- 16 saat önce
T24 yazarı Prof. Dr. Ayşe Naz Bulamur ile akademisyen Dr. Cihan Yurdaün’ün dizi ve film gibi yapımları tartıştığı Ekran Aşkına’nın bu bölümünde Sarı Zarflar filmi mercek altında.
Kategori
🎥
Kısa filmDöküm
00:04Müzik
00:06Ekran aşkına da ailevi ve toplumsal yaraların örtüştüğü Sarı Zarflar filmini tartışıyoruz.
00:13Tiyatrocu Derya ve yazar akademisyen kocasının evliliği sansür ve devlet baskısıyla çatırdıyor
00:19ve açılış sahnesinden itibaren film içinde bir tiyatro izliyoruz.
00:23Jener'in kırmızı siyah böyle etkili girişiyle çok tiyatroyu anlatıyor zaten ilk başta görüyor Özgün Amalı.
00:31Çok kuvvetli bir giriş oluyor böyle bireyler kafeslerin içinde.
00:35Ben sinemayı da ufak bir salonda izledim iyice böyle üzerime geldi ve çok kuvvetli oldu.
00:40Kesinlikle açılış sahnesi çok etkileyiciydi ve bana bir yandan da 19. yüzyılda yazılmış Sarı Duvar Kağıdı hikayesini de hatırlattı.
00:49Tabi filmin adı Sarı Zarflar da olduğu için hikayede bir kadın hapishaneye benzettiği evlilikten kurtulmak için sarı duvar kağıtlarını yırtıyordu.
01:00Ve Derya da tiyatroda sanki toplumun dayattığı rollere meydan okuyor.
01:05Tiyatro içinde tiyatro böyle bir kavram var biliyoruz.
01:08Burada bu çok etkili bir şekilde kullanıyor bu filmde.
01:11Yani hem zaten tiyatro ile ilgili meslekleri gereği.
01:14Ve hani sen bir başka eserden bahsettin ben direkt Shakespeare'den bahsedebilirim yani hayat bir sahnedir diye rollerimiz var.
01:22Burada da bize viçilen rolleri nasıl kabul edip kabul etmediğimizde neler olabiliyor?
01:27Bunları üzerinden izliyoruz.
01:29Ve filmde yani biraz kurgu çekilen yerler bakımından da diyalogların da çok olmasından böyle bir tiyatroyu da anımsatıyor.
01:36Evet ben özellikle filmde şehrin de bir tiyatro oyuncusu olmasını çok çok sevdim.
01:43İşte İstanbul rolünde Hamburg ve Ankara rolünde Berlin'i izlemek fikri bence çok yaratıcı.
01:49Yani şehirde bir karakter gibi role bürünüyor filmde.
01:53Zaten film Hamburg yerine İstanbul geçse de biz hani tırnak içinde gerçek şehri değil hani seçilmiş bir kara izliyoruz.
02:00Doğru burada yani zaten şehirlerde bizim şehir havaalanları gibi şehirlerde de belli noktalar bize hep birbirine yakın geliyor.
02:09Burada da onu görüyoruz.
02:10Bir an bana La Casa de Papel dizisini hatırlattı.
02:13Orada hani şehirler insan isimleri şehir diye acaba böyle bir şey mi gelecek diye.
02:18Özellikle Hamburg'da hani deniz olması kanalların olması sebebiyle bir an böyle tekne sahnesinde dedim Haydarpaşa'yı mı görüyorum diye.
02:27Öyle gerçekten hani bir yakınlık hissediyoruz.
02:29Birçok şehir birbirine belli noktalarda bağlanıyor.
02:33Bu da bir evrensellik hissi bize veriyor ve kişileştirme yani teşhis sanatını da kullanıyor gibi oluyor.
02:40Yani şehirde bir karakter olarak sen çok seviyorsun söylemeyi mesela.
02:44Evet.
02:44Burada uygulamış.
