Skip to playerSkip to main content
  • 51 minutes ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/watch?v=tmc92hm1cuw
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social‬
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

Category

📺
TV
Transcript
00:05Müzik
00:19Merhaba sevgili Fikir Durağı izleyicileri.
00:21Bu hafta gündemimizde aslında bir haftadır tüm ülkede infial yaratan Urfa ve Maraş'taki okul saldırıları var.
00:30Pek çok medya organı tarafından bir haftadır bu konu konuşuluyor, tartışılıyor ama nasıl konuşuluyor?
00:37Herkes bir suçlu arayışı içerisinde fakat suçlu kim?
00:41Çocukların gitgide hem şiddetin öznesi hem de şiddetin hedefi haline geldiği bir toplumsal süreç içerisinden geçiyoruz.
00:54Ve çocukların belki de burada asıl sorulması gereken çocukların nasıl korunacağı, çocukların ne yaşadıkları.
01:02Bugün biraz programımızda bu konuları gündemimize alacağız.
01:06Konuğum Sosyoloji Mezunları Derneği Başkanı Özgür Akdük'ünle birlikte konuşacağız.
01:12Hoş geldiniz.
01:13Hoş bulduk.
01:14Yani bir haftadır aslında hepimizin iyi olmakta zorlandığı günler.
01:20Öncelikle size nasılsınız diye sormak isterim.
01:25Yani ben ve meslektaşlarım açısından soruya bu olaydan sonra cevap vermek biraz zor.
01:33Çünkü bu tür olaylar yaşandıktan sonra bizim yükümüz daha ağır oluyor.
01:39Çünkü yıllardır hani çocukların iyilik halinin güçlendirilmesi için mücadele eden insanlarız.
01:47Mesleğimizi bunun üzerine yapıyoruz.
01:51Ve bir şekliyle bu bizim de aynı zamanda aslında başarısızlığımız oluyor.
01:56Tabii ki bunun tek sorumlusu biz değiliz ama
01:58burada kendimize dair de öz eleştiri verdiğimiz yerler var.
02:03Belki daha mı fazla ses çıkarmalıydık ama
02:06hani elimizdeki araçların hepsini mümkün olduğu kadar kullanmaya çalışıyoruz.
02:10Anlatmaya çalışıyoruz.
02:13Ama iyi olmaya çalışacağız.
02:15Mücadele ve dayanışmayla iyileşmeye çalışacağız.
02:19Ve gerçekten bu ülkenin tüm çocukları daha iyisini hak ediyorlar.
02:24Ve elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.
02:27O zaman belki biraz daha biz de iyileşmiş oluruz diyeyim.
02:32Şimdi bir haftadır programın açılışında da söyledim.
02:35Pek çokça konuşuldu, tartışıldı.
02:38Nasıl görüyorsunuz bu tartışmaları?
02:40Özellikle ana akımda ya da şöyle söyleyeyim.
02:43Neler sizi rahatsız etti bu bir hafta içerisinde?
02:47Neler hani az önce söylediğiniz belki o hani birlikte iyi olma hali güçlendirdi?
02:53Yani bu tür büyük toplumsal şoklardan sonra insanların bir cevap aramalarında bir gariplik yok.
03:02Tabii ki herkes kendi olduğu yerden, kendi bilgisi, görgüsü dahilinde bir çözüm bulmaya,
03:09belki de anlamaya, sadece anlamaya çalışıyor.
03:12Bu neden oldu?
03:14O yüzden ben yapılan hiçbir tartışmayı dışlamıyorum.
03:17Yadırgamıyorum da ama özellikle çocuk koruma sisteminin içindeki insanların sesinin
03:26neredeyse hiç duyulmak istenmemesi, onların yapmış oldukları eleştirilerin hiç gündeme getirilmiyor olması
03:36bize aslında bu meselenin neden olduğuna dair bazı cevapların konuşulmasının istenmediğini söylüyor.
03:47Şimdi ben olay olduktan sonra şöyle bir cümle kurdum dedim ki yani hani biz bu tartışmayı şöyle yürütüyoruz.
03:57Otobana ters yönden girmiş bir küçük otomobiliyiz biz ve ters yönde giderken bu kamyon bize niye çarptı?
04:05Diye sorguluyoruz.
04:08Yani hani ne kadar doğru mu benzetme bu bilmiyorum ama bana verdiği his üzerinden en azından böyle ifade edebilirim.
04:15Çünkü bizim temelde bir problemimiz var.
04:20Daha işin ilk basamağında bir problemimiz var.
04:23O da tüm toplum kesimlerini kapsayan, tüm toplumsal kurumları da içine alan, idari kurumları da içine alan bir soruya cevap
04:33bulmak zorundayız.
04:34Çocuk kimdir?
04:35Bu soruya verdiğiniz cevap sizin çocuğa yönelik vereceğiniz tüm hizmetleri belirleyecek çünkü.
