00:00Yakın zamanda Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırıları.
00:04Aslında hepimizin bildiği ama belki de yüzleşmekten kaçtığı bir gerçeği çok acı bir şekilde yeniden gündeme getirdi.
00:12Gelin bu konunun biraz derinine inelim ve okullarımızın güvenliğinden çocuklarımızı asıl neyin tehdit ettiğine kadar her şeyi masaya yatıralım.
00:20Şimdi hadi doğrudan konuya girelim ve bazı okullarda bir çözüm gibi sunulan şu görüntüyle başlayalım.
00:28Bir çocuğu alıp okulun kapısına nöbetçi diye dikiyorsunuz.
00:33Peki bir saniye düşünelim. Bu kimi koruyor, neyi koruyor?
00:37İşte bu sorunun cevabı inanın bize göründüğünden çok daha derin.
00:43İlk olarak bu sözde güvenlik önleminin ta kendisine odaklanalım.
00:47Yani bu tehlikeli nöbetin kendisine.
00:50Bakın burada yetişkinlerden söz etmiyoruz.
00:54Bahsettiğimiz kişiler ortaokul çağında.
00:57Yani en fazla 14 yaşında olan çocuklar.
01:00Daha kendi gelişimini bile tamamlamamış, en korunmasız çağlarındaki çocuklar.
01:05Şimdi bir an için gözümüzün önüne getirelim.
01:07Gerçek bir tehlike kapıya dayandığında o nöbetçi çocuk ne yapabilir?
01:11Hangi saldırganın karşısında durabilir?
01:13Hangi krizi yönetebilir ki?
01:15Bu soruların cevabı hem çok net hem de bir o kadar endişe verici değil mi?
01:19Yani aslında işin özü şu.
01:21Bu yapılan şey bir güvenlik tedbiri falan değil.
01:23Bu tamamen yetişkinlere ait olan temel bir sorunluluğun en savunmasızların yani çocukların omuzlarını yıkılmasından başka bir şey değil.
01:32Peki şimdi bir de okulların fiziksel kapılarından çıkıp zihinlerimizi, algılarımızı şekillendiren o görünmez kapılara yani ekranlara bakalım.
01:41Çünkü tehlikenin en büyüklerinden biri de tam olarak orada, gözümüzün önünde duruyor.
01:46Çocuklarımız bugünlerde zihinsel olarak üç ana kaynaktan besleniyor.
01:50Sosyal medya, dijital oyunlar ve tabii ki özellikle şiddeti normalleştiren, hatta adeta yücelten o meşhur mafya ve aşiret dizileri.
02:00İşte bu üç kanal onların dünyaya bakışını, doğruyu yanlışı ayırt etme yetisini derinden etkiliyor.
02:06Şimdi bu karşılaştırma çok ama çok önemli.
02:08Dizilerde sunulan o kahraman profiline bir bakın.
02:12Genellikle nasıl gösteriliyorlar?
02:13Güçlü, karizmatik, sorunlarını konuşarak değil, sirahla çözüyorlar.
02:18Peki bunun sonucu ne oluyor?
02:20İzleyen bir çocuk için şiddet sıradan bir şeye dönüşüyor.
02:23Başkasının acısını anlama yeteneği yani empati yavaş yavaş yok oluyor.
02:28Ve en tehlikelisi ne biliyor musunuz?
02:30Kurguyla gerçek hayat arasındaki o ince çizgi tamamen kayboluyor.
02:34Ve bu durum özellikle kendini dışlanmış hisseden, ailesi tarafından anlaşılmadığını düşünen yani bir şekilde duygusal boşlukta olan çocuklar için çok
02:43daha büyük bir risk taşıyor.
02:45Neden?
02:46Çünkü onlar bu sahte kahramanları sadece izlemekle kalmıyorlar, zamanla içselleştirip kendilerine birer rol modeli olarak seçebiliyorlar.
02:53İyi de medya ve dış yetkenler bu kadar güçlüyse biz ne yapacağız?
02:59Sorumluluk kimde?
