00:29İzlediğiniz için teşekkürler.
00:30Öfkelendirir, isyan ettirir, hatta savaş ettirir.
00:36Mest eder, zengin eder, en önemlisi de aşık eder.
00:43Aşık.
00:43Sözcükler büyük bir güçtür.
00:46Sözcüklere hakim olan dünyaya hakim olur.
00:51Ahlaklı olanın elinde sözcükler adeta bir büyüdür,
00:56sihirdir, tılsımdır, efsundur.
01:01Dünyayı güzelleştiren, iyiyi, doğruyu, güzeli, gerçeği çoğaltıp yayan.
01:09Ahlaksız olanın elinde ise maalesef sözcükler adeta bir kara büyüdür.
01:20Dünyayı karartan, yalanı çoğaltan ve kötü olanı güçlü kılan.
01:27Şimdi düşünelim, sözcüklerin gücü nereden geliyor?
01:35Sözcüklerin gücü aslında düşüncelere hükmetmesinde gizlidir.
01:43Sözcükler düşünceleri şekillendirir.
01:48O düşünceler duyguları tetikler.
01:53O duygular davranışlara yansır, davranışlarda sonuçları belirler.
02:01Sözcüklerin gücü buradan gelir.
02:04Şimdi size bir fizik profesörünü takdim edeceğim.
02:11Kuantum alanında uzman biri, özellikle moleküler fizik konusunda uzun yıllara dayanan araştırmaları olan değerli bir bilim insanı.
02:21Ama öncesinde bu fizik profesörünü zihninizde canlandırmanızı rica ediyorum.
02:27Soralım, bu fizik profesörünün gözlükleri var mı?
02:34Var diyenleri bir görebilir miyim?
02:36Zihninizde canlandırdınız.
02:38Güzel.
02:40Peki, bu fizik profesörünün sakalı var mı?
02:44Var diyenleri bir görebilir miyim?
02:47Güzel.
02:49Peki, ruj sürmüş mü?
02:53Ruj mu?
02:54Diyeniniz epey çok.
02:56Ne oldu?
02:58Ben kadın ya da erkek olduğundan bahsetmedim ki.
03:02Bilim kadını, bilim adamı demedim ki.
03:05Bilim insanı dedim.
03:06Kuantum dedim.
03:08Moleküler fizik dedim.
03:09Uzun yıllara dayanan araştırmaları var dedim ve nedense salonun çok büyük bir bölümü bir erkek canlandırdı.
03:19Bir erkek fizik profesörü canlandırdı zihninde.
03:21İşte sözcüklerin yönlendirici gücü.
03:26Şimdi artık oyunun kurallarını biliyoruz.
03:29Minik bir oyun daha yapalım.
03:32Size 20 sözcük söyleyeceğim.
03:35Hepsi o.
03:37Bu 20 sözcüye odaklanmanızı ve dikkat etmenizi isteyeceğim.
03:43Bunun için de bir ricam var.
03:44Lütfen gözlerimizi kapatalım.
03:47Güzel.
03:49Hazırız.
03:51Bıçak.
03:53Kan.
03:56Vahşet.
03:57Cehennem.
04:00Ceza.
04:02İntikam.
04:04Deprem.
04:04Öfke.
04:07Hastalık.
04:09İhanet.
04:11Baskı.
04:13Kasvet.
04:15Stres.
04:17İşkence.
04:19Zehir.
04:21Tecavüz.
04:22Terör.
04:24Yangın.
04:26Hapis.
04:28Ölüm.
04:30Gözlerinizi açabilirsiniz.
04:32Ne oldu?
04:35Sadece 20 sözcük söyledim ama 2000'den fazla kişinin bulunduğu bu salona adeta bir kasvet çöktü.
04:43Bir sessizlik hakim oldu.
04:46Düşünceleriniz ne oldu?
04:47Zihninizde belki birbirinden korkunç sahneler geçti.
04:52Duygularınız ne oldu?
04:53Sıkıldınız, ürperdiniz.
04:55Davranışlarınız ne oldu?
04:56Bir de sahneden görün yüz ifadeleriniz.
04:59Yüzler asıldı, gerginlik oldu.
05:02İşte sözcüklerin gücü.
05:05Gelin şimdi bu kasvetli havayı güzel bir aşk hikayesiyle dağıtalım.
05:11Antik çağda Pygmalion adında bir heykel tıraş, kırmızı bir heykel tıraş şöyle der.
05:19Ben dünyanın en güzel kadın heykelini yapacağım.
05:23O kadar güzel olacak ki Afroditten bile daha güzel olacak.
05:27Gerçekten de Pygmalion söylediğini yapar.
05:30Dünyanın en güzel kadın heykelini yapar.
