Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 20 saat önce
T24 yazarı Prof. Dr. Ayşe Naz Bulamur ile akademisyen Dr. Cihan Yurdaün’ün dizi ve film gibi yapımları tartıştığı Ekran Aşkına’nın bu bölümünde Şeytan Marka Giyer 2 filmi mercek altında.
Döküm
00:04ŞEYTAN MARKA GİYER 2
00:05Ekran aşkına da bugün
00:06ŞEYTAN MARKA GİYER 2 filmini tartışıyoruz.
00:1020 yıl sonra tekrar
00:11Runway dergisinin acımasız patronu
00:13Miranda'nın moda dünyasındayız.
00:16Aynı isimli romanın yazarı
00:17zamanında Vogue dergisinin
00:19baş editörüyle birlikte çalışmış
00:21ve deneyimlerini anlatmış.
00:23Peki nasıl hocam?
00:25Markayı bu şeytanlaştıran ne?
00:27Şimdi ben film izlerken
00:29dikkat ettim. Film New York'ta
00:31geçiyor ama özgürlük heykelerini
00:33aslında hiç görmüyoruz. Çünkü herkes
00:35köle gibi çalışıyor.
00:37Bence burada asıl şeytan
00:40ekonomik sistem.
00:41Kapitalizm.
00:42İlk filmde editörlük işi için
00:45cinayet işlenir diyor bir karakter.
00:48Yani iş ve çalışmak
00:49ünvan ölüm kalım meselesine
00:51dönüşmüş. Ve filmin
00:53ilk sahnesinde Andy
00:55en iyi gazetecilik ödülü aldığı
00:57an işten çıkartıldığını
00:59öğreniyor.
01:00Yani insanların
01:01kimliğini oluşturan faktörler
01:03nerede çalıştığı,
01:04ne kadar maaş aldığı
01:05ve ne giydiği.
01:07Peki film sence
01:08Amerika'yı nasıl eleştiriyor?
01:10İş ortamı
01:11ütopya değil.
01:12Bir şirket veya iş
01:13ütopya değildir.
01:14Bunu gerçekten
01:14anlıyoruz.
01:16Burada örnek vereceğimiz
01:17şirketin patronu
01:19ölünce yerine
01:20Jay geçiyor.
01:21Ve de gene
01:22teknoloji zengini
01:23Benji var.
01:24Bunlar tutumlarıyla, modaya, sanata, bakış açılarıyla gayet böyle ne denir kültüre karşı duran, çok her şeyi basitleştiren kişileri temsil ediyorlar.
01:33Ve hani sade kazanç düşünen para ve entelektülükten yoksun kişileri temsil ediyorlar.
01:40Ve film aslında Amerika eleştirisine geldiğimde de bu ikinci kere seçilen başkanı ismini söylemiyoruz.
01:46Oradan düşünürsek hatta bir çok güzel kafeterya sahnesi var.
01:51Bu şirkete 30 sene, 40 sene bu marka için hayatını vermiş, harcamış, onu oluşturmuş kişilere böyle bir grup 20-25
02:00yaşındayız.
02:0120-25 sene çalışmamış kişiler gelip buraya yeniden yapacağız.
02:04Bu işte her şeyi böyle tek düzey, paraya çeviren kişileri gösteriyor bize.
02:10Ve bu da gayet hani Amerika'nın bir eleştirisi olmuş.
02:14Ne kadar başarılı o ayrı ama onu direkt görüyoruz.
02:17Ama film eleştirdiği kapitalizmden de besleniyor.
02:21Yani zaten ekrana getirdiği moda dünyası çok elit.
02:25Ve Dior'un şubesi olduğu Madison Caddesi'ni de izliyoruz New York'ta.
02:29Ve bu markalar böyle mesela SCY2, H&M gibi tırnak içinde sıradan markalarla da aynı caddede asla yan yana gelmezmiş.
02:37Hani filmde markalar arasında bir diyalog var aslında.
02:42Doğru, moda dünyası aslında bu seviyede moda dünyası bize biraz uzak, farklı gelebilen, ilgilenenler dışında.
02:49Çünkü gerçekten bir belli miktarda yüksek para seviyesi gerektiriyor.
02:54O yüzden empati kurulmasında zor olabilir.
02:56Ama bu filmde şey olarak kafa dağıtma bakımından hani farklı ulaşamayacağın şeyleri görüp orada hani beslenme yani zevk alma konusunda
03:04hani güzel olabilir.
