganyme Haran ve Zekiye Demir.
02:31Evet.
02:31Zekiye Demir annemizi kaybettik.
02:3531. yıldı bu yıl.
02:37Aynı zamanda Cumartesi anlilerinin Galatasaray'da oturmaya başlamasının da 31. yılı.
02:44Bu hafta içinde 31. yılımıza girdik.
02:49Bir hafta boyunca gerek film gösterimleriyle, gerek sokak eylemleriyle, gerek şubelerimiz özellikle kayıpların, ailelerinin bulunduğu illerde,
03:02şubelerimizin aileleri ziyaretleriyle geçirdiğimiz bir hafta oldu.
03:07Ben özellikle bu 31. yıl üzerinden konuşmak istiyordum.
03:12Çünkü Cumartesi anlileriyle başlayıp, Cumartesi insanlarına evlenmiş bir mücadeleden bahsediyoruz aslında.
03:20Ve işte kayıplarla beraber, Cumartesi anlilerinden kayıplarla beraber bakınca,
03:26birinci jenerasyonun artık göçmeye başladığı, mücadelenin ikinciyi de geçti, üçüncü jenerasyonla yürütüldüğü bir dönemdeyiz.
03:33Şimdi bu zamanda özellikle Cumartesi anlilerinin tekrar oturmaya başlaması,
03:40hani malum bununla ayaklaşık 10 küsur sene evveler gene konu soruşturmalarıyla beraber tekrar gündeme gelmişti.
03:46Çünkü bu soruşturmaların ne olduğu tabii ki farklı bir tartışma konusu olmakla beraber,
03:51şu söz verilmişti, Türkiye bağırsaklarını temizliyor diye.
03:54Bunların en önemlilerinden bir tanesi de gözaltında kayıplardı.
03:57Ve o dönem ki işte toplum ezerlerinin çıkması ve soruşturmaların başlamasıydı.
04:02Bugüne geldiğimizde ise hala daha işte o zaman daha bebekti,
04:07hani bugün üçüncü jenerasyon dediğimiz kişiler.
04:10Onlar alanda bir yandan da zaman aşımı davalarıyla karşı karşıya, zaman aşımı kararlarıyla karşı karşıyayız.
04:17Bunların sonuncusu dar geçit davasına açıklanan gerekçeli karardı.
04:21Biraz bunu sormak istiyorum. Çünkü bu gözaltında kayıpların ortaya çıkartılması,
04:27akıbetinin ortaya çıkartılması, sorunların yargılanması, komisyon kuruldu,
04:31işte dönemin başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan'la görüşüldü, sözler verildi ve bir adım atıldı ama orada kaldı.
04:39Peki bu zaman aşımı kararları nasıl geliyor bugün?
04:43Madem ki adım atıldı neden biz 15 yıl, 18 yıl sonrasında bunlarla karşılaşıyoruz?
04:48Öncelikle cumartesi annelerinin kayıp yakınlarının başlattığı eylemliliğin toplumda hakikat ve adalet arayışının toplumsal hafızası haline gelmesi çok önemli.
05:06Bütün bu başta anlattığın süreç, onu da ayrıntılı biraz girelim o sürecin içine ne yapmaya çalışıyorlar.
05:15Bu kadar debelenilmesi, dönem dönem iktidarların bir takım vaatlerde bulunup bir takım adımlar atıyormuş gibi yapıp yeniden
05:26hakikati örtme konusundaki ısrarı, cezasızlıktaki ısrarı, bunların nedenleri aslında bunu oturup konuşmamız lazım.
05:38Özellikle de şu an süreç adı henüz konulmamış, hala konulmuş.
05:43Herkes bu farkla adlandırdı.
05:45Evet, bizim insan hakları savunucuları olarak barış süreci dediğimiz süreç içerisinde bu hakikat ve adalet mücadelesinin
05:55sadece kayıplar çok önemli ama sadece kayıplar da değil.
06:00O 40 yılı aşkın bir süredir yaşanmış olan çatışmalı sürecin bütün ağır insan hakları ihlallerine dair
06:09hakikatin ortaya çıkarılmasının önemini vurgulamak ve konuşmak lazım.