04:44Ama baktığınız zaman biz çocuk kimdir sorusuna o kadar farklı, o kadar içi boş cevaplar veriyoruz ki daha çocuğun tanımı
04:56ile ilgili bile kavga ediyoruz.
04:59Bir kısım çocuğa çocuk diyelim mi demeyelim mi?
05:03İşte bir kısım çocuğu kim terbiye etsin?
05:06Aile mi terbiye etsin?
05:07İşte devlet her şeyi yapabilir mi?
05:10Yani bütün aslında bu tartışmaların kilitlendiği yer, insanların pozisyonlarını belirleyen yer, çocuğun kim olduğuna dair bakışları.
05:21Kimdir peki çocuk?
05:22Ya bu sorunun cevabı da çok zor.
05:26Neden?
05:27Çünkü çocukluk tek bir tanımı olan, tarihte de böyle, tarihsel gelişimine baktığınız zaman tek bir tanımı, tek bir şekli, tek
05:38bir deneyimi tanımlayan bir yapısı yok.
05:41İçinde yaşadıkları toplumun tarihine, ekonomisine, ideolojisine göre şekillenen bir durum.
05:48O yüzden bugün bile çocuk kimdir diye sorduğunuzda ben size hangi Türkiye için derim?
05:56Çünkü tek bir çocukluk deneyiminden bahsedemiyoruz ki bu ülkede.
06:01İşte sosyal ekonomik durumu iyi olan ailelerin çocuklarının deneyimleri bambaşka.
06:06Yoksul ailelerin çocuklarının deneyimi bambaşka.
06:10İlgisiz ailelerin çocuklarının deneyimi bambaşka.
06:14Çok ilgili olduğunu iddia eden ailelerin, çocuklarının deneyimi, çocukluk deneyimi bambaşka.
06:22O yüzden de burada aslında bu sorunun asıl cevabını vermesi gereken kamu idaresidir.
06:30Çünkü kamu idaresi bu soruya verdiği cevap ve kurumlarını şekillendirme biçimiyle topluma da bir mesaj verir.
06:39Der ki bu ülkenin sınırlarında şu yaş grubuna ait kişiler deneyimleri ne olursa olsun,
06:50ailelerinin özelliklerine, Çin'de yaşadıkları sosyal sınıflara göre,
06:55şu şu şu haklardan istifade etmekte farksızdır.
07:02Birbirlerinden bir ayrımı yoktur.
07:05Ve ona şu koşullarda kötü davrananlardan şu şekilde hesap sorarım.
07:12Bu kurallara herkes uymakla yükümlüdür cevabı vermiyorsa,
07:18o zaman bugün yoksulluk nedeniyle mesemde çalışmak zorunda kalan,
07:24fabrikaların ortasında yatakhanelerde yaşamak zorunda kalan 14 yaşındaki çocuğun çocukluk deneyimiyle,
07:34sosyokültürel olarak, ekonomik olarak belli bir sınıfın seviyenin üzerindeki ailenin 14 yaşındaki çocuğunun çocukluk deneyimi bambaşkadır.
07:44Çocukluktan anladıkları bambaşka şeylerdir.
07:48Bu farkı en aza indirmediğimiz sürece,
07:52bu farkların kaynağını sorgulamadığımız sürece,
07:57maalesef bunun bedelini en ağır şekilde çocuklarımız öder.
08:03Şimdi kamu idaresi dediniz.
08:05Burada bu kurumlar hangileri?
08:08Yani var mı öyle bir kurum?
08:09Şimdi şöyle, bizim sistemimizde aslında öteden beri çocuklarla ilgili özel kurumlar var.
08:16Burada kurumların varlığı mı, kurumların işlevi ve diğer kamu kurumlarıyla olan ilişkileri mi?
08:23Sorusunu sormak lazım.
08:25Kurumların var olması bir şeyi değiştirmiyor.
08:28Eğer onlara yeterli işlevi yüklememişseniz,
08:32onların çalışabilecekleri kaynakları ayırmamışsanız,
08:37var olmalarının bir anlamı yok.
08:39Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı'na el alın.
08:41Milli Eğitim Bakanlığı bu ülkenin en köklü bakanlıklarından bir tanesidir.
08:46Ama en sık da bakanı değişen.
08:48Ama işte dediğim gibi o çocuk kimdir sorusu aslında,
08:53o bakanların değişmesinin sebebi.
08:55Çünkü siz çocuğa çocuk olmaktan dolayı bir değer vermiyorsunuz.
09:01Çocuğa gelecek nesillerin şekillenmesiyle ilgili ideolojik olarak bir anlam yüklüyorsunuz.
09:08Nasıl nesiller istiyoruz meselesi.
09:12Şimdi o nasıl nesiller istiyoruz meselesi de,
09:15iktidarın beklentileri ve gelecek idealiyle şekillendiriliyor.
09:22Ve her iktidar böyle yapıyor.
09:24Her gelen çocuğa bir yüklediği anlamı değiştiriyor.
09:28Ve ona göre kurumların da işlemini değiştiriyor.