05:33Ve kadın o kadar güzel olur ki Pygmalion bu heykele aşık olur.
05:39Ve her gün bu heykele aşk şiirleri yazar.
05:44Aşk şarkıları söyler.
05:46Aşkını güçlü, etkili sözlerle ifade eder.
05:51Ve bir gün bu heykel canlanır.
05:56Gerçek bir kadına dönüşür.
05:58Yani kalpten gelen pozitif, güçlü sözler bir taşa bile can verebilir.
06:07Bu elbette işin hikaye boyutu.
06:11Bir de gerçek kısmı var.
06:141968 yılında Profesör Rosenthal, Amerika'da, Kaliforniya'da ilkokul öğrencileriyle bir deney yapar.
06:22Beş üstün zekalı, özel, öğrenme kapasitesi yüksek çocuk seçer.
06:29Ve onları öğretmenlerine takdim eder.
06:33Ve gerçekten de yılın sonunda bu beş özel çocuk en yüksek notları alır ve en başarılı öğrenciler olur.
06:42Ama ilginç olan şudur.
06:45Aslında Profesör Rosenthal bu beş çocuğu rastgele seçmiştir.
06:53Yani bu beş çocuğun diğerlerinden ne zeka olarak, ne yetenek olarak, ne de kapasite olarak herhangi bir farkı ya da
07:01üstünlüğü yoktur.
07:04Peki fark nereden kaynaklanır?
07:07Çocuklara üstün zekalı, özel çocuklar denmiştir.
07:13Bu sözler sonrasında öğretmenlerinin çocuklarla ilgili düşüncesi pozitif olur.
07:20Bunun sonrasında öğretmenler çocuklara daha fazla ilgi duyar, daha alakalı olur, daha fazla onore eder, motive eder ve öğrenmesi için
07:32çaba sarf eder.
07:33Muhtemelen bir şeyi anlattığında çocuk anlamayınca öğretmen şöyle demiş olabilir.
07:39Yani bu çocuk üstün zekalı anlamadıysa herhalde bende bir problem var.
07:43Bir daha anlatayım.
07:45Peki böyle davranan öğretmenler sonrasında öğrenciler ne düşünür?
07:50Ben özel bir çocuğum, ben farklıyım, ben yapabilirim ve bunu düşünen çocuklar ne yapar?
07:59Daha fazla çalışır.
08:01Motivasyonları yüksek olduğu için azimle derslere girer, büyük ilgi duyar derslere ve gerçekten sonunda da daha başarılı olurlar ve daha
08:11yüksek notlar alırlar.
08:13Ve onların bu başarısı daha önceki öğretmenlerin zihnindeki o pozitif kanaatı da pekiştirir.
08:22İşte biz buna Pygmalion etkisi diyoruz.
08:26Yani kendini gerçekleştiren kehanet.
08:31Bir de bunun tersi var.
08:34Golem etkisi.
08:35Yani tam tersi.
08:38Negatif sözcükler, negatif hareketler ve negatif etkiler.
08:43Şöyle özetleyebiliriz.
08:45Hani bir insana kırk kere aptal dersen aptal olur misali.
08:52Üstat şöyle demiş.
08:55İyi ya da kötü yoktur.
08:58Aslında düşüncelerdir onları öyle yapan.
09:02Shakespeare'in bu güzel sözünü daha da netleştirelim.
09:08Hani biz deriz ya, biz aslında kişiye, olaya, bir vakaya, sürece göre bir iletişim kuruyoruz ya da tepki veriyoruz.
09:18Aslında değil.
09:19Biz kişiye, olaya tepki vermiyoruz ya da onunla iletişim kurmuyoruz.
09:25Aslında ne yapıyoruz biliyor musunuz?
09:26Biz, o kişiye, kavrama, sürece, hatta bir nesneye, verdiğimiz etikete göre iletişim kuruyoruz, bir davranışta bulunuyoruz ya da tepki gösteriyoruz.
09:45Örneğin, şuradan tayyörlü bir kadın geçse çoğumuz ne der?
09:50İş dünyasının bir üyesi, belki bir yönetici kadın.
09:54Peki aynı kadını biz, Afganistan'da bir sokakta görsek ne olur?
10:02Farklı, uzaylı, hatta kimilerince inançlara karşı çıkan katli vacip bir nesneye bile dönüşebilir.
10:12Kadın aynıdır.
10:14Hatta üstündeki tayyör bile.
10:17Ama etiketler farklı.
10:19Kavram, şimdi son dönemde liderlik kavramı, herkesin konuştuğu, üzerine yorum yaptığı.