06:15Burada kayıplarla ilgili konuştuğumuz için, kayıplar haftasında da yaptığımız
06:2031 yıllık mücadele boyunca ki sadece İstanbul'da değil, aynı zamanda İstanbul ilk başlangıcıdır.
06:2831 yıl önce insan hakları savunucuları ve kayıp yakınları
06:32İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubemizle bir araya gelerek ilk Galatasaray'da oturmaya başladılar.
06:39Sevgili, ikisini de kaybettik.
06:41Emine Ocak ve eşi, Ocak ailesinin özellikle işin merkezinde olduğu
06:46ama kuşkusuz çok daha önceden başlayan kayıplara karşı bir mücadelenin sonucu olarak da aslında
06:54o birikimin bir sonucu olarak oturmasıyla başlayan Galatasaray oturmaları
07:01dönem dönem siyasi iktidarların tahammülsüzlüğüyle dönem dönemde
07:08kendi iç mücadelesinin gerektirdiği şekilde bir takım gevşemelerle devam etti.
07:14Bunu neden söylüyorum ama sürecin tamamında cezasızlık çok net.
07:20Ne oldu bu süreçte?
07:22İlk Ergenekon.
07:23Ergenekon'un iddianamesine geçti.
07:25Yani o mesela bir heyecan yaratmıştı o dönemde.
07:30Ergenekon'un iddianamesinde yer alan bizim yıllarca ifade ettiğimiz kayıplar,
07:36kayıplar gerçeği iddianameye geçti ama baktık ki Ergenekon davası aslında bambaşka bir dava.
07:45O dönemin iktidarının bir önceki iktidarla hesaplaşma aracı ve AKP'nin iktidar basamaklarını
07:54tırmanma aracı olarak eski devlet artıklarını, Ergenekon artıklarını temizleme ve
08:00derin devlet ele geçirme operasyonunun bir parçası olarak yaşandı.
08:04Amaç oydu.
08:05Hani çok sulandırıldı da demek istemiyorum.
08:08Çünkü iktidarın amacı buydu.
08:10İddianamede geçtiği halde ki kayıplar komisyonumuz bizim cumartesaneleri başta olmak üzere
08:17davalara da taraf olmak için de dilekçeler de verildi, hukuki mücadele de yürütüldü.
08:23Ama bu özellikle kaçınıldı bundan.
08:26Çünkü devletin istediği şey, hani devletle devamlılık esastır diyorlar ya,
08:33o da esastır.
08:34O yüzden kayıplar aslında zorla kaybetmeler düne ait, geçmişe ait bir şey değil.
08:41Hala süren bir ihlaldir.
08:42Bir insan kaybedildiğinde gözaltına alınıyor ve zorla kaybediliyor.
08:48Onun yaşam hakkı, iddiali ve aslında bir bütün olarak hukuk dışına çıkarıldığı bir süreç.
08:53Kaybedilen kişi açısından.
08:55Ama sadece kaybedilen kişi açısından sonuç yaratan bir olay değil zorla kaybetmeler.
09:01Eşi, çocukları, ailesi, en yakınları, sevdiklerini kaybediyorlar.
09:06Ve büyük bir belirsizlik, ölümle yaşam arasında derin bir belirsizlik duygusu bu.
09:12Ve bu duygu hiçbir zaman bitmiyor.
09:15Berfu anne, Dolmabahçe Sarayı'nda oturup da, hani Dolmabahçe ofisinde o dönemin, dönemin başbakanının Recep Tayyip Erdoğan'ın oturup Berfu
09:25anneye verdiği söz.
09:26Berfu anne hayatı boyunca kapısını kapatmadı.
09:32Bir gün gelir diye, Cemil bir gün gelir diye.
09:35Bu böyle bir duygu.
09:36Bu, o yüzden yakınlarına ve aynı zamanda da topluma bir mesaj.
09:41Toplumu bir cezalandırma biçimi.
09:43Ve süren bir suç.