02:46Yani bence bir de Almanya'da ve Türkiye'deki şehirleri eşleştirerek de iki toplumdaki sansürü de eleştirmiş film.
02:53Yani buradaki izlediğimiz baskı evrensel.
02:57Hani belki de hiçbir yerde ifade özgürlüğü tam yok.
03:00İşte şu anda da Almanya'da hani Gazze'de yaşananlar için soykırım denmesi problematik.
03:07Hani tırnak içinde özgür batı hayalini de kırıyor film.
03:11Ben Almanya'da Türkçe çekilmesini de çok önemli buluyorum.
03:16Yani Almanya'daki Türkler'e de ses vermiş bu şekilde.
03:19Yani evet kurbetteki insanlarımıza da ses veriyor kesinlikle o bakımdan önemli.
03:26Evrensellik doğru.
03:27Çünkü dediğimiz gibi batı hep demokrasiyle övüyoruz ama görüyoruz ki onda pek mümkün olmuyor.
03:33Özellikle senin bahsettiğin Gazze'deki durumu da hatırladığımızda.
03:38Burada tabi evrensellik Türkçe, Kürtçe ve de hani İslam hani ortaya gelince filmde bence o evrensellik hani bir anda hani
03:46kayboluyor hissediyoruz.
03:47Bunun bir bize ait bir hikaye olduğunu hemen görebiliyoruz.
03:51Yani o evrensellikten çıkıyor öyle bir amacı var gibi.
03:54Ama beni düşündüren de hani bu tam bir eleştiri de değil ama bir iki hafta önceden Kurtuluş filmini de incelemiştik.
04:01Bu iki filmde de hani gördüğümüz hep bizim coğrafyanın acıları, dertleri hani bizim bir nevi hep sıkıntılı gördüğümüz politik öyküler
04:11görüyoruz.
04:12Ve bunlarla hep öne çıkmaması da birazcık hani üzüyor diyeyim.
04:15Hani rahatsız etmiyor değil, hani filmler hak etmiyor gibi de değil ama hep bu derdini gösteren doğu ve onun üstünden
04:21hani ödüllendirilmek birazcık hani ne denir garip bir his uyandırdı.
04:27Yani gerçi Berlin Film Festivali de hani bu derdin Almanya'da da yaşandığını bir nevi gösterdi.
04:33Bana göre de aslında her duygu, her öykü bir yerde politik.
04:38Yani burada da tabii yani burada da şimdi Derya ve Aziz'in evliliği ikisinin politik görüş farklılıklarından dolayı çatırdıyor işte.
04:48Ve Aziz de ismi gibi Aziz değil hani dünyayı tiyatro ile kurtaracağım derken aslında ailesinin çöküşünü izliyor bir yerde.
04:58İşte işten çıkarıldıktan sonra Ankara'dan İstanbul'a Aziz'in annesinin evine taşınıyorlar.
05:04Ve sabah kalkıp kızı için sandviç hazırlamanın bir babalık için yeterli olduğunu zannediyor.
05:11Bilgisayarı sürekli açık, yazıyor, ediyor.
05:14Yani kızıyla da hiç vakit geçirdiğini görmüyoruz.
05:17Evet o önemli bir tema.
05:19Özellikle kızıyla ilişkisi de çok değerli.
05:21Bana daha çok bireylerin durumu, insanın durumunu güzel anlattığını düşünüyorum filmin.
05:27İnsan hayatı devletler ve sistemlere nazaran çok daha fazla kırılgan.
05:33Yani bireyin bir hata yapma lüksü olmuyor.
05:35Ama hani devletler durumları kurtarabiliyorlar ve bundan da genelde aileler, bireyler etkilenebiliyor.
05:41Yani sistemi düşündüğümüzden birçok Ezgi gibi kız var esasında.
05:45Milyonlarca kızlardan bir tanesi diyebiliriz Ezgi'nin yaşadıkları sıkıntılar.