10:27Liderlik kavramını nasıl etiketlediğiniz, nasıl isimlendirdiğiniz, sizin nasıl bir lider olacağınızı tayin eder.
10:37Eğer liderlik üzerine siz ben etiketini koyuyorsanız, hükümdar sözcüğünü koyuyorsanız, yönetim anlayışınız nasıl olacaktır?
10:48Her şeyi ben bilirim, her şeye ben karar veririm, benim dediğim olur ve ben hepsinin üstündeyim dersiniz ve son derece
10:58otokratik bir yönetim anlayışı benimsersiniz.
11:02Kavram aynı kavramdır ama siz onun üzerine biz etiketi koyarsanız, önderlik etiketi koyarsanız, ilham verici etiketi koyarsanız bambaşka bir liderlik
11:14ortaya koyarsınız.
11:16Daha katılımcı, daha demokratik ve aklının üstünde de akıl vardır deyip, akıllı insan, başkalarının aklından da yararlanan insandır deyip, birlikte
11:30bir liderlik modeli inşa edersiniz.
11:34Ya da nesneler, nesnelerle bile iletişim kuruyoruz.
11:37Odaya girdiniz, kırık bir ayna.
11:39Bazılarımız ne der?
11:41Uğursuz.
11:42İşte bir iletişim, eğer ona siz uğursuz etiketi koyarsanız, odadan çıkmak bile isteyebilirsiniz.
11:48Ya da yoldan geçerken önünüzden bir kara kedi geçer, ay dersiniz, ya siz kaçarsanız ya kedi sizden kaçar.
11:56Ama aslında kedinin bir suçu yoktur, siz sadece ona uğursuzluk etiketi koymuşsunuzdur.
12:04Ve olaylar.
12:07Damardan bir örnek vereceğim.
12:11Ölüm, hepimizin sonu.
12:15Aslında ölümden daha beteri, yaşarken ölmek denilen şey, gerçekten sevdiğiniz birinin öldüğünü görmektir.
12:27Bu bazen anneniz, babanız, bazen eşiniz, sevgiliniz, bazen de evladınız, kardeşiniz olabilir.
12:38Korkunç bir olaydır.
12:40Eğer siz bu korkunç olaya son etiketi koyarsanız, düşünceleriniz de şunlar oluşur.
12:53O öldüyse, ben de öldüm.
12:56Yaşamak için hiçbir gayem kalmadı.
13:01Benim için de bir son.
13:04Dersiniz ve davranışlarınız neye evrilir?
13:08Hayattan kopma, depresyona girme, belki de intihara teşebbüs.
13:16Olay aynı olaydır.
13:18Aynı korkunçlukta olaydır.
13:20Ama siz o olaya son değil, sınav etiketi koyarsanız ne olur?
13:27O zaman düşüncelerinizde şunları söylersiniz.
13:30Bu, hayattaki belki de en büyük imtihan.
13:36Eğer ben bunu aşacak dirayeti gösterebilirsem, sonrasında kaldığım yerden çok daha güçlü adımlarla ilerleyebilirim.
13:49Ve o sayede de hayatımın son nefesine kadar o sevdiğimin anılarını benimle beraber yaşatabilirim.
13:59Gördüğünüz gibi, olay aynı olaydır.
14:03Ama nasıl sıfatlandırdığınız, üzerine hangi etiketi koyduğunuz, düşüncelerinizi, duygularınızı, davranışlarınızı ve sonrasında da yaşayacağınız hayatı belirler.
14:18Bunu söylüyorum, çünkü yaşadım.
14:22Ve ben ikinci etiketi koymayı tercih ettim.
14:26Ve o sayede bugün, burada karşınızdayım.
14:40Dolayısıyla, etiketin üstüne lütfen ne yazdığınıza dikkat edin.
14:47Çünkü ne yazdıysanız, yazgınız o olacaktır.
14:54Peki, etiketin üstüne her zaman biz mi bir şeyler yazıyoruz?
14:59Elbette hayır.
15:01Bazen de birileri yazıyor.
15:03Örneğin, markete gittiniz, un alacaksınız.
15:08Un yazan paketi alıyorsunuz.
15:10Ama sonrasında bir bakıyorsunuz ki, içindeki fare zehiri.
15:15Ne oldu?
15:16Tuhaf bir durum değil mi?
15:17Olmayacak bir şey.
15:18Ama gerçekte bunlar oluyor.
15:21Yani, un diye size fare zehiri satıyorlar.
15:26Bazen de fare zehirinin üzerine un diye etiket koyuyorlar.
15:32İşte bunun en çarpıcı örneğini, 1984 romanında George Orwell yazmıştır.
15:42Öyle bir toplumdan bahseder ki, savaş barıştır, özgürlük köleliktir, cehalette güçtür.