09:46İşte Birleşmiş Milletler, bütün kişilerin zorla kaybedilmesini, önlenmesine dair sözleşmeye, Türkiye Cumhuriyeti Devleti taraf değil.
09:57Bundan özellikle intina ediyor.
09:59Asla taraf olmuyor.
10:01Ve bütün bu süreçlerde de, yakınlaştığı dönemlerde, hani Berfu anne ile konuşulduğu dönem, mecliste komisyonların oluşturulduğu dönemde dahi.
10:10Hiç gündeme girilmedi.
10:12Şunu sorabilir miyim, BM Sözleşmesi'ne tekrar geleceğim ama, bu ki zaten çok uzun süredir taleplerden bir tanesi.
10:20Yani sadece Cumartesi'nin sanatı değil, tüm hak savuncuların taleplerinden bir tanesi ama,
10:26bunu sormadan evvel, bu sözleşmeden bağımsız, sadece mevcut iç hukuk yolları, mevcut yasayı dikkate aldığımızda,
10:34nihayetinde birçok davadan ifadeler söz konusu, bazılarında cenazeler söz konusu,
10:41hani hiç haberi olmayan, ortadan kaybedilmiş insanlar da var, bu kısmı baki tutuyorum ama,
10:48bu dosyalar girdiler, tanıklık yaptılar, meclis komisyonu kuruldu, bununla ilgili konuşmalar, soruşturmalar açıldı.
10:53Bu dosyaların sürekli olarak bir zaman aşımıyla karşı karşıya kalması,
10:59çünkü artık bu dosyaların üzerinden 20 yıl geçti ve daha sık karşımıza çıkıyor.
11:05Bu dosyaların ilerlememesi, hareketsiz kalması, illa ki bunların çözülmesi için BM Sözleşmesi'ne ihtiyaç var mı?
11:13İç hukuk bunu sağlamıyor mu? Bununla ilgili engeller mi var hukukta?
11:16İç hukukta zaman aşımı gibi bir engel var tabii ki, yani bizim talebimiz o nedenle,
11:22Türk Ceza Kanunu'nun da bu konuda değiştirilmesi, zorla kaybetmelerde.
11:29Aslında uluslararası sözleşmelere, şu an imzaladığı sözleşmelere bile aykırı bir durum var.
11:35Bu anlamda söylüyorum aslında.
11:37O anlamda doğru söylüyorsun ama özel olarak da tanımlanması bizim talebimiz o açıdan.
11:44Ama baktığınız zaman sonuçta uluslararası hukukta, sizin de taraf olduğunuz uluslararası insan hakları hukukuna göre zorla kaybetmeler insanlık suçudur.
11:54Çünkü bitmiş bir dönem değil, onu anlatmaya çalışıyorum.
11:59Geçmişte kalan bir ihlal değil, süren bir ihlal söz konusu.
12:03Ve o nedenle zaten zaman aşımına uğramaz.
12:05Ama onun dışında da hem bu tavır, zaman aşımına uğratma tavrı, hem de bu sözleşmeyi imzalamama hali,
12:14hani devlette devamlık esastır deyip bir suçu sahiplenme halidir.
12:18Failleri korumadır bu.
12:20Ve o da acıyı da, cezasızlık ciddi anlamda acıyı da artıran bir şey.
12:25Adalete ulaşamıyorsunuz.
12:28Çocuğunuzun, eşinizin, yakınlarınızın kemiklerine ulaşamıyorsunuz.
12:35Yaz tutabileceğiniz bir mezarınız yok.
12:37Bütün bunları elinizden alıyor devletsizim.
12:41Ve bunu da bilinçli bir devlet politikasıdır zorla kaybetmeler.
12:45Bunu da geçmiş iktidarların döneminde, hani şu anki iktidar hep bunu diyor ya, bizim dönemimizde hiç yaşanmadı.
12:52Hayır yaşandı, o ayrı bir mevzu.
12:54O halle beraber yaşanan süreçte zorla kaybetmeler orada da oldu.
12:59Ama bizim döneminize ait değil dedikleri şey, aslında evet, sizin de döneminiz, siz de bunu bir parçasısınız.
13:05Çünkü bu bitmiş, geçmişte kalmış bir ihlal değil.