03:06New York görüyoruz, Milano'yu görüyoruz ama dediğim gibi yani bu markalar arası bir diyalog kesinlikle çekişme var.
03:11Onları görebiliyoruz.
03:13Bir de empati dediğimizde hani bu çalışma hayatı yani en yüksek seviyede de olsan hani böyle zevkli işlerle uğraşıyor gibi
03:19de dursan iş olunca o İtopyalıktan çıkıyor da tam mutlu olmuyorsun.
03:25Yani iş olduğu sürece.
03:27Beni filmdeki reklamlar da çok rahatsız etti.
03:30İşte en başından itibaren Coca-Cola, Starbucks reklamları görüyoruz.
03:35Geçenlerde bir haberde okudum mesela.
03:37Türk Hava Yolları, İsrail bağlantısı nedeniyle uçuşlarında Coca-Cola ikram etmekten vazgeçmiş.
03:43Yani bir de bu reklamlar üzerinden de film hani Amerikan rüyası zor da olsa imkansız değil mesajı da veriyor.
03:50Doğru ama işte o bile bir mesela Türk Hava Yolları'da normal yani biletini alabiliyor muyuz o biraz.
03:56Evet tabii o da var.
03:57Yani Coca-Cola olsun olmasın o da ayrı bir konu ama dediğim gibi yani filmin zaten reklamında da hatta diyor
04:03bu araba burada olmuyor.
04:04Maybach, Mercedes de işte Gucci'dir, Dior gibi.
04:07Yani çok işin ilginci birçok insan için çok önemli gelecekken birçok insanın büyük bir kitle içinde hiç umurunda olmadığı, bilmediği
04:16şeyler.
04:16Ve bana biraz o şey de ne kadar farklı dünyalar yaşanıyor işte.
04:20Bir de spordur, futbolu bilir, onunla hiç alakası.
04:23Diğeri onu bilir.
04:24Orada bir şeyin çok değerli gelen diğerine hiçbir mana ifade etmeyebilir.
04:28Bana ayrı dünyaları da gösterdi biraz.
04:30Peki Runway dergisinin patronun içerisi Miranda ve Andy'nin ilişkisi ikinci filmde farklı mı?
04:36Çok farklı çünkü bir kere Miranda hani bu Vogue'un editörünün ilhamla yapılan karakterde o zaman şeytanı temsil ediyordu.
04:48Ve zengin ve gençler yanında hani böyle bir şeytan kalıyordu.
04:52Ama burada o şeytanlıktan bir şey göremiyoruz.
04:54Çünkü kendi de bu tekno patronların yanında aslında onlar tarafından da izlen.
05:01Yani her balığın da bu büyükten daha büyük bir balık vardır.
05:03Onu da görebiliyoruz ve diğer önemlisi de o ilk filmi etkileyen bizim için Andrea'nın toy bir gazeteci olması veyahut
05:11da işte toy bir çalışan olması ve bu noktada ise artık ödüllü bir gazeteci.
05:16Şimdi o aynı dinamiğe dönmek çok zor.
05:18Hani onu biraz yapmaya çalışmışlar ama karakterleri de çünkü tutabilmek için ama o biraz olmamış.
05:24O aynı gerilim, meraktan ziyade buradaki güzellik sanki eskiden rakibiniz olan biriyle olan bir nostaljik yeni bir bağ kurma ve
05:33yeni ortak düşme.
05:34Yani daha olgun bir hikayeye dönüşmüş diyeceğim.
05:37Hani derinlik bakımına olgun deyince de böyle çok güzel bir hikaye gibi değil aslında.
05:42Ama ilişkileri bakımına hani yüzleşmedir, barışmadır öyle bir hikayeye dönüşmüş.
05:46Tabii hoşuma giden ne oldu?
05:49Böyle akıllı, hırslı, çalışkan kadınlar görmek, prensini direkt beklemeyen kadın görmek özellikle şu aralar yani Türk dizilerinde çok görüyoruz.
05:58Hatta Amerika'da da var ev kadınlığının hani tekrardan kültürel olarak pompalandığı bir dönemde bence farklılık yani bir denge, güce bir
06:07denge getiriyor yani.
06:08En azından genel bak çalışkan, kariyer, evde kurtarılmaya, kaderim buydu beklemeyen kadınlar görüyoruz.
06:15Evet yani aşkı evlilik peşinde koşmayan kadınlar görmek güzel.
06:19Yani bu Amerika bağlamında da biz sonuçta bizim konularımız da olduğunda mesela Rosie the Riveter vardı.