09:31Standart, stabil bir dediğim gibi bir politikadan, bir idealden bahsetmemiz mümkün değil.
09:39Şimdi çocukluk kavramını ele almak gerektiğini ifade ettiniz.
09:42Ama aynı zamanda da çoklu bir kavram.
09:44Bir de son süreçte gündemimize giren ya da bizlerin daha çok duyduğu suça sürüklenen çocuklar kavramı var.
09:54Bu nitelendirme hakkında ne düşünüyorsunuz?
09:57Çocuk, bir çocuk neden suça sürüklenir?
10:00Şimdi sürüklenme kavramı üzerinden çok fazla kamuoyunda tartışma yapılıyor.
10:07Ama bu kavram 2005 yılı itibariyle bizim literatürümüze girmiş bir kavram.
10:135395 sayılı yasa 2005 yılında yürürlüğe girdi.
10:20Bu Türkiye mevzuatında ilk defa çocuklara özel hazırlanmış bir tırnak içinde ceza kanunudur.
10:28Ve o kanun ilk çıktığı zaman tabii çok fazla tartışma da yapıldı.
10:34Özellikle uluslararası örneklerin incelenmesi, farklı ülkelerde uygulanan sistemlerin incelenmesiyle ilgili bir sürü süreç yaşandı.
10:45Şimdi o kavramın kullanılmasının sebebi aslında biraz önce verdiğim soru, sorduğunuz soruya verdiğim cevapla da ilişkiyle.
10:53Sürüklenme kavramı normatif yönüne işaret etmek için kullanıldı kanunun.
11:02Yani şu demek, bir çocuk eğer suçla ilişkili bir ortamda bulunuyor ise,
11:09onun o ortamda olmasına sebep olan toplumsal koşullar ya da onu o ortama farklı çıkar ilişkileri dolayısıyla
11:20kullanan bir takım yetişkinlerin varlığının görünmesi ve toplumun hepsinin, tüm toplum kesimlerinin bir çocuğa karşı sorumluluğunun farkına varması.
11:34Ve bunun yasada da kendine yer bulması ve bunu ifade edebilmesi için kullanıldı.
11:40Yani orada şu kastedilmiyor, sürüklenen derken tamamen bir cezasızlık durumu, işte çocuktur aslında yapmamıştır gibi bir şey değil.
11:52Ya da kendiliğinden değil.
11:53O eylemi gerçekleşmesindeki toplumsal sorumluluğa dikkat çekmek.
11:59Oradaki o kavramın aslında kullanılmasının sebebi bu.
12:02Bugüne gelirsek mesela, oradaki toplumsal sorumluluk dediniz.
12:06Bugün yaşananlarda hangi sorumluluğu, hangi toplumsal sorumluluğu görmek lazım o zaman?
12:11Şimdi şunu görelim.
12:13Özellikle çocuklarla ilgili son dönemde kamuoyunda yapılan tartışmalarda ve özellikle dediğiniz gibi suça sürüklenen çocuklarla ilgili başladı bu süreç.
12:23Herkes çocukların karıştığı veya çocukların, tırnak içinde kullanıyorum bu kavramı, fail olduğu olaylar üzerinden bir takım rakamlar paylaşmaya başladılar.
12:35Fakat burada tartışmada biraz önce söylediğim gibi şeye geri dönelim, otobana ters yönden girmek dediğim şey aslında bu.
12:44Bir de onun karşı rakamına bir bakmak lazım.
12:47Türkiye'de son 10 yılda çocuğa karşı işlenen suçlardaki artış oranı ne?
12:54Ya da bir şey daha ekleyelim yanına.
12:57Çocuğa yönelik işlenen suçların mahiyeti nasıl değişmiş?
13:04Neler var oralarda?
13:06Neler var?
13:07Şimdi o neler kısmına girmek o kadar uzun ki.
13:13Neler yok ki demek.
13:14Neler yok ki demek lazım.
13:16Şimdi siz o bölümü tartışmadan biraz önce söylediğiniz konudaki rakamları ortaya koyarsanız bambaşka bir şey konuşursunuz.
13:30Ama çocuğa karşı işlenen suçlar dediğinizde bir toplumsal yapıyı konuşmanız lazım.
13:38Çünkü o toplumsal yapının içerisinde ne var?
13:41Suç ekonomisi var.
13:43O toplumsal yapının içerisinde ne var?
13:46Atayrki var.
13:47O toplumsal yapının içerisinde ne var?
13:50Kendinden olmayana karşı nefret var.
13:53O toplumsal yapının içerisinde ne var?
13:56Güçlünün zayıfı ezmesi için her yol mübahtır var.
14:02Şimdi sevmediğim ve kesinlikle hani teorik bir tartışmaya girmeyeceğim ama böyle ezberci toplumsal çürüme değil.
14:12Öyle bir şeyle tanımlamıyorum.
14:15Ama bir sosyolojik dönüşümden bahsediyoruz.