15:53Romanın ünlü mottosu hatırlayacağınız gibi budur.
15:57Yani cehaletin güç olarak etiketlendiği, özgürlüğün kölelik olarak etiketlendiği ve savaşın barış olarak isimlendirildiği bir toplum.
16:11Düşünün ne kadar tehlikeli.
16:15Şimdi ben günlük hayattan çoğumuzun hemen hemen her gün maruz kaldığı esprili birkaç örneği paylaşmak istiyorum.
16:27Zam. Zam var mı?
16:30Elbette yok.
16:32Zam yok. Onun yerinde ne var?
16:35Güncelleme var.
16:38Ekonomik küçülme var mı?
16:40Yok.
16:41Ne var?
16:42Negatif büyüme var.
16:45Zarar var mı?
16:47Asla.
16:48Ne var?
16:48Bütçe açığı var.
16:50İşten çıkarma var mı?
16:53Hayır.
16:53Yeniden yapılanıyoruz diyorlar ve sizi rahatlıkla işten çıkartıyorlar.
16:59Baskı var mı?
17:00Güvenlik var.
17:03Yasak var mı?
17:04Hayır.
17:06Düzenleme var.
17:08İhmal var mı?
17:09Hayır.
17:11Kader o kader.
17:13İhmal yok.
17:21Beyin yıkama var mı?
17:23Hayır.
17:24Haberler var.
17:26Kibir var mı?
17:27Hayır.
17:29Özgüven var.
17:30Ve malumunuz israf var mı?
17:33Hayır.
17:34Ne var?
17:35İtibar var.
17:36Ve en önemlisi sadece Gazi Mustafa Kemal yok.
17:51Mustafa Kemal Atatürk var.
18:03Dolayısıyla sözcükler bir güçtür.
18:08Lütfen ama lütfen sözcüklerinize dikkat edin ve sözcüklerin gücünden yararlanın.
18:16Sözcüklere hakim olan dünyaya hakim olur demiştik.
18:19Eğer siz sözcüklerinize hakim olup sözcükleri güçlü bir şekilde kullanmazsanız bilin ki birileri gelecek ve o sözcükleri kullanarak sizin zihin
18:30haritanızı işgal edecek.
18:33O yüzden lütfen kimi zaman karşınıza çıkan etiketlere dikkat edin.
18:40Gerekirse o etiketleri sökün ve arkasındaki gerçeği keşfedin.
18:45Bu bir.
18:46İkincisi pozitif sözcüklere inanın.
18:50Pozitif sözcüklerin gücüne inanın ve göreceksiniz ki zihninizi temizleyecek, yüreğinizi temizleyecek ve hayatınızın kalitesini arttıracak.
19:04Örneğin negatif sözcükleri olabildiğince yaşamınızdan bertaraf edin, uzaklaştırın.
19:12Siz üzeriniz kirlendiği zaman, lekelendiği zaman tedirgin olmuyor musunuz?
19:16Bir elbisenizin üzerindeki leke bile sizi rahatsız edebiliyor.
19:20Ama birileri ya da siz hatta kendinize kötü sözcükler söyleyerek sürekli aslında zihninizi lekeliyorsunuz ve kirletiyorsunuz.
19:29O yüzden şunu yapabilirsiniz, mesela bir hafta boyunca bir kötü söz söylediniz diyelim ki, onun karşılığında beş pozitif sözcük söyleyin.
19:42Hatta kötü sözleri kendinize de söylemeyin.
19:45Ne kadar aptal bir adınım, ne kadar beceriksiz bir kadınım demeyin.
19:50Bunları söylemeyin.
19:51Çünkü başarılı olacağım deseniz de, başarısız olacağım deseniz de haklısınızdır aslında.
19:59Onun için sözcüklerin gücüne inanın ve bunları uygulayın.
20:06Madem bu kadar güçlü sözcüklerden ve güzel sözcüklerden bahsettik, tılsımlı, sihirli sözcüklerle bitirelim istiyorum.
20:14Hakikaten dünyanın neresinde olursanız olun, bunlar tılsımlı sözcükler.
20:20Günaydın, mühteşem sihirli bir sözcük.
20:24Merhaba, teşekkür ederim, rica ederim, lütfen özür dilerim.
20:34Zor ama çok sihirli bir sözcük.
20:37Başarılar, başarıları lütfen söyleyin.
20:40Tebrik edin, kutlayın.
20:43Tebrikler.
20:44Sana güveniyorum ve en sihirli sözcük sizden bekliyorum.
20:48Seni seviyorum.
20:51Çok teşekkür ediyorum.
20:56Sözcüklerinizi değiştirin, dünyanız değişsin.
Comments