13:08Süren bir ihlal.
13:10Ve siz de bu süren bir ihlalin, bu devlet politikasının bir parçasısınız.
13:14Failleri koruyorsunuz, hakikatin üstünü örtüyorsunuz ve insanları adaletsizlik, derin bir adaletsizlik boşluğunda bırakıyorsunuz.
13:23O yüzden zorla kaybetmeler özet itibariyle bir insanlık suçudur.
13:27İnsanlık suçlarında zaman aşımı diye bir şey söz konusu değildir.
13:32Ve bunun cezalandırılması, hakikatin ortaya çıkarılması, faillerin bulunması, faillerin cezalandırılması gerekir.
13:40Süreçine baktığınızda, 31 yıl boyunca çok az dava açıldı aslında.
13:45Ve bu, mahkemeye erişim hakkı bile elimden alınan bir derin boşluk durumu bu.
13:51Mahkemeye götürebilinen o kadar tanıklara rağmen, delillere rağmen,
13:57aile bir kere bütün davalarda, yani mahkeme aşamasına gelmiş kayıp davalarında bile devletin hiçbir katkısı yok.
14:07Tamamen ailelerin ve insan hakları savunucularının özel gayretiyle o deliller ortaya çıkarıldı,
14:15bulundu, kemikler bulundu ve delillerle beraber dava açtırılması sağlanmaya çalışıldı.
14:23Açtırıldığında ne oldu?
14:24Bir, tanıkların dinlenmesinden imtina edildi, dinlenmek istenmedi.
14:30Ya da deliller karartıldı, bilinçli olarak karartıldı bir sürü davada deliller karartıldı.
14:37Ergenekon davasında, Jitem davalarında, hani surluk sonrası o Ayhan Çarkın'ın ve bir sürü tırnak içinde itirafçıların beyanlarına rağmen,
14:48bu beyanların hepsi görmezden gelindi ve bu davaların hepsi cezasızlıkla sonuçlandı.
14:55Bu davalarda bizler kayıp yakınları, insan hakları savunucularının talepleri yargılamada konu edilmedi.
15:02Tek tek açılan davalar dışında toplu davalardan bahsediyorum.
15:06Oralarda bile geçti.
15:0712 Eylül, 12 Eylül Kenan Evren yargılanacak.
15:11Hani Cemil Kırbayır dosyası, mecliste komisyon oluşturuldu.
15:16İlk defa meclisteki komisyonda Cemil Kırbayır'ın o ana kadar gözaltına alındığı kabul edilmiyordu.
15:22İlk defa komisyonda kabul edildi.
15:24Ve o komisyon raporu ciddi bir rapordu.
15:27Ne oldu sonra? Dava yok.
15:30Ve bütün davalarda açılabilen, yani açtırmak zaten ciddi bir uğraş sonucu, mücadele sonucu oldu.
15:38Açılan davaların hepsinde de zaman aşımı var nasıl olsa diye zaman aşımına bekletildi.
15:45Bu bilinçli bir tercih.
15:47Devlet bilinçli bir şekilde zaman aşımına uğraması için sürünceme de bıraktı.
15:52Bunun kendisi de bir mesaj veriyor değil mi?
15:54Davayı da ben açarım ama bu yani...
15:57Mecbur kalıyorum açıyorum.
15:59Mecbur kalıyorum çünkü ailelerin ve insan hakları savunucularının mücadelesi sonucu açılıyor o davalar.
16:05Kendiliğinden açılmıyor.
16:06O mücadele açtırıyor o davaları.
16:09Bütün delilleri biz topluyoruz ve götürüp dava yapıyoruz.
16:13Bu hukuki mücadeleyle konusu olarak yapılıyor.
16:17Yani sadece cumartesi günleri oturma eylemleri yapmıyoruz.
16:21Onun dışında ciddi bir arkada görünmeyen bir hukuk mücadelesi var.
16:25Hukuk mücadelesinin sonucunda açılan davalarda da zaman aşımına uğratılıyor.
16:31Ve bu bilinçli bir tercih.
16:32Bu şu demek.