14:19Şimdi ekonomiye bakıyorsunuz diyorsunuz ki derin yoksulluk.
14:23Ona bir şey daha koymanız gerekiyor.
14:27Derin yoksulluk tek başına bir şey açıklamaz.
14:29Neden?
14:30Çünkü benim boğulacağım derinlikle asgari ücretlinin boğulacağı derinlik aynı değildir.
14:38Orada çok göreceli bir tanım yapıyorsunuz.
14:40Ama bugün Türkiye'de bu göreceliliği aşan başka bir gerçek daha var.
14:47Yaygın yoksulluk.
14:50Yani herhangi bir eğitim, herhangi bir meslek sahibi olmanız, ailenizden gelen bazı küçük olanaklara sahip olmanız sizi yoksulluktan kurtarmıyor artık
15:06koşullar o durumda.
15:07Şimdi bu nedir?
15:09Tüm toplumun ekonomik olarak şiddete maruz kaldığını gösteriyor.
15:13Büyük bir kesime.
15:16E kadınların durumuna bakın.
15:20Zaten bunu tartışmaya gerek yok.
15:21Günde ortalama 5 kadına ulaştı sayı.
15:24Bu nedir?
15:25Kadınların sistematik şiddete uğradığı.
15:29Eğitime bakın.
15:31Eğitim sistemi bambaşka bir kategori.
15:34Neden?
15:37Bir sermayedenin tek eline terk etmek için ne gerekiyorsa yapılıyor.
15:44Nitelikli ve kamusal eğitimden artık bahsetmek mümkün değil.
15:48Nitelikli eğitime ulaşabilmeniz için çok ciddi miktarda bir bütçe gerekiyor aile için.
15:57Bu da mümkün değil.
15:58Bu kadar yaygın ve derin bir yoksulluğun olduğu toplumda.
16:01Bunların hepsi nedir?
16:03Yapısal şiddettir.
16:06Bu yapısal, kurumsal ve sistematik şiddeti görmeden buna verilen herhangi bir tepkiyi tartıştığınızda ayağınız yere basmaz.
16:18Ve sunacağınız çözümlerin hepsi de palyatif olur.
16:21Bu okullarda güvenlik görevlilerinin, kolluk güçlerinin bulundurulması sizce palyatif bir çözüm mü?
16:27Palyatif bir çözüm.
16:28Çünkü şimdi olmasın diyemeyiz.
16:32Çünkü yani evet okul dediğiniz şeyin güvenli bir ortam olması lazım.
16:36Girenin çıkanın belli olması lazım.
16:38Ama şimdi orada bizim sistemimizin temel bir problemini görüyoruz yine.
16:45Çocuk koruma sistemimiz bizim tüm kurumlarda, sağlık kurumlarımızda böyle, eğitim kurumumuzda böyle, Adalet Bakanlığı bünyesindeki kurumlarımızda böyle.
16:55Yani çocukla ilgili iş ve işlem yapan tüm kurumlarımızın birinci özelliği şu.
17:00Reflektif, yani koruyucu ve örneğici kısmına kafa yormuyor.
17:07Ya da sistemin içerisinde çocuklara zarar verecek o yapısal şiddet dediğimiz, kurumsal şiddet dediğimiz meseleleri düzeltmek için bir şey yapmıyor.
17:21Ama bunun yanında bir olay çıktığı zaman herhangi bir olumsuzluk yaşandığında en uç noktadan tepki veriyor.
17:31Şimdi iki ay polislerimiz bekledi.
17:34Okulların kapanmasında iki ay var.
17:36Polis bekledi.
17:37Güvenlik, işte parası olan okullar güvenlik tutacak.
17:40Bir de böyle bir haber çıktı bugün.
17:43Ben teyit edemedim ama gazetelerde çıktı.
17:46Okul aile birlikleri, işte bir güvenlik görevlisi tutulacaksa maaşı okul aile birlikleri tarafından ödenecek.
17:53Yani bakanlık tarafından da ödenmeyecek.
17:54Şimdi tabii ki bu kısa vadede güvenlik görevlileri, hani güçleri oralara konumlandırıldı, görevlendirildi ama.
18:02Ama yine bunun da aslında yükü velilere kalmış oluyor bir noktada.
18:06Evet, yani şimdi ne olacak?
18:07Yoksul aile çocuklarının okullarında okul aile birliğin zaten okula sabun koymakla meşgul.
18:13Evet.
18:14Temizlik görevlisinin maaşını nasıl ödeyeceklerine dair her ay şeyler yapılıyor.
18:21Veli'lere çağrılar yapılıyor.
18:24Çünkü ben bir devlet okulunda çocuğu okuyan bir anneyim.
18:27Oradan biliyorum.
18:29Bir de bunun üstüne şimdi güvenlik görevlisi.
18:31Çünkü insanların, çocuklarının canı söz konusu değil mi?
18:36Peki bir de şu var.
18:38Şimdi disiplinci yaklaşım.