05:49Ama Derya ve Aziz'in tek kızı.
05:53Yani öyle düşündüğümüzde böyle bir romantize etmek dışında bu bireysel bizim kırılganlığımızı güzel anlatıyor.
06:00Mesela aynı şekilde birçok onlar hoca ders veriyorlar üniversitede ama o hoca giderse başka hoca gelebilir.
06:05Ama insan dediğimiz hani bizim onların başka hayatı yok.
06:09Tek hayatları var ve o değişikliklerden aynı hızda toparlanamayabiliyorlar.
06:13Yani biraz böyle politik, psikolojik ve biyolojik kırılganlığımızı anlatıyor.
06:18Ve yani büyük güçler karşısında bireylerin çaresizliğini sırf hani bu filmde değil birçok yazar birçok yerde görüyor.
06:24Özellikle Kafka, gene Alman Heinrich Böll onun hikayelerinde de çok görüyoruz.
06:28Ve tabii bizim çok sevdiğimiz George Orwell yani sayısız yazar da görebiliyoruz.
06:33Zaten Aziz de hani bir nevi onlardan biri olmaya çalışıyor diyebiliriz ama taksicilik yapmak durumunda kalıyor.
06:38Defteri hep yanında.
06:39Ve bu bireyin güçler karşısındaki durumunu gösterme tabii aile de etkileniyor bunda.
06:46Bu yüzden dava sahnesi çok açıkçası hoşuma gitti.
06:49Yani o defteriyle kendi başına bulabildiği vakitte çalışması gerekiyor.
06:53Notlar alıyor işte böyle savunacağım diye yazar da olduğundan uzun uzun hazırlanıyor.
06:58Ama davada öyle bir spoiler oluyor tabii bu.
07:01Davada öyle bir gelişiyor ki yani üç cümle söyle diyor.
07:04Üç cümle söyleyebilirsin diyor.
07:05Onu bile söyleyemiyor.
07:07İyice karışıyor.
07:08Yani işte bir insanın öyle bütün hayatı hazırlanıyorsun benliğimdir diyorsun ama bir nevi onu gösterecek bile şansın olmuyor gibi.
07:16Bu beni çok etkiledi.
07:18Benim de dava sahnesinde sevdiğim faktör yani filmin Almanya'da çekildiği çok daha iyi vurgulanmış.
07:25Mesela Aziz'in annesinin evinde ya da kendi evinde Ankara'da.
07:29Hani belki Türkiye'de gibi hissediyoruz.
07:31Ama hani dava sahnesinde oranın Türkiye olmadığı çok belli ya da Almanca yazılar görüyoruz.
07:38Ve bu şekilde bence film Almanya'da da adalet olmadığını vurgulamış.
07:43Doğru dediğin gibi o dava sahnesi yani binalardan da hissediyor.
07:47Bana birazcık şeyi hatırlattı.
07:49Bu 2006 yılı Başkalarının Hayatı diye Alman filmi vardır.
07:52Das Lieben der Anderen diye.
07:54Orada da Soğuk Savaş döneminde Doğu Almanya'daki bir yazarın gene işte sansürdür devlet baskısı altında.
08:01Yani ondan kurtulmaya çabasını görürüz.
08:04Ve orada da bu lafla da ilişkilendirdiğim ya bir laf söyleyeceğim şimdi.
08:09Bu filmde hep tekrar ben de emir kuluyum.
08:11Yani bir insanın bireyin büyük bir sistemi yani parçası olması gibi.
08:16Aslında aileyi de biraz böyle düşünebiliriz.
08:18O filmi bu noktada hatırlattı.
08:20Yani orada da bir vicdanlı bir kişi vardı.
08:23Yani emir kulu olsa da bir vicdanlı olabilmek, doğruyu yapabilmek her zaman için değerli.
08:29Evet işte onlara bir sarı zarflar geliyor ve içinde işten çıkartıldığı yazıyor.