16:33Ben bu ihlalin arkasındayım.
16:36Bu ihlali yapan failleri koruyorum.
16:40Bu bilinçli bir tavırdır.
16:43Bu da zaten...
16:44Politikadır.
16:45Hani devlet geleninden bahsettik ama hazır yeri gelmişken de sormak istiyorum şimdi.
16:49Yani 2026'ya geldiğimizde bizim en çok konuştuğumuz konu nedir?
16:52Yargı bağımsızlığı.
16:53Bağımsızlığı.
16:54İşte artık yargının ne kadar bağımsız olmadığı.
16:57Çoğu zaman da bu tırnak içerisinde kullanıyorum.
17:00Eski Türkiye'ye vurgusuyla yapılıyor.
17:0212 Eylül mahkemeleri bile böyle değildi diye.
17:05Bazı noktalarda olmadığından da bahsedebiliriz.
17:07Ama burada aslında hani sizin de söylediğiniz gibi günün sonunda hani AKP hükümetinin devam ettirdiği 23 yılda ama bunda sınırlı
17:14olmayan 30 yıllık, 40 yıllık, 100 yıllık dosyalardan bahsediyoruz.
17:18Hani eğer bu işin başlangıcını 1915'ten de almak gerekiyor.
17:23Çünkü ihadeyi de bu şekilde alıyor.
17:25Evet.
17:25Kayıplardan bahsettiğimizde.
17:28Dolayısıyla mesela yargının bağımsızlığıyla ilgili sormak istiyorum.
17:33Hani eski Türkiye'nin mahkemeleri nasıldı?
17:35Hani bu sadece bugüne ait bir şey mi diye.
17:37Yoksa eğer değilse de şu anki mahkemelerin, AKP hükümetinin, o AKP yargısının neyi değiştirdiğini de sormak istiyorum.
17:46Bu dosyalara bakış.
17:47Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde yargı hiçbir zaman bağımsız değildi.
17:55Ama hiç bu kadar da siyasi iktidarın bizzat tetikçisi halinde değildi.
18:04Özellikle yaptığı o yargı reformları tırnak içinde, reform diyorum da kendileri ödediği için adım adım adım adım adım adım yargıyı
18:16tamamen iktidarın bir enstrümanı haline getirdi.
18:2012 Eylül ya da 12 Eylül'den sonra DGM'de, devlet güvenlik mahkemeleri yargısı döneminde bile devletin uymak zorunda olduğu bir takım
18:33hukuk kuralları vardı.
18:34Şekli hukuk kurallarına uyuluyordu.
18:37Yasaları uyuluyordu.
18:38Mahkeme kararlarına uyuluyordu.
18:39Mesela bugünkü gibi anayasa mahkemesi karar verecek.
18:43İşte onu yerel mahkeme uymayacak ya da iktidar uymayacak.
18:47Anayasa mahkemesi karar veriyor.
18:49Mahkeme kararlarına uymuyor şu an.
18:51Böyle bir fark var.
18:53O dönemde neydi?
18:54Bir resmi hukuk düzeni vardı.
18:58Bir de gayri resmi yaptıkları derin devlet icraatları vardı.
19:03İşte bu kayıplar, faili meçhuller bunların hepsi derin devlet faaliyeti olarak devam ediyordu.
19:09Şimdi bu ikisi birleşti.
19:11Yargı da bunun bir enstrümanı haline geldi.
19:14Bence farkı bu.
19:15Ve şu an yaratılan adaletsizlik duygusu bütün toplumu sardı.
19:21Ve bu sadece bu ülke bu coğrafyada değil.
19:25Bu şu an tüm dünyada da bir hukuk güvencesinin ortadan kalktığı bir düzenden güç alıyor.
19:31Hepsi birbirinden güç alıyor.
19:33Eskiden İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Birleşmiş Milletler İnsan Hakları beyanamesi,
19:42o İkinci Dünya Savaşı'nın ağır ihlallerini bir daha asla diyerek o dönemin halklarının yürüttüğü mücadelenin de bir sonucu olarak
19:51oluşan sözleşme, bir takım mekanizmalar, yani uluslararası bir insan hakları rejimi,
19:58şimdi bu insan hakları rejimi çökmüş durumda.