18:41Urfa'daki olayı gerçekleştiren fail 19 yaşında.
18:47Yani bu çocukları okuldan uzaklaştırıyorsunuz.
18:50Diyelim ki 15 yaşında bir şey oldu, çocuğu attın okuldan.
18:55Uzay boşluğuna göndermiyorsun ki.
18:57O toplumda yaşamaya devam ediyor.
18:5919 yaşında geri dönüp gelip buluyor seni.
19:05Her ne yaşamışsa o okulda.
19:07Ve sonrasında.
19:08Ve sonrasında.
19:09O yüzden hani bu paliyatif çözümler de önemli.
19:14İnsanlar kendini iyi hissetmeliler.
19:16Hani o güvende olma hali iyileştirici bir yanı vardır.
19:21Bunlar tamamdır.
19:23Ama bizim önce yani otobana doğru yönden girmek için.
19:28Hani bir kamyon daha çarpmasın bize.
19:31Önce biz çocukları nasıl bir dünyada yaşatıyoruz?
19:36Bunun çocukları üzerinde nasıl bir etkisi var?
19:41Bunu bir konuşmamız lazım.
19:44Yani zor bir soru ama 2026 Türkiye'sini sosyolojik olarak nasıl çerçevelendirirsiniz?
19:55Hangi konuda?
19:56Çocuk ekseninde yani çocuklar nasıl yaşıyor dediniz?
20:00Ya şöyle.
20:02Evet çok zor.
20:03Cevabını vermek çok zor.
20:06Ama bir taraftan da mücadele edilmesi gerekiyor.
20:09Çünkü yani hani bahsettiğimiz şeyler çocuklar.
20:12Onların iyilik hali.
20:14Bir kere şunu şu cümleden vazgeçin.
20:17Çocuklar bizim geleceğimizdir.
20:21Bunun anlamı nedir biliyor musunuz?
20:24Yani hani bu cümleyi kuran her kurum şunu demek istiyordur.
20:28Seni şu anda görmüyorum.
20:31Benim gündemimde değilsin.
20:34Zamanı gelince bakarız.
20:38Bunun anlamı sadece budur.
20:42Hani çocuğun gelecekte iyi bir insan olmasıyla ilgili bir şeyi ifade etmez o kurumda.
20:48Bunu kişisel olarak ben söyleyebilirim belki.
20:51Ya da bir anne bir baba kendi evladıyla geleceğe dair böyle bir umutvari bir şey besleyebilir.
20:57Ama bir kamu gücünü elinde bulunduran hiçbir kurum bunu söyleyemez.
21:04Bu çocuklara sizi görmüyoruz demektir.
21:07Varlığınızı önemsemiyoruz demektir.
21:13O yüzden de bugün itibariyle çocukların var olduğunu, talepleri olabileceğini,
21:23onların daha iyi bir hayatı yaşamayı hak ettiğini bugünden itibaren,
21:29bugün de yaşarken çocukluk deneyiminin iyi bir deneyim olmasını hak ettiklerini kabul etmeleri
21:38ve politikalarını buna göre yapmalılar.
21:41O zaman bugün sizin söylediğiniz bu çerçeveden bakınca
21:45herhangi bir kamu kurumunun da bugüne kadar yani bir hafta oldu bu olay yaşanında
21:49bir sorumluluk alması gerekmez miydi?
21:51Ya çok acı.
21:54Çok acı maalesef.
21:55Yani gerçekten bazen cümle kurmakta zorlanıyorum.
22:02Bazen hani anlamakta da zorlanıyorum.
22:04Yani hani çünkü birçok şey söylenebilir.
22:12Söylemeliyiz de yani bunu söylemekten yani ben en azından kendi adıma 22 yıldır söylüyorum.
22:19Yani bu 22 yıl içerisinde bir şeyi değiştirebildim mi bilmiyorum.
22:24Kişisel olarak belki çocuklarla onu deneyimlemişizdir ama kurumsal olarak hani bu çok zor.
22:31Yerleşik çok güçlü bir bariyer var karşımızda.
22:36Bir kültür var.
22:37Hani onu değiştirmek çok zor.
22:40Ama bir yerden de başlanması lazım.
22:44Yani bu acının bedelini en azından çocuklar için daha iyi bir dünyayı, kurumları nasıl inşa ederiz diye düşünerek ödemek lazım.
22:58Böyle düşünüyorum.
23:00Şimdi kısa vadeli çözüm olarak belki biraz böyle de konuşmak gerekiyor.
23:05Şimdi okullardaki durumdan bahsettiniz.
23:08Öğretmenler tabii ki çok güçlü sendikalarla beraber ses çıkardılar.
23:13Üç gün boyunca derslere girmediler.
23:17Milli Eğitim Bakanlıkları önünde, İl Milli Eğitimin önünde haklarını dile getirdiler.
23:22Tabii bu yüzden hedef de alındılar o ayrı boyutu.
23:25Ama bu hafta itibariyle eğitim ve öğretim aslında başladı.