06:25Böyle 2. Dünya Savaşı'nda böyle kot ve elbise giymiş kafasına bir bandanasını bağlamış ve elinde böyle bir ne denir
06:33mekanik bir şeyle vida vidalayan.
06:35Hani o 2. Dünya Savaşı'nda erkeklerin savaşa gitmesiyle iş gücünü, kadın iş gücünü de sahaya çekmek de önemli bir
06:42posterdi ki.
06:43Onu da reklam şirketleri esasında hani 1950'lerde de tabii 40'lar 2. Dünya Savaşı ama o reklam şirketleriyle öne
06:50çıkarılan biriydi.
06:51Onu mesela o kıyafette görüyoruz.
06:53Çok değişik kıyafetlerle görüyoruz ama öyle görmek bence güzel bir detaydı.
06:59Bir de tabii hem başarılı hem güçlü hem çekici olma baskısı da bana göre kadınlar için zor ve yıpratıcı.
07:08Nazlı Hocam seni anlatıyor değil mi?
07:10Yani hem sabaha kadar çalışacaksın hem de bakımlı olacaksın.
07:14Yani şimdi filmde de bütün karakterini, başarını kıyafet belirliyor.
07:20İşte ilk filmde izlemiştik kadınlar gizlice düz ayakkabı giyip gidiyorlar.
07:24Ofise sonra Miranda geldiğinde hemen siletto giymeye başlıyorlar.
07:28Yani sürekli şık olmak, fön çektirmek, topuklu ayakkabı giymek başlı başına bir mesai olmalı.
07:35Zor burada erkekler için de mesela bu dergi olduğundan orada daha kilolu bir, çok kötü davrandıkları kilolu bir asistan var
07:44mesela.
07:44Masasından kalkmasına izin vermiyorlar.
07:47Bana mesela ilginç gelen o da bir postere bakıyor ve orada kilolu bu benjinin eski halini görüyor.
07:52Diyor abi bu cim yüzü görmemiş adam diyor mesela.
07:55Hani kendi de böyle bir garip bir baskı var.
07:58Herkesin de baskı var ama bu baskı genelde hep dışa dönük oluyor.
08:02Yani başkasını yargılama üstüne doğru gidiyor.
08:05Evet.
08:05Bana da erkek karakterler çok sıradan geldi.
08:08Yani özellikle Andy'nin arkadaşı ve flört ettiği müteahhit.
08:12Yani neredeyse hiç katkıları yok filme.
08:15Andy ne kadar gazeteciliği, modern binalar yapmaktan daha önemli olduğunu söylese de aslında şu anda devir maalesef emlak devri.
08:23Peki dijitalleşme Miranda'nın dünyasını nasıl etkiliyor?
08:28Basın ve özellikle dergiler üzerinde şu anki dijital medyaya geçildiğinden baskı mesela güncel olan kısım o.
08:36Yani hikayeyi güncel tutabilmiş yani ilgi çekecek o noktası o.
08:39Ki gerçekten de eskiden ben hatırlarım annem milyon tane evde dergisi olurdu.
08:44Evle ev dergisi olurdu yani modadan ziyade ama şimdi dergi sektörü diye bir şey yok.
08:48Yani dergi basılmasını almak, gazete bile gazete edebiliyoruz.
08:52O baskıyı çok güzel gösteriyor.
08:55Gene bu işte Elon Musk'lar, Mark Zuckerberg gibi bu teknozenginlerin hani bu estetikle olan, kültürle olan onları bir nevi
09:03tiye de alıyor.
09:04Benji mesela şeyde dalga da geçiyor.
09:07Tabi bu biraz abartı da oluyor o kadar hani su diyetine girmiş, su içmiyormuş.
09:11Hani yani garip, komik olsun diye ama ciddiyetten de bayağı alıyorsan etkilenecekken tam.
09:18Bir de ilk sahneden derginin artık online basıldığını da öğreniyoruz.
09:24Bence Amerika'daki politik doğuruculuğu da çok güzel eleştiriyor film.
09:29Yani bir anda toplantıda neredeyse konuşamaz hale geliyor.
09:33Evet hatta biz ben hani sınıfta da neyi doğru söylüyorum, yanlış söylemeyeyim diye hani biz İngilizce konuştuğumuzdan sınıfta ayrıca dikkat
09:40etmeye çalışıyoruz.
09:41İlk filmde Miranda şeytan yapan noktalardan bir tanesi her şeyi söyleyip dalga geçebilmesiydi.