20:01Tüm dünyada çöktü.
20:03Ve tek tek ülkelerde Türkiye Cumhuriyeti Devleti iktidarı başta olmak üzere bunlardan güç alıyor.
20:1190'larda bu rejim, uluslararası insan hakları rejimi, biz insan hakları savunucularını güçlendiren bir rejimdi.
20:20Yani o zamanlar diyorduk ki 90'larda kayıplara karşı mücadelelerde, işte 15 gündü o zaman gözaltı süreçleri ya da köy
20:28boşaltmalar,
20:29bütün ağır insan hakları ihlallerinde biz Türkiye'deki iç hukukun, uluslararası insan hakları hukukuna uyumlu hale getirilmesi için mücadele veriyorduk.
20:39Sözleşmeler imzalanında işte çocuk hakları sözleşmesi, çekinceleriyle beraber ya da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yetkisinin
20:48tanınması.
20:50Bunların hepsi bir insan hakları savuncuların mücadelesiyle elde edilen sonuçlardı.
20:55Kimse bize vahşetmedi bu coğrafyada bunları.
21:00Ve bunların yargı kararlarının uygulanması için, işte iç hukukun uluslararası insan hakları hukukuna, o rejime uygun hale getirilmesi için mücadele
21:10ediyorduk ve
21:11hep anayasa işte, anayasa maddeleri, 90. madde, uluslararası anlaşmalar iç hukukla işte üstündedir vesaire bu bizim ezberimizdi.
21:23Bu bizi güçlendiriyordu. Ama şimdi ihlal yapan devletleri güçlendiriyor.
21:30AKP iktidarı, AKP-MHP iktidarı diyor ki kimse uymuyor ki.
21:35Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin en son süreçte dair komisyon raporunda bile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına neredeyse en fazla
21:42uyan ülke Türkiye Cumhuriyeti devleti haline gelmiş.
21:45Yok böyle bir şey. Tabii ki doğru değil bu.
21:47Bu öyle değil yani. En ihlal yapan ve en uymayan ülke neredeyse. Birinci sırada bile denilebilir.
21:56Ama bunu bir argüman olarak kullanıyorlar.
21:59Ve o argümanı kullanmadığı da dediğim gibi insan hakları rejiminin çöküşünün kendilerini güçlendirilmesinden verdiği cesaretle bunu yapıyorlar.
22:11Ve yargı şu an tamamen iktidarın herhangi bir ensurman haline gelmiş durumda.
22:17Hiçbir hukuk yok. Hiçbir kural yok. Yani bir hukuk güvencesi yok ortada. Tamamen ortadan kalkmış durumda.
22:24Meclis raporu demişken biraz oraya geçmek istiyorum.
22:27Çünkü gözaltında kayıplardan bahsettiğimizde yani özellikle Kürtlerden ve sosyalistlerden bahsediyoruz.
22:33Türkiye tarihinden bahsettiğimizde. Tabii ki bunun dışındaki profillerde söz konusu ama ağırlıklı bir çoğunlukla bundan bahsediyoruz.
22:39Ve şu an içinde bulunduğumuz bir süreç var. Sizin de bahsettiğiniz gibi.
22:43Şimdi ben şeyi hatırlıyorum. Bir önceki süreçte bu cumartesanelerinin başbakanlık ofisine davet edilmesi ona çok paralel bir zamanlamaydı.
22:54Buradaysa meclis raporuna bile adı geçmeyen bir kayıplardan bahsediyoruz.
22:59Ki aynı meclis raporu aslında işte biraz evvel hatırlattığınızda paralel şekilde ahim kararlarına uygulmasını da tavsiye ediyordu milletvekilleri tarafından.
23:08Ki ahim kararları içerisinde ve gözaltında kayıplar ile ilgili çok fazla başvuru ve ihlal kararı var.
23:13Peki şimdi hala daha devam eden bir süreç bu.
23:18Ve bahse geçenler de nihayetinde iyi yani sürecin aktörleri de sürecin ilerlediğinden bahsediyor.