08:34Ve onlar diyorlar ki işte rektörle görüşelim, rektörden yardım isteyelim.
08:39Ve kızları diyor ki kim diyor imzaladı bu mektupları diyor.
08:43Aslında rektör imzalamış.
08:45Yani hani Aziz'in 14 yaşındaki kızı bile aslında bu görüşmenin işe yaramayacağının farkında.
08:51Evet yani bir akademiye de bir eleştiri var.
08:55Var var kesinlikle.
08:57Yani bu akademide veyahut da işte bu sistemlerin çatırdamasını bir nevi ailede de görüyoruz.
09:02Dostluklarda da görüyoruz.
09:04Dostluklar da çatırdamaya başlıyor.
09:06Tabii şimdi Aziz'in arkadaşları da onu İstanbul'a gitmekle suçluyorlar.
09:11İşte Ankara'da kalabilirdin.
09:13İşte protestolara katılabilirdin diyorlar.
09:16Hatta tabii Aziz davadan hemen sonra da İstanbul'a dönmesi gerekiyor.
09:21Kızıyla ilgili acil bir durum var.
09:23Ve hiç bu babayla empati kuramıyorlar kızı için İstanbul'a gitmesine.
09:28Empati yoksunda bir toplum izliyoruz filmde.
09:31Peki Derya ile ilgili ne düşünüyorsun?
09:34Filmde yine idealler ve yaşam mücadelesi çarpışıyor.
09:38Bunun çarpışmasını görüyoruz.
09:40Yapmak istediklerimizle yapmak zorunda kaldıklarımız arasında.
09:45Gene bunu tabii sınıf farklılıkları açısından da okuyabiliriz.
09:49Kadın erkek farklılığı olarak da okuyabiliriz.
09:52Derya zaten filmin başında Aziz'in yazdığı bir oyunda oynuyor.
09:57Onda yıldızlaşıyor.
09:59Ve tabii ki o oyun da biraz Aziz'le de ilişkisinden dolayı.
10:02Bir de hani oyunun kendi herhalde büyük ihtimalle anlattıklarından dolayı.
10:06Hemen sansürleniyor ve onun yerine başka bir oyun oynamaları istiyor.
10:08Hemen o Derya'da arkadaşlarla, diğer oyuncularla işte itiraz ediyorlar.
10:12Karşı çıkıyorlar.
10:13Orada diyorlar Derya biz senin hani yanındayız diyorlar.
10:18Sonra bir bakıyor ertesi gün diğerleri yeni oyuna devam ediyor.
10:22O kovulmuş çünkü en sert çıkan o.
10:24Bana şeyi hatırlattı.
10:25Hani vaktimiz olsa burada anlatırdım ama belki izleyiciler kendileri araştırabilirler.
10:30Bir çok güzel bir Nasrettin Hoca fıkrası vardı.
10:32Nasrettin Hoca, Fil ve Timur.
10:34Timur hikayesi.
10:35Köye gelen bir Fil ile ilgili.
10:36Onu araştırabilirler, okuyabilirler belki.
10:40Bana direkt onu hatırlattı.
10:41Bir de yasaklardan sonra devlet tiyatrosunun Leyla ile Mecnun'u seçmesi de bence çok ironik.
10:48Çünkü Shakespeare zamanında zaten tiyatroyu kraliçe destekliyordu.
10:53Ve bu sebeple de hani bütün parayı sponsorluğu kraliçeden aldıkları için de
10:58tabi tiyatroda ve şiirlerde de politik konulardan pek konuşulmuyordu.
11:03Şimdi de böyle.
11:06Doğru.
11:07Filmin sonuna gittiğimizde kendi de aynı şeyi yapıyor.
11:10Yani bir dizide oynuyor ki yani aslında onları eleştiren bu şeyleri yaşamalarına sebep olan zorlukları bir kanalın dizisinde oynuyor.