23:30Ama siz de söylediğiniz bir velisiniz.
23:32Veliler de tedirgin.
23:33Ve belki bugün şu an burada bir silah sesi duysak hepimiz ürkeriz ne oluyor diye.
23:39Çocuklar şimdi bunu yaşadılar.
23:41Bu haberlere maruz kaldılar.
23:43O çocukların görüntüleri, sesler.
23:46Orada olan veya bunu daha sonra deneyimleyen.
23:49Yani bütün çocuklar neden okula gitmediğini biliyor, bilgilendirildi.
23:53Ne yapmak lazım?
23:54Yani hem velilerin o kaygısını anlayan hem de çocukların kaygılarını anlayan bir yerden.
23:59Ya bir kere basına gerçekten çok büyük bir görev düşüyor.
24:04Sosyal medyada paylaşanlar için de söylüyorum.
24:07Lütfen görüntüleri paylaşmayın.
24:10Daha olayın ertesi günü, Türkiye'de çok böyle hani kendisini eleştiren medya olduğu yönünde bir konuma yerleştiren yayınlarda bile
24:22diye olaya tanıklık etmiş çocuklarla yapılan röportajlar gördüm ve birkaç tanesini de yazdım hatta.
24:30Yani ben dehşete düştüm.
24:31Onu görünce bile.
24:33Ya bu kadarcık basit bir kural.
24:37Çok basit bir kuraldır bu.
24:39Yani kendi çocuğunuz olduğunu düşünün.
24:41Başına bu kadar kötü bir şey gelmiş bir çocuğu,
24:45milyonların önüne mikrofon tutarak konuşturmak nedir?
24:48Haber kaynağı olarak nasıl görebildiniz?
24:49Haber kaynağı olarak nasıl görebildiniz?
24:53Ya bakın diyorum ya yani çocuk kimdir sorusunun somut cevaplarından bir tanesi bu.
25:01Bizim öncelikle bu etik değerleri kendimizde inşa etmemiz lazım.
25:07Hani kurumlar, kurumların yapısal olarak, işlevsel olarak hallerini düzeltmek en kolayı.
25:17İnanın en kolayı, idari bir karara bakar.
25:21Ama biz toplum olarak bir kere bu etik kodları kendi içimizde inşa etmemiz lazım.
25:27Bir çocuğa birisi yanlış bir yönden yaklaşıyorsa,
25:32o çocuğu korumak için en temel düzeyde ne yapmamız gerektiğiyle ilgili bir derdimizin olması lazım.
25:39Belki biz şu anda sadece şunu yapıyoruz.
25:43İşte o çocukluk deneyiminin arkasında yatan koşullara bakmadan bir takım çocuk grupları tanımlıyoruz.
25:54Kendi çocuğumuzla ilgili bir takım bariyerler inşa ediyoruz.
26:01Bu koruma dürtüsüdür.
26:02Belki anlaşılabilir ama hani çocuğun çocukla olan ilişkisiyle ilgili de çok ezber yaklaşımlarımız var.
26:13O yüzden de yani çocuk korumanın tek yolu çocuğu güçlendirmektir.
26:22Sözüne değer vermektir.
26:24Ve gerçekten sevmektir.
26:26Sevmek dediğiniz şey de onun sözüne değer vererek olur.
26:31Varlığına değer vererek olur.
26:33Onun etrafına duvarlar örerek olmaz.
26:36Herhangi bir konuda sen çocuksun sus diyerek olmaz.
26:43Var olduğunu, bir birey olduğunu, onun da söz hakkı olduğunu,
26:49yani herhangi bir konuda ona bir diyelim ki yol gösterici olmak istiyorsanız,
26:56üstten emir vererek ya da onu yargılayarak değil,
27:00onun da fikrini alarak, gerekirse onu ikna ederek,
27:03kendi deneyiminizden örnekleyerek yapabilirsiniz.
27:07Bir metodolojiden bahsediyoruz aslında.
27:09Niyet değil.
27:10Elbette ki herkes çocuğunu korumak ister.
27:13Herkes çocuklar iyi olsun ister.
27:15Hani ilk şeyden baktığınız zaman.
27:18Ama bunun arkası, bir adım ötesiyle ilgili bir şey söylüyorum.
27:23O bir adım ötesiyle ilgili bizim gerçekten toplum olarak kendimizi sorgulamamız lazım.
27:29İnternet meselesi aslında burada devreye giriyor.
27:32Bakın, yapısal şiddette direnmesi en zor şiddet odur.
27:39Kurumsal şiddettir.
27:40Neden?
27:41Çünkü örgütlü bir güç tarafından uygulanır.
27:44Ekonomik şiddet yapısal bir şiddettir.
27:47Kadına yönelik şiddet yapısaldır.
27:49Yani onun politik bir yönü vardır.
27:51Kurumlar üzerinden gelir.
27:53Kurumların işini yeterince yapmamasıyla ilgilidir o.
27:58Ama diyelim ki bir kadınsan örgütlenebilirsin ona karşı.
28:03Bir işçiysen örgütlenirsin, sendikalı.
28:07Çünkü bunlar aynı zamanda sendika sadece maaş pazarlığı yapan bir yer değildir.
28:12Aynı zamanda dayanışmayı örgütleyen bir yerdir.
28:14İşçiler arası bir dayanışma kurumudur o.
28:16Kadınlar kez daha öyle.
28:20Yani dernek kurarsın ya da ne bileyim siyasi partilere girersin.
28:23Orada sen ve diğer bütün engellilerle ilgili bir söz üretebilirsin.
28:29Bir dayanışma örgütleyebilirsin.
28:32Burada bu konuda en dezavantajlı olan çocuklar.
28:36Çocuklar nereye gidebilir?
28:38Çocuklar nereye gider işte o internet dediğiniz, o oyun platformu dediğiniz yerler.
28:44Bunu hiç kimse acaba böyle düşündü mü bilmiyorum.
28:48Oralar birer örgütlenme alanı.
28:50Ve o örgütlenme alanı maalesef birileri tarafından istismar ediliyor.
28:55Ve o istismar edenlerin de bir çoğu yetişkin.
28:58Peki bu sitelerin kapatılması sizce?
29:02Hani bir de bu da tartışılıyor ya.
29:02Hayır yani böyle bir şey mümkün değil.
29:04Teknoloji çağındasın.
29:06Discord'u kapattın.
29:07Tamam Discord 6'ya 10'a milyona kadar gider ki o.
29:11Burada asıl olan şey o kullanılan teknolojiyle çocuk arasındaki bağı,
29:20çocuğun doğru kurmasını ve doğru anlamasını sağlamak.
29:24Ama siz gerçek hayatta bu çocukların kendini üretebilecekleri, ifade edebilecekleri, kendilerini gerçekleştirebilecekleri hiçbir şey vermemişsiniz, bırakmamışsınız.
29:35Okullarımız okul değil.
29:38Eğitim sistemimiz yapboz tahtası.
29:40Sınav sistemimizin geldiği hal ortada.
29:44Herhangi bir okulu bitirip mezun oldu diyelim ki bir genç çocuk.
29:49Diplomasının ne işe yarayacağı ortada.
29:51Bir işe girmek istediğinde, emeğiyle çalışıp kazanmak istediğinde, kazanacağım meblağ ortada, yan yollara sapmadığı sürece.
30:04Oyun bahçelerinin hali ortada.
30:08Ülkedeki parkların, bahçelerin kullanım amaçlarıyla ilgili.
30:12Ben aynı zamanda bir kamuoyu araştırmacısıyım.
30:15Bir sürü kentte belediyelerden ne talep ediliyor biliyor musunuz?
30:19Parkları kapatın.
30:21Niye?
30:23Madde kötüye kullanım mekanları haline gelmiş.
30:27Özellikle yoksul mahallelerde.
30:30Aileler diyor ki kapatın burayı.
30:33Belediyelerdeki talepler bunlar.
30:40Maden yasasıyla beraber köyünde, toprağında ki çiftçinin hali ortada.
30:48Yani biz ekolojik olarak bile çocuklara bıraktığımız dünya ortada.
30:52Su sıkıntımız ortada.
30:53Savaşlar ortada.
30:54Şimdi, bu dünyayı çocuklar yaratmadı.
31:00Bu dünyaya onları da biz getirdik.
31:04Onlara verdiğimiz koşul da bu.
31:08Sözünü üretebileceği tek bir kurum var mı bugün?
31:12Yani bu sadece Türkiye'ye de özgü konuşmuyorum ya.
31:14Tüm dünyayı düşünün.
31:15Bir çocuk bir yardım çığlığını kime atabilir?
31:24Kimden ne isteyebilir?
31:26Bunu hangi yolla isteyebilir?
31:31En fazla büyüklerine mektup yazmak.
31:34Onu da böyle serinli bir şeymiş gibi yayınlıyorlar.
31:37Hani böyle bazı politikacılar var.
31:38Dünyada da var bunlarda.
31:42O zaman bu dünyanın içinde, ne yapacak bu çocuklar?
31:47O zaman gidiyor sanat dünyada.
31:51Benim hani danışmanlık yaptığım bir çocuk şöyle bir cümle kurdu.
32:01Bu oyun yasakları ve internet yasakları gündeme geldiği zaman.
32:07Bunlar gerçekten çok ciddi yasaklara tabi olursa intihar etmeyi düşünen bir sürü arkadaşım var dedi.
32:15Çünkü kendini var edebileceği tek yer orası olarak görüyor.
32:18Olmazsa ben de yok olurum.
32:20Tabii yani çünkü dış dünyada hiçbir kurum, hiçbir araç, yani çok sınırlı sayıda ve çok sınıfsal özellikleri belli ailelerin çocukları
32:28ile ilgili bir düzenek var.