23:26Bu durumda özellikle hukuki perspektiften çünkü işte BM sözleşmesinin imzalanmasını da dahil ederek soruyorum.
23:35Ya da devam eden dosyalar yahut kapatılmış dosyalarda dikkat alarak soruyorum.
23:42Talepleriniz neler bu sürecin ilerletilmesinde gözaltında kayıpların, kayıp yakınlarının, cumartesi insanların nasıl bir rolü var, nasıl bir önemi var ve
23:52hangi adımların atılması gerekiyor?
23:54Şimdi özellikle eğer bir gerçek anlamda barış sürecinden bahsedeceksek geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin gerek kişiler bireysel yarattığı travmalar
24:07gerekse toplumsal travmalar.
24:09Yani ciddi bir toplumsal travmadır bu kayıplar sadece ailesine, kendisine dönük değil.
24:15Bu trav sadece kayıplar da değil.
24:17Bütün o ağır hak ihlallerin hepsi 40 yılı aşkın süredir yaşanan bunların hepsinin travmalarla baş edebilmenin yolu bir adaletin sağlanması,
24:29hakikatin ortaya çıkarılması.
24:31Yani geçmişle yüzleşme, Birleşmiş Milletler'in geçiş dönemi adaleti olarak tanımladığı,
24:35geçmişle yüzleşme, hakikatin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması.
24:42Bu olmadan bir kere adil ve kalıcı bir barışın tesisi mümkün değil.
24:49O yüzden biz insan hakları savunucuları olarak ve bütün kayıp yakınları, kayıplar komisyonumuz başta olmak üzere,
24:56bütün kayıp yakınlarımızın ortak talebi, hakikatin ortaya çıkarılması için hakikat ve adalet komisyonlarının kurulması lazım.
25:06Meclisin şu an yapması gereken iş, meclis komisyonu oluşturulması, bu konuda hakikat ve adalet komisyonu oluşturulması ve bu cezasızlıkla baş
25:19etmenin sağlanması gerekiyor.
25:20Bu olmadan bir onurlu ve kalıcı bir barışın olma ihtimali yok.
25:28O yüzden birinci talebimiz bu.
25:30Sözleşmenin imzalanması gerekiyor.
25:33Birleşmiş Milletler zorla kaybetmelere karşı sözleşmenin imzalanması gerekiyor.
25:38Onun dışında zaman aşımının ortadan kaldırılması gerekiyor.
25:42Biz bu kayıplar haftasında da sürekli denilendirdiğimiz bir talep.
25:46Talepler dizimizdi bu.
25:47Galatasaray yasağı, Galatasaray yasağının ortadan kaldırılması gerekiyor.
25:51Şu an 10 kişi sınırı, o da mecburen, yani aslında bir geri adım.
25:57Onu da kısaca, o da ciddi bir mücadele.
26:00Çünkü hani cumartesi annelerinin, insanlarının mücadelesi toplumda bir hakikat ve adalet konusunda hafıza yarattığı için çok kıymetli.
26:12Ama onun dışında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karardan sonra, bu resmi gazetede Şubat 2023'te, yanlış hatırlamıyorsam, yayınlandı.
26:22Ondan sonra Nisan'dan itibaren tam 29 hafta boyunca istikrarlı olarak gözaltına alındık.
26:31İnsan hakları savunucuları ve kayıp yakınları.
26:35Ters kelepçeler takıldığı işkenceyle, baskıyla, inanılmaz bir şekilde insan hakları, ihlalleri bütünüyle gözaltına alındık.
26:45Ve inat ve ısrarla çıkmaya devam ettik 29 hafta boyunca.
26:51Ve 30. haftada o alan bize açıldı.
26:54O 10 kişi sınırlamasıyla açıldı.
26:56Bu öncelikle kayıplara karşı mücadelenin nasıl, hani demin de bahsettiğimiz hukuk güvencesi, hukuk mahkeme kararlarına uymanın,
27:06talebinin de bir fiili, meşru mücadeleyle gerçekleştirilmesi gerektiğini gösteren bir mücadeledir.