11:20Bunu hani ben nasıl okuyacağımı da bir düşündüm.
11:23Acaba hani kabul ediyor gibi mi?
11:24Sonra hani yaptığını geri çünkü şey mesajları falan da siliyor.
11:29Sen ne diyorsun bu konuda?
11:30Bence orada kocasını korumak değil olay kızının geleceğini düşünmek.
11:36Çünkü kızı için bence direnmeye bırakıyor ve en eleştirdikleri kanal da dizi çekmeye başlıyor.
11:43Yani burada hatta sosyal medyadaki asla silmem dediği mesajları da siliyor.
11:49Çünkü burada bence anne olarak önceliği ilkelerinden çok kızının geleceği işte kızı da lise sınavlarını hazırlıyor.
11:57Ve özel bir liseyi kazanırsa ne olacak diye düşünüyor Derya.
12:01Yani burada kocanın hiçbir fikri yok.
12:03Hiç düşünmüyor bunları.
12:05Yani bilgisayar ekranının dışındaki dünyadan bence habersiz.
12:10Ve bu da bir spoiler ama yani filmin sonunda da Derya'nın dizi setindeki karavanına uzanıp
12:18bu Aziz'in bulutlara bakması bence çok ironikti.
12:21Hayali eleştirdiği kanalın karavanında kuruyor.
12:25Yani hayallerin de zaten burada gerçekleşmeyeceği belli.
12:30Ana Akım dizileri eleştiriyor.
12:32Ben bu konuyu çok sevdim yani.
12:34O da kesinlikle var.
12:36Evet tabii orada da işte hemen Derya'ya sarı bir peruk giydiriyorlar.
12:41İşte abartılı replikler.
12:43Yine iki aşk arasındaki bir kadını oynuyor.
12:47Ama Ana Akım dizileri kadar bence tiyatro da başarıyla eleştirilmiş filmde.
12:52Çünkü Derya'ya göre kocasının yazdığı oyun çok didaktik.
12:56Ve günümüzde de birçok oyunda abartılı oyunculuklar izliyoruz.
13:01Uzun uzun vaazlar dinliyoruz.
13:04Ve burada da Aziz'in dediği gibi tiyatro ile dünya kurtulsaydı bence Brecht'in herhalde hayali çoktan gerçekleşmiş olurdu.
13:13Olurdu yani Derya da diyor hani 100 kişilik tiyatro salonunda kim kimi kurtarabilir.
13:19Peki sen Derya'ya mı kocasına mı daha çok sempati duyuyorsun Cihan Hocam?
13:23Bu zor bir soru.
13:25Sempati değil de sanki sonunda Aziz'e de çok yüklenildiğini düşündüm.
13:30Şimdi gene linç yemek zaten eleştirmiyoruz diye.
13:33Buradan da alıştık gerçi.
13:36Yani bana iki taraf da birçok konuda hatalı.
13:38İki taraf da çok yeni bir durum yaşıyorlar.
13:41Ve nasıl hazırlanıp nasıl karşılayacaklarını tabii ki bilmiyorlar.
13:44Çünkü bu tüm hayatlarını etkileyen bir şey.
13:47Yani burada hani kocasına hiç haber vermeden bir nevi aldatmak gibi değil.
13:53Yani erkek tepkisi öyle gibi olur ama arkasından iş çeviriyor.
13:56Zaten öyle bir izlenim uyandırıyor.
13:58Kimle konuşuyorsun gibilerini.
14:00Arkasından bir iş çevirip ben bunu emri vakiye getirmesi.
14:03Hani o kadar diyalog kızınla konuşmuyorsun dediğinde.
14:05Hani onu da diyalog olarak onu da konuşması gerekiyordu.
14:08Çünkü hani Derya kocasından korkacak bir karakter değil.
14:13Ama tabii ondan sonra hemen diyebiliriz ki Aziz tepkisiyle işte ben seni ben yarattım gibi.