09:47Eleştirebilir, sanki böyle yarışma programında herkes eleştirebiliyordu.
09:51Teşbitte de hata olmaz denir ya aynı şekilde her şeyi karşılaştırabiliyordu.
09:56Öyle bir gücü vardı ama şimdi onu yapamıyor, onu güzel göstermiş.
09:59Bambaşka bir devirde yaşıyoruz.
10:01Hemen zaten bir fotoğrafını, bir videosunu çekseler.
10:04Zaten mimlerini yapıyorlar kadınla.
10:06Videosunu çekseler ortaya çıkacak.
10:07Ve hani şirket için bir anda zaten öyle bir hikayeyi de görüyoruz.
10:12Puanı düşecek, hisse senedi, değer kaybedecek.
10:15Toplantıda diyor ya işte intihar diyor, onu söyleyemezsin diyor.
10:18İşte bu klip bu çocukların resimlerine bakıyor diyor ki ya bunlar uyuşturucu klinin önündeki çocuklara benzemiş diyor, onu da diyemezsin
10:26diyor.
10:27Artık konuşamaz hale geliyor.
10:29Yani mükemmelliyetlik artık sırf estetik olarak değil, dilde de.
10:34Çünkü her an kaydedilebilir, her an her şey alt üst olabiliyor ve bu müthiş bir baskı oluşturuyor.
10:39Evet sosyal medyada da herkes aslında istediğini söylüyor.
10:44Şimdi jenerasyon farkı demişken film ara verdiğinde bir genç dedi ki film izlerken bana cringe geldi dedi.
10:53Ben bu sözü mesela yeni öğrendim.
10:54Yani başkasının darvanışı ya da sözü adına utanmak, yerin dibine geçmek demekmiş.
11:00Sen duydun mu bu terimi?
11:02Şimdi duymadım dersem cringe kaçacak.
11:05Duydum diyeceksin.
11:07Benim de yanımda oturan da sürekli aynı zamanda telefonuna bakıyor artık.
11:12Yani inanılmaz bir şekilde.
11:14Yani ben konuşmalardan anladığım kadarıyla izleyiciyi rahatsız eden 76 yaşındaki Meryl Streep'in bu yaşta filmde,
11:22yani tırnak içinde bu yaşta filmde oynaması ve inanılmaz genç ve güzel gözükmesiydi.
11:27Yani merak ediyorum mesela Robert De Niro'yu da izlerken onun yaşından dolayı utanıyor mu genç izleyiciler?
11:34Yoksa yaş bir tek kadınları mı bağlıyor?
11:37Peki John Hocam, Anne Hathaway dünyanın en güzel kadını seçilmiş katılıyor musun?
11:43Bence en güzel Anne Hathaway Shakespeare'in karısı olan bizim için en güzel Hathaway o Anne Hathaway.
11:51Anne Hathaway diye de geçiyor.
11:52Onu seçiyorum ben.
11:54Politik cevap iyi mi oldu?
11:55Evet, çok politik bir cevap.
11:57Gayet güzel.
11:58Valla bana göre Anne Hathaway çok güzel.
12:00Ama Bergüzar Korel de en az Anne Hathaway kadar güzel.
12:05Peki sen toplumda tarih mi sanat mi şiç değeri yok diyorsun.
12:10Peki Amerikalıların Milano'da İsa'nın son yemeği tablosunun önünde iş yemeği yemelerine ne diyorsun?
12:17O konuyu da araştırdım.
12:19Tabii ki gerçek resmin olduğu, freskon olduğu yerde izin verilmemiş.
12:24Onun bir kopyasını çıkarmışlar.
12:25Ve yani güzel, tabii ki o çok değerli bir şey.
12:29Ama aynı etkiyi gösteriyor.
12:30Ama yine karakterlerin sohbetinden onu ne kadar önemsizleştiren benjiyi görüyoruz.
12:36Ve bu kültürün nasıl birikimle olduğunu, onu aktarmak gerektiğini ve estetikle, parayla, güçün aynı şey olmadığını bunları güzel anlatan önemli
12:46bir sahne olmuş.
12:47Erkeklerle ilgili bir şey diyecektim aslında.
12:49Bence bu baskı diyorsun, yaş konusunda sırf kadınları ya erkeklere de var.
12:55Bu birazcık gençlerle alakalı bir şey.
12:58Müthiş bir İngilizce self entitlement dediği, her şeye hak görmek.