32:30Eğer yani belli araçlara erişimi, ama internet öyle bir şey değil ki.
32:38Her yerden, her koşulda, her biçimiyle erişebilir.
32:45Zor konular gerçekten.
32:47Şimdi yavaş yavaş program süremizin de sonuna geliyoruz.
32:51Reaksiyon dediniz.
32:53Reaksiyonel tepki vermekten bahsettiniz.
32:56Aslında son süreçte yaşadığımız da bu.
32:58Biz bunu kadın cinayetlerinde de görüyoruz.
33:01İşte bir kadın öldürüldüğünde bir günde çok gündem olmuyor.
33:04Ama aynı gün içerisinde işte 2-3 kadının ölüm haberi geldiğinde bir anda herkes bunu konuşuyor.
33:10Aslında bugünlerde geliyorum dedi.
33:13Yani en yakın örneği Fatma Nur Çelik örneği vardı.
33:17Ki bundan bir buçuk ay önceydi.
33:19Bir süre konuşuldu.
33:21Şimdi yeni bir olay.
33:22Gitgide büyüyor.
33:24Bunun reaksiyonel kalmaması için aslında siz söylediniz yani birçok sistemsel şeyi ama
33:32herkese minimal ne düşüyor bundan sonra?
33:36Hepimiz hangi yani mikro düzeyde sorumlulukları almalıyız?
33:41Çocukların daha korunaklı yaşaması için bizlerin de daha huzurlu olması için?
33:47Yani ailelere şunu söylüyorum yani gerçekten yargılamadan dinlesinler çocuklarını.
33:56Etiketlemesinler yani hani bir şey yaptı diye bir çocuk hemen psikopat olmaz.
34:02Böyle tanımlamayın çocukları.
34:04Demin söylediğim koşulları, dünyanın koşulları ortada.
34:08Bu dünyanın içerisinde yaşıyor bu çocuklar.
34:12Ve ilk güvenmeleri gereken kişiler, anneler, babalar ve öğretmenler.
34:20Yani o okul ortamlarının çocuğun kendini güvende hissedeceği, ifade edebileceği, bakın okullarda ifade etme meselesinin altını kalın kalın çiziyorum.
34:37Çocukları yani 2 artı 2'yi, 4'ü 2 ay geçe öğrensin.
34:40Evet, onu hayatının bir döneminde öğrenir.
34:46Ama önce çocuklara kendini ifade etme yeteneğini, onu yargılamadan dinleyeceğinizi gösterin.
34:54Gerekiyorsa bir ders işlenmesin, sohbet edin, tartışın ne bileyim.
34:59Yani milli eğitimde bu, hani şunu anlıyorum, öğretmenler üzerinde gerçekten çok ciddi bir baskı var.
35:07Bir müfredat baskısı var.
35:09O müfredat baskısından kaynaklanan, yaşadıkları birçok özlük ve iş güvencesiyle ilgili sorunları var.
35:17Bunlar da meselenin ayrı bir boyutu.
35:21Ama veliyle olsun, aileyle, yani velilerinizle ilişkilerinizin yanında, çocukla olan ilişkilerinizi de çok önemsemelisiniz.
35:31Hemen dışarıya, sistem hemen, en ufak bir sorunlu çocuğu dışarıya atma.
35:36Sistemin dışına atma refleksi gösteriyor.
35:41Yani bir öğretmene ortalama 400 öğrenci düşüyor.
35:45Bu yönetilebilir bir şey değil.
35:47Buna bir çözüm bulutması gerekiyor.
35:49Yani burada, yani gerçekten öğretmen de çok çaresiz.
35:54O yüzden, yani bu bir ekip işi.
35:57Ailede dahil, bunun içerisinde öğretmende dahil, tüm kamu kurumları dahil, her şeyden önce toplumdaki tüm bireyler dahil.
36:05Çocuğun sözünü üretmesine, kendini ifade etmesine ve derdini anlatmasına izin vermiyorsanız ve sadece ben bunu söylersem yargılanırım korkusu yaşıyorsa çocuk.
36:19O imdat çığlığını hiçbir zaman atamazsınız.
36:25O bambaşka yerlerde de ona kimin ne cevap vereceğini öngöremezsiniz.
36:31Çok teşekkür ediyoruz sevgili Özgür Akçıt'un.
36:35Gerçekten zor bir konu hepimiz için.
36:38Ama umarız o her zaman konuşulan eksenin dışına çıkıp gerçekten bizlerin de ufuka açıldı.
36:45İzleyenlerin de eminim ki öyle olacaktır.
36:47Bunları daha çok konuşup, gündeme alıp başka bir hayatın mümkün olabildiğini de yaşayacağımız günler gelir.
36:54Çok sağ olun.
36:55Ben teşekkür ediyorum davet için.
36:58Sevgili izleyenler bu haftalık da programımızın sonuna geldik.
37:01Haftaya görüşmek üzere.
37:03Hoşçakalın.
37:04Sevgiyle kalın.
Comments

Recommended