27:15O açıdan da çok kıymetlidir.
27:17Tarihe böyle geçmiştir.
27:19Cumalisi insanlarının 29 hafta boyunca ısrarı.
27:23Ellerinde mahkeme kararı.
27:24Bu mahkeme kararına uymak zorundasın dedikleri için, mahkeme kararına uygula dediğimiz için,
27:32polis cidetiyle gözaltına alınan bir tablodan rahatsız olan devlet,
27:3810 kişi sınırlamasıyla buyurun bariyerlerin önünde, hala alana giremiyoruz,
27:43bariyerlerin önünde, her hafta yapabilirsiniz ve geldi.
27:48Bu tabii ki bir kazanımdır ama alanın bize açılmaması ve ihlale sürdüğünü göstermektedir.
27:58Hala Anayasa Mahkemesi kararı tam olarak uygulanmıyor.
28:02Ve 10 kişi sınırı, ne var 10 kişiyle yapın denilecek bir şey değil.
28:07O 10 kişinin tam kayıp sayımızı netleştirmeye çalışıyoruz.
28:14Çıkarıyoruz ama 1400 civarında diye söyleyeyim.
28:18Her hafta hangi kayıp fotoğrafı oraya getirilecek ve hangi kayıbın hikayesi okunacak.
28:25Ve kayıp yakınlarının işte her aileden bir kişi almaya çalışıyoruz.
28:28Ya da dönüşümlü olarak o 10 kişiye girmeye çalışıyorlar.
28:33Ellerinde kendi kayıplarını taşıdıkları fotoğraflarla.
28:37Hangisi arasında nasıl bir tercih yapmak gibi bir yükümlülüğü ailelere ve bize yüklüyor.
28:45İnsan hakları savuncularına yüklüyor.
28:47Ve hala yani bir mezara bile olmayan insanların hafıza mekanıdır Galatasaray.
28:55Galatasaray ve oraya girişi engelleniyor.
28:58Bu da şu demek.
28:59Ben bu ihlali sahipleniyorum cezasızlıkta ve hakikatin üstünü kapatma konusunda devlette devamlı kesastır.
29:08Ben de bu politikanın bir parçasıyım mesajıdır aynı zamanda bu.
29:12Ve bizim mücadelemiz de buna karşıdır.
29:14O yüzden kayıplar haftasında da özellikle bu da taleplerimizden bir tanesi.
29:20Orası çok önemlidir.
29:21Oranın birbirimizle buluşma, yas tutarak bir yakınınızı kaybettiğinizde ki bu devlet eliyle kaybediliyor.
29:30Bir yakınınızı kaybettiğinizde insanlar gelir, dini inancınız varsa onlara ilişkin bir takım kurallarla uğurlarsınız.
29:41Bir mezar yeri vardır onun başına gidersiniz.
29:44İnanıyorsanız dua edersiniz.
29:46Ama bir fiziki hani o sağıtma sürecidir aynı zamanda bu.
29:51O süreç elinden alındığı zaman işte o Galatasaray meydanı ailelerin bir araya geldiği, birbirleriyle dayanıştığı
29:59ve kaybettiği yakınlarının sesini, resmini, ismini dile getirdiği bir mekan.
30:08Aynı zamanda da devletin hesap sormadığı, örttüğü, koruduğu faillerin her birinin her bir hikayede tek tek adını dillendirdiği
30:17ve bu katillerin unutulmaması için, toplumsal hafızada yer etmesi için mücadele verdiği, yargıladığı, gerçekleri, hakikati dile getirdiği bir mekandır Galatasaray.
30:29O nedenle Galatasaray meydedeki yasağın kalkması da bizim kayıplar haftasındaki taleplerimizden, asli taleplerimizden biriydi.
30:37Çok teşekkür ederim Oya Hanım konuğumuz olduğunuz için.
30:41Ben teşekkür ederim.
30:43Sevgili izleyenler bir programın daha sonuna geldik.
30:45Önümüzdeki hafta başka bir dosyaya yeniden karşınızda olacağız.
30:48Şimdilik hoşçakalın.
31:00İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Comments

Recommended