14:21Klasik hani böyle ne denir ateerkil bir şey sert bir tepki vererek o bütün nedeni haklı olabileceği yerde gene hani
14:28şey ne oluyor?
14:30Gene kaybeden durumu.
14:31Yani iki taraf için de zor.
14:32Yani dışarıdan baktığımızda biraz da kendimizi de düşündüm.
14:36Yani öyle bir durumda olduğunu ama şöyle desen daha doğruydu onu dediğinde.
14:40Ama bu insanların tüm hayatları altüstü olmuş.
14:42Yani orada hepsinden herkesten mantıklı.
14:45Yerinde tepki beklemek de belki biraz bizim abartımız da olabilir.
14:50Gerçi Aziz de bilgisayar ekranının dışına biraz bakabilseydi.
14:54Karısının o İstanbul'daki menajerin kartını hiçbir zaman çöpe atmadığını da fark edebilirdi diye düşünüyorum.
15:01Ben bir de Özgün Eman'ın basın toplantısındaki konuşmasını çok beğendim Berlin'de.
15:07Hani böyle bir filmin Türkiye'de çekilemeyeceğini iddia eden oryantalist bir gazeteciye demiş ki bu Türkiye'de çekilemeyen bir film değil.
15:17Burada çekilmesi tercih edilmiş bir iş demiş.
15:20Ben çok gurur duydum bu cevapla.
15:27Peki Cihan Hocam sarı zarflar neden izlenir?
15:32Bireyin sistemler karşısındaki yani bizim kırılganlığımız, ömrümüzün, yaşamımızın kırılganlığını, bunun bir değişikliğin, bütün her şeyi nasıl böyle kelebek etkisi gibi
15:42etkilediğini çok güzel gösteriyor.
15:44Ve tabii ki mükemmel oyunculuk.
15:46Yani Özgün Eman ve Tansu Biçer burada çok ben uzun zamandır bu kadar iyi bir oyunculuk görmemiştim.
15:52Özellikle tebrik etmek istiyorum.
15:54Çünkü bu filmde hani eleştirebileceğimiz değil de azıcık kötü bir oyunculuk olsa, bu ve senaryoda biraz daha zayıf olsa direkt
16:03belgesele dönebilir.
16:04Hani film, sanat kısmı zayıf kalabilirdi.
16:07Evet ben de oyunculuktan çok etkilendim.
16:10Hani Tansu Biçer ile Özgün Eman o kadar iyi bir çift olmuş ki birbirleriyle, gözleriyle, mimikleriyle konuşuyorlar adeta.
16:17Bir de tabii ödül almış. Yani ödül almış bir eseri illa da ödül aldı bu ne kadar güzelden ziyade bu
16:23niye ödül almış?
16:24O bize bir yol açabiliyor.
16:26Yani birçok dinamikleri hayatımızı, etrafı, dünyayı göstermek açısından da önemli oluyor.
16:32Ama tabii artık dert görmekten sıkıldım diyorsanız kurtuluştur budur.
16:37Yani ülkemizde bu kadar sıkıntı görmekten sıkıldım diyorsanız da o da size kalmış.
16:42Yani sizin seçiminiz.
16:43Doğru ama bence de sanat, aşk ve politikanın nasıl örtüştüğünü görmek için bu filmi kesinlikle izlemeye değer.
16:51Ve en önemlisi de yönetmen İlker Çatak.
16:55Yani karakterleri hiç idealleştirmemiş.
16:57Hiç film didaktik değil.
17:00Ve film farklı düşüncelere de tahammül edemediğimizi gösteriyor.
17:05Yani bu yüzden ne evlilikler de ne de dostluklar yürüyor.
17:11Peki sizce filmde Derya mı yoksa Aziz mi haklı?
17:16Yorumlarınızı bekliyoruz.
17:18Haftaya ekran açığına da tekrar görüşmek üzere.
17:20Hoşçakalın.
Yorumlar