13:02O biraz dijital şeyden, her şeyi likeleyebildiğin için her şey hakkında yorum yapılıyor ama ne kadar kendisinin ne kadar bilgisi
13:10var.
13:11Hani fikri, ne test edeceğin, nerede test etmiş fikirlerini o yok.
13:15Ama her şey hakkında konuşabilir, öyle bir jenerasyon var.
13:17Mesela 20-25 yaşında diyelim ama 20-25 sene kitap okumuş veya film izleyen insan hakkında pat diye bir şey
13:25söyleyebiliyor.
13:26Hani hiç o kırılır, algı, öyle bir şey yok.
13:28Ama kendisiyle ilgili olsa müthiş, alınganlık ol, intihar demeyeceğim, bunu demeyeceğim.
13:33Öyle bir farklı bir jenerasyona kavuştuk diyeyim.
13:37O da tabii ki o resme de bağlayacağım.
13:39Yani bunların sonatın değerlendirmesi gerekiyor.
13:44Onun için de anlatılması da gerekiyor tabii ki.
13:47Bence o Milano'daki sahne tam İsa'nın sonu akşam yemeği tablosunun önünde.
13:52Yani kültürelle uzlaşmayı da çok güzel gösteriyor.
13:55Çünkü yemekte bir tek aslında Miranda ve Andy gelip tabloya bakıyorlar.
13:59Diğerlerinin hiç umurunda değil.
14:01Gerçi Miranda'da da aslında yeni dönemin peygamberi adeta.
14:05Yani belki burada İsa'dan farkı, sırtından bıçaklanacağını da biliyor.
14:09Doğru.
14:10Ve tablonun önünde güzel bir ders veriyor Andy'ye.
14:14Ve burada filmle beraber moda sanat mıdır tartışmaları başladı.
14:19Hatta geçenlerde New York'ta kostüm enstitüsü yararına düzenlenen bir moda etkinliği Matt Gala'nın teması moda sanattırdı.
14:29Sen ne düşünüyorsun?
14:30Bence moda sanattır.
14:31Buna direkt cevap verebilirim.
14:33Ve iyi bir hayat da sanat olabilir.
14:35Yani her şey sanatlaştırılabilir.
14:38Ki moda bunda zaten çok tartışmaya da gerek olduğunu düşünmüyorum.
14:42Evet zaten tasarımcılar da sanattan besleniyor.
14:46Fakat film tabi modayı biraz da beyaz ırka da atfediyor.
14:51Yani Amerika'nın da çok kültürlüğünü pek görmüyoruz.
14:58Peki Cihan Hocam film neden izlenir?
15:02İlk filmde karakterler detaylıydı, mücadele, gerilim vardı, önemliydi, sürüklüyordu.
15:08Hani burada da bir sistem eleştirisi var.
15:11Güncel bir film o bakımdan.
15:13Hani renkli, sürekli kıyafet değiştiriliyor.
15:16O yüzden hareketli de geçiyor, enerjik.
15:19Ama senaryosu karakterlerin gelişimi ve bu hani çatışma dediğimiz bakımdan çok hani zayıf kalıyor.
15:25Bunlar hep ikincil gibi.
15:27Ama bir de pozitif tonda bitmesi, herkesin hepimiz kardeşiz gibi böyle bir sarılması çok cici olmuş.
15:34Şöyle diyebilirim.
15:35Yani izlenmeyecek bir film değil asla.
15:38Özellikle hani bu önceki filmi sevenler de gayet rahat izleyebilir.
15:43Ben sorayım tabi neden izlenir?
15:45Ya bence Mavis Trip'i izlemek her zaman çok keyifli.
15:49Yani benim en sevdiğim oyunculardan biri.
15:51Ama film çok boş.
15:53Yani doğru düzgün konu bile yok bence filmde.
15:55Yani moda tamamen beyaz ve heteroseksüel Amerikalıların elinde.
16:02Yani moda dünyası ve şık karakterler izlemek isterseniz Emily'in Paris'i izleyebilirsiniz onun yerini.
16:08Hani en azından farklı etnik kökenlerden karakterler görüyoruz.
16:13Daha çok kültürlü bir dizi.
16:14Peki sizce filmdeki şeytan Miranda mı yoksa kapitalizm mi?
16:18Yorumlarınızı bekliyoruz.
16:20Şeytan kim?
16:21Yorumlarınızı bekliyoruz.
16:22Evet haftaya ekran aşkına da tekrar görüşmek üzere.
16:25Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen