Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 7 saat önce
Eski Bayramlar - Mahmut Kemal Aydın "Eski Bayramlar nasıldı?" 29.05.2026

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:06Çocukluğum iki safhada geçti. Bir tanesi 9 yaşına kadar memleketim olan Kastamonu Devrekani kazasındaydık.
00:15Onun bir köyünde bir orada geçen anılarımız var. Bir de İstanbul'da olan anılarımız, hatıralarımız var.
00:25Her ikisinden de bahsedeyim çocukluğumuzda geçen.
00:30Şimdi köyümüzde şöyle bir adetimiz vardı bizim.
00:35Kurban kesenler, yani herkes kurban kesemiyor tabii.
00:40Kurban kesen belli sayıda insanlar var.
00:43Bu kurban kesenlerden bazıları hayvanın, mesela büyükbaş hayvanın bir butunu veya bir ön kolunu verirlerdi.
00:57Bir ahçı tutulurdu.
00:59Yine zenginler pirinç alırlardı.
01:03Bir tutulan ahçı hem bayram böreği yapardı hem de o kurban etlerini pişirirdi efendim.
01:13Kurbanın birinci günü veya ikinci günü diğer köylere, köylerden yani dört köyler vardı.
01:22Bu dört köyden misafirler gelirdi.
01:25Bütün köylüler, kadınlara ayrı, erkeklere ayrı.
01:29O şekilde ki sofralar kurulurdu.
01:34Herkesin kaşığı da koynunda efendim.
01:38Yani öyle sofraya hani kaşık konulma falan böyle bir şey de yok.
01:42Ne vardı sofrada?
01:44Kurban eti vardı.
01:46Börek, bayram böreği.
01:48O da sade bir börek yani ama güzel bir börek olurdu.
01:53Taze, sıcak sıcak.
01:54Bir de üzüm hoşafı olurdu.
01:57Tabi bunu köyün zenginleri o ahçıya götürüp veriyorlar.
02:01Ahçıyı da tutuyorlar.
02:02Ahçı da bunları güzelce pişiriyor.
02:06Şimdi öbek öbek hepimiz sofralara otururduk.
02:10Ama şimdi et dökülürdü şeye bir tepsinin içerisine.
02:16Et dökülüyor toptan efendim.
02:19İnsanlar kaşıklarını çıkartıyorlar.
02:21Bismillah deyip başlıyorlar.
02:23Çünkü eti ancak bayramdan bayrama yiyebiliyorlar efendim.
02:28Yani o zamanlar böyleydi.
02:30Yani efendime söyleyeyim köylü hayvanını kesecek de et yiyecek.
02:36Böyle bir şey yok.
02:37Mümkün değil böyle bir şey.
02:39Çünkü fazla hayvan da yok.
02:41Ya bir iki tane ineği var.
02:43Ya bir tane ineği var.
02:45Ya üç beş tane koyunu var.
02:46Efendim bunları hayvan olarak şey yapıyor, besliyor, büyütüyor.
02:52Et yiyemiyor.
02:54Şimdi vatandaş kaşığını salardı şeye, tepsiye.
03:00Oradan bir et parçası alır.
03:02İnanır mısınız etin bir parçasını avurdunun birisinde saklardı.
03:06Ağzının içerisinde, yanağında.
03:08Bir daha alır, onu da öteki yanağına saklardı.
03:12İçerisine yani.
03:13Efendim üçüncüsünü de alır.
03:15Ve zaten şey biterdi efendim.
03:19Ne derler onun adına?
03:20Et biterdi.
03:21Sonra pirinç pilavı gelir.
03:23İşte börekten yenir.
03:24Hoşaftan içilir.
03:25Bu şekilde köylüye, diğer köylerden gelenlere çok güzel bir ziyafet verilirdi.
03:34Tabii bu çok neşeli bir şeydi.
03:36Ondan sonra köy meydanında güreşler yapılırdı.
03:42Hatta biz çocuklar da güreş tutardık.
03:45Efendim çeşitli oyunlar oynardık.
03:49Bu şekilde bayramı idrak ederdik.
03:52Başka bir günde başka bir köy bizi davet ederdi.
03:55Yani böyle üç köy, üç gün müddetle devamlı olarak efendim bizi bayram yemeğine çağırmış olurdu.
04:08Bu şekilde ahali, halk, köylüler bayramı kutlarlardı, tesit ederlerdi.
04:16Hatta şöyle bir adet vardı onu da söylemeden geçmeyeyim.
04:20Arefe günü yani kurban bayramında Arefe günü ikindi namazını cemaatle kılındıktan sonra
04:27hep beraber köylüler dahil çocuklar dahil kabristana giderdik kabristana, kabir ziyaretine.
04:36Ama oraya giderken yine zenginler leblebi alırlardı, şeker alırlardı.
04:45Onlara o kabir ziyaretine katılan çocukların hepsine dağıtırlardı efendim.
04:54Yani avuç avuç çocuklara dağıtırlardı.
04:57Çocuklar da ceplerine koyarlardı.
05:00Mevtalara orada hoca efendi dua ederdi.
05:03Biz çocuklar ve köylüler de amin derlerdi.
05:07Bunu muhakkak yaparlardı.
05:08Her Arefe günü ikindi namazında bu kabir ziyareti muhakkak yapılırdı.
05:15Ertesi günde zaten bayram, güzel bayram, kurban bayramı yemeği yenirdi.
05:20Ramazan-ı Şerif bayramında da böyle yemek verilirdi efendim.
05:23Köylerimizde bayramı bu şekilde tesit ederdik, kutlardık.
05:28Tabi şey daha farklı.
05:30İstanbul'un adetleri daha farklı.
05:34İstanbul'un adetleri nasıldı?
05:37Efendim bir kere sabahleyin, erkenden daha sabah namazı vaktinde babalarımız bizi kaldırırdı.
05:46Erkek çocuklarını götürürdü camiye.
05:50Biz de giderdik camiye.
05:51Bayram namazı kılınırdı.
05:53Bayram namazı kılındıktan sonra caminin içerisinde efendim hoca efendiden başlayarak, ihtiyarlardan başlayarak herkes sırayla bayramlaşırdı.
06:07Tam bir halka olurdu.
06:09Kocaman bir halka.
06:10Efendim herkes birbirinin bayramını tebrik eder.
06:15Efendim yaşı küçük olanlar büyüklerin ellerini öperlerdi.
06:18Böylece camide bir bayramlaşma olurdu.
06:21Camide bayramlaşma olduktan sonra kurban kesecek olanlar yani azdı efendim o zaman demek ki insanlar garipti.
06:31Her evden yani her apartmandan bir iki hale ancak kesebilirdi.
06:37İşte eskiden İstanbul'da sur içinde otururduk.
06:43Sur içinde evler hep ahşaptı.
06:46Zamanla yangınlar çıkardı.
06:48Çıkan yangınlar neticesi evler yanardı.
06:52Sonra ahalde o tahtaları filan götürürlerdi.
06:57Arsa bomboş kalırdı.
06:59Bu bomboş arsalarda kurbanlar keserdik.
07:02Kurbanlar keserdik.
07:04Efendim tabi kurban kesmesi gayet kendimiz kesmeye uğraşırdık.
07:11Yani böyle hani kesimhaneler bilmem neler filan yoktu.
07:14Kendimiz uğraşırdık.
07:16Kestikten sonra annelerimiz hep ecdadımızdan öyle görmüşler demek ki.
07:22Sevgili peygamberimizin de sünnetidir.
07:25Üçte birini eve ve ayrırlardı.
07:28Üçte birini konu komşuya kesmeyenlere dağıtırlardı.
07:33Üçte birini de mahallenin fakirine fukarasına dağıtırlardı.
07:38Sistem böyleydi.
07:40Efendim bayramlaşmamız ise çok daha farklıydı İstanbul'da.
07:48Mesela giderdik böyle bayramlaşmaya.