03:00İşte tam bu noktada o işaret parmağını dışarıdan içeriye yani biz yetişkinlere, ebeveynlere çevirmemiz gerekiyor.
03:08Bu alıntı aslında her şeyi o kadar güzel özetliyor ki.
03:12Bir çocuk gelip size kolay kolay ben iyi değilim ya da yardıma ihtiyacım var diye bağırmaz.
03:17Peki nasıl anlatır? Davranışlarındaki minik değişimlerle, içine kapanmasıyla yani aslında sessizliğinin içine gizlediği o küçük sinyallerle anlatır derdini.
03:28İşte bu slide yapmamız gerekeni harika bir şekilde özetliyor.
03:32Bizim görevimiz sadece bir şeyleri yasaklamak değil, asıl görevimiz onlarla lafta değil, gerçekten bir bağ kurmak.
03:39Onları yargılamadan dinlemek, ne hissettiklerini anlamak için çabalamak ve en önemlisi o sessiz sinyalleri fark edip bir şey yok canım
03:47demeden ciddiye almak.
03:49Ve geldik meselenin belki de en can alıcı noktasına.
03:52Bu kaynakta üzerinde durulan çok temel bir ayrım var.
03:55Eğitim ve terbiye arasındaki o hayati fark.
03:58Elbette yani buna kimsenin bir itirazı olamaz.
04:02Eğitim bir bireyin ve bir toplumun gelişmesi için olmazsa olmaz kesinlikle şart.
04:08Ama işte o büyük ama burada devreye giriyor.
04:11Çünkü acı bir şekilde görüyoruz ki sadece akademik bilgi, yüksek notlar, kazanılan sınavlar, bunların hiçbiri tek başına sağlıklı, vicdanlı, merhametli
04:20bir insan yetiştirmeye yetmiyor.
04:22İşte o eksik kalan hayati parçayı tamamlayan kavram bu, terbiye.
04:27Terbiye dediğimiz şey sadece bir kuranlar listesi değil.
04:31Bir çocuğa değerleri öğretmektir, doğru ile yanlış arasındaki sınırı çizmektir, kendini başkasının yerine koyabilme yetisini yani empatiyi aşılamaktır ve yaptığı
04:41şeylerin sorumluluğunu almayı öğretmektir.
04:43Yani özetle eğer biz çocuklarımıza empatiyi, sorumluluk almayı öğretemezsek, onları elinde silahla sorun çözen o sahte kahramanlardan koruyamazsak, sadece sınav
04:53notlarına odaklanarak maalesef sağlıklı nesiller yetiştiremeyiz.
04:57E şimdi tüm bunları toparlayalım. Peki sonuca gelirsek, yaşanan bu olayları nasıl okumalıyız ve bu durum aslında hepimizin omzuna nasıl
05:06bir sorumluluk yüklüyor?
05:08Bakın bu ayrım çok ama çok önemli. Karşımızdaki şeyler tek tek yaşanmış münferit olaylar değil.
05:14Bunlar sistemin, toplumsal yaklaşımımızın bize verdiği çok ciddi uyarılardır.
05:20Artık göz ardı etme lüksümüzün olmadığı uyarılar.
05:23Ve şu harika söz meselenin ne kadar acil olduğunu anlatıyor aslında.
05:27Çocuklar ileride bir gün gelecek olan soyut bir vaat değil.
05:30Onlar tam şu anın yani bugünün en kırılgan, en hassas gerçeği.
05:35İşte bu yüzden o gerçeği koruma görevi sadece okulların, sadece anne babaların değil, medyasıyla, karar vericileriyle, toplumun her bir bireyiyle
05:45yani hepimizin ortak sorumluluğudur.
05:48O zaman gelin bu analizi hepimizin kendine sorması gereken o can alıcı soruyla bitirelim.
05:53Eğer bugünün bu acı dolu uyarılarını dikkate almaz, görmezden gelmeye devam edersek, yarın ödeyeceğimiz bedel ne olacak?
Yorumlar