07:51İnanın bizleri evin içine davet ederlerdi.
07:55Küçük çocuklar 10 yaşında, 11 yaşında, 9 yaşında efendim.
07:59Bu küçük çocuklar giderler zili basarlar veya kapıyı çalarlar.
08:05Efendim hane sahibi olan hanımefendi bizi içeri alır buyurun der.
08:11Oturtur hem de misafir odasına oturtuyor.
08:14Ondan sonra bize şeker tutardı.
08:17O zaman çikolata pek yoktu.
08:19Yani şimdiki hani şimdi hep çikolata tutuyorlar ya.
08:22O zamanlar akide şekeri vardı, kağıtlı şeker vardı.
08:26O Mevlana şekeri diyorlar ya kaba şeker, Efendime söyleyeyim beyaz.
08:30O şekerden tutarlardı.
08:32Ellerini öperdik, bayramlarını tebrik ederdik.
08:35Komşu teyzelerin, Efendime söyleyeyim amcalar da evdeyse onların da bayramlarını tebrik ederdik.
08:41Tabi bize mendil verirlerdi efendim o zamanlar.
08:47Ama mendilin içine de para koyarlardı.
08:50Zenginler kağıt para koyarlardı.
08:535 lira mesela.
08:54Efendime söyleyeyim.
08:56Şeyler tam böyle zengin olmayanlar 2,5 lira koyarlardı.
09:021 lira koyarlardı.
09:03Ama mendilin içerisine.
09:06Evet efendim yani şu nezakete bakın.
09:09Şu kibarlığa bakın.
09:11Yani parayı çıkarıp vermiyor.
09:12Mendilin içerisine koyuyor.
09:14O mendili biz de alır cebimize koyardık.
09:17Çektikten sonra bakardık.
09:19İçerisinde kaç para var acaba falan diye.
09:22Efendim.
09:22Ve sonra dışarı çıktığımızda işte sana ne verdi, sana ne verdi.
09:27Çocuklar birbirlerine sorarlardı.
09:29O para veren yani kuvvetli para veren, çok para veren ev hangisiyse falan teyze,
09:36Emine teyze işte para veriyor, şöyle veriyor falan diye.
09:39Bütün çocuklar oraya doğru giderlerdi.
09:42Hepsini aynı şekilde efendim bayram parası, bayram artsı verirlerdi efendim.
09:47Böyle çok güzel bir neşe içerisinde evleri, apartmanları, daireleri dolaşırdık.
09:57Yani yakın çevrenin gibi dolaşırdık tabii.
10:00Efendim bir de bayram yerleri kurulurdu.
10:03Ya çok enteresan.
10:04Böyle geniş meydanlıklar vardı.
10:07Mesela Beyazıt'ta vardı.
10:10Yani İstanbul'da.
10:12Koca Mustafa Paşa Meydanı'nda vardı.
10:15Çeşitli meydanlar vardı.
10:16O meydanlarda bayağı bir alışverişler yapılırdı efendim.
10:21Yani nasıl alışverişler yapılırdı?
10:23Tezgahı açmış herkes.
10:25O tezgahlardan alışveriş yapıyor.
10:28Mesela salıncaklar vardı.
10:31Ama nasıl salıncaklar?
10:33Efendime söyleyeyim döner salıncaklar.
10:36Ama ellen dönüyor efendim.
10:39Var ya salıncaklar.
10:41Ellen dönüyor.
10:42Parayla onlara binerdik.
10:44O salıncaklara binerdik.
10:46Efendim başka pamuk şeker.
10:49Hani bu böyle ayaklarıyla çalışan, motorlu değil de ayakla çalışan efendim bir mekanik bir şey vardı.
10:59Toz şekeri pamuk şeker haline getiriyor.
11:04Pamuk şeker haline getiriyor.
11:05Hatta gıda boyası katarlardı.
11:09Mavi renklisi, kırmızı renklisi olan pamuk şekerler de olurdu.
11:16Bu şekerlerden alıverirdi annemiz babamız bize.
Yorumlar

Önerilen